<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Münevver</title>
    <link>https://www.gazetemunevver.com.tr</link>
    <description>Doğru, Güvenilir ve Tarafsız Habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 14 Sep 2026 22:17:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazete Münevver için yeni bir yol arıyoruz]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/gazete-munevver-icin-yeni-bir-yol-ariyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/gazete-munevver-icin-yeni-bir-yol-ariyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazete Münevver’i kapatmıyoruz, devrediyoruz: Bağımsız gazeteciliğe yeni bir yol arkadaşı arıyoruz]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mesleğimizi patronsuz ve bağımsız yapabilmek için çıktığımız bu yolda, ekonomik koşullar nedeniyle artık Gazete Münevver’i devretme kararı aldık.</p>

<p>Gazete Münevver’i kurarken tek bir amacımız vardı: Kimsenin gölgesinde kalmadan, herhangi bir siyasi yapının, sermaye grubunun ya da çıkar çevresinin yayın organı olmadan gazetecilik yapmak.</p>

<p>Bunun kolay olmadığını biliyorduk.</p>

<p>Ama yine de denedik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin gündemini kendi bakış açımızla, mümkün olduğunca doğru, hızlı ve özgür biçimde aktarmaya çalıştık.</p>

<p>Bazen bir haberin peşinden gittik, bazen saatlerce süren bir gelişmeyi takip ettik. Çok okunacağını bildiğimiz haberler yerine, yapılması gerektiğine inandığımız haberleri yaptık.</p>

<p>Gazete Münevver bugün yalnızca bir internet sitesi değil; arkasında büyük bir emek, zaman, mücadele ve hayal bulunan bir gazetecilik girişimidir.</p>

<p>Ancak bugün geldiğimiz noktada önümüzde inkâr edemeyeceğimiz bir gerçek var: Hem başka mecralarda çalışıp hayatımızı idame ettirmek hem de Gazete Münevver’i sürdürmek için çok uzun süre çabaladık.</p>

<p>Ancak, hem ekonomik olarak bu yapıyı tek başımıza sürdürebilecek durumda değiliz.</p>

<p>İnternet haberciliğinin maliyetleri her geçen gün artarken; teknik altyapı, sunucu, yazılım, alan adı, haber üretimi, ekipman ve insan kaynağı gibi giderleri karşılamak giderek daha zor hale geldi.</p>

<p>Bağımsız kalmanın bedelini uzun süre kendi imkânlarımızla karşılamaya çalıştık.</p>

<p>Bunu yaparken gazetecilik çizgimizden taviz vermemeye özen gösterdik.</p>

<p>Fakat artık geldiğimiz noktada, Gazete Münevver’i kapatmak yerine, bu mücadeleyi sürdürebilecek yeni bir yol arkadaşı arıyoruz.</p>

<p><strong>Gazete Münevver’i neden satıyoruz?</strong></p>

<p>Bu kararın arkasında gazetecilikten vazgeçmek değil, tam tersine Gazete Münevver’in yaşamaya devam etmesini istemek var.</p>

<p>Bugüne kadar oluşturduğumuz haber arşivinin, alan adının, markanın, sosyal medya hesaplarının ve okuyucu kitlesinin yok olup gitmesini istemiyoruz.</p>

<p>Bu nedenle Gazete Münevver’i, siteyi daha ileriye taşıyabilecek, gazeteciliğe ve dijital medyaya yatırım yapmak isteyen kişi veya kurumlara devretmek istiyoruz.</p>

<p>Bizim için önemli olan yalnızca ekonomik bir satış gerçekleştirmek değil.</p>

<p>Gazete Münevver’in bağımsız, özgür ve nitelikli bir yayın organı olarak yoluna devam edebilmesi.</p>

<p><a href="https://www.gazetemunevver.com.tr/baslarken" target="_blank"><strong>BAŞLARKEN!</strong></a></p>

<p>Bu siteyi kolay kurmadık.</p>

<p>Gazete Münevver’in bugün geldiği noktaya ulaşması için çok emek verdik.</p>

<p>Haber peşinde koşarken, kimi zaman ekonomik sıkıntılarla, kimi zaman teknik sorunlarla, kimi zaman da gazeteciliğin Türkiye’de karşı karşıya kaldığı baskılarla mücadele ettik.</p>

<p>Buna rağmen yayın hayatımızı sürdürdük.</p>

<p>Bugün sitemizde Van’dan Türkiye’ye, politikadan ekonomiye, sağlıktan spora, dünyadan kültür-sanata kadar çok farklı alanlarda haber ve yazılar yer alıyor.</p>

<p>Bu arşiv, bizim için yalnızca internet üzerinde duran sayfalardan oluşmuyor.</p>

<p>Her haberin arkasında bir emek var.</p>

<p>Gazete Münevver’i satın almak veya devralmak isteyen kişi ya da kurumların bizimle iletişime geçmesini istiyoruz.</p>

<p>Bizim önceliğimiz, Gazete Münevver’in emeğine, geçmişine ve yayıncılık iddiasına değer verecek bir kişi veya yapıyla anlaşmak.</p>

<p>Elbette ekonomik koşullar belirleyici olacak. Ancak bizim için en az bunun kadar önemli olan bir başka konu daha var:</p>

<p>Gazete Münevver’in bir haber sitesi olarak yaşamaya devam etmesi.</p>

<p>Çünkü biz bu siteyi yalnızca para kazanmak için kurmadık.</p>

<p>Bir şey söylemek, haber yapmak, görünmeyeni görünür kılmak ve bağımsız gazeteciliğin mümkün olduğunu göstermek için kurduk.</p>

<p>Bugün ekonomik nedenlerle devretmek istesek de bu inancımızdan vazgeçmiş değiliz.</p>

<p>Gazete Münevver’i bugüne kadar takip eden, haberlerimizi paylaşan, eleştiren, destekleyen ve bize güvenen bütün okurlarımıza teşekkür ediyoruz.</p>

<p>Bizi yalnız bırakmayan gazetecilere, yazarlarımıza, haber kaynaklarımıza ve emeği geçen herkese de ayrıca teşekkür borçluyuz.</p>

<p>Belki Gazete Münevver’i başka bir ekip sürdürecek.</p>

<p>Belki başka bir gazeteci bu bayrağı devralacak.</p>

<p>Ama biz biliyoruz ki bağımsız gazetecilik için verilen mücadele, bir internet sitesinin ömründen çok daha büyük.</p>

<p>Gazete Münevver’i bugüne kadar nasıl büyük bir emekle taşıdıysak, şimdi de onu yaşatabilecek birine teslim etmek istiyoruz.</p>

<p>İlgilenen kişi veya kurumların bizimle iletişime geçmesini bekliyoruz.</p>

<p>İletişim: [gazetemunevver@gmail.com manduz745@gmail.com / 05413275676]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Basın Özgürlüğü, Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/gazete-munevver-icin-yeni-bir-yol-ariyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/06/marks.jpg" type="image/jpeg" length="58798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akın Gürlek imzaladı: 81 ile genelge, savcılıklara talimat]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/akin-gurlek-imzaladi-81-ile-genelge-savciliklara-talimat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/akin-gurlek-imzaladi-81-ile-genelge-savciliklara-talimat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek imzasıyla 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet Başsavcılığına, “Ailenin, Gençlerin ve Toplumun Genel Ahlaka Aykırı ve Olumsuz Etkileyen İçerik ve Oluşumlardan Korunması” başlıklı genelge gönderildi. Genelgede çocuk ve gençleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere ilişkin ihbarların gecikmeden değerlendirilmesi, dijital delillerin korunması ve gerekli hallerde erişim engeli uygulanması istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı, çocukları, gençleri ve aileleri hedef alan suç ve zararlı içeriklere karşı yeni bir adım attı. Bakan Akın Gürlek’in imzasını taşıyan genelge, 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Genelgeyle savcılıklardan, çocukları ve gençleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere ilişkin ihbarları gecikmeden değerlendirmeleri, dijital delilleri muhafaza altına almaları ve gerekli durumlarda içerik çıkarma ile erişim engelleme tedbirlerini uygulamaları istendi.</p>

<p><strong>SAVCILIKLARA 7 BAŞLIKTA TALİMAT</strong></p>

<p>Genelgede başsavcılıklardan şu adımların atılması istendi:</p>

<p>Çocukları ve gençleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere ilişkin ihbarların gecikmeksizin değerlendirilmesi,</p>

<p>Dijital delillerin derhal tespit edilerek muhafaza altına alınması,</p>

<p>Gerekli hallerde içerik çıkarma ve erişim engelleme tedbirlerinin uygulanması,</p>

<p>Organize yapı şüphesi bulunması halinde örgütlü suç hükümlerinin devreye alınması,</p>

<p>Suçtan gelir elde edildiğine ilişkin emare bulunması durumunda eş zamanlı mali soruşturma yürütülmesi,</p>

<p>Mağdur çocukların ikinci kez örselenmesini önleyecek koruyucu tedbirlerin eksiksiz uygulanması,</p>

<p>İlgili kurumlarla güçlü ve sürekli koordinasyon sağlanması.</p>

<p>Genelgenin, çocuk ve gençlerin dijital ortam başta olmak üzere suç teşkil eden ve genel ahlaka aykırı içeriklerden korunmasına yönelik adli sürecin daha etkin yürütülmesini amaçladığı belirtildi.</p>

<p><strong>GÜRLEK: “ÇOCUKLARIMIZIN ÜSTÜN YARARI TARTIŞMAYA AÇIK DEĞİLDİR”</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek de genelgeye ilişkin açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu 2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı vizyonu doğrultusunda aileyi, çocukları ve gençleri istismar, müstehcenlik, suç ve zararlı içeriklerden korumaya yönelik mücadelenin sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Gürlek, paylaşımında şunları söyledi:</p>

<p>“Bugün, 81 ilimizdeki 175 ağır ceza Cumhuriyet Başsavcılığımıza kapsamlı bir yazı gönderdik. Başsavcılıklarımızdan; - Çocukları ve gençleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere ilişkin ihbarların gecikmeksizin değerlendirilmesini, - Dijital delillerin derhal tespit edilerek muhafaza altına alınmasını, - Gerekli hâllerde içerik çıkarma ve erişim engelleme tedbirlerinin uygulanmasını, - Organize yapı şüphesinde örgütlü suç hükümlerinin devreye alınmasını, - Suçtan gelir elde edildiğine dair emare bulunması hâlinde eş zamanlı mali soruşturma yürütülmesini, - Mağdur çocukların ikincil örselenmesini önleyecek koruyucu tedbirlerin eksiksiz uygulanmasını, - İlgili kurumlarla güçlü ve sürekli koordinasyon sağlanmasını istedik.”</p>

<p>Gürlek açıklamasını şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Çocuklarımızın üstün yararı bizim için tartışmaya açık değildir. Aile kurumunu, gençlerimizin geleceğini ve toplum düzenimizi hedef alan hiçbir suç yapılanmasına müsamaha göstermeyeceğiz. Dijital mecralarda da fiziki dünyada da hukuk devletinin gereğini kararlılıkla yerine getireceğiz. Ailemizi koruyacağız. Çocuklarımızı koruyacağız. Geleceğimizi koruyacağız!”</p>

<p><strong>DİJİTAL MECRALARA YÖNELİK TEDBİR VURGUSU</strong></p>

<p>Genelgede dijital delillerin hızlı şekilde tespit edilmesi ve muhafaza altına alınması özellikle vurgulandı. Gerekli görülmesi halinde içerik çıkarma ve erişim engelleme tedbirlerinin uygulanması istendi.</p>

<p>Organize bir yapı şüphesi bulunması halinde örgütlü suç hükümlerinin işletilmesi, suçtan gelir elde edildiğine ilişkin emare bulunması durumunda ise adli soruşturmayla birlikte mali soruşturma yürütülmesi talimatı verildi.</p>

<p><strong>MAĞDUR ÇOCUKLAR İÇİN KORUYUCU TEDBİR</strong></p>

<p>Genelgede, suç soruşturmalarının mağdur çocuklar açısından yeni bir mağduriyete dönüşmemesi için koruyucu tedbirlere de yer verildi.</p>

<p>Bu kapsamda, mağdur çocukların ikincil örselenmesini önleyecek tedbirlerin eksiksiz uygulanması ve ilgili kurumlarla sürekli koordinasyon sağlanması istendi.</p>

<p><strong>GÜRLEK’İN YENİ GENELGESİ “AİLEM GÜVENDE” OPERASYONLARININ ARDINDAN GELDİ</strong></p>

<p>Genelge, Adalet Bakanlığı’nın çocuklar, gençler ve ailelere yönelik suç ve istismar iddialarına ilişkin son dönemde attığı adımların ardından geldi. Bakanlık, 13 Eylül’de “Ailem Güvende” adı verilen operasyonlarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yapıldığını açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/akin-gurlek-imzaladi-81-ile-genelge-savciliklara-talimat</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/akin-3.webp" type="image/jpeg" length="17988"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çerçeve yasa sonrası kritik aşama: MGK kararı için Aralık işaret edildi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/cerceve-yasa-sonrasi-kritik-asama-mgk-karari-icin-aralik-isaret-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/cerceve-yasa-sonrasi-kritik-asama-mgk-karari-icin-aralik-isaret-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan ve 10 Ağustos’ta TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen çerçeve yasa Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. AKP İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, yasanın uygulanması için MGK’nin gerekli değerlendirmeyi tamamlaması gerektiğini belirterek, “Öngörüm MGK kararının Aralık ayına kadar verileceği yönündedir” dedi. Bilici, düzenlemenin “otomatik af” anlamına gelmediğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”, 18 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasanın uygulanmasında MGK’nin yapacağı değerlendirmenin kritik aşama olduğu belirtilirken, AKP İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, kararın Aralık ayına kadar çıkmasını beklediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“MGK KARARININ ARALIK AYINA KADAR VERİLECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUM”</strong></p>

<p>Gelecek Partisi’nden AKP’ye geçen İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, çerçeve yasanın yürürlüğe girmesinin önemli bir aşama olduğunu söyledi.</p>

<p>Yasanın kendiliğinden sonuç doğuran veya otomatik olarak uygulanan bir düzenleme olmadığını belirten Bilici, ilgili hukuki şartların yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bilici, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bu düzenleme kendiliğinden sonuç doğuran veya otomatik olarak uygulanan bir süreç değildir. Kanunda öngörülen hukuki süreçlerin ve şartların eksiksiz biçimde yerine getirilmesi esastır.”</p>

<p>Kanunun uygulanabilmesi için öncelikle MGK’nin ilgili şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin değerlendirmesini tamamlaması gerektiğini belirten Bilici, “Cevdet Yılmaz başkanlığında yürütülecek çalışmalar kapsamında, öngörüm; MGK kararının Aralık ayına kadar verileceği yönündedir” dedi.</p>

<p>Bilici, bu aşama tamamlanmadan herhangi bir işlem tesis edilmesinin söz konusu olmadığını savundu.</p>

<p><strong>“OTOMATİK AF NİTELİĞİ TAŞIMIYOR”</strong></p>

<p>MGK kararının ardından sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bilici, kanunda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde başvuru süreçlerinin başlayacağını ve yargı mercilerinin değerlendirmelerinin devreye gireceğini söyledi.</p>

<p>Bilici, her dosyanın kendi hukuki şartları içerisinde inceleneceğini belirterek, düzenlemenin kamuoyunda zaman zaman ifade edildiği biçimiyle “otomatik bir af” niteliğinde olmadığını söyledi.</p>

<p>“Her dosya, kendi hukuki şartları içinde incelenecek; işlemler, ilgili makamların kararları doğrultusunda yürütülecektir.”</p>

<p>Bilici, sürecin hukuk devleti ilkeleri ve yürürlükteki yasal çerçeve doğrultusunda yürütüleceğini ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da güvenlik, huzur, birlik ve beraberlik vurgusu yaptığını hatırlatan Bilici, atılacak adımların devlet ciddiyeti, hukukun üstünlüğü ve toplumun ortak menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirileceğini söyledi.</p>

<p><strong>AKP SÜRECİ SAHADA ANLATACAK</strong></p>

<p>Bilici, AKP Teşkilat Başkanlığı koordinasyonunda sürece ilişkin kapsamlı bir anlatma ve bilgilendirme programı hazırlanacağını açıkladı.</p>

