<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Münevver</title>
    <link>https://www.gazetemunevver.com.tr</link>
    <description>Doğru, Güvenilir ve Tarafsız Habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 13 Sep 2026 14:56:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mızraklı’dan yeni süreç değerlendirmesi: “Toplumda tam bir tatmin duygusu yok”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mizraklidan-yeni-surec-degerlendirmesi-toplumda-tam-bir-tatmin-duygusu-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mizraklidan-yeni-surec-degerlendirmesi-toplumda-tam-bir-tatmin-duygusu-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaklaşık 7 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Türkiye’deki yeni süreci, çerçeve yasayı, Kürt meselesini ve cezaevi yıllarını değerlendirdi. Mızraklı, sürecin özgüvenle ve kardeşlik hukuku çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Çerçeve Yasa, yeni bir hukuka giden yolun adeta girizgâhı durumunda. Bu girizgâhın içeriği tatminkâr mıdır? Hayır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaklaşık 7 yıllık cezaevi sürecinin ardından 8 Eylül’de tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, İlke TV’de katıldığı “Diyarbakır Zamanı” programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Cezaevinde geçirdiği yılların kendisine düşüncelerini yeniden değerlendirme ve netleştirme imkânı sunduğunu belirten Mızraklı, Selahattin Demirtaş ile aynı cezaevinde geçirdiği yılları da anlattı. Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasi, toplumsal ve ekonomik sorunlara değinen Mızraklı, yeni süreçte hukukun, özgürlüklerin ve toplumsal rızanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Mızraklı, Meclis’ten geçen çerçeve yasayı önemli ancak yetersiz bulduğunu belirterek, sürecin yalnızca silahsızlanma ekseninde ele alınmaması gerektiğini savundu<strong>. “Hukuk için kimseden borç almaya gerek var mı? Bir yerden kaynak bulmaya gerek var mı? Sadece yüreğiniz gerekiyor”</strong> diyen Mızraklı, toplumun sürece güven duyması için daha somut, şeffaf ve kapsayıcı adımlar atılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Selçuk Mızraklı, İlke TV ekranlarında konuk olduğu ‘Diyarbakır Zamanı’ programında kendisine ve Türkiye gündemine dair merak edilen sorulara yanıt verdi.</p>

<p><strong>Seçilmiş bir belediye eşbaşkanı olarak tutuklandıktan 7 yıl sonra bugün yeniden dışarıdasınız. Bu uzun zaman dilimi sizden neler götürdü, neler kattı? Cezaevine giren ve çıkan Selçuk Mızraklı arasında farklar var mı?</strong></p>

<p>Bir metafor kullanacak olursam, fırının kapağını açıp içine ekmekleri sıraladıktan sonra bir saat tutarsınız iyi pişmesi için. Un ve su olarak fırına giren hamur, ekmek olarak çıktığında biraz böyle bir suyunu kaybeder. Çünkü o ateşin içinde pişti. Biraz esmerleştiğini, kızardığını ve sertleştiğini görürsünüz. Buradaki sertleşme de tabii metaforik. Bizdeki Kürtçe deyimle “tuj” olmak değil. Yani aksine düşüncelerinizi adeta o fırının, o ateşin içinde bir kere daha test etmişsinizdir. O testle beraber tıpkı çeliğe su verilmesi gibi daha da netleşmiş olarak çıkarsınız. Çünkü dışarıda birçok etkileşim içinde olursunuz ama içeride biraz daha kendi başınıza kalma, biraz daha sarih düşünebilme imkânınız oluyor. Cezaevi böylece adeta bir kütüphane sessizliği ve olgunluğu içinde düşünme, düşleyebilme ve kurgulayabilme zeminine dönüşebiliyor. Böylelikle de saflaşmayı, durulaşmayı ve arılaşmayı biraz daha sağlayabiliyorsunuz.<br />
Cezaevi süreci sizi çürüten ve eriten bir süreç olmamalı. Nasıl ki vücuda bir mikrop girdiği zaman vücudun bağışıklık sistemi devreye giriyorsa aynen o kapıdan içeriye girdiğiniz zaman da bu defa inançsal, düşünsel anlamındaki bütün bağışıklık sisteminiz devreye giriyor. Yani oradaki sisteme yenilmemek, teslim olmamak ve o daracık mekânın içinde kendi dünyanızı yeniden var ve zengin tutabilmek önemli.</p>

<p><strong>İçeride geçirdiğiniz bunca uzun süre de günler nasıl geçti? Zamanını nasıl planlıyordunuz, neler yaptınız?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tabii benim cezaevi dönemim iki fasıl halinde oldu. 2 yıl 4 ay boyunca Kayseri Bünyan Cezaevi’nde kaldım. Aynı koğuşta kaldıklarım çoğunlukla genç arkadaşlardı. Onlar zaten benden önce kendi koğuş disiplinleri çerçevesinde günlük yaşamlarını düzenlemişlerdi. Ben de zaten kişilik olarak günü gelişigüzel yaşayan birisi değildim. Hep belli bir rutini olan, araya yaratıcı birtakım aktiviteler de kattığım bir tarzım vardı. Cezaevine girdiğim zaman bunu kaybetmemem gerekiyordu. Yine de arkadaşlar da sağ olsunlar ilk günlerde o ortama adaptasyon sağlamam için ellerinden gelen kolaylığı gösterdiler. Orada ana kucağı sıcaklığında bir samimiyetle karşılaştım. Aramızda saygı ve sevgiyle birbirimizi beslediğimiz bir ilişki tarzı vardı.</p>

<p>Sonrasında Edirne’ye geçtim, sevgili Selahattin Demirtaş’la beraber kalmaya başladık. İlk baştan bana tam bir misafir muamelesi yaptı. Çünkü kendisi kıdemliydi, bana göre. Gösterdiği misafirlikten artık sıkılınca kaldığımız hücrenin düzeni konusunda el ele verdik.<br />
Dışarıdayken herkesin eleştirdiği kadar korkunç derecede hızlı yürüyen birisiydim. Ama Demirtaş’la voltada yürümeye başladığımızda, demek ki hızlının da hızlısı varmış dedim içimden. Yine kendisinin özel çabayla temin etmiş olduğu kitaplar vardı. Malum bizim kuşak genelde kitap kurdudur. Öyle olunca da bol bol okuma, okuduktan sonra da süzme vakti geliyor. Yine notlar almak için defterler tükettik. Oldukça da verimli ve biriktirici oldu.</p>

<p><strong>Kimi günlük anekdotları paylaştınız ama uzun yıllar öncesine dayanan bir tanışıklık olsa da, Selahattin Demirtaş’la cezaevinde birlikte kalmak şüphesiz farklı bir deneyim olmuştur. Nasıl bir ilişkiniz vardı içeride?</strong></p>

<p>Çok eskiden beridir tanıdığım Demirtaş’la iyi arkadaştık. Fakat cezaevinde 5 yıl boyunca günün 24 saati birisiyle beraber kalmak çok başka bir hissiyattır. Yani her anınıza ilişkin birçok fotoğrafı beraber barındırır zihninizde. Demirtaş’la karşılıklı olarak birbirimizi polenleyeceğiz, diyordum. O polenleri tükettikçe güzel, kaliteli ve bize ait bir bal çıksın diye tarif ederdim.</p>

<p>Demirtaş’ın kendisi oldukça zengin bir kişilik. Düşünce tarzı itibariyle hiçbir tarafa antenlerini kapatmayan biri. Ben de bazen espriyle kendisine takılırdım, adeta radar üssü gibisin derdim. Yani etrafı bütün hatlarıyla gözlüyor, gözledikten sonra radarın uyarı verdiği bölgelere ilişkin özel notlar çıkartıp sonra da ona ilişkin gözlemlerini rapor haline getiriyorsun diye takılıyordum.</p>

<p>Aramızdaki ilişki arkadaşlık, kardeşlik, yoldaşlık, baba-oğul ya da hoca-öğrenci ilişkisi miydi, tarif etmek gerekirse de ‘hepsinden biraz’ derim. O hepsinden birazın iyi yoğrulmuş ve form kazanmış bir biçimi. O yüzden de dört duvar arasında, demir kapı arkasında yaşanan o 5 yıl, benim için zengin yaşanan yıllara dönüşmüş oldu.</p>

<p><strong>Tutuklanmanız, tıpkı diğer siyasetçilerde olduğu gibi bir dönemin politikalarından biriydi. Bugün ise yaklaşık iki yıldır süren yeni bir süreç var. Bu sürecin ilk adımı olarak, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Meclis’te DEM Partililerin elini sıktığını gördüğünüzde ilk tepkiniz ne oldu?</strong></p>

<p>Halk arasında bir laf var; ‘Karanlığın zifiri anı, aydınlığa en yakın olduğu zamandır’ diye. Türkiye son 11 yılda çok şey kaybetti. Siyaset çok şey kaybetti, beraberinde toplumsal aşınma, erozyon anlamında çok şey kaybedildi, ekonomik olarak çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Bölgesel duruma baktığınızda yine oldukça büyük krizler var.</p>

<p>Komşularınızdan tutun da merkezinize kadar büyük sorunlar yaşanıyorsa, orada bir yerlerde çözüm çabalarının, bunları aşma çabalarının da olması gerekir. 2019’un Aralık ayıydı sanırım. İkinci duruşmada şöyle bir metafor üzerinden durumu tarif etmeye başlamıştım. Türkiye’nin içinde bulunduğu krizler sarmalından, bu sorunlar labirentinden çıkışın kapısında “Pax Kurd” yazıyor, yani Kürt barışı yazıyor. Çözüm 100 yıllık yanlışlardan vazgeçilip içerideki ve dışarıdaki komşu Kürtlerle barıştan geçiyordu.<br />
Fakat aynı hatalar defalarca yapılarak bu konuda çok fazla mesafe alınamadı. Yine de benzer dünya örneklerinde görüldüğü gibi bir yerlerde bu konuda bir çaba olmalı, en zor zamanlarda bile bir yerlerde devam ediyor olmalı derdik.</p>

<p>Böyle olunca bu konuda ilk işaret fişeği diyebileceğimiz şey ne olabilir üzerine kafa yormak durumunda kalıyorsunuz. Dolayısıyla işte Sayın Cumhurbaşkanı’nın Malazgirt’te yaptığı konuşma ve öncesindeki kimi açıklamalarıyla birlikte kendisini gösteren işaretler, 1 Ekim’de o ilk elin uzatılmasına kadar geldi. Ama şöyle bir yanı var bu işin. Bir iyi niyet adımı atıldığı zaman, barış için iğne ucu kadar bir aydınlık gördüğünüz zaman, onu iki elle yakalamak, sıkıca kavramak ve bırakmamak gerekiyordu. Nitekim 1 Ekim’le başlayan süreç de bunu gösterdi zaten. Burada şunu düşünmek gerekiyor; iki elle kavranmaya hazır iken geciken, o uzatılan eldir. Herkesin önce bunun altına kırmızı kalemle işaret çekmesi gerekiyor. Uzatan el, oldukça kıymetli bir eldi. Niye? Çünkü daha önce bu tür süreçler söz konusu olduğu zaman cepheden karşı duran MHP ve Genel Başkanı Devlet Bahçeli, simgesel olarak özel bir kişiliktir.</p>

<p>Yine 27 Şubat çağrıyla beraber esasında tarihsel açıdan bakıldığı zaman bir virgül atılmadı, bir duruma nokta konuldu. Ama ana mesele olarak Kürt sorunu bağlamında ele aldığınızda ise, zaman oraya da noktalı virgül konuldu. Şimdi o noktalı virgülden sonrasını yazmak önemli. Tam da bu yüzden hem politikacıların hem de bu konuya kafa yormuş, gönül koymuş olan herkesin de bir anlamda borcu durumunda.</p>

<p><strong>Bu yeni döneme biraz daha projektör tutalım. Çoğu kişi gibi siz de dışarı çıkar çıkmaz “süreç samimiyet kadar, yasa gerektirir” dediniz. Fakat Meclis’ten geçmiş bir Çerçeve Yasa var. Bu yasayı nasıl değerlendiriyorsunuz, sizce gerçekten yeni bir dönemin hukuki başlangıcı</strong> mı?</p>

<p>Şimdi özellikle 2015 sonrasını tarif ederken hukukun öngörülebilir olmadığı, çoğu kez devre dışı kaldığı, birçok farklı hukukun oluştuğunu söylüyoruz. Bir tarafın dayattıklarına hukuk denilmez, hukuk dışılık denilir. Hukuk ise rıza ve onay ister, zamanın ruhuyla örtüşmesi gerekir. Ancak o zaman hukuk olmaya başlar.</p>

<p>Bugün ise, yeni bir hukukun tesisine ihtiyaç var. Bu hukuk kapsayıcı ve kucaklayıcı olmak zorunda, bununla beraber ön açıcı olmak zorunda. Şimdi biz ülkedeki hayat pahalılığı, gelir dağılımı adaletsizliğini, memurların, çalışanların, asgari ücretlilerin, emeklilerin, çiftçinin sorununu konuşuyor olsaydık, bu açlık ve sefalet bitmeli derdim. Bununla birlikte bütçenin şöyle kullanılması, kamu kaynaklarının şuraya transferi gerekir, belki bir süre için borçlanma gerekir gibi bir sürü şey söyleyebilirdim.</p>

<p>Peki ya hukuk için? Hukuk için kimseden borç almaya gerek var mı? Bir yerden kaynak bulmaya gerek var mı? Kaynak transferi gerekir mi? Sadece yüreğiniz gerekiyor. Özgürlükleri, demokrasiyi, insanların hak ettiği o insanca yaşamı hukuk dairesinde tesis etmek için tam da bu gerekiyor.</p>

<p>Siyasal iradenin insanların gelecekte bu ülkede kendilerini eşit, özgür hissetmelerini sağlaması gerekiyor. Bunun için para gerekmiyor, kaynak bulmak gerekmiyor, seferberlik gerekmiyor. Bu bir karar meselesidir. Böyle bir kararı da siyaset kurumu, demokratik müzakere üzerinden toplumun bu acil ve öncelikli talebi olarak değerlendirecek ve bu böyle bir hukukun tesisi.</p>

<p>Hukuk, tek başına yasa değildir. Onun ötesinde maddi ve manevi unsurları olan, hayatın bütün alanlarına sızmış, oralardan beslenen bir yaşamın tanzimi meselesidir. Ve orada nasıl yaşadığınızın, her türden ediminizin nasıl bir şekilde sonuçlanabileceğini öngörebilme imkânıdır.</p>

<p>Şimdi bu çerçeve yasa, yeni bir hukuka giden yolun adeta girizgâhı durumundadır. Bu girizgâhın içeriği tatminkar mıdır? Hayır.<br />
Eğer kardeşlik hukukuysa, kardeş kardeşe bu ekmeğin hepsi benim, sana ekmek yok mu der? Yoksa ekmeği ortadan bölüp paylaşır mı?</p>

