<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Münevver</title>
    <link>https://www.gazetemunevver.com.tr</link>
    <description>Doğru, Güvenilir ve Tarafsız Habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 26 Jul 2026 22:07:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski Kadıköy Belediye Başkanı Odabaşı: Hiçbir isim CHP'den büyük değildir]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/eski-kadikoy-belediye-baskani-odabasi-hicbir-isim-chpden-buyuk-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/eski-kadikoy-belediye-baskani-odabasi-hicbir-isim-chpden-buyuk-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, partinin tarihsel misyonuna vurgu yaparak birlik, sağduyu ve ortak irade çağrısında bulundu. Odabaşı, "Hiçbir isim, hiçbir makam, Cumhuriyet Halk Partisi'nden daha büyük değildir." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan süreci değerlendirdi. Ailesinin kuşaklar boyunca siyaset içinde yer aldığını belirten Odabaşı, CHP'nin yalnızca bir siyasi parti değil, Cumhuriyet'in kurucu değerlerini temsil eden tarihsel bir miras olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyasetin kendisi için nesilden nesile taşınan bir sorumluluk olduğunu belirten Odabaşı, büyük dedesinin Milli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Siverek Başkan Vekilliği ile TBMM'nin 2, 3 ve 4. dönemlerinde milletvekilliği yaptığını, ailesinin farklı kuşaklarında da belediye başkanlığı ve milletvekilliği görevlerinde bulunan isimler olduğunu aktardı. Kendisinin de CHP İstanbul İl Başkan Vekilliği ve İl Sekreterliği görevlerinde bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p><strong>"CHP, CUMHURİYET'TEN ÖNCE KURULDU"</strong></p>

<p>Odabaşı, CHP'nin masa başında kurulan bir siyasi parti olmadığını savunarak, Kurtuluş Savaşı'nın en zorlu dönemlerinde bağımsızlık mücadelesinin içinden doğduğunu ifade etti.</p>

<p>CHP'nin Türkiye Cumhuriyeti'nden önce kurulduğunu ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin devamı olduğunu belirten Odabaşı, partinin temelinde bağımsızlık, millet egemenliği, yurt sevgisi ve aydınlanma değerlerinin bulunduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>"KİŞİLER GELİR GEÇER, KURUMLAR KALIR"</strong></p>

<p>Parti içinde farklı görüşlerin, eleştirilerin ve tartışmaların demokrasinin gereği olduğunu belirten Odabaşı, açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:</p>

<p>"Hiçbir isim, hiçbir makam, hiçbir dönem; Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve onun temsil ettiği değerlerden daha büyük değildir. Çünkü kişiler gelip geçer, ancak kurumlar ve ilkeler kalır."</p>

<p>CHP'nin yüz yılı aşkın tarihinde darbeler, yasaklar, baskılar ve seçim yenilgileri gibi pek çok zorlu süreçten geçtiğini ifade eden Odabaşı, partinin bugün yaşanan tartışmaları da aşacak köklü bir birikime sahip olduğunu savundu.</p>

<p><strong>BİRLİK VE SAĞDUYU ÇAĞRISI</strong></p>

<p>Odabaşı, açıklamasının sonunda parti içinde ayrışma yerine birlik çağrısı yaparak, bugün ihtiyaç duyulan şeyin öfke değil akıl ve sağduyu olduğunu ifade etti.</p>

<p>CHP'nin geleceğinin tek bir kişinin değil, partiye gönül veren milyonların ortak iradesiyle şekilleneceğini belirten Odabaşı, Cumhuriyet Halk Partisi'nin demokrasi, hukukun üstünlüğü, özgürlük, sosyal adalet ve toplumsal barış mücadelesini sürdüreceğine inandığını dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/eski-kadikoy-belediye-baskani-odabasi-hicbir-isim-chpden-buyuk-degildir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 21:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/tere.jpeg" type="image/jpeg" length="83291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmed Şara'dan İsrail, Lübnan ve Kürtlerle anlaşma açıklaması]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ahmed-saradan-israil-lubnan-ve-kurtlerle-anlasma-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ahmed-saradan-israil-lubnan-ve-kurtlerle-anlasma-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, İsrail ile bazı ülkelerin arabuluculuğunda güvenlik anlaşmasına varılması için çalışmalar yürüttüklerini açıkladı. Şara, Golan Tepeleri üzerindeki Suriye'nin haklarından vazgeçmeyeceklerini vurgularken, Lübnan'a askeri müdahale planlarının bulunmadığını ve Kürtlerle yapılan anlaşmaya güvendiklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, El Cezire'ye verdiği röportajda İsrail ile güvenlik alanında anlaşma sağlanmasına yönelik girişimler yürüttüklerini açıkladı. Şara, bazı ülkelerin arabuluculuğunda sürdürülen çalışmaların, Suriye'nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki haklarından vazgeçilmeden kapsamlı bir barışın önünü açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Şara, Suriye'nin İsrail ile herhangi bir çatışma arayışında olmadığını belirterek, "Bir grup ülkenin katılımıyla İsrail ile güvenlik anlaşmasına ulaşmak için çalışıyoruz. İsrail ile yapılacak güvenlik anlaşmasının başarılı olması, Suriye'nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki hakkından vazgeçmeden kapsamlı bir barışa zemin hazırlayabilir." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"LÜBNAN'A ASKERİ MÜDAHALEDE BULUNMAYACAĞIZ"</h2>

<p>Röportajında Lübnan'daki gelişmelere de değinen Şara, Şam yönetiminin askeri müdahale planı bulunmadığını söyledi. Önceliklerinin Lübnan hükümetine destek vermek olduğunu belirten Şara, ülkedeki krizin yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını ifade etti.</p>

<p>Lübnan'da yaşanabilecek yeni bir krizin doğrudan Suriye'yi de etkileyeceğini dile getiren Şara, Şam yönetiminin Lübnan hükümetinin silahların yalnızca devletin kontrolünde olması yönündeki kararını desteklediğini söyledi. Bölgesel ölçekte yaşanabilecek daha geniş çaplı bir savaşın tüm bölgeyi etkileyeceği uyarısında bulundu.</p>

<h2>"KÜRTLERLE YAPILAN ANLAŞMAYA GÜVENİYORUZ"</h2>

<p>Ahmed Şara, Suriye'deki Kürtlerle varılan anlaşmaya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Anlaşmanın uygulanmasında yavaş ilerleme olduğunu kabul eden Şara, buna rağmen sürece güvendiklerini belirterek, "Suriye'de Kürtlerle yapılan anlaşmanın uygulanmasında yavaşlık var ancak anlaşmaya güveniyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şara ayrıca, Suriye'deki Rus askeri üslerinin geleceğine ilişkin Moskova ile yürütülen görüşmelerin ise henüz sonuçlanmadığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKE TV</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ahmed-saradan-israil-lubnan-ve-kurtlerle-anlasma-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 19:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/colani-1.webp" type="image/jpeg" length="46353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan Ukrayna'ya sert yanıt: 'Saldırı cevapsız kalmayacak']]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/irandan-ukraynaya-sert-yanit-saldiri-cevapsiz-kalmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/irandan-ukraynaya-sert-yanit-saldiri-cevapsiz-kalmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, Ukrayna'nın Hazar Denizi'nde İran gemisine düzenlediği saldırının cevapsız kalmayacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, çevrim içi düzenlenen Meclis oturumunda, Ukrayna'nın Hazar Denizi'nde İran'a ait bir gemiye düzenlediği saldırıyla ilgili konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nikzad, saldırıda bir denizcinin hayatını kaybettiğini söyleyerek, “İran meşru müdafaa hakkını her zaman kullanacaktır. Ülkemize yönelik saldırıların kaynağı, silahlı kuvvetlerimizin meşru hedefi olacaktır. Ukrayna'nın düşüncesizce eylemi cevapsız kalmayacak” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/irandan-ukraynaya-sert-yanit-saldiri-cevapsiz-kalmayacak</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/03/reuters-israil-iran-savunma-bakani-ve-devrim-muhafizlari-komutani-ni-oldurdugunu-dusunuyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="13344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cem Küçük: İlk seçimde yeni partinin gücü ortaya çıkacak]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/cem-kucuk-ilk-secimde-yeni-partinin-gucu-ortaya-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/cem-kucuk-ilk-secimde-yeni-partinin-gucu-ortaya-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Cem Küçük, CHP'deki ayrışma ve kurulan yeni partiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küçük, yeni partinin ilk seçimde CHP'den daha fazla oy alabileceğini öne sürerken, AK Parti ve MHP tabanından oy alamayacağını savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Cem Küçük, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP'deki ayrışma ve kurulan yeni partiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küçük, yeni partiye ilişkin yaptığı analizlerin farklı şekillerde yorumlandığını belirterek, bunun siyasi tercih değişikliği olarak değerlendirilmesine tepki gösterdi.</p>

<p>Paylaşımında, yeni kurulan partinin ilk seçimde CHP'den daha fazla oy alabileceğini iddia eden Küçük, "Bir analiz yapıyorsun, hemen CHP'ye veya yeni partiye dümen kırdı diyorlar." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küçük, yeni partinin AK Parti ve MHP seçmeninden oy alamayacağını savunurken, iki ay önce yeni partiye 20-30 milletvekilinin geçeceği yönündeki iddiaları hatırlattı. Beklenenden daha fazla milletvekilinin yeni partiye katıldığını öne süren Küçük, siyasi tablonun ilk seçimde netleşeceğini ifade etti.</p>

<p>Paylaşımını, "İlk seçimde zaten sonucu görecekler." sözleriyle tamamlayan Küçük.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/cem-kucuk-ilk-secimde-yeni-partinin-gucu-ortaya-cikacak</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/08/cemkucuk.webp" type="image/jpeg" length="10687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oğuzhan Uğur 6 Şubat depremlerinde ne yaptığını videoyla anlattı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/oguzhan-ugur-6-subat-depremlerinde-ne-yaptigini-videoyla-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/oguzhan-ugur-6-subat-depremlerinde-ne-yaptigini-videoyla-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oğuzhan Uğur'un, tutuklanmadan önce çektiği, deprem günlerini ve Haluk Levent'le nasıl bir araya geldiğini anlattığı video yayımlandı: Vicdanınıza sesleniyorum, bütün olayı dinleyin ondan sonra yorumunuzu yapın. Beni sevmiyor olabilirsiniz ama ne olursunuz hakkaniyetli olun.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Şafak yazarı Taha Hüseyin Karagöz’ün kendisini arayarak “Lütfen, Haluk Levent konusunda dikkatli ol! Haluk Levent bakanlarla bir araya geliyor ve sürekli seni kötülüyor” dediğini de anlatan Uğur, bu olayın ardından hissettiklerini “Kayışım koptu” ifadesini kullanarak aktardı.</p>

<p>Oğuzhan Uğur, "Ben bu devletin yetiştirdiği bir adamım. Ben Türk Silahlı Kuvvetleri sayesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin aileme verdiği maaşla okumuş bir adamım. Devlet lojmanlarında büyüdüm. Devlet okullarında okudum ben bu arada. Hak yemeyin efendim. Hakkıma girmeyin. Beni sevmemeye devam edebilirsiniz. İstediğiniz kadar sövebilirsiniz ama hakkımı yemeyin ya artık. Vallahi ruhum parçalandı çünkü kaç gündür” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Oğuzhan Uğur’un videosundaki açıklamaları aynen şöyle:</p>

<p>“TARİHE KAYIT OLSUN DİYE ANLATMAK İSTİYORUM”</p>

<p>Ahbap konusu gündeme geldiğinde de tabii ki aynı tepki verdik. Ne dedik? İlk yorumumuz şu oldu: Takipteyiz. Ama çok güvendiğimiz gazeteciler dosyayı ele aldılar. Savcılık raporları açıklandı. Korkunç paralar konuşuluyor, korkunç ilişkiler konuşuluyor. Onları bilemem, net bir yorum yapamam. Hâlâ soruşturma aşamasında. Ancak şunu söyleyebilirim. Bunu ilk gün söylemememin sebebini de umarım anlıyorsunuzdur. Aslında başta söylemem gerekeni sonunda söylüyormuşum gibi gözükebilir ama aslında ben sonunda söylemem gerekeni başta söyleyeceğim. Bizim ahbap faaliyetleriyle ilgili herhangi bir bilgimiz yoktur. Evet, belki ahbap zaten bizden öncesinde de çok büyük bir kurumdu. Bildiğiniz gibi bağışlarıyla, yardımlarıyla, Haluk Levent’le ilgili yorumlarımız da olabilir. Şöyleymiş, böyleymiş falan filan da diyebilirsiniz. Ama bizim için mesele orada Haluk Levent'in geçmişi ya da Haluk Levent değildi. Ahbaba gönül vermiş 40 bin insan vardı ve bu insanlar canla başla çalışıyorlardı. Biz şahit olduk. Ha, devlet denetlemeliydi, biz ne yapalım falan filan da diyecek değilim. Ben bu mevzuları kendime anlatmak için, açıklamak için ya da savunmak için çekmiyorum. Ya da üste çıkmak için, birilerine laf atmak için çekmiyorum. Tarihe kaydolsun diye anlatmak istiyorum. Yarın bir gün biz ölsek gitsek vesaire burada bu video kalsın istiyorum. Eğer merak eden birileri varsa benden bizzat bunları yaşayan insandan dinlesin istiyorum. Ben çekimdeydim.</p>

<p>DEPREM GECESİ NELER YAŞANDI?</p>

<p>Çekimlerimiz bizim bilenler bilir çok uzun sürer. Gecenin bir vaktinde evde oluyoruz yani. Saat 3-3.30 civarında evime geldim. Tabii yorgundum. Beynim artık çorba gibi olmuş. Ne kadar yorgun olursam olayım her gece yatmadan önce muhakkak Twitter'a bakarım. Son dakika bir haber olmuş mu? Çünkü bu memleketin gündemini biliyorsunuz. Sabah 7, akşam 8, bir gündemimiz yok. Mevzuları da çektik, çektim ve mevzulara şık mikrofon çekiyordum. Siyaseti de en yakından takip etmesi gereken kişilerden biri olduğum için ne kadar yorgun olsam olayım açardım Twitter'a bakardım.</p>

<p>Derdim ki, şu mu olmuş, bu bunu mu demiş, şu şunu mu demiş. Biraz da magazin haberleri ve uyku. Finalim buydu. Aldım telefonumu, bir baktım deprem gündemde. Saat bu arada daha 3.30 falan o saatlerdeyiz. Yani deprem olmamış henüz. Ama deprem var gündemde. Hem de büyük harflerde. Hashtag deprem. Hayırdır dedim. Korktum çünkü 17 Ağustos depremini yaşamış biriyim. Kahredici bir şey olduğunu biliyorum depremin. Yardımcı olabileceğim bir şey var mı diye deprem hashtagine tıkladım. Çünkü benim maalesef olayım bu.</p>