<p>Çalışmalara milletvekilleri, bakanlar ve teşkilat mensuplarının katılacağını belirten Bilici, il ve ilçelerde vatandaşlarla bir araya gelinerek sürecin bütün yönleriyle anlatılacağını söyledi.</p>

<p>Bilici, vatandaşların sorularının dinleneceğini ve doğru bilgilerin doğrudan paylaşılacağını belirterek, sürecin şeffaf biçimde ilerlemesine katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p><strong>“MECLİS’İN SORUMLULUĞU BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”</strong></p>

<p>Sürecin ilerlemesinde TBMM’nin rolüne de dikkat çeken Bilici, Meclis’in üstleneceği sorumluluğun yanı sıra kurulması öngörülen izleme mekanizmaları ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Bilici, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Sürecin sağlıklı biçimde ilerleyebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üstleneceği sorumluluk, kurulması öngörülen izleme mekanizmaları ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyon büyük önem taşımaktadır.”</p>

<p>Bilici, ortak hedefin Türkiye’nin huzurunu, güvenliğini ve kardeşlik hukukunu güçlendiren kalıcı ve sağlıklı bir sonuca ulaşmak olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>ÇERÇEVE YASA YÜRÜRLÜKTE</strong></p>

<p>Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak anılan 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir Takip ve Değerlendirme Kurulu oluşturuldu; kurulun ilk toplantısı 24 Ağustos’ta gerçekleştirildi ve dört alt komisyon oluşturuldu.</p>

<p>Böylece süreçte yasanın çıkarılması aşaması tamamlanırken, MGK’nin yapacağı değerlendirmenin ardından atılacak adımlar yeni aşamanın temel başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bilici’nin açıklaması ise MGK kararının zamanlamasına ilişkin kişisel öngörüsü niteliğinde: Milletvekili, kararın Aralık 2026’ya kadar alınabileceğini tahmin ediyor; bu tarih henüz resmen ilan edilmiş bir MGK takvimi değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/cerceve-yasa-sonrasi-kritik-asama-mgk-karari-icin-aralik-isaret-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/cerceve.webp" type="image/jpeg" length="49297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evrensel, Amnesty Türkiye ve MLSA’nın hesapları erişime engellendi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/evrensel-amnesty-turkiye-ve-mlsanin-hesaplari-erisime-engellendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/evrensel-amnesty-turkiye-ve-mlsanin-hesaplari-erisime-engellendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evrensel gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) de aralarında bulunduğu çok sayıda X ve Instagram hesabına erişim engeli getirildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kararın “müstehcen içerik ve LGBT propagandası niteliğinde paylaşımlar” ile devam eden adli soruşturmaları hedef gösteren içerikler gerekçesiyle alındığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsan hakları örgütleri, gazeteciler, sendikalar ve LGBTİ+ örgütlerinin hedef alındığı “Ailem Güvende” operasyonlarının ardından sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engelleri genişledi. Aralarında Evrensel gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) de bulunduğu çok sayıda X ve Instagram hesabı, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 13 Eylül 2026 tarihli ve 2026/9112 sayılı kararıyla erişime engellendi. Güncel haberlerde de söz konusu hesapların Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla engellendiği doğrulanıyor.</p>

<p><strong>BAŞSAVCILIK: “MÜSTEHCEN İÇERİK VE LGBT PROPAGANDASI”</strong></p>

<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, erişim engeli kararına ilişkin açıklamasında, çok sayıda sosyal medya hesabı hakkında soruşturma yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>Başsavcılığın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>“Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, çok sayıda müstehcen içerik ve LGBT propagandası niteliğinde paylaşımlarda bulunan ve devam eden adli soruşturmaları hedef gösteren sosyal medya hesapları hakkında başlatılan soruşturma kapsamında…”</p>

<p>Açıklamada, Başsavcılığın talebi üzerine Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından söz konusu sosyal medya hesapları hakkında erişimin engellenmesi kararı verildiği ve kararın uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) bildirildiği belirtildi.</p>

<p><strong>EVRENSEL: “DİJİTAL SANSÜRÜN SON ADRESLERİNDEN BİRİ”</strong></p>

<p>Evrensel gazetesi, hesabına ilişkin erişim engeli kararının henüz X tarafından uygulanmadığını belirterek okurlarına dayanışma çağrısı yaptı.</p>

<p>Gazete tarafından yapılan açıklamada, kararın “Ailem Güvende” operasyonlarıyla eş zamanlı yürütülen dijital sansürün bir parçası olduğu savunuldu.</p>

<p>Evrensel, 31 yıllık yayın hayatı boyunca toplatma ve kapatma girişimleriyle, davalarla, soruşturmalarla, ilan ambargoları ve para cezalarıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, okurlarına dayanışmayı büyütme ve abone olma çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>İLK ERİŞİM ENGELLERİ 12 EYLÜL’DE GELDİ</strong></p>

<p>Sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin 12 Eylül’de başladığı belirtildi.</p>

<p>İnsan hakları ve LGBTİ+ alanında faaliyet gösteren çok sayıda dernek, örgüt ve topluluğun hesaplarının ardından, aralarında üniversitelerdeki LGBTİ+ topluluklarının da bulunduğu çok sayıda hesap daha 13 Eylül’de düzenlenen “Ailem Güvende” operasyonları öncesinde erişime engellendi.</p>

<p>13 Eylül’de ise engel kapsamı daha da genişledi. Güncel kaynaklarda Evrensel, Amnesty Türkiye, Barış Akademisyenleri, MLSA, Mor Dayanışma, Kaos GL Haber ve TİP LGBTİ+ gibi hesapların da aralarında bulunduğu çok sayıda hesabın erişime engellendiği aktarılıyor.</p>

<p><strong>ÇOK SAYIDA ÖRGÜT VE GAZETECİNİN HESABI LİSTEDE</strong></p>

<p>Erişim engeli getirildiği belirtilen hesaplardan bazıları şöyle:</p>

<p>Evrensel Gazetesi – @evrenselgzt</p>

<p>Amnesty Türkiye – @aforgutu</p>

<p>Barış Akademisyenleri – @BarisAkademik</p>

<p>Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) – @mlsaturkey</p>

<p>Adalet İçin Hukukçular – @adaletsosyalizm</p>

<p>Mor Dayanışma – @mor_dayanisma</p>

<p>TİP LGBTİ+ – @tiplgbtiburo</p>

<p>Kaos GL – @KaosGLHaber</p>

<p>Aralık Feminist Kolektif – @aralikfeminist_</p>

<p>Eren Keskin – @KeskinEren1</p>

<p>Barbaros Altuğ – @barbarosaltug</p>

<p>Elf'in Postası – @elfinpostasi1</p>

<p>Fırat Fıstık – @firatfistik</p>

<p>Kadın Savunması – @kadin_savunmasi</p>

<p>Özlem Akarsu Çelik – @oakarsucelik</p>

<p>UMUT-SEN – @umutsendikası_</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HAK İnisiyatifi – @HAKinsiyatifi</p>

<p>Travma Çalışmaları – @TravmaDernek</p>

<p>Sena Yazıbağlı – @snyzbgl</p>

<p>Ali İsmail Korkmaz Vakfı – @Alikev_org</p>

<p>Özgür Genç Kadın – @ozgurgenckadin4</p>

<p>Yıldız Tar – @yildiztaryeni</p>

<p>Tamer Doğan – @petrocelli1871</p>

<p>Mahallede LGBTİ – @mahalledelgbti</p>

<p>İrem Afşin – @iremafsin</p>

<p>Kuir Direniş – @kuirdirenis</p>

<p>Toplumsal Muhalefet – @ToplumsalMht157</p>

<p>Kırkyama Kadın – @kirkyamakadin</p>

<p>İklim Adaleti Koalisyonu – @iklimadalet_k</p>

<p>Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliği kararının yayımlanan listesinde Evrensel gazetesinin X hesabının yer almamasının, erişim engeli getirilen hesapların sayısının daha yüksek olabileceği değerlendirmesine yol açtığı belirtildi.</p>

<p><strong>“AİLEM GÜVENDE” OPERASYONUNDA 162 ŞÜPHELİ</strong></p>

<p>Erişim engelleri, 13 Eylül’de İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda 15 ili kapsayacak şekilde düzenlenen “Ailem Güvende” operasyonlarının ardından geldi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre operasyonlarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldı.</p>

<p>Erişim engellerine ilişkin kararın gerekçesinde yer alan suçlamalar ise Başsavcılığın açıklaması olarak aktarılıyor; hesap sahipleri açısından bu suçlamaların kesinleşmiş bir yargı kararı olmadığına dikkat edilmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/evrensel-amnesty-turkiye-ve-mlsanin-hesaplari-erisime-engellendi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/08/sansur-777x437.jpg" type="image/jpeg" length="58758"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP, kurultay davasındaki temyiz başvurusundan feragat etti]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/chp-kurultay-davasindaki-temyiz-basvurusundan-feragat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/chp-kurultay-davasindaki-temyiz-basvurusundan-feragat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP, 38. Olağan Kurultay’ın “mutlak butlan” ile sakatlandığı yönündeki Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkin yaptığı temyiz başvurusunu geri çekti. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kararın olağan kurultay sürecini geciktirmemesi amacıyla alındığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 38. Olağan Kurultay hakkında verdiği “mutlak butlan” kararına yönelik temyiz başvurusundan feragat etti.</p>

<p>Kararı CHP Sözcüsü Müslim Sarı duyurdu. Sarı, temyiz incelemesinin uzun sürmesinin partinin olağan kurultay sürecini geciktirebileceği değerlendirmesiyle başvurudan vazgeçildiğini belirtti.</p>

<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs tarihli kararında CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” ile sakatlandığına ve iptaline hükmetmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme ayrıca, karar kesinleşinceye kadar 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesinde görevde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görev üstlenmelerine veya göreve iade edilmelerine karar vermişti.</p>

<p><strong>DOSYA YARGITAY’A GÖNDERİLMİŞTİ</strong></p>

<p>Kararın temyiz edilmesinin ardından dosya, adli tatil başlamadan önce 17 Temmuz Cuma günü Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderildi.</p>

<p>Yargıtay’daki dosyanın durumu önce “kayıt aşamasında” olarak görünürken daha sonra “ön inceleme” aşamasına geçti. Bu aşamada dosyanın teslim edileceği tetkik hâkiminin inceleme yaparak rapor hazırlaması ve raporu Yargıtay 3. Hukuk Dairesi heyetine sunması bekleniyordu.</p>

<p>CHP ise Yargıtay incelemesi devam ederken temyiz başvurusundan feragat etme kararı aldı.</p>

<p><strong>“KURULTAY SÜRECİNİN GECİKMEMESİ İÇİN”</strong></p>

<p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kararın gerekçesini şöyle açıkladı:</p>

<p>“Partimiz, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 2026/32 Esas, 2026/658 Karar sayılı ilamına yönelik daha önce yapılmış olan temyiz başvurusundan feragat etme kararı almıştır.</p>

<p>10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu toplantısında açıklanan olağan kongre takvimi doğrultusunda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir an önce meşru ve sağlıklı bir kurultay sürecini tamamlaması hedeflenmektedir.</p>

<p>Temyize taraf olan Özgür Özel ve arkadaşlarının partimizden istifa ederek yeni bir parti kurmuş olmaları, söz konusu kişilerin taraf olma durumunu ortadan kaldırmıştır. Ayrıca partimizin olağan kurultay takviminin işlemeye başlamış olması nedeniyle davanın bir an önce karara bağlanması gereği ortaya çıkmıştır.</p>

<p>Temyiz incelemesinin uzun sürmesinin kurultay sürecini geciktirebileceği değerlendirilerek alınan bu karar doğrultusunda, CHP adına yapılmış temyiz başvurusundan feragat edilmiştir.”</p>

<p>Sarı, CHP’nin bundan sonraki süreçte örgütün iradesi ve partinin demokratik işleyişi doğrultusunda kurultay sürecinin en kısa sürede ve sağlıklı biçimde tamamlanması için çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>Daha önce CHP üyeleri Kamile Bahar Özel, Yılmaz Özkanat ve Hatip Karaslan da mutlak butlan kararına yönelik temyiz haklarından feragat etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/chp-kurultay-davasindaki-temyiz-basvurusundan-feragat-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/09/chp-67.webp" type="image/jpeg" length="82924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öcalan’dan, Rojava açıklaması: Provokasyonlara karşı diyalog ve müzakere çağrısı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ocalandan-rojava-aciklamasi-provokasyonlara-karsi-diyalog-ve-muzakere-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ocalandan-rojava-aciklamasi-provokasyonlara-karsi-diyalog-ve-muzakere-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, 13 Eylül’de Abdullah Öcalan ile görüştü. Heyetin paylaştığı mesajda Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yeni bir aşamada olduğunu belirterek hukuki ve siyasi düzenlemelerin geciktirilmemesi çağrısı yaptı. Öcalan, Rojava’daki gelişmelere ilişkin ise sorunların diyalog ve müzakere temelinde ele alınması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti İmralı Heyeti’nde yer alan Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, 13 Eylül’de İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile görüştü. Görüşmenin ardından heyet, Öcalan’ın mesajını yazılı açıklamayla kamuoyuna duyurdu. Öcalan mesajında, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tarihi sorumlulukların gecikmeden yerine getirilmesini gerektiren bir aşamada olduğunu belirterek, yasanın ardından karşılıklı pratik adımların atılması ve kurulların aktif şekilde çalışmaya başlamasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“BARIŞ İRADESİ SOMUT HUKUKİ VE SİYASİ DÜZENLEMELERLE GÜVENCE ALTINA ALINMALI”</strong></p>

<p>Öcalan, mesajında sürecin bundan sonraki aşamasında atılması gereken adımlara dikkat çekti.</p>

<p>“Barış ve Demokratik Toplum Süreci, tarihi sorumlulukların gecikmeden yerine getirilmesini gerektiren bir aşamadadır” diyen Öcalan, yasanın çıkmasının ardından karşılıklı pratik adımların atılmasının ve kurulların aktif olarak çalışmaya başlamasının büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Öcalan, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Benim amacım barış ve siyasallaşmanın gerçekleştirilmesidir. Barışın karşılığı silah bırakmaya, siyasallaşmanın karşılığı demokratik siyaset ve demokratik topluma tekabül eder. Türkiye’nin önünde tarihsel bir fırsat bulunmaktadır.”</p>

<p>Bu fırsatın kalıcı bir barış ve demokratik çözüme ulaştırılması gerektiğini belirten Öcalan, herkesin ve her kesimin bu bilinçle hareket etmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Öcalan ayrıca barış iradesinin somut hukuki ve siyasi düzenlemelerle güvence altına alınması gerektiğini belirterek bunun ertelenemeyecek bir görev olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“ROJAVA’DAKİ OLAYLAR BU ÇERÇEVEDE DEĞERLENDİRİLMELİ”</strong></p>

<p>Mesajının önemli bölümünü Ortadoğu’daki gelişmelere ve Rojava’ya ayıran Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öcalan, sürecin Ortadoğu’daki tüm halkların ve inançların barış içinde, özgür ve eşit şekilde bir arada yaşamasını hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Bölgedeki gelişmelerin süreci doğrudan etkilediğine dikkat çeken Öcalan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bölgedeki gelişmeler, sürecin hassas dengeler üzerinde işlediğini açıkça göstermektedir ve bunlar süreci doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle muhtemel provokasyonların boşa çıkarılması için bölgedeki sorunların diyalog ve müzakere temelinde ele alınması esas olmalıdır.”</p>

<p>Öcalan, mesajını “Rojava’da gerçekleşen olaylar da bu çerçevede değerlendirilmelidir” sözleriyle tamamladı.</p>

<p><strong>HEYETİN İMRALI ZİYARETİ</strong></p>

<p>Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol’dan oluşan heyet, 13 Eylül’de Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası’na hareket etmişti. Heyetin son görüşmesi 2 Ağustos’ta gerçekleşmişti.</p>