<p>Kardeşlik böyle bir şey. Şimdi böyle bakıldığı zaman Çerçeve Yasa daha çok ‘silahsızlandırma yasası’ olarak ön plana çıkıyor. Maddelere bakıyorsunuz bir kısmı yoruma açık. Yine de taraflar bunun üzerinde uzlaştılar ve 467 oyla kabul edildi. Ser sera, ser çawa (Baş göz üstüne) Ama bazı şeyler var ki, yani senin tarzın, lafzın buysa diyorsun! Ya arkadaş, sen cezaevlerinden salıvermelere ilişkin hükmü, niye kalkarsın da Millî Güvenlik Kurulu (MGK) kararına bağlarsın. O MGK kararından sonra da bir 6 aylık zaman dilimi koyarsın. Şimdi yasama bir karar vermiş, bunu yürütmenin önüne koymuş. Yürütme ise, kendini daha önceden vesayet kurumu olarak tarif edilmiş olan MGK’nin kararına bağlamış. Yasama böyle bir şey çıkardı ama tek başına bu zihniyetle çıkmadı. Muhtemelen aradaki istişareler neticesinde bu şekilde çıktı. Şayet silahsızlandırmayı merkeze koyuyorsan, bunun için teyit ve tespit formülünden bahsediyorsan, cezaevlerinde kimse silah taşımıyor bildiğim kadarıyla! Öyle ki koğuşa verdikleri bıçağın bile ucunu keserler. Yine yurt dışına gitmek zorunda kalanların dönüşü? Onlar da mı silahlı? Hayır. Merkeze silahsızlandırmayı koyduysanız, o silahsız olanların girişine bir ara yol açmanız gerekirdi.</p>

<p><strong>Ortada bir süreç varsa, bunu yapmak niye bu kadar zor?</strong></p>

<p>Siyasal iradenin bu meseleyi ele alış tarzından bahsettik. İktidarın bu meseleyi ele alırken çözüm adımlarını ne şekilde atacağı, hangi pencereleri açık tutup hangilerini hâlâ sıkı sıkıya kapalı tutmaya devam edeceği, bize birtakım işaretler sunar. Kaygı ve temkinliliğin gölgesinde yasal bir süreç başlatmak başka bir şeydir, özgüvenle başlatmak bambaşka bir şeydir. Çünkü o özgüven çok önemlidir; böyle bir sürece girdiyseniz bütün taraflarda bir özgüven olmak zorundadır. O özgüvenle ve kardeşlik hukuku çerçevesinde, bu yaranın daha fazla derinleşmesine fırsat vermeden bir an önce gereken adımlar atılabilirdi, ancak atılmadı. Bu adımlar atılmadıysa, ortada ‘bütünlükle ele alış’ senaryosu var demektir. Güya silahlısı da silahsızı da hepsi aynı havuzun, aynı akvaryumun içindeki farklı biçimlerdir. Böyle bir düşünüş, doğası itibariyle hakikate aykırıdır. Neden mi? Çünkü bizlerin cezaevinde olmasının yegâne nedeni, düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde dile getirdiğimiz sözlerimizdir. Sırf bu söylediklerimiz yüzünden, birtakım zorlama anlayışlarla ve özellikle siyasal Kürt muhalefetini düşmanlaştırma politikası üzerinden bize bu cezalar kesildi.</p>

<p>Şimdi burada da bazı kapıların açılmaması, meseleyi iddia edildiği gibi bütüncül ele almaktan ziyade, kulvarları birbirine ipotekleme anlayışıdır. Süreç üç kulvar olarak gözüküyor ama bu kulvarlar birbirine ipotekleniyor. Bu durum, ‘Bakın, buradaki adım atılmadığı ya da zayıf atıldığı sürece, diğerleri için de kapılar açılmayacak. Ona göre dikkatli olun ve kararınızı verin’ uyarısıdır. Oysa bunlara hiç gerek yok. Çünkü eğer bu iş hakikaten özgüvenle, kardeşlik hukuku çerçevesinde ve bu ülkede bundan sonraki yüzyılları birlikte yaşama gayesiyle yürütülüyorsa, bu tür kaygılar barındırmamalıdır.</p>

<p>Buna rağmen, ilgili yasanın çıkması önemlidir; fakat işlerlik kazanması da bir o kadar ehemmiyet arz etmektedir. Çünkü yasa adeta kendini ipotek altına aldı. Kendisi bir kanun olmasına rağmen, yürürlüğe girmesi için ilk önce MGK’da onaylanması, oradan Cumhurbaşkanlığı’na gitmesi ve Cumhurbaşkanı’nın onayıyla Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Hatırlarsınız, Cumhurbaşkanı’nın çıkan yasayı Resmî Gazete’de yayımlaması 8 gün sürmüştü; burası da oldukça manidardı. Normalde dikkat etmişseniz birçok yasa aynı gece ya da ertesi gün onaylanır. Dolayısıyla, fren balatasının sıkışıklık yaptığı durumlarda arabanın hız almasında sıkıntı yaşaması gibi, bu sürecin de farklı engelleme formlarıyla karşılaştığını görebiliyoruz. Buradaki o darlık ve çıkış yapamama hâli, toplumda yasaya olan desteği ve güveni giderek zayıflatıyor.</p>

<p>Bir de böyle hassas durumlarda, bu tür tutumlar provokasyon risklerini artırır. Toplumda bu yasadan sonra tam umudun yeşerdiği bir iklim oluşmuşken sergilenen bu tavırlar, sürece itirazı olan kesimlerin gücünü pekiştirir. Bu duyarlılıkla hareket edilmeli ve süreç hiç öyle MGK kararına falan bağlanmadan yürütülmeliydi. Ancak bu mevcut formuyla bile, hatırladığım kadarıyla Ekim ayında ilk MGK toplantısı var. Gecikmeksizin bu yasaya işlerlik kazandırılmalıdır ki, Türkiye toplumu bundan sonraki adımları daha sağlıklı bir zeminde tartışabilsin.</p>

<p><strong>Sürecin hukuki ayaklarından birinin doğrudan cezaevlerini ilgilendirdiğini biliyoruz. Fakat Demirtaş’ın, tahliyenizi duyurduğu yazısına sinen rahatsızlık da, bu dile getirdiklerinizden mi kaynaklanıyordu?</strong></p>

<p>Ben, bana dair olan her şeyi daima söyleyeceğim. Demirtaş ise, seslenmesi gerektiği zaman çok farklı araçlarla, bazen kısa bir sosyal medya mesajıyla, o yazıda olduğu gibi hem metaforik hem de hiciv dolu zengin bir tarzla söyleyeceklerini söyleyecektir. Ancak şunu rahatlıkla belirtebilirim. Demirtaş’ın dışında, toplumun birçok kesiminde yasanın bu şekilde ele alınması ciddi bir rahatsızlık yaratıyor. Düşünün, bu ülkenin en kritik meselesini konuşuyorsunuz. Türkiye’nin ikinci yüzyılına damga vuracak bir ana meselenin, çözüme giden yoldaki bir kilometre taşını tartışıyoruz. Ama o kilometre taşının fosforunu eksik bırakıyoruz; bu olmaz. Gerek içeriğe, gerekse uygulama esaslarına ilişkin bu vurguyu yapmak gerekiyor. Yasamanın verdiği kararın önüne başka başka halkalar ekleyerek süreci yavaşlattığınız zaman, bu halkaların herhangi birinde sorun çıkabilir.</p>

<p>AK Parti, kuruluş yıllarında uzun süre askeri vesayetten bahsetti ve MGK’yı bu vesayetin en önemli kurumu olarak yorumladı. Sonrasında kurulun sivil içeriğini artırmaya dönük adımlar attılar; fakat buna rağmen şimdi yine aynı yol izleniyor. Dolayısıyla buradaki sivil yapının da ötesinde, resmî anlayıştan sivil düşünüşe geçmek gerekiyor. Toplumsal onayı öncelemeliyiz; asıl arayışımız burada olmalı. “MGK’nın onayını nasıl alırız?” diye düşüneceğimize, “Toplumun onay katsayısını nasıl artırabiliriz?” sorusu asıl kaygımız olmalıdır.</p>

<p><strong>Kürt siyasetinin bu süreçteki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Mevcut sürece dair toplumda oluşan bazı kabullenemeyişleri ya da beklentileri yönetme biçimi konusunda ne söylersiniz?</strong></p>

<p>Ülkedeki iklimi, işleyişi ve geleceği ilgilendiren, geçmişi ve hafızası olan böyle bir süreci tek bir dönemle ya da birkaç başlıkla değerlendirebilmek mümkün değildir. Ancak genel bir hat olarak bakıldığında, şu anda özellikle İmralı’da Sayın Öcalan’ın lokomotifliğinde yürütülen bir diyalog süreci var. Bu müzakerenin ne kadar olgunlaştığı henüz bir soru işareti olsa da, bu diyalog neticesinde ortaya çıkan ve birbirini takip eden gelişmeler yaşandı. Peki, toplumsal duygu durumu nedir, siyasetin buna hazırlık düzeyi nedir derseniz; geniş anlamda bir tatmin olduğunu düşünmüyorum. Toplumda, en azından benim gözlemlediğim kadarıyla, tam bir tatmin duygusu yok.</p>

<p>Bu son 10-11 yılın ardından yaşanan bir durumdur; toprak suya açtır ve az bir yağmurla bu hasret geçmez. Süreç daha inandırıcı, güveni pekiştirici adımlarla bezenecek olursa, toplumdaki güven katsayısının artacağını düşünüyorum.</p>

<p>Bununla beraber, toplumun dinamik kesimlerinin de “Bu sürece nasıl katkı yapabilirim, ne katabilirim?” arayışına girmesi gerekir. Bu süreci besleyecek, önümüzü açacak ve sivilleşmeyi sağlayacak adımlara daha fazla ağırlık vermek zorundayız. İşi sadece Meclis’e, Beştepe’ye ya da İmralı’ya bıraktığınız zaman süreç kapalı ve mahrem yürütülüyor demektir. Bu da zamanla tüm tarafların kamuoyundaki kuşkularını artırabilecek bir duruma dönüşür. Bazı şeylerin başlangıçta mahrem yürütülmesi doğaldır, ancak sonradan şeffaflaşması gerekir. Bu şeffaflaşmanın henüz gelişmemiş olması önemli bir eksikliktir.</p>

<p>Ayrıca siyaset kurumu, sadece Meclis içindeki değil, Meclis dışındaki tüm kesimleri kapsayacak şekilde daha yapıcı ve üretken olmalıdır. Şu anda ağırlıklı olarak Cumhur İttifakı’nın iki partisi ile DEM Parti’nin rol aldığı bir süreç var. Peki, diğer partilerin bu sorunun çözümüne ilişkin yaklaşımlarını veya gündeme getirdikleri başlıkları biliyor muyuz? Burada ciddi bir eksiklik var.<br />
Muhalefette olanlar, “Biz olsaydık şu yöntemle; Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin, Sünnilerin, seküler ya da muhafazakâr ayırt etmeksizin tüm kesimlerin kendisini iyi hissedeceği, ülkenin geleceğinde kendi resmini görebileceği şöyle bir atmosfer oluştururduk” diyebilmeliydi. Bu da büyük bir eksiklik olarak duruyor.</p>

<p><strong>Yedi yıllık tutukluluğun ardından tahliye oldunuz. Dışarı çıktıktan sonra Türkiye’de veya Diyarbakır’da gözünüze çarpan, sizin açınızdan farklılık arz eden bir nokta oldu mu?</strong></p>

<p>Cezaevindeyken Türkiye’ye dair ne gözlemlediysem, dışarı çıktığım andan itibaren İstanbul trafiği dahil hepsini bizzat gördüm. İstanbul’dan Amed’e geldim. Kentte sadece birkaç ana koridordan geçme şansım oldu. İnsanlarla buluşmalarımız esnasında küçük fısıldaşmalarımız oldu; bunu gizem anlamında söylemiyorum, henüz daha gür ve yüksek sesle konuşabileceğimiz, uzun soluklu değerlendirmeler yapabileceğimiz imkânlar ve zeminler oluşmadı. Ancak demin de ifade ettiğim gibi, sorunların ve açmazların daha da derinleştiğini hissediyorum.</p>

<p>Bu durum sadece merkezi kararlardan kaynaklanmıyor; Amed başta olmak üzere yerelden merkeze doğru, sorun çözme ehliyetinde ve pratiğinde hafif bir eksiklik var gibi geliyor bana. Yolda yürürken etrafınızdaki kaldırımlara, temizliğe, insanların yürüyüşüne, trafik düzenine bakarsınız. Arabanız yolda giderken sürekli çukurlara giriyorsa, “Bu çukurların çok hızlı bir şekilde onarılması lazım,” dersiniz. Kentte çukurlar çok fazlaydı demiyorum ama insanda nasıl bir intiba bıraktığını vurgulamak için bu örneği veriyorum. Henüz her şeyi çok iyi gördüğümü söyleyemem, ortada böyle bir tablo var.</p>

<p>Ancak Türkiye’nin yaşam, özgürlük ve hukuk endekslerinde hangi skalanın neresine geldiğini bir akademisyen gibi ezberden sayabilirim; hepsi hafızamda.</p>

<p><strong>3-4 aylık DBB eşbaşkanıyken görevden alınıp tutuklandınız. 3-4 aylık bir sürenin ardından projelerinizi yerine getiremeden hapse girdiniz, fakat bugün dışarıdasınız. Önümüzdeki döneme dair planınız ve programınız nedir?</strong></p>

<p>İnsanlar bazen birtakım kararlar verirler ama hayat bazen sizi önüne katar götürür. Benim de bir kararım var elbette. Anamdan hekim doğmadım ama hekimliğin içinde var oldum; tercihim cerrahlık oldu ve onunla bütünleştim. Bu, yaşamımdaki en büyük uğraştı. “Hekimlikten emekli olunmaz” derler; ben de hekimlikten emekli olabilir miyim? Hayır, hekimlik yapmaya devam edeceğim. Peki, siyasetten emekli olunabilir mi? Siyasetten de emekli olunmuyor. Bir yanıyla çok severek yaptığım mesleğimi devam ettirmeye çalışacağım; diğer yanıyla da bu ülkeye, bu coğrafyaya gönül vermiş bir insan ve siyasetçi olarak elimden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğim.<br />
Şunu da çok net ifade etmek isterim. Bizlerin iyilik hâli, ancak toplumsal bir iyilik hâliyle beraber olduğunda değerlidir. Kişisel konforunuz, bireysel veya ailevi geleceğinize dair planlarınız hiçbir zaman ilk sırada yer almadı. Daha önce milletvekilliğini bırakıp belediye başkanlığına geçişimden bahsetmiştim; bütün bunları yüksek bir enerjiyle yürütmeye çalışırken daima bir yerlerden bir şeyleri eksiltmiş oluyorsunuz. Demek ki önümüzdeki dönemde bu hassas dengeyi çok iyi gözetmek gerekiyor. Bir yerlerde bir şeyler eksilmeden, kimsenin hakkından çalmadan; iyi bir babaysam, eşsem, arkadaşsam veya yoldaşsam, tüm bu rollerin hassas dengesini doğru kurarak ilerlemek gibi bir sorumluluğum olacak.</p>

