<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Münevver</title>
    <link>https://www.gazetemunevver.com.tr</link>
    <description>Doğru, Güvenilir ve Tarafsız Habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 06 Sep 2026 15:40:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti kongresinde Hatimoğulları ve Bakırhan’dan “barış” mesajı: “Kürt meselesi ertelenebilir değil, bir zorunluluktu]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-kongresinde-hatimogullari-ve-bakirhandan-baris-mesaji-kurt-meselesi-ertelenebilir-degil-bir-zorunluluktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-kongresinde-hatimogullari-ve-bakirhandan-baris-mesaji-kurt-meselesi-ertelenebilir-degil-bir-zorunluluktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti’nin 5’inci Olağan Büyük Kongresi Ankara’da sürüyor. Kongrede konuşan Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, Kürt meselesinin Türkiye açısından artık ertelenebilir bir konu olmadığını belirterek “bir zorunluluk” olduğunu söyledi. Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan ise 50 yıllık çatışma ve şiddetin sonuna doğru yüründüğünü savunarak “Demokratik Cumhuriyet hareketini bugünden itibaren başlatıyoruz” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti, 5’inci Olağan Büyük Kongresi’ni Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriyor. Yasal zorunluluk nedeniyle düzenlenen kongrede parti yönetiminde kapsamlı bir değişiklik beklenmezken, mevcut Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları’nın yeniden seçilmesi bekleniyor.</p>

<p>Kongrede parti organlarının seçilmesinin yanı sıra tüzüğün değerlendirilmesi ve yeni döneme ilişkin siyasi bildirgenin ele alınması bekleniyor. Parti yönetimi, 6 Eylül kongresini daha kapsamlı bir dönüşüm kongresine hazırlık olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Kongre öncesinde yaşamını yitiren Ağrı Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Akkuş için de başsağlığı dileğinde bulunuldu. Bir süredir kanser tedavisi gören Akkuş, 5 Eylül'de hayatını kaybetti. DEM Parti Eş Genel Başkanları Hatimoğulları ve Bakırhan, Akkuş için yayımladıkları mesajda, “Kaybımız yalnızca Ağrı’nın değil, birlikte mücadele ettiğimiz tüm yol arkadaşlarımızın ve partimizin kaybıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>HATİMOĞULLARI: “ÜÇ YIL ÖNCE YAPTIĞIMIZ KONGREDEN BU YANA YER YERİNDEN OYNADI”</strong></p>

<p>Kongrede konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, son kongreden bu yana dünyada ve Türkiye’de önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Hatimoğulları, küresel sermayenin krizinin bedelinin halklara açlık, yoksulluk, savaş ve çatışma olarak ödetildiğini belirterek, emperyalizmin yeni bir düzen kurmaya çalıştığını savundu.</p>

<p>Hatimoğulları şöyle konuştu:</p>

<p>“Üç yıl önce yaptığımız kongreden bu yana deyim yerindeyse yer yerinden oynadı. Küresel sermayenin krizinin bedelini açlık, yoksulluk, savaş ve çatışma biçiminde halklara ödetiliyor. Emperyalizm yeniden bir düzen kurarken bütün dünyayı özellikle Orta Doğu’yu yeniden şekillendiriyor. Silahlanmaya ayrılan bütçeler hızla büyüyor ve dünya bir nükleer tehdit altında. Suriye hâlâ yeni düzenini arıyor.”</p>

<p>Hatimoğulları, küresel ölçekte büyük göç dalgalarının yaşandığını ve iklim krizinin derinleştiğini belirterek teknolojik gelişmelerin de dünyayı yeni bir döneme taşıdığını söyledi.</p>

<p>“Büyük göç dalgaları yaşanıyor küresel ölçekte ve küresel iklim krizi gittikçe derinleşiyor. Dijital ve teknoloji çağı hayatı hızlandırmış durumda, yapay zekânın geldiği boyut ve üretim biçimini belirlemesi ve üretime katılımıyla birlikte dünya adeta yepyeni bir uygarlığın haberini bekliyor.”</p>

<p><strong>“KÜRT MESELESİ TÜRKİYE İÇİN ERTELENEBİLİR BİR MESELE DEĞİL”</strong></p>

<p>Hatimoğulları, küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye’nin kendi içindeki sorunlarla da yüzleşmesi gerektiğini belirterek, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Dünyadaki gelişmeler böyleyken ve dışarıdaki fay hatları derinleşirken, içeride yüzyıldır taşıdığımız Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülebilmesi için bizler bu dönemi çok sağlıklı bir şekilde değerlendirmeliyiz. Bu mesele şu an bu koşullarda Türkiye için ertelenebilir bir mesele değil, bir zorunluluktur.”</p>

<p>Hatimoğulları, önümüzdeki dönemin Türkiye açısından tarihsel bir sınav niteliğinde olduğunu ifade ederek kongrenin aynı zamanda son üç yılın muhasebesi olduğunu söyledi.</p>

<p>“Önümüzdeki yüzyılda nasıl bir ülkede yaşayacağımızın tarihsel sınavını hep beraber vereceğiz. Bu kongre aynı zamanda üç yılın muhasebesidir.”</p>

<p><strong>“KANUN SADECE BİR KAPI AÇABİLİR”</strong></p>

<p>Hatimoğulları, TBMM’de kabul edilen kanuna ilişkin değerlendirmesinde ise yasal düzenlemenin önemine dikkat çekmekle birlikte, tek başına bir kanunun toplumsal barışı sağlayamayacağını söyledi.</p>

<p>“Kabul edilen kanunu çok önemsiyoruz. Ama aynı zamanda eksikliklerini de belirttik. Hiçbir kanun tek başına toplumsal barış yapamaz. Kanun sadece bir kapı açabilir. Bu kapıdan nasıl geçileceğine siyaset, hukuk ve toplum birlikte karar verir.”</p>

<p>Önlerinde daha zor bir aşama bulunduğunu ifade eden Hatimoğulları, bunun barışın toplumsallaşması olduğunu belirtti.</p>

<p>“Şimdi önümüzde çok daha zor bir aşama var. O da barışın toplumsallaşmasıdır. Barış mahallelere, okullara, belediyelere, parlamentoya girmezse barış olmaz.”</p>

<p>Hatimoğulları, barışın herhangi bir iktidarın topluma sunacağı bir lütuf olmadığını belirterek, yıllar boyunca verilen mücadelelerin ve ödenen bedellerin süreci bugünkü noktaya taşıdığını söyledi.</p>

<p>“Barış hiçbir iktidarın topluma bahşettiği bir lütuf da değil. Bu ihtimali yıllar boyunca ayakta tutan büyük bir toplumsal mücadele ve bedeller var. Bunlarla barış süreci bugün bu seviyeye geldi.”</p>

<p><strong>“EĞER BUGÜN İMRALI’DA BİR MASA KURULDUYSA…”</strong></p>

<p>Hatimoğulları, İmralı’da kurulan masaya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>“Eğer bugün İmralı’da bir masa kurulduysa bu verilen emek, mücadele, ödenen bedeller ve ülkenin geldiği koşulların dayatmasıyla olmuştur. O halde barışı kim kuracak? Hepimizin üstünde durması gereken konu bu.”</p>

<p>Sürece eleştirel yaklaşan kesimlere de seslenen Hatimoğulları, eleştiri ve özeleştirinin siyasi hareketler açısından önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>“Sürece eleştirel yaklaşan kesimlere de seslenmek istiyorum. Eleştiri ve özeleştiri can suyudur ve ilerleticidir. Ama birbirimize ihtiyacımız var. Eleştirilerimizle, farklılıklarımızla barış yolunu gelin hep beraber yürüyelim.”</p>

<p><strong>“GEÇMİŞİMİZİ ASLA İNKÂR ETMEYECEĞİZ”</strong></p>

<p>Hatimoğulları, geçmişte yaşanan acıların ve ödenen bedellerin unutulmayacağını belirterek, geçmişle yüzleşme vurgusu yaptı.</p>

<p>“Geçmişimizi asla inkar etmeyeceğiz, ödenen bedeller asla unutulmayacak. Ama şu bir gerçek ki biz yaşanan bütün acılarla yüzleşeceğiz. Bunu yaparken çocuklarımızı o acıların içinde yaşamaya mahkûm etmeyeceğiz.”</p>

<p>Hatimoğulları’nın konuşmasında öne çıkan temel başlıklardan biri, barış sürecinin yalnızca siyasi aktörler arasında değil, toplumun tamamında karşılık bulması gerektiği mesajı oldu. Kongre, parti yönetiminin daha kapsamlı bir dönüşüm için hazırlık dönemini başlatması açısından da önem taşıyor.</p>

<p><strong>BAKIRHAN: “ÇOK BEDEL ÖDEDİK”</strong></p>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da kongrede yaptığı konuşmada, partisinin ve siyasi hareketin geçmişte karşılaştığı baskılara değindi.</p>

<p>Bakırhan, son 10 yılda parti binalarının kurşunlandığını, siyasetçilerin tutuklandığını ve belediyelere kayyım atandığını belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Bugün buradayız ama buralara kolay gelmedik. Çok bedel ödedik. Yarım asır boyunca yaşadıklarımızı anlatmaya kalksak günler yetmez. Son 10 yılda her türlü baskıya, hakarete, zulme maruz kaldık. İl binalarımız kurşunlandı, yoldaşlarımız katledildi, eş genel başkanlarımız tutuklandı, belediyelerimize kayyım atandı. Birçok yoldaşımız sürgüne gitmek zorunda kaldı.”</p>

<p>Bu uygulamaların siyasi hareketi dağıtmayı ve siyaset alanından çekilmeye zorlamayı amaçladığını savunan Bakırhan, buna rağmen mücadeleye devam edeceklerini söyledi.</p>

<p>“Bunun bir amacı vardı. Niye bunları yaptılar? Dağılmamızı, yılmamızı, siyaset alanını terk etmemizi istiyorlardı. Bugün burada olduğu gibi ayaktayız. Mücadele etmeye devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>“KENDİ EKSİKLERİMİZİ GÖRMEKTEN ÇEKİNMEYECEĞİZ”</strong></p>

<p>Bakırhan, siyasi hareketlerin yalnızca dışarıdan gelen baskılarla değil, kendi eksikleriyle de yüzleşmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Bir siyasi hareketin gücü geçmişiyle yüzleşme cesaretinden gelir. Kendini yenileyebilmek ancak bu cesaretle mümkündür. Bir dönemi değerlendirirken sadece dışarıdan gelen baskıları gerekçe gösteremeyiz. Kendi eksiklerimizi görmekten çekinmeyeceğiz.”</p>

<p>Toplumla bağ konusunda da özeleştiri yapan Bakırhan, bazı dönemlerde sorunlara geç tepki verdiklerini ve örgütsel reflekslerin yeterince hızlı devreye girmediğini ifade etti.</p>

<p>“Zaman zaman toplumla aramızdaki bağı yeterince güçlü tutamadık. Kimi meselelerde sesimizi geç duyurduk. Örgütsel reflekslerimiz her zaman aynı hızla devreye girmedi. Kendi doğrularımızı tekrarlamakla yetindiğimiz anlar oldu.”</p>

<p>Bakırhan, yeni kadroların yetiştirilmesi ve genç kuşakların siyasete dahil edilmesi konusunda da daha yaratıcı olunabileceğini belirterek, bu eksikliklerin farkında olduklarını söyledi.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE KRİZLERİN ÜLKESİ OLMAKTAN ÇIKMALI”</strong></p>

<p>Türkiye’nin içeride yaşadığı sorunların dış politikada da maliyet yarattığını savunan Bakırhan, artık yeni bir döneme girilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Türkiye içerideki dar korkular yüzünden sadece içeride değil, dışarıda da büyük bir maliyet ödedi. Ama hepimiz için artık hatadan dönme zamanıdır. Bu ülke bu insanlar sonu gelmeyen krizleri hak etmiyor. Biz iddialıyız, bu ülkeyi krizlerin ülkesi olmaktan çıkarmaya kararlıyız.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“50 YILLIK ÇATIŞMALAR VE ŞİDDETİN SONUNA DOĞRU YÜRÜYORUZ”</strong></p>

<p>Bakırhan, konuşmasının devamında Türkiye’deki Kürt meselesine ve barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>“Bugün bir başka baharın eşiğindeyiz. 50 yıllık çatışmalar ve şiddetin sonuna doğru yürüyoruz.”</p>

<p>Bakırhan, diyalog ve müzakere yolunun açılmasında rol oynadığını savunduğu siyasi aktörlere teşekkür ederek, Abdullah Öcalan’ın adını da konuşmasında andı.</p>

<p>“Memlekete barış imkânı sunan, diyalogla müzakerenin yolunu açan başta Sayın Öcalan olmak üzere bütün siyasi aktörlere binlerce kez bir daha teşekkür etmek istiyorum.”</p>

<p><strong>“ARTIK MALİYET ÖDEME DEĞİL, HASAT ALMA DÖNEMİDİR”</strong></p>

<p>Bakırhan, Türkiye’nin yaklaşık bir asırdır “isyan ve inkâr” denklemine sıkıştığını savunarak yeni bir siyasi dönemin başlaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yüzyıldır isyan ve inkar denklemine sıkıştık. Şimdi, Türkiye bu kısır döngüden çıkmak istiyor.”</p>

<p>Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün Türkiye’ye ağır maliyetler yüklediğini savunan Bakırhan, Ortadoğu’daki gelişmeler açısından da Kürtlerin belirleyici konumuna dikkat çekti.</p>

<p>“Türkiye, son 50 yılda Kürt meselesinin çözümsüzlüğünden kaynaklı çok büyük maliyetler ödedi. Orta Doğu'da oyun kurucu vasfını kazanabileceği her denklemde Kürt dengesiyle karşı karşıya kaldı. Artık maliyet ödeme değil, hasat alma dönemidir.”</p>

<p><strong>BAKIRHAN: “DEMOKRATİK CUMHURİYET HAREKETİNİ BAŞLATIYORUZ”</strong></p>

<p>Bakırhan konuşmasının sonunda yeni siyasi döneme ilişkin mesajını “Demokratik Cumhuriyet” vurgusuyla verdi.</p>

<p>“Demokratik Cumhuriyet hareketini bugünden itibaren başlatıyoruz. Tohum bugün Ankara’da toprağa düştü. Kökü tutacak, dalı büyüyecek; yolumuz, yolunuz açık olsun.”</p>

<p>DEM Parti yönetiminin daha önce yaptığı açıklamalara göre 6 Eylül kongresi, kapsamlı kadro ve program değişikliklerinin yapılacağı nihai kongre olarak görülmüyor. Parti, daha geniş katılımlı ve kapsamlı dönüşüm içeren kongrenin ilerleyen dönemde yapılmasını planlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-kongresinde-hatimogullari-ve-bakirhandan-baris-mesaji-kurt-meselesi-ertelenebilir-degil-bir-zorunluluktu</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/d-e-m1.webp" type="image/jpeg" length="43436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni OVP açıklandı: Enflasyon tahmini yüzde 16’dan yüzde 28,4’e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/yeni-ovp-aciklandi-enflasyon-tahmini-yuzde-16dan-yuzde-284e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/yeni-ovp-aciklandi-enflasyon-tahmini-yuzde-16dan-yuzde-284e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Programı açıkladı. Yeni programda 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 16’dan yüzde 28,4’e yükseltilirken, büyüme beklentisi yüzde 3,3’e çekildi. Programda enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e, 2029’da ise yüzde 9’a indirilmesi hedeflendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık dönemine ilişkin 2027-2029 Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı.</p>

<p>Yeni programın en dikkat çekici başlıklarından biri, 2026 yılı enflasyon tahminindeki büyük revizyon oldu.</p>

<p>Bir önceki 2026-2028 dönemini kapsayan OVP'de 2026 sonu enflasyon beklentisi yüzde 16 olarak açıklanmıştı. Yeni programda ise bu tahmin yüzde 28,4'e yükseltildi.</p>

<p>Böylece 2026 enflasyon tahmini bir önceki programa göre 12,4 puan yukarı yönlü revize edilmiş oldu.</p>

<p>Yılmaz, enflasyonun uygulanan politikalarla düşüş eğilimine girdiğini belirterek, 2026'nın son çeyreğinde yeniden düşüş beklediklerini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, “2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun, 2027'de yüzde 21'e, 2028'de yüzde 13,5'e ve 2029'da yüzde 9'a gerilemesini hedefliyoruz” dedi.</p>

<p><strong>BÜYÜME TAHMİNİ YÜZDE 3,3'E ÇEKİLDİ</strong></p>

<p>Yeni OVP'de büyüme beklentilerinde de aşağı yönlü revizyon yapıldı.</p>

<p>Cevdet Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,3 olarak güncellendiğini açıkladı. Sanayi büyümesi tahmini ise yüzde 2,3'e geriledi.</p>

<p>Yılmaz, büyümenin ilerleyen yıllarda yeniden hız kazanmasını beklediklerini belirterek şu tahminleri paylaştı:</p>

