<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Münevver</title>
    <link>https://www.gazetemunevver.com.tr</link>
    <description>Doğru, Güvenilir ve Tarafsız Habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 23 Aug 2026 10:35:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mazlum Abdi’den SDG’nin entegrasyonu ve Türkiye mesajı: “Bu ay tamamen bitmesini hedefliyoruz”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdiden-sdgnin-entegrasyonu-ve-turkiye-mesaji-bu-ay-tamamen-bitmesini-hedefliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdiden-sdgnin-entegrasyonu-ve-turkiye-mesaji-bu-ay-tamamen-bitmesini-hedefliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Suriye ordusuna entegrasyon sürecinin son aşamasına gelindiğini belirterek, “Bu ay içerisinde entegrasyonun tamamen bitmesini hedefliyoruz” dedi. Türkiye ile doğrudan diyalog kurduklarını belirten Abdi, ateşkesin ardından ilişkilerin daha ileri bir noktaya taşınmasını istediklerini ve Türkiye’ye gelmesinin siyasi şartlara bağlı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Haseke’de Rudaw’ın sorularını yanıtlayarak SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonundan Suriye hükümetiyle görüşmelere, Türkiye ile yürütülen doğrudan diyalogdan Kürtlerin siyasi geleceğine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Abdi, SDG’nin Suriye devlet sistemine dahil edilmesi konusunda sürecin son aşamasına geldiğini belirterek, bu ay içinde entegrasyonun tamamen tamamlanmasını hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p><strong>“BU AY İÇERİSİNDE ENTEGRASYONUN TAMAMEN BİTMESİNİ HEDEFLİYORUZ”</strong></p>

<p>SDG’nin Suriye ordusuna katılım sürecinin daha önce planlanan tarihe göre geciktiğini belirten Abdi, gecikmede her iki tarafın da rolü olduğunu söyledi.</p>

<p>Abdi, sürecin mevcut durumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Aslında anlaşmaya göre Şubat ayında tamamlanması gerekiyordu, yani zaten gecikmiş durumda. Bu gecikme her iki taraftan, yani hem onlardan hem de bizden kaynaklandı. Bu konuda suçu tek bir tarafa yüklemek istemem ama süreç uzadı ve gecikti. Artık planımızı yaptık; bu ay içerisinde entegrasyonun tamamen bitmesini hedefliyoruz.”</p>

<p>Abdi, SDG’nin tamamen ortadan kalkmasından ziyade yapısının ve biçiminin değişeceğini belirtti. Kürt komutanlar ve askerlerin Suriye ordusuna katılacağını, Kürt tugaylarının da yeni askeri yapı içerisinde görev yapacağını söyledi.</p>

<p><strong>“SDG TAMAMEN ORTADAN KALKMIŞ OLMAYACAK”</strong></p>

<p>Abdi, entegrasyon sonrasında SDG bünyesindeki güçlerin farklı bir isim ve organizasyon yapısıyla Suriye ordusunun parçası olacağını belirterek, Kürt güçlerinin kendi bölgelerinde görev yapmasının planlandığını söyledi.</p>

<p>Derik, Kamışlo, Haseke ve Kobani tugaylarının yanı sıra Afrin Tugayı oluşturulması için de çalışma yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Abdi ayrıca, entegrasyon tamamlandığında SDG’den kaynaklanabilecek siyasi boşluğun doldurulması gerektiğini belirterek, Kürt siyasi güçleriyle birlikte yeni bir siyasi yapı oluşturma çabasının sürdüğünü söyledi.</p>

<p><strong>ABDİ’DEN TÜRKİYE MESAJI: “DOĞRUDAN DİYALOG KURUYORUZ”</strong></p>

<p>Mazlum Abdi, Türkiye ile ilişkiler konusunda ise önceki döneme kıyasla mevcut durumun daha iyi olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye ile aralarında ateşkes ve açık iletişim kanalları bulunduğunu belirten Abdi, görüşmelerin doğrudan yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Abdi, Türkiye ile ilişkilerin geleceğine ilişkin şunları söyledi:</p>

<p>“Eskisiyle kıyaslarsak şu an daha iyi. Bir yıl öncesine kadar Türkiye tarafından sürekli bombalanıyorduk; altyapımız hedef alınıyordu ve hepimiz hedefteydik. Şimdi ise bir ateşkes durumu ve aramızda açık kanallar var. Birbirimizle diyalog kuruyoruz ve bunun daha ileriye gitmesini istiyoruz. Ateşkes aşamasını geçip aramızda bir anlayış birliği (uzlaşı) oluşmasını arzuluyoruz; böylece biz ve Türkiye, herkes gibi normal bir şekilde ilişki kurup muhataplık geliştirebiliriz.”</p>

<p>Abdi, Türkiye ile görüşmelerin aracı üzerinden değil, doğrudan gerçekleştiğini de belirtti.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE’YE GELMEM SİYASİ ŞARTLARA BAĞLI”</strong></p>

<p>Rudaw’ın “Mazlum Abdi Türkiye’ye gelecek mi?” sorusunu da yanıtlayan Abdi, böyle bir ziyaretin siyasi şartlara ve Türkiye’nin buna ne kadar hazır olduğuna bağlı olduğunu söyledi.</p>

<p>Abdi, şartların olgunlaşması halinde bunun gerçekleşebileceğini belirterek, “Evet, olumlu şeyler var, olumlu sinyaller mevcut” dedi. Türkiye ile ilişkilerin daha üst bir düzeye taşınmasının hem Rojava hem Suriye’deki Kürtler hem de Türkiye açısından yararlı olacağı değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>ÖCALAN’LA DOĞRUDAN GÖRÜŞMEDİĞİNİ SÖYLEDİ</strong></p>

<p>Abdi, Abdullah Öcalan ile kendisinin doğrudan görüşmediğini de açıkladı.</p>

<p>Öcalan’ın geçmişteki barış ve ateşkes süreçlerinde önemli rol oynadığını belirten Abdi, “Vardı ve yine olumlu bir rolü olacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE’DEKİ SÜREÇ İLERLERSE OLUMLU ETKİSİ DAHA FAZLA OLACAKTIR”</strong></p>

<p>Türkiye’de yürütülen barış ve diyalog sürecinin Rojava üzerinde etkisi olduğunu belirten Abdi, ateşkes ortamının oluşmasında bu sürecin doğrudan etkisi bulunduğunu savundu.</p>

<p>Abdi, “İnanıyorum ki bu süreç ilerlerse daha fazla olumlu etkisi olacaktır” dedi.</p>

<p>Abdi, entegrasyon tamamlandığında eski görev alanına dönerek siyaset yapabileceğini ve halkın ihtiyaçlarına göre hareket edeceğini belirtti.</p>

<p>SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi'nin Rudaw'ın sorularına verdiği yanıtlar özetle şöyle:</p>

<p><strong>'BU MÜCADELE BOŞA GİTMEDİ, SONUÇSUZ KALMADI'</strong></p>

<p><strong>Bazıları Rojava'daki durumdan çok umutsuz. Şöyle diyorlar 'Kürtler yenildi. 15 bin şehit verdik, o kadar yaralımız var.' Sonuçları ne? Nereye varacaksınız? Bu kadar fedakarlık yaptınız, ne elde ettiniz?</strong></p>

<p>Halkımızın gösterdiği bu büyük fedakarlığa, yaptıklarımıza, şehitlerimize karşılık bu kadar güçlü bir sonuç elde ettik mi? Hayır derim. Burada halkımıza karşı özeleştiri yapacağımız bazı noktalar var vermeliyiz. Ancak şunu söylemek istiyoruz; bu mücadele bazılarının iddia ettiği gibi boşa gitmedi ve sonuçsuz kalmadı. Öyle değil, hayır. Yapılan bu mücadele ve direnişin ardından şimdi Suriye hükümeti ile üzerinde anlaşmaya vardığımız bazı konular var. Birlikte yaptığımız anlaşmalar var. Suriye Devlet Başkanı ile aramızda yapılan ve imzaladığımız anlaşmalar mevcut. Bu anlaşmalarda Kürt bölgesinin özel statüsü (temsiliyeti) kabul edildi; İdari, askeri ve daha pek çok konuda... Suriye'de ilk kez bu bölgeye yönelik özel bir yaklaşım ve muamele söz konusu. Ayrıca 29 Ocak'taki son anlaşma; her ne kadar beklentilerimizin tam karşılığı olmasa da bu anlaşma Suriye devleti içerisinde Kürtler için bir statü oluşturuyor. Resmi bir anlaşma var ancak bu anlaşmanın anayasal bir metin haline gelmesi veya anayasaya girmesi için mücadele gerekiyor. Ama şu an bir sonuç var ve bu sonuçlar üzerinden mücadelemize devam edebiliriz. Halkımızın da bunu bilmesi gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p><strong>'KAZANIMLARIN ANAYASAL HALE GELMESİ İÇİN EN BÜYÜK GARANTİ KÜRT HALKININ BİRLİĞİDİR'</strong></p>

<p><strong>Peki, bunlar gelecek aşamada anayasal bir statüye kavuşacak mı? Söylediğiniz bu şeyler yeni Suriye anayasasında yer alacak mı? Kürtlerin hakları anayasal haklar haline gelecek mi?</strong></p>

<p>İmzaladığımız bu anlaşmalar için uluslararası taraflar vardı. Örneğin Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron, "Ben bu anlaşmanın siyasi garantörüyüm" dedi. Amerikalı yetkililer, gerek askeri kanat gerekse ABD Başkanı'nın temsilcileri süreçte hazır bulundular. Her ne kadar (onlar tarafından) imzalanmış bir metin olmasa da onlar bu sürecin içindeydiler ve hâlâ da takip ediyorlar; bu anlaşmaların uygulanmasını takip ediyorlar. Uluslararası taraf devrede. Bunun yanı sıra Suriye hükümeti ile konuştuğumuz meselelerin anayasal çözüme kavuşması gerekiyor. Bunlar üzerine de konuşuldu ve gelecekte yeni bir Suriye inşa edildiğinde bu konular üzerinde çalışılacağına dair söz verildi. Ancak bence bu kazanımları korumak, özellikle de mevcut Kürt özyönetimi kazanımlarının kalıcı ve anayasal hale gelmesi için en büyük garanti Kürt halkının birliğidir. Kürt siyasi güçlerinin birliği şarttır; kendimizi güçlendirmeli ve yeni Suriye'nin inşasına etkili bir şekilde katılmalıyız. Her şeyden önemlisi, şu an bu kazanımlara sahibiz. Devletle yaptığımız anlaşmalara göre Kürtler, Kürtlerin yaşadığı tüm bölgelerde kendi kendilerini yönetiyor; ister askeri, ister güvenlik, ister idari açıdan olsun. Önemli olan tüm siyasi güçlerin ve halkımızın buna sahip çıkmasıdır; "bu sadece bir siyasi partinin makamı veya konumudur" dememelidirler. Bu artık tüm Kürt halkının kazanımıdır. Hepimiz buna sahip çıkar, uğrunda büyük mücadele verir ve etrafında Kürt birliğini oluşturabilirsek bu haklarımızı Suriye'de tescil ettirebilmek için en büyük garanti olur, ben böyle görüyorum.</p>

<p><strong>'KÜRTLERİN BİRLİĞİNİN OLUŞMASI İÇİN ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR'</strong></p>

<p><strong>Gerçekten Kürtlerin birliği sağlanacak mı? Rojava'daki farklı siyasi taraflar arasında birçok görüşme gerçekleştirdiniz ve birçok toplantıya başkanlık ettiniz ancak bir sonuca ulaşılamadı veya birlik sağlanamadı. Sorun nerede?</strong></p>

<p>Doğru, Kürt birliğinin oluşması önünde bazı sorunlar var. Biliyorsunuz bir konferans gerçekleştirdik ve o konferansta iyi sonuçlar alındı. Rojava tarihinde ilk kez siyasi güçler bazı hedefler ve bir program üzerinde birleşti. Bazı kurullar da oluşturdular ancak pratik anlamda bu hayata geçirilmedi. Şimdi meselelerin özüne inip detaylara girmek istemiyorum çünkü biz bu işin gerçekleşmesini istiyoruz; ancak bu çabanın hâlâ devam ettiğini ve kanaatimce o konferansın sonuçları ve amaçları için hâlâ çalışmaların sürdüğünü söyleyebilirim. Her ne kadar şu an fiilen durmuş olsa da biz, yeni bir atmosfer ve şartlarda çalışmaların yeniden yürütülmesi için çabalıyoruz. Bazı sorunlar var. Ama birliğin oluşması için bir adım atılacaksa her iki tarafın da anlaşması gerekir. Her iki tarafın, işin pratik yürütülme biçimi konusunda kendi aralarında bir anlaşma yapması ve bunun uygulanması gerekir. Şu an bu yok ancak bu anlaşmanın yapılması için de çalışıyoruz.</p>

<p><strong>'SDG SURİYE DEVLET SİSTEMİNE DAHİL OLDUKTAN SONRA BENİM TEMEL GÖREVLERİMDEN BİR SİYASİ ÜST KURUL OLUŞTURABİLMEKTİR'</strong></p>

<p><strong>Bir dönem şöyle deniyordu: General Mazlum Abdi bir "siyasi üst kurul" (merci) oluşturmak için çalışıyor. Bu hâlâ programınızda mı?</strong></p>

<p>Doğru, daha önce de bir açıklamamda buna değinmiştim SDG Suriye devlet sistemine dahil olduktan sonra benim temel görevlerimden biri, tekrar halkımın arasında olmak ve diğer Kürt siyasi güçleri ile mevcut Kürt şahsiyetlerle birlikte bir siyasi üst kurul oluşturabilmektir. Böylece devrimin kazanımlarına ve mevcut kazanımlara sahip çıkabiliriz. Bu yöndeki mücadele ve çabalarımız hâlâ sürüyor. Engeller ve zorluklar olduğunu biliyoruz ancak tüm Kürt güçleri ve taraflarıyla yeni yöntemlerle, yeni diyalog ve yaklaşımlarla amacımıza ulaşmak ve bu hedeflerimizde başarılı olmak için çalışmak istiyoruz.</p>

<p><strong>'KÜRTLERİN HAKLARININ ANAYASAYA GİRMESİ GEREKİYOR'</strong></p>

<p><strong>Artık Şam'daki resmi ve müzakereci Kürt tarafı General Mazlum Abdi'dir. Siz Suriye Kürdistanı'nın, Suriye devletinin resmi belgelerinde ve dokümanlarında yer alması için çalışıyor musunuz?</strong></p>

<p>Bilindiği üzere bu geçici anayasa hazırlandığında, bize bu anayasanın daha önce yazıldığını, yani biz 10 Mart anlaşmasını imzalamadan önce hazırlandığını söylediler. Bu yüzden, üzerinde anlaştığımız şeyleri anayasaya dahil etme fırsatımız olmadı ancak gelecekte anayasa için çalışılırsa ve yeni bir anayasa oluşturulursa, Suriye Cumhurbaşkanı'nın imzaladığı maddelerin anayasaya girmesi gerektiğine dair söz verildi. Bizim bu anlaşmalarımızda Kürt kimliği, temsiliyeti, Kürtçe dili ile ilgili konular ve Kürtlerin hakları ile ilgili maddeler var. Bu konuların anayasaya girmesi gerekiyor. Bazı sözler verildi ve biz de bunları takip ediyoruz. Ancak tekrar ediyorum bunun için mücadele gerekiyor, siyasi güçlerin ve tüm Kürt halkının birliği gerekiyor. Herkesin mevcut kazanımlar etrafında birleşmesi ve bunlara sahip çıkması gerekir ki bu kazanımları Suriye anayasasında tescil ettirebilelim.</p>

<p><strong>'KÜRTÇENİN RESMİ EĞİTİM DİLİ OLMASI İÇİN GELİŞMELER SÖZ KONUSU'</strong></p>