<p>13 Eylül’deki görüşme, heyetin 2 Ağustos’taki ziyaretinden sonraki ilk İmralı görüşmesi oldu. Görüşmenin ardından heyet adadan ayrıldı ve Öcalan’ın mesajını kamuoyuyla paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ocalandan-rojava-aciklamasi-provokasyonlara-karsi-diyalog-ve-muzakere-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/ocalan-18.webp" type="image/jpeg" length="59579"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kozinoğlu soruşturmasında Kurtlar Vadisi detayı: 3 senarist ifadeye çağrıldı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/kozinoglu-sorusturmasinda-kurtlar-vadisi-detayi-3-senarist-ifadeye-cagrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/kozinoglu-sorusturmasinda-kurtlar-vadisi-detayi-3-senarist-ifadeye-cagrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2011 yılında Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Kozinoğlu’nun yıllar önce hazırladığı Kurtlar Vadisi raporu ile dizideki “Kazım Kaşifoğlu” karakterinin ölüm sahnesi yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın 14 Eylül 2026’da “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadelerinin alınacağını açıkladı.</p>

<p>Kozinoğlu’nun ölümünün ardından dizinin bazı bölümlerinde yer alan “Kazım Kaşifoğlu” karakteriyle gerçek yaşamı arasındaki benzerlikler daha önce de gündeme gelmişti. Senaristlerin ifadeye çağrılmasıyla birlikte bu sahneler ve Kozinoğlu’nun yıllar önce hazırladığı Kurtlar Vadisi raporu yeniden tartışılmaya başlandı.</p>

<p><strong>KOZİNOĞLU’NUN HAZIRLADIĞI KURTLAR VADİSİ RAPORU</strong></p>

<p>Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın ifadeye çağrılması sonrası, Kaşif Kozinoğlu’nun yıllar önce hazırlayarak dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’a sunduğu öne sürülen Kurtlar Vadisi raporu yeniden gündeme geldi.</p>

<p>2004 yılında Milliyet gazetesinde Tolga Şardan imzasıyla yayımlandığı aktarılan haberde, raporda diziye ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerin bulunduğu belirtilmişti. Raporda, dizinin Karagümrük çetesi lideri Nuri Ergin’in (Nuriş) yönlendirmeleriyle senarist Raci Şaşmaz ve yönetmen Osman Sınav tarafından gerçekleştirildiği iddiası yer alıyordu.</p>

<p>Raporda ayrıca dizideki bazı karakterlerin gerçek hayattaki suç örgütü liderlerinden esinlendiği ileri sürülüyordu. Buna göre dizideki Çakır karakterinin Alaattin Çakıcı’yı, “Halit” karakterinin ise Nuri Ergin’i temsil ettiği iddia ediliyordu.</p>

<p>Raporda dizinin finansmanına ilişkin de çeşitli iddialar yer alıyordu.</p>

<p><strong>RAPORDA MEHMET AĞAR’IN ADI DA GEÇİYORDU</strong></p>

<p>Raporda Raci Şaşmaz’ın, Elazığ’da yaşayan Kadiri Cemaati lideri ve eski Elazığ Milletvekili Abdülkadir Şaşmaz’ın akrabası olduğu, Polat Alemdar karakterini canlandıran Necati Şaşmaz’ın da Raci Şaşmaz’ın kardeşi olduğu belirtiliyordu.</p>

<p>Raporda ayrıca dönemin İçişleri ve Emniyet bürokrasisinde önemli görevlerde bulunmuş Mehmet Ağar’ın Abdülkadir Şaşmaz ile yakın ilişkisi olduğu ve dizinin yönetmeni Osman Sınav’ı İstanbul Emniyet Müdürlüğü döneminden tanıdığı yönünde değerlendirmeler bulunuyordu.</p>

<p><strong>“HASAN ATİLLA UĞUR’DAN ALIYORLARDI” İDDİASI</strong></p>

<p>Kozinoğlu’nun raporunda, Raci Şaşmaz ile Osman Sınav’ın dizide işlenen devlet-mafya-güvenlik güçleri ilişkilerine dair bazı argümanları, dönemin Jandarma İstihbarat Başkan Yardımcısı Albay Hasan Atilla Uğur’dan aldığı ileri sürülüyordu.</p>

<p>Söz konusu iddialar, raporda yer alan değerlendirmeler olarak aktarılıyor; ifadeye çağrılan senaristlerin bu iddialarla ilgili ne söyleyeceği ise soruşturma kapsamında alınacak ifadeler sonrasında netleşecek.</p>

<p><strong>“KAZIM KAŞİFOĞLU” KARAKTERİ DOSYANIN ODAĞINDA</strong></p>

<p>Senaristlerin ifadeye çağrılmasında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin bazı bölümlerinde yer alan “Kazım Kaşifoğlu” karakterine ilişkin sahnelerin de etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Dosyada yer alan tespitlere göre dizinin 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136. bölümünde, “Kazım Kaşifoğlu” isimli karakter bir hücrede tutuluyor ve Polat Alemdar’ın hediyesi olarak Yaşar Ağa’ya teslim ediliyordu.</p>

<p>Yaşar Ağa tarafından darp edilen Kaşifoğlu’na, yanındaki İlhan isimli karakterin “Kaşifoğlu! Azrailin benim, Kaşifoğlu seni ben öldüreceğim” şeklinde tehditte bulunduğu sahne yer alıyordu.</p>

<p>Bu bölümün yayımlanmasından iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Kaşif Kozinoğlu Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitirdi. Bu zamanlama, yıllar sonra yürütülen soruşturmada yeniden inceleme konusu oldu.</p>

<p><strong>ÖLÜMÜNDEN SONRA YAYIMLANAN BÖLÜM DE İNCELENİYOR</strong></p>

<p>Soruşturmada dikkat çekilen bir başka ayrıntı ise Kozinoğlu’nun ölümünden yaklaşık bir ay sonra yayımlanan bölüm oldu.</p>

<p>8 Aralık 2011’de yayımlanan 139. bölümde Kaşifoğlu karakterinin spor yaptıktan sonra nabzının yüksek olduğunu söylediği, ardından duş aldığı ve “Kara” karakteri tarafından koluna şırıngayla hava enjekte edilmesi sonucu öldürüldüğü sahne yer aldı.</p>

<p>Savcılığın, dizideki bu sahneler ile Kozinoğlu’nun gerçek ölümü arasındaki benzerliğin araştırılması amacıyla senaristlerin bilgisine başvurduğu bildirildi.</p>

<p><strong>“ERDOĞAN” YAZILI MEZAR TAŞI DA DOSYADA</strong></p>

<p>Dosyada dizinin ilerleyen bölümlerindeki bazı görsellerin de incelendiği belirtildi.</p>

<p>17 Mayıs 2012’de yayımlanan 159. bölümde yer alan bir mezarlık sahnesinde “ERDOĞAN” yazılı mezar taşının ekrana getirilmesi de savcılığın inceleme konusu yaptığı ayrıntılar arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SENARİSTLER BUGÜN İFADE VERECEK</strong></p>

<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın 14 Eylül 2026 tarihinde “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadelerinin alınacağını açıkladı.</p>

<p>Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında daha önce olay tarihinde cezaevinde görev yapan kişiler hakkında da adli işlem başlatılmış, soruşturma kapsamında mezarın açılmasına karar verildiği bildirilmişti.</p>

<p>Kurtlar Vadisi raporunda yer alan kişi ve olaylara ilişkin ifadeler, dönemin raporunda yer alan iddia ve değerlendirmelerdir; bunlar kesinleşmiş yargı kararları olarak sunulmamalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/kozinoglu-sorusturmasinda-kurtlar-vadisi-detayi-3-senarist-ifadeye-cagrildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/kasif.webp" type="image/jpeg" length="99811"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pınar Gayıp ilk duruşmada tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/pinar-gayip-ilk-durusmada-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/pinar-gayip-ilk-durusmada-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Pınar Gayıp’ın “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gayıp, savunmasında gazetecilik faaliyetlerinin suçlama konusu yapılamayacağını belirterek beraatını istedi. Mahkeme, Gayıp’ın tahliyesine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Pınar Gayıp’ın “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Gayıp ve avukatları katılırken, çok sayıda gazeteci, siyasi parti ve sendika temsilcisi de duruşmayı takip etti. Mahkeme heyeti, savunmaların ardından Pınar Gayıp’ın tahliyesine karar vererek duruşmayı 7 Aralık’a erteledi. Davanın ilk duruşmasının 14 Eylül 2026’da görüleceği daha önce de dava takip kayıtlarına geçmişti.</p>

<p><strong>“GAZETECİLERDEN SUSMASI BEKLENİYOR, SUSMUYORUM”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duruşmada savunma yapan gazeteci Pınar Gayıp, gazetecilerin geçmişten bugüne maruz kaldığı baskılara dikkat çekti.</p>

<p>Gayıp, 1990’lı yıllardan bu yana gazetecilerin işkence, gözaltı, köy yakmaları ve kayıplar gibi ağır süreçlere tanıklık ederek haber yaptığını belirterek, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yaşamını yitiren isimleri andı.</p>

<p>Gayıp, şöyle konuştu:</p>

<p>“1990’lı yıllardan bu yana baskılara maruz kaldık. İşkenceler, gözaltılar, köy yakmalar, kayıplar… Bu haberleri yaparken saldırı olabileceğini bilmelerine rağmen her şeyi göze alan Musa Anter, Metin Göktepe, Hrant Dink, yine yakın zamanda savaş suçlarını ortaya çıkardıkları için arkadaşlarımız Nazım Daştan ve Cihan Bilgin katledildi. Yine daha yakın bir zamanda işçi emekçilerin haberlerini takip eden gazeteci Hakan Tosun katledildi.”</p>

<p>Gayıp, gazetecilerden susmalarının beklendiğini belirterek, “Gazetecilerden susması bekleniyor, susmuyorum” dedi.</p>

<p>Gözaltı süreçlerinde maruz kaldıkları şiddet, taciz ve ölüm tehditleriyle ilgili yaptıkları başvuruların sonuçsuz kaldığını söyleyen Gayıp, “Kadın polisler beni taciz ettiler” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“ETHA ÇALIŞANI OLDUĞUMU GİZLEMİYORUM”</strong></p>

<p>İddianamenin kendisine aylar sonra ulaştığını belirten Gayıp, dosyada yer alan itirafçı beyanlarına da tepki gösterdi.</p>

<p>Gayıp, “5 buçuk sayfalık iddianame elime ulaştı. İtirafçı beyanları elime ulaştı. Gazeteci kimliğimle ihbar etmişler. Bahsedilen itirafçı istismarcılığı ile yurtdışında yaşıyor. Ben bugün onun beyanlarıyla tutuklu bulunuyorum” dedi.</p>

<p>Yaklaşık 10 yıldır ETHA’da çalıştığını ve kurumun editörü olduğunu belirten Gayıp, yaptığı haberlerde çocukların üstün yararını gözettiğini söyledi.</p>

<p>“İtirafçılara gerek yok bağıra bağıra söylüyorum” diyen Gayıp, ETHA çalışanı olduğunu gizlemediğini vurguladı.</p>

<p><strong>“SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM, BERAATIMI TALEP EDİYORUM”</strong></p>

<p>Gayıp, ülkedeki ezilenlerin, işçilerin ve kadınların haberlerini yapmaya devam edeceklerini belirterek, ETHA çalışanlarının kendisinin gözaltına alınmasına ilişkin yaptıkları açıklamanın da dosyada suç unsuru olarak değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Gayıp, şöyle konuştu:</p>

<p>“ETHA çalışan arkadaşlarım benim gözaltına alındığıma ilişkin açıklama yapmışlar. Bu da dosyama konarak suç unsuru denilmiş. Editörü olduğum ETHA’nın gözaltına alınmama tepki göstermesi doğal bir durum.”</p>

<p>Cumartesi Anneleri eylemlerine ilişkin suçlamaya da değinen Gayıp, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumartesi Anneleri temsilcilerinin bir araya geldiğini hatırlattı.</p>

<p>Gayıp, “Resmi makamlarda Cumartesi Anneleri kabul edilirken, ben Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak’ın annesinin cenazesine katılmakla suçlanıyorum” dedi.</p>

<p>Gazetecilerin toplumsal olaylarla ilgilenmesinin mesleklerinin gereği olduğunu ifade eden Gayıp, eylemlere katılmanın ve söz söylemenin anayasal hak olduğunu belirtti.</p>

<p>“Eylemlere katılmak, söz söylemek anayasal hakkımdır. Bunun suçlama konusu yapılması anlamlandırılamaz” diyen Gayıp, “Tüm bilgilerim herkese açık. ETHA’da her yayınlanan haberi de paylaşırım. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>TANIKLAR: “GAZETECİLİK FAALİYETİ YÜRÜTÜYORDU”</strong></p>

<p>Gayıp’ın ardından dosyada yer alan tanıklar dinlendi.</p>

<p>Tanıklar, Pınar Gayıp’ı yıllardır tanıdıklarını, katıldığı etkinliklerde gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü ve ETHA’da çalıştığını belirtti.</p>

<p><strong>SAVCILIK TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ</strong></p>

<p>Duruşmada esas hakkındaki görüşünü sunan iddia makamı, Pınar Gayıp’ın tutukluluğunun devamına karar verilmesini talep etti.</p>

<p>Mütalaaya karşı savunma yapan Gayıp’ın avukatları ise müvekkillerinin uzun yıllardır gazetecilik yaptığını vurguladı.</p>

<p>Avukatlar, “Müvekkilim 10 yıldır yalnızca ETHA değil, başka gazetelerde de çalıştı. TGC, İFC basın kartlarına da sahip. Burada yargılanan müvekkilimin gazetecilik kimliğidir. Müvekkilimizin gazetecilik faaliyetleriyle yargılanması söz konusudur. Tahliyesini ve beraatını talep ediyoruz” dedi.</p>

<p><strong>MAHKEMEDEN TAHLİYE KARARI</strong></p>

<p>Savunmaların ardından kararını açıklayan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Pınar Gayıp’ın tahliyesine karar verdi.</p>

<p>Mahkeme, davayı 7 Aralık 2026 tarihine erteledi.</p>

<p>Gayıp hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 29 Haziran 2026’da kabul edilmiş, gazetecinin “örgüt üyesi olma” suçundan cezalandırılması istenmişti. Gayıp, 3 Şubat 2026’da gözaltına alınmış, 5 Şubat’ta tutuklanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Basın Özgürlüğü, Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/pinar-gayip-ilk-durusmada-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/pinargayip.webp" type="image/jpeg" length="46152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye’de akaryakıt zammı protestoları büyüyor: Yollar kapatıldı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/suriyede-akaryakit-zammi-protestolari-buyuyor-yollar-kapatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/suriyede-akaryakit-zammi-protestolari-buyuyor-yollar-kapatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de 13 Eylül’de yürürlüğe giren yeni akaryakıt tarifesinin ardından başlayan protestolar Halep, İdlib, Hama, Şam kırsalı, Dera, Rakka, Deyrezor ve Haseke’ye yayıldı. Mazot fiyatının yaklaşık yüzde 40, benzinin ise yüzde 26 artırılmasının ardından göstericiler çok sayıda yolu kapatırken, bazı ulaşım sürücüleri de kontak kapattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’de akaryakıt fiyatlarına yapılan yüksek oranlı zamların ardından başlayan protestolar ülke genelinde çok sayıda kente yayıldı. Halep, İdlib, Hama, Şam kırsalı, Dera, Rakka, Deyrezor ve Haseke’de düzenlenen gösterilerde yollar kapatılırken, bazı bölgelerde lastikler yakıldı ve ulaşım araçlarının çalışması durduruldu. Kuzey ve Doğu Suriye’de de protestocular bazı yolları ve ham petrol tankerlerinin kullandığı güzergâhları ulaşıma kapattı.</p>

<p><strong>ULUSLARARASI YOLLAR KAPATILDI</strong></p>

<p>İdlib’de Maarat el-Numan kenti yakınlarında Halep-Şam uluslararası karayolu protestocular tarafından trafiğe kapatıldı.</p>

<p>Halep’in Azez kenti ve çevresinde sokağa çıkan protestocular ise Antep-Halep yolunu Cemal Kavşağı yakınlarında ulaşıma kapattı. İhtaymilat, Hayyan, Ceyne ve El Bab’da da akaryakıt zamlarına karşı gösteriler düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rakka’nın Mansura beldesi ve Hasiyuva köyünde bazı yollar kapatılırken, Rakka-Tel Abyad yolu da ulaşıma kapatıldı.</p>