<p><strong>Son olarak, tüm bu yaşadıklarınız ve yaşananlardan sonra Türkiye kamuoyuna bugün nasıl seslenirsiniz?</strong></p>

<p>Bence hayatın en temel iki unsuru var: Umut ve sevgi. Umut olmadığında hayatı göğüslemek, hayata katlanmak mümkün olmuyor. Sevgi olmadığında ise hayatı güzelleştiremiyorsunuz. Bu yüzden umudu büyütelim; umudu büyütecek bir eylem ve düşünüş içinde olalım. Sevgiyi büyütelim, çünkü sevgi insanı insan yapan en temel erdemdir.<br />
Son zamanlarda bu iki duygunun da azaldığını görüyorum. Biz sevgiyi ve sevilmeyi büyüterek dayanışmayı ve empatiyi yeniden kurabiliriz. Eğer sevebilirsek içimizdeki kini ve nefreti azaltır, bizi eksilten o zehirli duygulardan uzaklaşabiliriz. Bu sürecin anahtarının umut ve sevgi olduğuna inanıyor, herkesi umuda ve sevgiye davet ediyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKE TV</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mizraklidan-yeni-surec-degerlendirmesi-toplumda-tam-bir-tatmin-duygusu-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/02/selcuk-5.jpg" type="image/jpeg" length="40923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin yangın tehlike haritası: Bazı iller sarı kategoride]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiyenin-yangin-tehlike-haritasi-bazi-iller-sari-kategoride</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiyenin-yangin-tehlike-haritasi-bazi-iller-sari-kategoride" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin yangın ve meteorolojik tehlike durumunu gösteren haritada ülkenin büyük bölümü yeşil renkle gösterilirken, Marmara Bölgesi’nin kuzeybatısındaki bazı iller sarı kategoride yer aldı. Yetkililer, sıcak, kurak ve rüzgârlı hava koşullarının bulunduğu dönemlerde yangınlara karşı tedbirli olunması çağrısını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye genelindeki yangın tehlikesine ilişkin haritada son durum dikkat çekti. Haritanın büyük bölümünde yeşil renk, yani “tehlikesiz” seviye görülürken, Marmara Bölgesi’nin kuzeybatısındaki bazı iller sarı, yani “az tehlikeli” kategoride gösterildi.</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, orman yangını riskinin sıcaklık, nem ve rüzgâr gibi meteorolojik koşullarla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor. Bu veriler kullanılarak operasyonel yangın risk haritaları oluşturuluyor.</p>

<p><strong>RENKLER NE ANLAMA GELİYOR?</strong></p>

<p>Haritadaki renk kodları şöyle:</p>

<p>Yeşil: Tehlikesiz</p>

<p>Sarı: Az tehlikeli</p>

<p>Turuncu: Tehlikeli</p>

<p>Kırmızı: Çok tehlikeli</p>

<p>Görselde turuncu ve kırmızı kategoride herhangi bir bölge bulunmuyor. Türkiye'nin büyük bölümünün yeşil renkte olması dikkat çekerken, kuzeybatı kesimlerdeki sarı alanlar görece daha yüksek dikkat gerektiren bölgeleri gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YANGIN RİSKİ SONBAHARDA DA SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Orman Genel Müdürlüğü, eylül ayına girilmesine rağmen yangın tehlikesinin tamamen ortadan kalkmadığı konusunda uyarıyor. OGM'nin 8 Eylül tarihli açıklamasına göre, eylül ayının ilk günlerinde Türkiye genelinde yüzlerce orman ve orman dışı alan yangını meydana geldi. Kurum, özellikle sıcak, kurak ve rüzgârlı hava koşullarında vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiyenin-yangin-tehlike-haritasi-bazi-iller-sari-kategoride</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/yangin-21.jpg" type="image/jpeg" length="53979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere yola çıktı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-imrali-heyeti-abdullah-ocalan-ile-gorusmek-uzere-yola-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-imrali-heyeti-abdullah-ocalan-ile-gorusmek-uzere-yola-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na doğru yola çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere yola çıktı.</p>

<p>İmralı Adası'na doğru yola çıkan heyette DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol yer alıyor.</p>

<p><strong>SON GÖRÜŞME 2 AĞUSTOS'TA GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEM Parti İmralı Heyeti, PKK lideri Abdullah Öcalan ile son olarak 2 Ağustos'ta bir araya gelmişti. Heyet ziyaretin ertesi günü (3 Ağustos) Öcalan'ın mesajını paylaşmıştı.</p>

<p>Heyetin aktardığına göre, Öcalan, "Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir" ifadelerini kullanarak çerçeve yasaya işaret etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-imrali-heyeti-abdullah-ocalan-ile-gorusmek-uzere-yola-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/imrali-7.webp" type="image/jpeg" length="38303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[50 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlar dikkat: Uzmanlar erişkin aşılarını hatırlattı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/50-yas-ustu-ve-kronik-hastaligi-olanlar-dikkat-uzmanlar-eriskin-asilarini-hatirlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/50-yas-ustu-ve-kronik-hastaligi-olanlar-dikkat-uzmanlar-eriskin-asilarini-hatirlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, erişkin aşılamasına yönelik farkındalığın arttığını belirterek özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler ile kronik hastalığı veya bağışıklık sistemi baskılanması bulunan kişilerin risk grubunda olduğunu söyledi. Özen, 50 yaş üzerindeki kişiler için zona aşısının önemine dikkat çekerken, RSV, grip, pnömokok, HPV ve hepatit B aşılarının da belirli gruplara önerildiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çocukluk döneminde olduğu kadar erişkinlikte de aşılamanın önemine dikkat çekiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, özellikle 65 yaş üzerindeki bireylerin yanı sıra kronik hastalığı veya bağışıklık sistemi baskılanması bulunan kişilerin aşı açısından risk grubunda yer aldığını belirtti.</p>

<p>Özen, çocukluk çağı aşılarının bulaşıcı hastalıklara bağlı ölümleri önemli ölçüde azalttığını belirterek, erişkin dönemde hem çocukluk çağı aşılarının devamlarının yapılması hem de risk grubundaki kişilerin korunması için erişkin aşılamasına önem verilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>50 YAŞ ÜZERİNDEKİLERE ZONA AŞISI UYARISI</strong></p>

<p>Erişkinlerde uygulanması önerilen aşılar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Özen, difteri, boğmaca ve tetanos aşılarının belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Grip ve pnömokok aşılarının özellikle risk grupları açısından önem taşıdığını ifade eden Özen, 50 yaş üzerindeki kişilerin zona aşısı yaptırmasının da önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Özen, zona aşısının yalnızca zona geçirme riskini azaltmadığını, hastalık sonrasında ortaya çıkabilen ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen postherpetik nevraljinin önlenmesine de katkı sağladığını belirtti.</p>

<p><strong>RSV AŞISI KİMLER İÇİN ÖNEMLİ?</strong></p>

<p>Doç. Dr. Özen, HPV, hepatit B ve RSV aşılarının da belirli gruplara önerildiğini kaydetti.</p>

<p>Özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler ile kronik akciğer hastalığı bulunan kişilerde RSV aşısının önemine dikkat çeken Özen, RSV enfeksiyonlarının bazı risk gruplarında ciddi solunum yolu hastalıklarına yol açabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>GEBELİKTE AŞILAR HEM ANNEYİ HEM BEBEĞİ KORUYOR</strong></p>

<p>Gebelik döneminde uygulanan bazı aşıların hem anne hem de bebeğin korunmasına katkı sağladığını belirten Özen, özellikle RSV aşısının gebeliğin son trimesterinde uygulanması halinde bebeğin de anneden geçen antikorlarla korunabileceğini ifade etti.</p>

<p>Özen, gebelik döneminin mevsimsel griple çakışması halinde influenza aşısının yapılmasının önemli olduğunu, tetanos aşılarının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>“AŞI KARŞITLIĞI HÂLÂ ÖNEMLİ BİR PROBLEM”</strong></p>

<p>Aşı karşıtlığının toplum sağlığı açısından önemli bir sorun olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özen, özellikle yanlış bilgilerin aşı konusunda tereddütleri artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Özen, aşı karşıtlığı nedeniyle daha önce büyük ölçüde ortadan kaldırılmış bazı hastalıkların yeniden artabildiğini belirterek, özellikle çocukluk çağı aşılarını yaptırmayan veya reddeden ailelerin bu konuda toplum sağlığı açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p><strong>“AİLE HEKİMLERİ VE UZMANLARIN ÖNERİLERİ ALINMALI”</strong></p>

<p>Doç. Dr. Özen, vatandaşlara aşılarla ilgili karar verirken sağlık kuruluşlarına başvurmaları ve aile hekimleri ile iç hastalıkları uzmanlarının önerilerini almaları çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özen, hem çocukların hem de erişkinlerin kendileri için önerilen aşıları yaptırmasının önemine dikkat çekerek, aşı konusunda doğru bilginin sağlık profesyonellerinden alınması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/50-yas-ustu-ve-kronik-hastaligi-olanlar-dikkat-uzmanlar-eriskin-asilarini-hatirlatti</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/asi-2.webp" type="image/jpeg" length="81117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor’dan bilet açıklaması: 100 binden fazla kişi aynı anda giriş yapmaya çalıştı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspordan-bilet-aciklamasi-100-binden-fazla-kisi-ayni-anda-giris-yapmaya-calisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspordan-bilet-aciklamasi-100-binden-fazla-kisi-ayni-anda-giris-yapmaya-calisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amedspor, İstanbul Başakşehir FK karşılaşmasının biletleri satışa açıldığı anda yalnızca bu maçın bilet satış sayfasına 100 binden fazla kişinin eş zamanlı olarak erişmeye çalıştığı bilgisinin kendilerine iletildiğini açıkladı.</p>

<p>Kulüp, oluşan olağanüstü yoğunluk ve yüksek talep nedeniyle satışa sunulan biletlerin çok kısa süre içerisinde tükendiğini bildirdi.</p>

<p><strong>STADYUMUN KULLANILABİLİR KAPASİTESİ 30 BİN 481</strong></p>

<p>Açıklamada, kamuoyunda zaman zaman stadyum kapasitesinin yaklaşık 33 bin kişi olarak ifade edildiğine dikkat çekilirken, stadyumun toplam kullanılabilir kapasitesinin 30 bin 481 kişi olduğu belirtildi.</p>

<p>Kulüp, bu kapasitenin tamamının her müsabakada genel bilet satışına açılmasının mümkün olmadığını vurguladı.</p>

<p>Sezon başında satılan kombinelerin yanı sıra güvenlik tedbirleri, misafir takım tribünü, emniyet tampon bölgeleri, protokol ve basın alanları, localar, engelli tribünü, sosyal sorumluluk projeleri, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne kiralama sözleşmesi kapsamında ayrılan alanlar, taraftar gruplarına ayrılan kontenjanlar, sponsorluklar, delegasyon, akreditasyonlar ve diğer organizasyonel zorunluluklar nedeniyle genel satışa açılabilecek bilet sayısının toplam kapasitenin altında kaldığı belirtildi.</p>

<p><strong>30 BİN 481 KİŞİLİK KAPASİTENİN DAĞILIMI</strong></p>

<p>Amedspor’un açıkladığı stadyum kapasitesi dağılımı şöyle:</p>

<p>Satılan kombine: 12 bin 923</p>

<p>Localar: 511</p>

<p>Protokol: 357</p>

<p>Basın tribünü: 432</p>

<p>Genel satışa açılan bilet: 9 bin 254</p>

<p>Taraftar grupları kontenjanı: 2 bin 600</p>

<p>Misafir takım bilet kontenjanı: 1.518</p>

<p>Engelli tribünü: 160</p>

<p>TFF için ayrılan zorunlu alan: 85</p>

<p>Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü: 410</p>

<p>Emniyet personeli: 200</p>

<p>İstişare ve sosyal sorumluluk etkinlikleri: 150</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sponsorluklar: 20</p>

<p>Kulüp çalışanları ve oyuncular: 136</p>

<p>Delegasyon: 288</p>

<p>Güvenlik ve tampon alanları: 1.437</p>

<p>Amedspor, açıklamasında bilet satış sürecinin belirlenen usul ve kurallar çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirterek kamuoyunun doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesinin amaçlandığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Spor</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspordan-bilet-aciklamasi-100-binden-fazla-kisi-ayni-anda-giris-yapmaya-calisti</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/10/amedspor-18.jpg" type="image/jpeg" length="11171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigara paketleri değişecek, açık alanlarda yasak genişleyecek]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/sigara-paketleri-degisecek-acik-alanlarda-yasak-genisleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/sigara-paketleri-degisecek-acik-alanlarda-yasak-genisleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigara ve tütün ürünlerinin kullanımını azaltmaya yönelik kapsamlı düzenleme için hazırlıklar sürüyor. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan taslağın eylül ayında değerlendirilmesi, AKP Meclis Grubu’nun ekimde çalışma yapması ve teklifin kasım ayında TBMM gündemine taşınması planlanıyor. Taslakta 2040’tan itibaren tütün ürünlerinin satışının yasaklanması, satış noktalarında ürünlerin görünürlüğünün azaltılması ve sigara içme alanlarının sınırlandırılması gibi düzenlemeler yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigara ve tütün ürünlerinin kullanımını azaltmaya yönelik yeni kanun teklifi için hazırlıklar sürerken, düzenlemenin yeni yasama yılında Meclis gündemine gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan kanun teklifi taslağının, eylül ayının üçüncü veya son haftasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılması beklenen toplantıda ele alınmasının ardından AKP Meclis Grubu tarafından ekim ayında değerlendirilmesi, teklifin ise kasım ayında TBMM’ye sunulması hedefleniyor.</p>

<p>Düzenlemenin önce Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda, ardından TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi ve bütçe görüşmeleri başlamadan önce yasalaştırılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>2040 İÇİN TÜTÜN ÜRÜNLERİNDE SATIŞ YASAĞI HEDEFİ</strong></p>

<p>Taslakta uzun vadeli hedef olarak dikkat çeken düzenlemelerden biri, 1 Ocak 2040’tan itibaren tütün ürünlerinin satışının ve tüketim amacıyla başka kişilere sunulmasının yasaklanması.</p>

<p>Söz konusu hedefin hayata geçirilmesi halinde tütün ürünlerinin satışına ilişkin mevcut sistemin tamamen değiştirilmesi öngörülüyor. Ancak bu düzenlemelerin şu aşamada taslak niteliğinde olduğu ve henüz yasalaşmadığı vurgulanmalı.</p>