<p>Tıkladım deprem hashtagine. Deprem yok. Bir baktım: bilmem ne eskort için arayın, hashtag deprem. Bilmem ne reklamı, hashtag deprem. Kayınvalidesi mi sakatlanmış bilmiyorum öyle bir özlü söz yazmış, hashtag deprem. İnsanların maalesef görülme arzusu ve isteği aşikâr. Ama bunun için onlara mübah olan şeyleri burada anlatsam canımız sıkılır. Hemen video kaydını aldım ve bir tweet attım. Dedim ki: ulan Allahsızlar, gecenin 3.30'unda deprem hashtagiyle eskort reklamı yapıyorsunuz. O sırada baktım gündeme bir sürü şey var. Uzay mühendisleri var, Elon Musk var falan. Onları bari etiketleyin. İnsanları endişelendirebilirsiniz. Sizin başınıza gelmemiş olabilir. 17 Ağustos depremini hatırlayanlar, öncesini hatırlayanlar, Dinar'da yaşanan deprem felaketini hatırlayanlar da vardı. Yani bu dünyada bir tek siz yaşamıyorsunuz dedim ve paylaştım.</p>

<p>E tabii artık beyin tamamen çorba olmuş. Dedim ki gideyim bayılayım. Telefonumu aldım, alarmımı kurdum, telefonu fırlattım yatağa, yüzüstü düştüm. Tam böyle hani hayal mi görüyorum gerçek mi lan bu deyip rüyaya bağlanıp bayılırsın ya, tam o esnada telefonuma bildirim sesi gelmeye başladı. Benim bildirim sesim de normalde açık değildir. Sadece takip ettiğim insanlar bana bir şey yazarsa ya da benimle ilgili bir şey konuşurlarsa bildirim gelir. Bip bip bip bip bip bip bildirim geliyor. Bir baktım, abi içine mi doğdu, deprem oldu. Nasıl yani? Kalktım, herkes sürekli bir şey yazıyor. Adana'da çok kötüyüz, Kahramanmaraş'ta çok kötüyüz. Hatay'dan ses yok.</p>

<p>Şimdi 17 Ağustos depreminde ben Ankara'daydım. Deprem yüzünden gecenin 3.02'sinde uyandım ben, zıpladım yataktan. Sallandık biz Ankara'da. Aramızda 400 km var, biz zıpladık. Antalya'da sallananlar oldu. Gölcük depreminden bahsediyorum. Eğer bu kadar çok il, biz sallandık yazıyorsa Twitter'da bu... Yedinin üzerinde bir depremdir dedim. İlk aklıma gelen o oldu tabii ki. Eyvah! İlk tepkim gidip televizyon açmak oldu. Haberleri açmak oldu. E orada da biliyorsunuz sabaha kadar saat başı haber sunan spikerler var. Onlar da hiç konulara vakıf değiller. Onlar prompterden yazıyorsa saat başı onu okurlar. Hatta yani onu okur gider uyur içeride tekrar gelir bir saat sonra okur falan.</p>

<p>Bir baktım onlar paniktiler. Gecenin bir vakti profesörleri uyandırılmıştır arayıp. Deprem profesörleri ne diyorsunuz bu konuda falan. Adam da yeni uyanmış diyor ki: ne bileyim ne oluyor. Kimsenin bir şey bilmediği, kimsenin bir şey anlamadığı bir olay yaşanıyor belki. Artık mesajlar gelmeye başladı bana. Şok anı bende biraz kısa sürer. Bir şeyler yapmam lazımdı. Hepimiz bir şeyler yaptık bu arada. Hani ben medyadayım, görünürüm ya da milyonlarca takipçim var diye vay be oğul sana uğur, hey demenin bir manası yok. İnsanlar ellerindekilerini avuçlarındakilerini deprem bölgesine gönderdiler.</p>

<p>Hemen haberi alır almaz işi gücü olan insanların her işini gücünü bırakıp yola koyulduğunu biliyorum, bizzat şahidim. Dükkanları olanlar sabahın beşinde gittiler dükkanlarını açtılar. Biz buradan ne gönderebiliriz? Tır kullanan şoförler işlerini bıraktılar. Ucu ucuna geçinmelerine rağmen seferlerini iptal edip tırlarını deprem için yola sürdüler. Daha kimler kimler. Bunun içerisinde esnaflar, memurlar, çiftçiler, polisler, doktorlar herkes var. O yüzden ben de olsan uğur olarak hemen harekete geçtim demek ki terbiyesizlik olur. Tek başıma yetişmem mümkün değil.</p>

<p>Ha yetişmeye çalışmaktan kastım da ne biliyor musunuz? 5 milyon insanı takip ettiği bir YouTube hesabımız olunca daha fazla insana ulaşabiliyorsunuz. Doğal olarak hemen insanları retweet etmeye başladım.</p>

<p>"SAAT 6.30 CİVARLARINDA CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM DAİRE BAŞKANLIĞI'NDAN ARADILAR"</p>

<p>Normalde birisi bir meramını yazdığında oraya 5 kişi görüyorsa ben retweet edince 1 milyon kişi görüyordu, 100 bin kişi görüyordu. 6.30 civarlarında 7'ye doğru beni Cumhurbaşkanı İletişim Daire Başkanlığı'ndan aradılar. Oğuzhan Bey çok fazla insana ulaşıyorsunuz. Bu konuda belirli koordinasyonlara siz de destek olun dendi bana.</p>

<p>Ben hemen ekibime şu mesajı attım. Ne demişim? Bu görseli verebilir miyim? Ekibime attığım mesajın görselini verebilir miyim? Devletimiz bizden destek bekliyor yazdım ekibe. Bu devleti küçülmesin. Sen kimsin senden destek bekleyecek devlet diyenler olacaktır. Öyle değildir beyefendi. Ben vergimle de devlete destek oluyorum.</p>

<p>"BİZİM İLK GÖNÜLLÜMÜZ 1453 SİTESİNİN TEKEL BAYİ"</p>

<p>Askerliğimi yaptım ben mesela. O da devlet... Ne demişim tam oku bakayım: “Felaket çok büyük kötü bir güne uyanacak insanlar. İkinci Gölcük faciası.” Attığım ilk mesaj bu. E tabii bu hassasiyet artık sorumluluğa döndü benim için. Elimizde avucumuzda enerjimizde ne varsa insanlara yardımcı olmak için kullanmalıydık.</p>

<p>Çok hızlı koordine olduk. Benim 8 kişilik, 9 kişilik ekibimin burada olduğu 100 kişi, 150 kişiye. Gönüllüler daha o sabahtan biz ne yapabiliriz diye Babala ofisine gelmeye başlamıştılar. Bizim ilk gönüllümüz 1453 sitesinin tekel bayiiydi. Elinde 3 poşet, bisküvi, topkek, su ofisimize koştu adam. Dedi ki: görüyorum internetten, çocuklar. Elinde poşetlerle buraya yardıma geldi. Gönüllülükten kastım bu. Bu yüzden umudumu kaybetmiyorum zaten. Hani hep bana diyorlar bazen haksız yere, bazen vesaire, sürekli bir linçlenme durumum var ya benim. E bu kadar başarılı işler yapıyorsun niye hala mevzulara mikrofonu çekiyorsun dediklerinde: çünkü işte bu yüzden. Çünkü biz böyle insanlarla aslında bir araya gelerek bu toplumu oluşturuyoruz.</p>

<p>Her gün iğrenç şeyler görüyor olabilirsiniz. Hırsızlıklar, cinayetler, gasplar görüyor olabilirsiniz ama bu memleketin hamurunda bu toplumu oluşturan insanlar işte elinde poşetle çocuklar büyüdüm su vereyim size diyen insanların varlığı.</p>

<p>"HER GELENE TABİİ Kİ BUYURUN DEDİK”</p>

<p>Her neyse, biz aynı anda 15 milyon insana ulaşabilen bir sosyal ağa sahip olduğumuz için elbette devletimize elimizden geldiğince yardımda bulunmaya çalıştık. Öğlen saatlerine yaklaşıldığındaki sanki bir ömür geçmiş gibiydi. Yani sanki biz yıllardır aynı koşturmayı yapıyormuşuz gibiydik burada ofiste, derken maalesef ikinci büyük deprem meydana geldi. Doğa yıktığı insanlığı artık yerin altında tekmeliyor. Tabii artık felaketin boyutu büyüdükçe insanlar da artık öğlen olmuş, yeni yeni durumun farkına varınca: şununla ilgili koordinasyonu sağlayayım, bununla ilgili koordinasyonu sağlayayım. Devlet yetkililerinin ulaşabileceği telefonlar kimde? Sende. Bütün devlet yetkilileriyle. Sen iletişime geçeceksin. Yardım yapmak isteyenlerle ki yardımdan kastım o esnada para değil, gömlektir, cekettir vesaire, kışın ortası arkadaşlar. Bunun gibi yardım yapmak isteyenle ya da gıda göndermek istiyoruz diyenlerle sen iletişime geçeceksin.</p>

<p>Biz kafamıza göre de deprem bölgesine yardım gönderemezdik. Belki de trafik yaratacaktık. Belki de zaten ihtiyaç olmayan bir şey gönderip insanları meşgul edecektik. Bunun hassasiyetiyle de başka bir ekip kurduk.</p>

<p>"İNSANLAR BİZİ ARADIĞINDA, YARDIM ETMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİĞİNDE BİZ BUNU AFAD'DA İLETİYORDUK; ARADAKİ İLETİŞİMİ SAĞLIYORDUK"</p>

<p>Bizim koordinasyon diye başlıklandırdığımız şey şu: aradığında yardım etmek istediğini söylediğinde ya da bir ihtiyaç halinde olduklarında biz bunu AFAD'a iletiyorduk. Biz bunu Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesine iletiyorduk. Yoksa biz kimiz burada 1.100 kişi de olsak 5.000 kişi de olsak en fazla ne yapabiliriz? Tır mı dolduracağız malzemelerimizle, giyeceğimizle, yiyeceğimizle? Doldururuz, nereye göndereceğiz? Doğal olarak bizim koordineden kastımız devlet yetkilileriyle gerçekleştirdiğimiz koordine.</p>

<p>Mesela bizim kendi ekiplerimiz de oldu. Elbette yine devletin bilgisi dahilinde. Mesela off-road ekipleri su bekleyen köylere su götürdüler. Vinçleri topladık ama Vinçleri taşımak için de vinç taşıyan tır lazımdı mesela. Kim verdi bize o tırları, MÜSİAD verdi. Yani biz devleti aradık. Dedik ki burada vinçler var, yardım etmek istiyorlar. Onlar için onları taşıyacak tırlar var. Devlet dedi ki hemen biz gönderiyoruz. Arıyorduk şoförleri, diyorduk ki şu bölgeye gelecek. Tamam siz de o bölgeye gidin.</p>

<p>BABALA OFİSİNDE DEPREM GÜNÜ NASIL BİR DÜZEN KURULDU?</p>

<p>Yani buradaki iletişimi sağlıyorduk. Sadece benim telefonumla, ekip arkadaşlarımın telefonuyla ya da Babala TV'nin sosyal mecralarına gelen mesajlarla hiç kimseye yetemiyorduk.</p>

<p>Ne yaptık? Dedik ki çağrı merkezi. Gönüllülerin çoğunu da çağrı merkezine oturttuk. Sonrasında da bizim Twitter hesaplarımız var. Yani asıl yardım yaptığımız hesaplar, Twitter hesapları. Babala TV'yi de en az 900 bin kişi takip ediyordu. Duyuruları da çok önemli oluyordu. Buradaki insanlar için, ama maalesef oradaki insanlar için pek değil. Çünkü orada internet de çekmiyordu. 6 ya da 7 laptop zannediyorum yan yana koyduk yine ofisin içinde bir yere. Twitter hesaplarımızı açtık. Onun da başına gönüllüleri koyduk. Ve dedik ki buradan gelen yardım isteklerini önce teyit bölümüne götüreceğiz.</p>

<p>Bir de teyit bölümü kurduk çünkü artık 1.100 kişiydik Babala ofisinde. Birileri çağrı merkezinde, birileri koordinasyonla, birileri falan da filan da. Birileri de teyit merkezi. Çünkü maalesef teyit merkezine ihtiyaç duyduk. Çünkü çok üzgünüm, çok sinirleniyorum ama normal anlatmak istiyorum: göçük altındayız, yardım edin diye çağrı geliyor çağrı merkezine. Lütfen yardım edin. Arkadaşlarımız yardım etmek için elinden geleni yapıyor. Finalde öğreniyoruz ki İzmir'den biri böyle elinde bira fotoğrafı gönderiyor. Şaka yaptım diye.</p>

<p>"TEYİT MERKEZİ OLUŞTURDUK"</p>

<p>Ben hep söyledim programlarda depremden sonra çıktığım programlarda falan. Ben gerçekten kaç yaşımda adamım bugüne kadar dolandırıldım, kazık yedim. Kötülük nedir gördüm yani bunları gördüm acımasızlığı gördüm iftirayı gördüm her şeyi gördüm ama ben karanlık tarafın gerçek yüzünü maalesef 6 Şubat depremlerinde gördüm. Birçok arkadaşıma da söylemişimdir size de söyleyeyim madem bu kadar samimi bir video çekiyoruz. Benim eğer bir aydınlığım varsa bu mecrada ben bu aydınlıkla o karanlığı aydınlatamam.</p>

<p>Her neyse, orada binlerce insan can çekişirken, donarken maalesef o bize poşetle su getiren insanlar olduğu gibi bu ülkede arayıp yalan ihbarda bulunan insanlar da varmış dedik ve bir teyit merkezi oluşturduk.</p>

<p>"BİRÇOK İNSAN BİZİ ARADIĞINDA BAĞIŞ YAPMAK İSTİYORUZ DEDİĞİNDE BİZ BAĞIŞ KABUL EDEMEYİZ DİYORDUK"</p>

<p>Ki ne kadar üzücü değil mi? Belki de zaman kaybedeceğiz. Son saniyelerini yaşayan bir insana belki yardım etmek için zaman kaybedeceğiz. Teyit etmemiz lazım. Çünkü orada insanlar canla başla çalışıyorlar. Sadece kazmayla kürekle değil tırnaklarıyla enkaz kazan insanlar var.</p>

<p>Sonrasında daha henüz biz Haluk Levent'le yan yana gelmemişiz. Yani Haluk Levent'le görüşmemişiz bile. Bağış yapmak istiyoruz dediğinde biz bağış kabul edemeyiz diyorduk hatırlayın. Çünkü biz bir STK değiliz, bir yardım kurumu değiliz. Ancak AFAD'ın numaralarına ulaşabilirsiniz, Kızılay'ın numaralarına ulaşabilirsiniz diye insanları, bizi para için bizi arayan insanları o numaralara yönlendiriyorduk ya da İBAN'lara yönlendiriyorduk. Derken artık gönüllülerimiz arasında çok ünlü insanlar da gönüllü olarak Babala ofisine gelmeye başladılar.</p>

<p>Ne yapabiliriz dediler doğal olarak. Biz de ekiplere yönlendirdik onları. Sanatçılarımızın, şarkıcılarımızın, oyuncularımızın hepsi burada insanüstü bir mücadele verdi. Şimdi diyeceksiniz ki bütün memleketin 85 milyonun tek yürek olduğu bir olay. Kusura bakmayın. Yani hepiniz şahitsiniz değil mi? Bunu söylemek zorundayım yani. Ocak başında rakı tokuşturanları görüyordum ben şurada. Ben bütün memleket oturup ağlıyor zannediyordum. Benim ağlarken videoları var mesela. Ben rahmetli babaannemi ben maalesef buldum bedenine. Ben orada bile ağlamadım. Buz gibi bir herifimdir bu konularda. Çünkü dedim ya hani panik anında sanki bir şeyler yapmam gerekiyormuş gibi kendimi salamayan bir adamımdır.</p>

