<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Münevver</title>
    <link>https://www.gazetemunevver.com.tr</link>
    <description>Doğru, Güvenilir ve Tarafsız Habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 00:53:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel’den AKP’ye: O karıncayı sana ezdirmeyiz]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ozgur-ozelden-akpye-o-karincayi-sana-ezdirmeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ozgur-ozelden-akpye-o-karincayi-sana-ezdirmeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında yaptığı konuşmada iktidara sert eleştiriler yönelterek, “Vatandaşı ezdirmeyiz” mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, hem ekonomik tabloya hem de siyasi gelişmelere yönelik sert ifadeler kullandı.</p>

<p>Konuşmasına 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne değinerek başlayan Özel, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla Kadıköy’de geniş katılımla bir araya geldiklerini hatırlattı. Özel, gelecek yıl 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması için sözleştiklerini belirtti.</p>

<p>Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, mayıs ayı enflasyon verilerine dikkat çekerek, Merkez Bankası’nın yıl sonu hedeflerinin tutturulamadığını savundu. İktidarın ekonomik politikalarını eleştiren Özel, hedeflerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da seslenen Özel, “Vatandaşı karınca gibi görüyor. Vatandaşın aklıyla, vicdanıyla dalga geçiyor” diyerek sert eleştirilerde bulundu. Özel, “O karıncanın kardeşi var, o karıncayı sana ezdirmeyiz. O karıncanın kardeşi CHP’dir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmasında ayrıca dikkat çeken ifadeler kullanan Özel, “Bırak butlanı şutlanı... Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol bağrında güller yetişsin. Delegenin vermediğini saraydan dilenenlere söylüyorum” dedi.</p>

<p>"akpden.com" adlı yeni bir siteyi duyuran Özel, "Bundan sonra akpden.com'u yakından takip edin. Köprüleri, otoyolları, babadan dededen miras o canım kârlı işletmeleri satmaya kalktıklarında hepsini duyuracağız" şeklinde konuştu.</p>

<p>"ÜLKEMİZ TEK BİR KUTBA BAĞIMLI HALE GELMİŞTİR"</p>

<p>Dış politikaya ilişkin mesajlar veren Özel, iktidarın dış politlkada ilkesi, prensibi olmadığını söyledi. Özel, şöyle devam etti: "Tek amaçları şahsi çıkar meselesi ve iktidarın devamı için birilerinden destek alma meselesidir."</p>

<p>Türkiye'nin dış politikada ABD'ye teslim olduğunu söyleyen Özel, "Ülkemiz Erdoğan'ın hataları, umutları ve tercihleri yüzünden tek kutuplu, tek bir kutba bağımlı hale gelmiştir. O tek kutup Trump yönetiminden ibarettir. O Trump ki Türkiye'ye yolladığı büyükelçisinin 'Çok akıllı adam, Erdoğan'da olmayanı veriyor, ondan her istediğini alıyor' dediği Trump'tır. Bu sözü söyleyen Amerika'da bir meczup ya da şımarık bir köşe yazarı değil, ABD'nin Türkiye'deki resmi temsilcisi büyükelçisidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"HEPİMİZ İÇİN TARİHİ BİR SORUMLULUK ALANI"</p>

<p>PKK'nin fesih sürecine de değinen Özel, "Bu mesele hepimiz için tarihi bir sorumluluk alanıdır. Türkiye'de içerideki sorunu bitiren, bütün Kürtler için ülkelerinde birlik ve beraberliği içinde en eşit şekilde yaşayacakları bir yarın için inisiyatif koyan yaklaşımımızı bir kez daha teyit ediyor, altına bir kez daha imzamızı koyuyoruz. Biz hem Türkiye'nin komşularıyla hem dünyayla ilişkilerinin iyi olması hem de iç cephesinin en kuvvetli olması gerektiği zamanda durması gerektiği yeri bilen bir partiyiz" dedi.</p>

<p>"MİLLETİ SARACAĞIZ, HAYSİYETSİZLERİN DEFTERİNİ DÜRECEĞİZ"</p>

<p>Partisine yönelik operasyonlara dikkat çekerek "Şahsiyetsiz, karaktersiz, utanmazların hesabını sandıkta millet görecek, defterini millet dürecek" diyen Özel, şöyle devam etti: "Bana kalmamış. Maaş alarak yandaş basına çıkanlara, her akşam ücreti karşılığında partisini tartıştıranlara, umudunu butlana, şutlana koyanlara söylüyorum, hey. Hepinize söylüyorum. ‘İstiyorsan hakka varmayı, meslek edin gönül almayı. Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol bağrında güller yetişsin. Toprak ol bağrında güller yetişsin.’ Sarayın mermerlerinde oturanlara söylüyorum. Saraydan medet umanlara söylüyorum. Milletin vermediğini, delegenin vermediğini, saraydan dilenenlere söylüyorum. Onun için bu salona ve bütün örgüte söylüyorum. Ayağa kalktınız, yok artık oturmak. Hedef iktidar, hiçbir gün yok durmak. Hep beraber gidiyoruz. Alınacak iktidar. Millet korkmasın. Milleti saracağız, haysiyetsizlerin defterini düreceğiz. Yürüyelim arkadaşlar. Haydi bakalım. Yolunuz açık olsun."</p>

<p>Özel'in açıklamalarının tamamı şöyle:</p>

<p>“Bir haftalık yoğun çalışma takviminin ardından bir aradayız. 1 Mayıs’ta İşçi Bayramı yaklaşırken önce Türk-İş’i ziyaret ettik. Ardından Hak-İş ziyareti bu haftaya ertelendi. Sayın Genel Başkan’ın taziyesi, cenazesi nedeniyle ki bir kez daha kendisine başsağlığı diliyorum, ablasını kaybetti. Ertesi gün 1 Mayıs’ta da DİSK’in, KESK’in TMMOB’un ve Türk Tabipleri Birliği’nin çağrısıyla Kadıköy Rıhtım Meydanı’ndaki on binlerle, yüz binlerle bir araya geldik. Dayanışmamızı gösterdik ve hep beraber önümüzdeki yıl 1 Mayıs için Taksim’e sözleştik. Gelecek sene 1 Mayıs’ta hep beraber Taksim’de olacağız. Geçen hafta grup toplantımıza denk geldiği için Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıl dönümü törenine katılamamıştık. Çarşamba günü Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Kadir Özkaya’yı ve mahkeme üyelerimizi ziyaret ettik. Tebriklerimizi ilettik, başarılı bir yıl diledik. Cumartesi günü, 107’nci eylemimizi; Karabük’te çok ses getiren, meydanlara sığmayan, bütün Türkiye’ye umut olan eylemimizi yaptık. Dün erken saatlerde Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizde çalışmalarımızı başlattık ve ardından saat 12.00’de yaptığımız basın toplantısıyla 4 Mayıs itibarıyla tüm seçilmişlerimizle, örgütümüzle, sandık görevlilerimizle beraber 81 ilde 973 ilçede sahaya çıktık, büyük seferberliği başlattık. Bugün Yenimahalle ilçe örgütümüz anons edildi. Tahmin ediyorum ki öğleden önceki çalışmalarda yoruldular, buraya nefes almaya geldiler. Öğleden sonra Yenimahalle örgütünü sahada görmeye devam edelim. Bugünlerde Ankara’da il - ilçe örgütü ağırlamak yerine örgütlerimizin illerde, ilçelerde, beldelerde, köylerde çaldıkları kapılar tarafından nasıl ağırlandıklarını ve iktidar yürüyüşümüzü nasıl anlattıklarını görmek istiyoruz. Bütün örgütümüze kolay gelsin.</p>

<p>“YA MİLLETİN HALİNDEN HABERİ YOK, YA GERÇEKLERDEN KOPMUŞ”</p>

<p>Tüm kadrolarımızla seferberliği başlattığımız gün yeni enflasyon verileri açıklandı. Nisan ayında aylık enflasyon TÜİK tarafından yüzde 4,18 olarak ilan edildi. TÜİK bile aylık enflasyonu yüzde 4,18 olarak ilan etti. Yıllık enflasyonu yüzde 30’dan yüzde 32,4’e yükseldi. Yani TÜİK’e göre bile geçen sene bugün 100 lira olan bir mal ya da hizmet ortalama 132 liraya çıkmış durumda. Tabii ki bu gıdada çok daha yüksek, belli ürünlerde çok daha yüksek. Ama TÜİK’in sepetinin o enflasyon ortalaması geçen sene 100 lira olan mal ve hizmetlerin bugün 132 lira olduğunu gösteriyor. Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon hedefi, hatırlayalım yüzde 16’ydı. Yani emekli, emekçi, devletin memuru, kamudaki işçi için hesabı - kitabı yaparken devlet ‘Yüzde 16 olacak enflasyon’ diyordu. Dört ayda %16’lık enflasyona neredeyse geldik; yüzde 14,6 oldu. Öyle bir noktadayız ki hiçbir hedefini tutturamayan iktidar, milleti enflasyona ezdiren, ekonomiyi yönetemeyen ve artık yönetme umudu kalmamış bir noktaya sürüklendi. Milletimiz hayat pahalılığı altında eziliyor ama ‘Her şeyi ben bilirim’ diyen, ‘Ben ekonomistim’ diyen, pandemide bütün dünya enflasyonu durdurmak için kısa süreli faiz silahını çekmişken ‘Faize savaş açıyorum’ diye enflasyonları yüzde 87’lere kadar götüren birisi dün bir açıklama yapmış. Gerçekten inanamadım; döndüm döndüm, bir daha okudum. Şöyle diyor; ‘Açıklanan kritik veriler…’ Dün yüzde 4,18 enflasyon açıklanmış aylık. ‘Açıklanan kritik veriler Türkiye ekonomisinin küresel krizleri yönetme kapasitesini bir kez daha teyit etmiştir.’ Ya Allah’tan kork. Hangi yönetme kapasitesinden bahsediyorsun? Aylık enflasyon, dün açıklanan aylık enflasyon dünyadaki 100 ülkenin yıllık enflasyonundan fazla. Dünyada enflasyon Türkiye’de anlandığı anlamda bir sorun olmaktan çıktı. Pandemi ile birlikte yüzde 3 olan enflasyonlar yüzde 5 oldu, faizi yüzde 7 yapıp çevirdiler de yüzde 3-3,5’de duruyor şimdi. Yüzde 2 olan enflasyon yüzde 4 oldu, döndürdüler de yüzde 2’de duruyor şimdi. Dünyada enflasyonda 100 ülke var, bir yıllık enflasyonu yüzde 5’in altında olan. Türkiye bir aylık enflasyonda neredeyse yüzde 5’i yakalamış durumda. Çıkmış, ‘Küresel krizleri yönetme kapasitemiz teyit edildi’ diyor. Öyle bir noktada ki ya gerçekten milletin halinden ve rakamlardan haberi yok. Ya da gerçeklikten kopmuş, saraylara hapsolmuş bir iktidar görüntüsü; fildişi kulelerinden vatandaşı karınca gibi görüyor, vatandaşı küçük görüyor, vatandaşın aklıyla, vicdanıyla, yaşadıkları ile dalga geçiyor. Buradan Erdoğan’a söyleyeceğim şudur; o karıncanın kardeşi var, o karıncayı sana ezdirmeyiz, o karıncanın kardeşi Cumhuriyet Halk Partisi’dir.</p>

<p>“BU MİLLET ERDOĞAN’DAN KURTULMAK İÇİN DUA EDİYOR”</p>

<p>Dört aylık enflasyonun sonucunda asgari ücret 4 bin 100 lira eridi. Basit hesap, 4 bin 100 lira. Yani ocak ayında 28 bin lira denilen asgari ücret, şimdi 23 bin 900 o anki parayla. Daha önce bir yıl var emekçilerin. En düşük emekli maaşı 3 bin lira eridi, 17 bin liraya geriledi. En düşük memur aylığı 9 bin lira eridi. Ne diyordu Erdoğan? ‘Üç yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız, bana beddua edin’ diyordu. Diyor mu? Diyor. Bakın burada, tarihi 30 Kasım 2005. ‘3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız, bana beddua edin’ diyor. Üç yılı geçtim Sayın Erdoğan, üç ay, üç ay. Üç ay önce, asgari ücretli bin 870 ekmek alıyordu. Hesap ortada. Hani diyorsun ya ‘O makineyi bırak, altın hesabını bırak.’ O makineyi eline al, somun ekmek hesabı yap. Üç ay önce asgari ücret bin 870 ekmek alırken şu anda bin 605 ekmek alıyor. Üç ayda kayıp asgari ücrette, 265 ekmek. Diyorsun ya ‘Üç yıl öncesine göre daha az ekmek alan bana beddua etsin.’ Bu milletin irfanında, kültüründe kimseye beddua etmek yok. Bu millet beddua etmiyor sana. Bu millet, senden kurtulmak için dua ediyor Allah’a.</p>

<p>“DÜNYANIN EN YÜKSEK BEŞİNCİ ENFLASYONUYUZ”</p>

<p>Türkiye, yüzde 32,5’lik enflasyonuyla Avrupa’da açık ara birinci. Bakın öyle bir şey ki Avrupa’da bizden sonra enflasyonu en yüksek olan ülke Romanya. Yüzde 9,9 enflasyon var. Bu ne demek? Avrupa’da bizim dışımızda enflasyonu çift hane olan yok. Yüzde 9’u, yüzde 10’u geçen yok. Bizim yüzde 32,5. Dünyanın en yüksek beşinci enflasyonuyuz. Hem gıdada hem genel enflasyonda. Bizden kötü dört ülke var. Venezuela, Güney Sudan, İran, Arjantin. Arjantin, Venezuela, yaşadığı istikrarsızlıklar, daha geçen aylarda adamların devlet başkanını gidip alıp götürdüler. Kafeste, New York’ta gezdirdiler. Öbürü, Güney Sudan, yıllardır iç savaş sürüyor. İran, dünyanın en büyük donanması kalkmış, gelmiş yanı başına, İsrail’le birlikte bomba yağdırıyor. Bu dört ülkeden başka ülke yok ki enflasyonu bizden daha yüksek olsun. Bu dört ülke. Öyle ülkeler var ki bizde iyi, adam sabah kalkıyor, elinde mızrakla ava gidiyor avlanmak için. Öyle ülkelerde enflasyon bizden düşük. Öyle bir noktadayız ki savaş sonrası dünyada gıda enflasyonu, çünkü hep vurguyu şu yapıyor; ‘İran’da savaş var, bütün dünyada enflasyon yükseliyor.’ Gıda enflasyonu, nisan itibari ile dünyada yüzde 2,4, Türkiye’de yüzde 35. O yüzden buna ekonomistler ‘kırılganlık’ diyor, ‘hazırlıksız yakalanmak’ diyor, ‘tedbir almamak’ diyor, lazım olan enflasyonla mücadele için tedbir almak için gerekli olan kaynakların daha önce yanlış yerlerde tüketildiğini, yerine koymak için çok yüksek maliyetlere katlanıldığını söylüyor. İşte böyle bir şeyle karşı karşıyayız. Ama bir ülke zorluk çeker, tabii bu kadar beceriksiz yönetimin elinde dünya enflasyondan kurtulmuşken yüzde 32 enflasyon, hep birlikte katlanmak zorunda olduğumuz bir şey değil.</p>

<p>İşin kötüsü AK Parti’nin kara düzeninde inanılmaz bir gösterge daha var. AK Parti’nin kara düzenine göre dünya servet raporu ilan edildi. AK Parti’nin kara düzeninde son beş yılda 30 milyon dolar ve üzerinde serveti olanların sayısı, son beş yılda Türkiye’de 2 bin 174’ten 4 bin 208 kişiye çıktı. Yani son beş yılda biz yoksullaşırken, işsizlik artarken, bu kadar yaşam sıkıntısı varken, bütün gençler ve aileleri geleceğinden daha endişeli iken Türkiye’de 4 bin 208 kişi 30 milyon doların üzerinde servete erişti. Şöyle özetleyeyim. İstanbul, Ankara, İzmir gibi yerlerde alınabilir bir daire fiyatı üzerinden 250 tane dairesi var bu adamların. Anadolu’da 500 tane daire alıyor bu parayı. Sen bir daire alamıyorsun, kiradan kurtulamıyorsun. 500 dairesi olanların sayısı 2 bin 174’ten 4 bin 208’e çıkmış. Al, dön, incele. Her birisi bu dönemin kayrılan tüccarları, devletten iş alanları, devletin iş verdikleri, AK Parti’nin semirttikleri. Ant olsun ki bitireceğiz bu AK Parti’nin bu kara düzenini.</p>