<p><strong>Kürt bölgelerinde eğitimin ve Kürtçenin geleceği hakkında bir formül veya fikir var mı?</strong></p>

<p>Bu bizim ve halkımız için hayati bir konu. Suriye devleti ile yaptığımız müzakerelerde dil meselesinin bizim için ilk ve en temel gündem maddesi olduğunu söyleyebilirim. Benim açımdan da başat gündem dil meselesidir. Şu bilgiyi de paylaşayım: İmzaladığımız 29 Ocak anlaşmasında "13 Sayılı Kararname"nin uygulanacağı yazılıydı. Ben o zaman dil meselesi yüzünden bunu kabul etmedim. 13 Sayılı Kararname'nin Kürtçe dil meselesinde bize yetmeyeceğini söyledik çünkü Rojava'da 15 yıldır Kürtçe eğitim dili haline gelmiş ve üniversite seviyesine kadar ulaşmış durumda. Bu yüzden, dilin bir "seçmeli ders" haline getirilmesine geri dönemeyiz. Bu mümkün değil. Kürtçe olan eğitim dilinin devam etmesi gerekir. Bu her zaman gündemimizdeydi; Şam'da yapılan tüm toplantılarda ana gündem maddemiz buydu. Cumhurbaşkanı ile Şam'da gerçekleştirdiğimiz son görüşmede bir ilerleme sağlandığını söyleyebilirim. Bu konu tekrar masaya yatırıldı, biz de meselenin çıkmaza girmemesi ve yürümesi için bazı çözümler sunduk. Temel amaç, Kürtçenin resmi eğitim dili olarak kalmasıydı. Biz bunu en öncelikli konulardan biri yaptık ve ilerlemeler de kaydedildi. Bize resmi olarak verilen bilgiye göre; bu meseleleri çözmek için bu konuda karar yetkisi olan kişilerden oluşan bir komisyon kuruldu. Şu an bize söylenen şey şu: "Bir Kürt öğrenci sadece Kürtçe öğrenmemeli, Arapçayı da bilmeli." Biz de dedik ki: "Sorun değil." Yani Kürtçenin yanında Arapça da olmalı ve eğitimini tamamlayan her öğrenci, herhangi bir sorun yaşamamak adına her iki dili de bilsin. Biz bu konuda esnek olduğumuzu söyledik ancak önemli olan Kürtçenin resmi eğitim dili olmasıdır. Bu konuda yeni gelişmeler söz konusudur.</p>

<p><strong>'SDG TAMAMEN ORTADAN KALMAYACAK BİÇİMİNİ YAPISINI DEĞİŞTİRECEK'</strong></p>

<p><strong>SDG'nin orduya entegrasyon süreci devam ediyor. Kürtlerin bu birleşmeden gerçekten bir çıkarı var mı?</strong></p>

<p>Askeri gücümüzle ilgili olarak; askeri gücümüzün Suriye ordusunun bir parçası olmasına karar verdik. Ancak yine biz Kürtler olarak katılacağız; Kürt komutanlar, Kürt askerler yer alacak ve Kürt tugaylarımız olacak. Bu tugayların tamamı, devletle birlikte bir askeri yapı içerisinde çalışacak. Bence bu, yapabileceğimiz en olumlu çözümdü. Böylece SDG bünyesindeki Kürt gençleri kendi bölgelerinde askerlik hizmeti yapabilecek, kendi bölgelerini koruyacak ve aynı zamanda Suriye ordusunun resmi bir parçası olacaklar. Bu en iyi çözümdü. Bu süreç tamamlandığında SDG tamamen ortadan kalkmış olmayacak, biçimini ve yapısını değiştirecektir. Daha önce SDG adı altında olan bu güçler, başka bir isimle, başka bir organizasyonla ve farklı bir askeri üslupla Suriye ordusunun parçası olacaklar. DSG komutanları da ordu içerisinde yerlerini alacaklar. Bu konu her iki tarafı da güçlendirir ve aynı zamanda Kürtler, Suriye devleti adına kendi bölgelerini koruyabilirler.</p>

<p><strong>'AFRİN TUGAYININ OLMASI İÇİN ÇALIŞMA YÜRÜYOR'</strong></p>

<p><strong>Kürt güçleri Kürt bölgelerinde mi kalacak?</strong></p>

<p>Şu anki durum böyledir. Üzerinde anlaştığımız 29 Ocak Anlaşması’na göre; Derik Tugayı, Kamışlo Tugayı, Haseke Tugayı ve Kobani Tugayı gibi Kürt tugayları var. Şu an bir Afrin Tugayı’nın olması için de çalışmalar yürütülüyor.</p>

<p><strong>Afrin’de Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı Kürt bir güç mü kuracaksınız?</strong></p>

<p>Prensip olarak şu an bu gündemdedir. Suriye Savunma Bakanlığı ile şöyle bir anlayış birliği oluştu: Daha önce SDG çerisinde yer alan Afrinli gençler, yine Savunma Bakanlığı’na bağlı bir tugay olarak Afrin bölgesinde veya Afrin’e yakın bir bölgede görev yapacaklar; kendilerini organize edecekler ve kendi bölgelerini koruma görevini yerine getirecekler.</p>

<p><strong>'ENTEGRASYON SÜRECİNİN SONUNDAYIZ'</strong></p>

<p><strong>SDG'nin feshedilmesi için belirlenmiş bir takvim var mı?</strong></p>

<p>Biz, SDG'nin ne zaman tamamen Suriye ordusuna dahil olacağını söylüyoruz 'feshedilme' yerine bunu ifade etmek istiyoruz. Şu an SDG'nin bir kısmının orduya dahil olduğunu, resmi olarak entegre edildiklerini, eğitim aldıklarını ve Suriye ordusunun bir parçası olarak görev yaptıklarını söyleyebiliriz; ancak henüz yarısından fazlası dahil olmadı. Şu an onların da orduya geçmesi için çalışıyoruz ve inanıyorum ki kısa bir süre içinde SDG'nin Suriye ordusuna katılım süreci tamamen sona erecektir. Evet, örneğin DSG’nin geride kalan tüm güçlerinin entegrasyonu bittiğinde –ki şu an bu sürecin sonundayız– o zaman 'SDG'nin Suriye ordusuna katılım süreci tamamlanmıştır' diyeceğiz. SDG artık diğer tugaylar haline gelecek, Kamışlo Tugayı ve benzeri...</p>

<p><strong>Yani askeri bir güç olarak kalmaya devam edecekler mi?</strong></p>

<p>Suriye ordusunun bir parçası olacaklar ve başka bir sistem içerisinde çalışmalarını yürütecekler.</p>

<p><strong>'HALKIMIZ VE KÜRT BİRLİĞİ İÇİN ÇALIŞMAMIZ GEREKİYOR'</strong></p>

<p><strong>Peki, o zaman ben General Mazlum Abdi’yi nerede göreceğim?</strong></p>

<p>Aslında daha önce de beyanatlarımda söyledim, hâlâ sözümün arkasındayım; bizim halkımız ve Kürt birliği için çalışmamız gerekiyor. SDG’nin Suriye ordusuna dahil olmasıyla birlikte siyasi bir boşluk oluşacaktır. Çünkü 15 yıldır SDG'nin varlığı sayesinde burada siyasi bir iklim ve siyasi bir ajanda mevcut. Bir boşluk oluşmasını istemiyoruz. Kuşkusuz SDG’den kaynaklı bir boşluk doğmamalı ve bu boşluğu doldurabilecek siyasi bir temsil yeniden hazır bulunmalıdır. Ben bunun üzerinde de çalışacağım ve nerede olursa olsun bunun için bir mücadele verilmeli; ister burada, ister Şam’da, ister burda... Halkımız için ne iyiyse onu yapacağım, bu konuda tereddüt olmamalı.</p>

<p><strong>'ŞARA ŞAM'DA BULUNMAM YÖNÜNDE BİR İSTEK BELİRTTİ, KARAR VERMEDİK'</strong></p>

<p><strong>Hedeflediğiniz bu çalışmaları yürütmek için Şam’da kalma niyetiniz var mı?</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı ile yaptığımız son görüşmede bunun üzerine konuştuk. Onlar da birlikte çalışmak ve süreci yönetmek için benim Şam’da bulunmam yönünde bir istek belirttiler.</p>

<p><strong>Yani bir makamda bulunmak için mi?</strong></p>

<p>Şam’da bulunmam konusunda bir istekti ancak henüz nihai bir karar vermiş değiliz.</p>

<p><strong>'SİYASİ BİR YAPI KURULMALI'</strong></p>

<p><strong>Askeri görevleriniz sona erdikten sonra niyetiniz nedir? Örneğin dışarıda insanların 'General Mazlum Abdi belki bir siyasi parti kurar' dediği duyuluyor.</strong></p>

<p>Hayır, sadece bir siyasi parti olması şart değil. Daha önce de söylediğim gibi, benim için önemli olan, SDG'nin Suriye ordusuna geçişiyle boşluk oluşmamasıdır. Bu çok önemli. Yani SDG etrafında toplanan o siyasi şahsiyetlerin, SDG büyük bir emek ve çabayla inşa ettiği iç ve dış ilişkilerinin, Kürt toplumundaki ve çevredeki dostluklarının heba olmaması ve bu boşluğun oluşmaması gerekir. Siyasi bir yapı kurulmalı; artık bu parti mi olur, cephe mi, hareket mi olur, oluşum mu olur... Böyle bir şeye ihtiyaç var.</p>

<p><strong>'AVRUPA'YA GİTTİK ABD'YE GİTME İHTİMALİMİZ DE VAR'</strong></p>

<p><strong>General Mazlum Abdi’nin ABD’ye gitmeme sebebi neydi?</strong></p>

<p>Özel bir sebebi yoktu ancak hepimiz savaşla meşguldük. Birkaç ay öncesine kadar hepimiz tamamen savaşa odaklanmış durumdaydık. Bu yüzden sadece ABD’ye değil başka yerlere de gidemedik. Daha önce savaş vardı ve çok fazla dışarı çıkmıyorduk. Belki yakın komşularımızı görmek için dışarı çıkışlar olmuş olabilir, o da acil işlerimiz olduğu ve IŞİD ile savaşla bağlantılı olduğu içindi. Dediğim gibi bazen görünür veya görünmez şekilde gidip geliyorduk ancak o türden kapsamlı ziyaretlerin ne Avrupa’ya ne de ABD’ye yapılmamasının sebebi buydu. Ama artık durum değişti. Şimdi dışarı çıkışlar oluyor, Avrupa’da da iyi görüşmeler yaptık ve ABD’ye gitme ihtimalimiz de var.</p>

<p><strong>'MACRON ANLAŞMA KONUSUNDA ÇOK EMEK VERDİ'</strong></p>

<p><strong>IŞİD savaşında ve bugüne kadar, Avrupa ve Batı ülkeleri arasında size en yakın dost kimdir?</strong></p>

<p>Ülkeler arasında bir ayrım yapmak istemiyoruz ama Fransa Cumhurbaşkanı’nın her zaman desteğini açıkça ifade ettiğini söyleyebiliriz. Bu açıdan her zaman önem veriyorlar ve biz de herkesle ilişkilerimizin devam etmesini istiyoruz.</p>

<p><strong>Peki, Elysee Sarayı ile doğrudan diyaloğunuz var mı?</strong></p>

<p>Evet, her zaman.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yani Fransa ile olan maddi, askeri veya manevi dostluk hâlâ sürüyor mu? Ya da yanınızda duran ve Şam ile müzakerelerinizde size destek veren bir güç mü?</strong></p>

<p>Doğrusu, hakkını yemememiz gerekir; Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron, savaş çıktığında ve 29 Ocak’ta yaptığımız o anlaşma konusunda çok emek verdi. Bizimle defalarca telefonda konuştu. Anlaşmanın maddeleri üzerine görüşlerini paylaşıyordu ve Suriye Cumhurbaşkanı ile de görüştü. Büyük çaba sarf etti ve "Ben bu anlaşmanın siyasi garantörüyüm" dedi. Siyasi ve manevi açıdan iyi bir destekleri olduğunu söyleyebiliriz.</p>

<p><strong>'IŞİD KENDİNİ YENİDEN ORGANİZE ETTİ, TÜM ŞEHİRLERDE VARLAR'</strong></p>

<p><strong>Suriye’de veya Rojava’da IŞİD tehlikesi bitti mi?</strong></p>

<p>Hayır, bence var. IŞİD tehlikesini küçümseyenler doğru söylemiyorlar; IŞİD kendini yeniden organize etti ve hâlâ faaliyet yürütüyor. Belki de tam tersine; IŞİD şu an etki alanını genişletmiş ve şehirlere de sızmış durumdadır. Şehirlerde de varlar.</p>

<p><strong>Kendini organize mi etti yoksa küçük gruplar halinde mi var?</strong></p>

<p>Belki düzey olarak eskisi gibi değil ama şu an yayılmış durumdalar ve tüm şehirlerde varlar. Örneğin eskiden Suriye’nin büyük şehirlerinde yoklardı ama şu an o yerlere de yerleşmiş durumdalar.</p>

<p><strong>'SURİYE'DE MERKEZİYETÇİ BİR SİSTEM ÇÖZÜM DEĞİL'</strong></p>

<p><strong>Merkezi olmayan bir Suriye mi, merkezi bir Suriye mi? Gelecekte Suriye'yi nasıl görüyorsun?</strong></p>

<p>Biz şuna inanıyoruz; Esad ve Baas döneminde yaşananların temel sebebi, totaliter bir yönetimin ve mutlak bir merkezi otoritenin olmasıydı. Sistemin merkeziyetçi olması, yapılan tüm kötülüklerin ve zulmün ana kaynağıydı. Bu nedenle gelecekteki Suriye'de merkeziyetçi sistem bir çözüm değildir. Suriye bunu daha önce denedi ve başarılı olamadı. Denenmiş bir şey tekrar denenmemelidir. Bu yüzden Suriye için en iyi sistemin merkezi olmayan bir sistem olduğu kanaatindeyiz. Bizim görüşümüz bu yöndedir.</p>

<p><strong>'TÜRKİYE İLE DOĞRUDAN DİYALOG KURUYORUZ, UZLAŞI OLUŞMASINI ARZULUYORUZ'</strong></p>

<p><strong>Türkiye ile aranız nasıl?</strong></p>

<p>Eskisiyle kıyaslarsak şu an daha iyi. Bir yıl öncesine kadar Türkiye tarafından sürekli bombalanıyorduk; altyapımız hedef alınıyordu ve hepimiz hedefteydik. Şimdi ise bir ateşkes durumu ve aramızda açık kanallar var. Birbirimizle diyalog kuruyoruz ve bunun daha ileriye gitmesini istiyoruz. Ateşkes aşamasını geçip aramızda bir anlayış birliği (uzlaşı) oluşmasını arzuluyoruz; böylece biz ve Türkiye, herkes gibi normal bir şekilde ilişki kurup muhataplık geliştirebiliriz.</p>

<p><strong>Aranızda doğrudan bir müzakere mi var yoksa aracılar mı devrede?</strong></p>

<p>Hayır, doğrudan var; arkadaşlarımız onları görüyor, onlar da bizim arkadaşlarımızı görüyor.</p>

<p><strong>MAZLUM ABDİ TÜRKİYE'YE GELECEK Mİ?</strong></p>

<p><strong>Peki, biz General Mazlum Abdi'yi ne zaman Türkiye'de göreceğiz?</strong></p>

<p>Bu siyasi şartlara ve Türkiye'nin buna ne kadar hazır olduğuna bağlıdır. İnanıyorum ki durum biraz daha olgunlaşırsa böyle bir şey gerçekleşir.</p>