<p><strong>SİGARA SATIŞ NOKTALARINDA ÜRÜNLER GÖRÜNMEYECEK</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeyle sigara ve diğer tütün ürünlerinin satış noktalarındaki görünürlüğünün daha da azaltılması planlanıyor.</p>

<p>Taslağa göre tütün ürünlerinin kapalı ve dışarıdan görünmeyecek dolaplarda bulundurulması öngörülüyor. Tüketicinin ürünlere doğrudan erişiminin engellenmesi ve satış işleminin elektronik sistem üzerinden yaş doğrulaması yapılarak gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Elektronik sistem üzerinden satış miktarlarının da takip edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Mevcut mevzuatta da tütün ürünlerinin satışına ve sergilenmesine yönelik çeşitli kısıtlamalar bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, satış ünitelerinin sade olması ve reklam unsurları içermemesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p><strong>SİGARA PAKETLERİNE STANDART GELİYOR</strong></p>

<p>Taslakta sigara ve diğer tütün ürünlerinin paketlerine ilişkin de yeni kurallar bulunuyor.</p>

<p>Buna göre paketlerin boyut ve şekillerinin standartlaştırılması, ürünlerin içeriğinin ise adet, miktar ve boyut bakımından belirli standartlara bağlanması planlanıyor.</p>

<p>Marka adının paketin yalnızca bir yüzünde ve yüzeyin en fazla yüzde 5’lik bölümünde yer almasına izin verilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Logo ve sembollerin kullanımının ise yasaklanması planlanıyor.</p>

<p><strong>KAFE VE RESTORANLARIN AÇIK ALANLARINA SİGARA SINIRI</strong></p>

<p>Düzenlemenin önemli başlıklarından biri de restoran, kafe ve benzeri işletmelerin açık alanlarında sigara kullanımına yönelik yeni sınırlamalar.</p>

<p>Taslağa göre bu işletmelerin açık alanlarında sigara içilmesi yasaklanacak. Ancak belirlenen şartların karşılanması halinde işletmelere özel sigara içme bölümü oluşturma imkânı tanınabilecek.</p>

<p>Bu alanlar, işletmenin toplam kullanım alanının yüzde 10’unu geçemeyecek. Sigara içme bölümünün büyüklüğü ise 2 metrekareden az, 20 metrekareden fazla olamayacak.</p>

<p>Bu bölümlerde yiyecek ve içecek servisi yapılmasına izin verilmeyecek. Sigara içilen alanların dışarıdan görünmesini engelleyecek şekilde tasarlanması gerekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca 18 yaşından küçüklerin bu bölümlere girmesi yasaklanacak.</p>

<p><strong>OKUL VE HASTANELERİN ÇEVRESİNDE 10 METRE KURALI</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeyle çocukların ve toplumun yoğun olarak bulunduğu alanlarda sigaraya karşı koruma alanının genişletilmesi planlanıyor.</p>

<p>Taslağa göre; Okulların, hastanelerin, kamu binalarının, ibadethanelerin 10 metre çevresinde sigara içilmesi yasak kapsamına alınacak.</p>

<p>Bunun yanı sıra çocuk oyun alanları, parklar, yürüyüş ve egzersiz alanları da sigara kullanımının yasaklanacağı alanlar arasına dahil edilecek.</p>

<p><strong>DÜZENLEME HENÜZ YASALAŞMADI</strong></p>

<p>Sigara ve tütün ürünlerine yönelik söz konusu düzenlemeler şu anda kanun teklifi taslağı aşamasında bulunuyor. Dolayısıyla 2040 satış yasağı, açık alan düzenlemeleri, paket standartları ve 10 metre kuralı dahil olmak üzere belirtilen başlıkların yürürlüğe girmesi için TBMM sürecinin tamamlanması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/sigara-paketleri-degisecek-acik-alanlarda-yasak-genisleyecek</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/sigara-2.webp" type="image/jpeg" length="83675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zayıflama iğnelerinde “Ozempic Face” alarmı: Yüzdeki yağ kaybı neden daha hızlı?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/zayiflama-ignelerinde-ozempic-face-alarmi-yuzdeki-yag-kaybi-neden-daha-hizli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/zayiflama-ignelerinde-ozempic-face-alarmi-yuzdeki-yag-kaybi-neden-daha-hizli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni nesil GLP-1 ilaçlarıyla hızlı kilo veren bazı kişilerde yüzde hacim kaybı, çökme, kırışıklık ve sarkma görülmesi “Ozempic Face” olarak adlandırılıyor. Yeni araştırmalar, yüzdeki yağ kaybının vücudun genelindeki yağ kaybından çok daha belirgin olabileceğini ortaya koyarken, uzmanlar tablonun yalnızca kilo kaybıyla açıklanamayabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Obezite ve diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 grubu ilaçlar, hızlı ve belirgin kilo kaybı sağlamaları nedeniyle son yılların en çok konuşulan tedavileri arasında yer alıyor. Ancak bazı kullanıcıların yüzünde ortaya çıkan hacim kaybı, yanaklarda çökme, şakaklarda belirginleşme ve cilt sarkması, “Ozempic Face” adıyla yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, bu görünümün önemli ölçüde hızlı kilo kaybıyla ilişkili olduğunu ortaya koyarken, son araştırmalar yüzdeki yağ dokusunun ve cilt yapısının GLP-1 tedavisi sırasında nasıl değiştiği konusunda yeni sorular gündeme getiriyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi de hızlı kilo kaybının yanı sıra yağ dokusu, kolajen ve kaslardaki değişimlerin yüz görünümünü etkileyebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>“OZEMPİC FACE” NEDİR?</strong></p>

<p><strong><i>Hürriyet’teki köşesinde zayıflama iğneleriyle ilgili merak edilenleri ele alan Dr. Furkan Burak</i></strong>, yeni nesil GLP-1 ilaçlarının oluşturabileceği bu görünümü “Ozempic Face” başlığı altında değerlendiriyor.</p>

<p>“Ozempic Face” tıbbi olarak resmi bir hastalık ya da tanı değil. Terim, özellikle semaglutid gibi GLP-1 ilaçlarıyla hızlı kilo kaybı sonrasında ortaya çıkabilen yüz hacmi kaybı, içe çökme ve ciltte gevşeme görünümünü tanımlamak için kullanılıyor. Terimin, New Yorklu dermatolog Dr. Paul Jarrod Frank tarafından klinik gözlemlerini tanımlamak amacıyla yaygınlaştırıldığı belirtiliyor.</p>

<p>Bilimsel literatürde de semaglutid kullanımına bağlı yüz değişiklikleri; yağ ve kas hacmi kaybı, cilt gevşemesi ve daha yaşlı bir görünümle ilişkilendiriliyor. Ancak “Ozempic Face” ifadesinin tıbbi bir tanı olmadığı özellikle vurgulanıyor.</p>

<p><strong>BASİT BİR YAN ETKİ Mİ?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hızlı kilo veren kişilerde yüzde çökme yeni bir durum değil. Klasik diyetler ve bariatrik cerrahi sonrasında da önemli miktarda kilo kaybı, yüzdeki yağ dokusunun azalmasına ve cildin gevşemesine yol açabiliyor.</p>

<p>Ancak GLP-1 ilaçlarıyla ortaya çıkan görünümün mekanizması konusunda araştırmalar sürüyor.</p>

<p>2025 yılında yayımlanan bir derleme, GLP-1 ilaçları kullanan kişilerde görülen cilt değişikliklerinin yalnızca yüz yağının azalmasıyla açıklanamayabileceğini; dermis, kolajen, elastin ve cilt elastikiyetindeki değişimlerin de araştırılması gerektiğini bildirdi.</p>

<p><strong>YÜZDEKİ YAĞ DAHA HIZLI ERİYOR</strong></p>

<p>Konunun en dikkat çekici noktalarından biri, yüzdeki yağ kaybının vücudun genelindeki yağ kaybından daha belirgin olabileceğine ilişkin veriler.</p>

<p>2026'da yayımlanan bir dermatoloji derlemesinde aktarılan çalışmaya göre, sürekli semaglutid kullanan kişilerde şakak bölgesindeki yüzeysel yağ yastıkçığında yüzde 41,8, yanak bölgesindeki yüzeysel yağ yastıkçığında ise yüzde 69,9 azalma bildirilirken, toplam vücut yağındaki azalma yaklaşık yüzde 9,2 olarak verildi.</p>

<p>Bu bulgular, yüzdeki yağ kaybının vücudun diğer bölgelerine kıyasla çok daha belirgin olabileceğini düşündürüyor. Ancak bu sonuçların, GLP-1 ilaçlarının doğrudan yüz yağını “seçerek erittiğini” kesin olarak kanıtlamadığı da unutulmamalı.</p>

<p><strong>CİLDİN “ONARIM EKİBİ” TARTIŞILIYOR</strong></p>

<p>Araştırmacıların üzerinde durduğu bir başka konu ise cildin yapısındaki değişimler.</p>

<p>Cildin destek dokusunda fibroblastlar, yağ dokusundan türeyen kök hücreler, kolajen ve elastin önemli rol oynuyor. 2025 tarihli bir bilimsel değerlendirmede, GLP-1 reseptörlerinin yağ dokusundan türeyen bazı hücrelerde ve fibroblastlarda bulunabileceği; bu etkileşimlerin oksidatif stres, hücresel enerji ve kolajen üretimiyle bağlantılı mekanizmalar üzerinden incelenmesi gerektiği öne sürüldü.</p>

<p>Ancak burada önemli bir ayrım var: Bu mekanizmaların “Ozempic Face”in kesin nedeni olduğu henüz kanıtlanmış değil. Mevcut çalışmalar, olası mekanizmaları ortaya koyuyor ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.</p>

<p><strong>“CİLT DÜŞMANI” DEMEK DOĞRU DEĞİL</strong></p>

<p>GLP-1 ilaçlarının yalnızca olumsuz etkiler üzerinden değerlendirilmesi de bilimsel tabloyu eksik bırakır.</p>

<p>Amerikan Dermatoloji Akademisi, GLP-1 ilaçlarının bazı cilt hastalıklarında olumlu etkilerinin görülebildiğini belirtiyor. Özellikle sedef hastalığı ve hidradenitis suppurativa gibi inflamatuvar cilt hastalıklarında iyileşme bildiriliyor.</p>

<p>2026'da yayımlanan geniş bir hasta anketinde de kilo kaybıyla birlikte estetik kaygıların arttığı; buna karşın bazı inflamatuvar ve metabolik cilt sorunlarının iyileşebildiği bildirildi.</p>

<p>Dolayısıyla GLP-1 ilaçlarını doğrudan “cilt düşmanı” olarak tanımlamak yerine, fayda-risk dengesini ve kişiden kişiye değişen sonuçları değerlendirmek gerekiyor.</p>

<p><strong>HAYAT KURTARAN FAYDALARI DA BULUNUYOR</strong></p>

<p>GLP-1 reseptör agonistleri, yalnızca kilo kaybı amacıyla kullanılmıyor. Tip 2 diyabet ve obezite tedavisindeki etkilerinin yanı sıra kalp-damar ve metabolik sağlık açısından da önemli faydalar sağlıyor.</p>

<p>Bu nedenle yüzdeki estetik değişikliklerin, doğru hastalarda tedavinin sağlayabileceği tıbbi yararların önüne geçirilmemesi gerekiyor. Bununla birlikte yüzde veya ciltte meydana gelen değişikliklerin görmezden gelinmesi de doğru değil.</p>

<p>Asıl hedef, tedavinin tıbbi faydalarını korurken hızlı kilo kaybının cilt, kas ve yüz dokusu üzerindeki etkilerini mümkün olduğunca azaltmak.</p>

<p><strong>“OZEMPİC FACE” RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN NE YAPILABİLİR?</strong></p>

<p>Uzman değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklardan biri kilo kaybının hızının kontrol altında tutulması.</p>

<p>İlacın dozunun doktor kontrolünde kademeli artırılması,</p>

<p>Yeterli protein ve besin öğelerinin alınması,</p>

<p>Direnç egzersizleriyle kas kütlesinin korunması,</p>

<p>Yeterli sıvı tüketimi,</p>

<p>Güneşten korunma ve uygun cilt bakımı,</p>

<p>Gerekirse dermatoloji takibi, cilt ve vücut kompozisyonunun korunmasına yardımcı olabilir. Amerikan Dermatoloji Akademisi de GLP-1 kullanan kişilerin ciltte ortaya çıkan değişiklikleri sağlık ekibi ve dermatologla değerlendirmesini öneriyor.</p>

<p>Özellikle protein tüketimi ve direnç egzersizi, hızlı kilo kaybı döneminde kas kaybını sınırlamak açısından önem taşıyor. Güncel araştırmalarda daha fazla kilo veren kişilerde cilt sarkması, yüz hacminde azalma ve güç kaybı gibi şikâyetlerin daha sık bildirildiği görüldü.</p>

<p><strong>YÜZDE DEĞİŞİKLİK OLUŞTUYSA NE YAPILMALI?</strong></p>

<p>Yüzde belirgin çökme, sarkma veya hacim kaybı ortaya çıktığında öncelikle bunun kilo kaybının miktarı ve hızıyla mı, beslenme yetersizliğiyle mi, yoksa başka bir cilt sorunuyla mı ilişkili olduğunun değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Dermatoloji literatüründe yüz hacminin yeniden düzenlenmesi için dolgu maddeleri, yağ transferi ve kolajen uyarıcı tedaviler gibi seçenekler tartışılıyor. Ancak hangi yöntemin uygulanacağı kişinin yaşı, kilo kaybı, cilt yapısı, sağlık durumu ve tedavi hedeflerine göre belirlenmeli.</p>

<p>Önemli olan, GLP-1 ilacının dozunu veya kullanımını kişinin kendi kararıyla değiştirmemesi ve tedaviyi takip eden hekimle görüşmesi.</p>

<p>Bilim dünyasında “Ozempic Face” konusunda cevaplanmayı bekleyen temel soru ise hâlâ aynı: Yüzdeki değişikliklerin ne kadarı yalnızca hızlı kilo kaybından, ne kadarı GLP-1 ilaçlarının doğrudan biyolojik etkilerinden kaynaklanıyor?</p>