<p>“KİŞİ BAŞINA 558 BİN LİRA VERGİ VERECEĞİZ”</p>

<p>İğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Mazota zam, elektriğe zam, doğalgaza zam, sebzeye zam, meyveye zam. Bu zamların rekortmenleri var. Tarlada tanesi 3,75 lira elmanın, markette 40 lira olmuş, 40 lira. 3,75’ten 40 liraya gelirken öyle bir aracı fahiş paralar… Elbette aracılar var, yanlışlar var, inatla çıkarılmayan hal kanunu var, var oğlu var ama. Esas bunu buradan buraya getirirkenki en önemli maliyet; mazot var, işçilik var, artan bütün maliyetler var. Fiyat farkı yüzde 886 olmuş tarla ile market arasında. Sen yönetiyorsun bu ülkeyi 24 yıldır. İsmet Paşa değil. 24 yıldır sen yönetiyorsun bu ülkeyi. Ve enflasyon şampiyonu. Hani ortalaması yüzde 32 ya, domatesin enflasyonu bir yıl önce bugün kilosu 40 lira olan domates, şimdi 200 lira. Yüzde 400 enflasyon. 40 liradan beş kat artmış, 200 liraya çıkmış domatesin enflasyonu. Orta Vadeli Program var. Orta Vadeli Programa göre, üç yılda, bundan sonraki üç yılda 48 trilyon lira vergi ödeyeceğiz. 48 trilyon lira. Yani 86 milyon nüfusa böldüğünüzde kişi başına, yani bir aylık bebek de dahil 90 yaşında dedem de dahil, 558 bin lira vergi vereceğiz. Kişi başına 558 bin lira vergi. Ama bu vergi yoksulun sırtında, bu vergi orta sınıfın sırtında, eskinin ortak direğinin şimdinin yoksullarının sırtında.</p>

<p>“VERGİ ADI ALTINDA SOYGUN DÜZENİ VAR”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ülkede 40 bin lira maaş alan bir yılda 12 maaş alıyor, ikisini vergiye veriyor. 60 bin lira maaş alan aldığı maaşın 2,5 aylığını vergiye veriyor. 70 bin lira maaş alan, üç maaşını vergiye veriyor bu ülkede. 12 maaş alıyor, üçünü vergiye veriyor. Böyle bir vergi düzeni var. Bu ülkede şöyle bir vergi düzeni var. Dünyanın en adaletsiz vergisi, dolaylı vergi. Türkiye’de toplam vergilerin neredeyse yüzde 65’i. Ne demek o? En zenginle en fakirin eşit ödediği vergi. Dünyanın en adaletsiz vergisi. Elektriği, milyarder ve asgari ücretli yakıyor, aynı vergiyi veriyor. Sudan, toplu taşımadan, giyim kuşamdan alınan dolaylı vergilerinin tamamı. En zengin de en fakir de evladına süt aldığında, çocuk bezi aldığında aynı vergiyi ödüyor memlekette. Ve bu vergilerin toplam vergideki payı yüzde 65. Bunun üstüne bir de yüzde 23 - 24 Gelir Vergisi var. O ne? Maaşı bankamatikten çekiyorsun ya çekmeden içinden kesilen vergi. Bir de bankada bir mevduatın varsa, o mevduatın ay sonunda çekmeden içinden kesilen vergi. Bu da yüzde 23 - 24, yüzde 88 - 89’a geliyor. Geriye kalan yüzde 11 Kurumlar Vergisi. Yani esas kazananın, kar etmiş olanın, Kurumlar Vergisi kardan veriliyor. Ettiği kardan vereceği vergi yüzde 11, geri kalan hepimizin verdiği vergi yüzde 89. Bunun adı vergide AK Parti’nin kara düzenlidir. Bunu alaşağı etmeden ne emekli kurtulur, ne emekçi kurtulur. Ne esnaf kurtulur, ne köylü kurtulur. O yüzden ülkede bir vergi düzeni yok, vergi adı altında bir soygun düzeni var.</p>

<p>“‘AKPDEN.COM’U YAKINDAN TAKİP EDİN”</p>

<p>Yoksulu soyan, emekliyi soyan, alın terini sömüren, yılların emeğiyle emekli edilmişleri yüzüstü bırakan, ‘Başının çaresine bak’ diyen ‘Al sana 20 bin lira, al sana 23 bin lira, al sana 25 bin lira. İster kira öde, ister karnını doyur’ diyen, kirayı ödese aç bırakan, karnını doyursa sokakta bırakan bir sistem var Türkiye’de. Bir yandan da milyarlara milyar katanlar var. Bir mahallede birileri bakkalın önünden geçemiyorsa veresiyeyi kapatamadı diye, aylardır kasaba uğrayamıyorsa, öbür birisinin nasıl 500 dairelik parası olur ya. Nasıl 500 dairelik parası olur ve bunun içine de oturup ‘Adalet içinde bu ülkede duruyoruz, hepimiz aynı gemideyiz.’ Siz kaptan köşkündesiniz, millet farelerin olduğu o bodrumdaki yerde duruyor. Böyle bir düzen olmaz, bu gemi bundan sonra böyle yüzmez kardeşim. Kaptan değişecek, kaptan. Diğer taraftan bir de bu vergi düzeni ile ilgili arkadaşlar yeni bir hizmet başlattılar. Bundan sonra takip etmenizi öneririm. İsim hakkını da aldık. ‘akpden.com.’ Bundan sonra ‘akpden.com’u yakından takip edin. Köprüleri, otoyolları, babadan dededen miras o canım karlı işletmeleri satmaya kalktıklarında, ‘akpden.com’dan hepsini duyuracağız. Ama şimdi ‘akpden.com’da sıfır bir otomobil. 1 milyon 200 bin fiyatı olan bir sıfır otomobil. Var ya, ‘sepete ekle’ diyorsun. Bak 1 milyon 200 bin, sepete ekle var, bastın, tık. Öyle alıp gitmek yok. ‘akpden.com.’ 1 milyon 200 bin liralık araca 1 milyon 88 bin lira ÖTV. Yetmez, ÖTV’li fiyata 460 bin lira KDV. Yetmez, belki ki sen bu arabanın radyosunu açacaksın, orada TRT Name’ye denk geleceksin. TRT’den iki name dinleyeceksin. 9 bin lira bandrol ücreti. Toplam vergi 1 milyon 557 bin. Araba 1,2, vergiler toplamı neredeyse 1,6. Arabanın fiyatı oldu sana 2,7 milyon lira. Bundan sonra gençlerin bilgisayarında, gençlerin cep telefonunda, oyun konsolunda niçin alınamıyor, hepsini birden birlikte göreceğiz. ‘akpden.com’da. Bizi izlemeye devam edin.</p>

<p>Değerli konuklarımız, kıymetli arkadaşlar ekonomiyi bitmeyen bir krize sokanlar; kendi çıkarları için adaleti, demokrasiyi, insan haklarını yok sayanlar, milleti algılarla avutabileceklerini, yönetebileceklerini, sandığa kadar vaziyeti idare edip orada bir takım seçim oyunlarıyla, seçim ekonomileriyle bu milleti bir kez daha kandırabileceklerini ve AK Parti’nin kara düzenini sürdürebileceklerini sanıyorlar. Böyle bir şey yok. Artık bu milletin algı operasyonlarına karnı tok. Yerel seçimlerde millet tercihini gösterdi. O günden bugüne Cumhuriyet Halk Partisi’ni tüm saldırılara, tüm iftiralara, tüm haksızlıklara, tüm şeytanlıklara rağmen sahiplendi; dimdik ayakta tutuyor. Cumhuriyet Halk Partisi aynen kurulduğu gün olduğu gibi bugün bütün anketlerde Türkiye’nin birinci partisi. Ancak kalıcı hasarlar veriyorlar ülkeye. Ekonomide de öyle düzeltilmesi güç, düzeltilmesi zor işler yapıyorlar ve farkı çok büyük açıyorlar. Ülkeyi çok büyük borçlandırıyorlar. Varlıkları yok pahasına satıyorlar. 25 yıllık köprünün gelirini üç yıllığını peşin verene, 25 yıllığına veriyorlar. Yarınları düşünmüyorlar. Bir yandan da dış politikada berbat işler yapıp, Türkiye’yi bir yalnızlığa, bir itilmişliğe, bir çıkmazın içine sokup onarılması güç zararlar veriyorlar. Bir yandan da bir algı operasyonuyla ‘Efendim millet yoksul ama dış politikada iyiyiz. Erdoğan bizi güvende tutar’, yok efendim ‘Savaşın dışında tutar’ gibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihinde, örneğin İkinci Dünya Savaşı’na girmemenin ne kadar önemli olduğu söylendiğinde o günlerdeki orduya harp stoku diye ayrılan buğdayı bildikleri halde ‘Efendim ekmekte karne vardı’ diyenler, yıllarca bu siyaseti yapanlar şimdi ‘Açsın, yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin ama bak İran’da savaş var. Oralarda işler yolunda’yla bir algı operasyonu yapmaya çalışıyorlar. Sadece İran’da değil; Suriye’de de öyle, Rusya ile de öyle, Çin ile de öyle, dünya ile de öyle. Şimdi televizyonlarda 24 saat dış politika yayını yaptırıp, onunla millete açlığını unutturmaya çalışıyorlar. Önce herkes şunu bilsin. Bu iktidarın dış politikada ilkesi yoktur, prensibi yoktur. Tek amaçları bir şahsi çıkar meselesi, iktidarın devamı için birilerinden destek alma meselesidir. Bugün ülkeyi yönetenler, önce şahsını, ailesini; sonra partisini; en son Türkiye’yi düşünmektedirler.”</p>

<p>“BİRİNCİ PARTİ OLMAMIZIN VERDİĞİ SORUMLULUKLA HAREKET EDİYORUZ”</p>

<p>İşte biz bugün kralın üstünde kıyafet yokken, akşam o kanallardan yayınlar boyunca ‘Kralım ne de güzel ipekten kıyafetin var’ diyenlere karşı birkaç söz söyleyeceğiz. İşin doğrusunu söyleyeceğiz. Hem tarihe not düşmek için, hem bu işleri aklı başında izleyen herkese ‘Ne oluyorsa… Bundan farklı oluyorsa söyleyin, yanıldığımızı bilelim’ demek için, yok iş böyleyse bu milletin karşısına çıkıp, o çıplak krala ‘Güzel kaftanın var’ methiyeleri düzenlerin karşısında iki laf söylemeleri için bizim şimdi iki çift sözümüz var. Bölgemiz de dünya da değişiyor. Küresel sistemin dengeleri, yeni krizlerin temellerini atıyor. Bu krizler dünyadaki sistemi kökünden sarsıyor. Ülkeler yeni koşullarda kendilerine yeni yön tayin etmeye, yeni ittifak ilişkileri kurmaya girişiyor. Biz içinden geçtiğimiz bu süreçte, Türkiye’nin birinci partisi olmanın verdiği sorumlulukla hareket ediyoruz. Önce ülkemizi, sonra partimizi, en son kendimizi düşünüyoruz. Çünkü ülkenin kurucu partisi olarak 100 yıl önce özgür ve bağımsız Cumhuriyetimizi nasıl kurduğumuzu, hangi bedellerle kurduğumuzu ve onu bugünlere kadar getirecek olan dış politika deneyimini, köklü hariciye geleneğini çok iyi biliyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet kadrolarından miras dış politika anlayışını hem hafızamızda tutuyoruz. Hem o yaklaşımla önümüze ışık tutuyoruz. Bu nedenle artık gerçekleri konuşma noktasında büyük bir sorumlulukla milletimizle bunları paylaşmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ne yazık ki ülkemiz bugün yeni küresel sistemden dışlanmaktadır. Güçlü ülkeler, çok kutuplu dış politikaya yönelirken; ülkemiz Erdoğan’ın hataları, umutları, tercihleri yüzünden tek bir kutba bağımlı hale gelmiştir. O tek kutup Trump yönetiminden ibarettir. O Trump ki Türkiye’ye yolladığı büyükelçisinin ‘Çok akıllı adam, Erdoğan’da olmayanı veriyor ve ondan her istediğini alıyor’ dediği Trump’tır. Bu sözü söyleyen Amerika’da bir meczup ya da şımarık bir köşe yazarı değil; Amerika Birleşik Devletlerinin Türkiye’deki resmi temsilcisi, büyükelçisidir. ‘Onda olmayanı veriyor’ derken; Türkiye bir seçimden çıkmış olmasına rağmen, demokratik yönetmemesi, yapılan ilk yerel seçimlerde nüfusun yüzde 65’ini CHP’ye kaybetmesi, erken seçimden kaçmasını kastetmenin yanında, Türkiye’deki meşruiyet tartışmalarının yanında dünyanın Erdoğan’ı meşru görmediğinin altını kalın kalın çizmektedir. Gözünün içine baka baka ‘Avrupa’da yoksun, Çin’de yoksun, Rusya’da yoksun, Amerika’da biz olmasak yoksun. Sen bize muhtaçsın, biz seni tercih ediyoruz’ deyip, bir Amerikan Başkanın oğlu ile önce İstanbul’da pazarlıklar edip, görüşme olduğunda ne tavizler verileceğini bu kürsüden söyledik. Alınacak 250 uçağı da pahalı sıvılaştırılmış doğalgazı da. Ya da nadir toprak elementleriyle ilgili, o Trump’ın ağzını sulandıran ve ilk iş dünyada nadir toprak elementi neredeyse oraya saran Trump’a bu tavizlerin verileceğini de. Hepsini buradan söyledik. Sustular, susarak inkar ettiler. Trump’ın tweetinden sonra gizleyemediler.</p>

<p>“İKTİDAR YÜZÜNDEN ÜLKEMİZ AVRUPA SİSTEMİNDEN DIŞLANIYOR”</p>

<p>Şimdi, işte o Trump… Bir müttefik olarak Amerika’dan bahsetmiyorum. Bu iktidarın bağlandığı tek kutup, kendi ülkesinde de itibarı kalmayan, oyları yüzde 30’lara düşen, bu yıl bitmeden Amerika’da topal ördek olacağına hiç şüphe olmayan hatta belki diğer kanatta da çoğunluğunu kaybederek, dönemin sonunu bile getiremeyecek olan Trump’a bütün ümitlerini bağlamış olan Erdoğan’dan bahsediyorum. Dünyayı krize sokan Trump yönetimi dünyada otoriter liderlerle çalışmayı tercih ediyor. Net. Macaristan’da Orban’ı tutuyor. Suriye’de ‘Şara’yı yıllarca hazırladık’ diyor, kravat giydiriyor. İran’a bile ilk günlerde başarılı olacak, ‘Dini lideri belirlerken bana soracaksınız, ben söyleyeceğim’ diyor. Dünyanın neresinde bir otoriter varsa onu destekliyor. Sadece kendi mi? Değil. Dünyaya dayatmaya çalıştığı kendince dünya düzeninde tekno oligarklar, yani dünyadaki teknoloji şirketlerinin zengin milyarderleri de dünyada nerede bir otoriter var, onu seçiyorlar. Ama sen kimlerle yan yana düştüğüne bakarsan; Macaristan’da Orban ile birlikte desteklenen, Hindistan’da Mudi ile birlikte adı anılan, Almanya seçimlerinde Alternative hür Deutschland’ı, soydaşlarımızı diri diri yakanların siyasi uzantılarını destekleyenlerin, Suriye’de ‘Şara’ derken, Türkiye’de de ‘Erdoğan’ dediklerini Avrupa da görüyor, dünya da görüyor. Öyle bir noktadayız ki Trump yönetimi Avrupa ile ayrışıyor, NATO’dan çıkmaya çalışıyor. Kendi rekabet alanlarına yöneliyor. Böyle bir durumda herkes NATO’da Amerika’dan sonra en büyük ordu Türkiye’ye ait olduğu için Türkiye’nin ağırlığının artacağını, Avrupa’nın yükselen güvenlik kaygıları sebebiyle Türkiye’ye yeni alanlar açabileceğini, Türkiye için yeni bir fırsatın ortaya çıktığını hep bütün dünya bekliyordu, söylüyordu. Ama öyle olmuyor. Çünkü bu iktidar Avrupa’nın ona sunabileceği bu fırsatı göremiyor. Trump’ın ona çiziği hattan çıkamadığı için değerlendiremiyor. Avrupa’da, Almanya’da ya da Avrupa’nın diğer demokrasilerinde aşırı sağı destekleyenlerin desteklediği Erdoğan’a mesafeli duruyor. Ona sürekli… Daha önce biz söylediğimizde hiç umursamayanlara birazdan hatırlatacağım ama ona demokrasiyi, Avrupa değerlerini, insan haklarına saygıyı ve tutarlılığı hatırlatıyor. Dış politikada keyfileştirilen, şahsileştirilen, Trump’a sadece endekslenen bu iktidar yüzünden ülkemiz Avrupa sisteminden dışlanıyor. Avrupa kendi savunma gücünü kendi içinde artırmaya yöneliyor. Fransa’nın ardından Almanya da Yunanistan’a açık destek veriyor. Yunanistan savunma alanında stratejik ortak ilan ediliyor. Rusya bugün bize güya nötr bir politika izliyor. Ama Putin’in kininin ve hırsının nasıl biriktiğini herkes biliyor. Çin ise Türkiye’ye olağanüstü mesafeli bir yere çekti kendini.</p>

