<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Münevver</title>
    <link>https://www.gazetemunevver.com.tr</link>
    <description>Doğru, Güvenilir ve Tarafsız Habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss/insan-haklari" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 02 May 2026 17:41:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss/insan-haklari"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[TMMOB’den Tayfun Kahraman açıklaması: “Derhal serbest bırakılmalı”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/tmmobden-tayfun-kahraman-aciklamasi-derhal-serbest-birakilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/tmmobden-tayfun-kahraman-aciklamasi-derhal-serbest-birakilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi’nin ikinci kez hak ihlali kararı verdiği Tayfun Kahraman için TMMOB, yeniden yargılama sürecinin başlatılmasını ve tahliye edilmesini istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Gezi davası tutuklusu Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi’nin ikinci kez verdiği hak ihlali kararına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, Anayasa Mahkemesi kararlarının herkes için bağlayıcı olduğu vurgulanarak, kararın gereğinin gecikmeksizin yerine getirilmesi gerektiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TMMOB, Kahraman hakkında verilen ilk hak ihlali kararının uygulanmamasının, bireysel başvuru hakkının ihlali anlamına geldiğine dikkat çekti.</p>

<h2>“AYM KARARLARI BAĞLAYICIDIR”</h2>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Anayasa Mahkemesi, Birliğimize bağlı TMMOB Şehir Plancıları Odası’nda görev yapmış olan Tayfun Kahraman hakkında bir kez daha hak ihlali kararı vermiş; ilk kararının uygulanmamasını bireysel başvuru hakkının ihlali olarak açıkça ortaya koymuştur.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi kararları, diğer tüm yargı organları dahil olmak üzere herkes için bağlayıcıdır. Bu bağlayıcılığın yok sayılması, hukukun üstünlüğü ilkesinin açık ihlali olduğu gibi, ülkenin eşit, özgür ve adil bir geleceğe dair umutlarını da ağır biçimde zedelemektedir.”</p>

<h2>“YENİDEN YARGILAMA BAŞLATILMALI”</h2>

<p>TMMOB açıklamasında, AYM kararlarının uygulanmadığı bir düzenin hukuk devleti ilkesini ortadan kaldıracağına işaret edilerek şu çağrı yapıldı:</p>

<p>“Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir düzen, hukukun üstünlüğünü ortadan kaldırdığı gibi demokratik hukuk devleti ilkesini de fiilen askıya almaktadır. Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden yargılama süreci ivedilikle başlatılmalı, hukuka aykırı uygulamalara son verilmeli ve Tayfun Kahraman derhal serbest bırakılmalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/tmmobden-tayfun-kahraman-aciklamasi-derhal-serbest-birakilmali</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/07/tayfun-kahraman-2.webp" type="image/jpeg" length="64332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van Başkale’de vurulan kişinin cenazesi 40 saattir alınamadı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/van-baskalede-vurulan-kisinin-cenazesi-40-saattir-alinamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/van-baskalede-vurulan-kisinin-cenazesi-40-saattir-alinamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’ın Başkale ilçesinde İran sınırında vurularak yaşamını yitiren Fehim Tosun’un cenazesinin, aradan geçen 40 saate rağmen bulunduğu yerden alınamadığı iddia edildi. Köylülerin bölgeye gitmesine izin verilmediği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van’ın Başkale ilçesine bağlı İran sınırındaki Elbês Mahallesi’nde yaşayan Fehim Tosun’un, dün kafasından vurularak hayatını kaybettiği belirtildi. Olayın ardından Tosun’un cenazesinin bulunduğu yerde bekletildiği ve aradan yaklaşık 40 saat geçmesine rağmen alınamadığı ifade edildi.</p>

<p>İddiaya göre, cenazenin bulunduğu bölgeye gitmek isteyen köylülere izin verilmedi. Dün akşam saatlerinde yol açma çalışması için bölgeye kepçe getirildiği ancak çalışmanın yarım kaldığı ve iş makinesinin arızalandığı öne sürüldü. Yeni bir kepçenin Van merkezden talep edildiği iddia edildi.</p>

<p>Köylülerin atlarla cenazenin bulunduğu alana ulaştığı ve cenazeyi almak istediği, ancak savcı gelmeden cenazenin alınmasına izin verilmeyeceğinin bildirildiği aktarıldı. Bunun üzerine köylülerin bölgeden çıkarıldığı ve cenazenin olduğu yerde kaldığı belirtildi.</p>

<p>Bölgede bulunan bir yurttaşın aktardığına göre, cenazenin uzun süredir alınamaması tepki topladı. Yurttaş, cenazenin yaklaşık 40 saattir bekletildiğini, köylülerin müdahale etmesine izin verilmediğini ve aile ile köylülerin mağdur durumda olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan daha önce bölgede silah seslerinin duyulduğu, bir süre sonra Tosun’un hayatını kaybettiğinin aileye bildirildiği iddia edildi. Olayla ilgili resmi makamlardan henüz detaylı bir açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/van-baskalede-vurulan-kisinin-cenazesi-40-saattir-alinamadi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/03/iran-14.jpg" type="image/jpeg" length="46834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti Kadın Meclisi: Dilan Karaman raporu geri çekilmeli]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-kadin-meclisi-dilan-karaman-raporu-geri-cekilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-kadin-meclisi-dilan-karaman-raporu-geri-cekilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Kadın Meclisi, Dilan Karaman’ın ölümüne ilişkin hazırlanan raporun geri çekilmesi gerektiğini belirterek sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Kadın Meclisi, gazeteci ve siyasi danışman Dilan Karaman’ın yaşamını yitirmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.</p>

<p>Kadın Meclisi açıklamasında, Karaman’ın kaybının yarattığı acının hâlâ taze olduğu belirtilerek, ölümüne ilişkin hazırlanan raporun geri çekilmesi yönünde öneri ve taleplerinin kamuoyuna duyurulduğu ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, “Sevgili yoldaşımız Dilan Karaman’ı kaybetmenin derin acısı hâlâ taze. DEM Parti Kadın Meclisi olarak, yoldaşımız Dilan’ın anısına saygı, kadın özgürlük mücadelemizin ilkeleri ve ortak değerlerimiz doğrultusunda; arkadaşımızın kaybına ilişkin 5 kadın kurumundan oluşan komisyon tarafından açıklanan raporun geri çekilmesi yönündeki önerimizi kamuoyuna duyuruyoruz” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadın Meclisi, Dilan Karaman’ın ölümüne ilişkin tüm gerçekler ortaya çıkana kadar sürecin takipçisi olacaklarını vurgulayarak, bu konuda kendi sorumluluklarını da yerine getireceklerini belirtti.</p>

<p>Açıklamada ayrıca DEM Parti Kadın Meclisi’nin ilgili kurullarında konuya dair tartışmaların sürdüğü ve yapılacak kapsamlı değerlendirmelerin kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.</p>

<p>Öte yandan Karaman’ın ölümüne ilişkin daha önce kadın örgütleri ve hukukçuların yer aldığı bir komisyon tarafından rapor hazırlanmıştı.</p>

<p>DEM Parti Kadın Meclisi açıklamasında, Karaman’ın kadın özgürlük mücadelesine katkıları hatırlatılarak, “Yoldaşlığı ve dayanışmasıyla çalışmalarımıza güç katan Dilan’ı sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz” ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Özgürlüğü, İnsan Hakları, Kadın</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-kadin-meclisi-dilan-karaman-raporu-geri-cekilmeli</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/11/dem-53.jpg" type="image/jpeg" length="11423"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berkin Elvan, katledilişinin 12. yılında mezarı başında anıldı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/berkin-elvan-katledilisinin-12-yilinda-mezari-basinda-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/berkin-elvan-katledilisinin-12-yilinda-mezari-basinda-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gezi Parkı protestoları sırasında polisin attığı gaz fişeğiyle vurulan ve 269 gün komada kaldıktan sonra 15 yaşında hayatını kaybeden Berkin Elvan, katledilişinin 12. yılında Feriköy Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gezi Parkı protestoları sırasında polisin attığı gaz fişeğiyle vurulan ve 269 gün komada kaldıktan sonra 15 yaşında hayatını kaybeden Berkin Elvan, katledilişinin 12. yılında Feriköy Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı.</p>

<p>Anmaya Elvan ailesinin yakınları ve dostları katıldı. Mezarlığın girişinde bir araya gelen kitle “Berkin Elvan 15’inde bir fidan”, “Berkin Elvan ölümsüzdür” sloganlarıyla yürüyerek Berkin Elvan’ın mezarına gitti.</p>

<p>Anmada konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Sekreteri Çiğdem Akbulut, davada faillerin yeterli cezayı almadığını belirterek adalet mücadelesine devam edeceklerini söyledi.</p>

<h2>“GÜN BE GÜN BENİM BERKİN’LERİM ÇOĞALIYOR”</h2>

<p>Mezarı başında konuşan anne Gülsüm Elvan, adalet talebini yineleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Gün be gün benim Berkinlerim çoğalıyor. Yavrularım çoğalıyor. Onlar ne yapsalar eksiltemezler bizi. Nerede adalet için başvurduysak kapıyı öyle bir kilitlediler ki bir türlü açamıyoruz. Araladık ama bir türlü açamıyoruz. Er ya da geç o kapıyı açacağız.</p>

<p>Buradan yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sesleniyorum. Kadınlar Günü’nde adaletten söz etti. Çocuklar için adalet, kadınlar için adalet dedi. Evet, biz de adalet istiyoruz. Çocuğumu hatırlıyor musun? Emri sen verdin, bunu hatırlıyor musun? Benim çocuğumun katili neden dışarıda? Kaç tane adalet bakanı değişti. Şimdi yeni gelen Akın Gürlek’e de söylüyorum: Çocuğumun dosyası adliyede, bir imzanıza bakıyor. Siyasetçileri içeri alabiliyorsunuz ama benim çocuğumun katili dışarıda.</p>

<p>Emri verenden, o dönemin emniyet müdüründen, valisinden, bakanlarından şikayetçiyim. Artık beni duyun. Benim çocuğumun katillerini yargılayın. Başka çocuklar ölmesin, başka anaların yüreği yanmasın. Biz adalet istiyoruz.”</p>

<h2>“ADALET BİZDEN YANA DÖNMEDİ”</h2>

<p>Baba Sami Elvan ise anmaya katılanlara teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bugün bizi yalnız bırakmayan bütün dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bu adaletin terazisi ne kadar ağırmış dostlarım. Biz 13 yıldır bu teraziyi omuzumuzda taşıyoruz ama bir gün bile bizden yana dönmedi. Umuyorum bize bunları reva görenler bunun bedelini öder. Ben bu halka inanıyorum. İlk seçimde bunların gideceğine inanıyorum. Şu an görüyorum ki herkes adalet peşinde. Biz de bu teraziyi kendi yönümüze çevirmek için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”</p>