<p><strong>Sinyaller var mı?</strong></p>

<p>Evet, olumlu şeyler var, olumlu sinyaller mevcut. Rojava’nın çıkarına, Suriye’deki Kürt halkının çıkarına ve Türkiye'nin de yararına olan şeyin, ilişkilerimizin daha üst bir düzeye taşınması olduğuna inanıyorum.</p>

<p><strong>'ÖCALAN İLE DOĞRUDAN GÖRÜŞME GERÇEKLEŞMEDİ'</strong></p>

<p><strong>General Mazlum Abdi ve Sayın Abdullah Öcalan ne zaman görüşecek?</strong></p>

<p>Bu da yine bahsettiğim konuyla, yani bizim Türkiye ile olan meselemizle bağlantılıdır.</p>

<p><strong>Sizinle Öcalan arasında doğrudan bir müzakere/görüşme gerçekleşti mi?</strong></p>

<p>Hayır, gerçekleşmedi.</p>

<p><strong>Gerçekleşmedi mi?</strong></p>

<p>Hayır, benimle gerçekleşmedi.</p>

<p><strong>Yani arkadaşlarınızla mı gerçekleşti?</strong></p>

<p>Evet, muhtemelen öyle olmuştur ama benimle olmadı, ben kendimden bahsediyorum.</p>

<p><strong>'ÖCALAN'IN ATEŞKES VE UZLAŞI AŞAMASINDA ÖNEMLİ ROLÜ OLMUŞTUR'</strong></p>

<p><strong>Onu görmek istiyor musunuz?</strong></p>

<p>Elbette, o bir Kürt liderdir ve bir dönem burada 20 yıl boyunca yaşadı. İnanıyorum ki daha önceki barış sürecinde, ateşkes ve uzlaşı aşamalarında önemli bir rolü olmuştur.</p>

<p><strong>Yani Öcalan'ın uzlaşıda bir rolü vardı?</strong></p>

<p>Vardı ve yine olumlu bir rolü olacaktır.</p>

<p><strong>'TÜRKİYE'DEKİ SÜREÇ İLERLERSE DAHA FAZLA OLUMLU ETKİSİ OLACAKTIR'</strong></p>

<p><strong>Türkiye’de yürütülen barış ve diyalog süreci, çıkarılacak bir yasa; bunların Rojava üzerine bir etkisi olur mu?</strong></p>

<p>Şimdiye kadar var. Çünkü diyebiliriz ki şu an bir ateşkesin olması, Türkiye'nin buraları bombalamaması ve bir yıl önceki gibi saldırıların olmamasının temelinde bu sürecin doğrudan etkisi vardır. İnanıyorum ki bu süreç ilerlerse daha fazla olumlu etkisi olacaktır.</p>

<p><strong>Şam Kürtlere siyasi makamlar vermeye hazır mı?</strong></p>

<p>Hazır olduklarına inanıyorum. Bu konular üzerinde konuşuldu. Onlar, bu tür adımların atılması için askeri birleşme sürecinin biraz daha ilerlemesini ve tamamlanmasını bekliyorlar.</p>

<p><strong>'BU AY İÇİNDE ENTEGRASYONUN TAMAMEN BİTMESİNİ HEDEFLİYORUZ'</strong></p>

<p><strong>Siz entegrasyon konusunda acele ediyor musunuz, hemen uygulanmasını mı istiyorsunuz?</strong></p>

<p>Aslında anlaşmaya göre Şubat ayında tamamlanması gerekiyordu, yani zaten gecikmiş durumda. Bu gecikme her iki taraftan, yani hem onlardan hem de bizden kaynaklandı. Bu konuda suçu tek bir tarafa yüklemek istemem ama süreç uzadı ve gecikti. Artık planımızı yaptık; bu ay içerisinde entegrasyonun tamamen bitmesini hedefliyoruz.</p>

<p><strong>'10 MART ANLAŞMASININ UYGULANMASINDA ÇABALARIMIN YETERSİZ KALDIĞINI GÖRÜYORUM'</strong></p>

<p><strong>'Keşke bu hatayı yapmasaydım' dediğiniz bir şey var mı?</strong></p>

<p>Bu gerçekten zor bir soru ama cevabını vereceğim çünkü bu halkımızı da ilgilendiriyor. Özellikle 10 Mart Anlaşması’nı imzaladıktan sonra, onu uygulama fırsatımız vardı. Siyasetimizde hatalar yapıldı. Elbette o anlaşmayı uygulamak için bir çaba sarf etmek istiyordum ama şimdi geriye dönüp baktığımda, Suriye devleti ile üzerinde anlaştığımız maddeleri pratiğe dökme konusundaki çabalarımın yetersiz kaldığını görüyorum. Bunu kendim için en büyük hata olarak görüyorum. Eğer bana "Kürt halkına hangi konuda özeleştiri verirsiniz?" diye sorarsanız, bu konuyu söylerim; o anlaşmayı hayata geçirmek için daha büyük bir mücadele vermeliydik. Şimdi bu hatayı telafi etmek için yine bir aşamadayız. Halkıma söz verdim; bu seferki anlaşma her ne kadar tamamen gönlümüze göre ve tüm taleplerimizi karşılar nitelikte olmasa da bir kez daha savaş çıkmaması ve halkımızın istemediği şeylerle tekrar yüz yüze gelmemesi için tüm enerjimi ve imkanlarımı bu anlaşmayı uygulamak ve huzuru tesis etmek için seferber edeceğim. Sonrasında da mücadelemize devam edeceğiz.</p>

<p><strong>'ÜNİFORMAYI ÇIKARMANIN VAKTİNİN GELDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM'</strong></p>

<p><strong>Sivil hayatı özlemiyor musunuz? Çünkü sizi her zaman askeri üniforma içinde görüyoruz.</strong></p>

<p>Doğrusu Rojava’ya ilk geldiğimde, devrimin başlangıcında sivil ve siyasi çalışmalar yürütüyordum. Ancak daha sonra savaş bize dayatıldı. 2013 yılında askeri üniforma giydik. 2011 ve 2012 yıllarında siyasi mücadele veriyordum ve askerlikle pek işim yoktu; fakat savaş kaçınılmaz hale gelince 2013’te üniformayı giydik ve bugüne kadar da çıkarmadık. Ancak inanıyorum ki artık onu çıkarma vakti geldi.</p>

<p><strong>Öyle mi? O vakit yakın mı?</strong></p>

<p>Yakın olduğuna inanıyorum.</p>

<p><strong>Artık sizi askeri kıyafetle görmeyecek miyiz?</strong></p>

<p>Sanırım SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu tamamlandığında, biz de eski işimize döneceğiz ve bence bu halkımız için çok daha iyi olacaktır. Ben kendim halkın talebini esas alıyorum; askerlik gerekliyse asker olurum, siyaset gerekliyse siyaset yaparım.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Rudaw</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdiden-sdgnin-entegrasyonu-ve-turkiye-mesaji-bu-ay-tamamen-bitmesini-hedefliyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/11/mazlum-abdi.jpg" type="image/jpeg" length="16515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/alparslan-kuytul-ve-esi-semra-kuytul-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/alparslan-kuytul-ve-esi-semra-kuytul-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana merkezli 6 ilde Furkan Vakfı’na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul, tutuklama talebiyle sevk edildikleri Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Soruşturma kapsamında 56 kişi gözaltına alınmış, 44 şüpheli tutuklama, 9 şüpheli ise adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana’da Alparslan Kuytul’un liderliğindeki Furkan Vakfı’na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında yeni gelişme yaşandı. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı.</p>

<p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Furkan Vakfı’na yönelik 19 Ağustos’ta 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti.</p>

<p>Operasyon kapsamında Kuytul çiftiyle birlikte çok sayıda kişinin adresinde arama yapılmıştı.</p>

<p><strong>56 KİŞİ GÖZALTINA ALINMIŞTI</strong></p>

<p>Evlerde gerçekleştirilen aramaların ardından Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da aralarında bulunduğu 56 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Şüpheliler hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “örgüt üyeliği”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmî belgede sahtecilik” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlamaları yöneltildi.</p>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler dün adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 44’ü tutuklama, 9’u ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.</p>

<p>Mahkeme, Alparslan Kuytul ve Semra Kuytul’un tutuklanmasına karar verdi. Diğer şüpheliler hakkındaki adli işlemlerin ise sürdüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BAKAN GÜRLEK: 49 ADRESE OPERASYON DÜZENLENDİ</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmaya yönelik Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiğini açıklamıştı.</p>

<p>Gürlek, soruşturma kapsamında belirtilen suçlardan 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını bildirmişti.</p>

<p>Bakan Gürlek ayrıca soruşturma kapsamında örgüt lehine faaliyet yürüttüğü tespit edildiği belirtilen 349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verildiğini ve 5 şirkete yönetim kayyımı atandığını açıklamıştı.</p>

<p><strong>ALPARSLAN KUYTUL KİMDİR?</strong></p>

<p>1965 yılında Adana’da doğan Alparslan Kuytul, kendi internet sitesinde yer alan bilgilere göre lisans eğitimini Çukurova Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamladı.</p>

<p>Daha sonra Mısır’a giden Kuytul, 1993-1997 yılları arasında El-Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesi İslam Hukuku bölümünde eğitim gördü.</p>

<p>Kuytul, 1988 yılında Kardeşler Kitabevi’ni kurdu, 1994 yılında ise Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nı kurdu.</p>

<p><strong>DAHA ÖNCE DE TUTUKLANMIŞTI</strong></p>

<p>Alparslan Kuytul, Mayıs 2022’de iş insanı Koray Sarısaçlı’nın kaçırılıp alıkonulduğu iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınarak tutuklanmış, Haziran 2023’te tahliye edilmişti.</p>

<p>Son soruşturma kapsamında ise Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un tutuklanmasıyla birlikte Furkan Vakfı’na yönelik adli süreç yeni bir aşamaya girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/alparslan-kuytul-ve-esi-semra-kuytul-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/k-u-y-t-u-l.webp" type="image/jpeg" length="61627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail bir kez daha Suriye'yi hedef aldı!]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/israil-bir-kez-daha-suriyeyi-hedef-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/israil-bir-kez-daha-suriyeyi-hedef-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye basını, İsrail ordusunun Kuneytra kırsalında sivil bir aracı İHA ile hedef aldığını bildirdi. Saldırıya dair ayrıntılı bilgi verilmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusuna ait insansız hava aracının (İHA), Suriye’nin Kuneytra ili kırsalında sivil bir araca saldırı düzenlediği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye'nin haberine göre İsrail ordusuna ait bir İHA, Kuneytra kırsalında seyir halindeki sivil aracı hedef aldı.</p>

<p>Saldırıda araç sürücüsünün yaralandığı belirtildi.</p>

<p>Olaya dair ayrıntılı bilgi verilmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/israil-bir-kez-daha-suriyeyi-hedef-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/israil-bir-kez-daha-suriye-yi-hedef-aldi.webp" type="image/jpeg" length="74045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öcalan'ın görev alacağı kurul pazartesi Beştepe'de toplanacak]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ocalanin-gorev-alacagi-kurul-pazartesi-bestepede-toplanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ocalanin-gorev-alacagi-kurul-pazartesi-bestepede-toplanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt meselesinin çözümüne yönelik çerçeve yasayla oluşturulan Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu, 24 Ağustos Pazartesi günü Beştepe’de ilk toplantısını yapacak. Kurulda Abdullah Öcalan’ın da yer alması beklenirken, Cumhurbaşkanlığı, Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanlıkları ile MİT ve MGK Genel Sekreterliği’nden temsilcilerin görev yapacağı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kürt meselesinin çözümüne yönelik hazırlanan Çerçeve Yasa kapsamında oluşturulan Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu, 24 Ağustos Pazartesi günü Beştepe’de toplanacak.</p>

<p>Kurulun, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan “Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kurulu” ile bağlantılı şekilde çalışması planlanıyor. Alt kurulda, söz konusu üst kurulda yer alması öngörülen bakanlık ve kurumlardan birer temsilcinin bulunması bekleniyor.</p>

<p>Kurulda Abdullah Öcalan’ın da görev alacağı belirtilirken, Öcalan’ın süreç içerisinde “taahhüt eden” konumunda olacağı öğrenildi.</p>

<p><strong>BULDAN: “ÖCALAN GELİŞLERİ ORGANİZE EDECEK”</strong></p>

<p>DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve Van Milletvekili Pervin Buldan, kurulun 24 Ağustos’ta ilk toplantısını gerçekleştireceğini ve bu toplantıyla birlikte alt kurulların oluşturulması sürecinin başlayacağını söyledi.</p>

<p>Buldan, kurulun silahsızlanma ve siyasallaşma başlığı altında çalışacağını belirterek, “Bu alt kurulların bir tanesi silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacak ve burada Sayın Öcalan yer alacak. Çünkü Sayın Öcalan gelişleri organize de edecek” dedi.</p>

<p><strong>KURULDA KİMLER YER ALACAK?</strong></p>

<p>Sözcü’nün haberine göre, Beştepe’de ilk toplantısını yapacak olan Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kurulunda öngörülen kurumların temsilcilerinin Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu’nda da görev alması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurulda yer alması beklenen isim ve kurumlar şöyle:</p>

<p>Adalet Bakanlığı: Hakim veya savcı düzeyinde bir hukukçu</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı: Büyükelçi düzeyinde bir diplomat</p>

<p>İçişleri Bakanlığı: Vali veya bu kıdemde bir temsilci</p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı: General veya albay düzeyinde bir kurmay</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği: Üst düzey bir yönetici</p>

<p>Milli İstihbarat Teşkilatı: Daire başkanlığı düzeyinde bir temsilci</p>

<p>Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği: Üst düzey bir raportör</p>

<p>Alt kurulun ilk toplantısında çalışma yöntemi, görev alanları ve sürecin sonraki aşamalarına ilişkin başlıkların ele alınması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ocalanin-gorev-alacagi-kurul-pazartesi-bestepede-toplanacak</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/11/ocalann-1.webp" type="image/jpeg" length="11388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adına kayıtlı araçta yakalanmışlardı: İdris Naim Şahin'den "Süleymancılar" ve "kiralık araç" açıklaması]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/adina-kayitli-aracta-yakalanmislardi-idris-naim-sahinden-suleymancilar-ve-kiralik-arac-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/adina-kayitli-aracta-yakalanmislardi-idris-naim-sahinden-suleymancilar-ve-kiralik-arac-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleymancılar olarak bilinen yapılanmanın lideri Alihan Kuriş’e yönelik soruşturma kapsamında aranan kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz, yurt dışına kaçmaya çalışırken Muğla’nın Marmaris ilçesi Bozburun’da yakalandı. Şüphelilerin yakalandığı aracın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e tahsisli olduğu ortaya çıktı. Şahin, aracın kendi bilgisi dışında kullanıldığını belirterek suç duyurusunda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süleymancılar olarak bilinen yapılanmanın lideri Alihan Kuriş’e yönelik soruşturma kapsamında aranan kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz, yurt dışına kaçmaya çalışırken Marmaris’in Bozburun bölgesinde yakalandı.</p>

<p>İkilinin yakalandığı aracın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e tahsisli olduğu ortaya çıktı. BBC Türkçe’ye konuşan Şahin, aracın kendi bilgisi dışında kullandırıldığını belirterek olayla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.</p>

<p><strong>İDRİS NAİM ŞAHİN: “BASINDAN ÖĞRENDİM”</strong></p>

<p>Şahin, Ankara’da ikamet ettiğini ve İstanbul’a gittiğinde kullanmak amacıyla söz konusu aracı bir şirketten kiraladığını anlattı.</p>

<p>Aracın kullanılmadığı zamanlarda otoparkta tutulması konusunda anlaşma yaptığını belirten Şahin, aracı kiralayan şirketin sahibinin araçla Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ı taşıdığını basından öğrendiğini söyledi.</p>