<p>“BÜYÜKELÇİYE BİR ALLAH’IN KULU HADDİNİ BİLDİRMİYOR”</p>

<p>Yani bu iktidar dünyada meşruiyeti kaybetti ve bulamıyor. İşte o yüzden ABD’nin o hadsiz büyükelçisi hem o gün meşruiyet tanımı yaparken, Antalya Diplomasi Forumu’nda çoraplarını göstere göstere bacak bacak üstüne atmış, ‘Buralarda demokrasi işe yaramıyor’ diyor. ‘Buralarda meşrutiyetler lazım. Katliam yapmasınlar yeter. Biz eskiden buralara ‘insan hakları’ dedik, ‘demokrasi’ dedik. Yanlış yaptık. Güçlü tek adamlar lazım buralarda’ diyor. Bunu, ‘buralarda’ dediği yeri Türkiye’yi kendi kafasında CENTCOM’a koymuş, Ortadoğu ile bir konuşuyor. Türkiye’nin Avrupa’da, Amerika’nın Türkiye’yi Avrupa’da gördüğü, Avrupa’da konumlandırdığı, Avrupa’da haritalandırdığı geleneksel yaklaşımı sergiliyor. Suriye’yle, İran’la, Katar’la, Birleşik Arap Emirlikleri’yle aynı yere koymuş. ‘Buralar böyle, şimdi kızarlar bana’ diyor. Bile bile söylüyor. Üstüne basa basa söylüyor. Buna karşı Allah’ın kulu haddini bildirmiyor. Tweet dahi atmıyor. Bırakın Dışişleri Bakanlığı’na çağırmayı, onu uyarmayı, gerekirse ülkesine rahatsızlığı dile getirmeyi, çıkıp da bir kelimeyle bir hatırlatma dahi yapamıyorlar. Şimdi daha somut örneklerini söyleyeyim bu yaşadığımız zorlu sürecin. İran savaşında ülkemize füzeler atıldı. Rusya’dan alınan S400’ler kullanılamadığı için… Çünkü alınırken S400’e soru işareti koyana vatan haini damgası vuruyorlardı. ‘Yahu bunları alırsın ama F35’ten atılırsın.’ ‘Olsun, kendi sistemimizi kuracağız. Onu yapacağız. Bunu yapacağız.’ Bu kadar kritik günde S400’ü kutusundan çıkaramadılar. Tepemizde Rusya’nın hatırlatma İHA’ları Sakarya’ya düştü, Ankara’ya düştü, oraya düştü, buraya düştü. Öyle ki çobanlar buldu vıyık vıyık öten İHA’ları. Rusya hatırlatıyor kendini. Öbür taraftan İran hatırlatıyor kendini, atıyor füzeleri. Allah’tan Amerika halen NATO’da, bir NATO ülkesi olarak, korunması gereken üsleri olarak Amerikan gemilerinden atılan savunma füzeleriyle Türkiye’ye atılan füzeler düşürülüyor. Biz söylediğimizde ‘Çelik kubbeye ihtiyaç var. İsrail halletti, herkes halletti. Bizim durumumuz ne?’ deyince dinlemeyenler, daha ilk adımları 2024’e kadar bırakanlar, Amerika olmasa Türkiye’yi İran’ın füzelerinden koruyamayacaklar. Ki o Amerika da ‘NATO’dan çıkacağız’ diyor.</p>

<p>Şimdi ülkemiz Avrupa Güvenlik Mimarisi’nden de dışlanıyor. Türkiye Avrupa’nın SAFE programına dahil edilmedi. Biz bu konuda çok dil döktük ama dinlemediler. Avrupa için Güvenlik Eylemi olan SAFE, Türkiye’ye hem bir genel güvenlik yapısının içinde yer almayı, hem de 2028-2024 arası savunma projeleriyle önemli bir imkan yakalamayı sunuyordu. SAFE’in dışına atıldık. Bütün Avrupa var, biz yokuz. Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen çıkıp gelip, Türkiye’yi Rusya ve Çin ile aynı kefeye, aynı havuza koyup, Avrupa diliyle dışlıyor. Elinin tersiyle Çin ve Rusya ile aynı tarafa koyuyor. Avrupa’nın güvenlik kaygısına ne çare, ne Avrupa ile birlikte güvenlik kaygımıza bir çözüm noktasında yokuz. Türkiye, Çin ve Rusya gibi Avrupa’nın kapsama alanının dışındaki ülkelerin içinde sayılıyor. Övüne övüne Antalya Diplomasi Forumu yapıyorlar. Antalya Diplomasi Forumu’na Avrupa Birliği ülkelerinden bir tek ülke katılmadı. Gelenler Barrack’ın sevdikleri. Birbirlerini ağırlıyorlar, birbirlerini övüyorlar ve Türkiye’yi o kategori ile birlikte anıyorlar. Sayın Erdoğan çıkmış, dün ilk kez Avrupa Birliği'ne sellektör yapıyor. İlk kez. Biz Avrupa’nın önemini vurguladığımızda ne diyordu? ‘Bunlar işi bilmiyor. Avrupa mı kalmış? Avrupa ölü. Avrupa perişan. Avrupa’nın kendine faydası yok’ diyenler, dün Erdoğan’ın ‘Avrupa’nın parçasıyız. Bizi Avrupa Birliği’ne alın’ şeklindeki sözlerini yeni bir açılım olarak söylüyorlar. Üç ay önce, altı ay önce, sekiz ay önce Strazburg’da, Brüksel’de, Almanya’da Berlin’de, İspanya’da Madrid’de biz bunları söylerken, ‘CHP siyaset okumayı bilmiyor. Avrupa diye bir şey yok. Varsa yoksa Amerika var, varsa yoksa Trump var, varsa yoksa Ortadoğu var’ diyenler, şimdi Avrupa’ya Türkiye’yi hatırlatıyor. Avrupa’nın önemini söylüyor. O yüzden hiç kimse kusura bakmasın ama öyle Erdoğan’ı yanlışına da alkış tutanlar, Türkiye bu felaket duruma düştüğünde, bu zor duruma geldiğinde bundan sonra bu işin içinden nasıl çıkılacağı konusunda çıkacaklar, önce kendileri de bir özeleştiri yapacaklar. Yandaş medya ‘dünya lideri’ naraları ata dursun, şu gerçekleri nasıl gizleyeceksiniz? Rusya - Ukrayna savaşında arabulucu olmak istediğimizi açıkça söylüyoruz. Türkiye’ye davet ediyoruz. Bırakın gelmeyi, cevap dahi vermiyorlar. Barış görüşmeleri nerede yapılıyor? Suudi Arabistan’da. Amerika - İran savaşı oluyor, ‘Arabulucu olalım’ diyorlar. Görüşmeler Pakistan’da yapılıyor. İran da Amerika da Türkiye’nin adını dahi anmıyor. Kimse bu iktidarı stratejik bir ortak olarak görmüyor artık.</p>

<p>“MAVİ VATAN MESELESİNDE BÜYÜK ACZİYETE İMZA ATTILAR”</p>

<p>Doğu Akdeniz bizim için stratejik öneme sahip. ‘Mavi vatan’ değil mi? Adını koyan amiralleri, ömrünü bu işe vermiş olan amiralleri bir bildirge yüzünden ki denizlerdeki hakimiyetimizle ilgili bir hassasiyet üzerine kurulmuş, milli bir duruştaki bildirge üzerinden alanlar, gözaltına koyanlar, hapisle tehdit edenler, orduevlerine sokmayanlar, rütbe sökmekle tehdit edenler, şimdi mavi vatan meselesinde adeta büyük bir acziyetin altına imza attılar. Takip edenler Doğu Akdeniz’den nasıl dışlandığımızı görüyor. Amerika, İngiltere, Fransa ve Mısır hepsi birden karşımızda. Bir hamle vardı, Libya. Onu da boşa çıkarmak için Yunanistan 24 saat mesai veriyor. Libya meselesini de boşa çıkarmak için. Amerika, İngiltere, Fransa, Mısır karşımızda. Erdoğan’ın dostu Birleşik Arap Emirlikleri karşımızda. Kralı ölünce yas ilan ettiği Suudi Arabistan karşımızda. Çok güvendiği Katar, Rumlar için sondaj işletmesi yapıyor Doğu Akdeniz’de. Rumlar ile doğu Akdeniz’de doğalgaz arıyorlar, petrol arıyorlar, hidrokarbon arıyorlar. Katar yapıyor bunu. Bu zayıflığı gören Yunanistan, bütün anlaşmalara aykırı olarak Adalar’ı silahlandırıyor, gözümüzün içine baka baka Adalar’ı silahlandırmaya devam ediyor. Arkasında bütün Avrupa duruyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti milli davamız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni orta vadede en büyük hedefimiz dünyaya tanıtmak, tanınmasını sağlamak ki, sonra Güney Kıbrıs Rum kesimi ile oluşan bu dezavantajlı asimetrik durumdan kurtulup diploması ile kazanımlar elde edeceğiz. En yakınımızdaki Türki Cumhuriyetler, önce onların tanıması lazım. Bir tane tanıyan yok. Önce gittiler Güney Kıbrıs’ı tanıdılar. Şimdi teker teker büyükelçi yolladılar. Güney Kıbrıs Rum yönetimi. Ve Avrupa Birliği’nde dönem başkanlığı var, toplantı yapıyorlar. Şara, İngiltere devletinin kravat takıp ‘Bu olacak dediği’ Şara, bizimkilerin tanıdığı Şara, meşruiyet sağladığı Şara Güney Kıbrıs Rum yönetiminin davetiyle gidiyor. Gitmesi bir yana orada duruyor ve ortadan ikiye bölünmüş şehirde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafına geçip de Cumhurbaşkanımızın bir kahvesini içmiyor. Bir kahvesini içmiyor. Yani Güney Kıbrıs Rum yönetimini tanıyor. Dün olan, kendini bir anda kravatlı bulan Şara, Türkiye’nin ‘Büyük oyunlar kurduk kurduk’ diye geçen sene aralıkta alkışlattırdıları Şara gidiyor Güney Kıbrıs Rum yönetiminin varlığını tasdikliyor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de diğerleri gibi ‘Sen yoksun ben seni tanımam’ diyor. Türkiye’yi bu hale getirdiler.</p>

<p>“71 BİN KİŞİNİN KATİLİNE ‘SAVAŞ KAHRAMANI’ DEDİLER”</p>

<p>Dönelim Filistin’e, Gazze’ye. Neden ‘Dış politika ilkesi prensibi olmayan bir iktidar var Türkiye’de’ diyorum? Çünkü bunlar Filistinlilerin olmadığı sözde Gazze Barış Kurulu masasında, hatırlatacağım. O masa şöyle kuruldu. Trump dedi ki ‘Gazze’yi gördüm, çok güzelmiş. Deniz kenarı. Oraya yüksek oteller dikeceğim, kumarhaneler yapacağım. Orada Filistinliler’in ne işi var? Beş ülkeye dağıtacağım. Önünde de hidrokarbon var, Gazze’yi istiyorum’ dedi. 71 bin kişinin katiline de ‘savaş kahramanı’ dedi. Sonra Gazze’ye Barış Kurulu kurdu. Aklı başında bir dünya liderinin katılmadığı o kurula bizimkiler gitti, kuruldu. Dedik ki ‘Ya Filistin’in olmadığı yerde senin ne işin var?’ Dedi ki ‘İsrail de yok.’ İlk toplantıya iki gün kala Netanyahu Beyaz Saray’da, al takke ver külah Netanyahu da o masada. Hakan Fidan da masada. O masaya oturdular ve Filistin’in, Gazze'nin Filistinlilerden boşaltılmasını isteyen o planın, o kumarhane, otel ve esas önündeki hidrokarbonlara çökme planının parçası oldular. Geçen gün bunlara karşı Sumud Filosu yine yola çıktı, 20’si Türk 175 kişi gözaltına alındı. Sumud Filosu’na destek için açıklamalar yapıldı. Bekliyorsun ki bunlardan İsrail’i kınayacaklar, Sumud Filosu’na sahip çıkacaklar. Bakın Barış Kurulu, Board of Peace. ‘Gazze’ye doğru yola çıkan filo, Gazze halkının durumundan hiçbir şey bilmeyen ve bundan daha az umursayan kişilerin gösterişçi, sevgi teknesi aktivizmi.’ Alay ediyor. Ölümü göze alıp gidenlere ‘Gösterişçi sevgi teknesi aktivizmi, insanların sefaletini kullanarak sosyal medya profillerinizi inşa etmek iğrenç bir şey’ yazmış. Bunun altında kimin imzası var biliyor musun? Board of Peace diyor ya. Netanyahu ile birlikte Hakan Fidan’ın imzası var. İşte bu Adalet ve Kalkınma Partisi budur. Bu kurulda oturdukça bu açıklamadan sorumlusunuz. Şimdi Türkiye’de bizi en az destekleyen ülke siyasetçi olarak beni hiç sevmeyen bir AK Partili’nin vicdanına sesleniyorum. Böyle bir açıklama olacak, ‘iğrençsiniz’ diyecek Sumud’u destekleyenlere. Gidenlere ‘gösterişcisiniz’ diyecek. Örneğin bu açıklama, bizim üyesi olduğumuz Sosyalist Enternasyonel’den çıkacak. Türkiye’de bu yazıdan sonra bütün televizyonlar, bütün gazeteler bir saat değil, bir gün değil; bir hafta, on gün bu işin üzerinde tepinir mi tepinmez mi? Bunu biz gösterene kadar ağzını açıp konuşan yok. Buradan şunu gösteriyor ki bu; ne Filistin hassasiyeti vardır ne milli duruş vardır. Sadece ve sadece göbekten Trump’a bağlanmış, umudu ona bağlamış bir Erdoğan vardır. Başka hiçbir şey yoktur.</p>

<p>“AK PARTİ GİDİNCE GERİ VERMEYECEKLER”</p>

<p>Milletimizin vicdanına seslenerek söylüyorum. İktidarda kimin olduğundan bağımsız söylüyorum. Keşke AK Parti’nin yaptığı bu algı operasyonu, algı operasyonu değil de gerçekleri yansıtıyor olsaydı. Keşke dış politikada bir başarı hikayesi olsaydı. Çünkü Türkiye kazanırsa hepimiz kazanırız. Türkiye’nin dış politikadaki başarısızlığı, yalnızlaşması, hiçbirimizin lehine değildir. Bir bütün olarak ülke kaybetmektedir. Ayrıca bu bir satranç tahtasıysa, Yunanistan Ege’de ilerleyince AK Parti seçimi kaybettiğinde hamleler geriye gitmeyecekti. Alınmış alınmıştır. Kaptırılmış kale kaptırılmıştır. Yaklaşmış tehdit yaklaşmıştır. Kimse uluslararası alanda Güney Kıbrıs’ın edindiklerini AK Parti döneminde ediniyor diye AK Parti gidince geri vermeyecektir. Oradan başlayacaksınız çalışmaya, oradan başlayacaksınız müzakereye, oradan başlayacaksınız tekrar bir şeyler kazanmaya çalışmaya. O yüzden şu anda dış politikada bu Trump teslimiyeti, yok ‘Avrupa hasta adam, boş ver gitsin.’ Trump izin verir mi sana? Türkiye’ye Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras, İsmet Paşa’nın ilmek ilmek ördüğü, dış politikacılarımızın başarıyla yürüttüğü bir denge politikası vardır. Erdoğan dengeyi bıraktı, bir sarkacın dengede olmasından, Türkiye başarmış, Batı İttifakı’nın bileşeniyken Rusya’nın Soğuk Savaş boyunca komşusu, Avrupa’ya dört tane köprüsü var ama Orta Doğu’ya sınırı var. Ama şimdi Erdoğan bir sarkaç politikasına girmiş, ya Trump’la beraber Putin’e en uzak ya da Putin’le birlikte Amerika’ya en uzak. Ya Çin’le beraber bir başka yerde. Ama bu savrulmalarının hepsi Türkiye’ye toplamda çok büyük bir maliyet çıkarmaktadır.</p>