<h2>“KATİL BİR GÜN BİLE CEZA ALMADI”</h2>

<p>Aile adına açıklamayı Berkin Elvan’ın ablası Özge Elvan okudu.</p>

<p>Mezar başında okunan metinde, Berkin Elvan’ın 16 Haziran 2013’te evlerinin bulunduğu sokakta polis memuru Fatih Dalgalı tarafından atılan gaz fişeğiyle vurulduğu ve 269 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybettiği hatırlatıldı.</p>

<p>Açıklamada, Elvan komadayken sorumluların görevlerine devam ettiği ve miting meydanlarında “emri ben verdim” sözlerinin dile getirildiği ifade edilerek dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ile İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu hakkında etkili bir soruşturma yürütülmediği belirtildi.</p>

<p>Metinde ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu konuda Türkiye’yi mahkûm eden kararına rağmen Türkiye’de adli makamların harekete geçmediği vurgulandı.</p>

<p>Kendilerine yönelik hakaretlerin devam ettiğini ifade eden Özge Elvan, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Adaletin sağlanmasını isterken biz yargılandık ve hapis cezası aldık. Avukatlarımız Can Atalay ve Oya Aslan yıllardır haksız yere cezaevinde tutuluyor, Ebru Timtik yaşamını adalet için kaybetti. Biz adalet istiyoruz! Sadece tetiği çeken değil, emri verenler de hesap vermeli.”</p>

<h2>“KATİLLER HESAP VERMELİ”</h2>

<p>Açıklamada, polis memuru Fatih Dalgalı’nın “kasten öldürme” suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldığı ve kararın Yargıtay tarafından onandığı ancak Dalgalı’nın bugüne kadar cezaevine girmediği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>“Biz adalet istiyoruz. Sadece tetiği çekenin değil emri verenlerin de hesap vermesini istiyoruz. Berkinimizin çocukluğunu, geleceğini ve hayallerini çalanların yargılanmasını istiyoruz. Çocuklar bir daha öldürülmesin diye katillerinin yargılanması için ısrarımızı sürdüreceğiz.</p>

<p>Kaç yıl geçerse geçsin sana yaşatılan zulmü unutmayacağız. Unutulmamalıdır ki bir çocuğu öldüren katilin hesap vermesi, geride kalan tüm çocukların geleceğinin teminatı olacak.</p>

<p>Oğlumuz, canımız, yavrumuz, Berkin’imiz, kaç yıl geçerse geçsin; sana yaşatılan zulmü unutmayacağız, seni bizden koparanları asla affetmeyeceğiz. Elbet bir gün yattığın yerde rahat uyuyabilmeni sağlayacağız.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Evrensel</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/berkin-elvan-katledilisinin-12-yilinda-mezari-basinda-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 21:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/03/berkin.webp" type="image/jpeg" length="49151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadağ Mahallesi’nde asfalt şantiyesine tepki]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/karadag-mahallesinde-asfalt-santiyesine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/karadag-mahallesinde-asfalt-santiyesine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İHD Kars Şubesi tarafından düzenlenen ve EMEP, TTB Kars Temsilciliği, DEM Parti ile SES’in katıldığı açıklamada, Karadağ Mahallesi’nde kurulmak istenen asfalt üretim şantiyesinin çevre ve halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığı belirtilerek projenin durdurulması talep edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği Kars Şubesi tarafından düzenlenen basın açıklamasına Emek Partisi, Türk Tabipleri Birliği Kars Temsilciliği, DEM Parti ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası de katıldı. Açıklamada Karadağ Mahallesi’nde asfalt üretim şantiyesi kurulmak istenmesine tepki gösterildi.</p>

<p>Açıklamada, asfalt şantiyesinin yerleşim bölgesinde konumlandırılmasının çevresel ve halk sağlığı açısından ciddi olumsuz etkiler yaratacağı belirtilerek, anayasal güvence altındaki çevre hakkına dikkat çekildi.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Karadağ Mahallesinde Asvalt üretim şantiyesi kurulmak istenmektedir. Asvalt şantiyesinin yerleşim bölgesinde konumlandırılmak istenmesinin çevresel ve halk sağlığı açısından olumsuz etkileri olacaktır. Anayasal güvence altına alınan ‘Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir’ ilkesini de göz önünde bulundurarak yapılması planlanan asvalt üretim şantiyesinin durdurulmasını talep ediyoruz.”</p>

<p>Açıklamada ayrıca Anayasa’nın 56. maddesine ve 2872 sayılı Çevre Kanunu’na atıf yapılarak çevrenin korunmasının yasal bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Çevre Kanunu’nun sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda doğal kaynakların korunmasını esas aldığı belirtilirken, söz konusu projede bu ilkelerin yeterince dikkate alınmadığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada asfalt sektörünün hammadde ve enerji kullanımı nedeniyle çevresel etkileri olan bir sektör olduğuna dikkat çekilerek özellikle hava kirliliği, gaz ve toz emisyonları, sera gazı salınımı ve atık oluşumu gibi risklerin bulunduğu kaydedildi. Asfalt üretiminde ortaya çıkan emisyonların küresel ısınmaya katkı sağlayan CO2, CH4 ve N2O gibi sera gazlarını içerdiği, bunun da iklim değişikliğini hızlandırdığı belirtildi.</p>

<p>Bitüm üretimi sırasında ortaya çıkabilecek bazı atıkların tehlikeli atık sınıfına girebildiği ifade edilen açıklamada, bu tür maddelerin çevreye karışmasının ciddi riskler oluşturabileceği vurgulandı. Asfalt plentlerinde oluşabilecek gaz ve toz emisyonlarının denetlenmesi gerektiği belirtilerek gerekli teknik ve idari önlemlerin alınmasının önemine işaret edildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca asfalt üretim sürecinde ortaya çıkan dumanların baş ağrısı, göz ve boğaz tahrişi gibi sağlık sorunlarına yol açabileceği ve kanserojen bileşenler içerebileceği ifade edildi.</p>

<p>Karadağ Mahallesi’nin aynı zamanda yoğun hayvancılık yapılan bir bölge olduğu ve bölgede Canlı Hayvan Borsası, sebze hali ve hayvan barınağının bulunduğu belirtilerek kurulması planlanan tesisin yalnızca mahalleyi değil tüm şehri etkileyebileceği dile getirildi.</p>

<p>Mahallenin hâlihazırda vahşi çöp depolama alanı olarak kullanıldığına dikkat çekilen açıklamada, bölgenin zaten yeraltı sularına karışabilecek sızıntılar, metan gazı kaynaklı patlama ve yangın riskleri ile karşı karşıya olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada şu değerlendirmeye de yer verildi:</p>

<p>“Zaten risk altında bulunan bir bölgede bu sorunları ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yapılması gerekirken ikinci bir risk yaratacak tesisin kurulmak istenmesi akla ziyan bir durumdur. Şehrin atıklarını ıslah edemeyen ve atık tesisi bulunmayan bir kentte asfalt şantiyesinde oluşacak tehlikeli atıkların bertaraf edilmesi mümkün değildir.”</p>

<p>Açıklamanın sonunda Karadağ Mahallesi’nde kurulması planlanan asfalt üretim şantiyesine karşı oldukları belirtilerek kararın iptal edilmesi için mücadele edecekleri ifade edildi. Açıklamada yetkililere halk ve çevre sağlığı konusunda daha duyarlı davranma çağrısı yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/karadag-mahallesinde-asfalt-santiyesine-tepki</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/03/karskaradag-1.jpeg" type="image/jpeg" length="26882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AYM'den cezaevleri için sigara kararı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/aymden-cezaevleri-icin-sigara-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/aymden-cezaevleri-icin-sigara-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ'da sigara içilmeyen odaya geçme talebi "pandemi tedbirleri" gerekçesiyle reddedilen tutuklunun bireysel başvurusunu inceleyen Anayasa Mahkemesi, hak ihlali kararı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), ceza infaz kurumunda sigara içilmeyen odaya geçme talebi reddedilen başvurucunun, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine hükmetti.</p>

<p>Kararın gerekçesinde, ceza infaz kurumunda bulunmanın, insanın beden ve ruh sağlığından feragat edilmesini gerektirmeyeceğine işaret edilerek, diğer bireyler gibi mahpusların da beden ve ruh sağlıklarını koruma haklarına sahip oldukları vurgulandı.</p>

<h2>CEZAEVİ YÖNETİMİNDEN "PANDEMİ" GEREKÇELİ RET</h2>

<p>Hukuki süreç, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan bir kişinin 4 Ekim 2021’de yaptığı başvuruyla başladı. Altı kişilik odada sigara içildiği gerekçesiyle sigara kullanılmayan odaya geçmek isteyen tutuklunun talebi, kurum yönetimi tarafından reddedildi.</p>

<p>Yönetim, ret kararına gerekçe olarak Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün "Kovid-19 pandemi sürecinde tedbirler" konulu yazısını gösterdi. Bu yazıda kurum içi hareketliliğin en aza indirilmesi gerektiğinin belirtildiği aktarılarak, başvurucunun oda değiştirmesini gerektirecek zorunluluk bulunmadığı ifade edildi.</p>

<p>YEREL MAHKEMELER İTİRAZLARI REDDETTİ</p>

<p>Başvurucu, kurum yönetiminin kararına karşı Tekirdağ 2. İnfaz Hakimliği’ne itirazda bulundu. Dilekçesinde, kurumda birçok hükümlü ve tutuklunun yakın zamanda kaldıkları odalarda değişiklik yapıldığını belirten başvurucu, talebinin reddine Kovid-19 salgınının gerekçe gösterilmesinin makul olmadığını ifade etti.</p>

<p>İnfaz Hakimliği, başvurucunun itirazını reddetti. Bu karara karşı yapılan itirazın da Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddedilmesi üzerine tutuklu, 15 Aralık 2021'de Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu.</p>

<h2>AYM: MAHPUSLAR SAĞLIK HAKLARINA SAHİPTİR</h2>

<p>Dosyayı inceleyen Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumunda sigara içilmeyen odaya geçme talebi reddedilen başvurucunun haklarının ihlal edildiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Ceza infaz kurumlarının güvenliğini ve disiplinini sağlayacak tedbirlerin alınması konusunda geniş takdir yetkileri bulunsa da alınacak tedbirler tutuklu ve hükümlülerin tutulma halinin gerektirdiğinin ötesinde manevi üzüntüye düşmelerine veya sağlıksız şartlarda bir yaşam sürmelerine yol açmamalıdır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerekçede ayrıca, devletin ceza infaz kurumunda sigara içilmeyen ortam sağlama yükümlülüğü bulunduğu, kapalı alanlarda tütün kullanılmamasının esas olduğu ve mevzuatta tütün ürünleri kullanılmasına mahsus alanlar oluşturulabilecek kurumlar arasında ceza infaz kurumlarının da sayıldığı hatırlatıldı.</p>