<p>Mevcut araştırmalar, bu tablonun yalnızca basit bir yağ kaybından ibaret olmayabileceğini düşündürüyor; ancak mekanizmanın kesin olarak ortaya konulması için daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç var.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/zayiflama-ignelerinde-ozempic-face-alarmi-yuzdeki-yag-kaybi-neden-daha-hizli</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/ozempic.webp" type="image/jpeg" length="86804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahbap soruşturması: Oğuzhan Uğur’un tutukluluğuna devam kararı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ahbap-sorusturmasi-oguzhan-ugurun-tutukluluguna-devam-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ahbap-sorusturmasi-oguzhan-ugurun-tutukluluguna-devam-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahbap Derneği soruşturması kapsamında 21 Temmuz’da tutuklanan Oğuzhan Uğur’un tutukluluk durumu yeniden incelendi. Yapılan değerlendirme sonucunda Uğur’un tutukluluğunun devamına karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 21 Temmuz’da tutuklanan Oğuzhan Uğur’un tutukluluk durumu yeniden değerlendirildi. İnceleme sonucunda Uğur’un tutukluluğunun devamına karar verildi.</p>

<p>Babala TV’nin kurucusu Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturmanın ikinci dalgası kapsamında gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanmıştı. Uğur’la birlikte 8 şüpheli hakkında daha tutuklama kararı verilmişti.</p>

<p><strong>ÇORLU KARATEPE CEZAEVİ’NDE BULUNUYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>21 Temmuz’dan bu yana Çorlu Karatepe Cezaevi’nde bulunan Uğur hakkında soruşturma kapsamında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamaları yöneltiliyor.</p>

<p>Uğur’un tutukluluk incelemesi kapsamında dosyası yeniden ele alınırken, yapılan değerlendirme sonunda tutukluluk halinin devamına karar verildi.</p>

<p><strong>SORUŞTURMANIN GEÇMİŞİ</strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiası üzerine başlatılmıştı.</p>

<p>Oğuzhan Uğur, soruşturma kapsamında 17 Temmuz’da gözaltına alınmış, 20 Temmuz’da adliyeye sevk edilmiş ve 21 Temmuz’da tutuklanmıştı. Hakimlik, Uğur’un da aralarında bulunduğu 9 şüphelinin tutuklanmasına karar vermişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ahbap-sorusturmasi-oguzhan-ugurun-tutukluluguna-devam-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/oguzhan-1.webp" type="image/jpeg" length="13575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaos GL’ye “müstehcenlik” operasyonu: Yönetim ve denetim kurulu üyeleri gözaltında]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/kaos-glye-mustehcenlik-operasyonu-yonetim-ve-denetim-kurulu-uyeleri-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/kaos-glye-mustehcenlik-operasyonu-yonetim-ve-denetim-kurulu-uyeleri-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaos GL Derneği’nin yedekler dahil yönetim ve denetim kurulu üyelerine yönelik polis operasyonu düzenlendi. 10’dan fazla LGBTİ+ aktivisti evlerine yapılan baskınlarda gözaltına alınırken dernek ofisinde de arama yapıldı. Soruşturmanın “müstehcenlik” ve Dernekler Kanunu’na muhalefet suçlamaları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kaos GL Derneği’ne yönelik polis operasyonunda yedekler dahil yönetim ve denetim kurulu üyeleri gözaltına alındı. KaosGL’nin haberine göre, 10’dan fazla LGBTİ+ aktivisti evlerine düzenlenen baskınlarda gözaltına alınırken, polis ekipleri dernek ofisinde de arama yaptı. Soruşturmanın, derneğin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayımlanan içerikler gerekçe gösterilerek “müstehcenlik” ve Dernekler Kanunu’na muhalefet suçlamaları kapsamında yürütüldüğü aktarıldı.</p>

<p><strong>SORUŞTURMA TCK’NİN 226. MADDESİ KAPSAMINDA YÜRÜTÜLÜYOR</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, Kaos GL Derneği’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayımlanan bazı içerikler “müstehcenlik” suçlamasına gerekçe gösterildi.</p>

<p>Soruşturma evrakında, suçlamaya konu edilen içeriklerin neler olduğuna ilişkin ayrıntıya yer verilmediği belirtildi.</p>

<p>Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 11 Eylül 2026 tarihli kararında, Kaos GL’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında “müstehcenlik içeren paylaşımlar” yapıldığı ve bu içeriklerin çocuklar tarafından görülebilecek şekilde yayımlandığı öne sürüldü.</p>

<p>Savcılık bu gerekçeyle, Türk Ceza Kanunu’nun 226’ncı maddesinde düzenlenen “müstehcenlik” suçu kapsamında soruşturma başlattı.</p>

<p><strong>DERNEĞİN KURUMSAL HESAPLARININ KULLANILMASI DA GEREKÇE GÖSTERİLDİ</strong></p>

<p>Kararda, soruşturmaya konu edilen içeriklerin Kaos GL Derneği çatısı altında, derneğin kurumsal internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yayımlanması da gerekçe olarak gösterildi.</p>

<p>Savcılık, paylaşımların “dernek çatısı altında oluşturulmuş bir sivil toplum kuruluşu faaliyetleri üzerinden derneğin kurumsal internet sayfaları ve sosyal medya hesapları kullanılarak” yapıldığını öne sürerek, Dernekler Kanunu’na muhalefet yönünden de değerlendirme yapılmasını istedi.</p>

<p>Hâkimlik, soruşturmaya ilişkin delil, fotoğraf ve basılı materyal bulunması durumunda bunlara el konulmasına izin verdi.</p>

<p>Kararda ayrıca şüphelilere ait masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar, cep telefonları, tabletler, taşınabilir bellekler, CD ve DVD’ler ile diğer dijital materyaller üzerinde inceleme yapılması öngörüldü. Şifrelerin çözülememesi veya verilere erişilememesi halinde cihazlara el konulmasına da izin verildi.</p>

<p><strong>İSTANBUL’DAKİ OPERASYON DA SORUŞTURMA BELGESİNE GİRDİ</strong></p>

<p>Aynı saatlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Beyoğlu ve Şişli’de çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>

<p>Taksim, Cihangir ve İstiklal Caddesi’ndeki gece kulüpleri ile masaj salonlarının da aralarında bulunduğu adreslerde arama yapıldı.</p>

<p>KaosGL’nin haberine göre, Kaos GL Derneği’ne yönelik operasyona ilişkin soruşturma belgesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bu operasyondan da söz edildi.</p>

<p><strong>AYNI GÜN ÇOK SAYIDA LGBTİ+ HESABINA ERİŞİM ENGELİ</strong></p>

<p>Kaos GL Derneği’ne yönelik operasyonun düzenlendiği gün, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 12 Eylül 2026 tarihli ve 2026/9559 sayılı kararıyla Kaos GL’nin yanı sıra çok sayıda LGBTİ+ derneği, aktivist ve hak savunucusuna ait internet sitesi ile sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi.</p>

<p>Erişime engellenen internet siteleri arasında Kaos GL Derneği, 17 Mayıs Derneği, ÜniKuir, Pembe Hayat Derneği, SPoD, Genç LGBTİ+ Derneği, Lambdaistanbul, Muamma LGBTİ+ ve Velvele yer aldı.</p>

<p>İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) aktardığı bilgilere göre gazeteci ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, avukat ve insan hakları savunucusu Levent Pişkin, oyuncu ve trans hakları aktivisti Seyhan Arman, tiyatro oyuncusu ve LGBTİ+ aktivisti Zeynep Esmeray Özadikti ile gençlik ve LGBTİ+ hakları savunucusu Enes Hocaoğullarının sosyal medya hesapları hakkında da erişim engeli kararı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>X HESAPLARI TÜRKİYE’DEN GÖRÜNMEZ KILINDI</strong></p>

<p>Karar kapsamında 14 X hesabı Türkiye’den görünmez hale getirildi. Instagram’daki 11 hesap için de erişim engeli kararı verildiği, ancak bu kararların henüz uygulanmadığı bildirildi.</p>

<p>X’in kararları uygulayarak söz konusu hesapları Türkiye’den erişime kapattığı, Instagram’ın ise kararları henüz uygulamadığı aktarıldı.</p>

<p><strong>KAOS GL’YE YÖNELİK OPERASYON</strong></p>

<p>Kaos GL’ye yönelik soruşturma kapsamında 10’dan fazla LGBTİ+ aktivistinin gözaltına alınması, dernek ofisinde arama yapılması ve aynı dönemde çok sayıda LGBTİ+ örgütü ile aktivistin hesaplarına erişim engeli getirilmesi, operasyonun kapsamını genişletti. Soruşturmanın temelinde ise derneğin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki içeriklere ilişkin “müstehcenlik” suçlaması ile Dernekler Kanunu’na muhalefet iddiasının bulunduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Toplumsal Cinsiyet</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/kaos-glye-mustehcenlik-operasyonu-yonetim-ve-denetim-kurulu-uyeleri-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/kaosgl.webp" type="image/jpeg" length="83562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mansur Yavaş’tan Erdoğan görüşmesine ilişkin açıklama: “Tek gündem Ankara’ydı”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mansur-yavastan-erdogan-gorusmesine-iliskin-aciklama-tek-gundem-ankaraydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mansur-yavastan-erdogan-gorusmesine-iliskin-aciklama-tek-gundem-ankaraydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe’de gerçekleştirdiği görüşmenin gündeminin yalnızca Ankara olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP’nin 103. yıl dönümü etkinliklerinin düzenlendiği sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe’de bir araya gelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, görüşmenin ardından kamuoyunda ortaya atılan iddialara ilişkin açıklama yaptı. Yavaş, Erdoğan ile görüşmesinin “tek gündeminin Ankara” olduğunu belirterek, Ankara’nın bekleyen yatırımları, metro projeleri, kredi ve onay süreçleri ile planlanan büyük fuar alanının görüşmede ele alındığını söyledi.</p>

<p><strong>“GÖRÜŞMENİN TEK GÜNDEMİ ANKARA’YDI”</strong></p>

<p>Son günlerde kendisi, siyasi tutumu ve gerçekleştirdiği görüşmeler üzerinden çeşitli yorumlar yapıldığını belirten Yavaş, kamuoyuna açıklama yapma gereği duyduğunu ifade etti.</p>

<p>Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunu hatırlatarak, Ankara halkının kendisine verdiği görevin siyasi dedikoduların peşinden gitmek ya da her gün ortaya atılan senaryolara cevap yetiştirmek olmadığını söyledi.</p>

<p>Yavaş, görev tanımının Ankara’nın sorunlarını çözmek, yatırımları hayata geçirmek ve 6 milyon vatandaşa hizmet etmek olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmenin de tek gündeminin Ankara olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yavaş, Erdoğan’ı Ahlat ziyaretinden dönüşünde havalimanında karşıladığını ve görüşme talebini bizzat kendisine ilettiğini aktardı. Talebine olumlu yanıt verilmesinin ardından gerçekleştirilen görüşmede Ankara’nın bekleyen büyük yatırımları, metro projeleri, kredi ve onay süreçleri, hayata geçirilmesi planlanan büyük fuar alanı ve kentin çözüm bekleyen diğer meselelerinin ele alındığını belirtti.</p>

<p>Yavaş, açıklamasında şunları söyledi:</p>

<p>“Görüşmemizin gündeminde Ankara vardı. Ankara’nın yatırımları vardı. Ankara’nın geleceği vardı. Başkanlık sisteminin getirdiği zorunluluklar nedeniyle büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı yatırımlarda merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulmaktadır. Dolayısıyla Ankara’nın bir sorununu çözmek, bir yatırımının önünü açmak ve Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm.”</p>

<p><strong>“ÖZEL’İN DE KILIÇDAROĞLU’NUN DA HABERİ VARDI”</strong></p>

<p>Görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarılmasını ve parti değiştireceği yönünde senaryolar üretilmesini eleştiren Yavaş, kendisine güvenen ve yıllardır yanında duran insanları incitecek bir tutum içerisinde olmayacağını söyledi.</p>

<p>Yavaş ayrıca görüşme öncesinde hem Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Özgür Özel’in görüşmeden haberdar olduğunu açıkladı.</p>

<p>Yavaş, şöyle devam etti:</p>

<p>“Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Özgür Özel’in bilgisi vardı. Dolayısıyla Ankara için gerçekleştirilmiş, amacı ve içeriği son derece açık olan bir görüşmenin başka anlamlara çekilmesini doğru bulmuyorum.”</p>

<p><strong>“BELEDİYE MECLİSLERİNE SİYASİ TARTIŞMALAR TAŞINMAMALI”</strong></p>

<p>Siyasi konulardaki tutumunun televizyon ekranlarında farklı senaryolarla tartışılmasına da değinen Yavaş, geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde gerçekleştirilen seçime dikkat çekti.</p>

<p>Dışarıdan bakıldığında bazı gelişmelerin kolay görünebildiğini belirten Yavaş, belediye meclislerindeki dengeleri ve belediye başkanlarının hangi şartlar altında hizmet üretmeye çalıştığını işin içinde olanların bildiğini ifade etti.</p>

<p>Üsküdar’da yaşanan gelişmelere ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisinin toplanamamasına değinen Yavaş, bu gelişmelerin görmezden gelinemeyeceğini söyledi.</p>

<p>Yavaş, belediye başkanlarının ekonomik şartlar, vatandaşların hizmet beklentileri ve merkezi idareyle çözülmesi gereken sorunlarla mücadele ettiğini belirterek, siyasi tartışmaların belediye meclislerine taşınmasının şehirlerde hizmet üretmeyi daha da zorlaştırdığını kaydetti.</p>

<p>“Ben tam da bu nedenle ısrarla sağduyu diyorum. Ankara’da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi Belediye Meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık. Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum.”</p>

<p><strong>“BUGÜN NORMAL BİR DÖNEMDEN GEÇMİYORUZ”</strong></p>

<p>Mevcut siyasi ortamın normal bir dönem olmadığını savunan Yavaş, her iki tarafı destekleyen tabanlarda da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Bu öfke ve kırgınlığın zaman içerisinde dineceğine inandığını belirten Yavaş, ancak bugün itibarıyla söz konusu kırgınlığın henüz ortadan kalkmadığını ifade etti.</p>

<p>Böyle bir ortamda taraf olmayı ve atacağı herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını doğru bulmadığını belirten Yavaş, kendi üzerinden iki tarafı destekleyen insanların yeniden karşı karşıya gelmesine katkı sunmak istemediğini söyledi.</p>

<p><strong>“GÖREVİM GERİLİMİ BÜYÜTMEK DEĞİL, DÜŞÜRMEK”</strong></p>

<p>Yavaş, açıklamasının devamında siyasi yaklaşımını şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; mümkün olduğunca düşürmek, sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değildir. Bugün ihtiyacımız olan; zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır. Ben de o zemini korumaya çalışıyorum.”</p>

<p>Tutumunun her iki partinin genel merkezleri tarafından rahatsızlık sebebi olarak görülmesi halinde gereğini yapmaktan çekinmeyeceğini belirten Yavaş, bugüne kadar her iki genel başkan tarafından da tutumundan rahatsızlık duyulduğuna ilişkin kendisine herhangi bir söylem iletilmediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yavaş, “Benim durduğum yer açıktır. Sağduyunun olduğu yerdeyim. Gerilimi artırmak yerine azaltmanın, ayrışmayı büyütmek yerine konuşabilmenin doğru olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>GAZETECİLERE TEPKİ: “BİZ SİZİ YALANLAMAKTAN BIKTIK”</strong></p>