<p>“ERDOĞAN ‘TRUMP’ DİYOR, BAHÇELİ ‘RUSYA, ÇİN”</p>

<p>Sayın Bahçeli bu sıkışmışlığı görmüş, buradan çıkış için ‘TRÇ İttifakı’ diyor. Türkiye - Rusya - Çin. Ve bunu Cumhur İttifakı’nın devam etme şartı olarak sunuyor. Erdoğan ‘Trump’ diyor, Bahçeli ‘Rusya - Çin’ diyor. Oysaki burada hep birlikte dememiz gereken Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarları ve Türkiye Cumhuriyeti’nin çok yönlü ilişkileri. Türkiye bu sıkışmışlığa mahkum değildir. Cumhuriyet Halk Partisi bu düşüşü toparlayacak tarihsel birikime, liyakatli kadrolara, Türkiye’nin menfaatine kilitlenmiş bir dış politika anlayışına sahiptir. Türk diplomasisinin en güçlü kası denge politikasıdır. Bunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Sadece Trump’a bağlı tek kutuplu dış politika, olacak iş değildir. Dünya çok kutupluluğu konuşmaktadır. Ayrıca dünya çok kutupluluğun yanında, çok taraflılığın ve çok taraflı yapıların hep birlikte dünyanın barışını koruması ile ilgili İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gelişmiş sistemin kıymetini yeniden anlamaktadır. O yüzden ad pazarlıkları, sığınmacı pazarlıkları, ‘Görme bizdeki haksızlıkları, ver Euroları yürüyeyim yoluma’ pazarlık dönemi bitmiştir. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi Avrupa Birliği’nin tam üyesi olmayı, Avrupa’yla hem değerlerde hem ekonomide hem savunmada ortak çıkarları bulmayı, savunmayı, inşa etmeyi ve korumayı, Rusya ile iyi ilişkileri, Çin ile doğru bir müttefiklik ilişkisini, Trump yönetimi ile değil ama Amerika’nın kurumsal yapısıyla birlikte geçmişten gelen iyi müttefiklik ilişkilerini bir denge halinde sürdürülmesi zorunludur. Bütün yumurtaları bir sepete koymuş, sepeti de dibini çıkarmış her şeyi kaybetmiş Erdoğan’ın bu vakitten sonra ne parlatılacak tarafı kalmıştır, ne bu anlayışın savunulacak, sürdürülecek tarafı kalmıştır.</p>

<p>Biz kendi değişim kurultayımızda dış politikada bugün konuştuklarımızı tarif ettik. Biz ilk kazandığımız, 47 yıl sonra birinci olduğumuz seçimden sonra çıktık dedik ki ‘Türkiye’de ana muhalefet partisiyiz, son seçimlerin birinci partisiyiz. Geleceğin iktidar partisiyiz. Ama yurt dışına gittiğimizde biz bugün Türkiye’de ana muhalefet, Avrupa’da yurtdışında Türkiye’nin partisiyiz.’ Dedik ki ‘Bakanlarınız bakanlarımıza, gölge bakanlarımıza brifing versin. Eurofighter’ı biz anlatalım’ dedik, anlattık da. 19 Mart darbesi oldu Almanya ‘Eurofighter’dan Türkiye çıktı’ diye yazı yazdı. Ekrem Başkan’dan mektup yolladık. Ben gittim bizzat o gün Alman Şansölyesiyle, ardından şimdiki Şansölye Yardımcısı, Sevgili Lars’la Alman Milli Savunma Bakanıyla ‘Bizi Eurofighter’dan çıkarmayın. O başka bu başka’ dedik. F-35 meselesinde, S-400 meselesinde ‘Bakın haklı çıktık’ demedik, ‘Gelin böyle düzeltin, böyle onarın’ dedik. Made in Europe meselesinde Türkiye’de bütün büyükelçileri gezdik. Heyetlerimizi Strazburg’a yolladık, yoğun temaslar sürdürdük. SAFE meselesinde Avrupa için güvenlik - işbirliği meselesinde en doğru yerde durduk. Katıldığımız bütün toplantılarda ‘Türkiye SAFE’in bir parçası olmalıdır’ diye dil döktük. Buradakilere de doğrusunu anlattık. Ama onlar ‘Avrupa’nın kendine hayrı yok’ dediler, şimdi kapılarına gittiler kapalı kapı önünde selektör yapıyorlar, ‘Açın kapıyı görün bizi’ diye. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi uluslararası yapıda Trump’ın düzenine teslim olmayacak, asla asla İsrail - Amerikan planlarının uygulayıcısı, parçası olmayacak. Ama Rusya ile de Çin ile de doğru ilişkiler kuran, modern Avrupa’nın sadece aday üyesi, CHP iktidarında 87 ülkeden parti imza attı, ‘Tam destek vereceğiz’ diye ama sadece Avrupa Birliği’nin üyeliğine kabul edilmiş birisi değil; Avrupa’yı güçlendiren, bu güçlü nüfusuyla, bu güçlü ordusuyla, genç nüfusuyla ve kararlılığıyla Avrupa’nın taşıyıcı kolonu olacak, Avrupa Birliği’nin en önemli aktörü olacak.</p>

<p>“DIŞ POLİTİKA NE İÇ GÜVENLİKTEN NE DE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNDEN BAĞIMSIZDIR”</p>

<p>Dış politikaya ilişkin ki ne güvenlikten bağımsızdır ne iç politikadan ne Türkiye’nin ortak geleceğinden. Önemli bir hususu da terörsüz ve demokratik Türkiye konusuyla ilgili açıkça söyleyeyim. Terörsüz Türkiye, PKK’nın silah bırakması, demokratikleşme adımlarının atılması, altına hep birlikte imza attığımız raporun altıncı ve yedinci kısımları, bu mesele bir rekabet alanı değildir. Bir husumet alanı olamaz. Bir muhalefet alanı olarak da görmüyoruz. Bu mesele hepimiz için tarihi bir sorumluluk alanıdır. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi olarak, hem katıldığımız komisyon, hem altına imzamızı koyduğumuz, hem barışı savunan hem demokrasiyi savunan, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını, AYM kararlarını, demokratikleşmeyi, yargıyla ilgili sorunları çözen, hem PKK’yı silahsızlandıran, Türkiye’de içerideki sorunu bitiren, Türkiye için Suriye için İran için Irak için bütün Kürtler için ülkelerinde ülkelerinin birlik ve beraberliği içinde en eşit şekilde yaşayacakları bir yarın için inisiyatif koyan yaklaşımımızı bir kez daha teyit ediyoruz, altına bir kez daha imza atıyoruz. Biz hem Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerini, hem dünya ile ilişkilerini, hem de Türkiye’nin iç cephesinin en kuvvetli olması gerektiği zamanda durması gerektiği yeri bilen bir partiyiz. Kimse kusura bakmasın. Öyle ne pazarlıkla kurulduk, ne ayrılıkla kurulduk. Ne bir avukat bürosunda rezidans tepelerinde kurulduk, ‘Gömlek çıkardık’ deyip de geçmişimizi inkar ettik, ne de o gün için ‘Biz Amerikancıyız her sözü verdik bilmem ne yaparız’ diyerek o Oval Ofislerde verdiğimiz taahhütlerle gelip burada 1 Mart Tezkeresinde rezillikler yaşadık. Attığımız her adımı kararlılıkla atarız, attığımız her adımda önce Türkiye Cumhuriyeti devletini, ondan sonra partimizi, ondan sonra kendimizi düşünürüz. Kimse bizi bugünkü iktidarın çıkarcılığıyla karıştırmasın. Durduğumuz yer bellidir, bu parti iktidara yürüyor, iktidara hazırız, her sorumluluğu almaya hazırız.</p>

<p>“BU HALİMİZİN TEMEL SEBEBİ ADALET VE DEMOKRASİDEKİ ÇÖKÜŞTÜR”</p>

<p>Dış politikadaki bu halimizin de ekonomideki ağır tablonun da temel sebebi adalet ve demokrasideki çöküş. Cumhurbaşkanı adayını hapse atan, 30 yıl önceki verdiği diplomayı inkar eden, milletin verdiği mazbatayı siyaseten gasp eden, 60 yıllık - 80 yıllık aile şirketlerine son üç yıllık faaliyetten sonra çöken, başkasına ait olan suçun şahsiliği ilkesini de masumiyet ilkesini de gözetmeyen, muhalif televizyonlara çöken, TMSF’den haraç mezat satan bir iktidarın olduğu ülkeye maalesef kimse güvenmiyor. Kendileri siyaseten kaybedecekler ama Türkiye’ye büyük itibar, büyük güç kaybettiriyorlar. Maalesef zarar gören ülkemiz ve milletimiz oluyor. Türkiye’de bir ikili hukuk sistemi işliyor. Bu sistemde AK Partiliysen, hatta başka partiliysen ama suçu işleyince AK Parti’ye gittiysen yargıdan, sorgudan, hapisten muafsın. Ama eğer muhalifsen işlemediğin suçlardan, her türlü iftiradan sorumlusun. Sana atılan her türlü iftiranın gerçek muamelesi görmesi ile karşı karşıyasın. İBB’de 37, Ankara Büyükşehir’de 97 yolsuzluk davası savcılıklara suç duyurusunda bulunulup üzerine dönemin İçişleri Bakanı’nın gelip alıp çöktüğü ve zaman aşımına zorladığı ya da kendi iktidarları sırasından Ankara Büyükşehir’de Melih Gökçek’in yaptığı 97 büyük yolsuzluğun üstünün örtüldüğü, Melih Gökçek’e soru sorulamadığı; ama dürüst, namuslu, temiz, şeffaf, hesap verebilir siyasetin iftiralarla hedef alınmaya çalıştığı bir sürecin içindeyiz.</p>

<p>“İKİLİ HUKUK DEDİĞİMİZ İŞTE BU”</p>

<p>Güncel, çok güncel birkaç olayı söylemek isterim. AK Partili Kırıkkale Keskin Belediye Başkanı. Bakın geçtiğimiz hafta biliyorsunuz İçişleri Bakanı çıkıp da ‘Efendim 600’e yakın AK Partili belediye var. Biz onlara da soruşturma izni vermişiz. CHP’den daha çok AK Parti soruşturuluyor’ deyince, millet de ‘Kardeşim birinin kapısına gitmediniz, bir gözaltı yapmadınız, bir gün nezarette tutmadınız, hiçbirini tutuklamadınız’ deyince hemen hızla önce çıkıp Adalet Bakanı ‘Yakında AK Partili belediyelere de olabilir’ demişti. Arkadan bugünkü gibi gösteren, eski Halfeti Belediye Başkanını kelepçelediler, tutukladılar. Bütün basına Adalet Bakanlığı’ndan ‘AK Partili belediyeye şafak operasyonu’ diye dağıtım yaptılar. Oysa o belediye AK Partili değildi. O kişi belediye başkanı iken kayyımdı. O kişi Halfeti Belediyesi’nin kayyımıydı. Atadıkları kayyım yolsuzluk yaptı. Hiç dinlemediler, AK Parti’nin adayı yaptılar. Halfeti’yi DEM Parti kazandı. Halfeti’de AK Partili belediye değil, AK Parti’nin kaybetmiş belediye başkanını, kayyımlık günündeki rezillikler de ortaya çıkınca alıp kelepçelediler. Adına ‘Bakın, AK Parti’ye de yapıyoruz’ dediler. Onun olmadığını söyledik. Bir de koca koca köşeye yazarları yazdı bunu, resimlerini koydu. ‘AK Parti’ye şafak operasyonu.’ Yani üçüncü sayfaya yetmedi, birinci sayfaya yetmedi, etek, manşet, sürmanşet yetmedi. Köşe yazarları resmi ile bir koydu, nasıl bir iletişim kampanyası? AK Parti’ye de yapılıyormuş. Oysa hiç alakası yok. Bakın AK Parti’ye ne yapılıyor söyleyeyim. Kırıkkale Keskin Belediye Başkanı. AK Partili mi? AK Partili. Görevde mi? Görevde. Suçlama; rüşvet almak. Eve gelen yok, şafak baskını yok, gözaltı yok, tutuklama yok, tutuksuz yargılama var. Yargılamada ortaya çıkan delil; müteahhit belediye başkanının hesabına 1,2 milyon lira EFT yapmış. Yapan müteahhit belli, alan belediye başkanı belli. Buz gibi kanıt. Koca İBB dosyasında böyle bir kanıt yok. Böyle bir kanıt yok. Rüşvet verdiği iddia edilen rüşveti vermiş. Belediye başkanının resmi, kendisinin şahsi hesabına para girmiş. Savcı altı yıl bilmem kaç ay ceza talep etmiş. Bu bekleniyor. Ceza verilirse suçu ispatlanacak. Kaçma şüphesi yok. Nereye kaçacak Keskin Belediye Başkanı? Her gün evinden belediyeye gidip gelmeye devam ediyor bugünlerde. Kaçma şüphesi yok. Delil karartma şüphesi yok. Tutuksuz yargılama esas. İşte ikili hukuk dediğimiz bu. Ben ‘Keskin belediye başkanını niye tutuklamıyorsun?’ demiyorum. Bu kadar kanıt onda varken o tutuksuz, bir tek kanıtı olmaksızın ‘duydum’la, ‘gördüm’le, onu da bırak Onursal Adıgüzel’de ‘Hiçbir kanıt bulamadım, kendini iyi gizlemiş olabilir. Yine de tutuklayın’ deyip tutuklama veriyorsunuz. Ekrem İmamoğlu’nda bunun yüzde 1’i varsa 100 yıl yatalım. Yok kardeşim; yok, yok.</p>