<p>Deyrezor’da Tayyana, Muhaymide, Haşam, Azbe, Muayzile, Kesra, Kebir ve Hısan bölgelerinde protestolar düzenlendi. Göstericiler lastik yakarak bazı yolları kapattı. Bazı ulaşım aracı sürücüleri de akaryakıt fiyatlarındaki artışa tepki göstermek amacıyla çalışmayı durdurdu.</p>

<p><strong>ROJAVA’DA DA PROTESTOLAR</strong></p>

<p>Kuzey ve Doğu Suriye’nin Haseke kentinde Tel Hamis, Tel Temr, Haseke, Tel Barak, Şeddadi, Merkede ve 47. Bölge’de protestolar düzenlendi.</p>

<p>Bazı bölgelerde yollar kapatılırken lastikler yakıldı. Protestocular ayrıca ham petrol taşıyan tankerlerin M4 karayolundan geçişini engelledi.</p>

<p>Hama’da ise Asi Meydanı’nda akaryakıt zamlarına karşı gösteri düzenlendi ve bazı yollar ulaşıma kapatıldı.</p>

<p>Şam kırsalındaki Ceramana’da da bazı servis sürücülerinin çalışmayı bırakmasının ardından ulaşımda yoğunluk ve kriz yaşandı. Rûdaw’da yer alan habere göre sürücüler, artan akaryakıt maliyetlerine karşın yeni ulaşım tarifesinin açıklanmamasına tepki gösterdi.</p>

<p>Dera’da da akaryakıt fiyatlarındaki artışın ulaşım ve genel yaşam maliyetleri üzerindeki etkisine karşı protestolar düzenlendi.</p>

<p><strong>MAZOT YÜZDE 40, BENZİN YÜZDE 26 ZAMLANDI</strong></p>

<p>Protestolar, Suriye’de yeni akaryakıt tarifesinin 13 Eylül’de yürürlüğe girmesinin ardından başladı.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle mazot fiyatı yaklaşık yüzde 40, benzin fiyatı ise yaklaşık yüzde 26 artırıldı.</p>

<p>Suriye yönetimi zam kararının gerekçesini küresel enerji maliyetleri, ithalat giderleri ve Banyas Rafinerisi’nin bakıma alınması olarak açıkladı.</p>

<p>Akaryakıt fiyatlarındaki artışın özellikle ulaşım maliyetlerini yükseltmesinden endişe edilirken, zamların tarım, üretim, gıda ve temel hizmetlerin fiyatlarına da yansımasından korkuluyor.</p>

<p><strong>HAMA’DA MERYEM ANA HEYKELİ YAKININDA PATLAMA</strong></p>

<p>Akaryakıt zamlarına yönelik protestoların Hama’ya yayıldığı saatlerde kentte ayrıca Meryem Ana heykelinin bulunduğu bölgede bir patlama meydana geldi.</p>

<p>İlk bilgilere göre patlamanın el yapımı patlayıcıdan (EYP) kaynaklanmış olabileceği belirtildi. Patlamanın, kentte akaryakıt zamları ve kötüleşen ekonomik koşullara karşı Asi Meydanı’nda gösterilerin düzenlendiği saatlere denk geldiği bildirildi.</p>

<p>Ancak patlamanın protestolarla bağlantılı olup olmadığı konusunda şu aşamada kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/suriyede-akaryakit-zammi-protestolari-buyuyor-yollar-kapatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/suriye-7.webp" type="image/jpeg" length="37680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motorin 100 TL sınırına dayanıyor: Yeni zam için gözler saat 16.00’da]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/motorin-100-tl-sinirina-dayaniyor-yeni-zam-icin-gozler-saat-1600da</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/motorin-100-tl-sinirina-dayaniyor-yeni-zam-icin-gozler-saat-1600da" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akaryakıt fiyatlarında yükseliş sürerken motorin için yeni bir zam beklentisi gündeme geldi. Sektör kaynaklarına göre 15 Eylül Salı günü motorinin litre fiyatına 6,62 TL zam yapılması bekleniyor. Artışın tamamının pompaya yansıyıp yansımayacağı ise ÖTV düzenlemesi ve olası destek formüllerinin ardından netleşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akaryakıt fiyatlarında art arda yaşanan yükselişlerin ardından bu kez motorin için yüksek tutarlı bir zam beklentisi gündeme geldi. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 15 Eylül Salı günü itibarıyla motorinin litre fiyatına 6,62 TL zam yapılması bekleniyor. Beklenen artışın gerçekleşmesi halinde motorin fiyatları bazı büyükşehirlerde 95-97 TL bandına yaklaşacak.</p>

<p>Zammın tamamının doğrudan pompa fiyatlarına yansıyıp yansımayacağı henüz kesinleşmiş değil. Artışın bir bölümünün Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ayarlamasıyla karşılanması veya farklı destek formüllerinin devreye alınması ihtimali değerlendiriliyor. Zamla ilgili net tablonun 14 Eylül Pazartesi günü saat 16.00 itibarıyla belli olması bekleniyor.</p>

<p><strong>MOTORİN 100 TL SINIRINA YAKLAŞIYOR</strong></p>

<p>Beklenen 6,62 TL'lik artışın tamamının pompaya yansıması halinde motorin fiyatı tarihi yüksek seviyelere çıkacak.</p>

<p>Mevcut fiyatlara göre artışın İstanbul, Ankara ve İzmir'de motorini yaklaşık 95-97 TL bandına taşıması bekleniyor. Böylece motorin, 100 TL sınırına bir adım daha yaklaşacak.</p>

<p>Akaryakıt fiyatlarındaki hareketlilikte küresel petrol fiyatları ve döviz kurundaki değişimler etkili olurken, Brent petrol fiyatındaki yükselişin de iç piyasadaki fiyat beklentilerini yukarı çektiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI</strong></p>

<p>Beklenen zam öncesinde üç büyükşehirde pompa fiyatları şöyle:</p>

<p>İstanbul Avrupa Yakası:</p>

<p>Benzin 80,26 TL, motorin 89,01 TL, LPG 34,99 TL.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Anadolu Yakası:</p>

<p>Benzin 80,12 TL, motorin 88,87 TL, LPG 34,39 TL.</p>

<p>Ankara:</p>

<p>Benzin 81,25 TL, motorin 90,16 TL, LPG 35,09 TL.</p>

<p>İzmir:</p>

<p>Benzin 81,52 TL, motorin 90,43 TL, LPG 34,99 TL.</p>

<p><strong>BENZİNE DE ZAM GELMİŞTİ</strong></p>

<p>Motorin zammı beklentisi, benzinin litre fiyatına gelen 3,20 TL'lik artışın hemen ardından gündeme geldi. Sektör kaynakları, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişte petrol piyasalarındaki hareketlilik, döviz kuru ve vergi düzenlemelerinin etkili olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Motorinde ise 1 Eylül'de ÖTV tutarındaki artışın KDV etkisiyle birlikte pompaya 3,60 TL olarak yansımasıyla fiyatlar daha önce 80 TL'nin üzerine çıkmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/motorin-100-tl-sinirina-dayaniyor-yeni-zam-icin-gozler-saat-1600da</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/05/motorinin-ardindan-bir-indirim-de-lpgye-gelecek-y1nx.webp" type="image/jpeg" length="10686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlham Ahmed duyurdu: Kobani’de soruşturma komitesi kurulacak]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ilham-ahmed-duyurdu-kobanide-sorusturma-komitesi-kurulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ilham-ahmed-duyurdu-kobanide-sorusturma-komitesi-kurulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kobanî’de Halep Vali Yardımcısı Ali Hannura’nın da katılımıyla bir toplantı yapan İlham Ahmed, yaşanan olaylarla ilgili araştırma komisyonunun kurulacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kobani’de Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı Haseke Tugayı üyesi Sipan Hizni’nin öldürülmesinin ardından başlayan protestolar sırasında cezaevinde çıkan şüpheli yangında 9 kişi yaşamını yitirdi, 17 kişi yaralandı. İlham Ahmed, yaşanan sürecin tamamının ele alınacağı bir soruşturma komitesi kurulacağını açıklarken, kentte yas nedeniyle esnaf kepenk açmadı.</p>

<p>Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobani kentinde, Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı Haseke Tugayı üyesi Sipan Hizni’nin 10 Eylül’de öldürülmesinin ardından başlayan protestoların ardından 12 Eylül’de Kobani Cezaevi’nde çıkan şüpheli yangına ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Yangında 9 tutuklu hayatını kaybederken, 17 tutuklu yaralandı. İlham Ahmed, Kobani’de güvenlik ve son günlerde yaşanan gelişmelere ilişkin gerçekleştirilen toplantının ardından, olayların tamamını ele alacak bir soruşturma komitesi kurulacağını açıkladı.</p>

<p><strong>İLHAM AHMED: SORUŞTURMA KOMİTESİ KURULACAK</strong></p>

<p>Numedya24'te yer alan habere göre İlham Ahmed, İç Güvenlik Komuta Merkezi’nde Halep Vali Yardımcısı Ali Hannura ve Kobani Güvenlik Müdürü Mecid el Dîn el Şêx’in katılımıyla kentteki güvenlik durumu ve yaşanan gelişmelere ilişkin toplantı gerçekleştirdi.</p>

<p>Toplantının ardından açıklama yapan Ahmed, son iki gündür sorunların çözümü için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Görüşmeler sonucunda alınan kararlardan birinin soruşturma komitesi kurulması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ahmed, kurulacak komitenin yalnızca cezaevinde çıkan yangını değil, son günlerde yaşanan sürecin tamamını ele alacağını söyledi.</p>

<p>“Soruşturma komitesi kurulacak ve tüm olayların üzerinde duracak. Cezaevinde ortaya çıkan durumu ve genel olarak yaşanan bu süreci ele alacak.”</p>

<p>Ahmed, yaşanan olaylardan çıkan sonuçların tek tek ele alınarak çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>CENAZE TÖRENLERİ BUGÜN YAPILACAK</strong></p>

<p>Kobani Cezaevi yangınında hayatını kaybeden Elî Mehmûd Aqîlî, Ezîz Salih Elreşîd, Elî Osman Lyîsa, Şerwan Seyfxan, Delîl Şêx Elî, Bozan Dalî, Mehmûd Mistefa, Xalid Mihemed ve Ehmed Hemo, bugün kentte düzenlenecek cenaze töreninin ardından Şehit Dicle Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>İlham Ahmed, cenaze törenlerinin eksiksiz gerçekleştirilmesi ve yaşanan olayların ardından “yaraların hızla sarılması” amacıyla herkese sorumluluk ruhuyla katılım çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>KOBANİ’DE ESNAF KEPENK AÇMADI</strong></p>

<p>Kobani’de ilan edilen yas ikinci gününde devam ederken, kentte esnaf da kepenk açmadı.</p>

<p>Kentte fırın ve eczaneler dışındaki iş yerleri kapalı kaldı.</p>

<p><strong>İLHAM AHMED VE MAZLUM ABDİ TÖRENE KATILACAK</strong></p>

<p>Hawar Haber Ajansı, cenaze törenine İlham Ahmed’in yanı sıra Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi’nin de katılacağını bildirdi.</p>

<p>Mazlum Abdi, 12 Eylül’de Kobani’ye giderek cezaevi yangınında yaralanan ve hastanede tedavi gören kişileri ziyaret etmişti.</p>

<p><strong>PROTESTOLARDA TUTUKLANAN 17 GENÇ SERBEST BIRAKILDI</strong></p>

<p>Kentte protestolar sırasında İçişleri Bakanlığı güçleri tarafından gözaltına alınarak tutuklanan 17 genç, akşam saatlerinde serbest bırakıldı.</p>

<p>Halep’teki cezaevine sevk edilen ve daha sonra serbest bırakılanların isimleri şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mihemed Necîb Hemo, Azad Celal Osê, Welat Mehmûd Horan, Organ Şukrî Oso, Aras Elaedîn Mişo, Behadîn Mihemed Bozo, Omer el Hemîd Ehmed, Salih Mihemed Elî, Berxwedan Mihemed Şêxo, Hisên Şêx Mihemed Nebo, Yûsif Mistefa Berkel, Zekeriya Îsmaîl Şêxo, Emar Mehmûd Baqî, Fadil Hecî Heyder, Serdar Mihemed Îsmalî, Ehmed Mihemed Reşad ve Zekeriya Îsmaîl Hemo.</p>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı Haseke Tugayı üyesi Sipan Hazni, 10 Eylül’de kaçırılarak öldürülmüştü. Hazni’nin öldürülme görüntülerinin paylaşılmasının ardından Kuzey ve Doğu Suriye’nin birçok kentinde protestolar başlamıştı.</p>

<p>Kobani’de 11 Eylül akşamı düzenlenen protestolar sırasında İçişleri Bakanlığı güçleri ile yurttaşlar arasında gerginlik yaşanmıştı. Ardından Halep’ten yaklaşık 30 araçlık İçişleri Bakanlığı güçleri konvoyu kente girmiş, konvoyun kentte bulunduğu sırada 50’yi aşkın yurttaş gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Protestoların sürdüğü 12 Eylül sabaha karşı ise Kobani Cezaevi’nde şüpheli bir yangın çıktı. Yangında 9 tutuklu yaşamını yitirdi, 17 tutuklu yaralandı.</p>

<p>Yangının çıkış nedenine ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, yangından kurtulan tanıklar ve bölgedeki kaynaklar, olayın cezaevindeki tutukluların Halep’teki cezaevine sevk edilmek istenmesi üzerine başladığını aktardı.</p>

<p>Halep İç Güvenlik Güçleri Komutanlığı da yangının nedeninin ve sorumlularının belirlenmesi amacıyla soruşturma başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>İlham Ahmed ise son gelişmelerin ardından kurulacak soruşturma komitesinin yalnızca cezaevi yangınını değil, Sipan Hazni’nin öldürülmesinden protestolara ve sonrasında yaşanan gelişmelere kadar sürecin tamamını ele alacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ilham-ahmed-duyurdu-kobanide-sorusturma-komitesi-kurulacak</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/ilham.webp" type="image/jpeg" length="99954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Berhan Şimşek’ten şiddet gören Özlem Şanver: Görmediğiniz kısım çok daha korkunçtu]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/berhan-simsekten-siddet-goren-ozlem-sanver-gormediginiz-kisim-cok-daha-korkunctu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/berhan-simsekten-siddet-goren-ozlem-sanver-gormediginiz-kisim-cok-daha-korkunctu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berhan Şimşek'ten şiddet gördüğü anlara ilişkin görüntülerin ortaya çıkmasının ardından konuşan 9,5 yıllık sevgilisi Özlem Şanver, yaşadıklarını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Berhan Şimşek'ten şiddet gördüğü anlara ilişkin görüntülerin ortaya çıkmasının ardından konuşan 9,5 yıllık sevgilisi Özlem Şanver, yaşadıklarını anlattı. Şanver, ilk basına çıktığında Şimşek'in kendisini arayarak “Biliyor musun müşterim arttı, kadınlar şiddetten hoşlanıyormuş” dediğini öne sürdü. Görüntülerde yer almayan şiddet anlarını da anlatarak, “Görmediğiniz kısım çok daha korkunçtu ve iç acıtıcıydı” diyen Şanver, "Boğazımı sıkıyor, tokat atıyor, televizyonu kırıyor, içilmiş kahveyi duvara fırlatıyor. Görüntülerde bunlar yok çünkü görüntüler dış güvenlik kamerasına ait" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İstinafın “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun, “genel başkan yardımcısı” olarak görevlendirdiği Berhan Şimşek'in Özlem Şanver'e şiddet uyguladığı anlara ilişkin görüntüler ortaya çıkmıştı. Özlem Şanver, Posta'dan Alev Gürsoy Cimin'e o gün yaşananları ve öncesini anlattı.</p>

<p><strong>"FIRLATTIĞIM KAP GÖRDÜĞÜM ŞİDDETİN GEREKÇESİ OLABİLİR Mİ SİZCE?"</strong></p>

<p>Şanver, olayın öncesinde Şimşek’in şoförüyle ilgili tartıştıklarını belirterek, “Çok kızgın ve üzgündüm. Üzerime gelince plastik bir saklama kabı fırlattım. İstemezdim ama beni mecbur bıraktı, hakaret ve küfür vardı o esnada ve hepsi burada anlatamayacağım kadar onur ve gurur kırıcıydı” ifadelerini kullandı. Şanver, fırlattığı kabın Şimşek’e isabet etmediğini belirterek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu benim gördüğüm şiddetin gerekçesi olabilir mi sizce? Bir de öncesi var. Ben kamera görüntülerinden şoförüyle yaptığı bir konuşmayı görüyor ve duyuyorum. Onu da söylüyorum. Yemin ettiği için aslında onu yakalıyorum. ‘Boşuna yemin etme, ben zaten gördüm’ diyorum.”</p>