<p>2026: yüzde 3,3</p>

<p>2027: yüzde 4,2</p>

<p>2028: yüzde 4,6</p>

<p>2029: yüzde 5</p>

<p>Yılmaz, “2026'da yüzde 3,3 olmasını beklediğimiz büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e ulaşmasını öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>MİLLİ GELİR 1,8 TRİLYON DOLARI AŞACAK</strong></p>

<p>Programda milli gelir hedefleri de açıklandı.</p>

<p>Cevdet Yılmaz, 2026 yılı sonunda Türkiye'nin milli gelirinin ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını beklediklerini söyledi.</p>

<p>Kişi başına milli gelirin de yine ilk kez 20 bin doları geçmesinin öngörüldüğünü belirten Yılmaz, program dönemi sonunda milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.</p>

<p>Yılmaz ayrıca program dönemi sonunda kişi başına milli gelirin 25 bin dolar seviyesine ulaşmasını öngördüklerini söyledi.</p>

<p><strong>İHRACAT HEDEFİ 450 MİLYAR DOLAR</strong></p>

<p>Yeni OVP'de dış ticarete ilişkin hedef de belli oldu.</p>

<p>Buna göre program dönemi sonunda mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.</p>

<p>Öte yandan 2026 yılı için enerji fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle enerji ithalatı ve dış ticaret açığı tahminlerinde de yukarı yönlü revizyon yapıldı. Cevdet Yılmaz, enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara, dış ticaret açığı tahmininin ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseltildiğini açıkladı.</p>

<p><strong>BÜTÇE AÇIĞI İÇİN HEDEF YÜZDE 2,8</strong></p>

<p>Programda bütçe açığının da kademeli olarak azaltılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılmaz, 2026 yılı için daha önce yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının alınan tedbirlerle yüzde 3,1 olarak gerçekleşmesinin beklendiğini belirtti.</p>

<p>2027 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5, program dönemi sonunda ise yüzde 2,8 olması hedefleniyor.</p>

<p><strong>2,1 MİLYON KİŞİYE İLAVE İSTİHDAM HEDEFİ</strong></p>

<p>Yeni OVP'de istihdam da önemli başlıklardan biri oldu.</p>

<p>Cevdet Yılmaz, program döneminde ekonomiye yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırılmasının hedeflendiğini açıkladı.</p>

<p>Yılmaz, işgücüne daha fazla kişinin katılımının sağlanması ve toplumsal refahın artırılmasının amaçlandığını belirtti. Program kapsamında işsizlik oranının da yüzde 8'in altına indirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>OVP'DE ENFLASYON İÇİN 2029 HEDEFİ YÜZDE 9</strong></p>

<p>Yeni programın üç yıllık en önemli hedeflerinden biri enflasyonu yeniden tek haneye indirmek.</p>

<p>Hükümetin yeni tahminleri şöyle:</p>

<p>2026: yüzde 28,4</p>

<p>2027: yüzde 21</p>

<p>2028: yüzde 13,5</p>

<p>2029: yüzde 9</p>

<p>Buna göre OVP, 2026 sonunda yüzde 28,4 olması beklenen enflasyonun üç yıl içinde kademeli olarak düşürülerek 2029'da yüzde 9'a çekilmesini öngörüyor.</p>

<p><strong>YENİ OVP'DE EKONOMİK VARSAYIMLAR DA DEĞİŞTİ</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz, yeni program hazırlanırken küresel ekonomik koşulların ve özellikle bölgedeki savaşın önceki OVP'de kullanılan varsayımları değiştirdiğini belirtti.</p>

<p>Yılmaz'ın açıkladığı verilere göre küresel büyüme tahmini yüzde 3,1'den yüzde 3'e, ticaret ortaklarının büyüme tahmini yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Euro Bölgesi büyüme tahmini ise yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a indirildi.</p>

<p>MENA bölgesinde ise önceki OVP'de yüzde 3,4 olarak öngörülen büyüme tahmini yüzde eksi 0,5'e çekildi.</p>

<p>Yılmaz ayrıca geçen yıl 2026 için 64,3 dolar olarak varsayılan Brent petrol fiyatının ortalama 89,3 dolara yükseldiğini söyledi. Küresel enflasyon tahmininin de yüzde 3,6'dan yüzde 4,7'ye çıkarıldığını açıkladı.</p>

<p><strong>SAVAŞIN ENFLASYONA ETKİSİ 7 PUAN</strong></p>

<p>Yılmaz, bölgedeki savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisine de dikkat çekti.</p>

<p>Merkez Bankası hesaplamalarına göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkisinin yaklaşık 7 puan olduğunu belirten Yılmaz, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin Türkiye'nin enflasyon görünümünü ve dış dengesini etkilediğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/yeni-ovp-aciklandi-enflasyon-tahmini-yuzde-16dan-yuzde-284e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/02/1738564287064-para.jpg" type="image/jpeg" length="94199"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji uyardı: Doğu Karadeniz’de kuvvetli yağış bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/meteoroloji-uyardi-dogu-karadenizde-kuvvetli-yagis-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/meteoroloji-uyardi-dogu-karadenizde-kuvvetli-yagis-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Doğu Karadeniz’de yarın sabah saatlerinden itibaren beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlar nedeniyle uyarıda bulundu. Giresun’un doğusu, Trabzon’un batı ve doğu ilçeleri, Rize geneli ile Artvin’in kuzeyinde yerel kuvvetli yağış bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Doğu Karadeniz için yerel kuvvetli yağış uyarısı yaptı. Son değerlendirmelere göre, bölgede beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların 7 Eylül Pazartesi günü saat 06.00’dan itibaren etkili olması bekleniyor.</p>

<p><strong>DÖRT İL İÇİN KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meteoroloji’nin değerlendirmesine göre yağışların Giresun’un doğusu, Trabzon’un batı ve doğu ilçeleri, Rize il geneli ile Artvin’in kuzeyinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.</p>

<p>Uyarının 7 Eylül Pazartesi saat 06.00’da başlayıp 23.59’a kadar geçerli olacağı bildirildi.</p>

<p><strong>SEL VE HEYELAN RİSKİNE DİKKAT</strong></p>

<p>Kuvvetli yağışlarla birlikte meydana gelebilecek sel, su baskını ve heyelan gibi olumsuzluklara karşı yurttaşların dikkatli ve tedbirli olması istendi.</p>

<p>Meteoroloji ayrıca yağış sırasında yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgâr ve ulaşımda aksamalar yaşanabileceği konusunda da uyarıda bulundu.</p>

<p>Yetkililer, özellikle riskli bölgelerde yaşayanların ve yola çıkacak yurttaşların hava koşullarını takip ederek gerekli önlemleri alması gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/meteoroloji-uyardi-dogu-karadenizde-kuvvetli-yagis-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/saganakkk.jpg" type="image/jpeg" length="45889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa altınlarını geri çağırıyor: 86 ton Londra’ya taşındı, 129 ton Fransa’ya döndü]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/avrupa-altinlarini-geri-cagiriyor-86-ton-londraya-tasindi-129-ton-fransaya-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/avrupa-altinlarini-geri-cagiriyor-86-ton-londraya-tasindi-129-ton-fransaya-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa ülkeleri, ABD ve Kanada’da tutulan altın rezervlerinin bir bölümünü Avrupa’daki merkezlere kaydırıyor. Hollanda Merkez Bankası 2026’da yaklaşık 86 ton altını New York ve Ottawa’dan Londra’ya yönlendirirken, Fransa yaklaşık 129 tonluk ABD rezervini Paris’e taşıdı. Almanya ise daha önce New York ve Paris’ten 216 tonun üzerinde altını Frankfurt’a aktarmıştı. Hamlelerin arkasında jeopolitik riskler, krizlere hazırlık ve rezervlere daha hızlı erişim arayışı bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel jeopolitik gerilimlerin, ticaret savaşlarının ve ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemde merkez bankaları rezervlerinin yalnızca miktarına değil, nerede tutulduğuna da daha fazla önem vermeye başladı.</p>

<p>Altın rezervlerinin farklı ülkelerde ve finans merkezlerinde tutulması uzun yıllardır uygulanan bir rezerv yönetimi yöntemi. Ancak son dönemde bazı Avrupa ülkeleri, yurtdışındaki altınlarının bir bölümünü Avrupa'ya taşıyarak rezervlerine kriz dönemlerinde daha hızlı erişebilmenin yollarını arıyor.</p>

<p>Hollanda Merkez Bankası'nın son hamlesi bu değişimin en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.</p>

<p><strong>HOLLANDA 86 TON ALTINI LONDRA'YA TAŞIDI</strong></p>

<p>Hollanda Merkez Bankası (DNB), Mart-Ağustos 2026 döneminde New York ve Ottawa'da bulunan yaklaşık 86 ton altını Londra'ya kaydırdı.</p>

<p>DNB, hamlenin temel gerekçesini krizlere hazırlığı güçlendirmek, altının erişilebilirliğini ve işlem kabiliyetini artırmak olarak açıkladı. Londra'nın dünyanın en önemli fiziksel altın ticaret merkezlerinden biri olması da tercih açısından etkili oldu.</p>

<p>Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: 86 tonun tamamı fiziksel olarak Atlantik üzerinden taşınmadı. DNB'nin açıklamasına göre yaklaşık 27 ton fiziksel olarak Kuzey Amerika'dan Avrupa'ya taşınırken, New York'ta bulunan yaklaşık 59 tonluk bölüm satıldı ve karşılığı Londra'da yeniden satın alındı. Böylece rezervin konumu değiştirilirken Londra'nın yüksek likiditesinden yararlanıldı.</p>

<p>DNB'nin toplam altın rezervi yaklaşık 612 ton seviyesinde bulunuyor.</p>

<p><strong>FRANSA 129 TON ALTININI NEW YORK'TAN GERİ ALDI</strong></p>

<p>Hollanda'nın hamlesinden önce Fransa da benzer bir adım attı.</p>

<p>Fransa Merkez Bankası, New York'ta bulunan son büyük altın rezervi bölümünü tasfiye ederek yaklaşık 129 ton altını Paris'e geri getirdi.</p>

<p>Fransız merkez bankasının bu işlemi, New York'taki altınların Avrupa'ya dönmesi anlamına geldi. İşlem kapsamında ABD'deki altının satılması ve Avrupa'da yeniden alınması yoluyla rezervlerin konumlandırılması da kullanıldı.</p>

<p>Dolayısıyla Avrupa'daki hareket yalnızca fiziksel altın taşımacılığı olarak değerlendirilmemeli. Merkez bankaları gerektiğinde bir merkezdeki altını satıp başka bir finans merkezinde eşdeğer miktarda altın satın alarak da rezervlerinin coğrafi dağılımını değiştirebiliyor.</p>

<p><strong>ALMANYA YILLAR ÖNCE AYNI YOLU İZLEMİŞTİ</strong></p>

<p>Almanya'nın altınlarını Frankfurt'a taşıması ise yeni değil.</p>

<p>Alman Merkez Bankası Bundesbank, 2015 yılında New York ve Paris'ten Almanya'ya 216 tonun üzerinde altın taşıdı. Bunun 111 tonu New York'tan, 105 tonu ise Paris'ten Frankfurt'a getirildi.</p>

<p>Bundesbank, 2013'ten itibaren New York'tan 300 ton, Paris'ten ise yaklaşık 283 ton altını Frankfurt'a aktarmıştı.</p>

<p>Bu transferlerin temel amacı, Alman altın rezervlerinin önemli bölümünü ülke içinde saklamak ve rezervlerin dağılımını yeniden düzenlemekti.</p>

<p><strong>SOĞUK SAVAŞ'TA ALTINLAR NEDEN ABD'YE GÖNDERİLMİŞTİ?</strong></p>

<p>Avrupa'nın bugün yaptığı hamleyi anlamak için geçmişe bakmak gerekiyor.</p>

<p>Soğuk Savaş döneminde Avrupa ülkeleri, Sovyetler Birliği'nden gelebilecek askeri tehdit karşısında altın rezervlerinin önemli bölümünü kendi ülkeleri dışında, özellikle New York Federal Reserve ve Londra gibi güvenli finans merkezlerinde tutmayı tercih etti.</p>

<p>Bunun arkasında yalnızca güvenlik değil, altının uluslararası finans sisteminde kolaylıkla kullanılabilmesi de bulunuyordu.</p>

<p>Bugün ise jeopolitik dengeler değişirken rezervlerin nerede tutulması gerektiğine ilişkin yaklaşım da yeniden tartışılıyor.</p>

<p><strong>ALTININ YÖNÜ NEDEN DEĞİŞİYOR?</strong></p>

<p>Merkez bankaları açısından altının nerede saklandığı, kriz dönemlerinde önemli hale geliyor.</p>

<p>Bir merkez bankası için rezervin: Güvenli bir yerde tutulması, gerektiğinde hızlı şekilde kullanılabilmesi, uluslararası piyasalarda kolayca alınıp satılabilmesi, siyasi ve hukuki risklere karşı korunması önem taşıyor.</p>

<p>Hollanda'nın Londra tercihi de bu açıdan dikkat çekiyor. DNB, Londra'daki altının kriz dönemlerinde New York ve Ottawa'daki rezervlere kıyasla daha kolay ve hızlı biçimde kullanılabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Dolayısıyla söz konusu hareket, yalnızca “ABD'den altın çekme” olarak değil, merkez bankalarının rezervlerini daha erişilebilir ve farklı coğrafyalara dağıtılmış hale getirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MERKEZ BANKALARININ ALTIN İŞTAHI DA SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Rezervlerin yerinin değiştirilmesi, merkez bankalarının altına yönelik artan ilgisinin yalnızca bir boyutu.</p>

<p>Dünya Altın Konseyi'nin 2026 Merkez Bankaları Altın Rezervleri Araştırması'na göre merkez bankaları son dört yılda yılda ortalama yaklaşık 1.000 ton altın satın aldı. Bu rakam, önceki on yılın yaklaşık 500 tonluk yıllık ortalamasının iki katına denk geliyor.</p>

<p>2025'te ise merkez bankalarının net altın alımı 863,3 ton oldu. Bu rakam önceki üç yıldaki 1.000 tonun üzerindeki seviyenin altında kalsa da uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Dünya Altın Konseyi, merkez bankalarının altın talebinde jeopolitik belirsizliklerin ve rezerv çeşitlendirme arayışının etkili olduğunu belirtiyor. 2026'nın ikinci çeyreğinde merkez bankalarının net altın talebi 289 tona yükselerek çeyreklik bazda güçlü bir artış gösterdi.</p>

<p><strong>ALTIN FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞİN ARKASINDA MERKEZ BANKALARI DA VAR</strong></p>

<p>Merkez bankalarının yüksek miktarda altın satın alması, küresel altın piyasasında talebi destekleyen önemli unsurlardan biri.</p>

<p>2022, 2023 ve 2024 yıllarında merkez bankalarının her yıl 1.000 tonun üzerinde net altın alması, altına yönelik kurumsal talebin geçici bir hareketten ziyade uzun vadeli rezerv stratejisinin parçası olduğunu gösterdi.</p>

<p>2025'te alım miktarı 863 tona gerilese de merkez bankalarının altına ilgisi devam etti.</p>

<p><strong>AVRUPA'NIN ALTIN HAMLESİ NE ANLAMA GELİYOR?</strong></p>

<p>Hollanda, Fransa ve Almanya'nın hamleleri birlikte değerlendirildiğinde Avrupa'da altın rezervlerinin depolanma stratejisinin yeniden şekillendiği görülüyor.</p>

<p>Ancak bu gelişmeyi Avrupa ülkelerinin ABD'ye güvenini tamamen kaybettiği şeklinde yorumlamak doğru olmaz. Nitekim altın rezervlerinin Londra gibi Avrupa dışındaki önemli finans merkezlerinde tutulmaya devam edilmesi, meselenin yalnızca siyasi güven değil, likidite, erişilebilirlik, kriz hazırlığı ve rezerv çeşitlendirmesi ile de ilgili olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Özetle Avrupa'daki hareket, “altınlar ABD'den kaçıyor” şeklinde tek başına okunmaktan ziyade, merkez bankalarının küresel risklere karşı rezervlerinin hem miktarını hem de coğrafi dağılımını yeniden değerlendirmesi olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/avrupa-altinlarini-geri-cagiriyor-86-ton-londraya-tasindi-129-ton-fransaya-dondu</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/a-l-t-i-n-1.webp" type="image/jpeg" length="57481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6-7 Eylül 1955’te ne oldu? Dönemin siyasileri ne dedi, olayların arkasında kim vardı?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/6-7-eylul-1955te-ne-oldu-donemin-siyasileri-ne-dedi-olaylarin-arkasinda-kim-vardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/6-7-eylul-1955te-ne-oldu-donemin-siyasileri-ne-dedi-olaylarin-arkasinda-kim-vardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6-7 Eylül 1955’te İstanbul başta olmak üzere İzmir ve Ankara’da Rum, Ermeni ve Yahudi yurttaşların evleri, işyerleri ve ibadethaneleri hedef alındı. Saldırılar, Selanik’te Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu eve bomba atıldığı haberinin ardından başladı. Olayların hemen sonrasında sıkıyönetim ilan edilirken, dönemin hükümeti saldırıları soruşturduğunu açıkladı. Ancak yıllar boyunca 6-7 Eylül’ün nasıl örgütlendiği ve Demokrat Parti hükümetinin olaylardaki sorumluluğu tartışılmaya devam etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>6-7 Eylül 1955 olayları, başta İstanbul Rumları olmak üzere Türkiye’de yaşayan Rum, Ermeni ve Yahudi yurttaşları hedef alan kitlesel saldırı, yağma ve yıkım dalgası olarak tarihe geçti.</p>