<p>“ADİL YÖNETMİŞİZ, BİR MEKTUBU OKUTMUYORLAR”</p>

<p>O kadar vicdanları kararmış ki. Hele hele o yazarı, çizeri. Ya bugünleri nasıl savunacaksınız kardeşim? Bir köşeye Halfeti’yi koyuyor; ‘AK Parti’ye de baskın var.’ Türkiye Belediyeler Birliği seçimi yapılmış. Türkiye Belediyeler Birliği’nin iki yıl önce seçilmiş başkanı Ekrem İmamoğlu. Hukuksuzca tutuklanmış, yoksa orada başkan koltuğunda olacak. Çoğunluk CHP’de. Ekrem İmamoğlu’ndan nazik bir selamlama, kendisini iki yıl önce seçen belediye başkanlarına ve diğer partilerin belediye başkanlarına nazik bir selamlama mesajı okunacak. Hunharca kürsüye saldırıyorlar. Mesajı okutmuyorlar. Son bakıyorlar ki mesaj dünyanın en naif, en demokratik mesajı. Ya bir de hapisten geliyor ya Allah’tan korkun. Hapisten geliyor, hapisten. Bir iftirayla, bir haksızlıkla 15,5 milyon kişinin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul’un üç kez üst üste görev verdiği belediye başkanı 12 metrekarede eşinden, dostundan, anasından, babasından, evlatlarından ayrı. Bir selam yollamış, okutmamışlar. Görünce mektubu ‘Efendim tepki, mektubun içeriğine değil de Türkiye Belediyeler Birliği CHP’nin birliği gibi nasıl okuyormuş o mesajı?’ Allah’tan korkun Allah’tan. Bu memlekette parlamentoya gidiyoruz, bir partinin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı olmuş ve geliyor parlamentoda bir partinin Genel Başkanı açılış konuşması yapıyor. Gidiyor, hakim ve savcıların kura töreninde kütür kütür siyaset yapıyor, CHP’ye ‘CeHaPe’ diyerek çakıyor. Gidiyor öbür taraftan valileri, emniyet müdürleri topluyor. Somut, siyasi parti rekabeti yapıyor. Siyasi rakiplerine laf söylüyor. Generalleri diziyor, CHP’ye çakıyor. Onlar kahkaha atıyor. Bundan hiç rahatsız olmayanlar TBB’nin son seçilmiş başkanı, ‘Ben içerdeyim ama selam olsun arkadaşlara’ mesajını okutacak, saldırıyorlar. Saldırıları kınayacaklarına TBB’de divan adil yönetilmeliymiş. O TBB’yi yıllarca yönettiler. Yüzde 98,5 TBB imkanlarından AK Partili belediyelere, yüzde 1,5 geri kalan bütün belediyelere dağıttılar. Biz geldik TBB’ye, encümeni oluştururken bile AK Parti ve MHP’ye bile çıkardıkları belediye başkanlığı kadar temsil teklif ettik. Utandılar, kabul etmediler. Yeniden Refah var orada, DEM var, İYİ Parti var. Hep birlikte yapıyoruz. Oysa oyumuz tek başımıza yönetmeye, bütün encümeni almaya yetiyor. Kendileri alıyorlardı encümenin tamamını AKP’ye, dozerleri, vidanjörleri, bilmem neleri. Biz gelmişiz, bütün partileri koymuşuz. Adil, eşit yönetmişiz. Bir mektup okuyacağız, saldırıyorlar. Ben buradan bir Allahın adaletine sığınırım, bir de yüce Türk milletinin insafına, vicdanına sığınıyorum.</p>

<p>“KANUNA GÖRE İŞKENCE YAPIYORLAR”</p>

<p>Cumhuriyet tarihinde hukuk hiç bu kadar ayaklar altına alınmamıştı. Yargı içinde çete kurdular; AK Toroslar çetesini. Siyasi talimatlarla büyük hukuksuzluklar yapıyorlar. Ödül olarak makamlar, mevkiler aldılar. Servetler yaptılar. İstanbul’dan kalkıp diğer 80 ile operasyon yapıyorlar, haksız ve hukuksuzca. Kanuna göre işkence yapıyorlar. 8 saat eli kelepçeli sevk yaptırıyorlar. Sırf dediğin belgeye imza atmadı diye. İstanbul’dan Afyon’a 8 saat. Kumanya diye kuru ekmeği koyuyorlar, böyle yiyor kadın eliyle. Kuru ekmek koyuyorlar. Duruşma salonunda aşağıda su vermiyorlar, yemek vermiyorlar. Tutukluları iftiracı olana kadar zulmediyorlar. Öyle bir yozlaşmışlık var ki; sudan sebeplerle gözaltı yapıp, gözaltına alınan kişilerin özgüveninden yararlanıp, cep telefonlarının şifrelerini kapıp, elde ettikleri içerikleri yandaş basına servis ediyorlar. Ya Cumhuriyet Savcısısın sen. Orada dünyanın en mahrem bilgileri senin namusuna, senin namusun üzerinden devlete emanet. Ettiğin yemin üzerinden. Ali Mahir Başarır’ın çocukluk arkadaşını yalan yere gözaltına aldılar. Çocuk demiş ‘Bende bir şey yok.’ Cep telefonu şifresini vermiş. Oradan buldukları, o kadar şeyin içinden buldukları bir videoyla insanları, eşleriyle, çocuklarıyla biri oldukları ortamı ifşa edip bir de utanmadan onu ‘Yok alem görüntüleri çıktı, bilmem ne görüntüleri çıktı’ diye. Alemin de alasını bilirsiniz, günahın da alasını bilirsiniz. O görüntülerde alnımız açık, başımız dik. Veremeyeceğimiz tek bir hesap yok. Ne ailemize, ne milletimize. Yanımızdaki eşlerimize alem diyerek bilmem ne yaftası vurmaya çalışanın alnını ben değil, millet karışlayacak. Şahsiyetsiz, karaktersiz, utanmazların hesabını sandıkta millet görecek, defterini millet dürecek. Bana kalmamış. Maaş alarak yandaş basına çıkanlara, her akşam ücreti karşılığında partisini tartıştıranlara, umudunu butlana, şutlana koyanlara söylüyorum, hey. Hepinize söylüyorum. ‘İstiyorsan hakka varmayı, meslek edin gönül almayı. Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol bağrında güller yetişsin. Toprak ol bağrında güller yetişsin.’ Sarayın mermerlerinde oturanlara söylüyorum. Saraydan medet umanlara söylüyorum. Milletin vermediğini, delegenin vermediğini, saraydan dilenenlere söylüyorum. Onun için bu salona ve bütün örgüte söylüyorum. Ayağa kalktınız, yok artık oturmak. Hedef iktidar, hiçbir gün yok durmak. Hep beraber gidiyoruz. Alınacak iktidar. Millet korkmasın. Milleti saracağız, haysiyetsizlerin defterini düreceğiz. Yürüyelim arkadaşlar. Haydi bakalım. Yolunuz açık olsun.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ozgur-ozelden-akpye-o-karincayi-sana-ezdirmeyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/02/ozel-29.webp" type="image/jpeg" length="48140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırhan’dan Bahçeli’ye “statü” yanıtı: “Çerçevenin altına imza atıyoruz”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/bakirhandan-bahceliye-statu-yaniti-cercevenin-altina-imza-atiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/bakirhandan-bahceliye-statu-yaniti-cercevenin-altina-imza-atiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Bahçeli’nin Öcalan’ın statüsüne ilişkin sözlerine destek vererek, sürecin hukuki zeminde ilerlemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Öcalan’ın statüsü” çıkışına yanıt verdi ve sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Bakırhan, Bahçeli’nin dile getirdiği “Öcalan’ın statüsü ne olacak?” sorusunun önemli olduğunu belirterek, “Bu soru hâlâ ortada duruyor ve yanıt bekliyor. Sayın Bahçeli’nin ortaya koyduğu çerçevenin altına imza atıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sürecin ertelenerek ilerleyemeyeceğini savunan Bakırhan, barışın ancak cesaretle mümkün olacağını dile getirdi. Toplumun farklı kesimlerinin sürece dair beklenti içinde olduğunu belirten Bakırhan, siyasetin daha aktif rol alması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Barış sürecinin hukuki zemine oturtulmasının önemine dikkat çeken Bakırhan, “Barış bir tohumsa hukuk onun toprağıdır. Hukuk olmadan bu sürecin ilerlemesi mümkün değildir” dedi.</p>

<p>Meclis’in bu süreçte aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, TBMM’nin yalnızca izleyen değil, süreci şekillendiren bir aktör olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bakırhan, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Devlet 'silah bıraksınlar biz adım atarız' diyor aylardır, PKK 'yasal zemin olsun biz bırakırız' diyor. Her ikisinin de kaygısını anlıyoruz. Biz DEM Parti olarak şunu teklif ediyoruz; sayın Kurtulmuş, komisyondaki partilerin koordinatörlerini önce bir çağırın. Elimizde müşterek bir belge var, komisyonun hazırlamış olduğu rapor var, özel yasayı hemen Meclis'e sunalım.</p>

<p>Bu teklif 1 haftada yasalaşsın. Siyaset yol açsın, ülke rahatlasın, yasal adımlar atılsın. Sayın Öcalan'ın sürece katkı sağlayabileceği özgür çalışma ve özgür iletişim koşulları oluşturulsun. PKK gereğini yapmazsa o zaman toplum çıksın desin ki 'bu taraf görevini yapmadı.'"</p>

<h2>ERDOĞAN'A ÇAĞRI</h2>

<p>AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulunan Bakırhan, "Sayın Erdoğan'ın da belirttiği gibi 'süreci sonuna götürenler tarihe geçecektir' sözü üzerine biz de diyoruz ki; tarih cesaret edenleri yazar, buyurun tarihi birlikte yazalım sayın Erdoğan" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?</h2>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu.</p>

<p>'Terörsüz Türkiye' olarak adlandırdığı sürece ilişkin mesajlar veren Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 'statü meselesinin' çözülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>İsim önerisi de getiren Bahçeli, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kimse şehitlerimizin aziz hatırlarını istismar etmemelidir. PKK'nın silah bırakma töreni tek başına bir sonuç değildir. Bu kapsamda Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi yaparak sürecin sağlıklı yürütülmesi mümkün değildir. Örgütün silahlarını teslim sürecinde bunların açıkça değerlendirilmesi gerekir. Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, terörsüz Türkiye sürecine hizmet edecek şekilde bu açık ele alınmalıdır. Bu mekanizma, kardeşlik hukukunu, demokratik katılımı, milli huzuru birlikte gözetmelidir. Bu mekanizmanın adının barış süreci ve siyasallaştırma koordinatörlüğü olmasını öneriyorum. Elbette başka altenatifler de önerilebilir. Temennimiz, PKK'nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/bakirhandan-bahceliye-statu-yaniti-cercevenin-altina-imza-atiyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/07/bakirhan-18.webp" type="image/jpeg" length="25017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aliağa’da 10 günde 2 iş cinayeti: EMEP'ten tepki]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/aliagada-10-gunde-2-is-cinayeti-emepten-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/aliagada-10-gunde-2-is-cinayeti-emepten-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aliağa'da Verzene Metal fabrikasında çalışan işçi Azad Öztürk, makineden fırlayan metal parçanın göğsüne isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. EMEP İlçe Örgütü "İş cinayetleri son bulsun, sorumlular yargılansın” diyerek mücadele çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Verzene Metal fabrikasında 29 yaşındaki, iki çocuk babası Azad Öztürk makineden fırlayan metal parçasının göğsüne isabet etmesi sonucu iş cinayetinde hayatını kaybetti.</p>

<p>Dün çalıştığı sırada makineden fırlayan metal parçasının göğsüne isabet etmesinin ardından hastaneye kaldırılan Azad Öztürk tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p>

<h2>EMEP'TEN MÜCADELE ÇAĞRISI</h2>

<p>Yaşanan iş cinayetinin ardından Emek Partisi Aliağa İlçe Örgütü yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:</p>

<p>“Aliağa sanayi havzası işçiler için ölüm saçmaya devam ediyor. Son 6 ayda bilinen en az 5 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Henüz 10 gün önce gemi söküm tesislerinde 65 yaşındaki Garip Avcı üzerine düşen parçanın altında kalarak yaşamını yitirmişti. Bugün de 29 yaşındaki Azad Öztürk göğsüne sağlanan metal parçası nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu düzen genç yaşlı ayırt etmeden işçilerin kanıyla beslenmeye, patronların karı için canına kast etmeye devam ediyor.</p>

<p>İşçiler alınmayan önlemler, yapılmayan denetimler sonucunda hayatını kaybederken tek bir patron tek bir kamu görevlisi yargılanmıyor.</p>

<h2>"İŞ CİNAYETLERİ SON BULSUN, SORUMLULAR, PATRONLAR YARGILANSIN”</h2>

<p>"Aliağa’da gemi söküm tesislerinden demir çelik fabrikalarına yoksulluk, ağır çalışma koşulları ve denetimsizlik hüküm sürüyor. Aliağa’da son 10 günde 2 işçi, son 6 ayda 5 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. İşçiler ölürken, aileler acılarıyla yaşamını sürdürmek zorunda kalırken tek bir patron tek bir sorumlu kamu görevlisi yargılanarak gereken cezayı almadı.</p>

<p>İşçilere yoksulluk ve ölümden başka bir seçenek bırakmayan bu düzene karşı tüm işçileri mücadeleye çağırıyoruz.</p>

<p>Hayatını kaybeden Azad Öztürk’ün ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Esas sorumlular yargılanana ve gereken cezaları alana kadar dayanışmamızı sürdüreceğimizi yineliyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş cinayetleri son bulsun, sorumlular, patronlar yargılansın."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Evrensel</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, İşçi Sendika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/aliagada-10-gunde-2-is-cinayeti-emepten-tepki</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/05/iscinayeti-2.webp" type="image/jpeg" length="98231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli: Barış dili güçlü devlet kapasitesiyle mümkündür]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceli-baris-dili-guclu-devlet-kapasitesiyle-mumkundur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceli-baris-dili-guclu-devlet-kapasitesiyle-mumkundur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin barıştan yana duruşunun dış politikada taviz anlamına gelmeyeceğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM'de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Devlet Bahçeli, yaptığı açıklamada Türkiye’nin iç ve dış politikadaki duruşuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, iç cephesi zayıf olan ülkelerin dış politikada manevra kabiliyetinin azalacağını belirterek, Türkiye’nin barış dilinin güçlü devlet kapasitesiyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin barıştan yana tutumunun Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs’ta aleyhe gelişmelere sessiz kalınacağı anlamına gelmeyeceğini vurgulayarak, “Yurtta sulh, cihanda sulh” anlayışının dış politikaya yön verdiğini söyledi.</p>

<h2>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ”</h2>

<p>Bahçeli açıklamasında, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda etnik ve mezhepsel ayrışmalara karşı net bir duruş sergilediklerini belirtti. Toplumsal birliğe vurgu yapan Bahçeli, farklı kimliklerin aynı bayrak altında ortak bir gelecek etrafında birleşmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin gerilim arayan bir ülke olmadığını ancak milli çıkarlar söz konusu olduğunda kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğini kaydetti.</p>

<p>Bahçeli konuşmasında şunları söyledi:</p>

<h2>"YASAL SÜREÇ HIZLANACAK, PARTİLERDEN ÖNERİLER ALINACAK"</h2>

<p>'Terörsüz Türkiye' diye adlandırdığı sürece ilişkin konuşmasında geniş yer veren Bahçeli, "Bu sürecin en önemli yönlerinden biri de meselenin gazi Meclisimizin çatısı altında ele alınmış olmasıdır. TBMM'de terörsüz Türkiye hedefinin komisyon çalışmalarıyla farklı siyasi partilerin katkılarıyla, raporlarla, müzakerelerle ve nihayet yasal düzenleme hazırlıklarıyla ilerlemesi son derece anlamlıdır. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi komisyonu bu açıdan tarihi vazife üstlenmiştir. Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler var. Gazi Meclisimizde gerekli yasama faaliyetleri hız kazanacaktır. Teklifler değerlendirilecek, her partiden madde önerileri alınacak. Kanunlaştırma sürecinin çerçevesi millet iradesiyle oluşturulacak" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan PKK bugün, feshedilmesinin yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaparak"Sürecin sonuca gitmesi için Önder Apo’nun statüsünün belirlenmesi, yasal ve hukuki adımların atılması gerekmektedir” çağrısı yaptı.</p>

<h2>"ABDULLAH ÖCALAN’IN STATÜ MESELESİ YOKMUŞ GİBİ DAVRANARAK SÜRECİN SAĞLIKLI İŞLEMESİ MÜMKÜN DEĞİL"</h2>

<p>Bahçeli de Abdullah Öcalan'ın statüsüne dair şu açıklamayı yaptı: " 20 Mart 2025 tarihinde yaptığımız açıklamada terörsüz Türkiye hedefi bakımından Hıdırellez’in arifesine işaret etmiş; 4 Mayıs 2025 Pazar günü Muş’un Malazgirt ilçesinde PKK’nın kongresini toplayarak fesih tartışmalarına son noktayı koymasını ve bu işi bitirmesini teklif etmiştik. Nitekim 11 Temmuz 2025’te terör örgütü PKK mensubu bir grubun sembolik törenle silah bırakması, bu tarihi çağrının ve terörsüz Türkiye iradesinin karşılık bulduğu önemli bir aşama olmuştur. Elbette bu tören tek başına nihai sonuç değildir. Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektir. Bu kapsamda Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması da daha önce ifade ettiğimiz gibi bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi davranarak sürecin sağlıklı işlemesi mümkün değildir. Sürecin yürütülmesini istiyorsak, çağrımızın bağlayıcı olmasını temenni ediyorsak örgütün tüm unsurlarıyla feshi ve silahların teslimini takip eden bu süreçte bunun hukuki, siyasi ve vicdani ölçüler içinde açıkça değerlendirilmesi gerekir.</p>