<p>Şahin, her iki kişiyi de tanımadığını belirterek aracın bu şekilde kullanılmasına ilişkin şirket sahibi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>İDRİS NAİM ŞAHİN KİMDİR?</strong></p>

<p>AKP’nin kurucuları arasında yer alan İdris Naim Şahin, 2011-2013 yılları arasında İçişleri Bakanlığı görevini yürüttü.</p>

<p>Şahin daha sonra AKP’den ayrıldı. 2019 yerel seçimlerinde Saadet Partisi’nden Ordu Büyükşehir Belediye Başkan adayı, 2023 genel seçimlerinde ise İYİ Parti’den Ordu birinci sıra milletvekili adayı oldu ancak her iki seçimde de seçilemedi.</p>

<p><strong>ŞOFÖR DE TUTUKLANDI</strong></p>

<p>Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın Marmaris’e götürülmesinde şoförlük yaptığı belirtilen Yasin Kaya da “suçluyu kayırma” suçlamasıyla tutuklandı.</p>

<p>Soruşturma kaynaklarından aktarılan bilgilere göre Marmaris’teki operasyon, 13 Ağustos’ta Alihan Kuriş’e yönelik operasyonun yapıldığı gün aktive edilen bir GSM hattının takibe alınmasıyla başladı.</p>

<p>Söz konusu hattın, Erhan Yılmaz adına kayıtlı bir internet aboneliğiyle bağlantılı olduğu tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar, hattın 15 Ağustos’ta İstanbul Kadıköy’de kapandığını, 16 Ağustos’ta ise Muğla’da sinyal verdiğini belirtti. Sinyal bilgileri plaka takip sistemi kayıtlarıyla karşılaştırıldığında şüphelilerin çakarlı bir araçla Muğla’ya gittikleri tespit edildi.</p>

<p><strong>ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASI KAPSAMINDA NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen dini yapılanmanın lideri Alihan Kuriş hakkında “suç örgütü kurmak” ve çeşitli mali suçlamalar kapsamında yürütülüyor.</p>

<p>13 Ağustos’ta gerçekleştirilen operasyonda 38 kişi gözaltına alındı, bunlardan 32’si 16 Ağustos’ta tutuklandı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında 17 ilde 123 adreste arama yapıldığı ve operasyonlarda kaynağı belirsiz olduğu iddia edilen yaklaşık 1,34 milyar TL değerinde 200 kilogram külçe altın bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Savcılık kaynaklarına göre yapılanmayla mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edildi. Bu şirketler arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında ayrıca yurt dışına yüksek miktarlarda para transferi yapıldığı iddia edildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de operasyon üzerinde uzun süredir çalışıldığını açıklamıştı.</p>

<p><strong>ALİHAN KURİŞ SUÇLAMALARI REDDETTİ</strong></p>

<p>Tutuklu bulunan Alihan Kuriş, savcılık ifadesinde kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.</p>

<p>Kuriş, hakkında yürütülen soruşturmayı “itibar suikastı” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Furkan Vakfı’nın kurucusu Alparslan Kuytul ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda operasyonun, Süleymancılar olarak bilinen yapılanmanın muhalefeti desteklemesi nedeniyle gerçekleştirildiğini öne sürdü.</p>

<p>Kuytul, “Suç varsa da yoksa da onu ben bilemem” ifadelerini kullanırken, operasyonun suç olup olmamasından bağımsız şekilde gerçekleştirileceğini savundu.</p>

<p>Kuriş operasyonunun ardından Furkan Vakfı’na yönelik soruşturma kapsamında Alparslan Kuytul da gözaltına alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/adina-kayitli-aracta-yakalanmislardi-idris-naim-sahinden-suleymancilar-ve-kiralik-arac-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/i-d-r-i-s-n-a-i-m.webp" type="image/jpeg" length="21444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tahliye olan Rasim Ozan Kütahyalı üç kişinin adını verdi iddiası]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/tahliye-olan-rasim-ozan-kutahyali-uc-kisinin-adini-verdi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/tahliye-olan-rasim-ozan-kutahyali-uc-kisinin-adini-verdi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fatih Altaylı, yasa dışı bahis ve kara para aklama soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra 18 Ağustos’ta tahliye edilen Rasim Ozan Kütahyalı’nın ifadesine ilişkin yeni iddialar ortaya attı. Altaylı, Kütahyalı’nın üç kişinin adını verdiğini öne sürerek, “İtirafçılık değil, ispiyonculuk olabilir” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fatih Altaylı, “Melih bey, utanmıyor musunuz!” başlıklı yazısında, yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kara para aklama suçlamaları kapsamında tutuklanan televizyon yorumcusu Rasim Ozan Kütahyalı’nın 18 Ağustos’ta tahliye edilmesine ilişkin dikkat çeken iddialar paylaştı.</p>

<p>Altaylı, iktidar ve yargı çevrelerinden bilgi aldığını belirttiği bir kişinin kendisine Kütahyalı’nın ifadesini gördüğünü ve üç kişinin adının ifade kapsamında geçtiğini söylediğini aktardı.</p>

<p>Bu kişilerden ikisinin zaten tutuklu olduğunu, üçüncü kişinin adının da kamuoyunda konuşulduğunu ancak tutuklanmadığını belirten Altaylı, Kütahyalı’nın avukatının daha önce müvekkilinin etkin pişmanlık kapsamında tahliye edilmediğini söylediğini hatırlattı.</p>

<p><strong>“İFADE BANA GÖRE TAM BİR İTİRAFÇI İFADESİ”</strong></p>

<p>Altaylı, yazısında söz konusu kaynağın kendisine Kütahyalı’nın ifadesine ilişkin değerlendirmesini şöyle aktardığını belirtti:</p>

<p>“Verdiği ifadeyi gördüm. Avukatı itirafçılıktan ne anlıyor bilemem ama ifade bana göre tam bir itirafçı ifadesi. Üç kişinin adını vermiş. Bunlardan ikisi zaten tutuklu. Diğerinin de adı konuşuldu ama tutuklanmadı. Avukatı sana müvekkilim itirafçı değil dedi ama bu ifade itirafçılık değilse ne itirafçılık olur acaba?”</p>

<p>Altaylı ise bu değerlendirmeye karşılık, “İtirafçılık değil, ispiyonculuk olabilir” ifadelerini kullandığını aktardı.</p>

<p><strong>“O İFADE YAKINDA ORTAYA DÖKÜLÜR”</strong></p>

<p>Altaylı, Kütahyalı’nın savcılık ifadesinin ilerleyen süreçte kamuoyuna yansıyabileceğini de öne sürdü.</p>

<p>“Bence o ifade yakında ortaya dökülür, gizli kalmaz.”</p>

<p><strong>KÜTAHYALI 18 AĞUSTOS’TA TAHLİYE EDİLMİŞTİ</strong></p>

<p>Rasim Ozan Kütahyalı, 16 Mayıs’ta gözaltına alınmış, yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kara para aklama suçlarına yönelik soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. Kütahyalı, 18 Ağustos’ta tahliye edilmişti.</p>

<p>Altaylı daha önce de Kütahyalı’nın olası bir itirafçı olduğuna ilişkin kendisine ulaşan bilgileri köşesine taşımış, bunun üzerine Kütahyalı’nın avukatı Burak Mengü’nün kendisini arayarak müvekkilinin itirafçı olmadığını söylediğini aktarmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Altaylı ayrıca, Rasim Ozan Kütahyalı soruşturması ile Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya hakkında yürütülen soruşturmaların birbirinden ayrı olduğunu ve aynı dava kapsamında bulunmadıklarını belirtmişti.</p>

<p>Bu son yazısındaki değerlendirmelerde ise Altaylı, Kütahyalı’nın ifadesinin içeriğine ilişkin iddiaların ilerleyen günlerde daha fazla gündeme gelebileceğini savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/tahliye-olan-rasim-ozan-kutahyali-uc-kisinin-adini-verdi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/03/rok-1.webp" type="image/jpeg" length="63116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor'dan Vanspor'a bonservissiz transfer]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspordan-vanspora-bonservissiz-transfer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspordan-vanspora-bonservissiz-transfer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed Sportif Faaliyetler, sağ bek Celal Hanalp'ın bölge kulüplerine destek amacıyla bonservis bedeli alınmadan Vanspor FK'ye transfer olduğunu açıkladı. Hanalp, geçen sezon Amed formasıyla 20 maçta 1 gol ve 1 asist kaydetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig ekiplerinden Amed Sportif Faaliyetler, sağ bek Celal Hanalp'ın Vanspor FK'ye transfer olduğunu duyurdu.</p>

<p>Yeşil-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, bölge kulüplerine destek olmak amacıyla gerekli kolaylıklar sağlanarak Hanalp'ın bonservis bedeli alınmadan Vanspor'un kadrosuna katıldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Profesyonel futbolcumuz Celal Hanalp, yönetim kurulumuzun kararı doğrultusunda bölge kulüplerine destek olmak amacıyla gerekli kolaylıklar sağlanarak bonservis bedeli alınmaksızın Vanspor'a transfer olmuştur. Kulübümüze verdiği emekler ve katkılarından dolayı Celal Hanalp'a teşekkür ediyor, bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyoruz."</p>

<p>Hanalp, geçen sezon Amed Sportif Faaliyetler formasıyla Trendyol 1. Lig'de 20 maçta birer gol ve asist katkısı sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspordan-vanspora-bonservissiz-transfer</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/v-a-n-s-p-o-r.webp" type="image/jpeg" length="50279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da Yeşilay Yarı Maratonu nedeniyle bazı yollar kapanacak]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/istanbulda-yesilay-yari-maratonu-nedeniyle-bazi-yollar-kapanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/istanbulda-yesilay-yari-maratonu-nedeniyle-bazi-yollar-kapanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliği, Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından 23 Ağustos 2026 Pazar günü düzenlenecek Yeşilay Yarı Maratonu nedeniyle Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde bazı yolların trafiğe kapatılacağını açıkladı. Sürücülerin alternatif güzergâhları kullanmaları istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’da 23 Ağustos 2026 Pazar günü düzenlenecek Yeşilay Yarı Maratonu nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak.</p>

<p>İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamaya göre, Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde yarış güzergâhında bulunan yollar, programın tamamlanmasına kadar araç trafiğine kapalı olacak.</p>

<p><strong>FATİH’TE KAPANACAK YOLLAR</strong></p>

<p>Fatih ilçesinde trafiğe kapatılacak yolların kapanış saati 07.00 olarak açıklandı. Programın sona ermesine kadar kapalı kalacak yollar şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Galata Köprüsü, Sahil Kennedy Caddesi’nin Çatladıkapı-Sirkeci ışıkları arasındaki bölümü, Reşadiye Caddesi, Ragıp Gümüşpala Caddesi, Abdülezal Paşa Caddesi, Mürselpaşa Caddesi ve Kadir Has Caddesi.</p>

<p>Bu yolları kullanacak sürücülerin alternatif güzergâhlara yönelmeleri istendi.</p>

<p>Fatih ilçesi için önerilen alternatif güzergâhlar ise Unkapanı Köprüsü (Atatürk Köprüsü), Millet Caddesi, Gazi Mustafa Kemal Paşa Caddesi ve Atatürk Bulvarı olarak açıklandı.</p>

<p><strong>BEŞİKTAŞ’TA HANGİ YOLLAR KAPANACAK?</strong></p>

<p>Beşiktaş ilçesinde de yarış nedeniyle bazı güzergâhlarda ulaşım geçici olarak durdurulacak.</p>

<p>Dolmabahçe Caddesi, Beşiktaş Caddesi ile Dolmabahçe Tünel Çıkışı Kadırgalar Cadde dönüşleri ve Dolmabahçe Meydanı arasındaki bölüm, saat 07.00’den programın bitimine kadar trafiğe kapalı olacak.</p>

<p>Beşiktaş’ta alternatif güzergâh olarak ise Barbaros Bulvarı, Çırağan Caddesi ve Kadırgalar Caddesi gösterildi.</p>

<p>İstanbul Valiliği, yarış süresince ulaşımda aksamalar yaşanmaması için sürücülerin yol kapanışlarını dikkate almalarını ve mümkün olduğunca alternatif güzergâhları kullanmalarını istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/istanbulda-yesilay-yari-maratonu-nedeniyle-bazi-yollar-kapanacak</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/03/istanbul-da-imamoglu-ablukasi-sarachane-ye-giden-tum-yollar-kapatildi-1.webp" type="image/jpeg" length="86830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ve 22 meclis üyesi YENİ Parti’ye katıldı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mentese-belediye-baskani-gonca-koksal-aras-ve-22-meclis-uyesi-yeni-partiye-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mentese-belediye-baskani-gonca-koksal-aras-ve-22-meclis-uyesi-yeni-partiye-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’da CHP’den istifa eden Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ile belediye meclisinin 22 üyesi YENİ Parti’ye geçti. Katılım programında Aras, siyasi mücadelesine tüm meclis üyeleriyle birlikte YENİ Parti çatısı altında devam etme kararı aldıklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla’da CHP’den istifa eden Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, beraberindeki 22 belediye meclis üyesiyle birlikte YENİ Parti’ye katıldı.</p>

<p>YENİ Parti Muğla İl Başkanlığı’nda düzenlenen katılım programına YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Muğla milletvekilleri Süreyya Öneş Derici ve Cumhur Uzun, YENİ Parti Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, YENİ Parti Menteşe İlçe Başkanı Arzu Doğruel, belediye meclis üyeleri ve partililer katıldı.</p>

<p><strong>ÖZCAN: “PARTİMİZİ HEP BİRLİKTE BÜYÜTECEĞİZ”</strong></p>

<p>Programda konuşan YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan, partinin kuruluş ve örgütlenme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Özcan, yerel yönetimlere ve seçilmişlere yönelik baskıların ardından siyasi mücadelenin YENİ Parti çatısı altında sürdürüldüğünü savunarak, partinin halkın desteğiyle kurulduğunu söyledi.</p>

<p>Özcan, “Muğla'da da Türkiye'de de hep birlikte partimizi büyüteceğiz. Çünkü söylediğim gibi bu parti halkın partisi. YENİ Parti umudun partisi, YENİ Parti gelecekteki güzel günlerin partisi. Hep birlikte bu mücadeleyi büyüteceğiz” dedi.</p>

<p><strong>GONCA KÖKSAL ARAS: “BİR KARAR VERMENİZ GEREKİR”</strong></p>

<p>YENİ Parti’ye katılan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ise CHP’de geçirdiği süreci değerlendirdiğini ve kararını yol arkadaşlarıyla yaptığı görüşmelerin ardından aldığını belirtti.</p>

<p>Aras, uzun yıllardır CHP içerisinde görev yaptığını hatırlatarak siyasi gelişmeleri acele etmeden ve farklı görüşleri dinleyerek takip ettiğini söyledi.</p>

<p>Aras, “Hayatta bazen anlar vardır biliyorsunuz, bir yol ayrımına gelirsiniz. Geçmişe duyduğunuz bütün saygıyla geleceğe dair bir karar vermeniz gerekir. Cesaretle bir adım atmanız gerekir. Şu an aslında tam da o adımı attığımız noktada, o eşikteyiz hep birlikte” ifadelerini kullandı.</p>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in değişim, demokrasi ve umut vurgusuyla ortaya güçlü bir irade koyduğunu belirten Aras, siyasi mücadelelerine yeni parti çatısı altında devam etme kararı aldıklarını açıkladı.</p>

<p>Aras, “Bu doğrultuda biz de, ben Menteşe Belediye Başkanı olarak ve tüm meclis üyelerimizle eksiksiz bir şekilde siyasi mücadelemize YENİ Parti çatısı altında devam etmeye karar verdik” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BELEDİYE BAŞKANI VE 22 MECLİS ÜYESİNE ROZET</strong></p>