<p>Olaylar 6 Eylül 1955 akşamı İstanbul’da başladı; saldırılar İzmir ve Ankara’ya da yayıldı. Evler, işyerleri, kiliseler, okullar, mezarlıklar ve diğer gayrimüslimlere ait mekânlar hedef alındı.</p>

<p>Atatürk Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan akademik çalışmada, olayların ardından bazı kentlerde sıkıyönetim ilan edildiği, Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın TBMM’yi 12 Eylül 1955’te toplantıya çağırdığı ve konunun Meclis gündemine taşındığı belirtiliyor. </p>

<p>Olayların boyutuna ilişkin rakamlar kaynaklara göre değişiyor. Atatürk Ansiklopedisi’nde yer alan resmi kaynaklara göre 4 bin 214 işyeri, 1.004 ev, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır ve 26 okulun yanı sıra fabrika, otel ve benzeri yerlerin bulunduğu toplam 5 bin 622 tesisin saldırıya uğradığı belirtiliyor. </p>

<p>Bazı akademik çalışmalarda ise 5 bin 317 mekân rakamı kullanılıyor. Bu nedenle maddi hasar konusunda farklı kaynaklarda farklı toplamlar bulunuyor. </p>

<p><strong>6-7 Eylül olayları neden çıktı?</strong></p>

<p>6-7 Eylül'ün arka planında yalnızca bir gecede ortaya çıkan toplumsal öfke değil, Kıbrıs meselesi, Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki gerilim, milliyetçi propaganda ve dönemin siyasi atmosferi bulunuyordu.</p>

<p>1950'lerin ortasında Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan arasındaki en önemli dış politika başlıklarından birine dönüşmüştü.</p>

<p>Kıbrıs'ta EOKA'nın faaliyetleri 1955'te yoğunlaşırken Yunanistan, adanın Yunanistan'la birleşmesini ifade eden Enosis talebini gündeme taşıyordu. Türkiye ise Kıbrıs Türklerinin haklarının korunmasını savunuyordu.</p>

<p>TBMM'nin yayımladığı kronolojide, 1 Nisan 1955'te EOKA faaliyetlerinin başladığı, Temmuz ve Ağustos aylarında Türkiye'nin Yunanistan ve İngiltere'ye çeşitli diplomatik girişimlerde bulunduğu ve 29 Ağustos 1955'te Londra Kıbrıs Konferansı'nın başladığı belirtiliyor. </p>

<p>Bu ortamda Türkiye'de “Kıbrıs Türktür, Türk Kalacaktır” sloganı etrafında güçlü bir kamuoyu oluşturuldu.</p>

<p><strong>Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba haberi nasıl yayıldı?</strong></p>

<p>6 Eylül 1955'te olayların başlamasında en önemli gelişmelerden biri, Selanik'te Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu eve ve Türk Konsolosluğu'na yönelik bombalı saldırı haberiydi.</p>

<p>Atatürk Ansiklopedisi'ne göre 5 Eylül'de Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba atıldığı haberi İstanbul Ekspres gazetesinde yayımlandı ve gerilim hızla arttı.</p>

<p>Basın tarihine ilişkin kaynaklarda ise İstanbul Ekspres'in olay günü ikinci baskısında “Atamızın evi bomba ile hasara uğradı” başlığını kullandığı ve gazetenin normal tirajının çok üzerinde basıldığı aktarılıyor.</p>

<p>Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor:</p>

<p>Selanik'teki bombalama olayı gerçekten gerçekleşmişti; tartışma, bu olayın Türkiye'deki kitlesel saldırıları tetiklemek amacıyla kullanılıp kullanılmadığı ve saldırının arkasında kimlerin bulunduğu noktasında yoğunlaştı.</p>

<p>Nitekim daha sonraki yıllarda olayın bir provokasyon olduğu ve saldırıların önceden organize edildiği yönünde farklı iddialar ortaya atıldı.</p>

<p><strong>Saldırılar nasıl başladı?</strong></p>

<p>6 Eylül akşamı İstanbul'da önce protesto gösterileri düzenlendi.</p>

<p>Ancak gösteriler kısa süre içinde Rumlara ait ev, dükkân ve işyerlerine yönelik saldırılara dönüştü.</p>

<p>Beyoğlu, Taksim, Kurtuluş, Şişli, Nişantaşı, Eminönü, Fatih, Balat, Eyüp, Bakırköy, Yeşilköy, Ortaköy, Arnavutköy ve Bebek başta olmak üzere İstanbul'un çok sayıda bölgesinde saldırılar yaşandı.</p>

<p>Saldırılar yalnızca işyerleriyle sınırlı kalmadı. Evler yağmalandı, kiliseler ateşe verildi, mezarlıklar tahrip edildi ve dini semboller yok edildi. Olayların kapsamı İstanbul'un Rum nüfusunun yoğun olduğu bölgelerin çok ötesine taşındı.</p>

<p>İzmir ve Ankara'da da benzer saldırılar yaşandı.</p>

<p><strong>6-7 Eylül'de kaç kişi öldü?</strong></p>

<p>6-7 Eylül'deki can kaybı konusunda kaynaklar arasında farklı rakamlar bulunuyor.</p>

<p>Dönemin resmi rakamlarında 3 kişinin öldüğü ve 30 kişinin yaralandığı belirtilirken, Türk basınında daha sonra 11 ölüm rakamı da yer aldı. Yunan kaynakları ve bazı araştırmalarda ise ölü sayısının daha yüksek olduğu ifade edildi.</p>

<p>Cinsel saldırıların sayısı konusunda da benzer bir belirsizlik bulunuyor. Resmi kayıtlarda 60 tecavüz vakasından söz edilirken, araştırmacılar gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğini belirtiyor. </p>

<p>Bu nedenle 6-7 Eylül'ün bilançosu aktarılırken tek bir rakamı kesin gerçek olarak vermek yerine “resmi kayıtlar” ve “araştırmacıların tahminleri” arasındaki farkı belirtmek daha doğru.</p>

<p><strong>Evler, işyerleri ve ibadethaneler hedef alındı</strong></p>

<p>Saldırıların ekonomik ve kültürel boyutu da son derece ağırdı.</p>

<p>Resmi kaynaklara dayanan rakamlara göre:</p>

<p>4 bin 214 işyeri,</p>

<p>1.004 ev,</p>

<p>73 kilise,</p>

<p>1 sinagog,</p>

<p>2 manastır,</p>

<p>26 okul ve fabrika, otel, bar gibi farklı yapıların bulunduğu binlerce mekân saldırıya uğradı.</p>

<p>Bu nedenle 6-7 Eylül yalnızca bir “sokak olayları” olarak değil, Türkiye'nin gayrimüslim yurttaşlarının ekonomik ve toplumsal varlığı üzerinde kalıcı sonuçlar yaratan kitlesel bir saldırı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Saldırılar ne zaman sona erdi?</strong></p>

<p>Olayların kontrolden çıkmasının ardından hükümet İstanbul, İzmir ve Ankara'da sıkıyönetim ilan etti.</p>

<p>TBMM, Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın çağrısıyla 12 Eylül'de olağanüstü toplandı ve sıkıyönetim kararını görüştü. Hükümetin Meclis'e sunduğu tezkerede, olayların kamu huzur ve güvenliğini bozacak biçimde büyüdüğü ifade edildi.</p>

<p>Olayların ardından binlerce kişi gözaltına alındı ve saldırıların sorumlularına yönelik soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Ayrıca Kıbrıs Türktür Cemiyeti kapatıldı ve cemiyet yöneticilerinden çok sayıda kişi tutuklandı. Atatürk Ansiklopedisi'ne göre cemiyetin merkez ve şubelerinde görev yapan 87 kişi tutuklandı.</p>

<p><strong>Celal Bayar 6-7 Eylül için ne dedi?</strong></p>

<p>Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, 1 Kasım 1955'te TBMM'nin yeni yasama yılı açılışında 6-7 Eylül olaylarına değindi.</p>

<p>Bayar, olaylardan duyduğu üzüntüyü ifade ederken, sıkıyönetim sonrasında sorumlular hakkında soruşturma başlatıldığını belirtti.</p>

<p>Bayar'ın yaklaşımının önemli noktalarından biri, saldırıların hedef aldığı kişilerin din, dil ve ırk farkı gözetilmeksizin anayasal eşitlik güvencesindeki yurttaşlar olduğunun vurgulanmasıydı.</p>

<p>Bayar ayrıca maddi ve manevi zararın giderilmesi gerektiğini, benzer olayların yeniden yaşanmaması gerektiğini ve Türk-Yunan dostluğunun önemini dile getirdi.</p>

<p><strong>Adnan Menderes'in açıklamaları</strong></p>

<p>Dönemin Başbakanı Adnan Menderes de olayların ardından Meclis'te çeşitli vesilelerle konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>TBMM kayıtlarında Menderes'in 6-7 Eylül olayları nedeniyle Başbakan ve eski İçişleri Bakanı hakkında Meclis soruşturması açılması önergesi görüşülürken söz aldığı görülüyor.</p>

<p>Menderes ayrıca 6-7 Eylül'de İstanbul ve İzmir'de zarar görenlerin zararlarının karşılanmasına ilişkin yasa görüşmeleri sırasında da Meclis'te konuştu.</p>

<p>Dolayısıyla dönemin hükümeti, olayların ardından hem sıkıyönetim ve soruşturma yoluna gitti hem de saldırılarda zarar görenlerin zararlarının karşılanmasına yönelik yasal düzenleme yaptı.</p>

<p>Ancak bu, ilerleyen yıllarda hükümetin olaylardaki siyasi sorumluluğuna ilişkin tartışmaların sona ermesi anlamına gelmedi.</p>

<p><strong>İsmet İnönü: “Hiçbir hakikat söylenmedi”</strong></p>

<p>6-7 Eylül'ün siyasi açıdan en önemli tartışmalarından biri, olayların gerçek sorumlularının kim olduğu konusunda yaşandı.</p>

<p>Ana muhalefetteki CHP'nin lideri İsmet İnönü, 16 Aralık 1955'te TBMM'deki görüşmeler sırasında 6-7 Eylül'e ilişkin eleştiriler yöneltti.</p>

<p>Atatürk Araştırma Merkezi'nin çalışmasına göre İnönü, olaylar konusunda hâlâ gerçeklerin ortaya konulmadığını savundu.</p>

<p>İnönü ayrıca Türk-Yunan ilişkilerinin dostane biçimde sürdürülmesi gerektiğini, Kıbrıs Türkleri konusunda Türkiye'nin endişelerinin bulunduğunu ancak hükümetin savaşı çağrıştıran açıklamalarının ortamı daha da gerdiğini söyledi.</p>

<p>Bu açıklama, olaylardan birkaç ay sonra bile 6-7 Eylül'ün Meclis'te kapanmış bir dosya olmadığını gösteriyordu.</p>

<p><strong>Fuad Köprülü yıllar sonra Menderes'i suçladı</strong></p>

<p>6-7 Eylül'le ilgili en ağır siyasi suçlamalardan biri, Demokrat Parti'nin kurucularından ve dönemin eski Dışişleri Bakanı Fuad Köprülü tarafından yapıldı.</p>

<p>27 Mayıs 1960 darbesinden yalnızca sekiz gün sonra bir gazeteye konuşan Köprülü, dönemin Başbakanı Adnan Menderes ile Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yu suçladı.</p>

<p>Köprülü, olayların “baş tertipçisi ve müsebbibi” olarak Menderes'i gösterdiğini ve Kıbrıs politikasıyla bağlantılı bir plan yürütüldüğünü ileri sürdü. Ayrıca Atatürk'ün Selanik'teki evine yönelik bombalama olayının da bir tertip olduğunu iddia etti.</p>

<p>Bu sözler Köprülü'nün iddialarıydı; olayların hükümet tarafından organize edildiğini tek başına kanıtlayan bir belge olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p>Köprülü ile Zorlu arasında daha önce başlayan siyasi anlaşmazlıklar da bu açıklamaların değerlendirilmesinde önem taşıyor.</p>

<p><strong>Fatin Rüştü Zorlu neden suçlandı?</strong></p>

<p>Dönemin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Türkiye'nin Kıbrıs politikasının en önemli isimlerinden biriydi.</p>

<p>6-7 Eylül sonrasında Zorlu'nun hükümetten ayrılması ve daha sonra Yassıada'da yargılanması, olaylarla ilgili siyasi sorumluluk tartışmasını daha da büyüttü.</p>

<p>27 Mayıs 1960 darbesinin ardından Yassıada'da 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili dava açıldı. Zorlu ve Menderes, olayların hükümet tarafından organize edildiği iddiasıyla yargılandı ve dava sonucunda altışar yıl hapis cezasına çarptırıldılar.</p>

<p>Yargılama sırasında, Zorlu'nun 1955'te Londra'dan Menderes'e gönderdiği ve Kıbrıs konusunda hükümetin elini güçlendirmek için “gerekli tedbirlerin alınmasını” istediği belirtilen telgraf da önemli bir delil olarak gündeme getirildi.</p>

<p>Ancak söz konusu telgrafın yargılama sırasında bulunamadığı, Zorlu'nun ise “tedbirler” ifadesiyle diplomatik önlemleri kastettiğini savunduğu aktarılıyor.</p>

<p><strong>Yassıada'da 6-7 Eylül davası</strong></p>

<p>27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından Demokrat Parti yöneticileri Yassıada'da yargılandı.</p>

<p>6-7 Eylül olayları da bu davalar arasında yer aldı.</p>

<p>Dönemin iktidarının olayları organize ettiği yönündeki suçlama mahkemenin temel tartışmalarından biri oldu. TRT'nin Yassıada arşivlerine ilişkin çalışmasında da 6-7 Eylül suçlamasının, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanların olayları tertip ettiği iddiasına dayandırıldığı aktarılıyor.</p>

<p>Bu nedenle 6-7 Eylül'ün siyasi sorumluluğu konusunda 1955'teki Meclis tartışmaları ile 1960 sonrası Yassıada yargılamalarını birbirinden ayırmak gerekiyor.</p>

<p>1955'te hükümet olayları soruşturduğunu ve sorumluların cezalandırılacağını açıklarken, 1960 sonrasında Demokrat Parti yöneticileri doğrudan olayların tertip edilmesi suçlamasıyla yargılandı.</p>

<p><strong>6-7 Eylül'ün arkasında devlet var mıydı?</strong></p>

<p>Bu soru, 6-7 Eylül tarihinin en tartışmalı başlıklarından biri.</p>

<p>Tarihçiler arasında olayların kendiliğinden gelişen bir halk öfkesi mi, önceden organize edilmiş bir saldırı mı, yoksa devlet içindeki bazı aktörlerin rol aldığı planlı bir operasyon mu olduğu konusunda farklı değerlendirmeler bulunuyor.</p>

<p>Bazı araştırmacılar saldırıların örgütlü niteliğine, farklı kentlerden insanların İstanbul'a taşınmasına, saldırıların eş zamanlılığına ve güvenlik güçlerinin müdahalesindeki sorunlara dikkat çekiyor.</p>

<p>Öte yandan olayların tümünün doğrudan hükümet tarafından planlandığını kesin biçimde kanıtlayan bir belge bulunduğu yönündeki iddia da tartışmalı.</p>

<p>Bu nedenle haber dilinde “devlet organize etti” gibi kesin bir ifade yerine, “devletin ve hükümetin sorumluluğu tartışıldı”, “organize edildiği yönünde iddialar ortaya atıldı” demek tarihsel açıdan daha doğru.</p>

<p><strong>6-7 Eylül neden özellikle Rumları hedef aldı?</strong></p>

<p>Bunun temelinde dönemin Kıbrıs meselesi ve Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki gerilim bulunuyordu.</p>

<p>Kıbrıs'taki Enosis talebi, Türkiye'de Rumlara yönelik şüphe ve düşmanlığın yükselmesine neden olan siyasi propagandanın önemli unsurlarından biri haline gelmişti.</p>

<p>Ancak saldırılar yalnızca Rumlarla sınırlı kalmadı.</p>

<p>Ermeni ve Yahudi yurttaşlar ile diğer gayrimüslim topluluklar da saldırıların hedefi oldu.</p>

<p>Bu nedenle 6-7 Eylül, yalnızca Türk-Yunan ilişkileri bağlamında değil, Türkiye'deki çok kültürlü ve çok dinli toplumsal yapının dönüşümü açısından da ele alınıyor.</p>

<p><strong>6-7 Eylül Türkiye'nin Rum nüfusunu nasıl etkiledi?</strong></p>

<p>6-7 Eylül sonrasında Türkiye'deki Rum toplumunun kendisini güvende hissetmesine ilişkin ciddi bir kırılma yaşandı.</p>