<h2>STATÜ ÖNERİSİ: İHTİYAÇ DUYULACAK MEKANİZMANIN ADI NE OLURSA OLSUN ÖZÜ AÇIK OLMALIDIR</h2>

<p>Türkiye’nin güvenliği ve geleceği söz konusuysa ani reflekslere, duygusal tepkimelere, sosyal medya gürültülerine, siyasi yargılara, temelsiz muhalefet tantanalarına, takvimi meçhul belirsizliklere mahal veremeyiz. Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır. Bu noktada ihtiyaç duyulacak mekanizmanın adı ne olursa olsun özü açık olmalıdır. Bu mekanizma toplumsal onarımı, siyasal normalleşmeyi, demokratik katılımı, toplumsal barışı, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, milli güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü olmasını öneriyorum. Fakat elbette başka alternatifler de üretilebilinir. Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Çünkü meselenin esası terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, terörün gündemimizin dışına kesin biçimde çıkarılması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması..."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceli-baris-dili-guclu-devlet-kapasitesiyle-mumkundur</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/07/bahceli-den-kurt-ve-alevi-cumhurbaskani-yardimcisi-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="95275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran basını: ABD savaş gemisi vuruldu]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/iran-basini-abd-savas-gemisi-vuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/iran-basini-abd-savas-gemisi-vuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran basınında yer alan haberlere göre bir ABD savaş gemisi vuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran, ABD'ye ait savaş gemisini vurdu.</p>

<p>İran'ın Fars Haber Ajansı'nın aktardığına göre İran ordusunun uyarısını dikkate almayan ABD donanmasına ait bir gemi, 2 füzeyle hedef alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran ordusundan yapılan açıklamada, "Deniz kuvvetlerinin hızlı uyarıyıla ABD gemilerinin Hürmüz Boğazı'na girmesi engellendi" denildi.</p>

<h2>İRAN UYARIDA BULUNMUŞTU</h2>

<p>İran ordusu, ABD güçlerinin Hürmüz Boğazı'na girmesi halinde saldırı düzenleyeceği uyarısında bulunmuştu.</p>

<p>İran ordusunun Birleşik Komuta Başkanı Ali Abdollahi, Reuters'ın yaptığı açıklamada şunları söylemişti:</p>

<p>"Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin bizim elimizde olduğunu ve gemilerin güvenli geçişinin silahlı kuvvetlerle koordine edilmesi gerektiğini defalarca söyledik. Herhangi bir yabancı silahlı kuvvetin, özellikle de saldırgan ABD ordusunun, Hürmüz Boğazı'na yaklaşma ve girme niyetinde olması halinde saldırıya uğrayacağı konusunda uyarıyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BirGün</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/iran-basini-abd-savas-gemisi-vuruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/03/hurmuz-1.webp" type="image/jpeg" length="79428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM’den OSTİM patlaması kararı: Yaşam hakkı ihlal edildi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/aymden-ostim-patlamasi-karari-yasam-hakki-ihlal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/aymden-ostim-patlamasi-karari-yasam-hakki-ihlal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AYM, OSTİM’de 20 işçinin yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin başvuruda yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmederek dosyanın yeniden görülmesine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, 2011 yılında Ankara OSTİM’de 20 işçinin hayatını kaybettiği patlamaya ilişkin başvuruda önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetti.</p>

<p>Kararda, dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere Ankara 7. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine ve başvurucuya 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verildi.</p>

<p>3 Şubat 2011’de OSTİM Organize Sanayi Bölgesi’nde meydana gelen iki ayrı patlamada 20 kişi yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili görülen davada 7 sanık, 6 yıl 3 ay ile 18 yıl 9 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmıştı.</p>

<p>Patlamada yaralananlardan bir işçi, ihmali bulunan kamu kurumlarının (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Yenimahalle Belediye Başkanlığı) aleyhine açılan tazminat davasının reddedilmesi üzerine yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmuştu.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine, maddi boyutunun incelenmesine gerek olmadığına karar verdi. Yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmesinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın Ankara 7. İdare Mahkemesine iadesine karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme başvurucuya 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.</p>

<p>Söz konusu işyeri, patlamadan önce en son 2007 yılında denetlenmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Evrensel</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, İşçi Sendika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/aymden-ostim-patlamasi-karari-yasam-hakki-ihlal-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/05/aym-18.webp" type="image/jpeg" length="76294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmanıyor: İran’dan ABD’ye sert uyarı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmaniyor-irandan-abdye-sert-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmaniyor-irandan-abdye-sert-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda gemilere destek planı sonrası İran, bölgeye yaklaşacak ABD güçlerinin hedef alınacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilerin çıkışına destek vereceğini duyurmasının ardından, İran’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaş yönetiminden sorumlu birimi Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı, bölgeye yaklaşması halinde ABD donanmasının hedef alınacağını bildirdi.</p>

<p>İran devlet televizyonuna göre yapılan açıklamada, “Herhangi bir yabancı silahlı gücün özellikle de ABD’nin işgalci ordusunun, Hürmüz Boğazı’na yaklaşmaya veya girmeye kalkması halinde saldırıya uğrayacağı konusunda uyarıyoruz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün İran Silahlı Kuvvetleri’nde olduğu vurgulanarak, bölgeden geçişlerin İran’ın koordinasyonunda yapılması gerektiği belirtildi. Ayrıca bölgede bulunan gemilere, “koordinasyonsuz geçiş yaparak güvenliklerini tehlikeye atmamaları” çağrısı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran tarafı, ABD’nin bölgede “deniz korsanlığı” yaptığını öne sürerken, her türlü tehdit ve saldırıya karşı sert karşılık verileceğini duyurdu.</p>

<p>Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla “Özgürlük Projesi”ni devreye alacağını ve bu kapsamda 15 bin askeri personelin görev yapacağını açıkladı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada, Orta Doğu’daki krizle ilgisi olmayan “tarafsız” ülkelere ait gemilerin boğazdan güvenli şekilde geçişine yardımcı olacaklarını belirtti. Trump, bu adımın daha çok insani amaç taşıdığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmaniyor-irandan-abdye-sert-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/03/hurmuz-1.webp" type="image/jpeg" length="63611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası İşçi Filmleri Festivali kapılarını açtı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/uluslararasi-isci-filmleri-festivali-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/uluslararasi-isci-filmleri-festivali-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, “Kestik, baştan çekiyoruz” sloganıyla başladı. 14 ülkeden 73 filmin yer aldığı festival, üç büyük şehirde 10 Mayıs’a kadar sürecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, bu yıl “Kestik, baştan çekiyoruz” sloganıyla açılışını gerçekleştirdi. İstanbul Atlas Sineması’nda düzenlenen törende, festivalin yalnızca bir sinema etkinliği değil, aynı zamanda toplumsal mücadelelerin buluşma noktası olduğu vurgulandı.</p>

<p>Sponsorsuz ve yarışmasız olarak gönüllü emekle düzenlenen festival, 10 Mayıs’a kadar İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı olarak izleyiciyle buluşacak. Programda 14 ülkeden 73 film yer alırken, 24 film Türkiye’de ilk kez gösterilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Festival kapsamında bu yıl onur ödülü usta oyuncu Kadir İnanır’a verildi. Sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan İnanır’ın ödülü, yönetmen Hüseyin Karabey tarafından alındı. Açılışta ayrıca sanatçının hayatını anlatan “Kuzeyden Gelen Adam” belgeseli gösterildi.</p>

<p>Açılışta yapılan konuşmalarda basın özgürlüğü, işçi hakları ve toplumsal mücadeleler öne çıkarken, festival sahnesi direnişteki işçilere ve sendika temsilcilerine de açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Kültür-Sanat, Sinema TV</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/uluslararasi-isci-filmleri-festivali-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 20:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/05/i-s-c-i-f-i-l-m.jpeg" type="image/jpeg" length="28831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurt genelinde kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/yurt-genelinde-kuvvetli-yagis-ve-firtina-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/yurt-genelinde-kuvvetli-yagis-ve-firtina-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 3 Mayıs için birçok ilde kuvvetli yağış, fırtına ve yer yer kar uyarısı yaparak vatandaşları sel, dolu ve ulaşım aksamalarına karşı dikkatli olmaya çağırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine dayanarak 3 Mayıs 2026 Pazar günü için yurt genelinde kuvvetli yağış ve fırtına uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamaya göre İstanbul, Kırklareli, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya ve Yalova’da öğle saatlerinden itibaren kuvvetli rüzgar ve fırtına bekleniyor. İç Anadolu’nun bazı illerinde sağanak yağış ve yüksek kesimlerde kar öngörülürken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde de yerel olarak kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar etkili olacak.</p>

<p>Van’ın güneyi ile Hakkari ve Şırnak çevrelerinde de yerel kuvvetli yağış beklendiği bildirildi. Ege, Akdeniz ve Marmara’nın birçok ilinde ise yer yer çok kuvvetli sağanak ve dolu riski bulunuyor.</p>

<p>Yetkililer; ani sel, su baskını, yıldırım, dolu, ulaşımda aksamalar, çatı uçması ve ağaç devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/yurt-genelinde-kuvvetli-yagis-ve-firtina-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 19:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/11/firtina-2.jpg" type="image/jpeg" length="19575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['İş yerleri can pazarına döndü': 3 ayda 432 işçi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/is-yerleri-can-pazarina-dondu-3-ayda-432-isci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/is-yerleri-can-pazarina-dondu-3-ayda-432-isci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li Özgür Karabat, Türkiye’de çalışma hayatına ilişkin gerçeklerin gizlendiğini savunarak, ülkenin işçi hakları açısından en kötü 10 ülke arasında gösterildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye’de çalışma hayatına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak işsizlikten iş güvenliğine kadar birçok alanda “gerçek tablonun gizlendiğini” savundu.</p>

<p>Karabat, çalışma koşullarına yönelik eleştirilerinde, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun yayımladığı 2025 Küresel Haklar Endeksi’ne dikkat çekti. Türkiye’nin işçiler açısından en kötü 10 ülke arasında yer aldığını belirten Karabat, bunun çalışma yaşamındaki sorunların boyutunu ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>İş güvenliği, kayıt dışı istihdam ve işsizlik gibi başlıklarda yaşanan sorunlara değinen Karabat, mevcut tablonun çalışanlar açısından ciddi riskler barındırdığını dile getirdi.</p>

<h2>2026 YILININ İLK ÜÇ AYINDA EN AZ 432 İŞÇİNİN HAYATINI KAYBETTİ</h2>

<p>İşçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Karabat, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2026 yılının ilk üç ayında en az 432 işçinin hayatını kaybettiğini söyledi. Sadece mart ayında 148 işçinin yaşamını yitirdiğini, bunlardan 8’inin çocuk işçi olduğunu kaydetti.</p>

<p>Resmi verilerin gerçeği yansıtmadığını savunan Karabat, Makina Mühendisleri Odası raporlarına atıfla meslek hastalıklarına bağlı ölümlerin kayıtlarda düşük gösterildiğini dile getirdi. Uluslararası standartlara göre her yıl yaklaşık 10 bin işçinin meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğinin bilindiğini ifade etti.</p>

<h2>MEVCUT ÇALIŞMA KOŞULLARI “MODERN KÖLELİK”</h2>

<p>Mevcut tabloyu “politik tercih” olarak nitelendiren Karabat, iş kazaları ve meslek hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğunu, ancak denetim eksikliği, güvencesiz çalışma ve sendikasızlaşmanın emekçileri risk altında bıraktığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışma sürelerine de değinen Karabat, Türkiye’nin haftalık ortalama 45,7 saat ile OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığını belirtti. OECD ortalamasının 37 saat, Avrupa Birliği ülkelerinde ise 30-35 saat aralığında olduğunu hatırlattı. Haftada 60 saatten fazla çalışanların oranının yüzde 15’i aştığını da ekledi.</p>

<p>Karabat, açıklamasının sonunda mevcut çalışma koşullarını “modern kölelik” olarak nitelendirerek, emekçilerin yaşam ve çalışma haklarının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Evrensel</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, İşçi Sendika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/is-yerleri-can-pazarina-dondu-3-ayda-432-isci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/05/isci-9.webp" type="image/jpeg" length="29613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Meclise haftada 1 gün gidiyorum' diyen Süleyman Soylu ayda 450 bin lira kazanıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/meclise-haftada-1-gun-gidiyorum-diyen-suleyman-soylu-ayda-450-bin-lira-kazaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/meclise-haftada-1-gun-gidiyorum-diyen-suleyman-soylu-ayda-450-bin-lira-kazaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katıldığı televizyon programında "Haftada bir gidiyorum, Meclisin müdavimi değilim" diyen AKP'li Süleyman Soylu, vekil maaşı ve emekli vekil maaşı olarak aylık 450 bin 854 lira alıyor. Ayrıca kırmızı plakalı makam aracı ve şoförü de bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski İçişleri Bakanı ve AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalarla gündeme geldi. Gülistan Doku soruşturması ve bir gazeteciye müdahalesiyle tartışmaların odağında yer alan Soylu, bu kez Meclis çalışmalarına ilişkin sözleriyle dikkat çekti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekillerine yönelik “Gerek komisyon gerekse Genel Kurul boyutuyla yüce Meclisin yasama vazifesini tam ve eksiksiz bir şekilde yapmasını sağlamak bizim asli görevimizdir” uyarısının ardından konuşan Soylu, geçtiğimiz günlerde TV100 programına katıldı.</p>

<p>Programda siyasete bakışına da değinen Soylu, “Siyaseti zihnimde bıraktım ama Erdoğan’a bağlılığımı ve fikrimi bırakmam” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“HAFTADA BİR GİDİYORUM”</h2>

<p>Meclis çalışmalarına katılımıyla ilgili de konuşan Soylu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Meclise gücüm yettiğince gidiyorum ama o kadar çok devam ettiğim de söylenemez. Haftada bir gidiyorum. Meclisin müdavimi değilim çünkü dönemimin sonunu bekliyorum. Dönemim bitince veleddallin amin.”</p>

<h2>450 BİN LİRA MAAŞ, DİPLOMATİK PASAPORT, MAKAM ARACI…</h2>

<p><i><strong>Sözcü gazetesi,</strong></i> Soylu'nun Mecliste haftada bir gün giderek aldığı maaşı bugün manşetine taşıdı. "450 bin lira maaşa veleddalin amin" başlıklı haberde, haftada bir gün çalışan Soylu'nun 273 bin 196 lira milletvekili maaşı ve 177 bin 658 lira da emekli milletvekili maaşı olmak üzere aylık 450 bin 854 lira aldığına dikkat çekildi. Haberde ayrıca Soylu'nun diplomatik pasaporta sahip olduğu ve bu hakkının ömür boyu devam edeceği belirtildi. Soylu'nun kırmızı plakalı makam aracı ve şoförü bulunduğu da hatırlatıldı.</p>

<p>Soylu, Mecliste bu dönem hiçbir kanun teklifi hazırlamadı, araştırma önergesi vermedi, genel görüşme önergesinde bulunmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>MUHABİRE FİZİKİ MÜDAHALEYİ SAVUNDU</h2>

<p>Soylu, katıldığı programda, AKP Meclis grup toplantısında kendisine Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili soru yönelten NOW muhabirine yönelik fiziksel müdahalesini de savundu.</p>

<p>Gazetecinin grup toplantısında kendisine soru yöneltmesini doğru bulmadığını söyleyen Soylu, "Grup toplantısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kürsüsüdür. Ben oraya bir milletvekili olarak gidiyorum. Bir gazetecinin günlük bir meseleyle ilgili grup toplantısında bana soru sorması ve benim cevap vermem, Erdoğan’ın kürsüsünü ve gündemini işgal etmek olmaz mı? Bu bir işgal hareketi olur, ben öyle düşünüyorum" savunmasında bulundu.</p>

<p>Soylu, ayrıca "Gülistan Doku ayaküstü sorulacak bir soru mudur? Geldi oraya neredeyse kamerayı gözümün içine sokarak sordu" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/meclise-haftada-1-gun-gidiyorum-diyen-suleyman-soylu-ayda-450-bin-lira-kazaniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/suleyman-soylu-tsri-cover-dmtf-coverjpg.webp" type="image/jpeg" length="74862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy yanıtladı: Kurban Bayramı tatili 9 gün olacak mı?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/bakan-ersoy-yanitladi-kurban-bayrami-tatili-9-gun-olacak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/bakan-ersoy-yanitladi-kurban-bayrami-tatili-9-gun-olacak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılmasının turizm açısından olumlu olacağını belirterek, kararın kabinede alınacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın'da düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde gazetecilerle bir araya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin konuştu.</p>