<p><strong>"BOĞAZIMI SIKIYOR, TOKAT ATIYOR, TELEVİZYONU KIRIYOR, İÇİLMİŞ KAHVEYİ DUVARA FIRLATIYOR"</strong></p>

<p>Şimşek’in ardından kendisine yönelik şiddetin arttığını söyleyen Şanver, olayın devamını şöyle anlattı:</p>

<p>“Ben plastik saklama kabını fırlatıyorum. Ona isabet etmiyor ama o gelip bana sertçe vuruyor kaval kemiğe geliyor. Çok canım yandı ve o acıyla bağırdım. Beni içeri soktu. Sanıyor musunuz ki içeride ‘Yarim’ deyip yanağımı okşadı, alnımı öptü… Görmediğiniz kısım çok daha korkunçtu ve iç acıtıcıydı. Boğazımı sıkıyor, tokat atıyor, televizyonu kırıyor, içilmiş kahveyi duvara fırlatıyor. Görüntülerde bunlar yok çünkü görüntüler dış güvenlik kamerasına ait.”</p>

<p><strong>“2021 YILINDA DA ŞİDDETE UĞRADIM” </strong></p>

<p>Şanver, şiddetin yeni olmadığını belirterek, “2021 yılında da şiddete uğradım. Bununla ilgili darp raporum ve şikâyetim var” dedi. Şanver, “Son 2-3 yıldır ise şiddetin dozu giderek arttı” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şanver, kendisine “kumpas kurduğu” ve Şimşek’i itibarsızlaştırmak istediği yönündeki iddiaları da reddetti:</p>

<p>“Asla! Ama bu adamın ne olduğunu herkes bilsin istedim. Susa susa bugünlere geldik. Bu kamera yaklaşık dokuz yıldır evimizde var. Ben daha önce de korktuğum dönemlerde kendimi odaya kilitleyip bazı şeyleri kayıt altına almadım. Ben neden sevdiğim, âşık olduğum adama böyle bir şey yapayım? Onu itibarsızlaştırmak için neden yıllarca birlikte yaşadığım insanın görüntülerini biriktireyim?”</p>

<p><strong>“ASIL BEN EKONOMİK ŞİDDET GÖRDÜM” </strong></p>

<p>Şanver, ilişki sırasında ekonomik şiddete de maruz kaldığını söyledi. Şimşek’in kendisine yaptığı harcamaları ve verdiği parayı dile getirdiğini belirten Şanver, “Yaptıklarını, verdiği harçlığı bile sayıyorsa o zaman orada sevgi değil başka bir şey görüyorsunuz. Benim ona, ‘Sana yemek yaptım, kadınlık yaptım’ demem ne kadar saçmaysa onun da verdiği harçlıkları sayması çok kırıcı. Asıl ben ekonomik şiddet gördüm” dedi.</p>

<p>Şanver, ekonomik durumunu şöyle anlattı:</p>

<p>“Beni resmen parasızlığa mahkûm etti. Hem kıskançlık yapıp benim çalışmamı istemiyor hem de beni resmen parasız bırakıyordu. Ayda 20 bin TL ile geçinmemi bekliyordu. Onu başıma kakıyordu sürekli. Parayı çok seven biriydi.”</p>

<p>Şanver, 9,5 yıl boyunca ilişkisini sürdürmesinin nedenini anlatırken ise, “Bir yandan da kendinizi kandırıyorsunuz: ‘Ya aslında iyi insan, düzelecek’ diyorsunuz. Berhan çok iyi bir oyuncu, gerçek hayatta da iyi oynuyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"BİLİYOR MUSUN MÜŞTERİM ARTTI, KADINLAR ŞİDDETTEN HOŞLANIYORMUŞ"</strong></p>

<p>"Bu bana ait olmayan bir utanç. Bir kadının kendini bu şekilde görüyor olması gurur verici bir şey değil. Utanç" diyen Şanver, şunları anlattı:</p>

<p>"Ben daha önce eski kız arkadaşının Tweet’lerini görürdüm. 'Bu kadın kim?' diye sorduğumda 'Ruh hastası, peşimi bırakmıyor' gibi söylemleri vardı. Meğerse kadınla 3-4 sene aynı evde yaşamışlar ve o da şiddet görmüş. Tek ben değilim ama o korkmuş. Diğer kadınlara ses oldum. Onlar bir şeylerden çekinmişler, korkmuşlar. Kendilerince haklı sebepleri de olabilir ama bana telefon açıp 'İçimiz rahatladı' dediler. İlk iki ay önce basına çıktığında, daha sonra beni arayıp 'Biliyor musun müşterim arttı, kadınlar şiddetten hoşlanıyormuş' dedi."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/berhan-simsekten-siddet-goren-ozlem-sanver-gormediginiz-kisim-cok-daha-korkunctu</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/berhan.webp" type="image/jpeg" length="56257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir’in ulaşım sistemi Ethem Sancak’ın ortağı olduğu şirkete verildi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/izmirin-ulasim-sistemi-ethem-sancakin-ortagi-oldugu-sirkete-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/izmirin-ulasim-sistemi-ethem-sancakin-ortagi-oldugu-sirkete-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesinin toplu ulaşımda kullanılan elektronik ücret toplama sisteminin işletme, bakım, onarım ve yazılım hizmetleri için düzenlediği ihaleyi 818 milyon 750 bin TL teklif veren Asis Elektronik kazandı. Yaklaşık maliyeti 1 milyar 136 milyon 768 bin 966 TL olan 53 aylık ihalenin kapsamında İzmirim Kart ve Bilet 35 sisteminin yanı sıra kentteki toplu ulaşımın elektronik ücret toplama altyapısı bulunuyor. Şirketin ortakları arasında Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ethem Sa]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesinin toplu ulaşımda kullanılan elektronik ücret toplama sisteminin işletme, bakım, onarım, yazılım ve teknik destek hizmetleri için düzenlediği ihale sonuçlandı. Yaklaşık maliyeti 1 milyar 136 milyon 768 bin 966 TL olan ihalede Asis Elektronik ve Bilişim Sistemleri AŞ 818 milyon 750 bin TL teklif vererek öne çıktı. Şirketin ortakları arasında Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ethem Sancak da bulunuyor.</p>

<p>İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ tarafından gerçekleştirilen ihale, 53 aylık elektronik ücret toplama sistemi bakım, onarım, yazılım ve destek hizmetini kapsıyor. İhale 12 Ağustos 2026'da gerçekleştirildi ve iki şirket teklif sundu. Asis Elektronik 818 milyon 750 bin TL, TETRA HGS Elektronik Sistemleri ise 948 milyon 425 bin TL teklif verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhale kapsamında İzmir'deki otobüs, metro, tramvay, vapur, banliyö ve teleferik gibi toplu ulaşım hatlarında kullanılan İzmirim Kart ve Bilet 35 sisteminin işletilmesi ve teknik altyapısının yönetilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Sistem kapsamında validatörler, sürücü kontrol panelleri, merkezi yazılım, veri tabanı, mobil ödeme sistemleri ve güvenlik altyapısının işletilmesi ve geliştirilmesi de yer alıyor. İhale dokümanında hizmetin 3 bin 562 bileşeni kapsadığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>YENİ NESİL ÖDEME SİSTEMLERİ ENTEGRE EDİLECEK</strong></p>

<p>Sistemin işletilmesinin yanı sıra elektronik ücret toplama altyapısının geliştirilmesi de ihale kapsamında bulunuyor.</p>

<p>İzmirim Kart ve diğer ödeme seçeneklerinin yanı sıra EMV özellikli temassız banka ve kredi kartları, QR kod ve NFC tabanlı ödeme teknolojilerinin sisteme entegrasyonu planlanıyor.</p>

<p>Şartname kapsamında sistemin bakım ve teknik desteğinin yanı sıra veri tabanı, merkezi yazılım ve ödeme altyapısının sürekliliğinin sağlanması da yüklenici firmanın sorumluluğunda olacak.</p>

<p><strong>SİBER SALDIRI VE SİSTEM KESİNTİLERİNE SÜRE SINIRI</strong></p>

<p>İhale kapsamında bilgi güvenliği de özel olarak düzenleniyor.</p>

<p>Veri ihlali veya siber saldırı yaşanması halinde yüklenici şirketin durumu idareye en geç 1 saat içerisinde bildirmesi gerekiyor. Kritik sistem kesintisi, hatalı ücretlendirme veya yetkisiz erişim gibi durumlarda ise müdahalenin en geç 30 dakika içerisinde yapılması ve arızanın en geç 3 saat içerisinde giderilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Sözleşmenin sona ermesi ya da feshedilmesi halinde ise sistemin kaynak kodları, veri tabanı yapıları, API tanımları, lisansları ve teknik dokümantasyonunun idareye devredilmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>ETHEM SANCAK'IN SİYASİ GEÇMİŞİ</strong></p>

<p>İhaleyi kazanan Asis Elektronik'in ortakları arasında yer alan Ethem Sancak, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcılığı ve Uluslararası İlişkiler Bürosu Başkanlığı görevlerini yürütüyor. Sancak, daha önce AKP içerisinde siyaset yapmış ve partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda (MKYK) görev almıştı.</p>

<p>Sancak, 30 Mart 2022'de Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde düzenlenen “Türkiye'nin güvenliği ve NATO” başlıklı konferanstaki sözleri nedeniyle AKP'den kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmiş, karar çıkmadan partisinden istifa ederek Vatan Partisine katılmıştı.</p>

<p><strong>BMC VE MEDYA GEÇMİŞİ</strong></p>

<p>1958 yılında Siirt'te doğan Ethem Sancak, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldu. Gençlik döneminde Türkiye İşçi Köylü Partisi'nde yer alan Sancak, ilerleyen yıllarda AKP'de siyaset yaptı.</p>

<p>Sancak, ticari ve askeri araç üreticisi BMC'nin eski sahibi ve yönetim kurulu başkanıydı. BMC'deki hisselerini 2021 yılında Tosyalı Holding'e sattı.</p>

<p>Sancak ayrıca Star, Akşam ve Güneş gazeteleri ile 24 TV, 360 TV ve Alem FM gibi medya kuruluşlarını bünyesinde bulunduran Esmedya grubunun eski sahibiydi. Sancak, söz konusu medya varlıklarını ve hisselerini daha sonra Hasan Yeşildağ'a devretti.</p>

<p>Öte yandan, ihalenin 12 Ağustos'ta iki teklif üzerinden gerçekleştirildiği ve Asis Elektronik'in en düşük teklifi verdiği çeşitli kaynaklarda doğrulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Evrensel</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/izmirin-ulasim-sistemi-ethem-sancakin-ortagi-oldugu-sirkete-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/ethem1.jpeg" type="image/jpeg" length="37519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP'li milletvekilinden yakın koruma talebi: "Vali beni tehdit ediyor"]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/akpli-milletvekilinden-yakin-koruma-talebi-vali-beni-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/akpli-milletvekilinden-yakin-koruma-talebi-vali-beni-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz, yurttaşların şikâyetlerini Ankara'da dile getirmesi nedeniyle Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan'ın kendisine yönelik tehdit niteliğinde ifadeler kullanıldığını öne sürerek, Ankara Valiliği’ne yakın koruma talebinde bulunduğunu duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AKP Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz, Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan'ın kendisine yönelik tehdit niteliğinde ifadeler kullandığını belirterek yakın koruma talebinde bulundu.</p>

<p>Korkmaz, Burdur merkezli Gür Haber sitesinin YouTube ve Facebook'ta yayınlanan programına katıldı.</p>

<p>Korkmaz, Burdur'da zorunlu dijital su sayacına ilişkin tepkileri Ankara'da dile getirdiğini, İçişleri Bakanlığı'nın bu konuya müdahale ettiğini anlattı.</p>

<p>Bunun ardından Burdur'da kendisi hakkında, Vali Tülay Baydar Bilgihan'ın "Ben de hocayı götürürüm" şeklindeki ifadesini duyduğunu söyleyen Korkmaz, bu ve başka bazı konuları görüşmek üzere Vali Bilgihan ile görüşmeye gittiğini bildirdi.</p>

<p><strong>"CAN GÜVENLİĞİM İÇİN KORUMA TALEP ETTİM"</strong></p>

<p>"Ben de hocayı götürürüm" şeklindeki ifadeyi Bilgihan'a sorduğunu aktaran Korkmaz, şunları söyledi:</p>

<p>"Evet, böyle bir şey olursa hocayı götürürüm. 'Seni' demiyor, aynı ifadeyi, 'Hocayı götürürüm' şeklinde tekrarlayınca konuşacak şey bitmiştir. Ben bir yıldır bunun ağırlığıyla yaşıyorum. 'Götürürüm' ifadesi ortada duruyor. Ne anlayacağım? Bu siyasi bir ifade midir? Benim can güvenliğimi kim koruyacak? Ben bu tehdidin içini nasıl dolduracağım? Ben bunun için Ankara Valiliği'nden koruma talep ettim, can güvenliğim için."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Korkmaz, söz konusu dilin "ezbere bir dil olmadığını, bilinçli şekilde inşa edildiğini" ifade ederek, "söylenen sözle bütünleşen uygulama ve davranışlar, en son 30 Ağustos kutlamalarında Valilikten tardedilmesi üzerine" adresinin bulunduğu Ankara'da, valilikten koruma talep ettiğini anlattı.</p>

<p><strong>“AÇIK, DOĞRUDAN VE CİDDİ TEHDİT”</strong></p>

<p>Korkmaz’ın 9 Eylül 2026 tarihli Ankara Valiliği’ne sunduğu dilekçede de kendisine yönelik ifadelerin tehdit niteliğinde olduğunu belirttiği görüldü. Dilekçede, Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan’ın Korkmaz'a, “Sen bana savaş açtın, ben de yine söylüyorum, bana bir şey olursa hocayı götürürüm” şeklinde ifade kullandığı öne sürüldü.</p>

<p>Korkmaz, bu sözlerin kendisine yönelik “açık, doğrudan ve ciddi bir tehdit” niteliğinde olduğunu savundu.</p>

<p>Korkmaz dilekçesinde, yaşanan gelişmelerin can güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirterek, yakın koruma görevlisi tahsis edilmesini talep etti.</p>

<p>Başvuruda ayrıca yakın koruma tedbirinin milletvekilliği görevinin gerektirdiği siyasi ve kamusal faaliyetler ile il içi ve il dışı seyahatlerde de uygulanması istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/akpli-milletvekilinden-yakin-koruma-talebi-vali-beni-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/ajp.webp" type="image/jpeg" length="78283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Celal Adan: “MHP’nin birinci parti olduğu bir Türkiye’ye ihtiyaç var”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/celal-adan-mhpnin-birinci-parti-oldugu-bir-turkiyeye-ihtiyac-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/celal-adan-mhpnin-birinci-parti-oldugu-bir-turkiyeye-ihtiyac-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Türkiye’nin siyasi geleceği ve yaklaşan seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Adan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçilmesi ve parlamentoda MHP’nin birinci parti olması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, gelecek seçimlere ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Adan, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçilmesi, parlamentoda ise MHP’nin birinci parti olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Adan’ın açıklaması, MHP Kütahya Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmanın ardından gündeme geldi. Adan, Türkiye’nin siyasi geleceğine ilişkin değerlendirmesinde Cumhurbaşkanlığı seçimindeki hedeflerini ve MHP’nin Meclis’teki konumuna ilişkin beklentisini açıkça dile getirdi.</p>

<p><strong>“MHP’NİN BİRİNCİ PARTİ OLDUĞU BİR TÜRKİYE’YE İHTİYAÇ VAR”</strong></p>

<p>Adan, gelecek döneme ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Önümüzdeki dönem Cumhurbaşkanımızın tekrar seçilmesi, parlamentoda da MHP'nin birinci parti olduğu bir Türkiye'ye ihtiyaç var. Ayrıca yapacağımız en önemli hadiselerden bir diğeri de verdiğimiz mücadelede, hırsızın, arsızın nefesinin kesileceği bir sistemi de inşa etmemiz lazım.”</p>