<p>Konuşmaların ardından Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın parti rozeti, YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan tarafından takıldı.</p>

<p>Ardından Aras ile birlikte YENİ Parti’ye katılan 22 Menteşe Belediye Meclis üyesine de parti rozetleri takıldı.</p>

<p>Böylece Menteşe Belediyesi’nde belediye başkanı ve 22 meclis üyesi, siyasi faaliyetlerini YENİ Parti çatısı altında sürdürme kararı aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mentese-belediye-baskani-gonca-koksal-aras-ve-22-meclis-uyesi-yeni-partiye-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/y-e-n-i-p-a-r-t-i.webp" type="image/jpeg" length="81691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süleymancılar soruşturması: Arif Ahmet Denizolgun “Boğularak öldürülmüş olabilir”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/suleymancilar-sorusturmasi-arif-ahmet-denizolgun-bogularak-oldurulmus-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/suleymancilar-sorusturmasi-arif-ahmet-denizolgun-bogularak-oldurulmus-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleymancılar olarak bilinen yapılanmanın eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümü, yürütülen soruşturma ve mezarının açılmasının ardından yeniden gündeme geldi. Denizolgun’un ağabeyi Mehmet Beyazıt Denizolgun, kardeşinin boğularak öldürülmüş olabileceğini öne sürerek boyundaki ekimotik alanlara dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süleymancılar olarak bilinen yapılanmaya yönelik soruşturmanın ardından, yapılanmanın eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesi de yeniden tartışma konusu oldu.</p>

<p>Denizolgun’un mezarına uygulanan fekk-i kabir işleminin ardından kemikleri Adli Tıp Kurumu’nda incelemeye alındı. Adli Tıp’taki işlemlerin tamamlanmasının ardından Denizolgun’un cenazesi dün Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabrine yeniden defnedildi.</p>

<p>Denizolgun’un ağabeyi Mehmet Beyazıt Denizolgun, kardeşinin ölümünün şüpheli olduğunu savunarak boğularak öldürülmüş olabileceğini ileri sürdü.</p>

<p><strong>“BOĞAZIN SIKILMASI VE NEFESSİZ BIRAKILMASI İHTİMALİ”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><i>Yeni Şafak’ın haberine göre</i></strong> Beyazıt Denizolgun, kardeşinin ölümüne ilişkin daha önce savcılığa sunduğu şikâyet dilekçesinde, ölüm raporundaki bazı bulgulara dikkat çekti.</p>

<p>Denizolgun, kardeşinin ağız ve burnunun poşetle kapatılarak nefessiz bırakılmış olabileceğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Boynun sol alt tarafındaki yaygın ekimotik alanlar, boğazın sıkılması, torba-poşet ile ağız ve burnun kapatılarak nefessiz bırakılması ihtimalini akla getiriyor. Ölümden hemen sonra Alihan Kuriş cemaatin yeni lideri olduğuna ilişkin çeşitli beyanlar ve iddialar ile kamuoyu oluşturmaya başladı.”</p>

<p>Bu ifadelerin, Denizolgun ailesinin ölümün gerçekleşme biçimine ilişkin şüphelerini ortaya koyduğu belirtildi.</p>

<p><strong>OLAYIN BİLDİRİLMESİ İÇİN NEDEN SAATLER BEKLENDİ?</strong></p>

<p>Beyazıt Denizolgun, savcılığa sunduğu dilekçede 8 Eylül 2016 sabahı saat 09.51’de Riva Polis Merkezi’nde ifade veren Türkmenistan uyruklu seyis Rufat Kadyrow’un beyanlarına da dikkat çekti.</p>

<p>Dilekçede, Kadyrow’un ifadesinde çeşitli çelişkiler bulunduğu ileri sürüldü. Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül saat 19.00 sıralarında ölü bulunduğu, ancak olayın Riva Polis Merkezi Amirliği’ne yaklaşık 8 Eylül saat 03.30’da bildirildiği belirtilerek aradan geçen yaklaşık 8,5 saatlik sürenin neden beklendiği sorgulandı.</p>

<p>Bu süre içerisinde olay yerinin derlenip toparlanmış olabileceği öne sürülürken, çiftliğe gelip giden kişilerin tamamının belirlenmesi talep edildi.</p>

<p><strong>“ALİHAN KURİŞ’İN ÇİFTLİĞE GİTTİĞİ İDDİASI ARAŞTIRILMALI”</strong></p>

<p>Beyazıt Denizolgun, kardeşinin ölümünün ardından Alihan Kuriş’in yapılanmanın yeni lideri olduğuna ilişkin çeşitli açıklamalar ve iddiaların gündeme geldiğini söyledi.</p>

<p>Kuriş’in o akşam çiftliğe gittiği ve kapıyı kırarak içeri girdiğinin konuşulduğunu aktaran Denizolgun, bu iddianın doğrulanması halinde soruşturmanın seyrinin değişebileceğini belirtti.</p>

<p>Denizolgun, “Bu iddia gerçekse soruşturmanın seyri değişebilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>MALİ YAPILANMADAKİ MUSTAFA ÇELİK’İN İFADESİ İSTENDİ</strong></p>

<p>Mehmet Beyazıt Denizolgun ayrıca, kardeşinin ölümünden kısa süre önce Mustafa Çelik’i yanına çağırdığını ve şirketlerdeki tüm görev ve yetkilerini bırakması yönünde talimat verdiğini anlattı.</p>

<p>Denizolgun, Arif Ahmet Denizolgun döneminde cemaatin mali yapılanmasının başındaki önemli isimlerden biri olarak gösterilen Mustafa Çelik’in, ölüm ile bu gelişme arasında bağlantı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Beyazıt Denizolgun, yapılanmanın mali işlerini yöneten ve yapılanmanın “2 numarası” olarak tanımladığı Mustafa Çelik’in de ifadesine başvurulmasını istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/suleymancilar-sorusturmasi-arif-ahmet-denizolgun-bogularak-oldurulmus-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/ahmet-13.webp" type="image/jpeg" length="57447"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli’den İsrail’e sert tepki: “Etkisizleştirilmesi ertelenemez bir zorunluluk”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceliden-israile-sert-tepki-etkisizlestirilmesi-ertelenemez-bir-zorunluluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceliden-israile-sert-tepki-etkisizlestirilmesi-ertelenemez-bir-zorunluluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Suriye’ye yönelik saldırıya ilişkin “Türkiye’ye bir mesaj ilettik” sözlerine tepki gösterdi. İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi çağrısı yapan Bahçeli, Türkiye’nin egemenlik haklarına yönelik olası saldırılara karşı sessiz kalmayacağını belirterek “Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Suriye’nin kuzeyindeki İdlib’in doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlenen saldırının Türkiye’ye yönelik bir mesaj olduğu yönündeki açıklamasına sert tepki gösterdi.</p>

<p>Bahçeli, İsrail’in saldırgan ve yayılmacı politikalarının bölgesel güvenliği tehdit eden başlıca sorunlardan birine dönüştüğünü belirterek, İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Bahçeli ayrıca “Terörsüz Türkiye” sürecine dikkat çekerek, Türkiye’nin iç cephesini güçlendirmesinin ve bölgesel istikrar üretme kapasitesinin İsrail’in dengelerini bozduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“İSRAİL’İN ULUSLARARASI HUKUK ÇERÇEVESİNDE ETKİSİZLEŞTİRİLMESİ ZORUNLULUK”</strong></p>

<p>Bahçeli’nin açıklaması şöyle:</p>

<p>“Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>18 Ağustos 2026 tarihinde İdlib şehri kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne Suriye’nin altyapısı ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden İsrail saldırısı, devletlerin egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne ve uluslararası hukuka aykırı küstah tavrının yeni bir göstergesi olmuştur. İster tarihi yayılmacılığının ve hukuk tanımazlığının tezahürü, isterse de yaklaşan seçimlere dönük bir girişim olsun; yapılan hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırıdır. Türkiye karşıtlığını her geçen gün daha da tırmandırırken uluslararası desteğini ve meşruiyetini giderek kaybeden İsrail yönetimine çağrımız nettir. Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir. Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya millî güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir.”</p>

<p>Bahçeli, İsrail’in Suriye sahasında Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamlelerini ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya yönelik arayışlarını da değerlendirdi.</p>

<p>“İsrail’in Suriye sahasında Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamleleri, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya dönük arayışları ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden yaklaşımları dikkatle takip edilmektedir. İsrail yönetiminin, Türkiye’nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır. Türkiye’nin amacı İsrail dâhil hiçbir ülkeyle savaşmak değildir. Ancak hiç kimse Türkiye’nin barış iradesini zafiyet, itidalini acziyet, diplomasiyi önceleyen yaklaşımını caydırıcılıktan yoksunluk olarak yorumlama hatasına da düşmemelidir.”</p>

<p><strong>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİYLE İÇ CEPHEYİ TAHKİM ETTİK”</strong></p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda attığı adımların bölgesel dengeler üzerindeki etkisine de dikkat çekti.</p>

<p>“Türkiye, Terörsüz Türkiye hedefiyle iç cephesini tahkim ederken, komşularının istikrarını kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası saymakta; diplomasi, arabuluculuk, ekonomik iş birliği, insani yardım ve bölgesel sahiplenme üzerinden barış üretmeye çalışmaktadır. İsrail yönetimi ise Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada kriz, çatışma ve insani yıkımla anılmaktadır. Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür.”</p>

<p>Bahçeli, İsrail hükümetinin politikalarına ilişkin değerlendirmelerini de şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler; insan hakları ihlallerinin zirve yaptığı ve uluslararası hukukun giderek daha fazla aşındığı, siyonist yayılmacılığın endişeleri artırdığı bir süreci ifade etmektedir. İsrail hükümetinin işgal politikalarını genişleten teolojik sapkınlığı, sivilleri hedef alan hukuka aykırı askeri operasyonları ve Türkiye’ye dönük tehditkâr açıklamaları, bölgesel barış ve güvenlik açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu süreçte Netanyahu’nun dini kimliği ve Yahudiliği siyasi hedefler doğrultusunda araçsallaştıran söylemleri de, hem dinin evrensel ahlaki değerlerine hem de Yahudi toplumunun tamamına mal edilemeyecek, siyasi tercihlerin dinle özdeşleştirilmesi riskini beraberinde getirmiştir. İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir. Bu yönüyle İsrail’in bölgede telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak saldırganlıklardan vaz geçmesi ve hukuk zeminine çekilmesi zorunlu hale gelmiştir.”</p>

<p><strong>“TÜRKİYE’NİN TERÖRDEN ARINMASINDAN RAHATSIZ OLDULAR”</strong></p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin dış politika yaklaşımını ve bölgesel güvenlik perspektifini de ayrıntılı şekilde değerlendirdi:</p>

<p>“Komşularıyla iyi ilişkiler geliştiren, diplomasiyi etkin şekilde kullanan, bölgesinde barış ve istikrar kaynağı haline gelen Türkiye’nin, İsrail’in ortaya çıkardığı bu vahim tablo karşısındaki tutumu açıktır. Türkiye, her zaman olduğu gibi savaşın değil barışın, işgalin değil egemenliğin, parçalanmanın değil toprak bütünlüğünün, hukuksuzluğun değil uluslararası hukukun tarafında yer almaktadır. Türkiye’nin yürüttüğü akılcı ve insani dış politikanın esası; barış, kardeşlik ve adalet zemininde bölgemizde huzur ve istikrarı kalıcı hâle getirmek, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korurken komşularımızın da egemenlik ve güvenliğine saygı gösterilen bir “huzur kuşağı” oluşturmaktır. Türkiye’nin güçlenmesinden, terörden arınmasından, komşularıyla normalleşmesinden ve bölgesinde istikrar üretmesinden rahatsız olan hiçbir hesabın başarı şansı olmayacaktır.”</p>

<p>“İsrail yönetimi bilmelidir ki Suriye sahasını sürekli genişleyen bir askerî müdahale alanına dönüştürmek, bölgesel güvenliği sağlamayacak; aksine İsrail’in çevresindeki istikrarsızlık ve husumet çemberini daha da genişletecektir. İsrail, Suriye üzerinden Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini sınamaktan ve bölgemizi yeni gerilimlere sürükleyecek provokatif adımlar atmaktan vazgeçmelidir. Suriye’nin etnik, dinî veya mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasını hedefleyen her girişimin, Suriye ile birlikte bütün bölgeye istikrarsızlık getireceği unutulmamalıdır. Suriye topraklarında kalıcı işgal alanları oluşturulması, fiilî sınırların değiştirilmesi, tampon bölgelerin genişletilmesi veya herhangi bir etnik ve mezhebî unsurun jeopolitik amaçlarla araçsallaştırılması, Türkiye açısından kabul edilemezdir. Suriye’de güçlü, egemen, bütünlüğünü koruyan ve kendi vatandaşlarıyla sağlam bir hukuk ilişkisi kuran bir devlet yapısı tüm bölge ülkelerinin hayrına olacaktır.”</p>

<p><strong>“YENİ NETANYAHULAR YARATILMAMALI”</strong></p>

<p>Bahçeli, yalnızca Netanyahu yönetiminin değiştirilmesinin yeterli olmayacağını, bu siyasi yapıyı yeniden üretecek koşulların da ortadan kaldırılması gerektiğini savundu.</p>

<p>“Gelinen noktada Netanyahu yönetiminin tasfiyesi önem arz etse de İsrail’de yeni Netanyahular yaratacak yapısal ve politik iklimin ortadan kaldırılması esas olmalıdır. Bu amaçla yumuşak ve sert güç unsurlarının akıllı güce dönüştürülmesi; başta bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası örgütlerin ve diğer devletlerin insanlık düşmanı politikaların kalıcı bir şekilde ortadan kaldırılması için çaba harcaması gerekmektedir. Bu doğrultuda uluslararası yaptırım sürecinin başlatılması; başta silah olmak üzere insanî ihtiyaçlar dışında ekonomik yaptırım kararlarının hayata geçirilmesi, İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması, teolojik sapkınlıklarının devlet kurumsallığından temizlenmesi için dünya Museviliğinin görev üstlenmesi, ayrıca barış yanlısı sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi ve güçlendirilmesi, bu amaçla dünya Yahudiliği ve diasporası ile birlikte siyasî, ticarî ve dinî grupların göreve çağırılması bölgesel barış için önemli bir işlev görecektir. Diğer yandan istikrarsızlığı besleyen başta ABD olmak üzere büyük güçlerin İsrail’e koşulsuz desteği son bulmalıdır. Netanyahu haydutluğuna karşı uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir. Bölge devletlerinin neredeyse tamamı İsrail’i hayatî bir ulusal güvenlik sorunu olarak görürken, İsrail’in kendini güvende hissetmesinin mümkün olmayacağı unutulmamalıdır.”</p>

<p><strong>“FİLİSTİN’DE KALICI BİR SİYASİ ÇÖZÜM SAĞLANMADAN ORTA DOĞU’DA GÜVENLİK MİMARİSİ KURULAMAZ”</strong></p>

<p>Bahçeli, Filistin meselesinin bölgesel güvenlik denkleminin merkezinde bulunduğunu belirtti:</p>