<p>Ben hüngür hüngür ağladım. Ben herkesin hüngür hüngür ağladığını da düşünüyorum. Kimsenin o insanların acısı dışında bir şey düşünebileceğini tahayyül edemiyordum. Edemezsin çünkü değil mi? Yani olur mu lan öyle şey.</p>

<p>"BURNU KALKIKTIR DİYE DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ ÇOK ÜNLÜ İNSANLAR, KARTON KUTU SERİP KENARA UYUDULAR, KALKIP ÇAĞRI MERKEZİNE FAYDA SAĞLAMAYA DEVAM ETTİLER"</p>

<p>Mesela, o sebeple dedik ki beni izleyen 5 milyon varsa bunu izleyen de 5 milyon var, bunu izleyen de 3 milyon var. Herkesin bu meselede tek yürek olduğunu bizim anlatmamız lazım millete dedim. Millet zaten anlamıştı, yanlış anlamayın 85 milyonuzdan altını bırakmıyorum. Ama 1 milyonu bile anlamadıysa 1 milyon iyisidir. Onlara da diğer ünlülerimiz vesilesiyle bu konu anlatılsın istedik. Onlar da bunu istediler, bunu sadece ben istemedim.</p>

<p>Çekti hani böyle burnu kalkıktır diye düşündüğümüz çok çok ünlü insanlar çağrı merkezlerinde kulaklık taktılar sabahla kadar çağrı merkezlerinde kaldılar, kalktılar karton kutu şerip kenara uydular, uyanıp tekrar kulaklıklarını takıp çağrı merkezine faydacı olmaya devam ettiler. Tamam evet deprem bölgesinde çok daha büyük hizmet eden insanlar vardı. Kimsenin ne yaptığını diğeriyle kıyaslamıyorum ama herkes elinden geleni yaptı kardeşim. İnfluencer mı ünlü mü tırnak boyası videoları mı yapıyor ruj videoları mı yapıyor geldi burada bütün takipçisini deprem bölgesine yönlendirdi gözlerin oraya çevrilmesini sağladı. Zaten bütün gözler orada mıydı? Değildi kardeşim. Elinizi vicdanınıza koyun. Hafızası birazcık sağlam insanlarda izliyordur bu videoyu. Hadi 85 milyonun 80 milyonlu umurunda olsun. O 5 milyon az mı?</p>

<p>"6 ŞUBAT AKŞAMI HALUK LEVENT ARADI BENİ..."</p>

<p>6 Şubat akşamı, Haluk Levent aradı beni. Ben Haluk Levent'i yıllar önce 2018 yılında Pinç programım vardı benim, talk show. Oraya davet etmiştim. Oraya davet etmemizin sebebi Haluk Levent'in yeni şarkısı falan çıktığı için değil. Genelden yeni şarkı çıkartanlar, film çıkartanlar gelir ya benim programa. O dönem Ahbap'ın faaliyetleri o kadar meşhurdu ki bilmem ne ekibi şuraya, Ahbap bilmem ne ekibi buraya diye Twitter'da yazıyordu. Kendine mesela dedi ki ben YouTube kanalı kurdum sizden hiçbir şey istemedim, bugüne kadar. Hadi bana abone olun dedi, 4 saatte 460 küsür bin abonesi oldu. Sonra bir talk showa başladı. Hatta orada yani Haluk Levent'in ahbapla beraber yükselen popüleritesi onu programımıza davet etmemize sebep olmuştu tabii ki elbette. Şarkılar da söyledi. Ben Pinç programında tanıştım Haluk Levent'le.</p>

<p>HALUK LEVENT, OĞUZHAN UĞUR'A TELEFON AÇIP NE SÖYLEDİ?</p>

<p>Mevzular Açık Mikrofon çektim sonra sosyal medya yasası ile alakalı. Herkes oradaydı. Bütün gazetecilerimiz, Okan Bayülgen, Haluk Levent de oradaydı. Orada da bir konuşmamız oldu: Teşekkür ederim geldiğin için vesaire vesaire.</p>

<p>Bu mevzuları şimdi mikrofonun üzerinden de bir yıl geçmişti. Biz tabii hiç görüşmüyoruz. Beni aradı. 6 Şubat akşamı. Hemen açtım tabii. Dedi ki: Oğuzhan'cığım dedi, öyle dedi, İstanbul'dan dedi, bu işler dedi koordine edilmez. Gel dedi, Hatay'da burada gör dedi konuyu. Burada bir şeyler yap.</p>

<p>Bu arada biz zaten Hatay'a gitmek için can atıyorduk yani. Nasıl gideriz, nasıl yardımcı oluruz diye. Ama bir taraftan da aklımda şu vardı zaten, can pazarı. Biz orada ne yapabiliriz? Tamam gideyim çıplak ellerimle gerekiyorsa enkaz kaldırayım ama biz gidip niye kalabalık yapabiliriz? Zaten burada elimizdeki en kuvvetli şey internet ve bu sayede de yine devletle omuz omuza, en azından devletin bize işaret ettiği şekilde yardımlar yapıyoruz. Acaba Hatay'a gitmeli miyiz gitmemeli miyiz gitsek nasıl gideceğiz falan filan oturup tabii ki konuştuk.</p>

<p>Oradan dedi, buraya dedi, bir ambulans uçak gelecek dedi. Sabah dedi 9'da mı 10'da mı dedi uçak kalkacak dedi. Bin ona gel dedi. Ben de dedim ki tamam ekip arkadaşlarımdan iki kişilerimi alacağım dedim. Hani orada videolar çeksinler. Buradan duyuruyoruz ama buraya gitmişken de gördüklerimizi de göstermek lazım deyip tamam dedim. O sırada burada da bir ekip var, onlara da dedim ki burası size emanet, telefonlarınız açık, bizim de telefonlarımız açık, görüşürüz.</p>

<p>"ORADA HALUK LEVENT'LE BULUŞTUM, OTURDUK AFAT TIR'ININ İÇİNDE, SONRA BAKANLARIMIZ GELDİ"</p>

<p>Ertesi sabah oldu, böyle kutu kola gibi uçak. Hakikaten bu masa kadar bir ambulans uçak sığdık ona. Çat 50 dakika sonra, 55 dakika sonra Adana havalimanına indik. Adana havalimanından bizi orada Haluk Levent karşılamadı diye hatırlıyorum. Doğru. Araca bindik araçla Hatay'a. Tabii ne kadar görürseniz görün oradaki görüntüleri ne kadar duyarsanız duyun. 4K'da izleseniz televizyonda Hatay'da yaşanan ya da o bölgede yaşananları anlayamazsınız.</p>

<p>Hataya ulaştık. İl Jandarma binasının bahçesinde AFAD alanı vardı. Orada Haluk Levent'le buluştum. Hoş geldin dedi hoş buldum dedim. Ne yapıyorsunuz abi burada dedim. Biz ne yapabiliriz size dedim. Oturduk AFAD tırının içinde. Arkamızda baya videosu var bunun. Adam telefondan gösterdi bana. Dedi ki: bak burada yıkım var, şurada yıkım var, burada yıkım var. Sonra bakanlarımız geldi. Üç tane bakanımız geldi. Orada Haluk Levent'le el sıkışlar, konuşuyorlar. Biz hatta videosunu çektik ve dedik ki yani bakanlarımız da buradalar. Haluk Levent'le istişare ediyorlar. Ben bunu Twitter'dan paylaştım hatta. Fotoğraf ya da video paylaştım hatırlamıyorum.</p>

<p>Haluk Levent'i dedi ki senden dedi internet desteği bekliyoruz. Bekliyoruz. Dedim ki tabii ki tabii ki dedim yani emin o sebeple elbette ancak dedim ben burada yardımcı olamam size. Şimdi ne yapabilirdim ki Hatay'da mesela? İnternet çekmiyordu. Ya bırak internet, telefon çekmiyordu kardeşim. Çekiyor, pat geri gidiyor. Yani böyle bir durumla karşı karşıyayız.</p>

<p>"EMRE USLU DİYE KAÇAK FETÖ'CÜ BİR ADAM VAR..."</p>

<p>Sonra bir anda Emre Uslu diye kaçak FETÖ'cü bir adam var, şöyle bir paylaşım yapmış. Ben güya tweet atmışım o da onun ekran fotoğrafını almış güya: "Devlet yok, ahbap var."</p>

<p>Bak aslında o adamı, o FETÖ'cüyü tetikleyen de bana saldıran ya da benim videolarımı dolaşıma sokup uyarıp var ya, biliyor musunuz aslında böyle bir falan deyip sanki hani o esnada daha depremin ikinci günü olan üçüncü günü, yani herkesin noktasının deprem olması gereken bir dönemde... Oğuzhan Uğur şöyle birimi böyle birimi falan filan... Ben artık anama küfrediyorlar oğlum. Anama küfrediyorlar falan. Ben de diyorum ki eyvah ben bir şey bir kaba atmıştım... devlete bu millete karşı falan durumundayım ama... sokak öyle değil. Herkes böyle sarılıp bana ağlıyor mesela. Çok teşekkür ederiz falan diyorlar. Bir bakıyorum ki sadece sosyal medyada dönen olaylar bunlar.</p>

<p>Dedim ki ben kafamı buna takmayayım yani. Gerek yok. İşime düşme bakmaya devam ettim. Ve o troller yüzünden bundan cesaret bulan FETÖ'cüler deyip bunu paylaşmaya başladılar. Görür görmez müdahale ettim. Dedim ki bu gerçek değil. Sonra teyit.org'lar, bilmem neler, hepsi zaten dediler ki bu doğru bilgi değildir. Bu photoshopla yapılmıştır. Yani Oğuzhan Uğur devlet yok dememiştir diye haber yapmaya başladılar. Ben de bunu paylaştım. Milyonlarca kişi görmesine rağmen toplum hafızası sadece 3 sene geçmesine rağmen aynı görseli yine dolaşıma soktular.</p>

<p>"DEVLET YOK, AHBAP VAR, DEMEDİM"</p>

<p>Televizyonda falan dayının biri sormuş işte o sen böyle dememiş miydi falan diye. Dememişti abi demedim yani. Niye diyeyim ulan? Her neyse bunu açıklıyorum, insanlar anlıyor. O oluyor bu oluyor falan filan derken tabii bir taraftan da gazeteciler sürekli benden bilgi almak istiyor. Ben gazetecilerle röportajlar veriyorum. O röportajların içerisinden bir cümle kesiyorlar mı? Hayda bir bakıyorum Twitter'a Oğuzhan Uğur, devlet düşmanı falan. O kadar yardım yapılması gereken şey varken, o kadar konuşulması gereken şey varken, hop top yine bize geliyor. Ya avukatlarımız geldi buraya. Gönüllü avukatlar dediler ki bak kolon kesmiştir bazen müteahitler. Şimdi insanlar kendi acılarıyla anlamazlar. Daha insanlar kendi cenazelerini ararlarken bunlarla uğraşamazlar. Biz avukatlar olarak bir video yapalım Babala TV'ye ve insanlara haklarını nasıl aramaları gerektiğini şimdiden anlatalım. Çünkü senin binan neden yıkıldı kardeşim? Bir yerde de bunun hesabı sorulmalı değil mi? Avukatlar bunu öngörüp buraya geldiler.</p>

<p>"VİCDANINIZA SESLENİYORUM, BÜTÜN OLAYI DİNLEYİN ONDAN SONRA KENDİ YORUMLARINIZI YAPIN"</p>

<p>Video çektik avukatlara. Üç tane avukatımız bir masaya oturdular. Ne yapmaları gerektiğini insanlarına anlattılar. Biz de çektik burada videoyu. Sonra o video montajlanıyordu Babala ofiste.</p>

<p>Tabii Babala ofiste de sürekli birisi story çekiyor ya efendim şuna ihtiyaç var, buna ait. Arkada da ofis gözüküyor ya. Kurgucu arkadaşımız şeyi montajlıyor avukatların videosunu montajlıyor seslerini eşliyor falan. Onu böyle yuvarlak işine alıp bunlar Babala ofiste film izliyorlar diye haber yaptı. Ya bak beni sevin sevmeyin. Gerçekten ben biri beni sevsin sevmesin alkışlasın falan diye yapmadım bunları bu anlattığım şeyleri. Ama yani vicdanınızı sesleniyorum. Bütün olayı dinleyin ondan sonra kendi yorumlarınızı yapın. Bu beni aklama meselesi falan filan değil.</p>

<p>Her neyse. Sonrasında hatta Cüneyt Polat diye bir arkadaşımız var. Devlet burada değil diyorsunuz bakın diyor. O da tabii benimle ilgili yazılan şeyleri görüyor. O da diyor ki nasıl ya burada devlet var diyor askerlerin malzeme indirdiği videonun önünden. Ben de tabii o sırada daha yeni anneme, bacıma, sülaleme sövülen tweetleri görmüşüm. Delirmişim. Zaten uyumuyorum 5 gündür. Adama şey yazmışım böyle ulan seni bu ülkeye unutturmayacağım falan yazmışım adama sinirle. O da tabii bana DM atıyor ne ağır yapıyorsun lan ben ona yapıyorum ne vallahi falan filan.</p>

<p>Üstünden günler geçtikten sonra saçma bir kavga ettiğimizi anladık adamla. Bugün bile benim adama yazdığım şey adamın attığı video falan paylaşılıyor dolaşımda. Tabii o esnada insan doğru düşünemiyor bazı. Attığı tweetleri, haber olarak söylemiyorum tepki olarak attığı tweetleri. Buradan da ona selamlar olsun tekrar. Öyle bir münakaşa yaşadık ama bu bizim için geçti bitti. Kötü günlerdi insanların doğru düzgün düşünemediği anlardı. Biz helalleştik Sevgili Cüneyt Polat'la. Ki çok da destek olmuştur Sevgili Cüneyt Polat. Hakkını asla yemem.</p>

<p>"ZATEN ELİMDEN GELEN YARDIMI YAPACAKTIM AMA BU KADAR KOORDİNELİ ÇALIŞMAMI ZATEN DEVLETİM SAĞLADI"</p>

<p>Her neyse “devlet yok, ahbap var” cümlesini, bunun yalan olduğunu açıkladım galiba değil mi? Bakın ben devletimizden gelen telefonla bu işe dört elle sarıldım. Zaten kendim de elimden gelen yardımı yapacaktım. Ama bu kadar koordineli çalışmamı zaten benim devletim sağladı. Bugün beni eleştirenlere küfredenlere haberlere taşıyanlara falan lafım yok benim. Yani benim bir duruşum var. Bunu herkes bilir. Beni sevmeyebilirsiniz itici bulabilirsiniz. Olabilir benim hiç tanımadığım ama görür görmez, bu ne tip dediğim birçok insan var. Yalan değil insan sonuçta. Birinin sesinden hoşlanmazsınız birinin mimiğinden, jestinden hoşlanmazsınız. Onu hemen kafanızda eleyebilirsiniz.</p>