<p>Saldırılarda evleri ve işyerleri zarar gören, ekonomik varlıklarını kaybeden ve fiziksel saldırıya uğrayan çok sayıda Rum yurttaş Türkiye'den ayrılmaya başladı.</p>

<p>Bu süreç, 1964'teki Türkiye'nin Rum yurttaşlarına yönelik sınır dışı uygulamaları ve sonrasında yaşanan göçlerle birlikte İstanbul Rum toplumunun nüfusunun dramatik biçimde azalmasına yol açtı.</p>

<p>Dolayısıyla 6-7 Eylül'ün etkisi 6-7 Eylül gecesiyle sınırlı kalmadı; Türkiye'nin demografik ve kültürel yapısında uzun yıllar hissedilen sonuçlar yarattı.</p>

<p><strong>6-7 Eylül sadece İstanbul'da mı yaşandı?</strong></p>

<p>Hayır.</p>

<p>Saldırıların en ağır biçimde yaşandığı yer İstanbul olmakla birlikte İzmir ve Ankara'da da olaylar meydana geldi.</p>

<p>Atatürk Ansiklopedisi, olayların İstanbul'un yanı sıra Ankara ve İzmir'de de gayrimüslim yurttaşlara ait mülkleri hedef aldığını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı araştırmalarda ise saldırıların İstanbul dışındaki farklı bölgelere de yansıdığı aktarılıyor.</p>

<p><strong>6-7 Eylül neden bugün hâlâ tartışılıyor?</strong></p>

<p>Çünkü 6-7 Eylül yalnızca geçmişte kalmış bir saldırı dalgası değil.</p>

<p>Türkiye'nin: azınlık politikaları, milliyetçilik, Kıbrıs sorunu, Türk-Yunan ilişkileri, basının kriz önemlerindeki rolü, devlet-toplum ilişkisi, siyasi sorumluluk, gayrimüslim yurttaşların güvenliği, zorunlu göç ve demografik değişim başlıklarının kesiştiği önemli bir tarihsel dönemeç.</p>

<p>Ayrıca olayların gerçek sorumlularının kim olduğu sorusu da hâlâ tarih yazımının önemli tartışma alanlarından biri.</p>

<p><strong>6-7 Eylül'den geriye ne kaldı?</strong></p>

<p>6-7 Eylül, Türkiye'nin yakın tarihinde çok kültürlü toplumsal yapının ağır biçimde yara aldığı dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Olayların ardından yalnızca binalar, dükkânlar ve ibadethaneler zarar görmedi; toplulukların birbirine duyduğu güven de büyük ölçüde sarsıldı.</p>

<p>Bu nedenle 6-7 Eylül'ün yıldönümlerinde yapılan anmaların temel başlıklarından biri, hafıza ve yüzleşme oluyor.</p>

<p>Bugün 6-7 Eylül konuşulurken yalnızca “ne oldu?” sorusu değil, “nasıl bu noktaya gelindi, kimler sorumluydu ve benzer bir toplumsal saldırının yeniden yaşanmaması için ne yapılmalı?” soruları da gündeme geliyor.</p>

<p><strong>6-7 Eylül 1955 kronolojisi</strong></p>

<p>1 Nisan 1955: Kıbrıs'ta EOKA'nın silahlı faaliyetleri başladı.</p>

<p>29 Ağustos 1955: Londra Kıbrıs Konferansı başladı.</p>

<p>5-6 Eylül: Selanik'teki Atatürk'ün doğduğu eve yönelik bombalama haberi Türkiye'de yayıldı. İstanbul Ekspres'in ikinci baskısı gerilimi artırdı.</p>

<p>6 Eylül akşamı: İstanbul'da protestolar saldırı ve yağma hareketlerine dönüştü.</p>

<p>6-7 Eylül gecesi: Evler, işyerleri, kiliseler, okullar ve diğer gayrimüslimlere ait mekânlar hedef alındı.</p>

<p>7 Eylül: Hükümet İstanbul, Ankara ve İzmir'de sıkıyönetim ilan etti.</p>

<p>12 Eylül: TBMM, sıkıyönetim kararını görüşmek üzere toplandı.</p>

<p>1 Kasım: Cumhurbaşkanı Celal Bayar TBMM açılış konuşmasında olayları değerlendirdi ve sorumluların soruşturulduğunu açıkladı.</p>

<p>16 Aralık: İsmet İnönü, TBMM'de 6-7 Eylül'e ilişkin hükümeti eleştirdi ve olayların gerçeklerinin hâlâ ortaya konulmadığını savundu.</p>

<p>27 Mayıs 1960 sonrası: Demokrat Parti yöneticileri Yassıada'da yargılandı; 6-7 Eylül olayları da davalar arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/6-7-eylul-1955te-ne-oldu-donemin-siyasileri-ne-dedi-olaylarin-arkasinda-kim-vardi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/6-7-eylul-2.png" type="image/jpeg" length="70870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti’den 6-7 Eylül mesajı: “Nefretin örgütlenmesine izin vermemeliyiz”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partiden-6-7-eylul-mesaji-nefretin-orgutlenmesine-izin-vermemeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partiden-6-7-eylul-mesaji-nefretin-orgutlenmesine-izin-vermemeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti, 6-7 Eylül 1955 olaylarının yıl dönümünde yayımladığı mesajda, Rum, Ermeni ve Yahudi yurttaşların hedef alındığı saldırıları hatırlattı. Partinin açıklamasında, geçmişle yüzleşmenin yalnızca yaşananları anmakla sınırlı olmadığı belirtilerek nefretin örgütlenmesine izin verilmemesi çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti, 6-7 Eylül 1955 olaylarının yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, başta Rumlar olmak üzere Ermeni ve Yahudi yurttaşların evlerinin, işyerlerinin ve ibadethanelerinin hedef alındığı saldırıları andı. DEM Parti, olaylarda yaşamını yitirenleri anarken, geçmişle gerçek anlamda yüzleşmenin benzer acıların yeniden yaşanmaması için bugünün sorumluluğunun üstlenilmesini gerektirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“BU ÜLKENİN YÜZLEŞİLMEMİŞ EN AĞIR UTANÇLARINDAN BİRİ”</strong></p>

<p>DEM Parti’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “6-7 Eylül 1955 Pogromu bu ülkenin yüzleşilmemiş en ağır utançlarından biridir” denildi.</p>

<p>Açıklamada, başta Rumlar olmak üzere Ermeni ve Yahudi yurttaşların evlerinin, işyerlerinin ve ibadethanelerinin hedef alındığı, insanların yaşamını yitirdiği ve yaralandığı belirtildi. Çok sayıda kişinin de doğup büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda bırakıldığı ifade edildi.</p>

<p>DEM Parti, saldırılarda yaşamını yitiren yurttaşları saygıyla andı.</p>

<p><strong>6-7 EYLÜL 1955'TE NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>6-7 Eylül Olayları, 6 Eylül 1955'te İstanbul'da başlayarak İzmir ve Ankara başta olmak üzere başka kentlere de yayılan, özellikle Rum yurttaşları olmak üzere Rum, Ermeni ve Yahudi toplumlarının hedef alındığı kitlesel saldırı ve yağma olayları olarak tarihe geçti. Akademik çalışmalarda olaylar sıklıkla “pogrom” olarak da tanımlanıyor.</p>

<p>Olayların öncesinde Kıbrıs meselesi nedeniyle Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim yükselmişti. 5 Eylül'ü 6 Eylül'e bağlayan gece Selanik'te Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu evin bulunduğu alanda bir bomba patlatıldığı haberi Türkiye'de yayıldı. İstanbul Ekspres gazetesinin haberi gerilimi daha da artırdı.</p>

<p>6 Eylül akşamı Taksim Meydanı'nda Kıbrıs meselesi nedeniyle düzenlenen protesto kısa sürede kontrolden çıktı. Kalabalıkların özellikle Rumlara ait ev, işyeri ve diğer mülklere yönelmesiyle saldırılar başladı. İstanbul'un farklı bölgelerine yayılan olaylarda evler, dükkânlar, kiliseler, okullar ve mezarlıklar tahrip edildi. İzmir ve Ankara'da da benzer olaylar yaşandı.</p>

<p>Olayların büyümesi üzerine İstanbul, Ankara ve İzmir'de sıkıyönetim uygulamasına başvuruldu. İstanbul'da kontrol ancak 7 Eylül gecesine doğru sağlanabildi. Resmî kayıtlara dayanan bir akademik çalışmada İstanbul'da 4 bin 25 dükkân ve 1021 evin talan edildiği; çok sayıda kilise, okul, mezarlık, otel, fabrika ve başka yapının da zarar gördüğü aktarılıyor.</p>

<p>6-7 Eylül saldırıları, Türkiye'deki gayrimüslim yurttaşların güvenlik ve aidiyet duygusunu ağır biçimde etkiledi. Olayların ardından özellikle İstanbul Rumlarının nüfusunda önemli bir azalma yaşandı; 1964'teki Rum göçüyle birlikte bu demografik değişim daha da belirginleşti.</p>

<p><strong>DEM PARTİ’DEN “YÜZLEŞME” ÇAĞRISI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEM Parti açıklamasında, “Geçmişle gerçek anlamda yüzleşmek yalnızca yaşananları hatırlamak değildir; benzer acıların bir daha yaşanmaması için bugünün sorumluluğunu üstlenmektir” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Açıklamada 6-7 Eylül'ün bıraktığı en büyük sorumluluğun nefretin örgütlenmesine izin vermemek olduğu belirtilerek, herkesin kimliği, dili ve inancıyla eşit ve özgür yaşayabileceği demokratik bir toplumun birlikte kurulması gerektiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partiden-6-7-eylul-mesaji-nefretin-orgutlenmesine-izin-vermemeliyiz</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/dem-66.png" type="image/jpeg" length="29485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti kongresini topladı: Kapsamlı değişim 2027’ye bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-kongresini-topladi-kapsamli-degisim-2027ye-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-kongresini-topladi-kapsamli-degisim-2027ye-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti’nin 5’inci Olağan Büyük Kongresi Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde başladı. Yasal zorunluluk nedeniyle gerçekleştirilen kongrede parti organları seçilecek, tüzük değerlendirilecek ve yeni siyasi döneme ilişkin bildirgenin açıklanması bekleniyor. Kapsamlı değişim ve yeniden yapılanmanın ise 2027 baharında yapılması planlanan kongreye bırakılması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) 5’inci Olağan Büyük Kongresi, Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde başladı. En son Ekim 2023’te olağan kongresini gerçekleştiren DEM Parti, yasal zorunluluk nedeniyle olağan kongresini topladı. Kongrede parti organlarının seçimi ve tüzük değerlendirmeleri yapılırken, önümüzdeki siyasi döneme ilişkin bildirgenin de kamuoyuna açıklanması bekleniyor.</p>

<p><strong>DİĞER SİYASİ PARTİLER DAVET EDİLMEDİ</strong></p>

<p>Katılımın sınırlı tutulduğu kongreye DEM Parti milletvekillerinin yanı sıra il ve ilçe örgütlerinden üyeler katıldı.</p>

<p>Kongrede TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Urfa Milletvekili Mithat Sancar, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır ile DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da yer aldı.</p>

<p>Kongrenin çerçevesi doğrultusunda diğer siyasi partilere ise davet gönderilmedi.</p>

<p>Salonda üzerinde “5. Büyük Kongre, 5. Kongreye Mezin” ve “Jin, Jiyan, Azadi” yazılı dövizler yer aldı. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan salona alkışlar eşliğinde girdi.</p>

<p>Kongre Divanı'na Neslihan Şedal, Ali Kenanoğlu, Şevval Dicle Akay, Burcugül Çubuk ve Mehmet Onur Yılmaz seçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saygı duruşuyla başlayan kongrede Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan açılış konuşmalarını yaptı. Kongrenin ardından çalışmaların basına kapalı devam etmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>İSİM VE TÜZÜKTE DEĞİŞİKLİK BEKLENMİYOR</strong></p>

<p>Kongrede DEM Parti'nin isminde, tüzüğünde veya parti programında kapsamlı bir değişiklik yapılması beklenmiyor.</p>

<p>Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları'nın yeniden seçilmesine kesin gözüyle bakılırken, Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu'nda sınırlı sayıda değişiklik yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Parti kaynaklarına göre 6 Eylül'deki kongre, kapsamlı bir kadro ve program değişikliğinden ziyade yeni dönemin hazırlık aşaması niteliğinde olacak. DEM Parti de kongreyi daha kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecinin başlangıcı olarak değerlendiriyor.</p>

<p><strong>ASIL DEĞİŞİM 2027 BAHARINDA</strong></p>

<p>DEM Parti'de kapsamlı değişim ve yeniden yapılanmanın, kongrenin ardından gerçekleştirilecek başka bir kongrede gündeme alınması planlanıyor.</p>

<p>Bu kongrenin, “çözüm” sürecine paralel olarak ve Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un uygulanmasıyla eşgüdümlü biçimde 2027'nin bahar aylarında gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>

<p>DEM Parti kaynaklarının daha önce yaptığı değerlendirmelere göre bu süreçte partinin kadroları, örgütlenme modeli ve siyaset yapma biçiminin yeni döneme göre yeniden ele alınması planlanıyor.</p>

<p><strong>KONGREDE YENİ DÖNEMİN SİYASİ MESAJI AÇIKLANACAK</strong></p>

<p>Kongrede parti organlarının seçiminin yanı sıra önümüzdeki siyasi döneme ilişkin bir bildirgenin kamuoyuna duyurulması bekleniyor.</p>

<p>Parti yönetimi, kongreyi yeni dönemin siyasi çerçevesinin oluşturulması açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriyor. Kongre sonrasında kapsamlı yeniden yapılanmanın hangi başlıklar üzerinden ilerleyeceği ve partinin yeni dönemde izleyeceği siyasi hattın daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-parti-kongresini-topladi-kapsamli-degisim-2027ye-birakildi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/dem-67.jpg" type="image/jpeg" length="12049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz Göktaş’ın 7 yıl önce bakanlık desteğiyle çektiği kısa film mahkemeye kanıt olarak sunulacak]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/deniz-goktasin-7-yil-once-bakanlik-destegiyle-cektigi-kisa-film-mahkemeye-kanit-olarak-sunulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/deniz-goktasin-7-yil-once-bakanlik-destegiyle-cektigi-kisa-film-mahkemeye-kanit-olarak-sunulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama ile suçu ve suçluyu övme suçlarından 9 yıl 8 aya kadar hapsi istenen tutuklu komedyen Deniz Göktaş’ın, 2019 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle çektiği “Tatilin İlk Günü” adlı kısa filmi mahkemeye sunulacak. Gazeteci İsmail Saymaz, filmin Göktaş’ın söz konusu esprilerinde dini aşağılama kastı bulunmadığını göstermek amacıyla kullanılacağını aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklu komedyen Deniz Göktaş hakkında hazırlanan iddianamede, YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı gösterisindeki ifadeleri nedeniyle üç ayrı suçlama yöneltildi.</p>

<p>Göktaş’ın “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlarından 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.</p>

<p>Savcılık, Göktaş’ın gösterisinde yer alan “dalgıç”, “oruç tutan canlı bomba” ve “Kuran’ı Kerim” ifadelerinin İslam dinini aşağılamaya yönelik olduğunu öne sürdü.</p>

<p>İddianamede, özellikle “oruç tutan canlı bomba” ifadesine ilişkin olarak, oruç tutan kişilerin canlı bomba olmaya müsait olduğu ve canlı bombanın oruç tutması halinde nerede patlayacağının belli olmayacağı yönünde değerlendirme yapıldığı belirtildi.</p>

<p><strong>2019 YILINDA ÇEKİLEN KISA FİLM GÜNDEMDE</strong></p>

<p>Gazeteci İsmail Saymaz, Sözcü’de kaleme aldığı yazısında Göktaş’ın 2019 yılında çektiği “Tatilin İlk Günü” adlı kısa filme dikkat çekti.</p>

<p>Saymaz’ın aktardığına göre film, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 12 bin lira destek aldı.</p>

<p>Göktaş’ın avukatı Metin Sinan Aslan’ın, filmdeki haşema esprisinin dini aşağılama amacı taşımadığını ortaya koymak için söz konusu yapımı mahkemeye sunacağı belirtildi.</p>

<p><strong>FİLMDE HAŞEMALI KADIN İLE TARTIŞMA İŞLENİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saymaz, kısa filmdeki sahneyi şöyle anlattı:</p>

<p>“Bu filmde bir adam, sahilde kumdan heykel yapıyor. Bir çocuk heykeli bozuyor. Adam çocuğu dövüyor. Senaryoda ‘Duyarlı kadın’ diye tanımlanan haşemalı kadın müdahale ediyor. ‘Aman beyefendi çocuk bunlar! Şiddet uygulamaya hakkınız yok!’ diyor. Adam, bu itirazı rejim krizine çeviriyor. Kadının kıyafetlerine bakarak, şöyle karşılık veriyor: ‘Bana mı öğreteceksiniz nerede ne yapılacağını? Zaten bir top tepmeyi bilirsiniz bir de bir şeyleri yıkmayı.’ Kadın ağlayarak tepki veriyor. Adam ‘Mahvettiniz ülkeyi. Bari tatilde rahat bırakın!’ diyerek üste çıkıyor.”</p>