<p>“İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında sürdürdüğü askerî faaliyetler, Suriye ve Lübnan’a yönelik müdahaleleri, İran’la yaşanan çatışma süreci, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmeler ve bölgesel aktörlerin etnik, dinî ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden şekillendirilmesi, daha geniş bir jeopolitik ve güvenlik denklemine işaret etmektedir. Orta Doğu’da yaşanan mevcut krizlerin Filistin meselesiyle sınırlı, dönemsel veya iki taraflı bir çatışma olarak ele alınamayacağı açıktır. Bu nedenle İsrail’in mevcut politika setinin sonuçları, Filistin halkının maruz kaldığı ağır insani kayıplar yanında; bölgesel devletlerin egemenliği, uluslararası hukukun işlerliği, enerji ve ticaret güvenliği, küresel güç dengeleri ve Türkiye’nin millî güvenliği bakımından da değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda İsrail’in güvenlik üretme iddiasıyla uyguladığı politikalar, uzun vadede güvenlikten ziyade istikrarsızlık, meşruiyet kaybı ve yeni çatışma alanları üretmektedir. Filistin meselesinin çözümü ise bu bölgesel güvenlik mimarisinin merkezinde bulunmaktadır. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından güçlü biçimde desteklenmesi, yalnızca Filistin halkının siyasî geleceği açısından değil; Suriye, Lübnan ve Ürdün başta olmak üzere bölgedeki devletlerin normalleşmesi ve yeniden kurumsallaşması açısından da önem taşımaktadır. Bu nedenle Filistin’de kalıcı bir siyasî çözüm sağlanmadan Orta Doğu’da sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi kurulması son derece güçtür.”</p>

<p>Bahçeli, Türkiye açısından da Filistin ve bölgesel gelişmelerin doğrudan stratejik sonuçları olduğunu belirtti:</p>

<p>“Türkiye bakımından da mesele, Filistin halkına yönelik insani ve ahlaki sorumlulukla sınırlı değildir. İsrail’in bölgesel yayılmacılığının Suriye, Lübnan, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve enerji koridorları üzerinden oluşturduğu sonuçlar; Türkiye’nin sınır güvenliği, egemenlik hakları, deniz yetki alanları ve bölgesel nüfuzu bakımından doğrudan stratejik sonuçlar doğurmaktadır. Bu sebeple Türkiye’nin güvenlik perspektifinin kendi sınırlarının hemen ötesindeki tehditlerle sınırlı tutulmaması; Filistin’den Doğu Akdeniz’e, Suriye’den Körfez’e uzanan bütüncül bir bölgesel güvenlik yaklaşımı içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin çok taraflı diplomasi, uluslararası hukuk, bölgesel iş birliği ve caydırıcı savunma kapasitesini birlikte kullanan bir strateji izlemesi hem millî güvenliğin korunması hem de bölgesel barışın tesis edilmesi açısından önem taşımaktadır.”</p>

<p><strong>“İSRAİL’İN ETKİSİZLEŞTİRİLMESİ”</strong></p>

<p>Bahçeli, “etkisizleştirme” ifadesinin ne anlama geldiğini de açıklayarak şöyle dedi:</p>

<p>“İsrail’in etkisizleştirilmesi, bir devletin veya halkın ortadan kaldırılması değil; uluslararası hukuka aykırı eylemlerin siyasî, ekonomik, diplomatik ve hukukî araçlarla sınırlandırılması ve saldırgan politikaların sürdürülemez hâle getirilmesi anlamında ele alınmalıdır. Kalıcı barışın yolu, herhangi bir toplumun güvenliğini ortadan kaldırmaktan değil, bütün bölge halklarının güvenliğini birbirinin alternatifi olmaktan çıkarmaktan geçmektedir.”</p>

<p><strong>“SİYASİ VE ASKERÎ DESTEK İSRAİL’İN HUKUK DIŞI UYGULAMALARINI CESARETLENDİRDİ”</strong></p>

<p>Bahçeli, İsrail’e verilen uluslararası desteğin sonuçlarına ilişkin de değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Dış politikamızın esası; medeniyet anlayışımızın özünü teşkil eden barış, kardeşlik ve adalet zemininde, bölgemizde ve dünyada huzur ve istikrarı sürekli kılmak, uluslararası iş birliğini, karşılıklı saygı ve dostluğu yaymak ve geliştirmek, çok yönlü ve çok boyutlu bir diplomasi yürütmek suretiyle ülkemizin hak ve menfaatlerini her platformda korumak, bu doğrultuda şahsiyetli bir dış politika izlemektir. Bu bağlamda Türkiye’nin önünde bölgesel düzenin yeniden kurulmasına katkı sunan bir aktör olma sorumluluğu bulunmaktadır. Küresel güçlerin İsrail’e yönelik koşulsuz siyasî ve askerî destek yerine uluslararası hukuku ve insan haklarını merkeze alan dengeli bir yaklaşım benimsemeleri; Birleşmiş Milletler sisteminin etkinliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrar bakımından önemli bir başlangıç noktası olacaktır. Zira koşulsuz siyasî ve askerî destek İsrail’i daha güvenli hâle getirmemiş; aksine mevcut yönetimin hukuk dışı uygulamalarını cesaretlendirmiştir.”</p>

<p>“Biz bölgemizin haritalarının yeniden çizilmesini değil sınırların güvence altına alınmasını; devletlerin parçalanmasını değil kurumsal olarak güçlenmesini; toplumların birbirine düşman edilmesini değil ortak refahın büyütülmesini arzu ediyoruz. İsrail yönetimi tercihini yapmak zorundadır: Ya çatışma ve yayılmacılık sarmalını derinleştirerek bölgenin kriz ve katliam merkezi olmayı sürdürecek ya da uluslararası hukuka, komşularının egemenliğine ve Filistin halkının meşru haklarına saygı göstermeyi seçecektir. Birinci yol İsrail’e daha fazla yalnızlık, daha fazla düşmanlık, daha ağır ekonomik ve siyasi maliyetler getirecektir. İkinci yol ise hem İsrail halkının hem Filistinlilerin hem de bütün bölge halklarının geleceği açısından gerçekçi ve makul yol olacaktır.”</p>

<p><strong>“TÜRKİYE’NİN İSTİKAMETİ BELLİDİR VE DEĞİŞMEYECEKTİR”</strong></p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin dış politika çizgisinin değişmeyeceğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye’nin istikameti bellidir ve değişmeyecektir. Terörsüz Türkiye hedefiyle içeride kardeşliğimizi ve millî birliğimizi güçlendirecek; sınırlarımızın ötesinde barış, istikrar ve egemen devlet düzenini savunacak; Filistin’in haklı davasının yanında duracak; Suriye’nin toprak bütünlüğünü destekleyecek; Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta millî haklarımızdan taviz vermeyecek; ülkemize yönelen her tehdide karşı caydırıcılığımızı gösterecektir. Orta Doğu’nun geleceği, askerî üstünlüğün veya tek taraflı güvenlik anlayışının değil; hukuk, adalet, egemen eşitlik, karşılıklı güven ve ortak güvenlik ilkelerinin belirleyici olduğu yeni bir bölgesel düzenin kurulmasına bağlıdır. Türkiye’nin tarihî tecrübesi, jeopolitik konumu ve diplomatik kapasitesi, bu yeni bölgesel düzenin oluşumunda önemli bir rol üstlenmesine imkân vermektedir. Bu rol çok taraflı diplomasi, hukukî girişimler, bölgesel ortaklıklar, ekonomik ve diplomatik araçlar, insani yardım ve gerektiğinde caydırıcı güç unsurlarının koordineli biçimde kullanılmasıyla somutlaştırılmalıdır. Dış politikamızın barış, kardeşlik, adalet, karşılıklı saygı ve uluslararası hukuk eksenindeki temel yaklaşımı da bu bütüncül stratejinin dayanağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bugün gelinen aşamada sorun, İsrail’in mevcut politikalarına nasıl karşılık verileceğinden ibaret değildir. Asıl mesele, Orta Doğu’da savaşların ve işgallerin tekrar üretilemeyeceği, devletlerin egemenliklerinin güvence altında olduğu, sivillerin korunmasının tartışmasız bir ilke kabul edildiği yeni bir bölgesel düzenin nasıl kurulacağıdır.”</p>

<p><strong>ANKARA’YA VE ULUSLARARASI SİYASETE ÇAĞRI</strong></p>

<p>Bahçeli, açıklamasının devamında yedi maddelik öneri paketini de paylaştı.</p>

<p>“Bu kapsamda bize göre;</p>

<p>1. Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ortaklığında imzalanan “Mekke Anlaşması” ile üye ülkelerin egemenlik haklarını korumak ve ortak coğrafyada yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmak mümkün olabilecek, üç ülkenin güçlerini birleştirme inisiyatifiyle hayata geçen bu girişimin üye sayısının artırılması suretiyle de “Kudüs Paktı” önerimizle ulaşmak istediğimiz İslam ülkelerinin ortak güvenlik ve savunma inisiyatifi kazanması, İsrail saldırganlığının hedefi olan bütün ülkeleri ve bölgeleri kapsayan bir savunma iş birliğiyle “İslam Barış Gücüne” dönüştürülmesi sağlanmalıdır.</p>

<p>2. Üye ülkelerle birlikte daha önce önerdiğimiz Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir.</p>

<p>3. Orta Doğu’da yaşanan krizler, geçici ateşkes girişimleriyle çözülemeyecek kadar derin ve çok boyutlu bir hâl almıştır. Bu nedenle bölgesel güvenliği bütüncül bir yaklaşımla ele alacak, sürekliliği olan bir diyalog mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda Türkiye’nin girişimiyle, Birleşmiş Milletler himayesinde ve Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyiyle dirsek temasında olan Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı toplanmalı; Filistin’de iki devletli kalıcı barışın tesis edilmesi ve Ortadoğu’nun barış ve istikrar iklimine kavuşması için yol haritası belirlenmelidir.</p>

<p>4. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan “Ankara Deklarasyonu” ilan edilmelidir. Ayrıca Türkiye, İsrail’den kendisine yönelik olası bir hasmane saldırıya karşı asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye’nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir. Aynı zamanda, dünya Yahudiliğine zor zamanlarında kucak açmış bir millet olarak, İsrail yönetiminin bir katilin eline kalmasından üzüntü ve endişe duyulduğu da vurgulanmalıdır.</p>

<p>5. Geçmiş çatışma tecrübeleri göstermektedir ki uluslararası denetim mekanizması bulunmayan ateşkesler uzun ömürlü olamamaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulacak tarafsız bir “Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu” oluşturulmalıdır. Bu misyon; ateşkes ihlallerini kayıt altına almalı, insani yardım koridorlarının güvenliğini denetlemeli, sivillerin korunmasına ilişkin gelişmeleri düzenli olarak raporlamalı, uluslararası kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmelidir.</p>

<p>6. Münferit devletlerin girişimleriyle yürütülen arabuluculuk faaliyetleri yerine kurumsallaşmış ve çok taraflı bir yapı, diplomatik girişimlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Bu doğrultuda geçmişte de karmaşık krizlerin yönetiminde etkili olan “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” kurulmalıdır.</p>

<p>7. Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak “Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması” oluşturulmalıdır. “Barış için İsrail’in Çevrelenmesi” politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir. Buna karşılık; ateşkesin kalıcı hâle getirilmesi, yayılmacılığın ve yerleşim faaliyetlerinin durdurulması, müzakere sürecine geri dönülmesi, uluslararası hukuka uyum sağlanması durumunda diplomatik ve ekonomik teşvik mekanizmaları da devreye sokulmalıdır. Bu hususlar, İsrail’in bölgede ve uluslararası kamuoyunda yalnızlaşması ve İsrail’deki politik iklimin değişmesi açısından önem arz etmektedir.”</p>

<p>Bahçeli, kalıcı çözüm için Türkiye’nin çok taraflı bir barış politikasına öncülük etmesi gerektiğini de belirtti:</p>

<p>“Kalıcı çözüm, İsrail’in hukuk dışı ve saldırgan politikalarının etkisizleştirilmesi ile eş zamanlı olarak bölgesel barış mimarisinin güçlendirilmesini gerektirmektedir. Türkiye bu çerçevede çatışmaların sona erdirilmesine ve kalıcı barış düzeninin kurulmasına öncülük eden bir aktör olmalıdır. Ortaya koyduğumuz yaklaşım doğrultusunda Türkiye’nin öncülüğünde geliştirilecek çok taraflı, hukuk temelli ve caydırıcılıkla desteklenen bir barış siyaseti, bugünkü krizlerin yönetilmesi yanında gelecek nesiller açısından daha güvenli, istikrarlı ve yaşanabilir bir Orta Doğu’nun inşasına hizmet edecektir. Tarihî tecrübesi, askerî caydırıcılığı, diplomatik kapasitesi ve bölgesel bağlarıyla Türkiye, barış düzeninin en güçlü taşıyıcılarından birisidir.”</p>

<p><strong>“UYARILARIMIZI BİR KEZ DAHA HATIRLATALIM”</strong></p>

<p>Bahçeli, açıklamasının son bölümünde Türkiye’nin yaklaşımını şu sözlerle özetledi:</p>

<p>“Zulüm karşısında hukuk, çatışma karşısında diplomasi, saldırganlık karşısında caydırıcılık ve bölgesel parçalanma karşısında ortak güvenlik anlayışı esas alınmalıdır. Hiçbir devletin güvenliği başka bir halkın sürekli güvensizliği üzerine kurulamaz. Kalıcı barış ancak herkes için güvenlik, herkes için adalet ve herkes için egemenlik temelinde mümkündür.”</p>

<p>Bahçeli, Netanyahu’nun açıklamalarına ilişkin daha önce yaptığı uyarıları da yineleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Öyle anlaşılıyor ki İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir. Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.”</p>

<p>“Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin vicdanının sesi, tarihi sorumluluğunun ve stratejik aklının temsilcisidir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceliden-israile-sert-tepki-etkisizlestirilmesi-ertelenemez-bir-zorunluluk</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/07/bahceli-den-kurt-ve-alevi-cumhurbaskani-yardimcisi-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="77987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti’den “Diyarbakır’da dört eşbaşkan görevden alındı” iddialarına yalanlama]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partiden-diyarbakirda-dort-esbaskan-gorevden-alindi-iddialarina-yalanlama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partiden-diyarbakirda-dort-esbaskan-gorevden-alindi-iddialarina-yalanlama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, bazı basın-yayın organlarında yer alan “Diyarbakır’da dört belediye eşbaşkanının görevden alındığı” yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Parti, resmi açıklamalar dışındaki söylenti ve duyumlara itibar edilmemesi çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, son günlerde bazı basın-yayın organlarında Diyarbakır’da dört belediye eşbaşkanının görevden alındığı yönünde yayımlanan haberlere ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Kurul, söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, seçilmişlerle ilgili olarak parti ve kurul tarafından yapılan resmi açıklamalar dışında, söylenti ve duyumlara dayanan haberlerin kamuoyunu yanıltabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“RESMİ AÇIKLAMALAR ESAS ALINMALI”</strong></p>

<p>DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu açıklamasında, yurttaşlardan resmi olmayan bilgilere dayalı haberlere itibar edilmemesi istendi.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Son günlerde bazı basın-yayın organlarında, Diyarbakır’da dört belediye eşbaşkanının görevden alındığı yönünde haberler yayımlanmaktadır. Söz konusu haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Seçilmişlerimizle ilgili olarak, Partimiz ve Kurulumuz tarafından yapılmış resmi açıklamalar dışında, söylenti ve duyumlara dayalı olarak yayımlanan bu tür haberlere kamuoyunun itibar etmemesi gerektiğini önemle belirtmek isteriz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BASIN KURULUŞLARINA ÇAĞRI</strong></p>

<p>Kurul, basın-yayın organlarına da çağrıda bulunarak kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşma hakkına dikkat çekti.</p>

<p>Açıklamanın devamında, “Basın-yayın organlarının da kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşma hakkına saygı göstererek, söylenti ve duyumlar üzerinden haber yapmak yerine Partimizin ve Kurulumuzun resmi açıklamalarını esas almaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz” denildi.</p>