<p>Yavaş açıklamasının son bölümünde, kendisi hakkında televizyon ekranlarında “kulis bilgisi” adı altında gerçeği yansıtmayan iddialar ortaya atan bazı gazetecilere tepki gösterdi.</p>

<p>Yavaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Biz sizi yalanlamaktan bıktık. Siz yalan söylemekten bıkmadınız. Siyasette ne düşündüğümü, nasıl bir tutum alacağımı ya da hangi kararı vereceğimi öğrenmenin yolu televizyon ekranlarında senaryo üretmek değildir. Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mansur-yavastan-erdogan-gorusmesine-iliskin-aciklama-tek-gundem-ankaraydi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/mansuer.webp" type="image/jpeg" length="66122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında ikinci dalga: Gazeteci Selahattin Günday gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-ikinci-dalga-gazeteci-selahattin-gunday-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-ikinci-dalga-gazeteci-selahattin-gunday-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüne ilişkin yıllar sonra yeniden başlatılan soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyon düzenlendi. Operasyonda gazeteci Selahattin Günday’ın da aralarında bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında yeni bir operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla sabahın erken saatlerinde düzenlenen ikinci dalga operasyonda 9 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında gazeteci Selahattin Günday da bulunuyor.</p>

<p>Operasyonda gözaltına alınan diğer isimler ise Turgay Tamer, İdris Tiftikçi, Ahmet Göksel Erdoğan, Mahmut Arslan, Özlem Uslu Öz, Emre Atmaca, Tuba Koç ve Nesrin Kaya Altınova olarak açıklandı.</p>

<p>Günday’ın avukatı Hüseyin Ersöz, müvekkilinin Jandarma Alay Komutanlığında tutulduğunu ve ifade işlemlerinin ne zaman başlayacağı konusunda kendilerine henüz bilgi verilmediğini açıkladı.</p>

<p><strong>KOZİNOĞLU 2011’DE CEZAEVİNDE HAYATINI KAYBETMİŞTİ</strong></p>

<p>Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edilmiş ve burada hayatını kaybettiği tespit edilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti.</p>

<p>Dosya, yıllar sonra yeniden gündeme geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından dosyanın yeniden incelendiğini açıklamıştı.</p>

<p>Gürlek, Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırıldığını ve soruşturmanın yeniden başlatıldığını bildirmişti.</p>

<p><strong>11 ŞÜPHELİ HAKKINDA İŞLEM BAŞLATILDI</strong></p>

<p>Yeniden başlatılan soruşturma kapsamında olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı açıklanmıştı.</p>

<p>Şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, bir kişinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmişti.</p>

<p>Soruşturma kapsamında ayrıca gizlilik kararı alınırken, olayın tüm yönleriyle araştırılması amacıyla özel bir soruşturma ekibi oluşturuldu.</p>

<p><strong>KOZİNOĞLU’NUN MEZARI AÇILACAK</strong></p>

<p>Soruşturmanın en dikkat çekici adımlarından biri de Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin fethi kabir işlemi olacak.</p>

<p>Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla 11 Eylül Cuma günü mezarının açılması planlanıyor.</p>

<p>Öte yandan soruşturmanın ilk dalgasında gözaltına alınan ve olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 10 kişinin İstanbul Jandarma Komutanlığındaki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler sağlık kontrollerinin ardından Silivri Adliyesine sevk edildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltı ve adli işlemlerin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-ikinci-dalga-gazeteci-selahattin-gunday-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/kasif-1.webp" type="image/jpeg" length="24235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Vanlı Kara Haydar” soruşturmasında yeni gelişme: Eşi de gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/vanli-kara-haydar-sorusturmasinda-yeni-gelisme-esi-de-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/vanli-kara-haydar-sorusturmasinda-yeni-gelisme-esi-de-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’da düğün görüntüleriyle sosyal medyada gündem olan ve “Vanlı Kara Haydar” olarak tanınan Mehmet Fatih Tançalan’ın ardından eşi Çağla Öz de gözaltına alındı. Soruşturmada çiftin mal varlığı ile düğünde sergilenen altın ve diğer değerli varlıkların kaynağı araştırılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada “Vanlı Kara Haydar” adıyla tanınan Mehmet Fatih Tançalan hakkında yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Tançalan’ın eşi, sosyal medya fenomeni Çağla Öz de soruşturma kapsamında gözaltına alındı.</p>

<p>Van’da gerçekleştirilen düğüne ait görüntülerin sosyal medyada geniş yankı uyandırmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında Tançalan gözaltına alınmış, çıkarıldığı hakimlikçe “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan tutuklanmıştı.</p>

<p><strong>ÇİFTİN MAL VARLIĞI ARAŞTIRILIYOR</strong></p>

<p>Soruşturmanın önemli başlıklarından birini çiftin sahip olduğu mal varlığı oluşturuyor. Özellikle düğünde sergilendiği belirtilen yüksek miktardaki altın, döviz ve paranın kaynağının belirlenmesi amacıyla mali inceleme başlatıldı.</p>

<p>Adli makamların talebi üzerine MASAK tarafından da mal varlığı araştırması yapılmasının istendiği belirtildi.</p>

<p>Tançalan hakkında ayrıca Dubai’ye sık sık seyahat ettiği ve mail order yöntemiyle kaynağı belirsiz gelir elde ettiği yönündeki iddiaların araştırıldığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TANÇALAN: HARCAMALAR REKLAM VE SPONSORLUK GELİRLERİNDEN</strong></p>

<p>Tutuklanan Tançalan, verdiği ifadede hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.</p>

<p>Tançalan, kendisi ve eşi Çağla Öz’ün sosyal medya faaliyetlerinden elde ettikleri reklam ve sponsorluk gelirleriyle lüks harcamaların karşılandığını savundu.</p>

<p>Düğün ve nişan sürecinde bazı hizmetlerin reklam karşılığında ücretsiz sağlandığını öne süren Tançalan, gelinlikten tatil ve organizasyon hizmetlerine kadar çeşitli harcamaların bu kapsamda karşılandığını iddia etti.</p>

<p>Düğünde takılan altınlar konusunda da dikkat çeken bir savunma yapan Tançalan, maddi durumunun altın almaya uygun olmadığını, takıların kuyumcudan emanet olarak alındığını ve daha sonra geri verildiğini ileri sürdü.</p>

<p><strong>SOSYAL MEDYADAKİ GÖRÜNTÜLERE İLİŞKİN SAVUNMA</strong></p>

<p>Tançalan, düğün sırasında polis memurlarıyla birlikte çekilen ve sosyal medyada yayılan görüntüler hakkında da konuştu.</p>

<p>Polislerin yanına teşekkür etmek amacıyla gittiğini belirten Tançalan, kamu görevlilerini rencide etmek veya aşağılamak gibi bir amacının olmadığını savundu. Görüntülerin ise kendisinin bilgisi dışında çekilerek sosyal medyada paylaşıldığını öne sürdü.</p>

<p>Çağla Öz’ün de gözaltına alınmasıyla soruşturmada çiftin sosyal medya faaliyetleri, mal varlığı ve düğünde sergilenen değerli varlıkların kaynağına ilişkin incelemenin kapsamının genişlediği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/vanli-kara-haydar-sorusturmasinda-yeni-gelisme-esi-de-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/kara-haydar.webp" type="image/jpeg" length="44569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geçinemeyen 3 çocuk babası Valiliğe “ötanazi” başvurusu yaptı: Sevda Karaca Meclis’e taşıdı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/gecinemeyen-3-cocuk-babasi-valilige-otanazi-basvurusu-yapti-sevda-karaca-meclise-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/gecinemeyen-3-cocuk-babasi-valilige-otanazi-basvurusu-yapti-sevda-karaca-meclise-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te asgari ücretle çalışan ve 3 çocuk babası bir yurttaş, geçim sıkıntısı nedeniyle Gaziantep Valiliği’ne başvurarak ötanazi için yardım talep etti. EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, yurttaşın başvurusunu TBMM gündemine taşıyarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a Orta Vadeli Program’ı (OVP) sordu. Karaca, “Emekçileri ötanazi talep edecek kadar derin bir çaresizliğe iten OVP hangi sermaye gruplarının çıkarını gözeterek hazırlanmıştır?” diye sordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep’te asgari ücretle geçinmeye çalışan 3 çocuk babası bir yurttaşın, ekonomik koşullar nedeniyle geçinemediğini belirterek Valiliğe “ötanazi” için yardım talebinde bulunması, EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca tarafından TBMM gündemine taşındı. Karaca, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, yurttaşın mevcut ekonomik koşullarda insan onuruna yaraşır bir hayat süremediğini ifade ettiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“İNSAN ONURUNA YARAŞIR BİR HAYAT SÜREMEDİM”</strong></p>

<p>Karaca, Gaziantep’te yaşanan bu başvurunun yalnızca bireysel bir geçim sıkıntısı olmadığını, uygulanan ekonomi politikalarının emekçiler üzerindeki sonuçlarının göstergesi olduğunu savundu.</p>

<p>Yurttaşın Valiliğe sunduğu dilekçede, 3 çocuğuyla birlikte asgari ücretle geçinemediğini ve ekonomik koşullar nedeniyle ruhen ve bedenen tükendiğini ifade ettiği belirtildi. Karaca, söz konusu tabloyu Meclis gündemine taşıyarak hükümetin ekonomi politikalarını ve açıklanan OVP’yi eleştirdi.</p>

<p><strong>“OVP, YOKSULLUK VE BASKI VADEDİYOR”</strong></p>

<p>Yoksulluğun çalışanları yaşamlarına son verme noktasına sürüklediğinin altını çizen Karaca, açıklanan Orta Vadeli Program’ın sermaye lehine güncellendiğini savundu.</p>

<p>Karaca, programın emekçilere daha fazla yoksulluk ve baskı vadettiğini belirterek, yaşanan olayın da bu politikaların sonuçlarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Karaca ayrıca açıklanan programda yurttaşlara en az 3 çocuk sahibi olmaları yönünde teşvikler bulunduğuna dikkat çekerek, çocukların bakım ve geçim sorumluluğunun büyük ölçüde ebeveynlerin üzerine bırakıldığını söyledi.</p>

<p><strong>“DEVLET OLARAK SORUMLULUK ALINDIĞINI GÖSTEREN TEK BİR SÖZ YOK”</strong></p>

<p>Okul çağındaki çocukların temel ihtiyaçlarına da dikkat çeken Karaca, OVP’de çocukların ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ailelere yönelik yeterli bir sosyal politika bulunmadığını savundu.</p>

<p>Karaca, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Açıklanan programda, okul çağındaki çocukların temel ihtiyaçlarına yetemeyen bir babaya cevaben, devlet olarak sorumluluk alındığını gösteren tek bir söz bulunmamaktadır.”</p>

<p>Karaca, çocukların okullarda ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemekle buluşturulmasının da programda devletin öncelikleri arasında yer almadığını belirterek, bu konuda mahkeme kararlarının tekrar edildiğini söyledi.</p>

<p><strong>KADINLARIN BAKIM YÜKÜNE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Karaca, çocukların bakım yükünün ailelere, özellikle de kadınlara bırakılmasını da eleştirdi.</p>

<p>Kadın çalışanların üzerindeki çocuk bakım yükünü azaltacak, kadınların güvenceli istihdama katılımını sağlayacak ve kamusal kreş olanaklarını artıracak somut bir planın OVP’de bulunmadığını savunan Karaca, bu konuda da hükümete soru yöneltti.</p>

<p><strong>“ÖTANAZİ TALEP EDECEK KADAR DERİN BİR ÇARESİZLİK”</strong></p>

<p>Karaca, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergede şu sorulara yanıt istedi:</p>

<p>“Gaziantep’te 3 çocuğuyla asgari ücretle geçinemediği için Valiliğe ötanazi dilekçesi vermek zorunda kalan işçinin yaşadığı bu tablo, iktidarınızın uyguladığı ekonomi programlarının bir başarısızlığı değil midir?”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Emekçileri insanca yaşamak yerine ötanazi talep edecek kadar derin bir çaresizliğe iten Orta Vadeli Program (OVP), yoksul halkı ve çocukları korumak yerine hangi sermaye gruplarının çıkarını gözeterek hazırlanmıştır?”</p>

<p>“En az 3 çocuk yapılması yönünde çağrılar yapılırken, derinleşen yoksulluk nedeniyle çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ailelere yönelik planınız nedir?”</p>

<p>“Okul çağındaki çocukların okullarda en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemeğe erişimi konusunda kamu bütçesinden bir pay ayrılmamasının gerekçesi nedir? OVP’de bu konuda neden bir plan bulunmamaktadır?”</p>

<p>“Kadınların üzerindeki bakım yükünü alacak, kamusal kreş imkânlarını artıracak ve kadınlara güvenceli istihdam sağlayacak somut bir politika OVP kapsamında neden yer almamaktadır?”</p>

<p>“Son 5 yılda Gaziantep başta olmak üzere Türkiye genelinde, geçim sıkıntısı ve derin yoksulluk nedeniyle yaşamına son veren veya intihar girişiminde bulunan yurttaş sayısı kaçtır?”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İşçi Sendika, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/gecinemeyen-3-cocuk-babasi-valilige-otanazi-basvurusu-yapti-sevda-karaca-meclise-tasidi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/08/sevdakaraca-1.JPG" type="image/jpeg" length="42677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fındık işçilerini taşıyan “pat pat” tırın altında kaldı: 4 ölü, 9 yaralı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/findik-iscilerini-tasiyan-pat-pat-tirin-altinda-kaldi-4-olu-9-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/findik-iscilerini-tasiyan-pat-pat-tirin-altinda-kaldi-4-olu-9-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce’nin Akçakoca ilçesinde fındık işçilerini taşıyan “pat pat” olarak bilinen tarım aracı ile tır çarpıştı. Kazada 3 kadın işçi ile tarla sahibi yaşamını yitirirken, yaralıların sayısı güncellenen resmi bilgilerde 9 olarak açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzce’nin Akçakoca ilçesinde “pat pat” olarak bilinen tarım aracı ile demir çelik yüklü tırın çarpışması sonucu meydana gelen kazada 4 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı. Çarpışmanın etkisiyle tarım aracını altına alan tır yoldan çıkarak yakındaki bir evin bahçesine yuvarlandı.</p>

<p><strong>TIR EVİN BAHÇESİNE YUVARLANDI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaza, Akçakoca-Alaplı kara yolunda meydana geldi. Tır ile fındık işçilerini taşıyan “pat pat”ın çarpışmasının ardından tır kontrolden çıkarak devrildi ve yakındaki bir evin bahçesine yuvarlandı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye, polis ve jandarma ekibi sevk edildi.</p>