<p><strong><i>Hürriyet'te yer alan habere göre,</i></strong> Bakan Ersoy, tatil sorusuna, "9 günlük tatil turizm açısından gayet olumlu olur ama bu kabinede tartışılıp alınacak bir karar" yanıtını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/bakan-ersoy-yanitladi-kurban-bayrami-tatili-9-gun-olacak-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/05/b-a-k-a-n-e-r-s-o-y.jpg" type="image/jpeg" length="91662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku Soruşturması: Eski Vali Sonel’in ifadesi ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-vali-sonelin-ifadesi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-vali-sonelin-ifadesi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında eski Vali Tuncay Sonel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Sonel, oğlu hakkındaki tüm iddiaları reddederek “iftira” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdiği ifade ortaya çıktı. Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu tanımadığını öne sürerek, aralarında herhangi bir bağ olmadığını savundu.</p>

<p>İddiaları reddeden Sonel, Gülistan Doku’nun hamile kaldığı yönündeki söylemler için “iftira” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, Doku’nun oğlu tarafından alınıp öldürüldüğü iddiasını da kesin bir dille kabul etmedi.</p>

<p>Savcılık sorgusunda yöneltilen, olay sonrası oğlu Mustafa Türkay Sonel’in kendisini ve koruma müdürünü aradığı iddiasına da yanıt veren Sonel, oğlunun aldığı “aile terbiyesi” gereği kimseye zarar vermeyeceğini savundu.</p>

<p>"GÜLİSTAN'IN SİM KARTINI BEN TESLİM ETTİM"</p>

<p>Gülistan'ın kayıp sim kartıyla ilgili soruya Sonel, "Kartı ben gönderttim. Koruma arkadaşlar gereğini yaptı. Amacımız sadece kayıp kızımızı bulmaktı. Bu kartın Gökhan'a gönderilmesi için ben Şükrü Eroğlu'nu gereğini yapın diyerek görevlendirdim. Valilikte olduğum bir günde tam dışarı çıkarken ağlamaklı bir ses duydum. Baktığımda Aygül Doku olduğunu gördüm. Merdivenin başında "sayın valim bir sim kart var" dedi. Vali, devamında şunları kaydetti:</p>

<p>"Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim. Sonra çıktım işlerime devam ettim. Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşme nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim. Koruma polisi bu kartı göndermiş. Gökhan, yaptığı inceleme sonrasında viyadüğün alt bölgesinde bir konum tespit etmiş. Bu bana iletildi. Kızın ablası, savcıya gidemiyorum, ulaşamıyorum, almıyorlar dediği için ben aldım. Bu olay kayıp olayından iki ya da üç hafta sonra olmuştu. Biz de insanız, kayıp kızımızı bir an önce bulmak için Vali olarak böyle bir yol izledim. Dolayısıyla buradan çıkan bilgilerden dolayı arama bölgesi olarak işaret ettiğim alan vardı."</p>

<p>Gülistan Doku'nun sim kartının gönderildiği Gökhan Ertok ile görüşme yaptınız sorusuna Tuncay Sonel, önce Gökhan'la önce görüşmesini hatırlamadığını söyledi. Ancak savcının farklı tarihlerde yapılan görüşmelerin tespit edildiğini söylemesi üzerine Gökhan ile görüşmesini kabul etti. Gökhan Ertok ile 18 Ocak 2020 tarihinde saat 09:39:26'da 7 saniye ve saat 09:39:46'da 225 saniye görüşme soruldu.</p>

<p>Vali Sonel, "Gökhan'la görüşmemi hatırlamıyorum. Ama görüşmüş olabilirim. Görüşmüş isem de bizi kayıp kızımıza götürecek bir şey bulabilir miyiz diye sormuşumdur. Görüşme içeriğini hiç hatırlamıyorum. Benim sorduğum tek şey ancak en son nerede görüldüğü, nerede baz verdiği olurdu. Bunun dışında Instagram vs. ağzıma dahi aldığımı hatırlamıyorum" dedi.</p>

<p>Savcının, Gökhan Ertok ile 11, 12, 15, 28 Ocak 2020 tarihlerinde birden fazla kez görüşme yaptığınız tespit edildi sorusuna Sonel, "Bu görüşmeler yapıldıysa tamamı kayıp kızımızı bulmak için yapılmıştır. Bunun dışında başka bir sebebi olamaz. Adalet Bakanımız ve İçişleri Bakanımız da beni sürekli aradıkları için ben bu nedenle söz konusu tarihlerde bizzat şahsen kendim arayarak yakında takip ettim" iddiasında bulundu.</p>

<p>VALİ'YE, GÖKHAN ERTOK'UN İTİRAFI SORULDU</p>

<p>Savcı, valiye Gökhan Ertok'un "Gülistan'ın sosyal medya mesajlarının temizlendiğinden emin olmaları için beni kullandıklarını anladım. Vali ve Şükrü beni kullanıp tuzağa düşürdü. Sim kartın bana gönderilmeden önce temizleyip emin olmak için de bana gönderip sağlama yaptılar ve bu konuda beni kullandılar" sorusu yöneltildi. Vali Sonel, bunu da kabul etmeyerek, sim kartla ilgili bir talimatının olmadığını savundu.</p>

<p>GÖKHAN'A GÖNDERİLEN PARAYA "HARÇLIK" DEDİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MASAK'ın koruma amiri Şükrü Eroğlu tarafından Gökhan Ertok'a gönderdiği paralarla ilgili Sonel, şu yanıtı verdi: "Bu para gönderimleri normal gönderimlerdir. Harçlık niyetine zaman zaman gönderiyorduk. Gökhan'ın da talep ettiği oluyordu. Kendi şahsi hesabımdan gönderiyordum. Gökhan'ın teknik olarak bir şeye ihtiyacı varsa istediğinde gönderiyordum. Çünkü ihtiyacı olmuştur, istemiştir vermişimdir, ben genelde bu şekilde yardımda bulunuyordum. Bu nedenle göndermişimdi."</p>

<p>GÖKHAN'A 6 MEMUR MAAŞINA DENK PARA GÖNDERDİ</p>

<p>Gülistan'ın sim kartını gönderdiği Gökhan Ertok'a toplamda gönderilen 30.000 TL'nin yaklaşık altı memur maaşına tekabül ettiği ve yapılan işe orantılımı sorusuna vali, "Ben normal karşılıyorum" ifadesini kullandı. Sonel, paraları Gülistan Doku'ya ait sim kartın Gökhan Ertok tarafından incelenmesi sebebiyle gönderdiğini de kabul etti. Sonel, koruma amirine Gülistan'a ait sim kartın gönderilmesi talimatını vermesine rağmen hangi tarihte gönderildiğini hatırlamadığını iddia etti.</p>

<p>"Sim kartı neden resmi bir yolla ya da kargo ile göndermek yerine otobüs firması ile gönderdiniz? Takip edilmesini ve kayıtlara girmesini istemediniz mi?" sorusuna Sonel, bilgisinin olmadığını ve sim kartın dönüşüyle ilgili de bir bilgisinin bulunmadığını iddia etti.</p>

<p>VALİNİN KARAKUTUSU İDDİASI</p>

<p>Savcı, koruma amiri Şükrü Eroğlu'nun, vali Tuncay Sonel'in kara kutusu ve Sonel'in her işini bilir iddiasına Sonel, Şükrü'yü yanından ailevi nedenlerinden dolayı uzaklaştırdığını savundu.</p>

<p>"KAMERALARI EMNİYET MÜDÜRÜNE SORUN"</p>

<p>Gülistan Doku kaybolduktan iki gün sonra hiçbir arıza ya da bakım ihbarı olmamasına rağmen kamera değişimini neden yapıldığına ilişkin Sonel, "Bu konuyla ilgili hiç bir bilgim yoktur. Ben böyle bir talimat vermedim. Bu konuyu İl Emniyet Müdürü bilir. Muhatabı o dur" yanıtını verdi.</p>

<p>Soruşturmada tutuklanan Gökhan Ertok'un, Gülistan'ın sinyal veren telefonundan iki konumu bildirildiği, ancak valinin bu gelişmeyi uzman ekip yerine Şükrü'ye havale ettiği ifade edildi. Savcı, bu önemli gelişmeyi sorduğu vali Sonel, tamamen insani bir yaklaşım gösterdiğini iddia etti.</p>

<p>ZEİNAL VE AİLESİNİN 5 YILDIZLI OTELDE KONAKLAMASI</p>

<p>Savcı, Zeinal'ın üvet babası eski polis memuru Engin Yücer ve ailesinin Antalya'da Sueno Hotels Delux Belek otelde 3 ay konakladıklarını sordu. Eski vali Tuncay Sonel, "Burada amaç, aileyi korumaktı. Kaldıkları yeri bile bilmem. Yukarıda dediğim gibi Zeinal'ı tanımam. Ertuğrul müdürü hatırlamıyorum. Benim herhangi bir şekilde bir talimatım ve işlemim söz konusu değildir. Giderlerin nasıl karşılandığını da bilmiyorum. Oteli de sahibini de bilmiyorum, tanımıyorum. Dediğim gibi, süreci İl Emniyet müdürünün yönetmesi nedeniyle bu konuyla ilgili herhangi bir bilgim yoktur" iddiasında bulundu.</p>

<p>OĞLUNUN SİLAHLI FOTOĞRAFLARI</p>

<p>Tutuklu Mustafa Türkay Sonel'in silahlı ve koruma kıyafetli çıkan fotoğraflara Sonel, "Sadece plastik soft fişekler atan gerçek olmayan internet sitesinden aldığı tabancayla atış yapardı. Korumalardan falan silah aldığı olmuyordu" yanıtını verdi. Savcının, "Oğlunuz Mustafa Türkay Sonel'in silahla herhangi bir kimseyi vurduğunu biliyor musunuz?" sorusuna Sonel, oğlunun karıncayı dahi incitemeyeceğini iddia etti.</p>

<p>GÜLİSTAN'IN BARAJDA OLMADIĞI FİKRİNE SİNİRLENİYORDU</p>

<p>Gülistan Doku'nun barajda olmadığı tüm görevlilerin ortak fikri olmasına valinin sinirlendiği ve karada aranması gerektiğini söyleyen uzman ekibi ise kentten gönderdiği iddiasına Sonel, bu konuda bilgisinin olmadığını ileri sürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Kadın, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-vali-sonelin-ifadesi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/05/valisonel.webp" type="image/jpeg" length="11384"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkari ve Van için kuvvetli yağış uyarısı: Sel ve heyelan riski]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/hakkari-ve-van-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-sel-ve-heyelan-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/hakkari-ve-van-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-sel-ve-heyelan-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji ve Hakkari Valiliği, Hakkari ile Van’ın güney ilçeleri için kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Hakkari Valiliği tarafından yapılan açıklamalarda, bölge için kuvvetli yağış uyarısı yapıldı. Özellikle Hakkari ile Van’ın güney ilçelerinde etkili olması beklenen sağanak yağışların, ciddi riskler oluşturabileceği belirtildi.</p>

<p>Yapılan son değerlendirmelere göre; 3 Mayıs 2026 Pazar günü öğle saatlerinden itibaren başlayan yağışların, 4 Mayıs Pazartesi sabah saatlerine kadar aralıklarla kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde devam etmesi bekleniyor. Yağışların Van’da özellikle Bahçesaray, Çatak, Başkale ve Gürpınar ilçelerinde etkili olacağı ifade edildi.</p>

<p>Yetkililer, yağış anında kuvvetli rüzgârla birlikte düşük kotlarda sel ve su baskını, heyelan, kar erimesine bağlı riskler ile yüksek kesimlerde çığ tehlikesine dikkat çekti. Ayrıca ulaşımda aksamalar yaşanabileceği uyarısında bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşların olumsuz hava koşullarına karşı dikkatli ve tedbirli olmaları istenirken, özellikle sürücülerin yol durumunu dikkate alarak hareket etmeleri gerektiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/hakkari-ve-van-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-sel-ve-heyelan-riski</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/04/meteoroloji-den-cok-sayida-il-icin-uyari-kuvvetli-yagis-bekleniyor.webp" type="image/jpeg" length="61932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞKUR alımlarında skandal sözler: AKP’li başkandan 'kayırma' itirafı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/iskur-alimlarinda-skandal-sozler-akpli-baskandan-kayirma-itirafi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/iskur-alimlarinda-skandal-sozler-akpli-baskandan-kayirma-itirafi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya, İŞKUR alımlarında “kayırma” yapıldığını itiraf etti. Kaya, alımlarda önce partiye yakın isimlerin yer aldığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AKP Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya’nın, parti teşkilatıyla yaptığı toplantıda İŞKUR üzerinden gerçekleştirilen alımlara ilişkin konuşmasının görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Kaya, işe alım süreçlerine nasıl müdahale ettiklerini ve “listeleri” nasıl yönlendirdiklerini anlattı, kamu görevlilerine yönelik tehdit içeren ifadeler kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda Hakkari merkezde sürecin kendi talimatları doğrultusunda yürütüldüğünü söyleyen Kaya, başka bir bölgede listelerin kendilerine verilmemesinden şikayet etti. Kaya, “Burada memurlar size listeyi vermedi. Ne onu verdi ne onu verdi ve sizin elinizde patladı. Dolayısıyla o listeyi vermeyen memur kim ise, o memur hakkında gereğini yapacağız. İstersen kaymakamın babası olsun” ifadelerini kullandı.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">AKP’nin adalet ve liyakat anlayışının ibretlik deşifresi...<br />
<br />
Konuşan kişi AKP Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya.<br />
<br />
Gündem: İŞKUR alımları.<br />
<br />
Videoda parti teşkilatına hesap verirken iki büyük skandalı aynı anda itiraf ediyor:<br />
<br />
1️⃣ İhtiyaç sahibi yurttaşlar dururken, "sıfır geliri… <a href="https://t.co/voOP0yHUj3" rel="nofollow">pic.twitter.com/voOP0yHUj3</a></p>
— Murat Emir (@muratemirchp) <a href="https://twitter.com/muratemirchp/status/2050540621157286020?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Kaya, alımların “sıfır gelir” listesi üzerinden yapılması gerektiğini belirterek, “O sıfır gelir listesi üzerinden yürüyecektiniz. Fakat o listeyi almayınca olmadı” dedi.</p>

<p>Konuşmasının devamında Kaya, bir evde memur ya da birden fazla çalışan bulunması durumunda bu kişilerin listeden çıkarılacağını söyledi. Kaya, “Bir evde eğer memur varsa, onlar silinecek. Bir evde iki kişi varsa silinecek” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Teşkilat üyelerinin, gelir durumu uygun olmayan kişilerin de listeye dahil edilmesine yönelik taleplerine değinen Kaya, “Siz de haklı olarak şöyle düşündünüz; ‘Yanımdaki arkadaşım sıfır gelirli olmasa da alındı.’ Yani olmadı yani. Hakkari’de de olmadı, başka yerde de olmadı” dedi.</p>

<p>Kaya, sonraki süreçte önce kendi çevrelerinin değerlendirileceğini, ardından kalan kontenjanlarda diğer başvuruların ele alınacağını belirterek, “Onun dışında diğerleri de bu milletin garibanları. Bir dahaki sefere geldiği zaman onlar bekleyecek, kalacak, yeniden çıkmayanlara adım adım eğer liste istiyorsanız listede vereceğiz” diye konuştu.</p>

<p>CHP’DEN TEPKİ</p>

<p>Görüntülere ilişkin açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, liyakat ve adalet ilkesinin zedelendiğini ifade etti. Emir, ihtiyaç sahipleri yerine partiye yakın kişilerin listeye alınmaya çalışıldığını ve buna karşı çıkan kamu görevlilerinin tehdit edildiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/iskur-alimlarinda-skandal-sozler-akpli-baskandan-kayirma-itirafi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/05/akp-86.webp" type="image/jpeg" length="82876"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’ya kuvvetli yağış uyarısı: Pazar akşamı başlayacak]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ankaraya-kuvvetli-yagis-uyarisi-pazar-aksami-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ankaraya-kuvvetli-yagis-uyarisi-pazar-aksami-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da pazar akşamından itibaren başlayacak kuvvetli yağışın pazartesi sabahına kadar sürmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Valiliği, kentte pazar ve pazartesi günleri için kuvvetli yağış uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine dayandırılan açıklamada, 3 Mayıs Pazar günü akşam saatlerinden itibaren Ankara’nın güney kesimlerinde yağmur ve sağanak, yüksek kesimlerinde ise karla karışık yağmur ve yer yer kar beklendiği belirtildi.</p>