<p>DEM Parti’nin açıklamasında, Diyarbakır’daki dört belediye eşbaşkanının görevden alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partiden-diyarbakirda-dort-esbaskan-gorevden-alindi-iddialarina-yalanlama</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/10/demparti-7.jpg" type="image/jpeg" length="12595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Madencilerden Ankara’da eylem: “Herkes alnının terini istiyor”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/madencilerden-ankarada-eylem-herkes-alninin-terini-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/madencilerden-ankarada-eylem-herkes-alninin-terini-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileri, aylardır ödenmeyen ücret ve işçilik alacakları için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylem yaptı. Eyleme destek veren Yeni Parti Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, işçilerin alacaklarının eksiksiz ödenmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileri, aylardır ödenmeyen ücret ve işçilik alacaklarının karşılanması talebiyle Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde açıklama yaptı. İşçiler, haklarının ödenmesi için yürüttükleri mücadelenin 130 gündür sürdüğünü belirterek alacaklarının tamamı ödenene kadar eylemlerini sürdüreceklerini bildirdi.</p>

<p>Eyleme destek veren Yeni Parti Ankara Milletvekili Umut Akdoğan da işçilerin yanında olduklarını belirterek ilgili bakanlıklar ve şirketlere çağrıda bulundu.</p>

<p><strong>AKDOĞAN: BAKANLIKLARIN SORUMLULUĞU VAR</strong></p>

<p>İşçilerin mücadelesinin 130 gündür devam ettiğine dikkat çeken Akdoğan, 20 Nisan’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na mesaj gönderdiğini, eylem öncesinde de yeniden iletişim kurduğunu söyledi.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere iktidarın süreçte sorumluluğu bulunduğunu belirten Akdoğan, İçişleri Bakanlığı’nın da garantör konumunda olduğunu ifade etti.</p>

<p>Şirketlerin işçi alacaklarını ödememesi karşısında gerekli adımların atılması gerektiğini söyleyen Akdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na seslenerek, “Gerekirse bu maden şirketinin bütün ruhsatları iptal edilmelidir” dedi.</p>

<p><strong>“KİMSE BORÇ İSTEMİYOR, HERKES ALNININ TERİNİ İSTİYOR”</strong></p>

<p>Şirketlerin işçi alacaklarını ödememeyi alışkanlık haline getirdiğini savunan Akdoğan, işçilerin talebinin herhangi bir haksız kazanç olmadığını vurguladı.</p>

<p>Akdoğan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Kimse birinden borç istemiyor, kimse birinden haraç istemiyor, kimse birinden haksız kazanç istemiyor. Herkes alnının terini istiyor.”</p>

<p>Akdoğan ayrıca, işçilerin alacaklarının miktarının küçümsenmesine yönelik yaklaşımlara tepki göstererek, emekçilerin haklarının son kuruşuna kadar ödenmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>OKULLARIN AÇILMASI ÖNCESİ ÖDEME ÇAĞRISI</strong></p>

<p>İşçilerin ekonomik koşullarına da dikkat çeken Akdoğan, okulların açılmasına ve kış mevsimine kısa süre kaldığını hatırlattı.</p>

<p>Bu dönemlerin ailelerin en fazla harcama yaptığı zamanlardan biri olduğunu belirten Akdoğan, aylar boyunca işçi ücretlerinin ve diğer alacakların ödenmemesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>İŞÇİLER: ALACAKLARIMIZ ÖDENENE KADAR MÜCADELE SÜRECEK</strong></p>

<p>Bağımsız Maden-İş üyesi işçiler, şirketlerin ve ilgili kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirerek ödenmeyen ücret ve işçilik alacaklarının tamamının karşılanmasını talep ediyor.</p>

<p>İşçiler, haklarının son kuruşuna kadar ödenmesi için Ankara’daki mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, İşçi Sendika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/madencilerden-ankarada-eylem-herkes-alninin-terini-istiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/m-a-d-e-n-c-i-2.webp" type="image/jpeg" length="65839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026-2027 KYK yurt başvuruları için tarih belli oldu]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/2026-2027-kyk-yurt-basvurulari-icin-tarih-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/2026-2027-kyk-yurt-basvurulari-icin-tarih-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 eğitim öğretim yılı KYK yurt başvuruları için takvim açıklandı. İlk kez üniversiteye kayıt yaptıran öğrenciler ile ara sınıf öğrencileri, başvurularını 25 Ağustos saat 10.00’dan 29 Ağustos saat 23.59’a kadar e-Devlet üzerinden yapabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yükseköğrenim öğrencilerinin 2026-2027 eğitim öğretim döneminde yurt başvuruları için tarih belli oldu. Yapılan duyuruya göre ilk kez örgün yükseköğretim programına kayıt yaptıran öğrenciler ile 30 Haziran 2026’dan önce yükseköğretim programına kayıtlı ara sınıf öğrencilerinin başvuruları 25 Ağustos 2026’da başlayacak.</p>

<p>Başvurular, 25 Ağustos saat 10.00’da başlayıp 29 Ağustos saat 23.59’da sona erecek. Öğrenciler işlemlerini e-Devlet Kapısı üzerinden gerçekleştirecek.</p>

<p><strong>BAZI ÖĞRENCİLERİN BAŞVURULARI DAHA SONRA ALINACAK</strong></p>

<p>Ek kontenjan kapsamında üniversiteye yerleşen öğrenciler, yatay ve dikey geçiş yapanlar, özel yetenek sınavıyla kabul edilenler ve lisansüstü eğitim gören öğrenciler için yurt başvuruları farklı tarihlerde alınacak.</p>

<p>Ayrıca normal öğrenim süresinde eğitimini tamamlayamayan artık yıl öğrencileri ile bir yükseköğretim programından mezun olup ikinci üniversitesini okumaya başlayan öğrencilerin başvuru tarihleri de daha sonra açıklanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu grupların yurt başvurularının, yükseköğretim kayıt işlemlerinin tamamlanmasının ardından alınacağı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/2026-2027-kyk-yurt-basvurulari-icin-tarih-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/kredi-1.webp" type="image/jpeg" length="17623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'in Suriye'deki askeri üsse saldırısı: MSB'den açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/israilin-suriyedeki-askeri-usse-saldirisi-msbden-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/israilin-suriyedeki-askeri-usse-saldirisi-msbden-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MSB, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur askeri hava üssüne yönelik saldırılarına ilişkin, "Saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz" denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur askeri hava üssüne yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı.</p>

<p>İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur askeri hava üssüne yönelik saldırılarına ilişkin sorulara karşılık yapılan açıklamada, "İsrail'in, Ebu Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırı Suriye'nin istikrarına, güvenliğine, ülkenin birlik ve bütünlüğüne, aynı zamanda altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylemdir. Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu her fırsatta vurguluyoruz" denildi.</p>

<p>"İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz" denilen açıklamada, "Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için İsrail'in bu tür pervasız saldırılarına son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi elzemdir. Suriye'nin 'tek ordu' ilkesi çerçevesinde kendi altyapı ve askeri kapasite inşası faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/israilin-suriyedeki-askeri-usse-saldirisi-msbden-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/08/msb-9.jpg" type="image/jpeg" length="26188"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Saçını ören hemşire meslekten atıldı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/sacini-oren-hemsire-meslekten-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/sacini-oren-hemsire-meslekten-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey ve Doğu Suriye'de YPJ'li bir kadın savaşçının saç örgüsünün kesilmesine tepki olarak başlayan saç örme kampanyasına katılan hemşire İkra Avcı, meslekten atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey ve Doğu Suriye'de YPJ’li bir kadın savaşçının saç örgüsünün kesilmesine tepki üzerine başlayan kampanyaya saçlarını örerek destek veren hemşire İkra Avcı meslekten atıldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkra Avcı, sosyal medya hesabından Sağlık Bakanlığı önünden fotoğrafını paylaşarak “Meslekten atıldım. Kadınların öldürülmesine, şiddete ve kadın cinayetlerine tepki göstermek için saçımı ördüm. Bunun bedeli ise benim için mesleğim oldu” ifadesini kullandı.</p>

<p>İkra Avcı, destek kampanyasına katıldığı için meslekten uzaklaştırılmış, yargılanmış ve beraat etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/sacini-oren-hemsire-meslekten-atildi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/hemsire-1.webp" type="image/jpeg" length="56330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin nüfusu 6 ayda 228 bin kişi arttı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiyenin-nufusu-6-ayda-228-bin-kisi-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiyenin-nufusu-6-ayda-228-bin-kisi-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK’in açıkladığı 2026 yılı ilk dönemlik nüfus verilerine göre Türkiye’nin nüfusu, yılın ilk altı ayında 228 bin 434 kişi artarak 1 Temmuz itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye yükseldi. Erkek nüfus 43 milyon 170 bin 975, kadın nüfus ise 43 milyon 149 bin 627 olarak kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılının ilk dönemine ilişkin nüfus istatistiklerini yayımladı. Verilere göre, 2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bin 168 kişi olan Türkiye nüfusu, 2026’nın ilk altı ayında 228 bin 434 kişilik artış gösterdi.</p>

<p>Böylece Türkiye’nin toplam nüfusu 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı.</p>

<p><strong>NÜFUS SON İKİ AYDA 123 BİN 904 KİŞİ ARTTI</strong></p>

<p>TÜİK verilerine göre nüfustaki artış yılın ilk yarısında devam ederken, 1 Mayıs-1 Temmuz döneminde Türkiye nüfusu 123 bin 904 kişi arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üçer aylık dönemler halinde hazırlanan nüfus istatistikleri, Türkiye’nin nüfusundaki değişimi dönemsel olarak ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>ERKEK VE KADIN NÜFUSU BİRBİRİNE YAKIN</strong></p>

<p>1 Temmuz itibarıyla Türkiye’de erkek nüfus 43 milyon 170 bin 975 kişi oldu. Erkeklerin toplam nüfus içindeki oranı yüzde 50,01 olarak hesaplandı.</p>

<p>Kadın nüfus ise 43 milyon 149 bin 627 kişi olarak kaydedildi. Kadınların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 49,99 oldu.</p>

<p>Veriler, Türkiye’de kadın ve erkek nüfusunun toplam nüfus içindeki dağılımının birbirine oldukça yakın olduğunu gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiyenin-nufusu-6-ayda-228-bin-kisi-artti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/08/turkiyenufus.jpg" type="image/jpeg" length="90025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Piyasalarda günün görünümü: Dolar 47,95 TL, euro 56,12 TL, gram altın 6 bin 908 lira]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/piyasalarda-gunun-gorunumu-dolar-4795-tl-euro-5612-tl-gram-altin-6-bin-908-lira</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/piyasalarda-gunun-gorunumu-dolar-4795-tl-euro-5612-tl-gram-altin-6-bin-908-lira" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Finans piyasalarında 20 Ağustos 2026 sabahı hareketlilik sürüyor. Gram altın 6 bin 908,846 lira seviyesinde işlem görürken dolar/TL 47,9539, euro/TL ise 56,126 seviyesine çıktı. Altın, dolar ve euroda haftalık, aylık ve yıllık değişimler de yükseliş yönünde seyrediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de piyasaların yakından takip ettiği gram altın, dolar ve euroda 20 Ağustos 2026 sabahı itibarıyla son fiyatlar belli oldu. Gün içinde sınırlı dalgalanmalar yaşanırken, üç yatırım aracının da orta ve uzun vadeli performansında yükseliş dikkat çekti.</p>

<p><strong>Gram Altın 6 Bin 908 Lirayı Aştı</strong></p>

<p>Bigpara verilerine göre gram altın, saat 08.46 itibarıyla 6 bin 908,846 lira seviyesinde bulunuyor. Gram altında günlük değişim yüzde 0,86 düşüş yönünde gerçekleşti.</p>

<p>Buna karşın gram altının haftalık performansı yüzde 2,52 artış gösterdi. Aylık yükseliş yüzde 11,85, yıllık yükseliş ise yüzde 16,03 oldu.</p>

<p>Gram altın son bir yıllık dönemde 5.843,27 lira ile 7.811,19 lira arasında hareket etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dolar 47,95 TL Seviyesinde</strong></p>

<p>Dolar/TL kuru, saat 09.23 itibarıyla 47,9539 lira seviyesinde işlem görüyor. Kurda günlük değişim yüzde 0,07 artış olarak kaydedildi.</p>

<p>Doların haftalık yükselişi yüzde 0,16 olurken, aylık bazda yüzde 0,93 değer kazandı. Son bir yıllık dönemde ise doların yükselişi yüzde 11,72 seviyesine ulaştı.</p>

<p>Doların bir yıllık dönemde 42,9200 TL ile 47,9600 TL arasında hareket ettiği görüldü.</p>

<p><strong>Euro 56,12 TL Seviyesinde</strong></p>

<p>Euro/TL kuru da sabah saatlerinde yükselişini sürdürüyor. Saat 09.30 itibarıyla euro 56,126 TL seviyesinde bulunuyor. Günlük değişim yüzde 0,22 artış yönünde.</p>

<p>Euroda haftalık yükseliş yüzde 1,23 olarak gerçekleşirken, aylık artış yüzde 2,39, yıllık yükseliş ise yüzde 11,01 oldu.</p>

<p>Euro kuru son bir yıllık dönemde 50,0100 TL ile 56,1600 TL arasında hareket etti.</p>

<p><strong>Piyasalarda Yükseliş Eğilimi Dikkat Çekiyor</strong></p>

<p>20 Ağustos 2026 sabahındaki verilere göre gram altın, dolar ve euroda yıllık bazda çift haneli yükselişler öne çıkıyor. Günlük hareketlerde ise altın gerilerken dolar ve euroda sınırlı artışlar görülüyor.</p>

<p>Piyasalardaki fiyat hareketleri gün içerisinde değişebildiğinden yatırımcıların anlık verileri ve piyasa gelişmelerini takip etmesi önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/piyasalarda-gunun-gorunumu-dolar-4795-tl-euro-5612-tl-gram-altin-6-bin-908-lira</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/10/dolar-4.jpg" type="image/jpeg" length="76600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Pervin Buldan: Abdullah Öcalan, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu'nda görev alacak]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partili-pervin-buldan-abdullah-ocalan-silahsizlanma-ve-siyasallasma-alt-kurulunda-gorev-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partili-pervin-buldan-abdullah-ocalan-silahsizlanma-ve-siyasallasma-alt-kurulunda-gorev-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve Van Milletvekili Pervin Buldan, Çerçeve Yasa’nın yürürlüğe girmesinin ardından sürecin yeni bir aşamaya taşınacağını belirtti. Buldan, 24 Ağustos’ta üst kurulun ilk toplantısını yapacağını, ardından alt kurulların oluşturulacağını ve “silahsızlanma ve siyasallaşma” kurulunda Abdullah Öcalan’ın da yer alacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile uzun süre Abdullah Öcalan’la birlikte İmralı’da bulunan Veysi Aktaş, medya temsilcileriyle İstanbul Taksim’de bir otelde bir araya gelerek Çerçeve Yasa’nın ardından gelinen aşamayı değerlendirdi. Toplantıda yasanın siyasi ve hukuki sonuçları, oluşturulacak kurullar ve sürecin önümüzdeki dönemde nasıl ilerleyeceğine ilişkin açıklamalarda bulunuldu.</p>

<p><strong>“BİZİM İÇİN ÖNEMLİ BİR EŞİK”</strong></p>

<p>Faik Özgür Erol, Aralık 2024’ten bu yana devam eden süreçte önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek Çerçeve Yasa’nın sürecin hukuki dayanaklarından biri olacağını uzun süredir ifade ettiklerini söyledi.</p>