<p>Adan’ın açıklamasında bir yandan Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesine yönelik destek vurgusu yapılırken, diğer yandan MHP’nin parlamentoda birinci parti olması hedefi ortaya konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MHP’DEN SEÇİM HEDEFİ</strong></p>

<p>Adan’ın açıklamaları, MHP’nin gelecek seçimlere yönelik siyasi hedeflerinden birinin de Meclis’te birinci parti konumuna yükselmek olduğunu ortaya koydu. MHP’li siyasetçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden seçilmesiyle birlikte parlamentoda MHP’nin birinci parti olduğu bir Türkiye’nin gerekli olduğunu savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TÜRKGÜN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/celal-adan-mhpnin-birinci-parti-oldugu-bir-turkiyeye-ihtiyac-var</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/celal-1.webp" type="image/jpeg" length="18045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mızraklı’dan yeni süreç değerlendirmesi: “Toplumda tam bir tatmin duygusu yok”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mizraklidan-yeni-surec-degerlendirmesi-toplumda-tam-bir-tatmin-duygusu-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mizraklidan-yeni-surec-degerlendirmesi-toplumda-tam-bir-tatmin-duygusu-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaklaşık 7 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Türkiye’deki yeni süreci, çerçeve yasayı, Kürt meselesini ve cezaevi yıllarını değerlendirdi. Mızraklı, sürecin özgüvenle ve kardeşlik hukuku çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Çerçeve Yasa, yeni bir hukuka giden yolun adeta girizgâhı durumunda. Bu girizgâhın içeriği tatminkâr mıdır? Hayır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaklaşık 7 yıllık cezaevi sürecinin ardından 8 Eylül’de tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, İlke TV’de katıldığı “Diyarbakır Zamanı” programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Cezaevinde geçirdiği yılların kendisine düşüncelerini yeniden değerlendirme ve netleştirme imkânı sunduğunu belirten Mızraklı, Selahattin Demirtaş ile aynı cezaevinde geçirdiği yılları da anlattı. Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasi, toplumsal ve ekonomik sorunlara değinen Mızraklı, yeni süreçte hukukun, özgürlüklerin ve toplumsal rızanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Mızraklı, Meclis’ten geçen çerçeve yasayı önemli ancak yetersiz bulduğunu belirterek, sürecin yalnızca silahsızlanma ekseninde ele alınmaması gerektiğini savundu<strong>. “Hukuk için kimseden borç almaya gerek var mı? Bir yerden kaynak bulmaya gerek var mı? Sadece yüreğiniz gerekiyor”</strong> diyen Mızraklı, toplumun sürece güven duyması için daha somut, şeffaf ve kapsayıcı adımlar atılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Selçuk Mızraklı, İlke TV ekranlarında konuk olduğu ‘Diyarbakır Zamanı’ programında kendisine ve Türkiye gündemine dair merak edilen sorulara yanıt verdi.</p>

<p><strong>Seçilmiş bir belediye eşbaşkanı olarak tutuklandıktan 7 yıl sonra bugün yeniden dışarıdasınız. Bu uzun zaman dilimi sizden neler götürdü, neler kattı? Cezaevine giren ve çıkan Selçuk Mızraklı arasında farklar var mı?</strong></p>

<p>Bir metafor kullanacak olursam, fırının kapağını açıp içine ekmekleri sıraladıktan sonra bir saat tutarsınız iyi pişmesi için. Un ve su olarak fırına giren hamur, ekmek olarak çıktığında biraz böyle bir suyunu kaybeder. Çünkü o ateşin içinde pişti. Biraz esmerleştiğini, kızardığını ve sertleştiğini görürsünüz. Buradaki sertleşme de tabii metaforik. Bizdeki Kürtçe deyimle “tuj” olmak değil. Yani aksine düşüncelerinizi adeta o fırının, o ateşin içinde bir kere daha test etmişsinizdir. O testle beraber tıpkı çeliğe su verilmesi gibi daha da netleşmiş olarak çıkarsınız. Çünkü dışarıda birçok etkileşim içinde olursunuz ama içeride biraz daha kendi başınıza kalma, biraz daha sarih düşünebilme imkânınız oluyor. Cezaevi böylece adeta bir kütüphane sessizliği ve olgunluğu içinde düşünme, düşleyebilme ve kurgulayabilme zeminine dönüşebiliyor. Böylelikle de saflaşmayı, durulaşmayı ve arılaşmayı biraz daha sağlayabiliyorsunuz.<br />
Cezaevi süreci sizi çürüten ve eriten bir süreç olmamalı. Nasıl ki vücuda bir mikrop girdiği zaman vücudun bağışıklık sistemi devreye giriyorsa aynen o kapıdan içeriye girdiğiniz zaman da bu defa inançsal, düşünsel anlamındaki bütün bağışıklık sisteminiz devreye giriyor. Yani oradaki sisteme yenilmemek, teslim olmamak ve o daracık mekânın içinde kendi dünyanızı yeniden var ve zengin tutabilmek önemli.</p>

<p><strong>İçeride geçirdiğiniz bunca uzun süre de günler nasıl geçti? Zamanını nasıl planlıyordunuz, neler yaptınız?</strong></p>

<p>Tabii benim cezaevi dönemim iki fasıl halinde oldu. 2 yıl 4 ay boyunca Kayseri Bünyan Cezaevi’nde kaldım. Aynı koğuşta kaldıklarım çoğunlukla genç arkadaşlardı. Onlar zaten benden önce kendi koğuş disiplinleri çerçevesinde günlük yaşamlarını düzenlemişlerdi. Ben de zaten kişilik olarak günü gelişigüzel yaşayan birisi değildim. Hep belli bir rutini olan, araya yaratıcı birtakım aktiviteler de kattığım bir tarzım vardı. Cezaevine girdiğim zaman bunu kaybetmemem gerekiyordu. Yine de arkadaşlar da sağ olsunlar ilk günlerde o ortama adaptasyon sağlamam için ellerinden gelen kolaylığı gösterdiler. Orada ana kucağı sıcaklığında bir samimiyetle karşılaştım. Aramızda saygı ve sevgiyle birbirimizi beslediğimiz bir ilişki tarzı vardı.</p>

<p>Sonrasında Edirne’ye geçtim, sevgili Selahattin Demirtaş’la beraber kalmaya başladık. İlk baştan bana tam bir misafir muamelesi yaptı. Çünkü kendisi kıdemliydi, bana göre. Gösterdiği misafirlikten artık sıkılınca kaldığımız hücrenin düzeni konusunda el ele verdik.<br />
Dışarıdayken herkesin eleştirdiği kadar korkunç derecede hızlı yürüyen birisiydim. Ama Demirtaş’la voltada yürümeye başladığımızda, demek ki hızlının da hızlısı varmış dedim içimden. Yine kendisinin özel çabayla temin etmiş olduğu kitaplar vardı. Malum bizim kuşak genelde kitap kurdudur. Öyle olunca da bol bol okuma, okuduktan sonra da süzme vakti geliyor. Yine notlar almak için defterler tükettik. Oldukça da verimli ve biriktirici oldu.</p>

<p><strong>Kimi günlük anekdotları paylaştınız ama uzun yıllar öncesine dayanan bir tanışıklık olsa da, Selahattin Demirtaş’la cezaevinde birlikte kalmak şüphesiz farklı bir deneyim olmuştur. Nasıl bir ilişkiniz vardı içeride?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çok eskiden beridir tanıdığım Demirtaş’la iyi arkadaştık. Fakat cezaevinde 5 yıl boyunca günün 24 saati birisiyle beraber kalmak çok başka bir hissiyattır. Yani her anınıza ilişkin birçok fotoğrafı beraber barındırır zihninizde. Demirtaş’la karşılıklı olarak birbirimizi polenleyeceğiz, diyordum. O polenleri tükettikçe güzel, kaliteli ve bize ait bir bal çıksın diye tarif ederdim.</p>

<p>Demirtaş’ın kendisi oldukça zengin bir kişilik. Düşünce tarzı itibariyle hiçbir tarafa antenlerini kapatmayan biri. Ben de bazen espriyle kendisine takılırdım, adeta radar üssü gibisin derdim. Yani etrafı bütün hatlarıyla gözlüyor, gözledikten sonra radarın uyarı verdiği bölgelere ilişkin özel notlar çıkartıp sonra da ona ilişkin gözlemlerini rapor haline getiriyorsun diye takılıyordum.</p>

<p>Aramızdaki ilişki arkadaşlık, kardeşlik, yoldaşlık, baba-oğul ya da hoca-öğrenci ilişkisi miydi, tarif etmek gerekirse de ‘hepsinden biraz’ derim. O hepsinden birazın iyi yoğrulmuş ve form kazanmış bir biçimi. O yüzden de dört duvar arasında, demir kapı arkasında yaşanan o 5 yıl, benim için zengin yaşanan yıllara dönüşmüş oldu.</p>

<p><strong>Tutuklanmanız, tıpkı diğer siyasetçilerde olduğu gibi bir dönemin politikalarından biriydi. Bugün ise yaklaşık iki yıldır süren yeni bir süreç var. Bu sürecin ilk adımı olarak, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Meclis’te DEM Partililerin elini sıktığını gördüğünüzde ilk tepkiniz ne oldu?</strong></p>

<p>Halk arasında bir laf var; ‘Karanlığın zifiri anı, aydınlığa en yakın olduğu zamandır’ diye. Türkiye son 11 yılda çok şey kaybetti. Siyaset çok şey kaybetti, beraberinde toplumsal aşınma, erozyon anlamında çok şey kaybedildi, ekonomik olarak çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Bölgesel duruma baktığınızda yine oldukça büyük krizler var.</p>

<p>Komşularınızdan tutun da merkezinize kadar büyük sorunlar yaşanıyorsa, orada bir yerlerde çözüm çabalarının, bunları aşma çabalarının da olması gerekir. 2019’un Aralık ayıydı sanırım. İkinci duruşmada şöyle bir metafor üzerinden durumu tarif etmeye başlamıştım. Türkiye’nin içinde bulunduğu krizler sarmalından, bu sorunlar labirentinden çıkışın kapısında “Pax Kurd” yazıyor, yani Kürt barışı yazıyor. Çözüm 100 yıllık yanlışlardan vazgeçilip içerideki ve dışarıdaki komşu Kürtlerle barıştan geçiyordu.<br />
Fakat aynı hatalar defalarca yapılarak bu konuda çok fazla mesafe alınamadı. Yine de benzer dünya örneklerinde görüldüğü gibi bir yerlerde bu konuda bir çaba olmalı, en zor zamanlarda bile bir yerlerde devam ediyor olmalı derdik.</p>

<p>Böyle olunca bu konuda ilk işaret fişeği diyebileceğimiz şey ne olabilir üzerine kafa yormak durumunda kalıyorsunuz. Dolayısıyla işte Sayın Cumhurbaşkanı’nın Malazgirt’te yaptığı konuşma ve öncesindeki kimi açıklamalarıyla birlikte kendisini gösteren işaretler, 1 Ekim’de o ilk elin uzatılmasına kadar geldi. Ama şöyle bir yanı var bu işin. Bir iyi niyet adımı atıldığı zaman, barış için iğne ucu kadar bir aydınlık gördüğünüz zaman, onu iki elle yakalamak, sıkıca kavramak ve bırakmamak gerekiyordu. Nitekim 1 Ekim’le başlayan süreç de bunu gösterdi zaten. Burada şunu düşünmek gerekiyor; iki elle kavranmaya hazır iken geciken, o uzatılan eldir. Herkesin önce bunun altına kırmızı kalemle işaret çekmesi gerekiyor. Uzatan el, oldukça kıymetli bir eldi. Niye? Çünkü daha önce bu tür süreçler söz konusu olduğu zaman cepheden karşı duran MHP ve Genel Başkanı Devlet Bahçeli, simgesel olarak özel bir kişiliktir.</p>

<p>Yine 27 Şubat çağrıyla beraber esasında tarihsel açıdan bakıldığı zaman bir virgül atılmadı, bir duruma nokta konuldu. Ama ana mesele olarak Kürt sorunu bağlamında ele aldığınızda ise, zaman oraya da noktalı virgül konuldu. Şimdi o noktalı virgülden sonrasını yazmak önemli. Tam da bu yüzden hem politikacıların hem de bu konuya kafa yormuş, gönül koymuş olan herkesin de bir anlamda borcu durumunda.</p>

<p><strong>Bu yeni döneme biraz daha projektör tutalım. Çoğu kişi gibi siz de dışarı çıkar çıkmaz “süreç samimiyet kadar, yasa gerektirir” dediniz. Fakat Meclis’ten geçmiş bir Çerçeve Yasa var. Bu yasayı nasıl değerlendiriyorsunuz, sizce gerçekten yeni bir dönemin hukuki başlangıcı</strong> mı?</p>

<p>Şimdi özellikle 2015 sonrasını tarif ederken hukukun öngörülebilir olmadığı, çoğu kez devre dışı kaldığı, birçok farklı hukukun oluştuğunu söylüyoruz. Bir tarafın dayattıklarına hukuk denilmez, hukuk dışılık denilir. Hukuk ise rıza ve onay ister, zamanın ruhuyla örtüşmesi gerekir. Ancak o zaman hukuk olmaya başlar.</p>

<p>Bugün ise, yeni bir hukukun tesisine ihtiyaç var. Bu hukuk kapsayıcı ve kucaklayıcı olmak zorunda, bununla beraber ön açıcı olmak zorunda. Şimdi biz ülkedeki hayat pahalılığı, gelir dağılımı adaletsizliğini, memurların, çalışanların, asgari ücretlilerin, emeklilerin, çiftçinin sorununu konuşuyor olsaydık, bu açlık ve sefalet bitmeli derdim. Bununla birlikte bütçenin şöyle kullanılması, kamu kaynaklarının şuraya transferi gerekir, belki bir süre için borçlanma gerekir gibi bir sürü şey söyleyebilirdim.</p>

<p>Peki ya hukuk için? Hukuk için kimseden borç almaya gerek var mı? Bir yerden kaynak bulmaya gerek var mı? Kaynak transferi gerekir mi? Sadece yüreğiniz gerekiyor. Özgürlükleri, demokrasiyi, insanların hak ettiği o insanca yaşamı hukuk dairesinde tesis etmek için tam da bu gerekiyor.</p>

<p>Siyasal iradenin insanların gelecekte bu ülkede kendilerini eşit, özgür hissetmelerini sağlaması gerekiyor. Bunun için para gerekmiyor, kaynak bulmak gerekmiyor, seferberlik gerekmiyor. Bu bir karar meselesidir. Böyle bir kararı da siyaset kurumu, demokratik müzakere üzerinden toplumun bu acil ve öncelikli talebi olarak değerlendirecek ve bu böyle bir hukukun tesisi.</p>

<p>Hukuk, tek başına yasa değildir. Onun ötesinde maddi ve manevi unsurları olan, hayatın bütün alanlarına sızmış, oralardan beslenen bir yaşamın tanzimi meselesidir. Ve orada nasıl yaşadığınızın, her türden ediminizin nasıl bir şekilde sonuçlanabileceğini öngörebilme imkânıdır.</p>

<p>Şimdi bu çerçeve yasa, yeni bir hukuka giden yolun adeta girizgâhı durumundadır. Bu girizgâhın içeriği tatminkar mıdır? Hayır.<br />
Eğer kardeşlik hukukuysa, kardeş kardeşe bu ekmeğin hepsi benim, sana ekmek yok mu der? Yoksa ekmeği ortadan bölüp paylaşır mı?</p>