<p>Yağışların 4 Mayıs Pazartesi sabah saatlerine kadar etkili olmasının öngörüldüğü ifade edilirken, sel ve su baskını, ulaşımda aksamalar, kar görülen bölgelerde buzlanma ve don ile kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli olması istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ankaraya-kuvvetli-yagis-uyarisi-pazar-aksami-baslayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/05/yagis-1.webp" type="image/jpeg" length="82914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor, Süper Lig'e çıktı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspor-super-lige-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspor-super-lige-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Iğdırspor ile 3-3 berabere kalan Amedspor, Süper Lige çıkan ikinci takım oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TFF 1. Lig'de bugün oynanacak maçlarla sezon tamamlanıyor.</p>

<p>Erzurumspor'dan sonra Süper Lig‘e yükselecek ikinci ekip bugün belli olacak.</p>

<p>Süper Lig'e Amedspor ya da Esenler Erokspor yükselecek.</p>

<p>Amedspor, Iğdırspor deplasmanında sahaya çıktı.</p>

<p>Maç saat 16.00'da başladı.</p>

<p>Amedspor sahaya şu ilk 11’le çıktı:</p>

<p>Erce, Murat Uçar, Mehmet Yeşil, Syrota, Hasan Ali Kaldırım, Cem Üstündağ, Sinan Kurt, Moreno, Felix, Saba, Diagne.</p>

<p>İLK YARI 2-2 TAMAMLANDI</p>

<p>Kritik maçın 6’ıncı dakikasında ev sahibi Iğdırspor Fofana’nın gölü ile 1-0 öne geçti.</p>

<p>Amedspor, 18’inci dakikada Hasan Ali Yıldırım, korner atışından gelen topu filelerle buluşturarak skoru 1-1’e getirdi.</p>

<p>Amedspor karşılaşmanın 46’ın dakikasında kazandığı penaltı kararı sonrası Diagne’nin gölüyle tekar üstünlüğü yakaladı. Skor, 1-2 oldu.</p>

<p>Iğdırspor 45 +3’te skoru Güray’ın gölü ile 2-2 beraberliğe taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İKİNCİ YARI 3-3 BİTTİ</p>

<p>Karılaşmanın ikinci yarısında 49’uncu dakikasında Amedspor Saba ile 3’üncü golü bularak 3-2 öne geçti.</p>

<p>Iğdırspor 80’inci dakikada Atakan’ın golüyle skoru tekrar beraberliğe taşıdı. Skor, 3-3 oldu.</p>

<p>Maçın 90 dakikasında başka gol olmadı.</p>

<p>Amedspor, Süper Lig'e çıkan ikinci takım oldu.</p>

<p>Son düdükle birlikte başta Diyarbakır olmak üzere birçok kentte kutlamalar başladı.</p>

<p>DİYARBAKIRLILAR MAÇI DEV EKRANLARDAN İZLEDİ</p>

<p>Maç öncesi Diyarbakır sokakları sabahın erken saatlerinden itibaren Amedspor tezahüratları ve marşlarıyla adeta şampiyonluk kutlamalarının provasına döndü.</p>

<p>Amedspor taraftarları kent merkezi ve ilçelerde kurulan dev ekranlar karşısına geçti.</p>

<p>Maçın başlama vuruşuyla birlikte binlerce kişi dev ekranlar önünde maça kilitlendi.</p>

<p>Van'da kent meydanında dev ekran kuruldu.</p>

<p>Erkenden kent meydanına toplanan taraftarlar maç öncesi halaylar çekerek renkli görüntüler oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Artı Gerçek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/amedspor-super-lige-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 18:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/10/amedspor-18.jpg" type="image/jpeg" length="36316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş soruşturması genişletildi: 415 kişiden DNA örneği alındı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/rojin-kabais-sorusturmasi-genisletildi-415-kisiden-dna-ornegi-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rojin-kabais-sorusturmasi-genisletildi-415-kisiden-dna-ornegi-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rojin Kabaiş’e ilişkin soruşturmada ailenin talebi sonrası kapsam genişletildi. 415 kişiden DNA örneği alınırken baba Nizamettin Kabaiş, “Olayın cinayet olduğu açık. Tek isteğim kızımın başına ne geldiyse ortaya çıkarılmasıdır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van’da kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’e ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Ailenin taleplerinin ardından genişletilen inceleme kapsamında 415 kişiden DNA örneği alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2024 yılında kaybolan ve 15 Ekim’de Van Gölü kıyısında ölü bulunan Rojin Kabaiş dosyasında soruşturma sürüyor. Ailenin Adalet Bakanı Akın Gürlek ile yaptığı görüşmede ilettiği talepler doğrultusunda soruşturmanın kapsamı genişletildi. Bu kapsamda üniversite rektörü ile bazı akrabalar da dahil olmak üzere çok sayıda kişiden DNA örneği alındığı belirtildi.</p>

<p><strong><i>Sabah gazetesinin haberine göre</i></strong>, soruşturma kapsamında şimdiye kadar 415 kişiden DNA örneği toplandı. İncelemelerin, Kabaiş’in cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım ile üniversiteye bitişik Bardakçı köylerindeki erkekler üzerinde yoğunlaştığı aktarıldı.</p>

<p>Aile ise aradan geçen zamana rağmen dosyada hâlâ net bir sonuca ulaşılamadığına dikkat çekti. Baba Nizamettin Kabaiş, sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bakan beyin açıklamalarından çok memnun kaldık. Açıklamadan sonra soruşturmanın hem Van hem de Diyarbakır ayağı için yeni ekiplerin kurulduğunu öğrendim. Her şeyin araştırılacağını söylediler. Bu bizi çok memnun etti. Çok umutluyuz” dedi.</p>

<p>Kabaiş, olayın aydınlatılmasını istediklerini vurgulayarak, “Tek isteğim kızımın başına ne geldiyse ortaya çıkarılmasıdır. Bu olayın bir cinayet olduğu açıktır. Rojin sadece benim kızım değil, tüm Türkiye'nin kızıdır. Kızımın tek isteği okumaktı. Karanlıklar aydınlığa çıkacaktır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Kadın, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/rojin-kabais-sorusturmasi-genisletildi-415-kisiden-dna-ornegi-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/05/rojin-4.webp" type="image/jpeg" length="42414"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli Ahmet Türk için çağrı yapmıştı: Mardin'de kayyumun görev süresi uzatıldı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceli-ahmet-turk-icin-cagri-yapmisti-mardinde-kayyumun-gorev-suresi-uzatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceli-ahmet-turk-icin-cagri-yapmisti-mardinde-kayyumun-gorev-suresi-uzatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin'de yerel seçimi Ahmet Türk yüzde 57 ile kazanmasına rağmen belediye 1,5 yıldır kayyumla yönetiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'Ahmetler göreve' çağrısına rağmen Mardin Büyükşehir Belediyesi'nde kayyumun süresi uzatıldı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı'nın kararıyla Büyükşehir Belediye Başkanlığına kayyum olarak atanan Mardin Valisi Tuncay Akkoyun'un görev süresi 4 Temmuz 2026'ya kadar uzatıldı.</p>

<h2>YANDAŞ İSİM 'DÖNEBİLİRLER' DEMİŞTİ</h2>

<p>İktidara yakın yazarlardan Sinan Burhan, görevlerinden uzaklaştırılan ve yerlerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Türk ile Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in mayıs ayında görevlerine döneceklerini iddia etmişti.</p>

<h2>BAHÇELİ "AHMET'LER MAKAMA" DEMİŞTİ</h2>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Şubat'taki bir konuşmasında "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" demişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>31 Mart 2024'te yerel seçimlerinde Ahmet Türk, yüzde 57,4 oyla Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aynı yılın kasım ayında Ahmet Türk görevden uzaklaştırılmış, yerine Mardin Valisi kayyum olarak görevlendirilmişti. Belediye yaklaşık 1,5 yıldır kayyumla yönetiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceli-ahmet-turk-icin-cagri-yapmisti-mardinde-kayyumun-gorev-suresi-uzatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/11/ahmetturk-3.jpg" type="image/jpeg" length="63494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri’nden kritik uyarı: Çok sayıda ilde kuvvetli yağış bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/icislerinden-kritik-uyari-cok-sayida-ilde-kuvvetli-yagis-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/icislerinden-kritik-uyari-cok-sayida-ilde-kuvvetli-yagis-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji verilerine göre 2-3 Mayıs’ta Türkiye genelinde birçok ilde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli yağış bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine dayanarak 2-3 Mayıs 2026 tarihleri için çok sayıda ilde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli yağış uyarısı yaptı.</p>

<p>Açıklamaya göre 2 Mayıs Cumartesi günü Antalya’nın doğusu, Burdur’un doğusu ve Isparta’da; ayrıca Diyarbakır’ın kuzey ve doğusu, Siirt’in batısı, Batman çevreleri ile Bitlis’in batısında kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış bekleniyor. Pazar günü ise Antalya’nın iç ve doğu kesimleri ile Isparta ve Burdur’da yağışların etkisini artıracağı bildirildi.</p>

<p>3 Mayıs Pazar günü ise Marmara ve Ege başta olmak üzere geniş bir bölgede yağışların kuvvetleneceği belirtildi. Balıkesir, Bursa, Bilecik, Yalova, Kocaeli ve Sakarya çevrelerinde kuvvetli yağış beklenirken, Bursa ve Bilecik’in bazı kesimlerinde yağışların yer yer çok kuvvetli olacağı ifade edildi. Yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve kar yağışı görülebileceği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ege Bölgesi’nde Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak, İzmir, Aydın, Denizli, Manisa ve Muğla’nın iç kesimlerinde de kuvvetli yağış uyarısı yapılırken, Akdeniz’de Mersin, Osmaniye, Kahramanmaraş ile Adana’nın iç kesimleri ve Hatay kıyılarında sağanak yağışların etkili olması bekleniyor.</p>

<p>Yetkililer; sel, su baskını, yıldırım, dolu, heyelan, ulaşımda aksama, yüksek kesimlerde ise kar ve buzlanma riskine karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/icislerinden-kritik-uyari-cok-sayida-ilde-kuvvetli-yagis-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/08/meteoroloji-den-saganak-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="50897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erken emeklilik geliyor: Kimleri kapsıyor, detaylar ne?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilik ile ilgili yapılacak yeni düzenleme ile Bağ-Kur prim gün sayısının, SSK'lılar gibi 7200 güne düşürülmesi gündemde. Böylece 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emeklilik sistemi için önemli bir değişiklik yolda. Geçtiğimiz yıl duyurulan Bağ-Kur prim eşitleme planı somut adımlarla hayata geçiriliyor. Bu düzenlemeyle yaklaşık 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.</p>

<p><img alt="20 Eodz.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/20-eodzjpg.webp" / width="750" height="421"></p>

<p>İktidara yakın medyaya yansıyan haberlere göre; planlanan düzenleme ile Bağ-Kur'luların prim gün şartının 9 binden 7 bin 200'ye indirilmesi bekleniyor. Bu değişiklikten etkilenecek olan yaklaşık 1 milyon Bağ-Kur'lu, emeklilik sürecinde büyük bir beklenti içinde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="10 K0Qp.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/10-k0qpjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenleme kapsamında, bakkal, kasap, berber, kuaför ve ayakkabı tamircisi gibi küçük esnaf işletmelerinin prim gün şartının 7 bin 200'e düşürülmesi hedefleniyor. Bu adımın, küçük esnafın emeklilik sürecinde önemli bir iyileştirme sağlaması bekleniyor.</p>

<p><img alt="03 P7O3.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/03-p7o3jpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<p>Ancak, küçük esnaf kategorisine hangi işletmelerin gireceği, henüz hazırlanacak olan kanun teklifiyle netlik kazanacak. Bu konuda konuşulan kriterler arasında 10 ve altında personel çalıştıran işletmelerin düzenlemeden yararlanabileceği belirtiliyor. Kanun teklifinin detayları ve içeriği, gelecek süreçte netlik kazanacak.</p>

<p><img alt="37 Kyav.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/37-kyavjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Düzenleme kapsamına girecek olan Bağ-Kur'lular, 7 bin 200 prim gününü tamamladıklarında ve diğer koşulları da sağladıklarında emekli olabilecekler. Eğer reform tüm süreleri kapsarsa, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek Bağ-Kur'lu erkekler 60, kadınlar ise 58 yaşında emekli olabilecekler. Ayrıca, son 3.5 yıl içinde Bağ-Kur'dan SSK'ya geçenler de 7200 günü tamamlamışlarsa Bağ-Kur kapsamında emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="22 B3Ym.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/22-b3ymjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenlemeyle birlikte yaş şartının da göz önüne alındığı, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartının bin 800 gün azalacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="39 Pko8.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/39-pko8jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Ancak, bu kişilerin emekli olabilmeleri için 7 bin 200 prim gününü tamamlamalarının yanı sıra belirlenen yaş şartını da karşılamaları gerekecek. 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Bu düzenleme, son 3.5 yıl içinde SSK'lı çalışma durumunu ortadan kaldırarak, daha esnek bir emeklilik imkanı sağlayacak.</p>

<p>1 Ekim 2008'den önce sigortalı olanların emekli olacakları kurumu belirleyecek olan düzenleme, son 7 yıllık sigortalılık süresinin yarısından bir fazlasını hangi statüde gerçekleştirdiyse o statüden emekli olmalarını sağlayacak. Bu kural, emeklilik kurumunu belirlemede geçerli olacak ve sigortalının en çok prim ödediği dönemi esas alacak.</p>

<p><img alt="48 1J3J.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/48-1j3jjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Bu gelişmelerle birlikte, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle Bağ-Kur'lular arasında emeklilikle ilgili süreçlerde önemli değişiklikler yaşanması bekleniyor.</p>

<p><img alt="02 Vzij.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/02-vzijjpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<h2>KİMLERİN YAŞI DA TAMAMLAMASI GEREKECEK?</h2>

<p>Düzenleme kapsamında, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartı bin 800 gün azalacak. Ancak, emekli olabilmeleri için yaş şartını da tamamlamaları gerekecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte, bu kişilerin prim gün şartı 7 bin 200'e indirilecek, ancak emekli olabilmeleri için yaş şartını da karşılamaları gerekecek. Dolayısıyla, 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecek.</p>

<p><img alt="89 Tcn6.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/89-tcn6jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<h2>5 YIL ÖNCE EMEKLİ OLUNABİLECEK</h2>

<p>Bağ-Kur'lular, EYT yasasından faydalanamadıkları için 9000 prim günü şartıyla emekli olamıyordu. Ancak, Bakanlık tarafından başlatılan bir çalışma hayata geçerse, Bağ-Kur'luların emeklilik için gereken prim günü şartı 7200'e düşecek ve böylece 5 yıl önce emekli olabilecekler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/emekli-10.jpg" type="image/jpeg" length="16584"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surlarında 75 meşale ile Newroz kutlaması]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p><a href="https://artigercek.com/kultur-sanat/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi-287847h" rel="nofollow" target="_blank"><strong><em>Artı Gerçek’ten Refik Tekin’in haberine göre</em></strong>,</a> kutlamada erbane eşliğinde Kürtçe Newroz şarkıları seslendirildi.</p>

<p><img alt="D S C F6528" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6528.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Diyarbakır surları erbane ve meşalalerin eşlik ettiği Newroz kutlamasında tarihi anlara ev sahipliği yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Tarihi surlarda akşam saatlerinde gerçekleştirilen kutlamada ikonik görüntüler ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="D S C F6547" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6547.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamaya DEM Parti Diyarbakır il eşbaşkanları, milletvekili Adalet Kaya, DEM Parti büyükşehir belediye eşbaşkan adayları ve çok sayıda kişi katıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6669" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6669.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamada 75 erbane ve meşale kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 01:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/newrozzz.jpg" type="image/jpeg" length="22233"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