<p><strong>4 KİŞİ OLAY YERİNDE HAYATINI KAYBETTİ</strong></p>

<p>Ekiplerin yaptığı incelemede 3 kadın işçi ile tarla sahibinin olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Hayatını kaybedenlerin kimlikleri daha sonra Hasan Cumhur, Perçin Dayan, Lütfü Demir ve Masum Demir olarak açıklandı.</p>

<p>İlk haberlerde yaralı sayısı 8 olarak aktarılırken, Düzce Valiliği ve güncellenen ajans haberlerinde bu sayı 9 olarak açıklandı. Yaralılar arasında tır sürücüsünün de bulunduğu ve 3 kişinin durumunun ağır olduğu bildirildi.</p>

<p><strong>YARALILAR HASTANEYE KALDIRILDI</strong></p>

<p>Kazada yaralananlar, olay yerinde sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Karayolunda trafik akışı bir süre kontrollü olarak sağlandı.</p>

<p>Düzce Valiliği, kazayla ilgili adli ve idari inceleme başlatıldığını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKE TV</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, İşçi Sendika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/findik-iscilerini-tasiyan-pat-pat-tirin-altinda-kaldi-4-olu-9-yarali</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/duzce-2.webp" type="image/jpeg" length="80250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Vanlı Kara Haydar” gözaltına alındı: Düğündeki altınlar için MASAK incelemesi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/vanli-kara-haydar-gozaltina-alindi-dugundeki-altinlar-icin-masak-incelemesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/vanli-kara-haydar-gozaltina-alindi-dugundeki-altinlar-icin-masak-incelemesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada “Vanlı Kara Haydar” olarak tanınan Mehmet Fatih Tançalan, sosyal medya paylaşımları nedeniyle TCK’nin 301. maddesi kapsamında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Tançalan’ın düğününde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlar ile mal varlığının kaynağının araştırılması için de MASAK’tan inceleme talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada “Vanlı Kara Haydar” olarak tanınan Mehmet Fatih Tançalan hakkında, sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturma başlattı. TCK’nin 301. maddesi kapsamında yürütülen soruşturma kapsamında Tançalan, 8 Eylül günü saat 03.00 sıralarında Van’ın Muradiye ilçesindeki evinde gözaltına alındı. Öte yandan, son dönemde sosyal medyada görüntüleri yayılan gösterişli düğününde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlar ve diğer mal varlığı unsurları da incelemeye alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TCK 301 KAPSAMINDA SORUŞTURMA</strong></p>

<p>Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın, Tançalan’ın sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşımlarla bağlantılı olduğu belirtildi.</p>

<p>Soruşturma, Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinde düzenlenen “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçu kapsamında yürütülüyor.</p>

<p>Başsavcılığın talimatı üzerine harekete geçen ekipler, Tançalan’ı gece saatlerinde Muradiye ilçesindeki ikametinde yakalayarak gözaltına aldı. Tançalan’ın işlemleri için Van İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldüğü bildirildi.</p>

<p><strong>DÜĞÜNDEKİ ALTINLAR DA SORUŞTURMA KAPSAMINDA</strong></p>

<p>Tançalan, son dönemde sosyal medya paylaşımlarının yanı sıra Van’da gerçekleştirdiği gösterişli düğünle de gündeme gelmişti.</p>

<p>Düğüne ilişkin sosyal medyada çok sayıda görüntü paylaşılırken, takıldığı öne sürülen yüksek miktardaki altınlar da kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. Bazı haberlerde düğün görüntülerinde çok sayıda altının yer aldığı ve takıların miktarına ilişkin çeşitli iddiaların sosyal medyada gündeme geldiği aktarıldı.</p>

<p><strong>ALTINLAR İÇİN MASAK İNCELEMESİ</strong></p>

<p>Öte yandan sosyal medyaya yansıyan düğün görüntüleri ve düğünde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlarla ilgili Mali Suçları Araştırma Kurulu’ndan (MASAK) inceleme talep edildiği bildirildi.</p>

<p>İncelemenin, söz konusu altınlar ile diğer mal varlığı unsurlarının kaynağının araştırılması amacıyla yürütüleceği belirtildi. Adli makamların MASAK’tan inceleme talep ettiği bilgisi farklı kaynaklar tarafından da doğrulandı.</p>

<p>Soruşturmanın, sosyal medya paylaşımları ile düğüne ilişkin ortaya çıkan görüntü ve iddialar kapsamında sürdüğü, Tançalan’ın adli işlemlerinin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Magazin, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/vanli-kara-haydar-gozaltina-alindi-dugundeki-altinlar-icin-masak-incelemesi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/karahaydar.jpg" type="image/jpeg" length="36419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Döviz ve borsada yükseliş, emtiada hareketlilik: İşte piyasaların seyri]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/doviz-ve-borsada-yukselis-emtiada-hareketlilik-iste-piyasalarin-seyri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/doviz-ve-borsada-yukselis-emtiada-hareketlilik-iste-piyasalarin-seyri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Piyasalarda 8 Eylül 2026 sabahında yükseliş ağırlıklı görünüm öne çıkıyor. BIST 100 14.151,59 puanda bulunurken dolar 48,46 TL, euro 56,37 TL, sterlin 65,66 TL seviyesinde işlem görüyor. Gram altın Bigpara ekranında 6.858,17 TL, Brent petrol ise 97,96 dolar seviyesinde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Finans piyasalarında haftanın ikinci işlem gününde hareketli seyir devam ediyor. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,99 yükselişle 14.151,59 puana ulaşırken, döviz kurlarında dolar, euro ve sterlin TL karşısında değer kazanıyor. Altın fiyatlarında ise gün içindeki dalgalı görünüm dikkat çekiyor. Küresel piyasalarda petrol fiyatları da 98 dolar seviyesine yakın seyrediyor. BIST 100'ün 7 Eylül'de yüzde 0,95 yükselerek 14.145,50 puandan kapandığı da güncel piyasa verileriyle doğrulanıyor.</p>

<p><strong>BORSA 14 BİN 151 PUANIN ÜZERİNDE</strong></p>

<p>Bigpara ekranındaki 8 Eylül sabahı verilerine göre BIST 100 endeksi 14.151,59 puanda bulunuyor. Endeksin günlük değişimi yüzde 0,99 seviyesinde.</p>

<p>BIST 100, önceki işlem gününde de yükselişle kapanmıştı. Gün içerisinde 14.169,80 puanı gören endeks, 14.000 puanın üzerindeki konumunu koruyor. Piyasa değerlendirmelerinde 14.000-14.200 bandı kısa vadeli hareket açısından yakından izleniyor.</p>

<p><strong>DOLAR 48,46 TL SEVİYESİNDE</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Döviz piyasasında dolar/TL kuru 48,46 TL seviyesinde. Bigpara ekranında dolar 48,4601 TL olarak görülürken günlük değişim yüzde 0,06 seviyesinde.</p>

<p>Doların alış fiyatı yaklaşık 48,45 TL, satış fiyatı ise 48,46 TL seviyesinde bulunuyor.</p>

<p><strong>EURO 56,37 TL'Yİ GÖRDÜ</strong></p>

<p>Euro/TL kuru sabah saatlerinde 56,37 TL seviyesinde işlem görüyor.</p>

<p>Bigpara ekranında euro 56,3737 TL seviyesinde ve günlük yüzde 0,07 yükselişte. Önceki ekrandaki ayrıntılı verilerde euro kuru 56,3595 TL seviyesindeyken, gün içinde yukarı yönlü hareketini sürdürdü.</p>

<p>Güncel piyasa verilerinde de EUR/TRY kuru 56,37 TL civarında seyrediyor.</p>

<p><strong>STERLİN 65,66 TL SEVİYESİNDE</strong></p>

<p>İngiliz Sterlini/TL kuru da yükselişini sürdürüyor. Bigpara'nın saat 09.46 civarındaki ekranında sterlin 65,6631 TL seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Sterlinin günlük değişimi yüzde 0,06, haftalık değişimi yüzde 0,32, aylık değişimi yüzde 0,35, yıllık değişimi ise yüzde 13,24 olarak gösteriliyor.</p>

<p><strong>GRAM ALTIN 6 BİN 858 TL</strong></p>

<p>Altın piyasasında ise sabah saatlerinde dalgalı görünüm öne çıkıyor.</p>

<p>Bigpara'nın saat 09.43 civarındaki ekranında gram altın 6.858,169 TL seviyesinde ve günlük yüzde 0,03 düşüşte bulunuyor. Aynı günün daha erken saatlerinde gram altın 6.879 TL seviyesini görmüştü.</p>

<p>Güncel piyasa ekranlarında gram altın 6.900 TL civarında da fiyatlanırken, veri kaynakları arasındaki zamanlama farkları nedeniyle anlık rakamlarda değişiklik görülebiliyor.</p>

<p><strong>PETROL 98 DOLARA YAKLAŞTI</strong></p>

<p>Emtia piyasasında en dikkat çekici hareketlerden biri petrol fiyatlarında yaşanıyor.</p>

<p>Bigpara ekranında Brent petrol 97,96 dolar seviyesinde ve günlük yüzde 1,48 yükselişte. Ekranın üst bölümündeki anlık piyasa göstergesinde petrol 98,44 dolar seviyesinde görülüyor.</p>

<p>Petrol fiyatlarında Orta Doğu'daki gelişmeler ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin riskler yakından takip ediliyor. Brent petrolün 100 dolar seviyesine yaklaşması enerji maliyetlerine ilişkin endişeleri de artırıyor.</p>

<p><strong>EMTİA PİYASASINDA BUĞDAY ÖNE ÇIKTI</strong></p>

<p>Dünya emtia piyasalarında da farklı yönlü hareketler görülüyor.</p>

<p>Bigpara verilerine göre:</p>

<p>Brent petrol: 97,96 dolar, yüzde 1,48 artış</p>

<p>Buğday: 757,12 dolar, yüzde 3,29 artış</p>

<p>Mısır: 540,87 dolar, yüzde 0,81 artış</p>

<p>Pamuk: 87,17 dolar, yüzde 0,86 artış</p>

<p>Yağ: 4,7028 dolar, yüzde 0,48 artış</p>

<p>Kakao: 6.175 dolar, yüzde 0,02 artış</p>

<p>Kahve: 292,90 dolar, yüzde 0,83 düşüş</p>

<p>Şeker: 18,02 dolar, yüzde 0,28 düşüş</p>

<p>Bu tabloda özellikle buğdaydaki yüzde 3,29'luk yükseliş dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>PİYASALARIN ANA GÜNDEMİ PETROL VE FAİZ</strong></p>

<p>Küresel piyasalarda Orta Doğu'daki gelişmeler ve petrol fiyatlarının seyri yakından izlenirken, yurt içinde yatırımcıların gündeminde para politikası ve faiz beklentileri de bulunuyor. BIST 100'ün 14.000 puanın üzerinde tutunması, döviz kurlarının yüksek seviyelerdeki seyri ve petrolün 98 dolara yaklaşması, günün öne çıkan piyasa başlıklarını oluşturuyor.</p>

<p>Piyasalarda 8 Eylül sabahı öne çıkan seviyeler: BIST 100 14.151,59, dolar 48,46 TL, euro 56,37 TL, sterlin 65,66 TL, gram altın 6.858 TL, Brent petrol 97,96 dolar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/doviz-ve-borsada-yukselis-emtiada-hareketlilik-iste-piyasalarin-seyri</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/11/altinn.jpg" type="image/jpeg" length="85337"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Veyis Ateş’ten Mehmet Akif Ersoy hakkında çarpıcı iddia: “Benden özür diledi”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/veyis-atesten-mehmet-akif-ersoy-hakkinda-carpici-iddia-benden-ozur-diledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/veyis-atesten-mehmet-akif-ersoy-hakkinda-carpici-iddia-benden-ozur-diledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uyuşturucu suçlamaları kapsamında tutuklu yargılanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında hakkındaki suçlamaları reddetti. Ateş, Mehmet Akif Ersoy’un kendisini uyuşturucuya başlatmakla suçladığı etkin pişmanlık ifadesinin ardından Silivri’de kendisinden özür dilediğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, uyuşturucu suçlamaları kapsamında görülen davanın ilk duruşmasında hakim karşısına çıktı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Ateş, Mehmet Akif Ersoy’un soruşturma kapsamında verdiği ifadelerin gerçeği yansıtmadığını savundu. Ateş, Silivri Cezaevi’nde Ersoy ile karşılaştığını ve Ersoy’un kendisine “özür dilerim, bu şekilde ifade vermek zorundaydım” dediğini iddia etti.</p>

<p><strong>ATEŞ SUÇLAMALARI REDDETTİ</strong></p>

<p>29 Aralık 2025’te tutuklanan Ateş, savunmasında kendisine yöneltilen uyuşturucu suçlamalarını reddetti.</p>

<p>Ateş, kendisine Mehmet Akif Ersoy’un evine gidip gitmediğinin sorulduğunu belirterek, söz konusu evin kendisine ait olmadığını söyledi. Uyuşturucu kullanımı için yer temin ettiği iddiasını da kabul etmeyen Ateş, kullanmadığı bir maddeyi neden temin edeceğini sorguladı.</p>

<p>Ateş savunmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“İnsan bir eylemi ya umduğundan ya da korktuğundan yapar. Ben böyle bir eylemden ne ummuş olabilirim. Uyuşturucu kullanan insanların haberlerini yıllarca sunmuş bir insan olarak neden böyle bir suç işleyeyim?”</p>

<p><strong>“MEHMET AKİF ERSOY BENDEN BAHSETMEMİŞTİ”</strong></p>

<p>Ateş, Mehmet Akif Ersoy’un tutuklanmasından önce verdiği ilk ifadede kendisinden bahsetmediğini, daha sonra etkin pişmanlık kapsamında verdiği ek ifadede ise kendisini suçladığını öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ateş, Ersoy’un söz konusu ifadede “Uyuşturucu nedir bilmezdim, Veyis Ateş beni uyuşturucuya başlattı” şeklinde beyanda bulunduğunu ve bu şekilde sorumluluğu üzerinden atmaya çalıştığını savundu.</p>

<p><strong>“SİLİVRİ’DE BENDEN ÖZÜR DİLEDİ”</strong></p>

<p>Veyis Ateş, Mehmet Akif Ersoy ile Silivri’de avukat görüşü sırasında karşılaştıklarını ve burada kendisine özür dilediğini iddia etti.</p>

<p>Ateş’in mahkemede aktardığına göre Ersoy, kendisine şöyle dedi:</p>

<p>“Ağabey çok özür dilerim. Bu şekilde ifade vermek zorundaydım, hakkını helal et. Bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk’ün el değiştirme davasına katacaklardı. Oradan da başıma ne gelecekti bilmiyorum. Özür dilerim.”</p>