<h2>"4 AY SONRA ODA DEĞİŞİKLİĞİ YAPILMASI GEREKÇEYİ GEÇERSİZ KILDI"</h2>

<p>AYM’nin kararında, başvurucunun talebinin reddedilmesinden yaklaşık 4 ay sonra kurumda sigara kullanılmayan odaların oluşturulduğu ve başvurucunun bu odalardan birine nakledildiği bilgisi yer aldı. Yüksek Mahkeme, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>"En başta başvurucunun talebinin reddine karar verilirken, odalar arasındaki geçişlerin Kovid-19 salgını kapsamında alınan tedbirlere aykırı olduğu gerekçesine dayanılmasının makul görünmediği ifade edilen gerekçede, salgın kapsamında alınan tedbirlere rağmen başvurucunun başka bir odaya naklinin gerçekleştirilebildiği, aradan geçen bu süre zarfında artık tedbirlerin uygulanmasına gerek olmadığına dair herhangi bir açıklama yapılmadığı kaydedildi."</p>

<h2>KARAR: MÜDAHALE ORANTISIZ VE DEMOKRATİK DÜZENE AYKIRI</h2>

<p>Anayasa Mahkemesi, başvurucunun talebinin kategorik olarak reddedilmesini "orantısız bir müdahale" olarak tanımladı. Kararın sonuç kısmında şu tespitler yapıldı:</p>

<p>"İnfaz Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesinin kararlarında da salgına rağmen tutuklu ve hükümlülere sigara kullanılmayan barınma ortamı sağlanması yönündeki düzenlemelere uygun olarak sigara kullanmayan mahpuslar için alternatif çözümler üretildiğine ve bu kapsamda başvurucunun talebinin karşılanması için makul bir çaba gösterildiğine dair bir tartışmaya yer verilmemiştir. Sonuç olarak eldeki olayda, başvurucunun sigara kullanılmayan odaya geçme talebinin reddedilmesi suretiyle maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına yapılan müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca cevap vermediği, bu nedenle orantısız olduğu ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı anlaşılmıştır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Halk TV Haber</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/aymden-cezaevleri-icin-sigara-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/05/aym-den-3600-ek-gosterge-karari.webp" type="image/jpeg" length="47402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği'nden Akın Gürlek'in 'mevzuat boşluğu' açıklamasına tepki]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiye-barolar-birliginden-akin-gurlekin-mevzuat-boslugu-aciklamasina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiye-barolar-birliginden-akin-gurlekin-mevzuat-boslugu-aciklamasina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamalarına tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBB, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in katıldığı bir televizyon programında tutuklu ve sanıkların avukatlarıyla görüşme hakkına ilişkin sözleriyle ilgili yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, "Henüz masumiyet karinesi kapsamında olan tutukluların, başta avukatlarıyla görüşme hakları olmak üzere, savunma hakkından etkin bir şekilde yararlanmalarına yönelik uygulamaların 'düzenleme boşluğu' olarak nitelendirilmesi ve buna yönelik kısıtlayıcı düzenlemeler yapılacağının ifade edilmesi, yurttaşların adil yargılanma hakkına yönelik ciddi bir tehdittir" denildi</p>

<p>"Yargının sorunları, savunma hakkının temsilcisi avukatlar hedef alınarak çözülemez" başlıklı açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in, katıldığı bir televizyon programında yaptığı ilk açıklamalarda, Adalet Bakanlığı teamüllerine aykırı olacak şekilde, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmanın temsilcisi avukatları yok sayan, hatta adeta hedef alan açıklamalarını kaygıyla takip ettik.</p>

<p>Adalet teşkilatında fedakarca görev alan çalışanlar; hakim, savcı, katip şeklinde sayılıp kendilerine teşekkür edilirken ve 'bütün adalet camiası' kavramı kullanılırken avukatlık mesleğine bir kez dahi atıf yapılmamış olması bir yana; henüz masumiyet karinesi kapsamında olan tutukluların, başta avukatlarıyla görüşme hakları olmak üzere, savunma hakkından etkin bir şekilde yararlanmalarına yönelik uygulamaların 'düzenleme boşluğu' olarak nitelendirilmesi ve buna yönelik kısıtlayıcı düzenlemeler yapılacağının ifade edilmesi, yurttaşların adil yargılanma hakkına yönelik ciddi bir tehdittir.</p>

<p>Yurttaşların adil yargılanma hakkının bir parçası olan savunma hakkının temsilcisi avukatların doğrudan hedef alınarak, avukatların tutuklular ve başka kişiler arasındaki suç niteliği taşıyan mesajlaşmalara aracılık ettiğini ima edecek şekilde dile getirilen görüşler, avukatı müvekkiliyle özdeşleştiren ve kriminalize eden vahim bir yaklaşımın ifadesidir ve kabul edilmesi mümkün değildir.</p>

<p>Savunma hakkı ve savunmanın temsilcisi olan avukatlar yok sayılarak, hatta hedef alınarak ülkemizin adalet ve yargı sisteminin kronik sorunlarını çözme iradesinin sağlıklı bir şekilde ortaya konulamayacağını kamuoyunun dikkatine sunarız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiye-barolar-birliginden-akin-gurlekin-mevzuat-boslugu-aciklamasina-tepki</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 20:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/11/akingurlek-3.jpg" type="image/jpeg" length="17098"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumartesi Anneleri 983’üncü haftada: Cemal Akar’ı unutmadık]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-983uncu-haftada-cemal-akari-unutmadik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-983uncu-haftada-cemal-akari-unutmadik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi Anneleri 983’üncü haftalarında 31 yıl önce gözaltında kaybedilen Cemal Akar için adalet istedi. Kayıp yakınları sorumluların yargılanmasını talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi Anneleri/İnsanları ve insan hakları savunucuları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve faillerin yargılanması talebiyle bir kez daha Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması yapmak ve karanfillerini bırakmak için buluştu.</p>

<p>Basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Eren Keskin okudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://artigercek.com/guncel/cumartesi-anneleri-983uncu-haftada-cemal-akari-unutmadik-281951h" rel="nofollow" target="_blank"><b><i>Artı Gerçek’ten Ezgi Yıldız’ın haberine göre</i></b>, </a>Keskin, “31 yıl önce gözaltında kaybedilen Cemal Akar’ı unutmadık” diyerek Akar’ın öyküsünü anlattı.</p>

<h2>GÖRGÜ TANIKLARI: YEŞİL KOD ADLI MAHMUT YILDIRIM DA KAÇIRANLAR İÇİNDEYDİ</h2>

<p>983’üncü hafta buluşmasında 31 yıl önce gözaltında kaybedilen Akar’ın dosyasının cezasızlık zincirinin bir parçası haline geldiğini söyleyen Eren Keskin’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:</p>

<p>“30 yaşındaki Cemal Akar Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖZDEP) Erzincan İl Sekreteri ve aynı zamanda İnsan Hakları Derneği üyesiydi. 25 Ocak 1993 tarihinde, çalıştığı işyerinin servis aracından inerken, görgü tanıklarının ifadelerine göre, davranışlarından istihbarat görevlileri olduğu anlaşılan kişilerce sivil plakalı bir araçla kaçırıldı. Kaçırılma olayının ardından, MİT ve JİTEM adına çalışan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın da kaçıranlar arasında olduğu belirlendi.</p>

<h2>‘EMNİYET VE JANDARMA: AKAR, GÖZALTINA ALINMADI’</h2>

<p>Daha önce de defalarca gözaltına alınıp işkence gören Cemal’in ailesi, Erzincan ve Tunceli Emniyet Müdürlüklerine başvurarak oğullarının nerede tutulduğunu sordu. Ancak her seferinde kendilerine Cemal’in gözaltına alınmadığı cevabı verildi. İnsan Hakları Derneği hükümet nezdinde girişimlerde bulundu. Ancak devlet otoriteleri, Cemal Akar’ın yaşam hakkını korumak ve gözaltında kaybedilmesini önlemek için etkin bir çaba göstermedi.</p>

<h2>'AKAR’IN BEDENİ AĞIR İŞKENCE GÖRMÜŞ HALDE BULUNDU’</h2>

<p>Kaçırılmasından bir ay sonra, 23 Şubat 1993 tarihinde, Cemal Akar’ın ağır işkence görmüş ve başından kurşunlanmış haldeki cenazesi, Erzincan-Dersim yolunda Nazımiye’ye bağlı Doğançık Köyü yakınlarında bulundu. Erzincan'dan kaçırılan Akar, 130 kilometrelik karayolu üzerindeki dört güvenlik kontrol noktasından geçirilerek buraya getirilmişti. Normal koşullarda bu kontrol noktalarını rahatça geçmek imkansızdı ve bu durum, araçta resmi kimliği bulunan kişilerin olduğu iddiasını desteklemekteydi.</p>

<h2>OLAYDAN DÖRT AY SONRA ÖZGÜR GÜNDEM’DE AKAR’A DAİR BİR HABER</h2>

<p>Olaydan dört ay sonra, 24 Haziran 1993 tarihli Özgür Gündem Gazetesinde yayınlanan bir haberde, Nevşehir Cezaevinde tutuklu bulunan E.H. isimli kişi, Erzincan Emniyet Müdürlüğünde Cemal Akar’la yüzleştirildiğini, buradaki sorgulamanın ardından birlikte Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüklerini, birkaç gün orada kaldıktan sonra araziye çıkarıldıklarını ve arazi dönüşünde sadece kendisinin araca bindirildiğini ve Cemal Akar'ı o andan itibaren bir daha görmediğini ifade etti.</p>

<h2>‘VALİLİK TEKZİP YAYINLATTI’</h2>

<p>Bu haberin yayımlanmasından yaklaşık beş ay sonra, Tunceli Valiliği, iddiaları araştırmak yerine aynı gazetede, söz konusu iddiaları yalanlayan bir tekzip yayınlattı.”</p>

<h2>İHD, YETKİLİLERİ GÖREVE ÇAĞIRDI</h2>

<p>Akar’ın öldürülmesinin 31’inci yılında İHD ve kayıp yakınları yetkilileri göreve çağırdı. Etkin soruşturma vurgusu yapan Keskin, “Kayıplarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-983uncu-haftada-cemal-akari-unutmadik</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/cumartesi-19.jpg" type="image/jpeg" length="80264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumartesi Anneleri’nden Akşener'e 'mertçe cinayet' tepkisi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-annelerinden-aksenere-mertce-cinayet-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-annelerinden-aksenere-mertce-cinayet-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akşener’in 'mertçe cinayetler' sözlerine tepki gösteren veren Hanife Yıldız, "Siz oğlumu namertçe öldürdünüz. Siz kimsiniz mertlik kim?" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi Anneleri/İnsanları ve insan hakları savunucuları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve faillerin yargılanması talebiyle bir kez daha Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması yapmak ve karanfillerini bırakmak için buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklama öncesi konuşan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 18 Ocak’ta, “Geçmişte siyasi cinayetlere tanık olduk ama mertçeydi” sözlerini değerlendirdi.</p>