<p>Erol, yasa öncesinde “önce teyit mi olacak, sonra mı yasa çıkacak, önce silah bırakma mı olacak” tartışmalarının yaşandığını belirterek, bu aşamanın aşıldığını ifade etti. Yasanın, sürecin kendi dinamikleri içinde gerekli düzenlemeleri içeren bir formülle ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Erol, yasanın içeriği ve hazırlanma yöntemi konusunda kendilerinin de eleştirileri bulunduğunu belirtti. Yasanın Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt meselesinin çözümü konusunda daha kapsamlı bir çerçeve içermesini, neden ve sonuçları daha açık biçimde tanımlamasını ve karşılıklılık esasına daha fazla dayanmasını arzu ettiklerini söyledi. Ancak mevcut koşullarda ortaya çıkan hukuki zeminin önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>“4 BİN TUTUKLU SERBEST KALABİLİR”</strong></p>

<p>Faik Özgür Erol, Çerçeve Yasa’nın yaklaşık 4 bin siyasi tutuklunun serbest kalmasının önünü açabileceğini, ayrıca 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının yasadan etkilenebileceğini belirtti.</p>

<p>Erol, söz konusu dosyaların yüz binlerce insanın yaşamına dokunabilecek nitelikte olduğunu belirterek, yasayla birlikte kurulacak mekanizmaların da önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“YASA, ÖCALAN’IN SÜRECİ DAHA İYİ YÖNETEBİLECEĞİ KOŞULLAR OLUŞTURUYOR”</strong></p>

<p>Erol, yasada yer alan kurulların aynı zamanda Abdullah Öcalan’ın süreç içerisinde daha etkin rol üstlenebilmesine yönelik bir zemin oluşturabileceğini savundu.</p>

<p>Yasanın ilerleyen dönemde, sorundan etkilenmiş daha geniş kesimleri kapsayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Erol, yeni hukuki zeminin yalnızca mevcut düzenlemelerle sınırlı görülmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>“O KAPIYA YÜKLENECEĞİZ”</strong></p>

<p>Erol, Çerçeve Yasa’yı bir kapının aralanması olarak değerlendirdi. Bu hukuki alanın demokrasi ve hukuk alanına açılması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Erol, yasanın uygulanma sürecinin Kürt meselesinin çözümü ve demokratikleşme adımlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>“KOLAY OLMAYACAĞINI BİLİYORUZ”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sürecin kolay ilerlemeyeceğini de ifade eden Erol, mevcut demokratik dinamiklerin yeni dönemin gelişmesi açısından önemli bir potansiyel taşıdığını savundu. Erol, yaşanan süreci “demokrasi çarkının dönüşü” olarak nitelendirdi.</p>

<p><strong>“YASANIN ÇIKACAĞI GÜNÜN SABAHI TASLAĞI GÖREBİLDİK”</strong></p>

<p>Pervin Buldan ise Çerçeve Yasa’nın hazırlanması sırasında taslağı Abdullah Öcalan’a götürmek istediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini anlattı.</p>

<p>Buldan, Öcalan’la yaptıkları son görüşmede yasanın nasıl olması gerektiğine ilişkin ilkeleri ve Öcalan’ın görüşlerini konuştuklarını belirterek, iktidarın hukukçu kurmaylarıyla yapılan görüşmelerin ardından yasa taslağını ancak Meclis’ten geçeceği günün sabahında görebildiklerini söyledi.</p>

<p><strong>ÖCALAN’IN YASAYA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMESİ</strong></p>

<p>Buldan, Abdullah Öcalan’ın yasaya ilişkin yaklaşımını da aktardı. Buna göre Öcalan’ın, kavramlardan çok yasanın çıkmasına önem verdiğini, düzenlemeyi “ilk”, “kilit”, “kök yasa” ve “kabuk” olarak değerlendirdiğini söyledi.</p>

<p>Buldan’ın aktardığına göre Öcalan, mevcut düzenlemenin Kürt meselesi açısından bir başlangıç noktası olduğunu ve ilerleyen dönemlerde yasanın nasıl geliştirileceğinin tartışılması gerektiğini ifade etti. Buldan ayrıca Öcalan’ın, silahlı mücadelenin sona erdiği ve siyasal mücadelenin öne çıkacağı yeni bir dönemin oluşturulması için çaba gösterdiğini söyledi.</p>

<p><strong>“BARIŞA DAHA YAKIN BİR DÖNEM”</strong></p>

<p>Buldan, geçmişteki çözüm süreciyle mevcut dönemin farklı olduğunu belirterek, bugünkü sürecin daha umutlu ve barışa daha yakın bir aşamada bulunduğunu savundu.</p>

<p>Buldan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mevcut dönemde sürece yönelik katkılarının da takdir edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>“SİLAHSIZLANMA VE SİYASALLAŞMA ALT KURULUNDA ÖCALAN DA OLACAK”</strong></p>

<p>Çerçeve Yasa sonrasında oluşturulacak kurullara ilişkin bilgi veren Buldan, 24 Ağustos’ta üst kurulun ilk toplantısını yapacağını, ardından alt kurulların oluşturulması için sürecin başlayacağını söyledi.</p>

<p>Buldan, bu alt kurullardan birinin “silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu” olacağını ve Abdullah Öcalan’ın da bu kurulda yer alacağını belirtti. Kadınların sürece daha etkin katılımı için ayrı bir kadın kurulunun oluşturulması yönündeki taleplerini de daha önce devlet yetkililerine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilettiklerini söyledi.</p>

<p>Buldan ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının bir an önce uygulanması gerektiğini Erdoğan’a ilettiğini belirtti. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu tutukluların durumunun, teyit ve tespit sürecinin ilerleyişine bağlı olarak yeniden değerlendirilebileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>DEM PARTİ’DE YENİ YAPILANMA HAZIRLIĞI</strong></p>

<p>Buldan, DEM Parti Kongresi’nin 6 Eylül’de gerçekleştirileceğini hatırlatarak bunun yasal zorunluluk nedeniyle yapılacak bir kongre olacağını söyledi. Asıl kapsamlı kongrenin ilerleyen dönemde gerçekleştirilebileceğini ifade eden Buldan, Abdullah Öcalan’ın yeni bir partiden söz ettiğini belirtti.</p>

<p>Buldan’a göre yeni yapılanma sürecinde tüzük, program ve kadro değişikliği dahil olmak üzere geniş kapsamlı bir çalışma yürütülecek ve bu çalışmalar 6 Eylül’deki kongrenin ardından başlayacak.</p>

<p><strong>“ÖNEMLİ BİR EŞİK ATLATILDI”</strong></p>

<p>Toplantıda konuşan Veysi Aktaş da sürecin geçmişten bu yana aşmaya çalıştığı hukuki ve siyasi eşikten söz etti.</p>

<p>Aktaş, Çerçeve Yasa’nın 10 Ağustos’ta Meclis’ten geçmesiyle Kürt meselesinin çözümüne ilişkin yeni bir hukuki zeminin oluştuğunu söyledi.</p>

<p><strong>“DİYALOGDAN MÜZAKEREYE GEÇİLDİ”</strong></p>

<p>Aktaş, sürecin bundan sonraki aşamasının müzakere dönemi olduğunu savunarak, mevcut gelişmenin Türkiye açısından tarihi bir eşik oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Sürecin üç aşamalı olduğunu ifade eden Aktaş; ilk aşamanın Çerçeve Yasa ile tamamlandığını, ikinci aşamada demokratikleşme sürecinin ilerleyeceğini, devamındaki süreçte ise demokratik toplum örgütlenmesi, Cumhuriyet’in demokratikleşmesi ve yeni bir toplumsal sözleşme tartışmasının gündeme gelebileceğini söyledi.</p>

<p>Aktaş, barış sürecinin toplumdan kopuk yürütülmemesi gerektiğini belirterek, barışın ve sürecin toplumsallaşmasının kalıcı bir çözüm açısından önemli olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partili-pervin-buldan-abdullah-ocalan-silahsizlanma-ve-siyasallasma-alt-kurulunda-gorev-alacak</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/10/pervin-1.jpg" type="image/jpeg" length="12755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kulis: İmamoğlu'na siyaset yasağı ve İBB'de başkanlık değişimi senaryosu]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/kulis-imamogluna-siyaset-yasagi-ve-ibbde-baskanlik-degisimi-senaryosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/kulis-imamogluna-siyaset-yasagi-ve-ibbde-baskanlik-degisimi-senaryosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Barış Yarkadaş, Ekrem İmamoğlu’nun ceza alarak siyasi yasaklı hale gelmesi ve İBB başkanlığının sona ermesi durumunda belediye meclisinde yeni bir başkan seçileceğini söyledi. Yarkadaş, AKP’nin olası adayının ise Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım olduğunu öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Barış Yarkadaş, Ekrem İmamoğlu’nun İBB davası kapsamında ceza alması ve siyasi yasaklı hale gelmesi durumunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanabilecek sürece ilişkin dikkat çeken bir iddiada bulundu.</p>

<p>İmamoğlu’nun başkanlığının sona ermesi halinde İBB Meclisi’nde yeni bir belediye başkanı seçileceğini belirten Yarkadaş, AKP’nin adayının Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım olacağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>İmamoğlu, İBB davasında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kişisel verilerin ele geçirilmesi, kamu kurumları zararına dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama başta olmak üzere 17 ayrı suçlamayla yargılanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarkadaş, İmamoğlu’nun görevden ayrılması halinde ilçe belediye başkanlarının İBB başkanlığı için aday olabileceğini belirterek AKP cephesine ilişkin iddiasını şöyle aktardı:</p>

<p>“Ekrem İmamoğlu bir ceza alır, siyasi yasaklı konuma gelir ve belediye başkanlığı da düşerse, İBB Meclisi’nde yeni bir belediye başkanının seçileceğini söyledik. Benim edindiğim bilgiye göre bugün itibarıyla AK Partililerin kafasındaki belediye başkanı adayı Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım. İsmet Yıldırım’ı aday gösterecekleri konuşuluyor.”</p>

<p>Yarkadaş’ın söz konusu değerlendirmesi, İmamoğlu hakkında devam eden yargı sürecinin İBB yönetimine olası etkileri konusunda yeni bir tartışma başlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TV100</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/kulis-imamogluna-siyaset-yasagi-ve-ibbde-baskanlik-degisimi-senaryosu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/08/imam-5.jpg" type="image/jpeg" length="45320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erken emeklilik geliyor: Kimleri kapsıyor, detaylar ne?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilik ile ilgili yapılacak yeni düzenleme ile Bağ-Kur prim gün sayısının, SSK'lılar gibi 7200 güne düşürülmesi gündemde. Böylece 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emeklilik sistemi için önemli bir değişiklik yolda. Geçtiğimiz yıl duyurulan Bağ-Kur prim eşitleme planı somut adımlarla hayata geçiriliyor. Bu düzenlemeyle yaklaşık 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.</p>

<p><img alt="20 Eodz.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/20-eodzjpg.webp" / width="750" height="421"></p>

<p>İktidara yakın medyaya yansıyan haberlere göre; planlanan düzenleme ile Bağ-Kur'luların prim gün şartının 9 binden 7 bin 200'ye indirilmesi bekleniyor. Bu değişiklikten etkilenecek olan yaklaşık 1 milyon Bağ-Kur'lu, emeklilik sürecinde büyük bir beklenti içinde.</p>

<p><img alt="10 K0Qp.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/10-k0qpjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenleme kapsamında, bakkal, kasap, berber, kuaför ve ayakkabı tamircisi gibi küçük esnaf işletmelerinin prim gün şartının 7 bin 200'e düşürülmesi hedefleniyor. Bu adımın, küçük esnafın emeklilik sürecinde önemli bir iyileştirme sağlaması bekleniyor.</p>

<p><img alt="03 P7O3.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/03-p7o3jpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<p>Ancak, küçük esnaf kategorisine hangi işletmelerin gireceği, henüz hazırlanacak olan kanun teklifiyle netlik kazanacak. Bu konuda konuşulan kriterler arasında 10 ve altında personel çalıştıran işletmelerin düzenlemeden yararlanabileceği belirtiliyor. Kanun teklifinin detayları ve içeriği, gelecek süreçte netlik kazanacak.</p>

<p><img alt="37 Kyav.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/37-kyavjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Düzenleme kapsamına girecek olan Bağ-Kur'lular, 7 bin 200 prim gününü tamamladıklarında ve diğer koşulları da sağladıklarında emekli olabilecekler. Eğer reform tüm süreleri kapsarsa, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek Bağ-Kur'lu erkekler 60, kadınlar ise 58 yaşında emekli olabilecekler. Ayrıca, son 3.5 yıl içinde Bağ-Kur'dan SSK'ya geçenler de 7200 günü tamamlamışlarsa Bağ-Kur kapsamında emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="22 B3Ym.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/22-b3ymjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenlemeyle birlikte yaş şartının da göz önüne alındığı, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartının bin 800 gün azalacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="39 Pko8.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/39-pko8jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Ancak, bu kişilerin emekli olabilmeleri için 7 bin 200 prim gününü tamamlamalarının yanı sıra belirlenen yaş şartını da karşılamaları gerekecek. 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Bu düzenleme, son 3.5 yıl içinde SSK'lı çalışma durumunu ortadan kaldırarak, daha esnek bir emeklilik imkanı sağlayacak.</p>

<p>1 Ekim 2008'den önce sigortalı olanların emekli olacakları kurumu belirleyecek olan düzenleme, son 7 yıllık sigortalılık süresinin yarısından bir fazlasını hangi statüde gerçekleştirdiyse o statüden emekli olmalarını sağlayacak. Bu kural, emeklilik kurumunu belirlemede geçerli olacak ve sigortalının en çok prim ödediği dönemi esas alacak.</p>

<p><img alt="48 1J3J.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/48-1j3jjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Bu gelişmelerle birlikte, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle Bağ-Kur'lular arasında emeklilikle ilgili süreçlerde önemli değişiklikler yaşanması bekleniyor.</p>

<p><img alt="02 Vzij.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/02-vzijjpg.webp" / width="640" height="362"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>KİMLERİN YAŞI DA TAMAMLAMASI GEREKECEK?</h2>

<p>Düzenleme kapsamında, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartı bin 800 gün azalacak. Ancak, emekli olabilmeleri için yaş şartını da tamamlamaları gerekecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte, bu kişilerin prim gün şartı 7 bin 200'e indirilecek, ancak emekli olabilmeleri için yaş şartını da karşılamaları gerekecek. Dolayısıyla, 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecek.</p>

<p><img alt="89 Tcn6.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/89-tcn6jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<h2>5 YIL ÖNCE EMEKLİ OLUNABİLECEK</h2>

<p>Bağ-Kur'lular, EYT yasasından faydalanamadıkları için 9000 prim günü şartıyla emekli olamıyordu. Ancak, Bakanlık tarafından başlatılan bir çalışma hayata geçerse, Bağ-Kur'luların emeklilik için gereken prim günü şartı 7200'e düşecek ve böylece 5 yıl önce emekli olabilecekler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/emekli-10.jpg" type="image/jpeg" length="80533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surlarında 75 meşale ile Newroz kutlaması]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p><a href="https://artigercek.com/kultur-sanat/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi-287847h" rel="nofollow" target="_blank"><strong><em>Artı Gerçek’ten Refik Tekin’in haberine göre</em></strong>,</a> kutlamada erbane eşliğinde Kürtçe Newroz şarkıları seslendirildi.</p>

<p><img alt="D S C F6528" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6528.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Diyarbakır surları erbane ve meşalalerin eşlik ettiği Newroz kutlamasında tarihi anlara ev sahipliği yaptı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Tarihi surlarda akşam saatlerinde gerçekleştirilen kutlamada ikonik görüntüler ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="D S C F6547" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6547.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamaya DEM Parti Diyarbakır il eşbaşkanları, milletvekili Adalet Kaya, DEM Parti büyükşehir belediye eşbaşkan adayları ve çok sayıda kişi katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="D S C F6669" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6669.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamada 75 erbane ve meşale kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 01:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/newrozzz.jpg" type="image/jpeg" length="72558"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