<p>"BU ANLATTIKLARIMI TAMAMI BELGELİ, TAMAMI KANITLI"</p>

<p>Mesela bir kadının bir tanesi Twitter'da gördüğüm şey demiş ya "Bu Oğuzhan'ın böyle biri olacağı belliydi zaten" demiş. Biri de sağ olsun beni seven biri de "Hayırdır neresinden belliydi diye sormuş." O da "hissettim" ben yazmış.</p>

<p>Bazılarınızı da hisleriniz doğrultusunda beni sevmiyor olabilirsiniz. Ama ne olursunuz hakkaniyetli olun. Bu anlattıklarımı tekrar ediyorum. Tamamı belgeli, tamamı kanıtlı. Bu anlatılanları lütfen vicdanınızla yüreğinizle dinleyin. Bu insanlara kızmıyorum. Çünkü her haberi okumak zorunda değilsiniz. Her haberin başlığını okumak zorunda değilsiniz yani. Sen bugün mesela Danla Biliç hastaneye kaldırılmış diye geldin yanıma. Niye kaldırılmış? Bilmiyorum. Niye? Okumadın mı haberin altındaki başlığını? Okumadın. Çünkü o sırada kaydırıyordun ya da Twitter'da geziyordun ve bir başlık gördün. Dedin ki Danla Biliş hastaneye kaldırılmış. Bugün bazı insanların karşısına o haberler çıktığında Haluk Levent'le de benim fotoğrafımı yan yana gördüklerinde senin Danla Biliç'in neden ameliyat olduğunu okumaman gibi onlar da ne olmuş burada diye onun altını okumamış olabilirler. Vay o sorumluluk bölünmüş demiş olabilirler. Olabilirler abi.</p>

<p>İnsanların bir milyar tane sıkıntısı var şu anda. Doğal olarak insanlar oturup da bazı şeyleri araştıracak enerjide olamayabilirler. Ekonomik sıkıntıları yüzünden ya da hayat kaygıları yüzünden bizi hiç dert etmeye olabilirler. Yargıyı hükmü aniden saniyesinde verip oradan çekilebilirler. Sana bunu nasıl yapabilirler yazıyorlar yapabilirler. İnsanlara bunu anlatmakla mükellefim. Bu olayları anlatmakla mükellefim. Kendimi değil. O yüzden bu dönem çıkan haberlerde bana sövenlere ya da kızanlara kızmıyorum. Benim içimdeki aldatılmışlık hissinin önüne hiçbir hakaret geçemez şu anda çünkü zaten.</p>

<p>"DEPREM DÖNEMİNDEKİ SALDIRILARA HÂLÂ KİNLİYİM"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ama o dönemde deprem dönemindeki saldırılara hâlâ kinliyim. Çünkü bu dönem yapılan saldırılar bana zarar verir. Ruhumu ezmiyor mu oğlum? Ben insan değil miyim? Evde okumuyor muyum bana yazılanları? Sen delikanlı mısın diyebiliyorlar. Utanma duygun yok mu falan diyebiliyorlar. 90, 100 bin like alıyorlar biliyor musunuz, bu videoları çekerek bana? Benim normalde serçe parmağıla höt deyip ortamdan uzaklaştırdığım insanlardı bunlar. Şimdi bana efeleniyorlar. Neden? Çünkü onların sözlerini destekleyebilecek bir kitle var şu anda. Ve o kitle işte o haberi öyle görüyor. İşte o haberin altını okumadan belki bakıp geçiyor. Kızamazsın, bir şey diyemezsin. Ama o dönemde deprem döneminde az evvel anlattığım saldırıları bana yapanları asla affetmeyeceğim.</p>

<p>"BANA DEĞİL, YARDIMLARA ZARAR VERDİNİZ; DEVLET YETKİLİLERİ TEKER TEKER BENDEN UZAKLAŞMAYA BAŞLADILAR"</p>

<p>Bana zarar vermediniz bunları yaparak zamanında. Yardımlara zarar verdiniz. Oğuzhan devlet düşmanı yalanlarını yaydınız esnada. Ya da bu yalanları yayanların haberlerini paylaşma sunduğunuz anda devlet etkileri teker teker teker yazık benden uzaklaşmaya başladılar. Bizden uzaklaşmaya başladılar.</p>

<p>Ne kadar yardımcı olduğumuzu bilirler. Hakkımızı yemezler eminim. Hiçbirinin ismini açıklamayacağım elbette.</p>

<p>"BAZI DEVLET KURUMLARI BİZE VERDİNİZ BU DESTEĞİ LÜTFEN HABER YAMAYIN DEDİ"</p>

<p>Bazı devlet kurumları şey dediler bize biliyor musunuz? Bunu lütfen haber yapmayın. Bize verdiniz bu desteği dediler. Ben de yapmadım. Şu anda da söylüyormuşum gibi olmasın. Çünkü asla vermeyeceğim isimlerini ya da kurumları, kişileri. Ben işte devletime böyle bağlıyım. BBen devlet yok olsam deyip bazıları yerden yere vururken ben devletimi satmadım. Hiçbir kurum adını da vermedim. Yine de vermeyeceğim ama en azından bu kadarını bilin.</p>

<p>"HERKES BİR İŞİN UCUNDAN TUTTU, BABALA OFİSTEKİ RUH TAM OLARAK BUYDU"</p>

<p>O troller o saldırıları bize başlattığında Babala ekibi kahve mi içiyor dediğinde ki çok teşekkür ederiz kahve firmalarına da bizim burada geceli gündüzlü çalıştığımızı görerek buraya gönüllü olarak koli koli kahve gönderdiler. Dezenfektan gönderdiler. Kim ne gönderebiliyorsa onu gönderdi. Hamburgerci hamburger gönderiyordu. Açsınızdır diye. Hep şunları gördüm. Ya orada hamburger yiyorsunuz. Ya orada kahve içiyorsunuz. Bak 3 gün falan uyumamış insanlar. O Babala ofisteki insanlar hani neyse yani biz onlara hadi herkese benden hamburger gibi bir durumumuz da yok yani. Biz yemek yemeyi düşünmüyorduk zaten o sırada. Aklımıza bile gelmiyordu ama bir bakıyorduk hamburgerciler poşet poşet bizim de bir yardımımız olsun diye geliyordu. Ha bu arada gelip geri gitmeyen de vardı. Su taşıyan çocuklar biz de burada bir şey yapalım diye gittiler sağdaki soldaki çay bardaklarını temizlediler. Bir şeyler yaptılar. Herkes bir işin ucundan tuttu. Babala ofisteki ruh tam olarak buydu.</p>

<p>"NE VATANA HAİNLİĞİM KALDI NE BAŞKA BİR ŞEY; SEN DEVLETİN ÖNÜNDE Mİ GEÇİYORSUN?"</p>

<p>Tabii Twitter'da ne anam, bacım, sülalem; ne vatana hainliğim kaldı ne de başka bir şey. Televizyonda da maalesef bazı siyasetçilerimizin bu sosyal medya baskısından dolayı yaptığı açıklamalarla ben iyice düşman oluyorum. Haluk Levent'le yan yana isimlerimiz geliyor. Sonrasında bunlar böyledir, şöyledir falan denmeye başlıyor. Oldu 8 Şubat akşamı. İstanbul'a gelmek için dakikaları sayıyoruz artık. Çünkü gerçekten Hatay'da, Adana'da hiçbir faydamız yok. Yollar karlı, otobüsler yolda kalıyor, arabalar yolda kalıyor. Dönebileceğimiz bir araç yok. Uçakla dönelim dedik. Uçak da yok. Dediler ki bir gün sonra şu saatte, akşam saatinde uçak var dediler. Peki dedik Adana'da otel bakıyoruz. Otellerin hepsi dolu. Yani insanlar evlerinde kalmaya korktuğu için otellerde kalıyor. Ama otellerde de odalarda mı kalıyor zannediyorsunuz? Hayır. Otel lobilerinde yatıyordu insanlar. İmkan bulanlar. Biz de dedik ki bir otele gireriz lobisinde yatarız gerekiyorsa. Madem bütün oteller dolu. Tabii Haluk Levent'le vedalaştık. O gitti.</p>

<p>"BARAJ PATLADI" TWEETİ</p>

<p>Adana'da bir otele girdik. Adana'yı hatırlamıyorum. Herkes lobide yatıyor. Koltuklarda yatıyor yerde yatan var vesaire. Biz de dedik ki şurada bir yere yere kıvrılalım. Bu geceyi atlatalım. Yarın dönelim İstanbul'a. İşimize gücümüze yoğunlaşalım dedik. Orada bir aile dedi ki Oğuzhan Bey benim odam boş. Ben oda kiraladım ama korkudan odada kalamıyorum. Lobide kalıyorum. Dilerseniz ekip arkadaşlarınızla odada kalabilirsiniz dedi.</p>

<p>Allah razı olsun ondan bir kez daha. Ve biz de korkuyorduk tabii ama yani biraz da olsa o yükün yardımına ihtiyacımız vardı. Çünkü günler... Uyumamıştık. Hanımefendi verdi odasından attığını. Çıktık odasına teşekkür ettik. Orada uyuduk. Panik içinde tabii en ufak bir ses geliyor kapıdan vesaire hop deprem oldu mu diye herkes ayağa kalkıyor ekipten. Orada birkaç saat uyuduktan sonra sabah havalimanına doğru yola çıkmak için otelden çıkarken bana telefonlar gelmeye başladı. Dediler ki işte baraj patladı. Tweeti ile ne yapmaya çalışıyorsun? Ben dedim ki hangi baraj? Çünkü o sırada ben Adana'dayım yani. Zaten internet çekmiyordu vesaire yine de ne olursa olsun sürekli telefonumu kontrol ediyorum. Hani koordinasyon devam ediyor mu bizim çocuklar ne yapıyor? Bir baktım baraj patladı tweetinde ne yapmaya çalışıyorsun diye bir tweet gördüm. Hemen yine telefonu çekip çekmediği anlarda buraya aradım İstanbul'u aradım ekibi aradım. Dedim ki ne barajı ne tweeti ne oldu?</p>

<p>Gönüllü arkadaşlarımızdan biri baraj patladı diye bir ihbar alıyor çağrı merkezinden. Sonra biz çünkü şart koştuk dedik ya öyle aklınıza geleni yazamazsınız. Sonuçta gözünüzün önünde bizim Twitter'larımız var. Teyit merkezine götüreceksiniz dedik. Teyit merkezine gidiyor Mecra köylerden çevre köylerden birkaç ihbar daha olduğunu görünce geliyor ve baraj patladı diye tweet atıyor. Ben o sırada Adana'dayım bu arada. Ben bu bilgiyi alıyorum. Bana sorulsa mesela orada baraj olmadığını ben biliyorum. Uçakla İstanbul'a dönüyorum. Oğuzhan şöyle birisi Oğuzhan var ya falan filan devlet düşmanı diyen kalabalık bir anda hep beraber Oğuzhan hayırdır niye baraj patladı yazdın şeklinde tweetler atmaya başlıyor.</p>

<p>Aynen. Ben hemen tabii uçakta inerim, Babala ofisine geliyorum. Diyoruz ki ne oğlum bu baraj olayı? Ne oldu yani? Pat diye bize televizyonlarda haberin çıktığını sonra ihbarlar alındığını bu tweette attıklarını söylüyorlar. Kim attı diyorum? Yok. Yok yani. Hani tweeti kim attı oğlum? İşte gönüllü arkadaşlarımızdan biri. Gönüllü arkadaşlar da 1.100 kişi var burada yani. Sürekli yer değişiyor. Birileri uyumaya gidiyor birileri geliyor vesaire. Sonrasında bu haberleri Twitter'dan gören o Oğuzhan Uğur baraj patladı yalan attı falan diye haberler yapılıyor. Yapılınca sağda solda biliyorsun gazeteci arkadaşlarım hatta bölgedeki milletvekilleri beni aramaya başladılar ve dediler ki Oğuzhan'cığım sana şu anda bir iftira atılıyor bu baraj olayının sizinle alakası yok diyorlar bana telefonda.</p>

<p>Çünkü bana yazılan şey şu: baraj patladı tweet attın sen bu yüzden orada insanlar panik oldu ve çalışamadı deniyor.</p>

<p>"O ANIN BİZİMLE İLGİLİ OLMADIĞININ GÖRÜNTÜLERİ VAR"</p>

<p>Sonra sevgili Murat Ağırel bana olay yerinin olay anının videosunu atıyor video gönderiyor bana ve diyor ki bak olay budur o videoyu müsaadenizle de buraya koyayım değil mi? Madem her şeyi ambiyansla... Bu videoyu koymamızda da sakınca yok. Evet belgeleri görüntüleri konuşmalarımızı koymuyoruz elbette kimse zarar görmesin diye ama bu zaten basına yansımış bir görüntü. O olay baraj patladı denen olayın anının görüntüleri var. Bizimle alakalı olmadığını kanıtlayan bir görüntü var. Şimdi o görüntüyü vereyim size.</p>

<p>“O DAVADAN BERAAT ETTİM; DÜŞÜNÜN NE OLUR YALVARIYORUM DÜŞÜNÜN”</p>

<p>Yani yağmacıların sahte ihbarları polise gidiyor. Polis anons yapıyor. O sırada bir ortalık karışıyor falan filan ve duruluyor. O bölgede zaten internet çekmiyor. Birinin, "Aa, Babala TV baraj patladı diye tweet atmış. Kaçalım demesi mümkün değil." Mümkün değil. Mesela Beyaz TV'de yağmacıların bu yalanı attığı ile alakalı bir haber yapılıyor. Ama nedense bir gün sonra Beyaz TV hop oradaki konuşmaları unutuyor. Yaptığı haberi unutuyor. Diyor ki Oğuzhan Uğur, biliyorsun çok sevmiyorlar beni. Onu da tam anlamadım. Gerçekten beni bir tam neden sevmediğinizi bir anlasam. Hani tipimi mi sevmiyorsunuz? Ses tonumu mu sevmiyorsunuz ya? Ben ne yapmış olabilirim ya bu insanlara? Onu çok merak ediyorum. Mesela ne yapmış olabilirim? Ne olmuş olabilir ya? Hakikaten mesela çok küfürlü konuştuğum için mi? Allahsız falan mı zannediyorlar beni? Ya da acaba ben hiç anlamadım.</p>

<p>Her neyse. Tabii bütün bu haberler bir anda coşunca çat bana bir telefon. Ertesi gün adliyeye bekleniyorsunuz. Hakkınızda soruşturma kararı var. Mahkeme başladı. Dava açıldı bana. Bu arada şikayette bulunanların hiçbiri Hatay’dan değil. Hepsi İstanbul'dan. Hatta hakime hanım sordu. Dediler ki hani size ne zararı oldu bu tweetin diye. Biz sosyal medyadan gördük. Çok sinirlendik dedi bana şikâyetçi olan beyefendiler. Belki de o şekilde algıladılar beni. Yani bir devlet düşmanı olarak algıladılar. İnsanların canını yakmaya çalışan biri olarak falan görmüş olabilirler beni. Herkes herkese her şey olarak görebilir. Ne oldu? Mahkeme tabii ilerledi. 3 sene sürdü benim o mahkemem. Beraat ettim, beraat ettim. Çünkü kanıtlarımız ortada.Yani bu sadece sosyal mecralarda insanların bu şöyle biridir, böyle biridir yazmasıyla ilerleyen bir şey değil, adalet çok şükür. Beraat ettim ama bugün yine mesela bunları yazıyorlar bana. Baraj patladı. Bak düşün kaç sene geçti. Düşünün ne olur yalvarıyorum, düşünün ben neyle uğraşıyorum mesela vicdanınızla izleyin istiyorum.</p>