<p><a href="https://artigercek.com/guncel/cumartesi-anneleri-982inci-haftada-aksenere-mertce-cinayet-tepkisi-siz-oglumu-281172h" rel="nofollow" target="_blank"><b>Artı Gerçek’ten Ezgi Yıldız’ın haberine göre,</b> </a>Yoleri, “karanlık cinayetlerin bir itirafıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İnsan hakları savunucuları ve Cumartesi Anneleri/İnsanları 1997 yılında Hakkari Yüksekova’da gözaltına alınarak kaybedilen Abdullah Canan’ın akıbetini sordu. Canan’ın üç kuşak yakınlarının katıldığı açıklamada adalet isteği yinelendi.</p>

<p>Açıklamanın ardından söz alan gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız da Meral Akşener’in 'Mertçe cinayetler' sözüne tepki gösterdi. Yıldız, “Ben mertçe oğlumu size getirdim. Siz oğlumu namertçe öldürdünüz. Mertlik kim siz kimsiniz?” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, İnsan Hakları</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-annelerinden-aksenere-mertce-cinayet-tepkisi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jan 2024 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/cumartesi-5.jpg" type="image/jpeg" length="85351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumartesi Anneleri: Biz Eymür’ü hiç iyi bilmezdik]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-biz-eymuru-hic-iyi-bilmezdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-biz-eymuru-hic-iyi-bilmezdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sebla Arcan, ölen Eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür için "Biz Eymür’ü hiç iyi bilmezdik" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi Anneleri/İnsanları ve insan hakları savunucuları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve faillerin yargılanması talebiyle bir kez daha Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması yapmak ve karanfillerini bırakmak için buluştu.</p>

<p>Açıklama öncesi sınır ötesi askeri harekatlarda vefat eden askerlerin ailelerine baş sağlığı dileyen insan hakları savunucusu Sebla Arcan barış talebini yineledi.</p>

<p>Kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları 981’inci hafta buluşmalarında, 29 yıl önce Şırnak’ta kaybedilen Mehmet Fındık, Ömer Fındık ve Ömer Kartal için adalet istedi. Cumartesi Anneleri/ İnsanları ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına bu haftaki açıklamayı gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Jiyan Tosun yaptı.</p>

<h2>29 YILLIK ARAYIŞ: MEHMET VE ÖMER FINDIK İLE ÖMER KARTAL NEREDE?</h2>

<p><a href="https://artigercek.com/guncel/cumartesi-anneleri-981inci-haftada-biz-eymuru-hic-iyi-bilmezdik-280330h" rel="nofollow" target="_blank"><em><b>Artı Gerçek’ten Ezgi Yıldız’ın haberine göre,</b></em></a> Jiyan Tosun, “29 yıldır soruyoruz: Mehmet Fındık, Ömer Fındık ve Ömer Kartal nerede?” Sözleriyle başladığı konuşmasına, Türkiye’de gözaltına alınarak kaybedilen insanlar hakkında hiçbir hukuki ilerlemenin kaydedilmediğini söyledi.</p>

<p>1995 yılının Ocak ayında Doruklu Köyü muhtarı Mehmet Fındık'ın telefonla “Jandarma Komutanlığından arıyoruz. Bize yılbaşı için üç tane hindi getirin” dendiğini söyleyen Tosun, yaşanılanları anlatmaya devam etti. Açıklamadan öne çıkanlar şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>'AİLELER JANDARMAYA BAŞVURDU'</h2>

<p>13 yıldır muhtarlık yapan Mehmet Fındık, can güvenliğinden endişe ettiği için yanına kardeşi Ömer Fındık ve kuzeni Ömer Kartal’ı aldı. Birlikte hindileri götürmek üzere Mehmet Fındık’ın otomobili ile köyden ayrıldılar.</p>

<p>Uzun bir zaman geçmesine rağmen üç köylü geri dönmedi. Tedirgin olan aileleri, Silopi İlçe Jandarma Komutanlığına gittiler. Burada kendilerine ‘Yakınlarınız buraya geldi, hindileri bırakıp Emniyete gittiler’ denildi. Bunun üzerine aileler, Emniyet Müdürlüğüne gittiler. Burada da ‘Bize hindi getirdiler, sonra da köye gittiler’ denildi.</p>

<h2>‘KÖYLÜLERİN ÜZERİNE ATEŞ AÇILDI’</h2>

<p>Köye geri dönen aileler, onların gelmediğini görünce yeniden Silopi Emniyet Müdürlüğüne gittiler. Köyde arabası olan herkes o gece emniyetin önüne geldi. ‘Yakınlarımızı almadan buradan gitmeyiz’ diyen köylülerin üzerine panzer sürüldü ve ateş açıldı. Bunun üzerine köye döndüler. Onlar köye döndükten iki-üç saat sonra Silopi’den bir helikopter havalandı. Aileler, kaybolan yakınlarının bu helikopter ile Silopi’den çıkarılmış olabileceğini düşündü.</p>

<h2>MEHMET FINDIK’A AİT ARAÇTA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE AİT İZLER</h2>

<p>Ertesi gün Mehmet Fındık’a ait araç Cudi Mahallesinde Silopi Emniyet Müdürlüğüne 300-400 metre uzaklıkta terkedilmiş olarak bulundu. Araç, sürtünmeden dolayı çizilmiş, Silopi Emniyet Müdürlüğünün kapısının boyası çizilen yerlere bulaşmıştı.</p>

<p>Aileler, yakınlarının bulunması talebiyle Silopi ve Cizre Kaymakamlıklarına, Silopi Emniyet Müdürlüğü ve Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Ancak başlatılan soruşturmada hiçbir ilerleme kaydedilmedi. 39 yaşındaki Mehmet Fındık, 22 yaşındaki Ömer Fındık ve 24 yaşındaki Ömer Kartal’dan bir daha haber alınamadı.</p>

<h2>'DOSYA TAKİPSİZLİK KARARI İLE KAPATILDI'</h2>

<p>26.01.2009 tarihinde aileler, tekrar Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Başvurularında yakınlarının Silopi Emniyet Müdürlüğü’nde kaybedildiğini düşündüklerini, o dönem görev yapan memurlardan ve Silopi İlçe Jandarma Komutanı Halil Yüzbaşı’dan şikayetçi olduklarını belirtiler. Ancak bu soruşturma da 2015 yılında takipsizlik kararı ile kapatıldı.</p>

<h2>CUMARTESİ ANNELERİ’NDEN YETKİLİLERE ÇAĞRI</h2>

<p>981. haftamızda bir kez daha Mehmet Fındık, Ömer Fındık ve Ömer Kartal dosyasında maddi gerçeğin açığa çıkması, suçun fail ve sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmaları için adli makamları göreve çağırıyoruz.</p>

<p>Kaç yıl geçerse geçsin, Mehmet Fındık, Ömer Fındık ve Ömer Kartal için tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”</p>

<h2>ARCAN’DAN, ÖLEN MİT MENSUBU EYMÜR İÇİN: İYİ BİLMEZDİK</h2>

<p>Açıklamanın ardından söz alan insan hakları savunucusu Sebla Arcan bugün ölen Eski Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Kontraterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür’e ilişkin konuştu. Arcan, Eymür’ün ölümüne ilişkin şunları söyledi:</p>

<p>“Adettendir ölünün arkasından sorulur ‘Nasıl bilirdiniz?’ diye. Biz Eymür’ü hiç iyi bilmezdik. Mehmet Eymür Cumartesi Anneleri’nin sorunlularından aktörlerinden biridir. Bunu da kamuoyu ile paylaşmak istedik.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-biz-eymuru-hic-iyi-bilmezdik</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jan 2024 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/cumartesi-19.jpg" type="image/jpeg" length="58082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şebnem Korur Fincancı'nın yargılandığı dava ertelendi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/sebnem-korur-fincancinin-yargilandigi-dava-ertelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/sebnem-korur-fincancinin-yargilandigi-dava-ertelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MSB'nin TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı hakkında açtığı tazminat davası 7 Mayıs'a ertelendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığının, katıldığı bir canlı yayında kimyasal silah kullanımına ilişkin değerlendirmeleri nedeniyle TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı hakkında açtığı hakaret davası 7 Mayıs'a ertelendi.</p>

<p><b><i>MA'nın haberine göre,</i></b> Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), Zap, Avaşîn ve Metina bölgelerinde kimyasal silah kullandığı yönündeki açıklamaları nedeniyle yargılanan Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı hakkında, Savunma Bakanlığı’nın şikayeti üzerine “Hakaret etmek” iddiası ile açılan davanın ikinci duruşması görüldü.</p>

<p>Ankara 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davanın duruşmasında söz alan Fincancı’nın avukatları, davanın reddini talep etti. Fincancı’nın avukatı Meriç Eyüboğlu, “Bu dava dilekçesinde müvekkilin ne söyleyerek hakaret ettiği ortaya konulmamıştır. Delili yoktur, sunulmamıştır. Buna rağmen davanın sürdürülmesi hukuki değildir” dedi. Mahkeme, davanın reddedilmesine ilişkin talebi reddetti.</p>

<p>Mahkeme, Savunma Bakanlığı’nın davaya ilişkin beyanlarının alınması için duruşmayı 7 Mayıs’a erteledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>Kaynak: Duvar</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, İnsan Hakları</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/sebnem-korur-fincancinin-yargilandigi-dava-ertelendi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jan 2024 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/01/sebnem.jpg" type="image/jpeg" length="43731"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumartesi Anneleri: Dayanışmayı büyüttüğümüz bir yıl olmasını diliyoruz]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-umudu-direnci-dayanismayi-buyuttugumuz-bir-yil-olmasini-diliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-umudu-direnci-dayanismayi-buyuttugumuz-bir-yil-olmasini-diliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 979. haftasında "2024’ün, umudu, direnci, dayanışmayı büyüttüğümüz bir yıl olmasını diliyoruz” dedi. Eyleme EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan da destek verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi Anneleri, kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve kaybedenlerin cezalandırılması için 979. kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Sayı sınırı yasağı nedeniyle dayanışmaya gelenler yine alana alınmadı.</p>

<p>Açıklamaya Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros ve EMEP üyeleri de destek verdi.</p>

<p>Cumartesi Anneleri/İnsanları bu yılın son hafta buluşmasında, yeni yılda kayıplardan vazgeçmeme kararlığını ve onlara ulaşma umudunu büyüteceklerini söyledi. EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ise 2024 yılında bütün emek ve demokrasi güçlerinin Cumartesi Annelerinin eylemlerine sahip çıkmaya davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"GALATASARAY MEYDANI ÜZERİNDEKİ KISITLAMALAR DEVAM EDİYOR"</h2>