<p>Ateş, bu görüşme sırasında yanında bulunan avukatı Kerem Akyer’in de konuşmaya tanıklık ettiğini söyledi.</p>

<p><strong>“ALEYHİMDE TEK BİR DELİL VARSA ÖNÜME KONULSUN”</strong></p>

<p>Ateş, kendisi aleyhinde ifade veren diğer kişilerin beyanlarını da reddetti. Hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Ateş, 9 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek tahliyesini talep etti.</p>

<p>Ateş, savunmasında, “Gerçekleşmemiş olanı nasıl ispatlayacağım” diyerek aleyhinde delil bulunması halinde bunların kendisine gösterilmesini istediğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/veyis-atesten-mehmet-akif-ersoy-hakkinda-carpici-iddia-benden-ozur-diledi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/veysi.webp" type="image/jpeg" length="37891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kabine bugün toplanıyor: “Terörsüz Türkiye” süreci ve ekonomi gündemde]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/kabine-bugun-toplaniyor-terorsuz-turkiye-sureci-ve-ekonomi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/kabine-bugun-toplaniyor-terorsuz-turkiye-sureci-ve-ekonomi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bugün Beştepe’de toplanacak. Toplantının ana gündeminde “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında kurulan dört alt komisyonun çalışmaları, yeni Orta Vadeli Program, ABD-İran çatışması, Hürmüz Boğazı ve Rusya-Ukrayna savaşı bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bugün toplanıyor. Saatine ilişkin farklı kaynaklarda 15.00-15.30 aralığında bilgiler yer alırken, toplantıda “Terörsüz Türkiye” sürecinden ekonomiye, dış politikadan sosyal konut çalışmalarına kadar çok sayıda başlığın ele alınması bekleniyor.</p>

<p><strong>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİ MASADA</strong></p>

<p>Kabinenin öncelikli gündemlerinden birini Kürt meselesinin çözümüne yönelik yürütülen süreç oluşturacak.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Takip ve Değerlendirme Kurulu, ilk toplantısını 24 Ağustos’ta gerçekleştirmiş ve dört alt komisyon kurulmasına karar vermişti.</p>

<p>Kabinede, bu komisyonların kuruluş aşamasındaki çalışmalarının ve süreçte gelinen son aşamanın değerlendirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Söz konusu dört alt komisyon şöyle:</p>

<p>Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu</p>

<p>İzleme ve Tespit Alt Komisyonu</p>

<p>Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu</p>

<p>Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu</p>

<p>ABD-İran çatışması ve Hürmüz Boğazı görüşülecek</p>

<p>Dış politika gündeminde bölgedeki gelişmelerin yanı sıra ABD ile İran arasındaki çatışmalar da yer alacak.</p>

<p>Çatışmaların petrol fiyatları ve bölgesel dengeler üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi beklenirken, Hürmüz Boğazı’ndaki son durum ile gelişmelerin Türkiye'ye yönelik bölgesel ve ekonomik etkileri de ele alınacak.</p>

<p><strong>RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI DA GÜNDEMDE</strong></p>

<p>Kabinenin dış politika başlıklarından bir diğerini Rusya-Ukrayna savaşı oluşturacak.</p>

<p>Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi sırasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşmenin ayrıntılarının da değerlendirilmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>OVP VE EKONOMİ DEĞERLENDİRİLECEK</strong></p>

<p>Kabinede ekonomideki son gelişmeler ve 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) da ele alınacak.</p>

<p>Program kapsamında enflasyon, büyüme, istihdam ve mali disiplin başlıklarının yanı sıra önümüzdeki dönemde atılacak adımların değerlendirilmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>500 BİN SOSYAL KİRALIK KONUT PROJESİ</strong></p>

<p>Toplantının ekonomi ve sosyal politika gündeminde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen 500 bin sosyal kiralık konut projesi de bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin özellikle İstanbul’daki teslim sürecine ilişkin çalışmaların Kabine’de değerlendirilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/kabine-bugun-toplaniyor-terorsuz-turkiye-sureci-ve-ekonomi-gundemde</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/11/meclis-4.jpg" type="image/jpeg" length="24066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahbap deprem bağışları soruşturmasında 5’inci dalga: 53 şüpheli için operasyon]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ahbap-deprem-bagislari-sorusturmasinda-5inci-dalga-53-supheli-icin-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ahbap-deprem-bagislari-sorusturmasinda-5inci-dalga-53-supheli-icin-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüphelinin yakalanmasına yönelik 5’inci dalga operasyon başlatıldığını açıkladı. Soruşturmada 4,3 milyar liralık bağış, 950 milyon liralık nakit çekim ve şirketlere yapılan 1,75 milyar liralık transferler mercek altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Şubat depremlerinin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan bağışların kullanımına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>Gürlek’in açıklamasına göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 20 ilde eş zamanlı 5’inci dalga operasyon düzenlendi. Operasyonda 53 şüphelinin yakalanması hedefleniyor.</p>

<p><strong>4,3 MİLYAR LİRALIK BAĞIŞ TOPLANDI</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, 6 Şubat–31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelere ulaştırılmak üzere 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bu paranın 4,2 milyar lirasının harcandığı belirlendi.</p>

<p>Ayrıca 950 milyon liranın nakit olarak çekildiği, söz konusu çekimlerden birinin ise tek seferde 500 milyon lira olduğu tespit edildi.</p>

<p><strong>29 ŞİRKETE 1,75 MİLYAR LİRA TRANSFER</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 lira transfer edildiğinin belirlendiğini açıkladı.</p>

<p>İncelemelerde bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımının bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilen miktardan eksik teslim edildiğinin tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>Soruşturmanın; İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları ve envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda elde edilen deliller üzerinden yürütüldüğü kaydedildi.</p>

<p><strong>DEPREM YARDIMLARI DEPOLARDA BULUNDU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmit’teki depolarda yapılan incelemelerde ise depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği tespit edildi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, söz konusu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemlerin başlatıldığı bildirildi.</p>

<p><strong>“MÜSAMAHA GÖSTERMİYORUZ”</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, açıklamasında depremzedeler için yapılan bağışların kişisel menfaate dönüştürülmesine yönelik girişimlere izin vermeyeceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“6 Şubat depremlerinde milletimizin yaşadığı büyük acıyı, vatandaşlarımızın dayanışma duygusunu ve depremzedelerimiz için yapılan bağışları kişisel menfaate dönüştürmeye yönelik hiçbir girişime müsamaha göstermiyoruz.”</p>

<p>Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne ve süreçte görev alan kamu görevlilerine teşekkür etti.</p>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, yurttaşların iyi niyetinin ve yardımseverliğinin istismar edilmesine karşı hukuk devletinin tüm imkânlarının kullanılmaya devam edileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ahbap-deprem-bagislari-sorusturmasinda-5inci-dalga-53-supheli-icin-operasyon</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/02/haluklevent-1280x720-b-o-wg-coverjpg.webp" type="image/jpeg" length="73261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kürt dil derneğine silahlı saldırı: 2 mermi isabet etti, 1 kişi gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/kurt-dil-dernegine-silahli-saldiri-2-mermi-isabet-etti-1-kisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/kurt-dil-dernegine-silahli-saldiri-2-mermi-isabet-etti-1-kisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde faaliyet gösteren Mezopotamyalılar Dil ve Kültür Araştırma ve Geliştirme Derneği’ne gece saatlerinde silahlı saldırı düzenlendi. Derneğe iki mermi isabet ederken olay yerinde üç boş kovan bulundu. Saldırıya ilişkin bir kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde Mayıs 2024’te açılışı gerçekleştirilen Mezopotamyalılar Dil ve Kültür Araştırma ve Geliştirme Derneği gece saatlerinde silahlı saldırının hedefi oldu. Saldırıda derneğin bulunduğu binaya iki mermi isabet ederken, olay yerinde üç mermi kovanı bulundu. Saldırı sırasında derneğin bulunduğu katta yurttaşların da bulunduğu belirtildi.</p>

<p><strong>SALDIRI SAAT 00.10 SIRALARINDA GERÇEKLEŞTİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dernek katında bulunan yurttaşların aktardığı bilgilere göre saldırı, 00.10 sıralarında gerçekleşti. Silah seslerinin ardından yapılan incelemede derneğe iki merminin isabet ettiği, olay yerinde ise üç boş mermi kovanının bulunduğu belirlendi.</p>

<p><img src="https://ilketv.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/817x450nc-tkrd-07-09-2026-kurtce-kursa-silahli-saldiri_1.jpeg" /></p>

<p><strong>1 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI</strong></p>

<p>Saldırının ardından başlatılan soruşturma kapsamında 1 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Olayla ilgili incelemenin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Mezopotamyalılar Dil ve Kültür Araştırma ve Geliştirme Derneği, Çerkezköy’de 18 Mayıs 2024’te açılmış; dernek bünyesinde özellikle Kürtçe üzerine araştırma ve atölye çalışmalarının yanı sıra çeşitli enstrüman eğitimleri de yürütülmüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Mezopotamya Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/kurt-dil-dernegine-silahli-saldiri-2-mermi-isabet-etti-1-kisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/tekirdag.jpg" type="image/jpeg" length="30376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erken emeklilik geliyor: Kimleri kapsıyor, detaylar ne?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilik ile ilgili yapılacak yeni düzenleme ile Bağ-Kur prim gün sayısının, SSK'lılar gibi 7200 güne düşürülmesi gündemde. Böylece 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emeklilik sistemi için önemli bir değişiklik yolda. Geçtiğimiz yıl duyurulan Bağ-Kur prim eşitleme planı somut adımlarla hayata geçiriliyor. Bu düzenlemeyle yaklaşık 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.</p>

<p><img alt="20 Eodz.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/20-eodzjpg.webp" / width="750" height="421"></p>

<p>İktidara yakın medyaya yansıyan haberlere göre; planlanan düzenleme ile Bağ-Kur'luların prim gün şartının 9 binden 7 bin 200'ye indirilmesi bekleniyor. Bu değişiklikten etkilenecek olan yaklaşık 1 milyon Bağ-Kur'lu, emeklilik sürecinde büyük bir beklenti içinde.</p>

<p><img alt="10 K0Qp.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/10-k0qpjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenleme kapsamında, bakkal, kasap, berber, kuaför ve ayakkabı tamircisi gibi küçük esnaf işletmelerinin prim gün şartının 7 bin 200'e düşürülmesi hedefleniyor. Bu adımın, küçük esnafın emeklilik sürecinde önemli bir iyileştirme sağlaması bekleniyor.</p>

<p><img alt="03 P7O3.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/03-p7o3jpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<p>Ancak, küçük esnaf kategorisine hangi işletmelerin gireceği, henüz hazırlanacak olan kanun teklifiyle netlik kazanacak. Bu konuda konuşulan kriterler arasında 10 ve altında personel çalıştıran işletmelerin düzenlemeden yararlanabileceği belirtiliyor. Kanun teklifinin detayları ve içeriği, gelecek süreçte netlik kazanacak.</p>

<p><img alt="37 Kyav.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/37-kyavjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Düzenleme kapsamına girecek olan Bağ-Kur'lular, 7 bin 200 prim gününü tamamladıklarında ve diğer koşulları da sağladıklarında emekli olabilecekler. Eğer reform tüm süreleri kapsarsa, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek Bağ-Kur'lu erkekler 60, kadınlar ise 58 yaşında emekli olabilecekler. Ayrıca, son 3.5 yıl içinde Bağ-Kur'dan SSK'ya geçenler de 7200 günü tamamlamışlarsa Bağ-Kur kapsamında emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="22 B3Ym.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/22-b3ymjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenlemeyle birlikte yaş şartının da göz önüne alındığı, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartının bin 800 gün azalacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="39 Pko8.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/39-pko8jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Ancak, bu kişilerin emekli olabilmeleri için 7 bin 200 prim gününü tamamlamalarının yanı sıra belirlenen yaş şartını da karşılamaları gerekecek. 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Bu düzenleme, son 3.5 yıl içinde SSK'lı çalışma durumunu ortadan kaldırarak, daha esnek bir emeklilik imkanı sağlayacak.</p>

<p>1 Ekim 2008'den önce sigortalı olanların emekli olacakları kurumu belirleyecek olan düzenleme, son 7 yıllık sigortalılık süresinin yarısından bir fazlasını hangi statüde gerçekleştirdiyse o statüden emekli olmalarını sağlayacak. Bu kural, emeklilik kurumunu belirlemede geçerli olacak ve sigortalının en çok prim ödediği dönemi esas alacak.</p>

<p><img alt="48 1J3J.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/48-1j3jjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Bu gelişmelerle birlikte, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle Bağ-Kur'lular arasında emeklilikle ilgili süreçlerde önemli değişiklikler yaşanması bekleniyor.</p>

<p><img alt="02 Vzij.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/02-vzijjpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<h2>KİMLERİN YAŞI DA TAMAMLAMASI GEREKECEK?</h2>

<p>Düzenleme kapsamında, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartı bin 800 gün azalacak. Ancak, emekli olabilmeleri için yaş şartını da tamamlamaları gerekecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte, bu kişilerin prim gün şartı 7 bin 200'e indirilecek, ancak emekli olabilmeleri için yaş şartını da karşılamaları gerekecek. Dolayısıyla, 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecek.</p>

<p><img alt="89 Tcn6.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/89-tcn6jpg.webp" / width="1280" height="720"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>5 YIL ÖNCE EMEKLİ OLUNABİLECEK</h2>

<p>Bağ-Kur'lular, EYT yasasından faydalanamadıkları için 9000 prim günü şartıyla emekli olamıyordu. Ancak, Bakanlık tarafından başlatılan bir çalışma hayata geçerse, Bağ-Kur'luların emeklilik için gereken prim günü şartı 7200'e düşecek ve böylece 5 yıl önce emekli olabilecekler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/emekli-10.jpg" type="image/jpeg" length="62165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surlarında 75 meşale ile Newroz kutlaması]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p><a href="https://artigercek.com/kultur-sanat/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi-287847h" rel="nofollow" target="_blank"><strong><em>Artı Gerçek’ten Refik Tekin’in haberine göre</em></strong>,</a> kutlamada erbane eşliğinde Kürtçe Newroz şarkıları seslendirildi.</p>

<p><img alt="D S C F6528" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6528.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Diyarbakır surları erbane ve meşalalerin eşlik ettiği Newroz kutlamasında tarihi anlara ev sahipliği yaptı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Tarihi surlarda akşam saatlerinde gerçekleştirilen kutlamada ikonik görüntüler ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="D S C F6547" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6547.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamaya DEM Parti Diyarbakır il eşbaşkanları, milletvekili Adalet Kaya, DEM Parti büyükşehir belediye eşbaşkan adayları ve çok sayıda kişi katıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6669" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6669.jpeg" / width="1068" height="712"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kutlamada 75 erbane ve meşale kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 01:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/newrozzz.jpg" type="image/jpeg" length="75526"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