<p>Göktaş’ın avukatının, filmin içeriğini mahkemeye sunarak komedyenin mizah anlayışının bağlamının değerlendirilmesini ve söz konusu esprilerin dini aşağılama kastıyla yapılmadığının ortaya konulmasını amaçladığı aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/deniz-goktasin-7-yil-once-bakanlik-destegiyle-cektigi-kisa-film-mahkemeye-kanit-olarak-sunulacak</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/deniz-1.webp" type="image/jpeg" length="20232"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP’nin seçim sistemi planı: Ortak listeler ve vekil transferlerine sınır]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mhpnin-secim-sistemi-plani-ortak-listeler-ve-vekil-transferlerine-sinir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mhpnin-secim-sistemi-plani-ortak-listeler-ve-vekil-transferlerine-sinir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin değiştirilmesine yönelik tartışmalar sürerken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mevcut yürütme modelinin korunmasından yana olduğu, ancak seçim sistemi ve Siyasi Partiler Yasası’nda kapsamlı değişiklikler istediği öne sürüldü. Kulislerde ortak listeler, milletvekili transferleri, seçim çevreleri ve ittifakların sandalye hesabına etkisine ilişkin yeni formüllerin tartışıldığı belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin geleceğine ilişkin tartışmalar sürerken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mevcut yürütme modelinin korunması, buna karşın seçim mevzuatı ile Siyasi Partiler Yasası’nın yeniden düzenlenmesi yönünde bir yaklaşımı olduğu öne sürüldü. Bahçeli’nin Habertürk’e yaptığı son açıklamalarının ardından iktidar kulislerinde seçim sistemi, siyasi partilerin işleyişi ve seçim ittifaklarına ilişkin yeni düzenleme seçeneklerinin konuşulduğu belirtildi.</p>

<p><strong>BAHÇELİ: SİSTEM GÜÇLENDİRİLMELİ, AKSAKLIKLAR GİDERİLMELİ</strong></p>

<p>Bahçeli, Habertürk Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör’ün sorularını yanıtlarken Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin uygulamasında ortaya çıkan sorunların ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>MHP lideri, “Bizim söylediğimiz şudur. Bahsettiğiniz her iki alanda da hem sistemi güçlendirecek, hem de aksamaları giderecek değişiklikler üzerinde müzakere edilmelidir” dedi.</p>

<p>Bahçeli, bu tartışmanın yalnızca siyasetçiler tarafından değil, sivil toplum kuruluşları, aydınlar ve akademisyenlerin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini belirterek yapılacak değişikliklerin yeni anayasa çalışmasıyla uyumlu olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>MHP MEVCUT YÜRÜTME MODELİNİN DEVAMINDAN YANA</strong></p>

<p><strong><i>Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın haberine göre</i></strong> MHP, yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanı’nda toplandığı mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin korunmasını savunuyor.</p>

<p>Buna karşılık MHP’nin, mevcut modeli değiştirmek yerine seçim mevzuatı ve Siyasi Partiler Yasası üzerinden sistemi yeniden şekillendirmeyi istediği öne sürülüyor.</p>

<p>Bu kapsamda seçim ittifaklarına ilişkin kuralların yeniden ele alınması, siyasi partilerin seçim süreçlerindeki iş birliklerinin daha açık ve bağlayıcı hale getirilmesi gibi seçeneklerin değerlendirildiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>ORTAK LİSTE VE MİLLETVEKİLİ TRANSFERLERİNE SINIR GÜNDEMDE</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kulislerde tartışılan başlıklardan birinin de farklı partilerden isimlerin başka partilerin listelerinden aday gösterilmesi olduğu aktarılıyor.</p>

<p>Bu uygulamanın sınırlandırılması, adaylara belirli bir süre parti üyeliği şartı getirilmesi ve ortak listelerin resmî seçim iş birliği kapsamında değerlendirilmesi gibi formüllerin gündemde olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Seçim sonrasında parti değiştiren milletvekillerine ilişkin yeni kurallar getirilmesi de tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. Meclis’te grup kurma koşulları ve milletvekili transferlerinin de Siyasi Partiler Yasası kapsamında yeniden düzenlenebileceği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>SEÇİM ÇEVRELERİ DE YENİDEN DÜZENLENEBİLİR</strong></p>

<p>MHP’nin değerlendirdiği öne sürülen seçenekler yalnızca siyasi partilerin işleyişiyle sınırlı değil.</p>

<p>Dar veya daraltılmış seçim çevresi, seçim çevrelerinin milletvekili sayılarına göre yeniden düzenlenmesi ve seçim ittifaklarında kullanılan oyların sandalye dağılımına etkisi de tartışılan seçenekler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Bu başlıkların hayata geçirilmesi halinde milletvekili dağılımının ve siyasi partilerin seçim stratejilerinin önemli ölçüde değişebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>MUHALEFETİN SEÇİM İŞ BİRLİKLERİNE KARŞI YENİ FORMÜL İDDİASI</strong></p>

<p>MHP’nin yaklaşımının, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni değiştirmeden seçim mevzuatı üzerinden siyasi alanı yeniden şekillendirmeyi amaçladığı ileri sürülüyor.</p>

<p>Kulislerde ayrıca iktidar cephesinin, muhalefetin tek liste, çatı parti veya bölgesel seçim iş birliği gibi formüllerine karşı yeni kurallar oluşturmayı hedeflediği değerlendirmesi yapılıyor.</p>

<p>Bahçeli daha önce de Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne uygun biçimde siyasi partiler ve seçim sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunmuştu. 19 Ağustos’taki açıklamasında, siyasi istikrar ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini belirtmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mhpnin-secim-sistemi-plani-ortak-listeler-ve-vekil-transferlerine-sinir</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/07/bahceli-den-kurt-ve-alevi-cumhurbaskani-yardimcisi-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="46881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mazlum Abdi Şam’a taşınıyor: Yeni görevi ve Ankara’ya ilişkin dikkat çeken iddia]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdi-sama-tasiniyor-yeni-gorevi-ve-ankaraya-iliskin-dikkat-ceken-iddia</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdi-sama-tasiniyor-yeni-gorevi-ve-ankaraya-iliskin-dikkat-ceken-iddia" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Al Arabiya’ya konuşan Abdi’ye yakın bir kaynak, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak atanan Mazlum Abdi’nin henüz resmen görevine başlamadığını ve Haseke’den ayrılarak Şam’a kalıcı olarak yerleşmesinin planlandığını söyledi. Abdi’nin yeni görevinde Suriye içindeki ve dışındaki “Kürt dosyasını” takip edeceği öne sürülürken, Ankara’nın Abdi’yi terör listesinden çıkarmayı planladığı da iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) feshedilmesinin ardından Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak atanan Mazlum Abdi’nin yeni görevine ilişkin ayrıntılar gündeme geldi. Al Arabiya’ya konuşan Abdi’ye yakın bir kaynak, Abdi’nin henüz resmen görevine başlamadığını, uzun yıllardır bulunduğu Haseke’den ayrılarak Şam’a kalıcı olarak yerleşmeyi planladığını aktardı.</p>

<p><strong>ABDİ ŞAM’A KALICI OLARAK YERLEŞECEK</strong></p>

<p>Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, SDG’nin feshedilmesinin ardından 28 Ağustos’ta yayımlanan kararnameyle Mazlum Abdi’yi Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak görevlendirmişti. Atama, SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyon sürecinin önemli adımlarından biri olarak değerlendirilmişti.</p>

<p>Al Arabiya’ya konuşan Abdi’ye yakın kaynağa göre ise Abdi henüz yeni görevine resmen başlamadı. Uzun süredir Haseke’de bulunan Abdi’nin önümüzdeki dönemde kentten ayrılarak Şam’a kalıcı olarak yerleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Kaynak, Abdi’nin Haseke’de ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyona ait bir üste kaldığını da ileri sürdü.</p>

<p>Abdi’nin Şam’a taşınmadan önce sahada çözülmesi gereken bazı dosyaları sonuçlandırmasının beklendiği belirtildi. Bu başlıklar arasında yerinden edilmiş Kürtlerin kentlerine dönüşü ile feshedilen SDG’nin elinde bulunan ağır silahların Suriye ordusuna teslim edilmesi bulunuyor.</p>

<p><strong>YENİ GÖREVİ KÜRT DOSYASIYLA SINIRLI OLACAK</strong></p>

<p>Ahmed Şara’nın yayımladığı kararnamede Abdi’nin görev ve yetkilerinin ayrıntılarına yer verilmedi.</p>

<p>Ancak konu hakkında bilgi sahibi bir kaynak, Abdi’nin yeni görevinin “Suriye içinde ve dışında Kürt dosyasının yönetimiyle” sınırlı olacağını öne sürdü.</p>

<p>Bu kapsamda Abdi’nin ilerleyen dönemde oluşturulması planlanan anayasa ve hukuk komisyonlarının çalışmalarını takip edeceği belirtildi. Bu komisyonlarda Suriye’de yaşayan Kürtlerin anayasal statüsünün ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Abdi’nin ayrıca Suriye dışındaki Kürt aktörlerle yürütülecek temasların koordinasyonunda rol üstlenmesinin planlandığı ifade edildi.</p>

<p><strong>ANKARA’YA İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN İDDİA</strong></p>

<p>Haberde Türkiye açısından dikkat çeken bir başka iddia da yer aldı.</p>

<p>Suriye hükümetine yakın bir kaynak, Türkiye’nin Mazlum Abdi’yi terör listesinden çıkarmayı planladığını öne sürdü. Aynı kaynağa göre Şam yönetimi, konunun çözülmesi için Dışişleri Bakanlığı üzerinden Ankara ile temaslarını sürdürüyor.</p>

<p>Bu iddia henüz Ankara tarafından doğrulanmış değil. Nitekim Abdi’nin Türkiye’nin arananlar listesinden çıkarıldığına ilişkin önceki günlerde çıkan haberlerle ilgili farklı bilgiler de kamuoyuna yansımıştı. Bazı kaynaklar Abdi’nin listeden çıkarıldığını bildirirken, bazı haberlerde bu durumun bağımsız olarak doğrulanamadığı ve resmi açıklama yapılmadığı belirtilmişti.</p>

<p><strong>SİBAN HAMO DA LİSTEDEN ÇIKARILMIŞTI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberde, daha önce SDG bünyesinde bulunan ve daha sonra Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilen Siban Hamo’nun da Türkiye’nin terör listesinden çıkarıldığı ileri sürüldü.</p>

<p>Siban Hamo’nun Suriye Savunma Bakanlığı bünyesinde görevlendirildiği daha önce de haberleştirilmişti.</p>

<p><strong>ABDİ’NİN SOSYAL MEDYA HESABINDA DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİKLİKLER</strong></p>

<p>Abdi’nin sosyal medya hesabında yaptığı değişiklikler de yeni dönemin işaretleri arasında gösterildi.</p>

<p>Buna göre Abdi, X hesabının kapak görselinden SDG bayrağını kaldırdı. Profilindeki görev tanımını “SDG Komutanı” yerine “Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı” olarak değiştirdi. Ayrıca ilk kez sivil kıyafetli bir profil fotoğrafı kullandı.</p>

<p>Değişiklikler, SDG’nin feshedilmesi ve Abdi’nin Suriye yönetimindeki yeni görevine geçiş süreciyle birlikte değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>SDG’NİN FESHEDİLDİĞİ AÇIKLANMIŞTI</strong></p>

<p>Mazlum Abdi, ağustos ayı sonunda Şam’daki Halk Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında SDG’nin, Kürt Özerk Yönetimi olarak adlandırılan yapının ve bunlara bağlı askeri ve sivil oluşumların feshedildiğini açıklamıştı.</p>

<p>Abdi, söz konusu yapıların Suriye devlet kurumlarına tamamen entegre edileceğini duyurmuştu. Bu açıklamanın ardından Ahmed Şara tarafından Abdi’nin Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak atanması yeni dönemin önemli adımlarından biri olmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdi-sama-tasiniyor-yeni-gorevi-ve-ankaraya-iliskin-dikkat-ceken-iddia</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/mazlumabdi-2.webp" type="image/jpeg" length="44087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tuğba Ekinci tutuklandı: 5 ildeki müstehcenlik operasyonunda 4 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/tugba-ekinci-tutuklandi-5-ildeki-mustehcenlik-operasyonunda-4-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/tugba-ekinci-tutuklandi-5-ildeki-mustehcenlik-operasyonunda-4-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında 5 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 5 şüpheliden şarkıcı Tuğba Ekinci’nin de aralarında bulunduğu 4 kişi tutuklandı. Bir şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilirken, firari şüpheli Pınar Gülser’in yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında sosyal medya hesapları üzerinden para karşılığında müstehcen içerik paylaşıldığı iddiasıyla 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında şarkıcı Tuğba Ekinci’nin de bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ekinci’nin de aralarında bulunduğu 4 kişi tutuklanırken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TUĞBA EKİNCİ DAHİL 4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin, sosyal medya hesapları üzerinden para karşılığında müstehcen paylaşımlar yaptıkları iddia edildi.</p>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan 5 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Tuğba Ekinci’nin de aralarında bulunduğu 4 kişi tutuklandı. Bir şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p>

<p><strong>FİRARİ ŞÜPHELİ ARANIYOR</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında Pınar Gülser adlı şüphelinin firari olduğu ve yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Soruşturmanın, sosyal medya platformları üzerinden ücret karşılığında müstehcen içerik paylaşımı iddiaları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Magazin</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/tugba-ekinci-tutuklandi-5-ildeki-mustehcenlik-operasyonunda-4-tutuklama</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/tuba-5.webp" type="image/jpeg" length="27048"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayça Ayşin Turan kimdir?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ayca-aysin-turan-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ayca-aysin-turan-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayça Ayşin Turan, özellikle Karagül, Meryem, Hakan: Muhafız, Zemheri, Arıza ve Ada Masalı gibi yapımlardaki rolleriyle tanınan oyunculardan biri. Peki Ayça Ayşin Turan kimdir, kaç yaşında, nereli, eğitimi nedir, ailesi kimlerden oluşuyor ve hangi dizilerde rol aldı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>25 Ekim 1992 doğumlu olan Ayça Ayşin Turan, oyunculuk kariyerine genç yaşlarda başladı. İlk ekran deneyimini Dinle Sevgili dizisiyle yaşayan Turan, asıl çıkışını Karagül dizisinde canlandırdığı Ada karakteriyle yaptı. Ardından Meryem dizisinde ilk başrolünü üstlenen oyuncu, Netflix'in Hakan: Muhafız dizisindeki Leyla karakteriyle uluslararası izleyici tarafından da tanındı.</p>

<p><strong>Ayça Ayşin Turan kaç yaşında?</strong></p>

<p>2026 itibarıyla 33 yaşındadır.</p>

<p><strong>Ayça Ayşin Turan nereli?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum yeri konusunda kaynaklarda İstanbul ve Sinop şeklinde farklı bilgiler bulunuyor. Ailesinin baba tarafından Kastamonulu, anne tarafından Sinoplu olduğu aktarılıyor.</p>

<p><strong>Ayça Ayşin Turan hangi okuldan mezun?</strong></p>

<p>İstanbul Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü'nden mezun olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Ayça Ayşin Turan'ın ailesi nereli?</strong></p>

<p>Baba tarafı Kastamonulu, anne tarafı Sinoplu olarak aktarılıyor. Turan, ailesinin Karadenizli olduğunu kendisi de ifade etmişti.</p>

<p><strong>Ayça Ayşin Turan hangi dizilerde oynadı?</strong></p>

<p>Dinle Sevgili, Karagül, Altınsoylar, Meryem, Hakan: Muhafız, Zemheri, Arıza, Ada Masalı ve Kader Bağları başta olmak üzere çeşitli yapımlarda rol aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat, Magazin</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ayca-aysin-turan-kimdir</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/ayca.webp" type="image/jpeg" length="79610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Wegovy hapı Almanya’da eczanelerde satışa çıktı! Zayıflama iğnesine alternatif oldu]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/wegovy-hapi-almanyada-eczanelerde-satisa-cikti-zayiflama-ignesine-alternatif-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/wegovy-hapi-almanyada-eczanelerde-satisa-cikti-zayiflama-ignesine-alternatif-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da obezite tedavisinde kullanılan Wegovy’nin tablet formu eczanelerde satışa sunuldu. Etkin maddesi semaglutid olan Wegovy hapı, haftalık iğne tedavisine alternatif olarak her gün kullanılıyor. OASIS-4 çalışmasında tablet kullanan yetişkinlerde 64 haftada ortalama yüzde 13,6 kilo kaybı görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Obezite tedavisinde kullanılan ilaçlarda yeni bir dönem başladı. Danimarkalı ilaç şirketi Novo Nordisk tarafından geliştirilen ve etkin maddesi semaglutid olan Wegovy’nin ağızdan alınan tablet formu, 1 Eylül itibarıyla Almanya’daki eczanelerde satışa sunuldu. Temmuz ayında Avrupa Birliği’nden onay alan Wegovy tablet, bu onayın ardından hastaların kullanımına sunulduğu ilk ülke olarak Almanya’da piyasaya çıktı.</p>