<p>Bu haftaki açıklamayı İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Yöneticisi Zeynep Yıldız gerçekleştirdi. Yeni yılda kayıplardan vazgeçmeme kararlılığını ve onlara ulaşma umudunu büyüteceklerini söyleyen Yıldız, “Yarın yılbaşı. Herkes yılbaşı hazırlıklarıyla meşgulken, biz 979.kez Galatasaray Meydanı’ndaki bariyerlerin önündeyiz. Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen ne yazık ki Galatasaray Meydanı üzerindeki kısıtlamalar biçim değiştirerek devam ediyor” dedi.</p>

<h2>"SİZİ BULACAĞIZ"</h2>

<p>“Gelecek yıl için en güzel dileğimizi ise saat tam 12:00’de gökyüzüne bakarak kayıplarımıza ileteceğiz. Sizi bulacağız!” diyerek sözlerine devam eden Yıldız, “2023 yılı, bizim için engellemeler, gözaltılar ve yargılanmalarla dolu bir yıl oldu. Anayasa’nın, hukukun yok hükmünde olduğu gerçeğini defalarca tecrübe ettik. İktidar, gözaltında kaybedilen insanlarımızın akıbetlerinin açığa çıkarılması, suçun fail ve sorumlularının cezalandırılması görevini yerine getirmedi. İnkar ve cezasızlıkta ısrar etti. Kısacası, hukukun üstünlüğünün erozyona uğradığı, yargının intikamcı siyasi niyetlere araç edildiği ve hukuk sisteminde ağır tahribatın meydana geldiği bir yılı geride bırakıyoruz” diye konuştu.</p>

<h2>"UMUDUN, DİRENCİN, DAYANIŞMANIN BÜYÜDÜĞÜ BİR YIL OLSUN"</h2>

<p>Hukukun üstünlüğünün, demokrasilerin temeli olduğunu söyleyen Yıldız, “Hukuka olan güven, vatandaşların haklarını koruma ve adaletin sağlanması açısından vazgeçilmezdir. Bu nedenle, yeni yılda hukukun üstünlüğünün tesisi ve insan hakları ihlallerini durdurmak için sorumluluk almayı sürdüreceğiz. Kamu otoritelerinden hak ve özgürlüklerimize saygı göstermelerini talep etmeye devam edeceğiz. Yeni yılda kayıplarımızdan vazgeçmeme kararlılığımızı, onlara ulaşma umudumuzu büyüteceğiz. İyiliğe, umuda, hakikate ve adalete dair duyulması, bilinmesi gerekenler anlatmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Savaşla, ölümle, diğer devletlerin suskunluğunun fail devletleri daha da cesaretlendirdiği insanlık suçlarıyla geride bıraktığımız yılın yerine yaşamla, barışla devam edecek yeni yıllar temennimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz. 2024’ün, umudu, direnci, dayanışmayı büyüttüğümüz bir yıl olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>DEMOKRASİ GÜÇLERİNİ DESTEĞE DAVET ETTİ</h2>

<p>Açıklama öncesi EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros ve EMEP üyelerinden oluşan bir heyet İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesini ziyaret etti. EMEP heyetini İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ve kayıp yakınları karşıladı. Burada kısa bir konuşma yapan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Cumartesi Annelerinin 28 yıldır verdikleri mücadeleye dikkat çekerek, “Uzun süredir Cumartesi Annelerine yönelik baskı, tehdit ve gözaltılar devam ediyor. Kayıplarını arama, onların hesaplarını sorma kayıpların bulunması, kaybedenlerin yargılanması konusunda sürdürdükleri mücadelenin ilerlemesi ve daha da güçlenmesi için 2024 yılında bütün emek ve demokrasi güçlerinin Cumartesi Annelerinin eylemlerine, onların hak arayışlarına sahip çıkmaları gerekir. İfade özgürlüğünün, oturma özgürlüğünün protesto hakkının yasaklandığı, koşullarda mücadeleyi daha fazla güçlendirmek için daha fazla dayanışma içerisinde olmamız gerekiyor. Kayıpların akıbetinin açığa çıkarılması gerekir. Bu konuda suç işleyen devletin her kademesindeki kişilerin açığa çıkarılması ve yargılanması gerekir. Arşivlerinin açılması gerekir. Bu konuda bütün kurumların, bu arşivlerin açılması gerçeklerin ortaya çıkarılması, hakikaten ortaya çıkarılması konusunda ortak bir mücadeleye ihtiyaç olduğu da aşikar. Sizin yanınızdayız” dedi.</p>

<h2>"MÜCADELE ORTAKLAŞMALI"</h2>

<p>2 iki gün önce Roboski Katliamının yıl dönümü olduğunu aktaran Aslan, “Orada faillerin ortada olmasına rağmen yargılanmıyorlar. Burada da failler açığa çıkarılması için bir mücadele var. Amasra'da öldürülen işçilerin, gözaltında kaybedilenlerin, Roboski’de katledilenlerle bütün bu mücadelenin bir yerde ortaklaşması ve bir arada sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Bir ayı aşkındır Urfa'da mücadele eden Özak Tekstil işçileri var. Orada da son alınan mahkeme kararıyla fabrikanın etrafına eylem yasağı getirildi. Yani baktığımızda sendikal örgütlenmek için mücadele eden sendika, hak ve özgürlükleri için mücadele eden tekstil işçisi, metal işçisi, gıda işçisi bütün bunlara karşı sistemin sistemin bir baskıyla karşı karşıyayız. Mahkemeleri yasaklarıyla karşı karşıyayız. Bu nedenle de bütün bu toplumsal mücadelelerin bir yerden birleşerek ortak hareket etmesinin ihtiyacı burada bir kez daha açığa çıkıyor. Bir daha kendisini gösteriyor” dedi.</p>

<p><b>Kaynak: Evrensel</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-umudu-direnci-dayanismayi-buyuttugumuz-bir-yil-olmasini-diliyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 30 Dec 2023 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/cumartesi-19.jpg" type="image/jpeg" length="41218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maraş Katliamı'nın 45. yılı: Alevi kurumlarının temsilcilerinden yüzleşme çağrısı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/maras-katliaminin-45-yili-alevi-kurumlarinin-temsilcilerinden-yuzlesme-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/maras-katliaminin-45-yili-alevi-kurumlarinin-temsilcilerinden-yuzlesme-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 gün süren katliamda resmi rakamlara göre 111 kişi öldürüldü, 1000'den fazla kişi yaralandı. Alevilere ait 270 ev ve 270 işyeri yakıldı veya tahrip edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Maraş'ta 19-25 Aralık 1978'de yapılan katliamın üzerinden 45 yıl geçti.</p>

<p>6 gün süren katliamda resmi rakamlara göre 111 kişi öldürüldü, 1000'den fazla kişi yaralandı. Alevilere ait 270 ev ve 270 işyeri yakıldı veya tahrip edildi.</p>

<h2>YARGILAMA 23 YIL SÜRDÜ</h2>

<p>12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’ne giden sürecin en önemli köşe taşlarından biri kabul edilen Maraş Katliamı ile ilgili davada 804 sanık yargılandı. 23 yıl sürerken davada 29 sanığa idam, 7 sanığa müebbet, 321 sanığa da 1 ila 24 yıl arasında hapis cezaları verildi.</p>

<h2>SANIKLAR SERBEST BIRAKILDI</h2>

<p>Sıkıyönetim Mahkemesi'nin kararı Yargıtay tarafından bozuldu ve yeniden yargılama sonucunda idam cezaları uygulanmadı. 1991 yılında çıkarılan terörle mücadele kanunu nedeniyle sanıkların cezaları ertelendi ve daha sonra da serbest bırakıldı.</p>

<h2>ÖKKEŞ ŞENDİLLER MECLİS'E GİRDİ</h2>

<p>Katliamın bir numaralı sanığı Ökkeş Kenger yargılanıp beraat etti ve soyadını Şendiller olarak değiştirdi. Şendiller, 1991 yılında Refah Partisi'nden 19'uncu dönem Maraş milletvekili seçildi.</p>

<h2>ÜÇ AVUKAT ÖLDÜRÜLDÜ</h2>

<p>Katliam hiçbir zaman tüm yönleriyle aydınlatılamadı. Müdahil avukatları Ceyhun Can 10 Eylül 1979'da, Halil Sıtkı Güllüoğlu 3 Şubat 1980'de ve Ahmet Albay 3 Mayıs 1980'de öldürüldü.</p>

<h2>GÖÇ VE DEĞİŞEN DEMOGRAFİ</h2>

<p>Maraş Katliamından sağ kurtulanlar ise baskıyla göçe zorlandı. Yüzlerce aile Maraş’ı terk edip büyük kentlere ve yurt dışına göç etti. Katliam sonrasında Alevi nüfusun büyük orandan Maraş’ı terk etmesi nedeniyle kentin demografisi değişti.</p>

<h2>VALİLİK ANMAYI YİNE YASAKLADI</h2>

<p>Kahramanmaraş Valiliği, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da anma törenlerini bir kez daha yasakladı. Kentte siyasi partilerin yapacakları programlar ile toplum yararına yapılacak etkinlikler hariç 15-25 Aralık'ta yapılması planlanan tüm eylem ve etkinlikler yasaklandı.</p>

<h2>ALEVİ ÖRGÜTLERİ ANMA TÖRENİ DÜZENLEYECEK</h2>

<p>Valiliğin yasak kararına rağmen Alevi örgütleri 23 Aralık Cumartesi Yörük Selim Mahallesindeki Erenler Cemevi’nde saat 11.00 ile 14.00 arasında katliamda ölenleri anacak. Anmaya, Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Derneği, Dernekler Federasyonu, Avrupa Alevi Federasyonu Konfederasyonu katılacak.</p>

<h2>'YASAĞA RAĞMEN ANACAĞIZ'</h2>

<p><a href="https://artigercek.com/guncel/maras-katliaminin-45-yili-alevi-kurumlarinin-temsilcilerinden-yuzlesme-cagrisi-277227h" rel="nofollow" target="_blank"><b>Artı Gerçek’ten Mehmet Menekşe’ye</b></a> konuşan Maraş Erenler Cemevi Başkanı Müslüm İbili, "Yasağa rağmen katliamın unutulmaması için, yitirdiğimiz canlarımızı cemevinde anacağız. Lokma dağıtacağız, gülbent okuyacağız" dedi.</p>

<h2>'AMACIMIZ KARDEŞLİK VE YÜZLEŞME'</h2>

<p>Maraş Valisi Mükerrem Ünlüer’i de ziyaret edip anmaya davet ettiklerini belirten İbili, "Anma kurulu olarak valiliği ziyaret edip bilgi verdik. Amacımızın birlik ve beraberliği, kardeşliği pekiştirmek olduğunu, geçmişte yaşanan bu acı olayların üstünün örtülmemesi, acı olayla yüzleşilmesi açısından anmanın önemini belirttik. En azından Erenler Cemevi'nde anma yapmamıza esneklik gösterildi" diye konuştu.</p>