<p>FATİH PORTAKAL'A SÖYLEDİĞİ "PARALARI TOPLADIK" İFADESİNE AÇIKLAMA</p>

<p>Tabii bu baraj olayı için beni adliyeye çağırdıklarında hiç kimseyi asla kötülemek için söylemiyorum ama döndüğümde o 1.100 gönüllü 200'e düştü galiba. Çünkü baktılar ki hani bu Oğuzhan'ı eleştiriyorlardı, küfrediyorlardı ama artık mesele adliyeye taşındı. Bak oklar Oğuzhan'a dönüyor denip buradaki insanlar da doğal olarak, hani çekindi birçoğu gitti. Çok normal bu arada herkesin bir kariyeri, herkesin bir hayatı var, vesairesi var. Ya biz bir kişi de olsak, 1000 kişi de olsak, 500 kişi de olsak bu işi tabii ki devam ettirecektik. Ettirmeye de devam ettik. Yine devlet etkilerimizde tabii ki azaldı. O kurumların da sayısı maalesef azaldı. E tabii bu esnada, bu koşturma esnasında sürekli gazeteciler beni arıyor. Ne oluyor, ne bitiyor? Dakika başı bir gazeteci trafiğim var. Fatih Portakal aradı beni. Dedi ki, "Oğuzhan ne yapıyorsun?" Görüntülü konuşuyoruz. Ben de burada koşturuyorum o esnada. Yani hani bir kenara çekilip kendime bir dekor yapıp merhaba Fatih Abi, böyle falan yapmıyorum yani. Koştururken konuşuyorum. O esnada da diyorum ki hani bize gelen paraları onlara gönderiyoruz direkt diyorum. Yani orada aslında tabii koşturmanın verdiği yani para gönderiyoruz değil. Mesela düşün SMA'lı hastalara biz para topluyorduk. Bak yine öyle söylüyorum. Bak para topluyorduk diyorum. Biz toplamıyorduk. Canlı yayın açıyorduk. Valilik onaylı bir IBAN veriliyordu. Biz de destek olmaya çalışıyorduk.</p>

<p>"BİZE PARA TALEBİNİ AHBAP’LA, AFAD’LA BULUŞTURUYORDUK"</p>

<p>Hatırlayın bunu bir dönem birçok takipçisi yüksek insan yaptı. Biz de tabii ki elbette yaptık SMA'lı hastalara, ailelerine. Oradaki tabir de budur. Hani biz bu kadar para topladık SMA hastaları için falan derler. Yani biz topladık aslında biz topladık demek değil. Orada da anlatmak istediğim Fatih Portakal'a bizi aradıklarında efendim AFAD bilmem. Hayır AFAD'a vermeyeceğim. Bu Kızılay'a vermeyeceğim. Ben Ahbap'a vereceğim diye arayan da çok fazlaydı. Yani bu benim suçum değil. Özür dilerim. Biz de diyorduk ki efendim Ahbap'ın IBAN'ı budur. Çünkü dediğim gibi çok fazla dolandırıcı var ortalıkta. Sahte IBAN'lar atıyorlar bilmem. Mavi tikli hesaplar vardı ya. Orada da diyorum ki yani bize gelen parayı biz direkt olarak Ahbap'a gönderiyoruz. Yani aslında bize para gelmiyor. Bize gelen para talebini, Ahbap'la buluşturuyorduk ya da AFAD'la buluşturuyorduk. Ama Fatih Portakal'ın o videosu da şimdi dolaşımda. Oğuzhan Uğur kendi ağzıyla itiraf ediyor görüyor musunuz falan. Neyse tamam bir cevap vermiyorum, olanı anlatıyorum.</p>

<p>"HALUK LEVENT'E DİKKAT ET, BAKANLARA SENİ KÖTÜLÜYOR" TELEFONU</p>

<p>Gecenin bir vakti, 12. gün mü, 13. gün mü bilmiyorum. İsmini verebilir miyim diye sordum. Verebilirsin abi dedi. Hiç sorun değil dedi. İsmini vereceğim o yüzden. Yeni Şafak gazetesinden Taha Hüseyin Karagöz beni aradı. Gecenin bir vakti. Dedim ki Allah hayırdır yani. Çünkü yine sebebini bilmediğim bir şekilde. Yani Yeni Şafak da beni pek sevmez. Çok enteresan başlıkları var benimle alakalı. Şaşırdım tabii haliyle. Dedim hayırdır inşallah. Açtım telefonu. Kısaca bana şunu söyledi. Bütün konuşmamızı anlatacak değilim tabii ama dedi ki bak abi dedi ben dedi seninle dedi hani dünya görüşlerimiz çok dedi benzemeyebilir ama dedi bizim senin vatanseverliğinden şüphemiz yok dedi bana. Dedim eyvallah. Lütfen, Haluk Levent konusunda dikkatli ol dedi. Böyle içime şuradan böyle bir ısı geldi. Böyle yükseldi. Dedim ki neden? Kendisinin yüzü burada yani kendisine sorabilirsiniz. Dedi ki Haluk Levent bakanlarla bir araya geliyor ve sürekli seni kötülüyor dedi bana. Ben onu hiç istemedim yanımda ama o atladı geldi Hatay'a. Ben devletimin yanındayım ama Oğuzhan Uğur yüzünden devletin yanında değilmişim gibi duruyor falan diyormuş bakanlara. Ben şoka girdim tabii yani artık kafamda zaten bir sürü dedikodu falan filan şu bu. Çok teşekkür ettim Taha'ya. Kapattım telefonu. Ne yaparsın böyle bir durumda? Yani ne yapacağım abi? Bunun dedikodusu yapılır mı mesela? Yani bunun şüphesi insanı uyutur mu mesela? Küt dedim mesaj attım Haluk Levent'e. Dedim ki böyle böyle böyle böyle şeyler duyuyorum. Doğru olmadığını düşünmek istiyorum yazdım WhatsApp'ta. Bekliyorum.</p>

<p>"SABAH TELEFONUM ÇALDIRILIP KAPATILDI, 'BUNU YÜZ YÜZE KONUŞALIM' MESAJI GELDİ, ORADA BENİM KAYIP KOPTU"</p>

<p>Bu arada cinnet gelmiş bana ya. Uyumam gerekiyor. Zaten uyumuyorum günlerdir ama telefonu koydum önüme böyle ekran açık bekliyorum ne cevap gelecek diye. Yukarıda böyle WhatsApp'ta yazıyor diyor. Sonra o ibare kayboluyor. Yazıyor diyor ibare kayboluyor. Hani böyle eski sevgiliyle atışma gibi düşünün. Gelmedi cevap. Sonra ben dedim ki yani gelmeyecek herhalde cevap. Çünkü bir saat falan o telefona baktım biliyor musun ne yazılacak acaba diye. Çünkü yani anlatamıyorum içinde olduğum duyguları. Böyle baktım. Sonra artık dedim ki vurup kafayı yatayım yani. Bir saat oldu, 1,5 saat oldu, ses yok. Tam uyuyacakmış gibi oluyorum. Hop diyorum yazıldı mı bir şey? Tekrar bakıyorum telefona. Yok. Sabah erkenden yine Babala ofise geleceğim vesaire. Zaten uyuyacak 4 saatimiz, 5 saatimiz var en fazla. Bıraktım telefonu. Sabah telefonum çaldırıldı kapatıldı. Yani çaldı çaldı değil. Çaldırıldı kapatıldı. Ben o ilk sese uyandım zaten. Hemen telefonumu aldım elime. Cevapsız yazıyor. Yani çaldırıp kapattı adam beni. Dedim ben mi arayım? Hani kontörü mü bitti acaba ne oluyor falan. Kafamda bir milyar tane soru. Ardından bir mesaj geldi. Dedi ki bunu yüz yüze konuşalım. Yani bu hani en azından hayır demedim de falan bir şey de yani değil mi? Orada benim kayış koptu. Dedim ki yani bu artık benim muhatap olacağım bir şey değil. Geldim Babala ofise. Herkesi bir araya topladım. Çok teşekkür ettim herkese. Biz ilk kriz anında elimizden ne geliyorsa yardım ya da destek yaptık. Dedim ki tamam artık konuyu kapatalım. Kapatıyoruz derken benim 8 kişi falan çekirdek ekibim kaldı. Yani benimle çalışan insanlar burada kaldı. Ama yine tabii ki off-road ekibi yardıma devam ediyor. İşte vesaire bir yere bir şey ihtiyaç oluyor.</p>

<p>"BEN HALUK LEVENT'LE 7 ŞUBAT'TA BİR ARAYA GELDİM, ZANNEDİYORUM 10 GÜN SONRA BÜTÜN İLİŞKİMİ KESTİM"</p>

<p>Yine biz kendi imkânlarımızla onları halletmeye çalışıyoruz. O devam etti tabii. O asla durmadı ama bu şekilde bitti. Yani ben Haluk Levent'le 7 Şubat'ta bir araya geldim. 10 gün sonra zannediyorum bütün ilişkimi kestim. Ha yıllar içinde beni aradı. Bir şarkı çıkartacağım, ona destek olur musun dedi. Ne bileyim neyse yani bizim Haluk Levent'le hikâyemiz bu.</p>

<p>Gerçekten ayağında terlik olmayan, patik olmayan bebekler gördük biz Hatay'da. Çırılçıplak ayaklarıyla -10 derecede yürüyorlardı. Böyle o sokakta hırkası olmayan insanlar gördük. Böyle titreyen insanlar gördük. Bu insanlar için yollanan bir kuruşun bile hakkına girilir mi ya mesela? Girilir mi abi?</p>

<p>Bilmiyorum, ne olacak? Soruşturmadan ne çıkacak bilmiyorum ama dediğim gibi çok güvendiğim gazeteciler maalesef çok vahim tablolar seriyor bugün yayınlarında ya da köşelerinde.</p>

<p>Yine üç ay sonra gittik tabii ki Hatay'a, program yaptık. Dünya rekoru kırdı o program. Herkes izledi. Orada o programa katılan birçok insana yardım gitti. Birçok insana. Tekrar tekrar depremden sonra bile dokunmuş olduk. Ama zaten dokunabilecek hacmimiz buydu. Yani bir medya kuruluşu olarak videoyla seslerini duyurarak oldu. Şimdi yıllar geçti.</p>

<p>"BENİM CEBİME BİR KURUŞ BİLE HARAM PARA GİRMEDİ"</p>

<p>Yazılanları görüyorsunuz. Okuduklarınızın farkındasınız. Benim cebime bir kuruş bile haram para girmedi. Şimdi yorumlarımı ve fikirlerimi dinlemek istersiniz o kısma geçeyim. Bundan öncesi tamamen bilgiydi. Yaşananları size anlatmaktı meselem. Ama şimdi yorumlarıma geleyim.</p>

<p>"HAKKIMI YEMEYİN, RUHUM PARÇALANDI KAÇ GÜNDÜR"</p>

<p>Aslında neden bu video var biliyor musun? Hafızamız için var. Dediğim gibi beni sevmeyebilirsiniz, nefret edebilirsiniz. Olabilir. Hiçbir sıkıntı yok bunda. Ancak gerçeği bilmelisiniz. Oğuzhan Uğur kendini devletten öte saydı. Oğuzhan Uğur devleti yok saydı demek, eğer bütün bu anlattıklarımı a'dan z'ye dinlediyseniz biraz haksızlık. Biraz değil aslında fazlasıyla haksızlık.</p>

<p>Ben bu devletin yetiştirdiği bir adamım. Ben Türk Silahlı Kuvvetleri sayesinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin aileme verdiği maaşla okumuş bir adamım. Devlet lojmanlarında büyüdüm. Devlet okullarında okudum ben bu arada. Ha Yükseliş Koleji'nde okudum bir sene. Paramız bir sene yetti çünkü. Sonra Anadolu Lisesi' kazandım. İlkokul 5'te beni verdiler Yükseliş Koleji'ne. İşte Anadolu Lisesi'ini kazandım. Yine devlet okulundan devam ettim. Üniversitem de devlet üniversitesidir. Yani hiç aileye girmek istemiyorum. Sürekli onu öne atıyorsun diyorlar çünkü. Ama hak yemeyin efendim. Hakkıma girmeyin. Beni sevmemeye devam edebilirsiniz. İstediğiniz kadar sövebilirsiniz ama hakkımı yemeyin ya artık. Vallahi ruhum parçalandı çünkü kaç gündür.</p>

<p>Benim bir yorumum yok, çünkü hepsini anlattım. Aslında sonunda çok yorum yapmak istiyordum ama yaşadım ya anlatırken böyle hepsini. Canım çok sıkıldı. Zaten sıkkın. Bu videoyu da burada bitirelim isterim. Umarım faydalı olmuştur. Tekrar tekrar rica ediyorum herkese, haber sitelerine, Bu cümlelerimi alıp bir yerlerde paylaşmayı. Teşekkürler. Yorum sizin. Yarın bir gün yine kötü bir şey olsa bu memlekette yine kanımla canımla vazifeye hazırım. Bunun da bilinmesini isterim.</p>

<p>"BİRİLERİ OĞUZHAN UĞUR, AHBAP'I DA DESTEKLİYOR DİYE AHBAP'A PARA GÖNDERDİYSE ÇOK ÖZÜR DİLİYORUM"</p>

<p>Ya son olarak şunu da söylemek istiyorum. Tekrar etmek istiyorum. Belki de ben beni kimse sevsin, alkışlasın, takip etsin diye vermedim bu çabaları. Bu memleket için verdiğim çabaları. Mevzular Açık Mikrofon da bir çabadır bu arada. Bunu unutmayın. Yaptığım şeyleri bilmeyen de, yaptıklarımı bilmeyen de birçok insan var. Ama artık kim neyi biliyor, bilmiyor, ben bununla uğraşamayacağım. Söylemek istiyorum. Eğer Ahbap'a hiç güvenmeyen ya da hiç takip etmeyen biri, Oğuzhan Uğur Ahbap'ı da destekliyor diye Ahbap'a para gönderdiyse çok özür diliyorum. Saygılar, selamlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/oguzhan-ugur-6-subat-depremlerinde-ne-yaptigini-videoyla-anlatti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/trtrtrt.webp" type="image/jpeg" length="76433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den kuvvetli yağış uyarısı: 9 il için sarı kod verildi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-uyarisi-9-il-icin-sari-kod-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-uyarisi-9-il-icin-sari-kod-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Orta ve Doğu Karadeniz başta olmak üzere birçok bölgede sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini duyurdu. Amasya, Giresun, Ordu, Samsun, Trabzon, Artvin, Kastamonu, Rize ve Tokat için sarı kodlu uyarı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurt genelinde hava durumuna ilişkin son tahminlerini yayımladı. Buna göre Türkiye'nin kuzey, iç ve doğu kesimlerinde parçalı ve yer yer çok bulutlu bir hava beklenirken, Marmara'nın doğusu, Doğu Akdeniz, İç Anadolu'nun kuzey ve doğusu, Karadeniz ile Erzincan çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek.</p>