<p><strong>WEGOVY HAPI NASIL ÇALIŞIYOR?</strong></p>

<p>Reçeteyle verilen Wegovy tabletin etkin maddesi semaglutid. İlaç, vücutta tokluk hissinin düzenlenmesinde rol oynayan bağırsak hormonunu taklit ederek iştahın azalmasına ve daha uzun süre tok hissedilmesine yardımcı oluyor.</p>

<p>Tablet formu, daha önce kullanılan haftalık Wegovy iğnesine alternatif olarak geliştirildi. Ancak iki ürünün kullanımında önemli bir fark bulunuyor. Wegovy hapının her gün alınması gerekirken enjeksiyon formu haftada bir uygulanıyor.</p>

<p><strong>WEGOVY HAPININ FİYATI NE KADAR?</strong></p>

<p>Almanya’da eczanelerde satışa çıkan Wegovy tabletin fiyatının doza ve tedavi şekline bağlı olarak 170 ila 280 euro arasında olması bekleniyor.</p>

<p>Tablet formu yalnızca yetişkinlerin kullanımı için ruhsatlandırıldı. Wegovy’nin enjeksiyon formu ise belirli koşullarda 12 yaş ve üzerindeki çocuklarda da kullanılabiliyor.</p>

<p><strong>WEGOVY HAPI NE KADAR KİLO VERDİRİYOR?</strong></p>

<p>Wegovy tabletin kilo kaybı üzerindeki etkisini değerlendiren OASIS-4 çalışmasında, fazla kilolu yetişkinlerin vücut ağırlıklarında ortalama yüzde 13,6 oranında azalma görüldü.</p>

<p>Araştırmada 205 katılımcı semaglutid tablet kullanırken, 102 kişiye plasebo verildi. Enjeksiyon formunda ise kilo kaybı oranı yaklaşık yüzde 19 olarak kaydedildi.</p>

<p>Ancak iki tedavinin uygulama süreleri aynı değildi. Enjeksiyon tedavisi 72 hafta, tablet tedavisi ise 64 hafta boyunca uygulandı.</p>

<p>Sonuçlar, semaglutidin tablet formunun da kilo yönetiminde etkili olabileceğine işaret ediyor.</p>

<p><strong>WEGOVY HAPININ YAN ETKİLERİ NELER?</strong></p>

<p>Paylaşılan çalışmada ve açıklamalarda Wegovy tabletin yan etkilerine ilişkin ayrıntılı bir listeye yer verilmedi. Bu nedenle ilacın yan etkileri konusunda doktor değerlendirmesi ve resmi ilaç bilgileri esas alınmalı.</p>

<p>Wegovy gibi reçeteli obezite ilaçlarının kullanımı kişinin sağlık durumu, mevcut hastalıkları ve kullandığı diğer ilaçlar dikkate alınarak hekim tarafından belirleniyor.</p>

<p><strong>UZMANLARDAN ÖNEMLİ UYARI: MUCİZE ÇÖZÜM DEĞİL</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alman Diyabet Derneği Başkanı Julia Szendrödi, obezite ilaçlarının tek başına bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre ister hap ister iğne formunda olsun, bu tedavilerin dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Szendrödi, obezite ilaçlarının kilo verme konusunda bir “mucize çözüm” olmadığını, kronik bir hastalığın tedavisinde kullanılan araçlardan biri olduğunu vurguluyor.</p>

<p><strong>ZAYIFLAMA İLAÇLARI 100 MİLYAR DOLARLIK PAZARA İLERLİYOR</strong></p>

<p>Wegovy’nin tablet formunun piyasaya çıkması, hızla büyüyen obezite ve zayıflama ilaçları pazarındaki rekabeti de artırıyor.</p>

<p>Analistlerin tahminlerine göre küresel zayıflama ilaçları pazarının 2030 yılına kadar yıllık 100 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor.</p>

<p>ABD merkezli ilaç şirketi Eli Lilly de ağızdan alınan zayıflama ilaçları alanındaki çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin yeni tablet ürünlerinin farklı pazarlarda kullanıma sunulmasıyla birlikte ilaç şirketleri arasındaki rekabetin daha da artması bekleniyor.</p>

<p><strong>WEGOVY HAPINI KİMLER KULLANABİLİYOR?</strong></p>

<p>Bu gruptaki obezite ilaçları temel olarak vücut kitle indeksi (VKİ) 30 ve üzerindeki obez bireylerin kilo yönetimi için tasarlanıyor.</p>

<p>Aşırı kiloya bağlı tip 2 diyabet veya uyku apnesi gibi sağlık sorunlarının bulunduğu bazı kişilerde ise daha düşük VKİ değerlerinde de tedavi gündeme gelebiliyor.</p>

<p>Wegovy gibi ilaçların kullanımı, kişinin sağlık durumu ve taşıdığı riskler değerlendirilerek hekim tarafından belirleniyor. Bu nedenle ilacın doktor önerisi olmadan kullanılması veya dozunun kişisel olarak değiştirilmesi doğru kabul edilmiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNN TÜRK</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/wegovy-hapi-almanyada-eczanelerde-satisa-cikti-zayiflama-ignesine-alternatif-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/igne-1.webp" type="image/jpeg" length="34184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekin Koç kimdir? Kaç yaşında, nereli, eğitimi ve kariyeri]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ekin-koc-kimdir-kac-yasinda-nereli-egitimi-ve-kariyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ekin-koc-kimdir-kac-yasinda-nereli-egitimi-ve-kariyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk televizyon ve sinemasının dikkat çeken oyuncularından Ekin Koç, özellikle Sana Bir Sır Vereceğim, Muhteşem Yüzyıl: Kösem, Uyanış: Büyük Selçuklu, Üç Kuruş ve Kurak Günler gibi yapımlardaki performanslarıyla tanındı. Peki Ekin Koç kimdir, kaç yaşında, nereli, eğitimi nedir ve oyunculuk kariyerine nasıl başladı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ekin Koç, 21 Haziran 1992'de Antalya'nın Alanya ilçesinde dünyaya geldi. Asıl adı İsmet Ekin Koç olan oyuncu, lise eğitiminin ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde işletme eğitimi aldı. Üniversite yıllarında oyunculuğa yönelen Koç, Akademi 35 Buçuk Sanat Evi'nde oyunculuk eğitimi gördü. 2013 yılında Sana Bir Sır Vereceğim dizisiyle ekranlara adım atan oyuncu, kısa sürede farklı türlerdeki dizi ve sinema projelerinde rol alarak kariyerini geliştirdi.</p>

<p><strong>Ekin Koç Kaç Yaşında?</strong></p>

<p>21 Haziran 1992 doğumlu olan Ekin Koç, 2026 yılı itibarıyla 34 yaşındadır. Oyuncu Antalya'nın Alanya ilçesinde doğmuştur.</p>

<p><strong>Ekin Koç Nereli?</strong></p>

<p>Ekin Koç, Antalya'nın Alanya ilçesinde doğdu. Ailesinin Antalya'nın Manavgat ilçesiyle bağlantılı olduğu bilgisi de biyografilerinde yer alıyor.</p>

<p>Ekin Koç'un babası Vehbi Koç, turizm sektöründe çalıştı; annesi Şefika Koç ise bankacılık yaptı. Med Yapım'ın biyografisinde Koç'un bir kardeşi olduğu ve kardeşinin adının Yetkin olduğu bilgisi yer alıyor.</p>

<p>Oyuncunun babasının işi nedeniyle çocukluk döneminde farklı okullarda eğitim gördüğü aktarılıyor. Bu nedenle ilk öğrenim hayatının birden fazla okulda geçtiği belirtiliyor.</p>

<p>Koç, lise eğitimini Antalya'daki Aldemir Atilla Konuk Anadolu Lisesi'nde tamamladı. Ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde İngilizce İşletme eğitimi almaya başladı.</p>

<p>Oyunculuk alanında ise Akademi 35 Buçuk Sanat Evi'nde eğitim aldı. Kaynaklarda eğitmenleri arasında Vahide Perçin ve Altan Gördüm'ün isimleri yer alıyor.</p>

<p>Daha sonraki eğitim hayatında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olduğu ve New York'taki Stella Adler Acting Conservatory'de oyunculuk eğitimi aldığı İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın biyografisinde belirtiliyor.</p>

<p><strong>Ekin Koç Oyunculuk Kariyerine Nasıl Başladı?</strong></p>

<p>Ekin Koç'un profesyonel oyunculuk kariyeri 2013 yılında Sana Bir Sır Vereceğim dizisiyle başladı. Dizide Tilki karakterini canlandıran Koç, bu rolle genç izleyicilerin dikkatini çekti.</p>

<p>Ardından 2014 yılında Benim Adım Gültepe dizisinde Seyfi karakterini oynadı. 2015 yılında ise Senden Bana Kalan filminde Neslihan Atagül ile başrolü paylaştı.</p>

<p>Muhteşem Yüzyıl: Kösem'de Sultan I. Ahmed'i canlandırdı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Koç'un kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri Muhteşem Yüzyıl: Kösem dizisi oldu.</p>

<p>Oyuncu, yapımda Osmanlı padişahı I. Ahmed karakterine hayat verdi. Tarihi karakteri canlandırması, Koç'un daha geniş bir izleyici kitlesi tarafından tanınmasına katkı sağladı.</p>

<p><strong>Uyanış: Büyük Selçuklu'da Sencer Karakteri</strong></p>

<p>Ekin Koç'un en çok bilinen rollerinden biri ise Uyanış: Büyük Selçuklu dizisindeki Sultan Ahmed Sencer karakteri oldu.</p>

<p>2020 yılında başlayan dizide Sencer'i canlandıran Koç, tarihi drama türündeki performansıyla geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.</p>

<p><strong>Üç Kuruş'ta Efe Karakteri</strong></p>

<p>Oyuncu daha sonra Üç Kuruş dizisinde Efe karakterini canlandırdı. Dizi, Ekin Koç'un televizyon kariyerindeki dikkat çeken projelerinden biri oldu.</p>

<p>Ekin Koç'un sinema kariyeri:</p>

<p>Ekin Koç, televizyon dizilerinin yanı sıra sinema filmlerinde de rol aldı.</p>

<p>Filmografisinde:</p>

<p>Senden Bana Kalan</p>

<p>Ali ve Nino</p>

<p>Bizim İçin Şampiyon</p>

<p>Okul Tıraşı</p>

<p>Kurak Günler</p>

<p>Sen İnandır</p>

<p>Öldürdüğün Şeyler gibi yapımlar bulunuyor.</p>

<p><strong>Kurak Günler İle Cannes'da</strong></p>

<p>Emin Alper'in yönettiği Kurak Günler, 2022 Cannes Film Festivali'nde Belirli Bir Bakış (Un Certain Regard) bölümünde dünya prömiyerini yaptı. Ekin Koç'un filmdeki performansı da kariyerinin önemli sinema çalışmalarından biri olarak öne çıktı.</p>

<p><strong>Ekin Koç Hangi Ödülü Kazandı?</strong></p>

<p>Ekin Koç, Okul Tıraşı filmindeki performansıyla 2021 Ankara Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazandı.</p>

<p>Oyuncu televizyon ve sinemanın yanı sıra dijital yapımlarda da yer aldı. Bozkır dizisinde Nuri Pamir karakterini canlandıran Koç, daha sonra HBO yapımı Succession ve TOD platformunda yayımlanan Vicdansız gibi projelerde de rol aldı. Ekin Koç hakkında merak edilenler</p>

<p>Ekin Koç Kimdir?</p>

<p>Asıl adı İsmet Ekin Koç olan, 21 Haziran 1992 doğumlu Türk oyuncudur.</p>

<p>Ekin Koç kaç yaşında?</p>

<p>2026 itibarıyla 34 yaşındadır.</p>

<p>Ekin Koç nereli?</p>

<p>Antalya'nın Alanya ilçesinde doğmuştur.</p>

<p>Ekin Koç'un eğitimi nedir?</p>

<p>Aldemir Atilla Konuk Anadolu Lisesi'nin ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde işletme eğitimi aldı. İKSV biyografisine göre Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu ve Stella Adler Acting Conservatory'de oyunculuk eğitimi gördü.</p>

<p>Babası Vehbi Koç turizm sektöründe, annesi Şefika Koç ise bankacılık sektöründe çalıştı.</p>

<p>Med Yapım biyografisine göre Yetkin adında bir kardeşi bulunuyor.</p>

<p><strong>Ekin Koç Hangi Dizilerde Oynadı?</strong></p>

<p>Sana Bir Sır Vereceğim, Benim Adım Gültepe, Muhteşem Yüzyıl: Kösem, Hayat Sırları, Bozkır, Uyanış: Büyük Selçuklu ve Üç Kuruş başta olmak üzere çok sayıda yapımda rol aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat, Magazin, Sinema TV</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ekin-koc-kimdir-kac-yasinda-nereli-egitimi-ve-kariyeri</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/ekin.jpg" type="image/jpeg" length="96933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrı Belediye Eşbaşkanı Mehmet Akkuş yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/agri-belediye-esbaskani-mehmet-akkus-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/agri-belediye-esbaskani-mehmet-akkus-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Partili Ağrı Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Akkuş, bir süredir mücadele ettiği kanser hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Akkuş’un vefatı ailesi, yakınları, belediye camiası ve kentte büyük üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir süredir kanser nedeniyle tedavi gören Akkuş, hastanede sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Akkuş’un akşam saat 20.00 sıralarında yaşamını yitirdiği belirtildi.</p>

<p>Mehmet Akkuş’un ölüm haberi, ailesi ve yakınlarının yanı sıra görev yaptığı Ağrı Belediyesi’nde ve kent genelinde üzüntüyle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DEM PARTİ’DEN BAŞSAĞLIĞI MESAJI</strong></p>

<p>Akkuş’un vefatının ardından DEM Parti tarafından yapılan açıklamada, uzun süredir mücadele ettiği kanser hastalığı sonucu yaşamını yitiren Akkuş’un barış ve demokrasi mücadelesine vurgu yapıldı.</p>

<p>DEM Parti’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Ağrı Belediye Eşbaşkanımız Memet Akkuş’u, uzun zamandır mücadele ettiği kanser hastalığı sonucunda kaybettiğimizi derin bir üzüntüyle öğrendik.</p>

<p>Ömrünü barış ve demokrasi mücadelesine adayan yol arkadaşımız Memet Akkuş’u, ortaya koyduğu emek, mücadele azmi ve halkına olan bağlılığıyla her daim hatırlayacağız.</p>

<p>2024 yılında seçildiği Ağrı Belediye Eşbaşkanlığı görevi boyunca Ağrı halkının büyük sevgisini ve saygısını kazanan Memet Akkuş’un bıraktığı mücadele mirasını, yol arkadaşları olarak büyütmeye devam edeceğimizin sözünü veriyoruz.</p>

<p>Memet Akkuş’a Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine, yol arkadaşlarına ve tüm partililerimize başsağlığı diliyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/agri-belediye-esbaskani-mehmet-akkus-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/dem-mehmetakkus.jpg" type="image/jpeg" length="17589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boyundan kola yayılan ağrıya dikkat: Sinir sıkışmasının belirtileri neler?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/boyundan-kola-yayilan-agriya-dikkat-sinir-sikismasinin-belirtileri-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/boyundan-kola-yayilan-agriya-dikkat-sinir-sikismasinin-belirtileri-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Boyun bölgesinde başlayarak omuz, kol ve parmaklara kadar yayılan ağrı, özellikle uzun süre masa başında çalışan veya telefon ve bilgisayar kullanan kişilerde görülebiliyor. Ancak ağrıya uyuşma, karıncalanma, yanma ya da güç kaybı eşlik ediyorsa sinir sıkışması ihtimali göz önünde bulunduruluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Boyun bölgesinden başlayıp omuz ve kola doğru yayılan ağrı, günlük yaşamda sık karşılaşılan şikayetler arasında yer alıyor. Uzun süre aynı pozisyonda kalmak, boynu zorlayan hareketler ve omurgadaki bazı değişiklikler bu tür yakınmalara zemin hazırlayabiliyor. Ancak boyun ve kol ağrısının her zaman basit bir kas tutulmasından kaynaklanmadığına dikkat çekiliyor. Sinirlerin baskı veya sıkışma altında kalması, ağrının boyundan kola, hatta parmaklara kadar yayılmasına neden olabiliyor.</p>

<p><strong>BOYUNDAN KOLA YAYILAN AĞRI SİNİR SIKIŞMASININ BELİRTİSİ OLABİLİR</strong></p>

<p>Sinir sıkışması, bir sinirin çevresindeki dokular tarafından baskı altında kalması sonucunda ortaya çıkıyor. Boyun bölgesindeki sinir köklerinin etkilenmesi durumunda şikayetler yalnızca boyunda kalmayarak omuz, kol ve ele kadar ilerleyebiliyor.</p>

<p>Özellikle boyundaki sinirlerin baskı altında kalması, hareketle artabilen veya belirli bir hat boyunca yayılan ağrıya yol açabiliyor. Bazı kişilerde ağrıya uyuşma ve karıncalanma da eşlik edebiliyor.</p>