<h2>'MARAŞ KATLİAMI AYDINLANMADI'</h2>

<p>Maraş Katliamının aydınlatılamadığını vurgulayan İbili, "Ne kanunlar önünde ne vicdanlarda Maraş katliamı aydınlandı. Yasak geldikçe Maraş daha çok eleştiriliyor. Maraş'ın üzerindeki bu kara lekenin kaldırılması gerekiyor. Vali Bey’i de davet ettik. 'Devlet büyüğümüz olarak gelip bir karanfil bırakın, başsağlığı dileyin, bir daha böyle şeyler yaşanmaması için söz söyleyin' dedik.Yasaklanmasına rağmen yıllardan beri yaptığımız anmalarda bir tane münferit olay göremezsiniz.</p>

<p>Vali Bey gelecek yıl için geniş katılımlı, salon ve alanlarda anma yapılması için çaba harcayacakları yönünde söz verdi. Alanlara çıkmadığımız sürece bu tür anmaların çok başarılı olacağını düşünmüyorum. Yine de yitirdiğimiz canlarımızı anıp, katliamı unutturmamak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>'MÜCADELEMİZİ DEVAM ETTİRİYORUZ'</h2>

<p>Maraş Katliamını yaşayan Müslüm İbili, şunları anlattı:</p>

<p>"Anlatılması zor çok, kötü şeyler yaşadık. Katliamdan sonraki süreçte Alevilerin yüzde 70'i, 80'i ekmek, iş, aş olmayınca buraları terk etti. Ama biz hâlâ buradayız. 2015 yılında açtığımız cemevindeyiz, mücadelemizi devam ettiriyoruz. O dönemin derin devletinin, kontrgerillanın, emperyalist güçlerin din adına oynadığı bir oyun ve insanların katledildiği bir süreç.</p>

<p>Maraş’ta insanlar katliam kelimesinden rahatsız olduğunu söylüyor ama katliamı kabullenmeyen bir toplum var burada. Bizim amacımız yaraları kaşımak değil. Bu tür acıların bir daha yaşanmaması için katliamı unutturmamak, yüzleşmek ve hesaplaşmaktır. Amacımız bu katliamla ilgili olarak insanları doğru bilgilendirmek, aydınlatmaktır."</p>

<h2>YÜZLEŞME VE ÖZÜR ÇAĞRISI</h2>

<p>Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez de "Bu topraklar, aradan geçen bunca zaman içinde Alevilerin güven ve huzur içinde yaşayabildikleri bir ülke haline gelmedi. Bugün halen Alevilerin evleri işaretlenmekte, farklı toplumsal kesimlere ve kimliklere karşı ötekileştirme, ayrımcılık ve nefret söylemleri devam etmektedir. Yaşanan acılarla yüzleşilmedi, katliamda yakınlarını kaybedenlerden etkili bir şekilde özür dilenmedi. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi valilik bu yıl da anmaları yasaklamış. Biz yine de Maraş’a gidip, Erenler Cemevimizde ve mezarlıkta kaybettiğimiz canlarımızı anacağız. Maraş’tan sonra Çorum’u, Sivas’ı yaşadık. Bu katliamlarla yüzleşmediğimiz sürece yeni katliamlar yaşanacaktır" dedi.</p>

<h2>'YÜZ YIL DA GEÇSE BU ACI KAPANMAZ'</h2>

<p>Sivas Katliamı davalarının zaman aşımından düşürüldüğünü, sanıklarının cezalarının affedildiğini, birçoğunun yakalanamadığını vurgulayan Geçmez, "Maraş Katliamı'ndan sonra da aynı şeyler yaşandı. Kayıp bir sürü insan var. Bu insanların mezarları bile yok ortada. Katliamlarla yüzleşilmediği sürece bu katliamlar bu ülkenin kaderi noktasına geliyor.</p>

<p>Öncelikle Maraş halkının ‘Bu şehre bu lekeyi düşürenlerle biz hesaplaşacağız’ demeleri lazım. Tam tersine anmaya gittiğimizde 'Burayı karıştırmaya mı geldiniz?' diyorlar. Ateşin üzerini toprak örterek kapatamazsınız, yanıyor halen. Maraş yanıyor, toprak atarak söndüreceklerini sanıyorlar. Yüz yıl da geçse bu acı kapanmaz. İnsanlık tarihi Maraş katliamını ve yaşananları unutmayacaktır" diye konuştu.</p>

<h2>'DEMOKRASİ VE HUKUK İSTİYORUZ'</h2>

<p>Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Tokat Şube Başkanı Muharrem Erkan da "45 yıl önce derin güçlerin hazırladığı provakasyonlar sonucu Maraş’ta bir katliam yaşandı. Alevilerin evleri basıldı, kadın, erkek, yaşlı, çocuk demeden yüzlerce canımız katledildi. Katledilen canlarımızın korunması gerekirken devlet polisiyle, askeriyle orada üzerine düşeni yapmamıştır. İnsanlar inancından, düşüncesinden dolayı katledildiler.</p>

<p>Biz niye konuşuyoruz hala Maraş’ı çünkü gerçek sorumlular bulunup, gün yüzüne çıkartılmamış, suçlular gereken cezaya çarptırılmamıştır. İnsanların vicdanında adalet yerini bulmamıştır. Maraş Katliamı'ndan sonra Sivas, Çorum, Gazi ile katliamlar sürmüştür. Biz demokrasi olsun, hukuk olsun istiyoruz. Yasakla, engellemeyle gerçeklerin üzeri örtülüp, sorunlar çözülemez. Çözüm yüzleşmek, demokrasi, hukuk ve insan haklarının uygulanmasıdır. Bunun için mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/maras-katliaminin-45-yili-alevi-kurumlarinin-temsilcilerinden-yuzlesme-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 03:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/maras-1.jpg" type="image/jpeg" length="62442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumartesi Anneleri, İbrahim Demir ve Agit Akipa'nın katillerini sordu]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-ibrahim-demir-ve-agit-akipanin-katillerini-sordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-ibrahim-demir-ve-agit-akipanin-katillerini-sordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi Anneleri, 5 yıl sonra üst üste 5'inci hafta Galatasaray Meydanı'nda basın açıklaması yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 1995 yılından bu yana İstanbul Taksim'deki Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri, 976'ncı haftada basın açıklaması yaptı.</p>

<p>5 yıldan uzun zaman sonra üst üste 5'inci kez polis engeliyle karşılaşmadan basın açıklaması yapan Cumartesi Anneleri adına açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu.</p>

<p>Yoleri, konuşmasına geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren kayıp yakını Saffet Yaman'ı anarak başladı. Yaman'ın oğlu Hüsamettin Yaman, 1992'de İstanbul'da gözaltına alındıktan sonra kendisinden haber alınamadı.</p>

<p>Açıklamada, 12 Aralık 1991'de Dargeçit Anıtlı Tabur Komutanlığı'na bağlı askerler tarafından gözaltına alındıktan sonra işkence görmüş, gözleri ve elleri bağlanmış haldeki cansız bedenleri bir mağarada bulunan İbrahim Demir ve Agit Akipa'nın katilleri soruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demir ve Akipa için adalet çağrısı yapan Yoleri, "Yarın İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabul edilişinin 75. yılı. Temel hak ve özgürlüklerin gerçek anlamda savunulması kararlılığını ifade ediyoruz" dedi.</p>

<h2>TTB'DEN DESTEK</h2>

<p>Buluşmaya, geçtiğimiz hafta mahkeme kararıyla yönetim kurulu görevden alınan Türk Tabipler Birliği (TTB) Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı da katıldı. Kişi sınırı nedeniyle diğer TTB’liler izleyici olarak alanın dışında bekledi.</p>

<h2>CUMARTESİ ANNELERİ, GALATASARAY MEYDANI'NDAN VAZGEÇMEDİ</h2>

<p>Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) verdiği hak ihlali kararı Beyoğlu Kaymakamlığı'na tebliğ edilmesine rağmen Cumartesi Anneleri'nin Galatasaray Meydanı’na çıkması 5 yıldır polis tarafından engellenen ve gözaltına alınan kayıp yakınlarına polis son 6 haftada olduğu gibi bu hafta da müdahale etmedi.</p>

<h2>YERLİKAYA, "YAŞADIKLARI MAĞDURİYETTİR" DEMİŞTİ</h2>

<p>Cumartesi Anneleri yıllar sonra ilk kez 6 hafta önce gözaltına alınmamış ve polisle yapılan görüşme sonucu Galatasaray Meydanı'na karanfil bırakmışlardı.&nbsp;</p>

<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, HEDEP Urfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan'ın Cumartesi Anneleri'ne ilişkin sorusuna "Cumartesi Anneleri'nin yaşadığı mağduriyettir. En kısa zamanda çözüm üreteceğiz. Bu hafta gördünüz, gözaltı yapmadık" sözleriyle yanıt vermişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-anneleri-ibrahim-demir-ve-agit-akipanin-katillerini-sordu</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/cumartesi-5.jpg" type="image/jpeg" length="83058"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana'da işkence iddiası: 'Başlarına çuval geçirildi, kafalarına silah dayandı']]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/adanada-iskence-iddiasi-baslarina-cuval-gecirildi-kafalarina-silah-dayandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/adanada-iskence-iddiasi-baslarina-cuval-gecirildi-kafalarina-silah-dayandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da ruhsatsız silah bulundurmak iddiasıyla gözaltına alınan ve tutuklanan iki kişiye polisler tarafından başlarına çuval geçirilerek ve kafalarına silah dayanarak işkence yapıldığı iddia edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'da 7 Kasım günü Demhat Sağlam ve Hamza Şişman baraj yolunda bankta oturdukları sırada 'ruhsatsız silah bulundurmak' iddiasıyla gözaltına alındı ve çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.</p>

<p>Hamza Şisman'ın ailesi çocuklarına işkence yapıldığını belirterek İHD Adana Şubesine başvurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İHD Adana Şube Başkanı avukat Yakup Ataş, gözaltına alınan Demhat Sağlam ve Hamza Şişman'ın polisler tarafından ıssız bir yere götürüldükleri, başlarına çuval geçirildiği ve kafalarına silah dayandığının iddia edildiğini, İHD üyesi avukatların Adana Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.</p>

<h2>'İŞKENCE İDDİALARI ARAŞTIRILSIN'</h2>

<p>Benzeri vakaların giderek arttığını belirten Ataş, "Benzeri vakıaların giderek artmakta olduğunu kaygıyla görmekteyiz. Bu anlamda İçişleri Bakanlığını ve Adana Cumhuriyet Başsavcılığını belirtmiş olduğumuz işkence ve kötü muamele iddialarının derhal etkin bir şekilde soruşturulması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması için göreve davet ediyor, İHD Adana Şubesi olarak süreci yakından takip edeceğimizi de ayrıca belirtmek istiyoruz" diye konuştu.</p>