<p>Meteoroloji, özellikle Orta Karadeniz'de (Çorum hariç), Doğu Karadeniz kıyılarında, Kastamonu kıyıları ile Bartın ve Sinop çevrelerinde yağışların yer yer kuvvetli olacağını bildirdi.</p>

<p>9 İL İÇİN SARI KODLU UYARI</p>

<p>Kuvvetli yağış beklentisi nedeniyle Amasya, Giresun, Ordu, Samsun, Trabzon, Artvin, Kastamonu, Rize ve Tokat için sarı kodlu meteorolojik uyarı yapıldı.</p>

<p>Yetkililer; ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu, heyelan, ani kuvvetli rüzgar, kısa süreli fırtına ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı yurttaşların dikkatli ve tedbirli olmalarını istedi.</p>

<p>SICAKLIKLAR MEVSİM NORMALLERİNİN ALTINDA</p>

<p>Hava sıcaklıklarının batı bölgelerinde bir miktar artacağı, diğer bölgelerde ise önemli bir değişiklik beklenmediği belirtildi. Ülke genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Rüzgarın ise genellikle kuzey ve kuzeybatı yönlerden, Güneydoğu Anadolu'da ise güney ve güneybatı yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esmesi bekleniyor.</p>

<p>BÖLGE BÖLGE HAVA DURUMU</p>

<p>Marmara: Bölgenin doğusunda yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. İstanbul'da sıcaklık 26, Bursa'da 27 derece olacak.</p>

<p>Ege: Parçalı ve az bulutlu hava etkili olacak. İzmir'de 33, Muğla'da 32 derece bekleniyor.</p>

<p>Akdeniz: Doğu Akdeniz'de yerel sağanak görülecek. Adana 33, Hatay 31, Antalya 37 derece olacak.</p>

<p>İç Anadolu: Bölgenin kuzey ve doğusunda yerel sağanak yağış bekleniyor. Ankara'da sıcaklığın 24 derece olması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Batı Karadeniz: Bölge genelinde sağanak etkili olacak. Kastamonu kıyıları, Bartın ve Sinop'ta yağışların kuvvetli olması bekleniyor.</p>

<p>Orta ve Doğu Karadeniz: Bölge genelinde aralıklı sağanak görülecek. Orta Karadeniz ile Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli yağış bekleniyor.</p>

<p>Doğu Anadolu: Erzincan çevreleri ile akşam saatlerinde Ardahan'da yerel sağanak tahmin edilirken, Van'da parçalı bulutlu ve 28 derece, Erzurum'da ise 28 derece hava bekleniyor.</p>

<p>Güneydoğu Anadolu: Bölge genelinde parçalı ve az bulutlu hava etkili olacak. Diyarbakır ve Siirt'te sıcaklığın 36 dereceye kadar çıkması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/meteorolojiden-kuvvetli-yagis-uyarisi-9-il-icin-sari-kod-verildi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/10/saganak-1.jpg" type="image/jpeg" length="53597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gürsel Tekin gazetecileri hedef aldı, BirGün muhabirine hakaret edilen kaydı dinletti]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/gursel-tekin-gazetecileri-hedef-aldi-birgun-muhabirine-hakaret-edilen-kaydi-dinletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/gursel-tekin-gazetecileri-hedef-aldi-birgun-muhabirine-hakaret-edilen-kaydi-dinletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin dün İstanbul Sarıyer Ayazağa'daki Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde düzenlediği yeni üye katılım törenine dair 'figüran' tartışmaları sürerken, CHP İstanbul İl Başkanlığına kayyım olarak atanan Gürsel Tekin basın toplantısı düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazetecileri suçlayarak kendilerine "FETÖ'vari bir tuzak" kurulduğunu iddia eden Tekin, "Bu tuzağı kuran kimse, kardeşim de olsa savcılar dibine kadar sonuna gitsin. Bu FETÖ'vari tezgahın sorumluları kimse ortaya çıkarılmalıdır" dedi. Tekin ayrıca BirGün muhabiri Ebru Çelik'e hakaret edilen bir ses kaydını canlı yayında dinletti.</p>

<p>950 LİRA KARŞILIĞINDA…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu törene 'mutlak butlan' kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu da katılarak üyelere rozet takmıştı.</p>

<p>BirGün muhabiri Ebru Çelik, dizi ve film setlerine figüran sağlayan bir cast ajansı aracılığıyla törene katılıp yaşananları haberleştirmişti. Törende üç farklı cast ajansından oyuncuların yer aldığı ve bu kişilere tören öncesinde slogan pratiği yaptırıldığı aktarılmıştı.</p>

<p>Sözcü TV’ye konuşan bir kişi de törene cast ajansı aracılığıyla 950 TL karşılığında katıldığını ve Kılıçdaroğlu'nu desteklemediğini söylemişti.</p>

<p>CHP yöneticileri haberlerin gerçeği yansıtmadığını savunarak hukuki süreç başlatacaklarını açıklamış, BirGün ise "Haberimizin sonuna kadar arkasındayız. BirGün’ü hedef alan iftiralarla ilgili yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna duyururuz" açıklamasını yapmıştı.</p>

<p>TEKİN: "FETÖ'VARİ BİR TUZAK"</p>

<p>Gürsel Tekin, bugün yaptığı basın toplantısında gazetecileri suçladı. "Şeytanın aklına gelmeyecek bir şey. Bu tuzak FETÖ'varidir" diyen Tekin, son dönemde CHP'ye yoğun katılım olduğunu iddia etti.</p>

<p>Partiye katılan kişilerin geçmişlerini araştırma imkanlarının bulunmadığını söyleyen Tekin, salon kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle katılımcı sayısının önceden bildirildiğini kaydetti. Tekin, "Başta DEVA Partisi olmak üzere, İYİ Parti ve İşçi Partisinden belediye meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda isim partimize katıldı" dedi.</p>

<p>Katılım törenine gelen gençlerin zaman zaman ulaşım desteği talep ettiğini belirten Tekin, bunun dışında herhangi bir ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını savundu.</p>

<p>"SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK"</p>

<p>Katılım töreninin düzenlendiği salon nedeniyle Sarıyer Belediye Başkanı ve yöneticilerinin hedef alındığını söyleyen Tekin, durumu eleştirenlere ise 'çete' dedi: "Kendi partinizin belediyesine ait salonu kiralıyorsunuz, belediye başkanı salonu verdiği için linç ediliyor. Kimler tarafından yapıldığını, o çeteleri açıklayacağım."</p>

<p>Tekin, figüran iddialarına dair şunları kaydetti:</p>

<p>"Dün cast mı ne diyorlar ona, ajans… Şeytanın aklına dahi gelmeyecek bir şey yapmışlar. Bu ulaşım talebi olan arkadaşlarımızı tek tek aradık. Odak da Şişli olunca Şişli Gençlik Kolları Başkanımıza, ‘Tanıyor musunuz’ dedik; ‘Samet, bana 77 kişi göndermiştiniz, bunların içinde var mı? Dedi ki ‘Abi tanımıyoruz’. İki kişi bilebilir; bir bu kirli medya, tuzak kuran medya. İkincisi devletimizin savcıları."</p>

<p>Bu durum üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını açıklayan Tekin, şunları söyledi:</p>

<p>"Burada açık ve net söylüyorum, hiçbir kirli işin tarafı olmadık. Ne içeride ne dışarıda hiç kimseye tuzak kurmadık. Bu tuzağı kuran kimse, kardeşim de olsa savcılar dibine kadar sonuna gitsin. Bu FETÖ'vari tezgahın sorumluları kimse ortaya çıkarılmalıdır."</p>

<p>"HER TÜRLÜ REZİLLİĞİN BEDELLERİ AĞIR OLUR"</p>

<p>Tekin, salondaki bazı isimlerin Kılıçdaroğlu konuşurken olumsuz slogan atmak amacıyla yönlendirildiğini de iddia etti. Bu girişimin son anda engellendiğini savunan Tekin, "Buradan açıkça söylüyorum, nezaketimizin sınırına geldik. Yapacağınız her türlü rezilliğin ağır bedelleri olur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gürsel Tekin ayrıca Aziz İhsan Aktaş'ın bazı isimleri 'satın aldığını' öne sürerek, "Bunlardan biri mali işlerden sorumlu Özgür Karabat, diğeri ise medya satın almaya bakan Burhanettin Bulut'tur" suçlamalarında bulundu.</p>

<p>MEDYAYI HEDEF ALDI, YARGIYI İŞARET ETTİ</p>

<p>BirGün gazetesini ve Gazete Pencere'yi hedef alan Tekin, şunları söyledi:</p>

<p>"BirGün gazetesine çok üzüldüm. Ben de o gelenekten geldim. Nasıl kirlendiniz ya? Aziz İhsan, Burhanettin’i satın alıyor, Burhanettin de parasıyla sizlerin haberlerini satın alıyor. Evime BirGün'den başka gazete girmiyordu. Düştüğünüz duruma bakın. Dün iki haber nereden çıktı biliyor musunuz? Gazete Pencere ve BirGün."</p>

<p>Elindeki dekontları gösteren Tekin, "BirGün ve Gazete Pencere’nin durumuna bakın. Birinci fatura 50 milyon, ikincisi 294 milyon, üçüncüsü 240 milyon lira" dedi.</p>

<p>Halk TV'ye de çağrıda bulunan Tekin, "Niye gelmediniz? Burada karşımda oturup gözlerimin içine bakarak sorularınızı sormanız varken neden kaçıyorsunuz" diye konuştu.</p>

<p>Bazı gazetecilerin kendilerine karşı bir organizasyon içinde yer aldığı yönünde duyum aldıklarını öne süren Tekin, "Bu tezgahı o kirli gazeteler ve yargı çözecektir" dedi.</p>

<p>ÇELİK'E HAKARETLERİ DİNLETTİ</p>

<p>Gürsel Tekin ayrıca, 'figüran' haberini yapan BirGün muhabiri Ebru Çelik'e yönelik hakaretler içeren ses kaydını canlı yayında dinletti. Ses kaydındaki kişi "Başkanım bizim ekibimizden bir kuruş para alan kimse yoktur, alan da namussuz şerefsizdir. BirGün gazetesinde bu haberi kim yapmışsa en adi şerefsizdir" sözlerini sarf etti. Tekin de "Biz beyanları esas sayarız" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/gursel-tekin-gazetecileri-hedef-aldi-birgun-muhabirine-hakaret-edilen-kaydi-dinletti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/gurselll.jpg" type="image/jpeg" length="90591"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku dosyasında tutuklama: Hakimlik teknik kayıtlar ve tanık beyanlarına dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-doku-dosyasinda-tutuklama-hakimlik-teknik-kayitlar-ve-tanik-beyanlarina-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-doku-dosyasinda-tutuklama-hakimlik-teknik-kayitlar-ve-tanik-beyanlarina-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dersim'de 2020 yılında kaybolan Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada gözaltına alınan dönemin Dersim merkez karma tim komutanı ve halen Pertek'te korucubaşı olduğu belirtilen Fatih Özmen, "kasten öldürmeye yardım" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamalarıyla tutuklandı. Hakimlik kararında baz kayıtları, PTS verileri, yer altı görüntüleme raporu ve gizli tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dersim'de 5 Ocak 2020'den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Dersim merkez karma tim komutanı ve halen Pertek'te korucubaşı olduğu belirtilen Fatih Özmen, çıkarıldığı mahkemece "kasten öldürmeye yardım" ile "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından tutuklandı.</p>

<p>Tunceli Sulh Ceza Hakimliği'nin tutuklama kararında, daraltılmış baz kayıtları, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verileri, yer altı görüntüleme raporları ve gizli tanık ifadelerinin birlikte değerlendirildiği ifade edildi.</p>

<h2>7,5 SAAT AYNI BÖLGEDE BAZ SİNYALİ</h2>

<p>Soruşturma dosyasındaki daraltılmış baz kayıtlarına göre Fatih Özmen'in kullandığı telefon hattının, Gülistan Doku'nun ilk olarak gömüldüğü değerlendirilen Koçpınar mevkisinde 5 Ocak 2020 saat 23.11 ile 6 Ocak saat 06.43 arasında sinyal verdiği tespit edildi.</p>

<p>Başsavcılık, söz konusu bölgenin gizli tanık ifadelerinde cesedin ilk kez gömüldüğü yer olarak gösterildiğini kaydederken, yer altı görüntüleme uzman raporunda da aynı noktada daha önce bir kişinin gömüldüğü ve sonradan çıkarıldığı yönünde bulgular bulunduğu aktarıldı.</p>

<h2>GİZLİ TANIK İFADELERİ DOSYADA YER ALDI</h2>

<p>Dosyada yer alan "Şubat" kod adlı gizli tanık, Gülistan Doku'nun cesedinin dönemin valisinin koruması Şükrü Eroğlu ile "Pertekli bir korucu" tarafından gömüldüğünü iddia etti.</p>

<p>Hakimlik, baz kayıtları ve diğer teknik verilerle birlikte değerlendirildiğinde gizli tanığın sözünü ettiği kişinin Fatih Özmen olduğuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin oluştuğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BAZ KAYITLARINA İLİŞKİN SAVUNMASI</h2>

<p>Savcılık ifadesinde bazı isimleri tanımadığını söyleyen Özmen'e, dosyadaki baz kayıtlarında aynı zaman dilimlerinde aynı bölgede sinyal vermeleri soruldu. Özmen, hakimlik sorgusunda bu konuda "Aynı tarihlerde ve aynı saatlerde aynı yerde baz sinyali vermemize bir diyeceğim yoktur." ifadelerini kullandı.</p>

<h2>PTS KAYITLARI SAVUNMAYLA ÇELİŞTİ</h2>

<p>Soruşturma dosyasındaki Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarında Fatih Özmen'in kullandığı aracın 5 Ocak gecesi Atatürk Viyadüğü çıkışından geçtiği tespit edildi.</p>

<p>Özmen ise savunmasında Sarısaltuk Viyadüğü ya da Koçpınar bölgesinde bulunmadığını öne sürdü. Hakimlik, teknik kayıtlarla çeliştiği gerekçesiyle bu savunmayı inandırıcı bulmadı.</p>

<h2>ARAÇ VE TELEFON İNCELEMELERİ</h2>

<p>Dosyada, Özmen'in olay döneminde kullandığı otomobilin 7 Ocak'ta da bölgedeki hareketlerine ilişkin PTS kayıtlarının bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Ayrıca soruşturma kapsamında yapılan incelemede Fatih Özmen'in 2009-2026 yılları arasında kendi adına kayıtlı 19 farklı telefon hattı kullandığı tespit edildi. Özmen, sık sık hat değiştirmesini özel hayatına ilişkin gerekçelerle açıklarken, halen kullandığı hattın damadı adına kayıtlı olduğunu söyledi.</p>

<p>Teknik incelemelerde Özmen'in bazı telefon görüşmelerini yarıda keserek WhatsApp üzerinden sürdürdüğü de dosyada yer aldı.</p>