<p><strong>AĞRI PARMAKLARA KADAR İLERLEYEBİLİR</strong></p>

<p>Boyun kaynaklı sinir sıkışmalarında ağrı çoğu zaman boyunla sınırlı kalmıyor. Sinirin izlediği bölge boyunca omuza, kola ve hatta parmaklara kadar yayılan ağrı görülebiliyor.</p>

<p>Ağrının yanı sıra şu hisler de ortaya çıkabiliyor:</p>

<p>İğnelenme</p>

<p>Karıncalanma</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yanma</p>

<p>Elektrik çarpması benzeri his</p>

<p>Uyuşma</p>

<p>Etkilenen bölgede his değişikliği</p>

<p>Bu belirtilerin hangi bölgede ortaya çıktığı ve ne kadar sürdüğü, sorunun kaynağının değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>UZUN SÜRE MASA BAŞINDA KALMAK ETKİLİ OLABİLİR</strong></p>

<p>Uzun süre aynı pozisyonda kalmak, boyun bölgesini zorlayan hareketler ve omurgada meydana gelen bazı değişiklikler sinirlerin baskı altında kalmasına zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p>Özellikle gün içerisinde uzun saatler bilgisayar veya telefon kullanan kişilerde boyun bölgesindeki zorlanmalar çeşitli ağrı ve rahatsızlıklara neden olabiliyor.</p>

<p>Ancak boyun ve kol ağrısının tek nedeninin sinir sıkışması olmadığı için şikayetlerin kaynağının muayene ile değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>SİNİR SIKIŞMASI SADECE BOYUNDA GÖRÜLMÜYOR</strong></p>

<p>Sinir sıkışması vücudun farklı bölgelerinde de ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri, el bileğinde median sinirin baskı altında kalmasıyla gelişen karpal tünel sendromu.</p>

<p>Karpal tünel sendromunda özellikle el ve parmaklarda:</p>

<p>Uyuşma,</p>

<p>Karıncalanma,</p>

<p>Ağrı,</p>

<p>Zamanla güçsüzlük görülebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle uyuşmanın nerede başladığı ve hangi parmaklarda yoğunlaştığı önem taşıyor. Boyundan kola yayılan şikayetlerle el bileğinden kaynaklanan sinir sıkışmasının belirtileri birbirine benzeyebildiği için kesin nedenin sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>GÜÇ KAYBI VARSA DİKKAT</strong></p>

<p>Sinir sıkışması yalnızca ağrıya neden olmayabiliyor. Sinirin daha fazla baskı altında kalması durumunda kaslarda güçsüzlük ve bazı hareketleri yapmakta zorlanma da ortaya çıkabiliyor.</p>

<p>Şikayetlerin giderek artması, uzun süre devam etmesi veya günlük yaşamı etkilemesi halinde sağlık uzmanına başvurulması önem taşıyor.</p>

<p><strong>HANGİ BELİRTİLERDE GECİKMEMELİ?</strong></p>

<p>Kısa süreli ve hafif ağrılar farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Ancak boyundan kola doğru yayılan ağrıya belirgin uyuşma, his kaybı veya güçsüzlük eşlik ediyorsa durumun değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle ani başlayan ciddi güç kaybı, yaygın uyuşma, yürüme veya denge sorunları gibi belirtiler ortaya çıktığında gecikmeden tıbbi değerlendirme alınması gerekiyor.</p>

<p>Sinir sıkışmasının tedavisi ise altta yatan nedene ve şikayetlerin şiddetine göre değişebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNN TÜRK</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/boyundan-kola-yayilan-agriya-dikkat-sinir-sikismasinin-belirtileri-neler</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/boyun-1.webp" type="image/jpeg" length="89482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe-Beşiktaş maçı öncesi yasa dışı bahis operasyonu: 98 bin siteye erişim engeli]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/fenerbahce-besiktas-maci-oncesi-yasa-disi-bahis-operasyonu-98-bin-siteye-erisim-engeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/fenerbahce-besiktas-maci-oncesi-yasa-disi-bahis-operasyonu-98-bin-siteye-erisim-engeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 5 Eylül’de oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşması öncesinde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik operasyon düzenlendiğini açıkladı. Soruşturma kapsamında 1.048 gerçek ve tüzel kişiye ait 1.200 banka hesabına el konulurken, bahis faaliyetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen yaklaşık 98 bin internet sitesi için erişim engeli kararı alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’da 5 Eylül’de oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşması öncesinde yasa dışı bahis sitelerine yönelik operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, soruşturma kapsamında Türkiye’de faaliyet gösterdiği belirlenen 345 farklı yasa dışı bahis sitesi ile bu sitelerde para transferlerinde kullanıldığı tespit edilen 110 farklı ödeme yöntemi incelendi. Finansal aracılık amacıyla kullanıldığı belirlenen 1.200 IBAN hesabına el konulurken, yaklaşık 98 bin internet sitesine erişim engellendi.</p>

<p><strong>345 YASA DIŞI BAHİS SİTESİ TESPİT EDİLDİ</strong></p>

<p>Operasyon, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinasyonunda yürütüldü. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği teknik inceleme ve araştırmalar sonucunda, Türkiye’de faaliyet gösteren 345 farklı yasa dışı bahis sitesi tespit edildi.</p>

<p>Söz konusu sitelerde para yatırmak amacıyla kullanılan 110 farklı ödeme yöntemi de soruşturma kapsamında belirlendi.</p>

<p>Yapılan incelemelerde ayrıca finansal aracılık amacıyla kullanıldığı değerlendirilen 1.200 IBAN ile bahis faaliyetleri ve bağlantılı yönlendirmelerde kullanıldığı değerlendirilen yaklaşık 98 bin internet sitesi tespit edildi.</p>

<p><strong>YAKLAŞIK 98 BİN SİTEYE ERİŞİM ENGELİ</strong></p>

<p>Tespit edilen internet siteleriyle ilgili gerekli adli kararların alınmasının ardından, söz konusu adresler hakkında erişimin engellenmesine karar verildi.</p>

<p>Başsavcılık açıklamasında, yasa dışı bahis sitelerinde oyuncuların para yatırması için kullanılan banka hesaplarının, yasa dışı bahis oynatılmasına ve bu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin aklanmasına aracılık ettiğinin belirlendiği ifade edildi.</p>

<p><strong>1.048 GERÇEK VE TÜZEL KİŞİNİN HESAPLARINA EL KONULDU</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında 1.048 gerçek ve tüzel kişiye ait toplam 1.200 IBAN numaralı banka hesabına el konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kişiler hakkında 7258 sayılı Kanun’a muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Başsavcılık, el koyma işlemleri ve diğer koruma tedbirlerinin İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği kararları doğrultusunda sürdürüldüğünü bildirdi. Bu kapsamda ilgili bankalara gerekli yazıların gönderildiği ve alınan kararların kurumlar arası koordinasyonla uygulandığı kaydedildi.</p>

<p><strong>YASA DIŞI BAHİS SORUŞTURMASI SÜRÜYOR</strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yasa dışı bahis faaliyetleri ile bunlarla bağlantılı olduğu değerlendirilen para aklama faaliyetlerine yönelik soruşturmaların sürdüğünü açıkladı.</p>

<p><strong>ERİŞİME ENGELLENEN BAHİS SİTELERİ</strong></p>

<p>Başsavcılık açıklamasında erişim engeli kararı verilen internet siteleri arasında şu isimler yer aldı:</p>

<p>5stakes, Abebet, Acarbet, Ajaxbet, Amkbet, Anabahis, Anadolucasino, animabet, Antikbet, Aresbet, artemiscasino, asibahis, aslanbet, atekbet, atombet, Aztek, B1bahis, Bahiks, Bahiscasino, Bahiscom, bahisdeyiz, Bahislion, Bahisnow, bahissende, Balbet, bankagibi, bankobet, Batumslot, Baymavi, Baywin, Beinwon, Bekabet, Betandyou, Betano, Betasus, Betbaba, betbalina, betbeymen, Betbon, Betboo, betcik, Betebet, Betelli, Betewin, Betgar, Betgaranti, Betgross, Betine, Betist, Betitor, Betium, Betivo, Betjanti, Betkolik, Betkom, Betkong, betkorner, betlayla, Betlike, Betlist, betloria, Betmani, Betmarino, Betmatik, betofsayt, Betonred, Betorbet, Betorder, Betorspin, Betpark, Betpas, Betper, betpro, Betra, Betrupi, Bets10, Betsat, Betsin, Betticket, Betturkey, Betvole, Betwild, Betwoon, Betzula, Bewins, Beyazcasino, beygirbet, Biabet, Bircasino, Blackxbet, Bonibon, Bonisa, bovbet, Bycasino, cafex, Casher, cashwin, casicosita, casilot, casineon, casinobest, casinofelit, casinofast, casinogold, casinolevant, Casinomaxi, Casinometropol, Casinosezar, Casinovale, Casinowon, casipot, casitap, Casiwin, Cazinom, Celtabet, Cocobet, Cratosroyal, Cratosslot, Cratossporting, Cryptobet, çarkbet, Damabet, ddbet, Dedebet, dilbet, Dinamobet, Discountcasino, Diyarbet, dodobet, dublebet, Egebet, elitwin, Emiratesbet, Enbet, eypbet, Exonbet, F1casino, Famecasino, fanatikbet, Festwin, Fiksturbet, Fixbet, galacasino, galyabet, Gameofbet, Gettobet, Gizabet, Globalbahis, Gobahis, Goldenbahis, grandchamadabet, Grandoperabet, grandpashabet, Grandsapphirebet, grandx, guccibahis, hadiwin, haydicasino, hellocasino, Heypek, Herkulbet, Hiltonbet, Hipercasino, holeybet, Hovarda, hugobet, huqqabet, Ilbet, Istanbulcasino, idealbahis, ikimisli, Jestbahis, Jetbahis, Jojobet, jojova, Joybet, kazan365, keybahis, Kingroyal, Klasbahis, Kolaybet, Kralbet, kuponbet, Leograndbet, Lidyabet, Ligobet, Livcasino, Lordcasino, Lordpalace, Lotobet, luxbet, Luxor, macacasino, Madridbet, Maltbet, Mariobet, Markaj, marsbahis, Masterbetting, Matadorbet, Mavibet, Maximcasino, Maxwin, Meritking, meritpremium, Meritqueen, mgmbahis, Milan, Milanobet, Millibahis, minorx, Misliwin, Nesinecasino, Netbahis, netflixcasino, Ngsbahis, nimacasino, Nisanbet, Onwin, ossebet, Otobet, Ottobet, Palacebet, Palazzobet, Parmabet, Pashagaming, Playbet, Poliwin, Pradabet, presnbet, Privebet, Pusulabet, QCasino, Radissonbet, Ramadabet, RaxCasino, Raykobet, Reiscasino, Rekabet, Restbet, Rexbet, robinbet, Robobet, Roketbet, Romabet, Ronabet, Royalbet, Safirbet, Sahabet, Savoybetting, Sekabet, Setrabet, Sheratonking, Skorbet, slotbaba, Slotday, Slotella, Slotin, Slotio, slotrun, slotspor, Smartbahis, Solobet, sortiebet, Spinco, Starzbet, Superbahis, Superbet, Supertotobet, Suprabahis, şanscasino, Tambet, Tarabet, Tarafbet, tekelbet, Teosbet, thecasino, Tipobet, Titobet, Tlcasino, Tokyobet, Tophillbet, totemcasino, Trendbet, Truvabet, Trwin, Tuccobet, Tulipbet, Turboslot, tümbet, Ultimabet, Ultrabet, Ultraslot, usbahis, ustabet, Vaycasino, Vdcasino, Vegabet, Vegasslot, veliahbet, Venombet, Venusbet, verabet, Vevobahis, viabahis, vidobet, vikosslot, vinowcasino, Vippark, Virabet, Virüsbet, Vitrinbet, Vizyonbet, Wbahis, Wingamb, Winvala, Winxbet, Wipbet, Wojobet, wwin, Xbahis, Xslot, Xturka, Yakabet, Yakutcasino, Yanbahis, Yedibahis, YEKBET, yesmorebet, Youcas, Zaferbet, Zbahis, Zegnabet, Zenbet, Zibilyonbet, Zirvebet, Zlot, Zumabet, Showbet.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika, Spor</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/fenerbahce-besiktas-maci-oncesi-yasa-disi-bahis-operasyonu-98-bin-siteye-erisim-engeli</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/07/gozalti-1.jpg" type="image/jpeg" length="97733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağır Ceza Mahkemesi nedir? Hangi davalara bakar, görevleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/agir-ceza-mahkemesi-nedir-hangi-davalara-bakar-gorevleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/agir-ceza-mahkemesi-nedir-hangi-davalara-bakar-gorevleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağır Ceza Mahkemesi, Türk hukuk sisteminde ağır nitelikteki suçlara ilişkin ceza davalarına bakan ilk derece mahkemelerinden biridir. Kamuoyunda özellikle cinayet, ağır yaralama, uyuşturucu ticareti, silahlı örgüt ve yüksek hapis cezası gerektiren suçlara ilişkin davalarla gündeme gelir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ağır Ceza Mahkemesi, kanunda belirtilen ağır suçlarla ilgili ceza davalarını karara bağlayan mahkemedir. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun kapsamında görev yapan Ağır Ceza Mahkemeleri, ceza yargılamasında önemli bir yere sahiptir.</p>

<p>Mahkemenin görev alanı, yalnızca suçun kamuoyunda ne kadar ağır görüldüğüne göre değil, kanunda belirtilen görev ve ceza sınırlarına göre belirlenir.</p>

<p><strong>Ağır Ceza Mahkemesi hangi davalara bakar?</strong></p>

<p>Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanına, kanunlarda özel olarak sayılan ve ağır yaptırımlar öngörülen suçlar girer.</p>

<p>Bunlar arasında koşullara göre:</p>

<p>Kasten öldürme,</p>

<p>Ağırlaştırılmış veya nitelikli öldürme suçları,</p>

<p>Neticesi sebebiyle ağırlaşmış bazı suçlar,</p>

<p>Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti,</p>

<p>Silahlı örgüt kapsamında işlenen bazı suçlar,</p>

<p>Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı bazı suçlar,</p>

<p>Kanunda Ağır Ceza Mahkemesinin görevine bırakılan diğer suçlar yer alabilir.</p>

<p>Ancak her cinayet veya her ağır yaralama davasının otomatik olarak Ağır Ceza Mahkemesinde görüleceği şeklinde genel bir kural bulunmaz. Davanın hangi mahkemede görüleceği, suçun hukuki niteliğine ve ilgili kanun hükümlerine göre belirlenir.</p>

<p><strong>Ağır Ceza Mahkemesi kaç hakimden oluşur?</strong></p>

<p>Ağır Ceza Mahkemesi kural olarak bir başkan ve iki üye hakimden oluşan bir heyet halinde görev yapar.</p>

<p>Mahkeme heyeti, duruşmalarda delilleri değerlendirir, sanık ve diğer tarafların beyanlarını dinler ve yargılama sonunda karar verir.</p>

<p><strong>Ağır Ceza Mahkemesinde hangi kararlar verilebilir?</strong></p>

<p>Yargılama sonunda mahkeme;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beraat,</p>

<p>Mahkûmiyet,</p>

<p>Ceza verilmesine yer olmadığı,</p>

<p>Davanın düşmesi,</p>

<p>Hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşuyorsa ilgili karar,</p>

<p>Güvenlik tedbirlerine ilişkin kararlar gibi kanunda öngörülen kararları verebilir.</p>

<p>Bir sanığın tutuklanması veya tahliye edilmesi de soruşturma ya da kovuşturmanın aşamasına göre ilgili hakimlik veya mahkeme tarafından kararlaştırılabilir.</p>

<p><strong>Ağır Ceza Mahkemesi ile Asliye Ceza Mahkemesi arasındaki fark nedir?</strong></p>

<p>En temel fark, baktıkları davaların niteliğidir.</p>

<p>Asliye Ceza Mahkemesi, kanunen Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmeyen ceza davalarına bakarken; Ağır Ceza Mahkemesi, kanun tarafından kendi görev alanına bırakılan daha ağır nitelikteki suçlara ilişkin davaları görür.</p>

<p>Bu nedenle bir haber metninde “dava Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor” ifadesi, davanın kanunen bu mahkemenin görev alanında bulunan bir suç veya suçlarla ilgili olduğunu gösterir.</p>

<p><strong>Ağır Ceza Mahkemesi kararına itiraz edilebilir mi?</strong></p>

<p>Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği kararlar, kararın niteliğine ve kanundaki şartlara göre istinaf ve bazı durumlarda temyiz incelemesine konu olabilir.</p>