<h2>'AÇIK ARAZİDE ÇIPLAK İŞKENCE'</h2>

<p>Demhat Sağlam ve Hamza Şişman'ın avukatı Tugay Bek da şöyle konuştu:</p>

<p>"Polisler, gözaltına aldığı kişileri öncelikle kafasına beyaz bir çuval geçirip, bilinmeyen açık bir araziye götürüp orada çırılçıplak soyuyor, dövüyor, saatlerce tazyikli suyla ıslatıyor, korkutuyor. Gençlerin kafasına silah dayıyor, yere ateş ediyor, çukur kazıp oraya gömeceği yönünde tehditlerde bulunuyor. Bunların hepsini çocuklar ifadelerinde belirttiler. Biz de avukat olarak Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduk.</p>

<p>Şimdi buradan bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Yani polisler böylesi bir suç işliyorlar. Alenen işkence, kötü muamele suçu işliyorlar. Cumhuriyet savcılığı bu suçun faillerini açığa çıkartabilir.Çünkü bu çocukların gözaltına alındığı yer belli. Gözaltına alındığı yerden adli tıp kurumuna getirilme güzergahı belli. Oradan da emniyete geliş güzergahları belli. Bunların hepsinin MOBESE kayıtları incelendiğinde analiz edildiğinde çocukların iddialarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı net bir şekilde ortaya çıkacak. Yeter ki savcılık bu olayı açığa çıkarmak istesin" dedi."</p>

<h2>'ÇOCUKLARIN HİÇBİR ŞEYDEN HABERİ YOK'</h2>

<p>Hamza Şişman'ın babası Abdullah Şişman, polislerin gençlerin oturdukları bank civarında silah bulduklarını ve bu silahın oğlu ve arkadaşının olduğunu iddia ettiklerini söyledi. Şişman, "Çocukların hiçbir şeyden haberi yok. Siz o silahı nereden getirdiniz? Nasıl orada buldunuz? Biz buna inanmıyoruz. Çocukları emniyete götürmüyorlar. Çocukların üstüne su döküyor, çıplak ediyor, çocuklara eziyet çektiriliyor, darp ediyorlar. 'Bu silahı almazsanız çok kötü şeyler gelecek başınıza' diyorlar. Darp ediyorlar. Polisle, silah sıkıyorlar havaya, yere" diye konuştu.</p>

<p>Anne Fadime Şişman da oğlunun daha önce hiçbir suça karışmadığını belirterek, suçsuz yere tutuklandığını söyledi.</p>

<p><b>Kaynak: Artı Gerçek</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/adanada-iskence-iddiasi-baslarina-cuval-gecirildi-kafalarina-silah-dayandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Nov 2023 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/11/adan.jpg" type="image/jpeg" length="48355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AYM'den Veli Saçılık ve annesi Kezban Saçılık için hak ihlali kararı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/aymden-veli-sacilik-ve-annesi-kezban-sacilik-icin-hak-ihlali-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/aymden-veli-sacilik-ve-annesi-kezban-sacilik-icin-hak-ihlali-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AYM, 2017 KHK ile görevlerinden uzaklaştırıldıktan sonra açlık grevine başlayan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek eyleminde darp edilerek gözaltına alınan Veli Saçılık ve polis tarafından yerde tekmelenen Kezban Saçılık hakkında 'hak ihlali' kararı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), 2017'de yılında Ankara'da Yüksel Caddesi'nde düzenledikleri eylemde darp edilerek gözaltına alınan Veli Saçılık ve polis tarafından yerlerde tekmelenen annesi Kezban Saçılık hakkında ağır bir hak ihlali kararı verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AYM, Veli Saçılık'ın, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek vermek için 2017 yılında düzenlediği eylemde polisler tarafından maruz kaldığı müdahaleye ilişkin başvurusunu 6 yıl sonra karara bağladı.</p>

<p>AYM, Saçılık ve annesi hakkında “kötü muamele yasağı” ile “toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal edildiğine” hükmetti.</p>

<p><a href="https://t24.com.tr/haber/aym-den-veli-sacilik-ve-yerlerde-suruklenen-70-yasindaki-annesi-icin-agir-hak-ihlali-karari-insan-haysiyetiyle-bagdasmaz,1140174" rel="nofollow" target="_blank"><b>T24'ten Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre</b> </a>AYM, polisler hakkında açılan soruşturmada, başsavcılığın “müdahale sırasında yaralanmalarının doğal olduğu” gerekçesiyle verdiği takipsizlik kararını da inceledi. Delilleri eksik bulan ve polislerin ifadesinin bile alınmadığına dikkat çeken AYM, olayla ilgili soruşturmanın yenilenmesini istedi.</p>

<h2>'İNSAN HAYSİYETİYLE BAĞDAŞMAYAN MUAMELE'</h2>

<p>“Somut olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde eylemin insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele şeklinde nitelendirilmesi uygun görülmüştür” diyen AYM, Saçılık ve annesine de ayrı ayrı tazminat ödenmesine hükmetti.</p>

<h2>MANEVİ TAZMİNAT KARARI</h2>

<p>“İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlali” kararı da veren AYM, bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yeniden soruşturma başlatmasına karar verdi. AYM, Veli Saçılık ile annesine de ayrı ayrı 20 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/aymden-veli-sacilik-ve-annesi-kezban-sacilik-icin-hak-ihlali-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Nov 2023 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/11/aym-8.jpg" type="image/jpeg" length="41993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mücadele sonuç verdi: Cumartesi Anneleri 30 hafta sonra ilk kez Galatasaray Meydanı’nda açıklama yaptı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mucadele-sonuc-verdi-cumartesi-anneleri-30-hafta-sonra-ilk-kez-galatasaray-meydaninda-aciklama-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mucadele-sonuc-verdi-cumartesi-anneleri-30-hafta-sonra-ilk-kez-galatasaray-meydaninda-aciklama-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi Anneleri/ İnsanları 30 hafta süren engellemenin ardından 972’nci haftalarında ilk defa Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’na çıkmak için bir araya geldi.</p>

<p>Cumartesi Anneleri/ İnsanları ve beraberlerindeki insan hakları savunucuları 972’nci haftalarında 30 hafta süren engellenmelerinin ardından ilk defa ‘Hafıza mekanımız’ dedikleri alanda basın açıklaması okudu.</p>

<h2>KARANFİLLER GALATASARAY MEYDANI’NDA</h2>

<p><a href="https://artigercek.com/guncel/mucadele-sonuc-verdi-cumartesi-anneleri-30-hafta-sonra-ilk-kez-galatasaray-272567h" rel="nofollow" target="_blank"><b>Artı Gerçek’ten Ezgi Yıldız’ın haberine göre,</b></a> basın açıklamasını İkbal Eren’in okuduğu alanda Cumartesi Anneleri/ İnsanları kayıpların akıbetlerini sordu.</p>

<p>İkbal Eren, açıklamayı okumaya başlamadan önce, “Beş buçuk yıl sonra kayıplarımızla buluşma mekanımız olan bu ülkenin vicdanı olan Galatasaray Meydanı’na bulunuyoruz” diyerek kendileriyle dayanışma içinde olan herkese teşekkür etti.</p>

<p>Galatasaray Meydanı'nın hafıza merkezleri olduğunu söyleyen Eren sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu hafta 28 yıldır olduğu gibi Abdülkerim Yurtseven, Mithat Özen nerede demek için Galatasaray Meydanı’ndayız. 28 yıldır soruyoruz kayıplarımız nerede? Devletin kayıplarımızın akibetini açıklamaya, faillerini sorgulamaya ve gerekli etkin bir soruşturma yapmaya davet ediyoruz.”</p>

<p>Açıklamanın ardından Cumartesi Anneleri/ İnsanları alana karanfil bırakıp, geldikleri yol güzergahını kullanarak İnsan Hakları Derneği’ne döndüler.</p>

<h2>GEÇTİĞİMİZ HAFTADAN BUGÜNE MEYDANDAKİ DEĞİŞİKLİKLER</h2>

<p>Anayasa Mahkemesi’nin Cumartesi Anneleri/İnsanlarının eylemlerinin engellenmesine dönük verdiği hak ihlali kararı sonrası Beyoğlu Kaymakamlığı’nca 30 hafta boyunca ablukaya alınıp basın açıklaması yapmaları engellendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>30’uncu haftada polis, gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kız kardeşi Maside Ocak ile yaptığı müzakere sonrası basın açıklamasına engellemiş, alana sadece Ocak’ın karanfil bırakmasına izin vermişti. 29 hafta boyunca gözaltına alınan Cumartesi Anneleri gözaltına alınmamıştı.</p>

<p>HEDEP Urfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya, 700'ncü haftadan bu yana Galatasaray meydanındaki oturma eylemleri yasaklanan ve darbedilerek gözaltına alınan Cumartesi Anneleri ile ilgili soru sormuştu. Bakan Yerlikaya, “Cumartesi Anneleri'nin yaşadığı mağduriyettir. En kısa zamanda sürede çözüm üreteceğiz” demişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mucadele-sonuc-verdi-cumartesi-anneleri-30-hafta-sonra-ilk-kez-galatasaray-meydaninda-aciklama-yapti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Nov 2023 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/11/cumartesi-18.jpg" type="image/jpeg" length="64381"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AYM'nin 'ihlal' kararına rağmen: Cumartesi Anneleri 971’inci haftada da engellendi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/aymnin-ihlal-kararina-ragmen-cumartesi-anneleri-971inci-haftada-da-engellendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/aymnin-ihlal-kararina-ragmen-cumartesi-anneleri-971inci-haftada-da-engellendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için Galatasaray Meydanına çıkmak isteyen Cumartesi Anneleri, bu hafta da engellendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’na çıkmak için bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://artigercek.com/guncel/aymnin-ihlal-kararina-ragmen-cumartesi-anneleri-971inci-haftada-da-engellendi-271659h" rel="nofollow" target="_blank"><b>Artı Gerçek’ten Ezgi Yıldız’ın haberine göre,</b></a> 28 yıldır aynı taleple alana gelen Cumartesi Anneleri/ İnsanları ve beraberlerindeki insan hakları savunucuları 971’inci haftalarında da polis engellemesiyle karşılaştı.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi’nin Cumartesi Anneleri/İnsanlarının eylemlerinin engellenmesine dönük verdiği hak ihlali kararı sonrası Beyoğlu Kaymakamlığı’nca engellenen 30’uncu eylem oldu.</p>

<p>Polis eylemi için İstiklal Caddesi’ni kapatırken Basın çalışanlarını alandan uzaklaştırdı.</p>