<p>Kardeşlik böyle bir şey. Şimdi böyle bakıldığı zaman Çerçeve Yasa daha çok ‘silahsızlandırma yasası’ olarak ön plana çıkıyor. Maddelere bakıyorsunuz bir kısmı yoruma açık. Yine de taraflar bunun üzerinde uzlaştılar ve 467 oyla kabul edildi. Ser sera, ser çawa (Baş göz üstüne) Ama bazı şeyler var ki, yani senin tarzın, lafzın buysa diyorsun! Ya arkadaş, sen cezaevlerinden salıvermelere ilişkin hükmü, niye kalkarsın da Millî Güvenlik Kurulu (MGK) kararına bağlarsın. O MGK kararından sonra da bir 6 aylık zaman dilimi koyarsın. Şimdi yasama bir karar vermiş, bunu yürütmenin önüne koymuş. Yürütme ise, kendini daha önceden vesayet kurumu olarak tarif edilmiş olan MGK’nin kararına bağlamış. Yasama böyle bir şey çıkardı ama tek başına bu zihniyetle çıkmadı. Muhtemelen aradaki istişareler neticesinde bu şekilde çıktı. Şayet silahsızlandırmayı merkeze koyuyorsan, bunun için teyit ve tespit formülünden bahsediyorsan, cezaevlerinde kimse silah taşımıyor bildiğim kadarıyla! Öyle ki koğuşa verdikleri bıçağın bile ucunu keserler. Yine yurt dışına gitmek zorunda kalanların dönüşü? Onlar da mı silahlı? Hayır. Merkeze silahsızlandırmayı koyduysanız, o silahsız olanların girişine bir ara yol açmanız gerekirdi.</p>

<p><strong>Ortada bir süreç varsa, bunu yapmak niye bu kadar zor?</strong></p>

<p>Siyasal iradenin bu meseleyi ele alış tarzından bahsettik. İktidarın bu meseleyi ele alırken çözüm adımlarını ne şekilde atacağı, hangi pencereleri açık tutup hangilerini hâlâ sıkı sıkıya kapalı tutmaya devam edeceği, bize birtakım işaretler sunar. Kaygı ve temkinliliğin gölgesinde yasal bir süreç başlatmak başka bir şeydir, özgüvenle başlatmak bambaşka bir şeydir. Çünkü o özgüven çok önemlidir; böyle bir sürece girdiyseniz bütün taraflarda bir özgüven olmak zorundadır. O özgüvenle ve kardeşlik hukuku çerçevesinde, bu yaranın daha fazla derinleşmesine fırsat vermeden bir an önce gereken adımlar atılabilirdi, ancak atılmadı. Bu adımlar atılmadıysa, ortada ‘bütünlükle ele alış’ senaryosu var demektir. Güya silahlısı da silahsızı da hepsi aynı havuzun, aynı akvaryumun içindeki farklı biçimlerdir. Böyle bir düşünüş, doğası itibariyle hakikate aykırıdır. Neden mi? Çünkü bizlerin cezaevinde olmasının yegâne nedeni, düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde dile getirdiğimiz sözlerimizdir. Sırf bu söylediklerimiz yüzünden, birtakım zorlama anlayışlarla ve özellikle siyasal Kürt muhalefetini düşmanlaştırma politikası üzerinden bize bu cezalar kesildi.</p>

<p>Şimdi burada da bazı kapıların açılmaması, meseleyi iddia edildiği gibi bütüncül ele almaktan ziyade, kulvarları birbirine ipotekleme anlayışıdır. Süreç üç kulvar olarak gözüküyor ama bu kulvarlar birbirine ipotekleniyor. Bu durum, ‘Bakın, buradaki adım atılmadığı ya da zayıf atıldığı sürece, diğerleri için de kapılar açılmayacak. Ona göre dikkatli olun ve kararınızı verin’ uyarısıdır. Oysa bunlara hiç gerek yok. Çünkü eğer bu iş hakikaten özgüvenle, kardeşlik hukuku çerçevesinde ve bu ülkede bundan sonraki yüzyılları birlikte yaşama gayesiyle yürütülüyorsa, bu tür kaygılar barındırmamalıdır.</p>

<p>Buna rağmen, ilgili yasanın çıkması önemlidir; fakat işlerlik kazanması da bir o kadar ehemmiyet arz etmektedir. Çünkü yasa adeta kendini ipotek altına aldı. Kendisi bir kanun olmasına rağmen, yürürlüğe girmesi için ilk önce MGK’da onaylanması, oradan Cumhurbaşkanlığı’na gitmesi ve Cumhurbaşkanı’nın onayıyla Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Hatırlarsınız, Cumhurbaşkanı’nın çıkan yasayı Resmî Gazete’de yayımlaması 8 gün sürmüştü; burası da oldukça manidardı. Normalde dikkat etmişseniz birçok yasa aynı gece ya da ertesi gün onaylanır. Dolayısıyla, fren balatasının sıkışıklık yaptığı durumlarda arabanın hız almasında sıkıntı yaşaması gibi, bu sürecin de farklı engelleme formlarıyla karşılaştığını görebiliyoruz. Buradaki o darlık ve çıkış yapamama hâli, toplumda yasaya olan desteği ve güveni giderek zayıflatıyor.</p>

<p>Bir de böyle hassas durumlarda, bu tür tutumlar provokasyon risklerini artırır. Toplumda bu yasadan sonra tam umudun yeşerdiği bir iklim oluşmuşken sergilenen bu tavırlar, sürece itirazı olan kesimlerin gücünü pekiştirir. Bu duyarlılıkla hareket edilmeli ve süreç hiç öyle MGK kararına falan bağlanmadan yürütülmeliydi. Ancak bu mevcut formuyla bile, hatırladığım kadarıyla Ekim ayında ilk MGK toplantısı var. Gecikmeksizin bu yasaya işlerlik kazandırılmalıdır ki, Türkiye toplumu bundan sonraki adımları daha sağlıklı bir zeminde tartışabilsin.</p>

<p><strong>Sürecin hukuki ayaklarından birinin doğrudan cezaevlerini ilgilendirdiğini biliyoruz. Fakat Demirtaş’ın, tahliyenizi duyurduğu yazısına sinen rahatsızlık da, bu dile getirdiklerinizden mi kaynaklanıyordu?</strong></p>

<p>Ben, bana dair olan her şeyi daima söyleyeceğim. Demirtaş ise, seslenmesi gerektiği zaman çok farklı araçlarla, bazen kısa bir sosyal medya mesajıyla, o yazıda olduğu gibi hem metaforik hem de hiciv dolu zengin bir tarzla söyleyeceklerini söyleyecektir. Ancak şunu rahatlıkla belirtebilirim. Demirtaş’ın dışında, toplumun birçok kesiminde yasanın bu şekilde ele alınması ciddi bir rahatsızlık yaratıyor. Düşünün, bu ülkenin en kritik meselesini konuşuyorsunuz. Türkiye’nin ikinci yüzyılına damga vuracak bir ana meselenin, çözüme giden yoldaki bir kilometre taşını tartışıyoruz. Ama o kilometre taşının fosforunu eksik bırakıyoruz; bu olmaz. Gerek içeriğe, gerekse uygulama esaslarına ilişkin bu vurguyu yapmak gerekiyor. Yasamanın verdiği kararın önüne başka başka halkalar ekleyerek süreci yavaşlattığınız zaman, bu halkaların herhangi birinde sorun çıkabilir.</p>

<p>AK Parti, kuruluş yıllarında uzun süre askeri vesayetten bahsetti ve MGK’yı bu vesayetin en önemli kurumu olarak yorumladı. Sonrasında kurulun sivil içeriğini artırmaya dönük adımlar attılar; fakat buna rağmen şimdi yine aynı yol izleniyor. Dolayısıyla buradaki sivil yapının da ötesinde, resmî anlayıştan sivil düşünüşe geçmek gerekiyor. Toplumsal onayı öncelemeliyiz; asıl arayışımız burada olmalı. “MGK’nın onayını nasıl alırız?” diye düşüneceğimize, “Toplumun onay katsayısını nasıl artırabiliriz?” sorusu asıl kaygımız olmalıdır.</p>

<p><strong>Kürt siyasetinin bu süreçteki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Mevcut sürece dair toplumda oluşan bazı kabullenemeyişleri ya da beklentileri yönetme biçimi konusunda ne söylersiniz?</strong></p>

<p>Ülkedeki iklimi, işleyişi ve geleceği ilgilendiren, geçmişi ve hafızası olan böyle bir süreci tek bir dönemle ya da birkaç başlıkla değerlendirebilmek mümkün değildir. Ancak genel bir hat olarak bakıldığında, şu anda özellikle İmralı’da Sayın Öcalan’ın lokomotifliğinde yürütülen bir diyalog süreci var. Bu müzakerenin ne kadar olgunlaştığı henüz bir soru işareti olsa da, bu diyalog neticesinde ortaya çıkan ve birbirini takip eden gelişmeler yaşandı. Peki, toplumsal duygu durumu nedir, siyasetin buna hazırlık düzeyi nedir derseniz; geniş anlamda bir tatmin olduğunu düşünmüyorum. Toplumda, en azından benim gözlemlediğim kadarıyla, tam bir tatmin duygusu yok.</p>

<p>Bu son 10-11 yılın ardından yaşanan bir durumdur; toprak suya açtır ve az bir yağmurla bu hasret geçmez. Süreç daha inandırıcı, güveni pekiştirici adımlarla bezenecek olursa, toplumdaki güven katsayısının artacağını düşünüyorum.</p>

<p>Bununla beraber, toplumun dinamik kesimlerinin de “Bu sürece nasıl katkı yapabilirim, ne katabilirim?” arayışına girmesi gerekir. Bu süreci besleyecek, önümüzü açacak ve sivilleşmeyi sağlayacak adımlara daha fazla ağırlık vermek zorundayız. İşi sadece Meclis’e, Beştepe’ye ya da İmralı’ya bıraktığınız zaman süreç kapalı ve mahrem yürütülüyor demektir. Bu da zamanla tüm tarafların kamuoyundaki kuşkularını artırabilecek bir duruma dönüşür. Bazı şeylerin başlangıçta mahrem yürütülmesi doğaldır, ancak sonradan şeffaflaşması gerekir. Bu şeffaflaşmanın henüz gelişmemiş olması önemli bir eksikliktir.</p>

<p>Ayrıca siyaset kurumu, sadece Meclis içindeki değil, Meclis dışındaki tüm kesimleri kapsayacak şekilde daha yapıcı ve üretken olmalıdır. Şu anda ağırlıklı olarak Cumhur İttifakı’nın iki partisi ile DEM Parti’nin rol aldığı bir süreç var. Peki, diğer partilerin bu sorunun çözümüne ilişkin yaklaşımlarını veya gündeme getirdikleri başlıkları biliyor muyuz? Burada ciddi bir eksiklik var.<br />
Muhalefette olanlar, “Biz olsaydık şu yöntemle; Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin, Sünnilerin, seküler ya da muhafazakâr ayırt etmeksizin tüm kesimlerin kendisini iyi hissedeceği, ülkenin geleceğinde kendi resmini görebileceği şöyle bir atmosfer oluştururduk” diyebilmeliydi. Bu da büyük bir eksiklik olarak duruyor.</p>

<p><strong>Yedi yıllık tutukluluğun ardından tahliye oldunuz. Dışarı çıktıktan sonra Türkiye’de veya Diyarbakır’da gözünüze çarpan, sizin açınızdan farklılık arz eden bir nokta oldu mu?</strong></p>

<p>Cezaevindeyken Türkiye’ye dair ne gözlemlediysem, dışarı çıktığım andan itibaren İstanbul trafiği dahil hepsini bizzat gördüm. İstanbul’dan Amed’e geldim. Kentte sadece birkaç ana koridordan geçme şansım oldu. İnsanlarla buluşmalarımız esnasında küçük fısıldaşmalarımız oldu; bunu gizem anlamında söylemiyorum, henüz daha gür ve yüksek sesle konuşabileceğimiz, uzun soluklu değerlendirmeler yapabileceğimiz imkânlar ve zeminler oluşmadı. Ancak demin de ifade ettiğim gibi, sorunların ve açmazların daha da derinleştiğini hissediyorum.</p>

<p>Bu durum sadece merkezi kararlardan kaynaklanmıyor; Amed başta olmak üzere yerelden merkeze doğru, sorun çözme ehliyetinde ve pratiğinde hafif bir eksiklik var gibi geliyor bana. Yolda yürürken etrafınızdaki kaldırımlara, temizliğe, insanların yürüyüşüne, trafik düzenine bakarsınız. Arabanız yolda giderken sürekli çukurlara giriyorsa, “Bu çukurların çok hızlı bir şekilde onarılması lazım,” dersiniz. Kentte çukurlar çok fazlaydı demiyorum ama insanda nasıl bir intiba bıraktığını vurgulamak için bu örneği veriyorum. Henüz her şeyi çok iyi gördüğümü söyleyemem, ortada böyle bir tablo var.</p>

<p>Ancak Türkiye’nin yaşam, özgürlük ve hukuk endekslerinde hangi skalanın neresine geldiğini bir akademisyen gibi ezberden sayabilirim; hepsi hafızamda.</p>

<p><strong>3-4 aylık DBB eşbaşkanıyken görevden alınıp tutuklandınız. 3-4 aylık bir sürenin ardından projelerinizi yerine getiremeden hapse girdiniz, fakat bugün dışarıdasınız. Önümüzdeki döneme dair planınız ve programınız nedir?</strong></p>

<p>İnsanlar bazen birtakım kararlar verirler ama hayat bazen sizi önüne katar götürür. Benim de bir kararım var elbette. Anamdan hekim doğmadım ama hekimliğin içinde var oldum; tercihim cerrahlık oldu ve onunla bütünleştim. Bu, yaşamımdaki en büyük uğraştı. “Hekimlikten emekli olunmaz” derler; ben de hekimlikten emekli olabilir miyim? Hayır, hekimlik yapmaya devam edeceğim. Peki, siyasetten emekli olunabilir mi? Siyasetten de emekli olunmuyor. Bir yanıyla çok severek yaptığım mesleğimi devam ettirmeye çalışacağım; diğer yanıyla da bu ülkeye, bu coğrafyaya gönül vermiş bir insan ve siyasetçi olarak elimden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğim.<br />
Şunu da çok net ifade etmek isterim. Bizlerin iyilik hâli, ancak toplumsal bir iyilik hâliyle beraber olduğunda değerlidir. Kişisel konforunuz, bireysel veya ailevi geleceğinize dair planlarınız hiçbir zaman ilk sırada yer almadı. Daha önce milletvekilliğini bırakıp belediye başkanlığına geçişimden bahsetmiştim; bütün bunları yüksek bir enerjiyle yürütmeye çalışırken daima bir yerlerden bir şeyleri eksiltmiş oluyorsunuz. Demek ki önümüzdeki dönemde bu hassas dengeyi çok iyi gözetmek gerekiyor. Bir yerlerde bir şeyler eksilmeden, kimsenin hakkından çalmadan; iyi bir babaysam, eşsem, arkadaşsam veya yoldaşsam, tüm bu rollerin hassas dengesini doğru kurarak ilerlemek gibi bir sorumluluğum olacak.</p>

<p><strong>Son olarak, tüm bu yaşadıklarınız ve yaşananlardan sonra Türkiye kamuoyuna bugün nasıl seslenirsiniz?</strong></p>

<p>Bence hayatın en temel iki unsuru var: Umut ve sevgi. Umut olmadığında hayatı göğüslemek, hayata katlanmak mümkün olmuyor. Sevgi olmadığında ise hayatı güzelleştiremiyorsunuz. Bu yüzden umudu büyütelim; umudu büyütecek bir eylem ve düşünüş içinde olalım. Sevgiyi büyütelim, çünkü sevgi insanı insan yapan en temel erdemdir.<br />
Son zamanlarda bu iki duygunun da azaldığını görüyorum. Biz sevgiyi ve sevilmeyi büyüterek dayanışmayı ve empatiyi yeniden kurabiliriz. Eğer sevebilirsek içimizdeki kini ve nefreti azaltır, bizi eksilten o zehirli duygulardan uzaklaşabiliriz. Bu sürecin anahtarının umut ve sevgi olduğuna inanıyor, herkesi umuda ve sevgiye davet ediyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKE TV</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mizraklidan-yeni-surec-degerlendirmesi-toplumda-tam-bir-tatmin-duygusu-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/02/selcuk-5.jpg" type="image/jpeg" length="80865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin yangın tehlike haritası: Bazı iller sarı kategoride]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiyenin-yangin-tehlike-haritasi-bazi-iller-sari-kategoride</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiyenin-yangin-tehlike-haritasi-bazi-iller-sari-kategoride" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin yangın ve meteorolojik tehlike durumunu gösteren haritada ülkenin büyük bölümü yeşil renkle gösterilirken, Marmara Bölgesi’nin kuzeybatısındaki bazı iller sarı kategoride yer aldı. Yetkililer, sıcak, kurak ve rüzgârlı hava koşullarının bulunduğu dönemlerde yangınlara karşı tedbirli olunması çağrısını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye genelindeki yangın tehlikesine ilişkin haritada son durum dikkat çekti. Haritanın büyük bölümünde yeşil renk, yani “tehlikesiz” seviye görülürken, Marmara Bölgesi’nin kuzeybatısındaki bazı iller sarı, yani “az tehlikeli” kategoride gösterildi.</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, orman yangını riskinin sıcaklık, nem ve rüzgâr gibi meteorolojik koşullarla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor. Bu veriler kullanılarak operasyonel yangın risk haritaları oluşturuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>RENKLER NE ANLAMA GELİYOR?</strong></p>