<p>İstinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemeleri, kanunun izin verdiği durumlarda temyiz incelemesini ise Yargıtay yapar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/agir-ceza-mahkemesi-nedir-hangi-davalara-bakar-gorevleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/mahkeme1.jpg" type="image/jpeg" length="71990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maraş’taki okul saldırısı davasında saldırganın annesine yeniden tutuklama kararı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/marastaki-okul-saldirisi-davasinda-saldirganin-annesine-yeniden-tutuklama-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/marastaki-okul-saldirisi-davasinda-saldirganin-annesine-yeniden-tutuklama-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maraş’ta 1 öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği, 15 öğrencinin yaralandığı okul saldırısına ilişkin davada, ilk duruşmada tahliye edilen sanık Peyman Pınar Mersinli hakkında yeniden tutuklama kararı verildi. Osmaniye’de gözaltına alınan Mersinli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Maraş’ta bir öğretmen ile 9 öğrencinin yaşamını yitirdiği, 15 öğrencinin yaralandığı okul saldırısına ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Saldırgan Uğur Mersinli’nin annesi Peyman Pınar Mersinli, ilk duruşmada verilen tahliye kararına Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine yeniden tutuklandı. Osmaniye’de gözaltına alınan Mersinli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p><strong>BAŞSAVCILIK TAHLİYE KARARINA İTİRAZ ETTİ</strong></p>

<p>Davanın Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında, hayatını kaybeden İsa Aras Mersinli’nin babası olan sanık Uğur Mersinli’nin tutukluluk halinin devamına, annesi sanık Peyman Pınar Mersinli’nin ise tahliyesine karar verilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, annenin tahliye edilmesine mevcut delil durumunu dikkate alarak itiraz etti.</p>

<p>İtirazı bir üst mahkeme sıfatıyla değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Peyman Pınar Mersinli hakkında yeniden tutuklama kararı verdi.</p>

<p><strong>OSMANİYE’DE GÖZALTINA ALINIP TUTUKLANDI</strong></p>

<p>Hakkında yeniden tutuklama kararı verilen Peyman Pınar Mersinli, Osmaniye’de gözaltına alındı. Mersinli, işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece yeniden tutuklandı.</p>

<p><strong>İDDİANAMEDE HANGİ SUÇLAMALAR YER ALIYOR?</strong></p>

<p>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 43 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Uğur Mersinli hakkında 10 kişiye yönelik “olası kastla öldürme”, 15 kişiye yönelik farklı niteliklerde “olası kastla yaralama” ile Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarından cezalandırılması isteniyor.</p>

<p>Tutuklu sanık Peyman Pınar Mersinli hakkında ise “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan ceza talep ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/marastaki-okul-saldirisi-davasinda-saldirganin-annesine-yeniden-tutuklama-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/maras-3.jpg" type="image/jpeg" length="79239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tuğba Ekinci kimdir? Kaç yaşında, nereli, eğitimi ve kariyeri ne?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/tugba-ekinci-kimdir-kac-yasinda-nereli-egitimi-ve-kariyeri-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/tugba-ekinci-kimdir-kac-yasinda-nereli-egitimi-ve-kariyeri-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“O Şimdi Asker” şarkısıyla geniş kitleler tarafından tanınan Tuğba Ekinci, müzik kariyerinin yanı sıra televizyon çalışmaları ve kamuoyunda tartışma yaratan açıklamalarıyla da sık sık gündeme geldi. Peki Tuğba Ekinci kimdir, kaç yaşında, nereli, hangi okuldan mezun oldu ve kariyerinde neler yaptı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tuğba Ekinci, özellikle “O Şimdi Asker” şarkısıyla 2000’li yıllarda adını geniş kitlelere duyuran Türk pop müziği sanatçılarından biri. Televizyon dünyasına oyunculuk ve program sunuculuğu çalışmalarıyla adım atan Ekinci, daha sonra müzik kariyerine yöneldi. Yıllar içinde çıkardığı albüm ve single çalışmalarının yanı sıra televizyon programlarındaki açıklamaları ve sosyal medya paylaşımlarıyla da magazin gündeminde yer aldı.</p>

<p><strong>TUĞBA EKİNCİ KİMDİR?</strong></p>

<p>Tuğba Ekinci, biyografi kaynaklarının çoğunda 9 Haziran 1977'de Kars'ta doğmuş olarak yer alıyor. Ancak bazı kaynaklarda doğum tarihi konusunda farklı bilgiler bulunuyor. Örneğin bazı biyografi siteleri 4 Haziran 1976 tarihini verirken, Hürriyet, Habertürk, Sözcü ve Kral Müzik gibi kaynaklar 9 Haziran 1977 tarihini kullanıyor. Bu nedenle doğum tarihi konusunda kaynaklar arasında tutarsızlık bulunuyor.</p>

<p>Eğitim hayatı konusunda da kaynaklarda farklılık görülüyor. Hürriyet ve Habertürk, Ekinci'nin Pendik Lisesi mezunu olduğunu aktarırken, bazı biyografi kaynaklarında Semiha Şakir Lisesi bilgisi yer alıyor. Üniversite eğitimi aldığına ilişkin güvenilir bir bilgi ise öne çıkmıyor.</p>

<p><strong>TUĞBA EKİNCİ’NİN AİLESİ</strong></p>

<p>Ekinci'nin annesinin hemşire, babasının ise İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu inşaat mühendisi olduğu çeşitli biyografi kaynaklarında aktarılıyor.</p>

<p><strong>ŞOV DÜNYASINA NASIL ADIM ATTI?</strong></p>

<p>Tuğba Ekinci'nin televizyon ve eğlence dünyasına girişi, yönetmen Osman Sınav'ın kendisini keşfetmesiyle başladı. Sınav, Bodrum'da “Mavi Düşler” dizisinin çekimleri sırasında Ekinci'yi fark ederek oyunculuk teklifinde bulundu. Böylece Ekinci'nin ekran kariyeri başladı.</p>

<p>Ekinci daha sonra Çarkıfelek programında hostes olarak görev yaptı ve Kral TV'de VJ olarak ekran karşısına geçti. 1994 yılında güzellik yarışmasına katılan Ekinci, elemeleri geçerek ilk 20 aday arasına girdi ancak babasının izin vermemesi nedeniyle yarışmadan çekildi.</p>

<p><strong>TUĞBA EKİNCİ’NİN MÜZİK KARİYERİ</strong></p>

<p>Ekinci'nin müzik kariyerinin başlangıcında Erol Köse ile tanışmasının önemli bir rol oynadığı belirtiliyor. Şarkıcı ayrıca Özcan Şenyaylar'dan özel şan dersleri aldı.</p>

<p>Kariyerinde özellikle “O Şimdi Asker” şarkısıyla büyük çıkış yakalayan Ekinci, 2005 yılında aynı adı taşıyan albümünü yayımladı. Şarkı, sanatçının geniş kitlelerce tanınmasını sağladı.</p>

<p>Tuğba Ekinci’nin öne çıkan çalışmaları</p>

<p>2005 – O Şimdi Asker</p>

<p>2007 – Boynuz</p>

<p>2008 – Condom</p>

<p>2010 – Yanma Demezler</p>

<p>2011 – 100 Derece</p>

<p>2013 – Hadi Kızım</p>

<p>2014 – Git Git Gör Gününü</p>

<p>2016 – Para Babası</p>

<p>2018 – Türkiye'nin Aslanları</p>

<p>2020 – Son Dakika</p>

<p>Kral Müzik de Ekinci'nin bu çalışmalarını kariyerinin önemli parçaları arasında sıralıyor.</p>

<p><strong>TUĞBA EKİNCİ HANGİ YARIŞMALARA KATILDI?</strong></p>

<p>Ekinci, televizyon kariyerinin yanı sıra yarışma programlarında da yer aldı. “Buzda Dans” yarışmasının finalistlerinden biri oldu.</p>

<p><strong>TUĞBA EKİNCİ NEDEN SIK SIK GÜNDEME GELİYOR?</strong></p>

<p>Tuğba Ekinci, müzik çalışmalarının yanı sıra özellikle yaptığı açıklamalar nedeniyle de magazin gündeminin dikkat çeken isimleri arasında yer aldı.</p>

<p><strong>SILA-AHMET KURAL AÇIKLAMALARI BÜYÜK TEPKİ ÇEKTİ</strong></p>

<p>Ekinci'nin en çok tartışılan açıklamalarından biri, 2018 yılında Sıla Gençoğlu ile Ahmet Kural arasında yaşandığı iddia edilen şiddet olayı sonrasında geldi.</p>

<p>Ekinci, Ahmet Kural'a destek verirken Sıla'yı eleştirdi. Sosyal medya paylaşımında ilişkilerde “itip kakışmalar” olabileceğini savunan ifadeler kullandı. Bu sözleri kamuoyunda büyük tepki topladı.</p>

<p>Daha sonra Habertürk TV'deki bir programda yaptığı açıklamalarda da “Türk erkeği sevdiği kadına el kaldırır” ve ilişkilerin “tatlı sert” olması gerektiği yönündeki ifadeleri nedeniyle eleştirildi. Ekinci aynı programda, kadınların şiddetten kaçınmak için erkeklerin “üstüne çok gitmemesi” gerektiğini de söyledi.</p>

<p>Ekinci'nin bu açıklamaları sosyal medyada geniş yankı bulurken, özellikle kadına yönelik şiddete ilişkin yaklaşımı nedeniyle yoğun eleştiriler aldı.</p>

<p><strong>SILA'NIN ŞİDDET SONRASI SAHNEYE ÇIKMASINI DA ELEŞTİRDİ</strong></p>

<p>Ekinci, daha sonraki açıklamalarında Sıla'nın olaydan kısa süre sonra sahneye çıkmasına da tepki gösterdi. Habertürk'ün aktardığına göre Ekinci, şiddet gördüğünü belirten bir kişinin kısa süre sonra şarkı söylemesini sorgulayan ifadeler kullandı.</p>

<p><strong>TUĞBA EKİNCİ HAKKINDA “GAF” OLARAK NİTELENDİRİLEN AÇIKLAMALAR</strong></p>

<p>Ekinci'nin yıllar içerisinde özellikle magazin programları ve sosyal medya üzerinden yaptığı bazı açıklamalar kamuoyunda “gaf”, “tartışmalı açıklama” veya “olay sözler” şeklinde haberleştirildi.</p>

<p>Bunların en fazla gündem yaratanlarından biri Sıla-Ahmet Kural olayı sırasında yaptığı açıklamalardı. Burada “gaf” ifadesini doğrudan bir niteleme olarak kullanmak yerine, söz konusu açıklamaların basında ve sosyal medyada tepki çeken/tartışmalı açıklamalar olarak yer aldığını belirtmek daha doğru olur.</p>

<p>Tuğba Ekinci hakkında bilinmesi gerekenler:</p>

<p>Adı: Tuğba Ekinci</p>

<p>Doğum tarihi: Kaynakların çoğunda 9 Haziran 1977</p>

<p>Doğum yeri: Kars</p>

<p>Mesleği: Şarkıcı, televizyon yüzü</p>

<p>Eğitimi: Lise mezunu; kaynaklarda Pendik Lisesi/Semiha Şakir Lisesi şeklinde farklı bilgiler bulunuyor</p>

<p>Müzik kariyerindeki çıkışı: “O Şimdi Asker”</p>

<p>Televizyon çalışmaları: Mavi Düşler, Çarkıfelek, Kral TV</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öne çıkan yarışma: Buzda Dans</p>

<p>Öne çıkan gündemleri: Müzik çalışmaları, sosyal medya paylaşımları ve tartışmalı açıklamaları.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Magazin</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/tugba-ekinci-kimdir-kac-yasinda-nereli-egitimi-ve-kariyeri-ne</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/tugba1-1.jpg" type="image/jpeg" length="99177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erken emeklilik geliyor: Kimleri kapsıyor, detaylar ne?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilik ile ilgili yapılacak yeni düzenleme ile Bağ-Kur prim gün sayısının, SSK'lılar gibi 7200 güne düşürülmesi gündemde. Böylece 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emeklilik sistemi için önemli bir değişiklik yolda. Geçtiğimiz yıl duyurulan Bağ-Kur prim eşitleme planı somut adımlarla hayata geçiriliyor. Bu düzenlemeyle yaklaşık 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.</p>

<p><img alt="20 Eodz.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/20-eodzjpg.webp" / width="750" height="421"></p>

<p>İktidara yakın medyaya yansıyan haberlere göre; planlanan düzenleme ile Bağ-Kur'luların prim gün şartının 9 binden 7 bin 200'ye indirilmesi bekleniyor. Bu değişiklikten etkilenecek olan yaklaşık 1 milyon Bağ-Kur'lu, emeklilik sürecinde büyük bir beklenti içinde.</p>

<p><img alt="10 K0Qp.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/10-k0qpjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenleme kapsamında, bakkal, kasap, berber, kuaför ve ayakkabı tamircisi gibi küçük esnaf işletmelerinin prim gün şartının 7 bin 200'e düşürülmesi hedefleniyor. Bu adımın, küçük esnafın emeklilik sürecinde önemli bir iyileştirme sağlaması bekleniyor.</p>

<p><img alt="03 P7O3.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/03-p7o3jpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<p>Ancak, küçük esnaf kategorisine hangi işletmelerin gireceği, henüz hazırlanacak olan kanun teklifiyle netlik kazanacak. Bu konuda konuşulan kriterler arasında 10 ve altında personel çalıştıran işletmelerin düzenlemeden yararlanabileceği belirtiliyor. Kanun teklifinin detayları ve içeriği, gelecek süreçte netlik kazanacak.</p>

<p><img alt="37 Kyav.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/37-kyavjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Düzenleme kapsamına girecek olan Bağ-Kur'lular, 7 bin 200 prim gününü tamamladıklarında ve diğer koşulları da sağladıklarında emekli olabilecekler. Eğer reform tüm süreleri kapsarsa, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek Bağ-Kur'lu erkekler 60, kadınlar ise 58 yaşında emekli olabilecekler. Ayrıca, son 3.5 yıl içinde Bağ-Kur'dan SSK'ya geçenler de 7200 günü tamamlamışlarsa Bağ-Kur kapsamında emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="22 B3Ym.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/22-b3ymjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenlemeyle birlikte yaş şartının da göz önüne alındığı, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartının bin 800 gün azalacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="39 Pko8.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/39-pko8jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Ancak, bu kişilerin emekli olabilmeleri için 7 bin 200 prim gününü tamamlamalarının yanı sıra belirlenen yaş şartını da karşılamaları gerekecek. 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Bu düzenleme, son 3.5 yıl içinde SSK'lı çalışma durumunu ortadan kaldırarak, daha esnek bir emeklilik imkanı sağlayacak.</p>

<p>1 Ekim 2008'den önce sigortalı olanların emekli olacakları kurumu belirleyecek olan düzenleme, son 7 yıllık sigortalılık süresinin yarısından bir fazlasını hangi statüde gerçekleştirdiyse o statüden emekli olmalarını sağlayacak. Bu kural, emeklilik kurumunu belirlemede geçerli olacak ve sigortalının en çok prim ödediği dönemi esas alacak.</p>

<p><img alt="48 1J3J.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/48-1j3jjpg.webp" / width="864" height="486"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gelişmelerle birlikte, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle Bağ-Kur'lular arasında emeklilikle ilgili süreçlerde önemli değişiklikler yaşanması bekleniyor.</p>

<p><img alt="02 Vzij.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/02-vzijjpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<h2>KİMLERİN YAŞI DA TAMAMLAMASI GEREKECEK?</h2>

<p>Düzenleme kapsamında, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartı bin 800 gün azalacak. Ancak, emekli olabilmeleri için yaş şartını da tamamlamaları gerekecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte, bu kişilerin prim gün şartı 7 bin 200'e indirilecek, ancak emekli olabilmeleri için yaş şartını da karşılamaları gerekecek. Dolayısıyla, 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecek.</p>

<p><img alt="89 Tcn6.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/89-tcn6jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<h2>5 YIL ÖNCE EMEKLİ OLUNABİLECEK</h2>

<p>Bağ-Kur'lular, EYT yasasından faydalanamadıkları için 9000 prim günü şartıyla emekli olamıyordu. Ancak, Bakanlık tarafından başlatılan bir çalışma hayata geçerse, Bağ-Kur'luların emeklilik için gereken prim günü şartı 7200'e düşecek ve böylece 5 yıl önce emekli olabilecekler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/emekli-10.jpg" type="image/jpeg" length="85327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surlarında 75 meşale ile Newroz kutlaması]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p><a href="https://artigercek.com/kultur-sanat/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi-287847h" rel="nofollow" target="_blank"><strong><em>Artı Gerçek’ten Refik Tekin’in haberine göre</em></strong>,</a> kutlamada erbane eşliğinde Kürtçe Newroz şarkıları seslendirildi.</p>

<p><img alt="D S C F6528" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6528.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Diyarbakır surları erbane ve meşalalerin eşlik ettiği Newroz kutlamasında tarihi anlara ev sahipliği yaptı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Tarihi surlarda akşam saatlerinde gerçekleştirilen kutlamada ikonik görüntüler ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="D S C F6547" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6547.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamaya DEM Parti Diyarbakır il eşbaşkanları, milletvekili Adalet Kaya, DEM Parti büyükşehir belediye eşbaşkan adayları ve çok sayıda kişi katıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6669" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6669.jpeg" / width="1068" height="712"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kutlamada 75 erbane ve meşale kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 01:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/newrozzz.jpg" type="image/jpeg" length="20670"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