<p>Polis Maside Ocak ile yaptığı müzakerenin ardından alana ellerindeki karanfil bırakmasına izin verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/aymnin-ihlal-kararina-ragmen-cumartesi-anneleri-971inci-haftada-da-engellendi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Nov 2023 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/10/cumartesi-15.jpg" type="image/jpeg" length="84303"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumartesi Anneleri’nin davası: Yargılanması gerekenler burada değil]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-annelerinin-davasi-yargilanmasi-gerekenler-burada-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-annelerinin-davasi-yargilanmasi-gerekenler-burada-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi Anneleri’nin 700'üncü hafta buluşmasında gözaltına 46 kişinin davası yine ertelendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi Anneleri’nin 2018 yılındaki 700'üncü hafta buluşmasında gözaltına alınan ve haklarında dava açılan 46 kişinin yargılandığı davanın 11’inci duruşması bugün 27. Ağır Ceza Mahkeme’sinde görüldü. Duruşma 5 Nisan’a ertelendi.</p>

<p>Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eylemine yönelik polis müdahalesinde darbedilen ve aralarında kayıp yakınlarının da olduğu 46 kişi hakkında açılan davanın 11’inci duruşması Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. “</p>

<p>Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla açılan davada sanıklar ve avukatları hazır bulundu.</p>

<h2>“ORTA DA BİR SUÇ YOK”</h2>

<p><a href="https://www.evrensel.net/haber/502712/cumartesi-annelerinin-davasi-yargilanmasi-gerekenler-burada-degil" rel="nofollow" target="_blank"><b>Evrensel’den Eylem Nazlıer’in haberine göre </b></a>Avukat Ahmet Cihan, “Ortada bir suç yoksa ceza da yoktur” diyerek sözlerine başladı ve ekledi:</p>

<p>“Savunmanın alınması da manasız olacaktır. Bu durum sanıklar üzerinde psikolojik bir baskı oluşturmanın ötesine gitmeyecektir. Kayıplarını arayan Cumartesi Anneleri’ni cezalandırmanın ötesine gitmeyecektir. Bu davayı en başından beri Cumartesi İnsanları’nın siyasal sebeplerle cezalandırılması olarak niteledik. Bu dava hukuka aykırıdır. 1995’ten bu yana Galatasaray’da buluşan bu insanlar, trafiği bile aksatmamak için elinden geleni yapıyor. 700’üncü haftada ne oldu? Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu konuştu ve bu insanların yaptığı bütün eylemlere müdahale edildi. Hukuksuz bir şekilde gözaltına alındılar.”</p>

<p>Cihan, eylemin yasak olduğuna dair kararın saat 11’de tebliğ edildiğini ama gözaltıların 10’da başladığına dikkat çekti.</p>

<p>AYM’nin kayıp yakınları ve hak savunucularıyla ilgili hak ihlali kararlarını hatırlatan Cihan,&nbsp; “‘Barışcıl bir eylemdir’ diyor. ‘Burada hukuka aykırı bir şey yok’ diyor ama ‘Güvenlik güçlerinin müdahalesi hukuka aykırıdır’ diyor. ‘İdarenin kararı hukuka aykırıdır’ diyor. Duruşmanın devam etmesi bile bir hak ihlalidir, suçsuzluğu AYM kararıyla sabit olan insanların yargılanmasına devam edilemez. Sorgulanmayan sanıklar var. Onlar konuşsa ne diyecek? ‘Anayasal hakkımı kullandım’ diyecek. Aynı şeyi söyleyecekler.Bu davanın sonunda beraat edeceğiz, buradan başka bir karar çıkmaz. Bu davada bir başka karar istemiyoruz. Derhal beraat istiyoruz. Bu karar müvekkillerimizin ilk günden itibaren suç işlemediğini ortaya koyacaktır” dedi.</p>

<p>Derhal beraat kararı verilmesini gerektiğini söyleyen Cihan, “Sorgulara geçilmemesini talep ediyoruz. AYM kararına aykırılık anlamına gelir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“YARGILANMASI GEREKEN SANIKLAR DEĞİL”</h2>

<p>Cihan'dan sonra avukat Ömer Kavili söz alarak duruşma savcısının mütalaasını değiştirmesini istedi. Hakim, savcıdan yeni mütalaa istemeyince Kavili itiraz etti.</p>

<p>Kavili, “Az evvel meslektaşım AYM kararından söz etti. Her hafta saldırıya uğrayan bu kişilerin evlatlarının kemiğini araması suç değildir. Sizden bir yargıç olarak savcının mütalaasını yeniletmenizi istiyorum. Yargılanması gereken suç sanıklara ait değil çünkü suç işleyen failler burada değil. Kanunsuz ve keyfi uygulamalar bu salonda devam etmekte” dedi. Avukat Kavili, mahkeme başkanının itirazlarını dikkate almaması üzerine tekrar itiraz etti,&nbsp; “İddia makamından gelen mütalaa yetersizdir. Bu salonda AYM kararlarının uygulanmasını istedi meslektaşım, bu talebine dair bir kelime edilmedi” diye konuştu. Kavili, “İstanbul Başsavcısının buraya getirilmesini istiyorum. AYM kararının nasıl uygulanmadığını görsün.</p>

<p>AYM kararının bu salonuna kadar ulaşmamasını anlamak istiyoruz” dedi.</p>

<h2>“SORGU YAPMADAN BERAAT KARARI VERİLMESİNİ İSTİYORUZ”</h2>

<p>Avukat Meriç Eyüboğlu ise AYM'nin hak ihlali kararlarını anlatarak,&nbsp; “Sizden önceki hakimlere de söyledik. Bu davada yargılanan kişiler hakkında AYM'nin üç kararı var. Sorgu yapmadan beraat kararı verebilirsiniz” diye konuştu.</p>

<p>Mahkeme başkanı derhal beraat kararının verilmesi talebinin reddine karar vererek, sanıkların ifadelerinin dinlenmesine geçildi.</p>

<h2>“ANAYASAL HAKKIMIZI KULLANDIK”</h2>

<p>Ahmet Karaca, “Eyleme vicdanı sorumluluğum gereği katıldım. suç işlediğimi düşünmüyor beraatimi istiyorum” dedi. Hakim, Karaca'ya olay günü polis tarafından bir ‘uyarı yapılıp yapılmadığını’ sordu. Karaca, uyarı yapılmadığını söyledi.</p>

<p>Hakan Benli, ise “700. hafta buluşmasına katılmak için Galatasaray'a geliyordum, dayanışmak için. Galatasaray Meydanında çok sayıda polisin olduğunu gördüm. Hazzoplo pasajına girdim.&nbsp; Bir arbede yaşandı, kişisel eşyalarımı düşürdüm. Almak için gittiğimde polis engelleyince bekledim. Polisler aşağı giderken bana bakarak birbirlerine "Alalım mı" dediler. Bu şekilde gözaltına alındım. Anayasal hakkımı kullandım. Bir suçum yok, beraatimi istiyorum” dedi.</p>

<p>Hakan Koç şunları söyledi: “Kayıp anneleriyle dayanışmak için Galatasaray'a gittim. Bir arbede yaşandı ve gözaltına alındık. Eylemin yasaklandığını gözaltına alındıktan sonra polis aracında öğrendim. Suç işlemedim, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemiyorum.”</p>

<p>Koray Kesik ise savunmasında şunları söyledi:</p>

<p>Ters kelepçeyle gözaltına alındım” dedi. Hakim, “Siz görüntü mü alıyordunuz” diye sordu. Kesik, “Ben belgeselciyim uzun zamandır orayı zaten çekiyordum. Polis beni işaret ederek gözaltına alınmamı istedi. Suç işlediğimi düşünüyorum” dedi.</p>

<p>Ulaş Bedri Çelik, “Cumartesi anneleriyle dayanışmak için oradaydım. Suçun unsurları oluşmadığı için ortada suç yok. Anayasal hakkımı kullandım. Eylemin yasaklanmasıyla ilgili herhangi bir bildirimde bulunulmadı” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“YASALARA AYKIRI BİR DAVA”</h2>

<p>Cafer Balcı ise şunları söyledi: “27 yıl boyunca hekimlik yaptım, emekliyim. Sağlık halinin kişinin sadece bedeniyle ilgili olmadığ</p>

<p>ı, toplumsal sağlıkla ilgili olduğunu düşünüyoruz. Bu eylemde yargılanan insanların ruhsal hallerinde bir travma söz konusu. Toplumsal bir travma da söz konusu. Hatta mahkeme heyetine de soruyorum ‘sizin bir yakınınız gözaltında kaybedilseydi, siz bu eylemlere katılmaz mıydınız? Sanıyorum katılırdınız. Bizim gibi ülkelerde hukuk bir sopa olarak kullanılıyor üstümüzde. Biz anayasal hakkımızı kullanarak bu eyleme katıldık. Hakaret edildi, gözaltına alındık. Mağdur olan biziz ama tam tersini yaşıyoruz. Kendi yasalarınıza bile aykırı bir duruşma. Yasalara aykırı bir dava söz konusu. Bunu protesto ediyorum. Yargılanması gerekenler burada değil. Haklıyım vicdanen haklıyım. İnsanlar yakınlarını kaybettiler ve onların yanındayım bundan sonra da yanlarına olmaya devam edeceğim.”</p>

<h2>“ŞİDDETLE GÖZALTINA ALINDIM”</h2>

<p>Rüşa Çakır, “Cumartesi Anneleri’nin eylemi bu mahkemede suç sayılıyor ben buna katılmıyorum. Anonsları hiç duymadım, polislerin yarattığı kargaşada şiddetle gözaltına alındım. Cumartesi Anneleri'nin adalet mücadelesini sonuna kadar savunuyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmiyorum” dedi.</p>

<p>Sadettin Köse, “Yasal hakkımı kullanıp eyleme katıldım ve gözaltına alındım. Herhangi bir yasaklama kararı duymadım” derken</p>

<p>Ferhat Ergen ise şunları söyledi: “Demokratik hakkımızı kullandık ama engellendik. Suç teşkil edecek bir durum yok. Cumartesi Anneleri'nin kayıp olan yakınları yakınım olmasa bile onların adalet mücadelesinin destekleyicisi olmak onurlu bir şey. Bu yüzden oradaydım.”</p>

<p>Kenan Yıldızerler, “ Anayasal hakkımı aradığım için yargılanıyorum. Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Anayasal hakkım hala ihlal edilmeye devam ediyor” dedi.</p>

<p>Jiyan Tosun ve Sebla Arcan detaylı ifade vereceklerini ifade ederek savunmaslarınıdaha sonra yapacağını söyledi.</p>

<h2>DURUŞMA YİNE ERTELENDİ</h2>

<p>Mahkeme, Cihan Gülünay’ın adli kontrol şartının devamına, savunması alınmayan sanıkların savunmalarının tamamlanmasına, eksik hususların giderilmesine karar verdi. Duruşma, 5 Nisan saat 10.00’a ertelendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnsan Hakları, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/cumartesi-annelerinin-davasi-yargilanmasi-gerekenler-burada-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Nov 2023 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/11/cumartesi-17.jpg" type="image/jpeg" length="15989"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