<h2>MASAK KAYITLARI DA İNCELENDİ</h2>

<p>Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından Özmen'in banka hesaplarındaki para hareketleri de incelendi.</p>

<p>Özmen, hesaplarına giren çeşitli para transferlerinin kurbanlık hayvan satışı ile miras kalan taşınmazların satışından kaynaklandığını savundu.</p>

<h2>HAKİMLİK: KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİ VAR</h2>

<p>Tunceli Sulh Ceza Hakimliği kararında, Fatih Özmen'in savunmalarının teknik kayıtlar ve tanık anlatımlarıyla çeliştiği değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p>Kararda, daraltılmış baz kayıtları, PTS verileri, yer altı görüntüleme raporu ve gizli tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Gülistan Doku'nun öldürülmesinin ardından cesedin Şükrü Eroğlu ile Fatih Özmen tarafından Koçpınar bölgesine götürülerek gömüldüğüne ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Hakimlik, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması ve delillerin karartılma ihtimali gerekçesiyle adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağına hükmederek Fatih Özmen'in "kasten öldürmeye yardım" ile "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından tutuklanmasına karar verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-doku-dosyasinda-tutuklama-hakimlik-teknik-kayitlar-ve-tanik-beyanlarina-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/gulistan-1.webp" type="image/jpeg" length="63180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti ana muhalefet oldu: TBMM’de düzen değişecek]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/yeni-parti-ana-muhalefet-oldu-tbmmde-duzen-degisecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/yeni-parti-ana-muhalefet-oldu-tbmmde-duzen-degisecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti'nin TBMM'de ana muhalefet konumuna yükselmesinin ardından Meclis'te kapsamlı bir yeniden yapılanma süreci başlayacak. Oturma düzeninden komisyon üyeliklerine, grup odalarından Başkanlık Divanı'ndaki temsil oranlarına kadar birçok alanda değişiklik yapılması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti'nin milletvekili sayısı bakımından TBMM'nin ikinci büyük partisi ve ana muhalefet konumuna gelmesinin ardından Meclis'teki dengeleri değiştirecek yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi bekleniyor.</p>

<p>İktidara yakın Türkiye gazetesinin haberine göre, YENİ Parti'nin kurulmasıyla birlikte TBMM tarihinde ilk kez yedi siyasi parti grup kurarak temsil edilecek. Bu durum nedeniyle Genel Kurul oturma düzeni, ihtisas komisyonlarının dağılımı, TBMM Başkanlık Divanı'ndaki temsil oranları ile siyasi partilere tahsis edilen çalışma alanları yeniden düzenlenecek.</p>

<p>CHP İÇİN YENİ GRUP ODALARI HAZIRLANACAK</p>

<p><strong><i>BirGün’ün haberine göre,</i></strong> bugüne kadar CHP'nin kullandığı grup yönetimi odalarının, milletvekillerinin büyük bölümünün katıldığı YENİ Parti tarafından kullanılmaya devam etmesi bekleniyor.</p>

<p>Meclis'te 44 milletvekili bulunan CHP için ise yeni çalışma alanlarının oluşturulacağı belirtiliyor. Milletvekili olmayan Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığını yürüttüğü CHP'nin öncelikle grup başkanı ve iki grup başkanvekili seçmesi gerekecek. Bu kapsamda parti yönetimi için en az üç odanın tahsis edilmesi planlanıyor.</p>

<p>GENEL KURUL'DA SIRALAR DEĞİŞECEK</p>

<p>TBMM Genel Kurulu'ndaki oturma düzeni de milletvekili sayılarına göre yeniden belirlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenlemede, bugüne kadar AKP grubunun yanında yer alan CHP sıralarına ana muhalefet konumuna gelen YENİ Parti'nin oturması bekleniyor. CHP'nin ise MHP grubunun bulunduğu bölümde yeni bir alana taşınacağı ifade ediliyor</p>

<p>Meclis yönetiminin yeni oturma planını önümüzdeki hafta netleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>KOMİSYONLAR VE BAŞKANLIK DİVANI YENİDEN ŞEKİLLENECEK</p>

<p>Milletvekili dağılımındaki değişiklik nedeniyle TBMM ihtisas komisyonları ile Başkanlık Divanı'ndaki temsil oranlarının da yeniden hesaplanacağı belirtiliyor.</p>

<p>Habere göre YENİ Parti'nin milletvekili sayısı nedeniyle bir TBMM Başkanvekilliği kazanması beklenirken, CHP'nin Başkanvekilliği hakkını kaybedeceği öne sürülüyor. CHP'nin Başkanlık Divanı'nda yalnızca bir kâtip üyeyle temsil edilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Komisyon üyelikleri ve Başkanlık Divanı'ndaki görev dağılımının ise önümüzdeki hafta yapılacak toplantılar sonrasında kesinleşmesi bekleniyor.</p>

<p>CHP'YE DÖRT MAKAM ARACI TAHSİS EDİLEBİLİR</p>

<p>Haberde, TBMM'de siyasi parti grup yöneticilerine sağlanan makam araçlarının dağılımının da yeniden düzenleneceği ifade edildi.</p>

<p>CHP'nin seçeceği grup başkanı ve iki grup başkanvekilinin yanı sıra bir kâtip üyelik verilmesi halinde partiye toplam dört makam aracının tahsis edilmesinin beklendiği aktarıldı.</p>

<p>GENEL KURUL ÇALIŞMALARI UZAYABİLİR</p>

<p>Meclis'te grup sayısının yediye çıkmasının yasama faaliyetlerini de etkileyeceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Genel Kurul'da grup önerileri, gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin söz alması nedeniyle kanun tekliflerinin görüşmelerine başlanma saatinin daha da gecikebileceği belirtiliyor.</p>

<p>GRUP TOPLANTILARININ TAKVİMİ YENİDEN BELİRLENECEK</p>

<p>YENİ Parti'nin haftalık grup toplantısını hangi gün ve saatte yapacağı da Meclis yönetimi tarafından belirlenecek.</p>

<p>Mevcut uygulamada CHP, MHP ve DEM Parti salı günleri; AKP ile İYİ Parti ise çarşamba günleri grup toplantılarını gerçekleştiriyor. Meclis TV yayın planı nedeniyle siyasi partilere farklı saat dilimleri ayrılırken, yeni takvimin YENİ Parti'nin katılımıyla yeniden düzenlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Habere göre, bugüne kadar CHP'nin kullandığı ikinci büyük grup toplantı salonunun da bundan sonra ana muhalefet partisi olan YENİ Parti'ye tahsis edilmesi, CHP'nin ise daha küçük toplantı salonlarından birini kullanması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/yeni-parti-ana-muhalefet-oldu-tbmmde-duzen-degisecek</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/11/meclis-4.jpg" type="image/jpeg" length="83154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeynel Emre açıkladı: Mansur Yavaş YENİ Parti'ye katılacak mı?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/zeynel-emre-acikladi-mansur-yavas-yeni-partiye-katilacak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/zeynel-emre-acikladi-mansur-yavas-yeni-partiye-katilacak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, kongre sürecine hızla başlayacaklarını ve eylül sonu ya da ekim başında büyük kurultayı yapmak istediklerini söyledi. Emre, Mansur Yavaş'ın YENİ Parti'ye katılıp katılmayacağına yönelik soruya da yanıt verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, online üyelik ve bağış sürecinin gelecek hafta başlayacağını, büyük kurultayın ise eylül sonu veya ekim başında yapılmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Anadolu Kulübü'nde gerçekleştirilen Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantılarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Emre, partinin teşkilatlanma süreci, üyelik işlemleri ve büyük kurultay hazırlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>ONLİNE ÜYELİK VE BAĞIŞ SÜRECİ BAŞLIYOR</p>

<p>Parti binasının hazırlıklarının sürdüğünü belirten Emre, birkaç hafta içinde yeni genel merkeze taşınacaklarını söyledi. Türkiye'nin dört bir yanından üyelik ve bağış konusunda yoğun ilgi gördüklerini ifade eden Emre, online üyelik sisteminin gelecek çarşamba günü devreye alınacağını açıkladı.</p>

<p>Sosyal medya hesaplarının resmi tescil işlemlerinin tamamlanmasının ardından bağış hesaplarının da kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Emre, destek vermek isteyenlerin bu hesaplar üzerinden katkıda bulunabileceğini ifade etti.</p>

<p>BÜYÜK KURULTAY İÇİN HEDEF EYLÜL SONU</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teşkilatlanma çalışmalarının hızla sürdüğünü kaydeden Emre, seçimlere katılma yeterliliği için en az 41 ilde örgütlenmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p>CHP'de Özgür Özel döneminde görev yapan il başkanlarının önemli bölümünün YENİ Parti'de de görev alacağını belirten Emre, "74 il başkanımız genel başkanımızı destekledi ve yeni partiye katılma konusunda herhangi bir tereddütleri bulunmuyor. İl başkanlarımızın büyük çoğunluğu yeniden görevlendirilecek." dedi.</p>

<p>Kongre takviminin önümüzdeki hafta açıklanacağını aktaran Emre, büyük kurultayı eylül sonu veya ekim başında toplamayı hedeflediklerini, genel başkan ve MYK üyelerinin de il kongrelerine katılacağını ifade etti.</p>

<p>MANSUR YAVAŞ SORUSUNA YANIT</p>

<p>Basın toplantısında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın YENİ Parti'ye katılacağı yönündeki iddialar da soruldu.</p>

<p>Bu konuda isimler üzerinden değerlendirme yapmak istemediklerini belirten Emre, parti olarak hiçbir belediye başkanına katılım çağrısı yapmadıklarını söyledi.</p>

<p>Emre, "Bize katılmak isteyen belediye başkanlarına dahi çağrı yapmadık. Bizim ağzımızdan duymadığınız sürece partiye kimsenin katılmak istemediğini düşünmeyin. Bir süreç yönetiyoruz ve bunu hassas bir şekilde sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/zeynel-emre-acikladi-mansur-yavas-yeni-partiye-katilacak-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/zeynel.webp" type="image/jpeg" length="54249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da 24 saatte üç kadın katledildi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/adanada-24-saatte-uc-kadin-katledildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/adanada-24-saatte-uc-kadin-katledildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'nın Seyhan, Yüreğir, Ceyhan ve Çukurova ilçelerinde son 24 saat içinde meydana gelen dört ayrı silahlı saldırıda, üçü kadın olmak üzere 6 kişi yaşamını yitirdi, 1 kişi de yaralandı. Olaylarla ilgili soruşturmalar sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana'da son 24 saat içerisinde dört farklı ilçede meydana gelen silahlı saldırılar can aldı. Seyhan, Yüreğir, Ceyhan ve Çukurova ilçelerinde yaşanan olaylarda üçü kadın olmak üzere 6 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi yaralandı.</p>

<p>SEYHAN'DA EVİNİN ÖNÜNDE VURULDU</p>

<p>İlk olay, Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçesi Mahallesi'nde meydana geldi. R.E. (24), evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan R.E., doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Polis ekipleri, olayın ardından kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BOŞANMA AŞAMASINDAKİ KADIN ÖLDÜRÜLDÜ</p>

<p>İkinci saldırı Yüreğir ilçesinin Kışla Mahallesi'nde yaşandı. Pozantı Belediyesi çalışanı H.M.K. (40), boşanma aşamasında olduğu mahalle bekçisi H.E.K.'nin silahlı saldırısına uğradı. H.M.K. olay yerinde yaşamını yitirirken, kaçan şüpheli H.E.K. polis ekiplerince gözaltına alındı.</p>

<p>İŞ YERİNDE SİLAHLI SALDIRI</p>

<p>Ceyhan ilçesinde bir dondurmacıda çalışan Yusuf Erdem (29), iş yerinde düzenlenen silahlı saldırıda ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Erdem, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Saldırıda bir kişinin de yaralandığı öğrenildi.</p>

<p>ÇUKUROVA'DA ÜÇ KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ</p>

<p>Son saldırı ise Çukurova ilçesine bağlı Kabasakal Mahallesi Rüzgarlı Tepe mevkisinde meydana geldi. İddiaya göre O.A.'nın ateşli silahla düzenlediği saldırıda Ali Can Demir (25), Sinan İlbey (28) ve S.Y. (44) yaşamını yitirdi. Olayın ardından kaçan şüpheli, polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<p>Dört ayrı olayla ilgili soruşturmalar sürerken, güvenlik güçlerinin olayların nedenlerine ilişkin incelemeleri devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKE TV</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Kadın</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/adanada-24-saatte-uc-kadin-katledildi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/erkek-siddeti.jpg" type="image/jpeg" length="67771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gürsel Tekin'den "figüran" iddialarına sert tepki: "FETÖ'vari tezgâhın sorumluları ortaya çıkarılmalı"]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/gursel-tekinden-figuran-iddialarina-sert-tepki-fetovari-tezgahin-sorumlulari-ortaya-cikarilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/gursel-tekinden-figuran-iddialarina-sert-tepki-fetovari-tezgahin-sorumlulari-ortaya-cikarilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı üye katılım törenine cast ajansları aracılığıyla ücretli figüran getirildiği iddialarını reddetti. Tekin, iddialarla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, olayın tüm yönleriyle araştırılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı üye katılım törenine ilişkin ortaya atılan "cast ajansından ücretli figüran getirildiği" iddialarına ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Söz konusu iddiaları kesin bir dille reddeden Tekin, konuyla ilgili yargıya başvurduklarını belirterek, "Açık ve net söylüyorum; hiçbir kirli tarafta olmadım. Bu tuzağı kuran kimse kardeşim de olsa sayın savcılar dibine kadar gidecekseniz. Bu kurulan FETÖ'vari tezgâhın sorumluları kimse mutlaka bulmamız lazım. Bulacağız, kimse merak etmesin. Kocaman salonda 70 kişi fazla olsa ne olur, eksik olsa ne olur?" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İddialar, BirGün muhabiri Ebru Çelik'in, Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı üye katılım törenine cast ajansları aracılığıyla ücret karşılığında figüran taşındığını öne sürdüğü haberin ardından gündeme geldi.</p>

<p>Tekin ise haberin gerçeği yansıtmadığını savunarak, iddialara ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.</p>

<p>Tekin'in açıklamalarından satır başları şöyle:</p>

<p>"10 aydır buradayız. 10 aydır bermuda üçgeniyle mücadele ediyoruz. Zaman zaman sayılar çok olunca bizden ulaşım desteği istenir. Onun dışında herhangi bir para harcayacak imkanımız yok, olsa da yapmayız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"SALONU TAHSİS EDEN SARIYER BELEDİYE BAŞKANIMIZ VE YÖNETİCİLERİ LİNÇ EDİLDİ"</h2>

<p>Önce bize salonu tahsis eden Sarıyer Belediye Başkanımız ve yöneticileri linç edildi. Kendi partinizin belediye başkanının salonunu kiralıyorsunuz, belediye başkanınız size salonu verdiği için linç ediliyor. O çeteleri biraz sonra açıklayacağım.</p>

<p>Ne diyorlar; cast mı? Ajans... Şeytanın aklına gelmeyecek bir şey yapmışlar.</p>