<p>Haritadaki renk kodları şöyle:</p>

<p>Yeşil: Tehlikesiz</p>

<p>Sarı: Az tehlikeli</p>

<p>Turuncu: Tehlikeli</p>

<p>Kırmızı: Çok tehlikeli</p>

<p>Görselde turuncu ve kırmızı kategoride herhangi bir bölge bulunmuyor. Türkiye'nin büyük bölümünün yeşil renkte olması dikkat çekerken, kuzeybatı kesimlerdeki sarı alanlar görece daha yüksek dikkat gerektiren bölgeleri gösteriyor.</p>

<p><strong>YANGIN RİSKİ SONBAHARDA DA SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Orman Genel Müdürlüğü, eylül ayına girilmesine rağmen yangın tehlikesinin tamamen ortadan kalkmadığı konusunda uyarıyor. OGM'nin 8 Eylül tarihli açıklamasına göre, eylül ayının ilk günlerinde Türkiye genelinde yüzlerce orman ve orman dışı alan yangını meydana geldi. Kurum, özellikle sıcak, kurak ve rüzgârlı hava koşullarında vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiyenin-yangin-tehlike-haritasi-bazi-iller-sari-kategoride</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/yangin-21.jpg" type="image/jpeg" length="21640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere yola çıktı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-imrali-heyeti-abdullah-ocalan-ile-gorusmek-uzere-yola-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-imrali-heyeti-abdullah-ocalan-ile-gorusmek-uzere-yola-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na doğru yola çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere yola çıktı.</p>

<p>İmralı Adası'na doğru yola çıkan heyette DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol yer alıyor.</p>

<p><strong>SON GÖRÜŞME 2 AĞUSTOS'TA GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEM Parti İmralı Heyeti, PKK lideri Abdullah Öcalan ile son olarak 2 Ağustos'ta bir araya gelmişti. Heyet ziyaretin ertesi günü (3 Ağustos) Öcalan'ın mesajını paylaşmıştı.</p>

<p>Heyetin aktardığına göre, Öcalan, "Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir" ifadelerini kullanarak çerçeve yasaya işaret etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-imrali-heyeti-abdullah-ocalan-ile-gorusmek-uzere-yola-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/imrali-7.webp" type="image/jpeg" length="63371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[50 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlar dikkat: Uzmanlar erişkin aşılarını hatırlattı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/50-yas-ustu-ve-kronik-hastaligi-olanlar-dikkat-uzmanlar-eriskin-asilarini-hatirlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/50-yas-ustu-ve-kronik-hastaligi-olanlar-dikkat-uzmanlar-eriskin-asilarini-hatirlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, erişkin aşılamasına yönelik farkındalığın arttığını belirterek özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler ile kronik hastalığı veya bağışıklık sistemi baskılanması bulunan kişilerin risk grubunda olduğunu söyledi. Özen, 50 yaş üzerindeki kişiler için zona aşısının önemine dikkat çekerken, RSV, grip, pnömokok, HPV ve hepatit B aşılarının da belirli gruplara önerildiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çocukluk döneminde olduğu kadar erişkinlikte de aşılamanın önemine dikkat çekiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, özellikle 65 yaş üzerindeki bireylerin yanı sıra kronik hastalığı veya bağışıklık sistemi baskılanması bulunan kişilerin aşı açısından risk grubunda yer aldığını belirtti.</p>

<p>Özen, çocukluk çağı aşılarının bulaşıcı hastalıklara bağlı ölümleri önemli ölçüde azalttığını belirterek, erişkin dönemde hem çocukluk çağı aşılarının devamlarının yapılması hem de risk grubundaki kişilerin korunması için erişkin aşılamasına önem verilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>50 YAŞ ÜZERİNDEKİLERE ZONA AŞISI UYARISI</strong></p>

<p>Erişkinlerde uygulanması önerilen aşılar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Özen, difteri, boğmaca ve tetanos aşılarının belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Grip ve pnömokok aşılarının özellikle risk grupları açısından önem taşıdığını ifade eden Özen, 50 yaş üzerindeki kişilerin zona aşısı yaptırmasının da önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Özen, zona aşısının yalnızca zona geçirme riskini azaltmadığını, hastalık sonrasında ortaya çıkabilen ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen postherpetik nevraljinin önlenmesine de katkı sağladığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>RSV AŞISI KİMLER İÇİN ÖNEMLİ?</strong></p>

<p>Doç. Dr. Özen, HPV, hepatit B ve RSV aşılarının da belirli gruplara önerildiğini kaydetti.</p>

<p>Özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler ile kronik akciğer hastalığı bulunan kişilerde RSV aşısının önemine dikkat çeken Özen, RSV enfeksiyonlarının bazı risk gruplarında ciddi solunum yolu hastalıklarına yol açabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>GEBELİKTE AŞILAR HEM ANNEYİ HEM BEBEĞİ KORUYOR</strong></p>

<p>Gebelik döneminde uygulanan bazı aşıların hem anne hem de bebeğin korunmasına katkı sağladığını belirten Özen, özellikle RSV aşısının gebeliğin son trimesterinde uygulanması halinde bebeğin de anneden geçen antikorlarla korunabileceğini ifade etti.</p>

<p>Özen, gebelik döneminin mevsimsel griple çakışması halinde influenza aşısının yapılmasının önemli olduğunu, tetanos aşılarının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>“AŞI KARŞITLIĞI HÂLÂ ÖNEMLİ BİR PROBLEM”</strong></p>

<p>Aşı karşıtlığının toplum sağlığı açısından önemli bir sorun olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özen, özellikle yanlış bilgilerin aşı konusunda tereddütleri artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Özen, aşı karşıtlığı nedeniyle daha önce büyük ölçüde ortadan kaldırılmış bazı hastalıkların yeniden artabildiğini belirterek, özellikle çocukluk çağı aşılarını yaptırmayan veya reddeden ailelerin bu konuda toplum sağlığı açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p><strong>“AİLE HEKİMLERİ VE UZMANLARIN ÖNERİLERİ ALINMALI”</strong></p>

<p>Doç. Dr. Özen, vatandaşlara aşılarla ilgili karar verirken sağlık kuruluşlarına başvurmaları ve aile hekimleri ile iç hastalıkları uzmanlarının önerilerini almaları çağrısında bulundu.</p>

<p>Özen, hem çocukların hem de erişkinlerin kendileri için önerilen aşıları yaptırmasının önemine dikkat çekerek, aşı konusunda doğru bilginin sağlık profesyonellerinden alınması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/50-yas-ustu-ve-kronik-hastaligi-olanlar-dikkat-uzmanlar-eriskin-asilarini-hatirlatti</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/asi-2.webp" type="image/jpeg" length="33438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor’dan bilet açıklaması: 100 binden fazla kişi aynı anda giriş yapmaya çalıştı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspordan-bilet-aciklamasi-100-binden-fazla-kisi-ayni-anda-giris-yapmaya-calisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspordan-bilet-aciklamasi-100-binden-fazla-kisi-ayni-anda-giris-yapmaya-calisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amedspor, İstanbul Başakşehir FK karşılaşmasının biletleri satışa açıldığı anda yalnızca bu maçın bilet satış sayfasına 100 binden fazla kişinin eş zamanlı olarak erişmeye çalıştığı bilgisinin kendilerine iletildiğini açıkladı.</p>

<p>Kulüp, oluşan olağanüstü yoğunluk ve yüksek talep nedeniyle satışa sunulan biletlerin çok kısa süre içerisinde tükendiğini bildirdi.</p>

<p><strong>STADYUMUN KULLANILABİLİR KAPASİTESİ 30 BİN 481</strong></p>

<p>Açıklamada, kamuoyunda zaman zaman stadyum kapasitesinin yaklaşık 33 bin kişi olarak ifade edildiğine dikkat çekilirken, stadyumun toplam kullanılabilir kapasitesinin 30 bin 481 kişi olduğu belirtildi.</p>

<p>Kulüp, bu kapasitenin tamamının her müsabakada genel bilet satışına açılmasının mümkün olmadığını vurguladı.</p>

<p>Sezon başında satılan kombinelerin yanı sıra güvenlik tedbirleri, misafir takım tribünü, emniyet tampon bölgeleri, protokol ve basın alanları, localar, engelli tribünü, sosyal sorumluluk projeleri, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne kiralama sözleşmesi kapsamında ayrılan alanlar, taraftar gruplarına ayrılan kontenjanlar, sponsorluklar, delegasyon, akreditasyonlar ve diğer organizasyonel zorunluluklar nedeniyle genel satışa açılabilecek bilet sayısının toplam kapasitenin altında kaldığı belirtildi.</p>

<p><strong>30 BİN 481 KİŞİLİK KAPASİTENİN DAĞILIMI</strong></p>

<p>Amedspor’un açıkladığı stadyum kapasitesi dağılımı şöyle:</p>

<p>Satılan kombine: 12 bin 923</p>

<p>Localar: 511</p>

<p>Protokol: 357</p>

<p>Basın tribünü: 432</p>

<p>Genel satışa açılan bilet: 9 bin 254</p>

<p>Taraftar grupları kontenjanı: 2 bin 600</p>

<p>Misafir takım bilet kontenjanı: 1.518</p>

<p>Engelli tribünü: 160</p>

<p>TFF için ayrılan zorunlu alan: 85</p>

<p>Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü: 410</p>

<p>Emniyet personeli: 200</p>

<p>İstişare ve sosyal sorumluluk etkinlikleri: 150</p>

<p>Sponsorluklar: 20</p>

<p>Kulüp çalışanları ve oyuncular: 136</p>

<p>Delegasyon: 288</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güvenlik ve tampon alanları: 1.437</p>

<p>Amedspor, açıklamasında bilet satış sürecinin belirlenen usul ve kurallar çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirterek kamuoyunun doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesinin amaçlandığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Spor</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspordan-bilet-aciklamasi-100-binden-fazla-kisi-ayni-anda-giris-yapmaya-calisti</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/10/amedspor-18.jpg" type="image/jpeg" length="88307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erken emeklilik geliyor: Kimleri kapsıyor, detaylar ne?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilik ile ilgili yapılacak yeni düzenleme ile Bağ-Kur prim gün sayısının, SSK'lılar gibi 7200 güne düşürülmesi gündemde. Böylece 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emeklilik sistemi için önemli bir değişiklik yolda. Geçtiğimiz yıl duyurulan Bağ-Kur prim eşitleme planı somut adımlarla hayata geçiriliyor. Bu düzenlemeyle yaklaşık 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.</p>

<p><img alt="20 Eodz.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/20-eodzjpg.webp" / width="750" height="421"></p>

<p>İktidara yakın medyaya yansıyan haberlere göre; planlanan düzenleme ile Bağ-Kur'luların prim gün şartının 9 binden 7 bin 200'ye indirilmesi bekleniyor. Bu değişiklikten etkilenecek olan yaklaşık 1 milyon Bağ-Kur'lu, emeklilik sürecinde büyük bir beklenti içinde.</p>

<p><img alt="10 K0Qp.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/10-k0qpjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenleme kapsamında, bakkal, kasap, berber, kuaför ve ayakkabı tamircisi gibi küçük esnaf işletmelerinin prim gün şartının 7 bin 200'e düşürülmesi hedefleniyor. Bu adımın, küçük esnafın emeklilik sürecinde önemli bir iyileştirme sağlaması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="03 P7O3.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/03-p7o3jpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<p>Ancak, küçük esnaf kategorisine hangi işletmelerin gireceği, henüz hazırlanacak olan kanun teklifiyle netlik kazanacak. Bu konuda konuşulan kriterler arasında 10 ve altında personel çalıştıran işletmelerin düzenlemeden yararlanabileceği belirtiliyor. Kanun teklifinin detayları ve içeriği, gelecek süreçte netlik kazanacak.</p>

<p><img alt="37 Kyav.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/37-kyavjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Düzenleme kapsamına girecek olan Bağ-Kur'lular, 7 bin 200 prim gününü tamamladıklarında ve diğer koşulları da sağladıklarında emekli olabilecekler. Eğer reform tüm süreleri kapsarsa, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek Bağ-Kur'lu erkekler 60, kadınlar ise 58 yaşında emekli olabilecekler. Ayrıca, son 3.5 yıl içinde Bağ-Kur'dan SSK'ya geçenler de 7200 günü tamamlamışlarsa Bağ-Kur kapsamında emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="22 B3Ym.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/22-b3ymjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenlemeyle birlikte yaş şartının da göz önüne alındığı, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartının bin 800 gün azalacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="39 Pko8.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/39-pko8jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Ancak, bu kişilerin emekli olabilmeleri için 7 bin 200 prim gününü tamamlamalarının yanı sıra belirlenen yaş şartını da karşılamaları gerekecek. 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Bu düzenleme, son 3.5 yıl içinde SSK'lı çalışma durumunu ortadan kaldırarak, daha esnek bir emeklilik imkanı sağlayacak.</p>

<p>1 Ekim 2008'den önce sigortalı olanların emekli olacakları kurumu belirleyecek olan düzenleme, son 7 yıllık sigortalılık süresinin yarısından bir fazlasını hangi statüde gerçekleştirdiyse o statüden emekli olmalarını sağlayacak. Bu kural, emeklilik kurumunu belirlemede geçerli olacak ve sigortalının en çok prim ödediği dönemi esas alacak.</p>

<p><img alt="48 1J3J.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/48-1j3jjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Bu gelişmelerle birlikte, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle Bağ-Kur'lular arasında emeklilikle ilgili süreçlerde önemli değişiklikler yaşanması bekleniyor.</p>

<p><img alt="02 Vzij.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/02-vzijjpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<h2>KİMLERİN YAŞI DA TAMAMLAMASI GEREKECEK?</h2>

<p>Düzenleme kapsamında, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartı bin 800 gün azalacak. Ancak, emekli olabilmeleri için yaş şartını da tamamlamaları gerekecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte, bu kişilerin prim gün şartı 7 bin 200'e indirilecek, ancak emekli olabilmeleri için yaş şartını da karşılamaları gerekecek. Dolayısıyla, 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecek.</p>

<p><img alt="89 Tcn6.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/89-tcn6jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<h2>5 YIL ÖNCE EMEKLİ OLUNABİLECEK</h2>

<p>Bağ-Kur'lular, EYT yasasından faydalanamadıkları için 9000 prim günü şartıyla emekli olamıyordu. Ancak, Bakanlık tarafından başlatılan bir çalışma hayata geçerse, Bağ-Kur'luların emeklilik için gereken prim günü şartı 7200'e düşecek ve böylece 5 yıl önce emekli olabilecekler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/emekli-10.jpg" type="image/jpeg" length="64893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surlarında 75 meşale ile Newroz kutlaması]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p><a href="https://artigercek.com/kultur-sanat/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi-287847h" rel="nofollow" target="_blank"><strong><em>Artı Gerçek’ten Refik Tekin’in haberine göre</em></strong>,</a> kutlamada erbane eşliğinde Kürtçe Newroz şarkıları seslendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="D S C F6528" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6528.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Diyarbakır surları erbane ve meşalalerin eşlik ettiği Newroz kutlamasında tarihi anlara ev sahipliği yaptı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Tarihi surlarda akşam saatlerinde gerçekleştirilen kutlamada ikonik görüntüler ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="D S C F6547" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6547.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamaya DEM Parti Diyarbakır il eşbaşkanları, milletvekili Adalet Kaya, DEM Parti büyükşehir belediye eşbaşkan adayları ve çok sayıda kişi katıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6669" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6669.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamada 75 erbane ve meşale kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 01:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/newrozzz.jpg" type="image/jpeg" length="83837"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