<p>Şişli Gençlik Kolları Başkanımız Şişli ilçemizde. Tanıyor musunuz? 'Yok, abi tanımıyoruz.' İki kişi bilebilir. Bir bu kirli tuzağı kuran medya bilebilir, ikincisi de devletimizin savcıları soruşturma yaparak bilebilir.</p>

<h2>"SAYIN SAVCILAR, BU TUZAĞI KURAN KİMSE KARDEŞİM DE OLSA DİBİNE KADAR GİDECEKSENİZ"</h2>

<p>Açık ve net söylüyorum; hiçbir kirli tarafta olmadım. Bu tuzağı kuran kimse kardeşim de olsa sayın savcılar dibine kadar gidecekseniz. Bu kurulan FETÖ'vari tezgahın sorumluları kimse mutlaka bulmamız lazım. Bulacağız, kimse merak etmesin. Kocaman salonda 70 kişi fazla olsa ne olur, eksik olsa ne olur?</p>

<p>Araştırmaları yaparken çok ilginç şeylerle karşılaştık. Önce bir araba geliyor. Bu gelenlerin görevi salonda genel başkanımız konuşurken negatif bir slogan atmak. Sonra aklı selim biri galiba diyor ki 'Aman ha, bizi linç ederler burada.' Sakın ha sakın sakın! Aklınızdan geçirmeyin! Yapacağınız her türlü rezilliğin bedelini ödersiniz.</p>

<h2>"BU ARKADAŞLAR CHP'Lİ DEĞİLLER; CHP'DEKİ İÇ KAVGANIN NEDEN PARÇASI OLUYORLAR?"</h2>

<p>Türkiye'nin en önemli sanatçısının cenaze törenine gidiyoruz. Aynı anda 22 televizyon canlı yayın vermesine rağmen kirli medyalarda 'Kılıçdaroğlu protesto edildi' diye geçiyor. Yahu 22 televizyonun görmediğini siz nereden biliyorsunuz? Bu nedir? Bu arkadaşlar CHP'li değiller. CHP'deki iç kavganın neden parçası oluyorlar? Koskoca salonda 40 kişi eksik olsa ne olur, fazla olsa ne olur?</p>

<p>Sayın Hurşit Güneş'in değimiyle şeytan üçgeni dediğimiz üçgen, ne zaman itirafçılarla ilgili laf etsem kirli medyanın tüm kimyası bozuluyor.</p>

<h2>"AZİZ İHSAN AKTAŞ CHP'NİN İKİ ÖNEMLİ AKTÖRÜNÜ SATIN ALMIŞ"</h2>

<p>Aziz İhsan Aktaş suç örgütü... İş adamlarıdır. İş adamları kurumlarda kudretli durabilmenin bir yolunu ararlar, siyasetçi satın alırlar. Bu zat-ı muhterem CHP'nin iki önemli aktörünü satın almış. Bir tanesi Özgür Karabat, bir tanesi Burhanettin Bulut. Karabat mali işlere, Bulut medya satın almaya bakıyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/gursel-tekinden-figuran-iddialarina-sert-tepki-fetovari-tezgahin-sorumlulari-ortaya-cikarilmali</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/g-u-r-s-e-l-t-e-k-i-n.webp" type="image/jpeg" length="94902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çerçeve yasa teklifinin ayrıntıları ortaya çıktı: Bir yıllık dönüş süresi ve 5 yıl siyaset yasağı iddiası]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/cerceve-yasa-teklifinin-ayrintilari-ortaya-cikti-bir-yillik-donus-suresi-ve-5-yil-siyaset-yasagi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/cerceve-yasa-teklifinin-ayrintilari-ortaya-cikti-bir-yillik-donus-suresi-ve-5-yil-siyaset-yasagi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet gazetesinin AKP kaynaklarına dayandırdığı habere göre, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifinin pazartesi günü TBMM'ye sunulması bekleniyor. İddiaya göre teklif, silah bırakan örgüt mensuplarının hukuki durumuna ilişkin düzenlemeler içerecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan çerçeve yasa teklifinin, pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulacağı iddia edildi.</p>

<p><i><strong>Cumhuriyet gazetesinden Merve Kılıç'ın AKP kaynaklarına dayandırdığı habere göre</strong></i>, 10 ila 11 maddeden oluşacağı belirtilen teklifin süreli bir yasa niteliği taşıması planlanıyor.</p>

<p>İddiaya göre düzenleme, PKK'nin silah bıraktığının devlet tarafından resmen teyit edilmesinin ardından yürürlüğe girecek. Teklifin, "PKK-KCK terör örgütünün feshi, silah bırakması ve hukuki varlığının sona erdirilmesine ilişkin kanun teklifi" veya benzer bir isimle Meclis'e sunulması bekleniyor. Haberde, metinde örgütün adının açıkça yer almayabileceği ancak yapılacak tanımların yalnızca PKK'yi kapsayacağı öne sürüldü.</p>

<h2>SİLAH BIRAKMANIN TEYİDİ DÜZENLENECEK</h2>

<p>Habere göre teklifte; amaç, kapsam ve tanım maddelerinin yanı sıra silah bırakan örgüt mensuplarının hukuki statüsüne ilişkin hükümler de yer alacak. Düzenlemede örgütün feshi ve silah bırakmasının hangi yöntemlerle teyit edileceği, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin nasıl yürütüleceği ile cezaevindeki hükümlülerin durumunun hangi kriterlere göre değerlendirileceğinin ayrıntılı şekilde düzenlenmesi öngörülüyor.</p>

<p>İddiaya göre yasadan yararlanmak isteyen örgüt mensuplarının belirlenen süre içerisinde Türkiye'ye dönmeleri gerekecek. AKP'nin bu süreyi bir yıl olarak belirlemeyi planladığı ifade edildi.</p>

<h2>İLK ETAPTA "SUÇA KARIŞMAYANLAR" YARARLANABİLECEK İDDİASI</h2>

<p>Haberde yer alan bilgilere göre tekliften ilk aşamada yalnızca suça karışmadığı değerlendirilen örgüt mensupları yararlanabilecek. Türkiye'ye dönen kişilerin belirli bir süre adli kontrol hükümlerine tabi tutulacağı, ayrıca beş yıl boyunca aktif siyasette yer alamayacakları öne sürüldü.</p>

<p>AKP kaynaklarının, örgüt yöneticilerine yönelik herhangi bir dönüş düzenlemesinin ilk yasa paketinde yer almayacağını aktardığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>KANDİL'DEKİ YÖNETİCİLER KAPSAM DIŞINDA TUTULACAK</h2>

<p>Cumhuriyet'in haberine göre AKP kaynakları, Kandil'de bulunan örgüt yöneticilerinin Türkiye'ye dönüşünü sağlayacak herhangi bir hükmün çerçeve yasa teklifinde yer almayacağını ifade etti. Parti yönetiminin, infaz hukukuna ilişkin olası düzenlemelerin ilerleyen süreçte ayrıca değerlendirilebileceğini, ilk aşamada ise yalnızca suça karışmamış örgüt mensuplarına yönelik düzenleme yapılacağını savunduğu aktarıldı.</p>

<h2>ÖCALAN'A İLİŞKİN DÜZENLEME BULUNMAYACAĞI ÖNE SÜRÜLDÜ</h2>

<p>Haberde, teklifte Abdullah Öcalan'ın hukuki statüsüne ilişkin herhangi bir hüküm yer almayacağı da iddia edildi. AKP kaynaklarının, Öcalan'ın mevcut hükümlü statüsünün devam edeceğini, çerçeve yasanın af veya statü değişikliği içermediğini ifade ettiği belirtildi.</p>

<p>Aynı kaynakların, mevcut infaz rejimi kapsamında cezaevi koşullarına ilişkin idari düzenlemelerin ise farklı hukuki mekanizmalar çerçevesinde değerlendirilebileceğini dile getirdiği aktarıldı.</p>

<p>BEŞ YILIN ARDINDAN SİYASET YOLU AÇILABİLECEK İDDİASI</p>

<p>Habere göre teklifin en çok tartışılması beklenen düzenlemelerinden biri de siyaset yasağı olacak. İddiaya göre yasadan yararlanacak örgüt mensupları ilk etapta beş yıl boyunca siyasi faaliyette bulunamayacak. Bu sürenin ardından ise mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde siyaset yapmalarının önünün açılabileceği öne sürüldü.</p>

<p>Teklifin içeriğine ilişkin iddialar, AKP kaynaklarına dayandırılırken, düzenleme TBMM'ye sunulduğunda nihai metnin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/cerceve-yasa-teklifinin-ayrintilari-ortaya-cikti-bir-yillik-donus-suresi-ve-5-yil-siyaset-yasagi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/s-i-l-a-h-y-a-k-m-a.webp" type="image/jpeg" length="56317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karasu'dan çerçeve yasa değerlendirmesi: "Sorun güvenlik meselesine indirgenemez"]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/karasudan-cerceve-yasa-degerlendirmesi-sorun-guvenlik-meselesine-indirgenemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/karasudan-cerceve-yasa-degerlendirmesi-sorun-guvenlik-meselesine-indirgenemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Abdullah Öcalan ile yapılan son görüşme, kamuoyunda tartışılan çerçeve yasa ve çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karasu, sürecin ilerlemesi için yeni adımlar atılması gerektiğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Medya Haber'de yayımlanan programda gazeteci Erdal Er'in sorularını yanıtladı. Karasu, Abdullah Öcalan ile gerçekleştirilen son görüşme, kamuoyunda gündemde olan çerçeve yasa çalışmaları ve çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kürt meselesinin çözümünün yalnızca siyasi partilerle yürütülecek bir süreç olmadığını ifade eden Karasu, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının da sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Dünyadaki demokratikleşme süreçlerinin toplumun mücadelesiyle ilerlediğini belirten Karasu, halkın ve demokrasi güçlerinin de sürecin aktif bir parçası olması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Abdullah Öcalan'ın mevcut koşullarının süreç açısından değişmesi gerektiğini savunan Karasu, mevcut durumun devam etmesi halinde ilerleme sağlanamayacağını öne sürdü. Karasu, hedeflerinin Öcalan'ın önce serbest çalışma koşullarına kavuşması, ardından da özgürlüğüne kavuşması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Meclis'e sunulması beklenen çerçeve yasaya da değinen Karasu, Kürt meselesinin yalnızca bir güvenlik sorunu olarak ele alınmaması gerektiğini savundu. Sürecin ilerlemesiyle birlikte silahların devre dışı kalacağını belirten Karasu, sorunun sadece silahsızlanma ekseninde değerlendirilmesinin doğru olmayacağını söyledi. Devletin ve iktidarın da bu süreçte "mantıklı ve makul" bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini ileri sürdü.</p>

<p>Karasu, Abdullah Öcalan ile yapılan son görüşmenin önemine de dikkat çekerek, iki ay boyunca görüşme gerçekleşmemesinin kendilerinde soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti. Son görüşmenin ise yaşanan sorunların aşılması yönünde bir iradenin göstergesi olduğunu öne sürdü.</p>

<p>İmralı Heyeti'nin ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karasu, Öcalan'ın devlete yönelik yaklaşımlarda dar ve yüzeysel bakış açılarından kaçınılması gerektiğini dile getirdiğini aktardı. Öcalan'ın, Türk-Kürt kardeşliğinin temel haklar temelinde yeniden inşa edilmesi gerektiği yönünde mesajlar verdiğini söyleyen Karasu, beş saat süren görüşmenin ayrıntıları ve hazırlanan taslağa ilişkin kapsamlı bilgilendirmenin önümüzdeki günlerde yapılmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>‘TASLAĞI BEKLİYORUZ’</p>

<p>Karasu, kendilerinin yasa taslağını beklediklerini ve taslağı değerlendirdikten sonra tutumlarını net ortaya koyacaklarını kaydetti:</p>

<p>“Açıkça böyle bir yasa olabilir, bir başlangıç olabilir ama sonrasının da olması gerektiği biçiminde bir değerlendirme yapmış Önder Apo. Biz de tabii taslağı bekliyoruz. Bir ara bir taslak dolaşıma sokuldu, basın üzerinden bize de geldi. Tabii o taslağın kabul edilecek yanı yoktu. Anlaşılıyor ki o taslak üzerinde çalışılarak böyle bir uzlaşma gerçekleşmiş görünüyor. Özellikle mesela ‘terör örgütü’ gibi bir kavramın kullanılması, böyle bir süreç açısından… Partiyi feshettik, Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırdık. Demokratik siyasal mücadele statüsü temelinde koşullar oluştuğunda, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün tam olduğu, örgütlenirken, düşünce belirtirken, Kürt sorununun çözümüyle demokratikleşmeye ilişkin değerlendirmeler ve örgütlenmeler yapılırken herhangi bir engelle karşılaşılmadığı takdirde biz zaten demokratik siyasal mücadele içine girebileceğimizi belirtmiştik. Bizim zaten yaklaşımımız o. Süreci zaten doğru buluyoruz, destekliyoruz.</p>

<p>Kuşkusuz iktidarın yaklaşımından dolayı halkın, dostların kaygıları oluyor. Biz kaygıdan çok, sürecin nasıl ilerlemesi gerektiği konusunda tutum koyuyoruz, düşünce belirtiyoruz. Öte yandan şunu da her zaman biliyoruz: Sorun sadece devletin ne adım atıp atmayacağı üzerine durmak, beklenti içerisinde olmak değildir. Demokrasi güçlerinin, Kürt halkının örgütlü gücüyle sağlam durması, tutumunu ortaya koyması sürecin ilerlemesi açısından gereklidir. Bunu her zaman söyledik. Olması gereken budur. Biz zaten önümüze gelirse bunu değerlendireceğiz. Önder Apo’nun dediği gibi bu bir başlangıçsa, bir kapı açılıyorsa, en azından önümüzdeki dönemde yeni gelişmelerin, yeni adımların ön adımı olacaksa tabii ki biz de süreci teşvik eden bir yaklaşım içinde oluruz. Ama tabii taslağı bekliyoruz. Gördükten sonra tutumumuzu da açık ve net ortaya koyarız.”</p>

<p>‘YASAYI NUMAN KURTULMUŞ TEYİT EDİYOR’</p>

<p>Taslağın kendilerine kimler tarafından ulaştırılacağını aktaran Karasu, şöyle devam etti:</p>

<p>“Şimdi DEM Heyeti dışında zaman zaman işleyen bir kanal var. Sanıyoruz o kanal üzerinden bize o bilgiler gelecek. Taslak bize gelecek. Biz değerlendireceğiz. Yol haritası konusunda şu anda bizde net bir bilgi yok. Bilgiler geldiğinde, o beş saatlik tartışma bize aktarıldığında, orada herhalde yol haritası konusunda da bazı şeyler öğreneceğiz. Ama işte Meclis’e geleceği, yakında geleceği, Ağustos’un ilk haftasında da çıkabileceği biçiminde değerlendirmeler var. Bunu Numan Kurtulmuş da teyit ediyor. Daha önce de çeşitli defalar söylendi çıkarılacağı. Biz de bekliyoruz. Tabii şimdi bizim açımızdan da önemli. İşte Cumhuriyet Halk Partisi ile, Yeni Yol ile, çeşitli partilerle görüşülmesi önemli. Hatta isteriz ki Türkiye’deki demokratik kurumlar var, sivil toplum örgütleri var; onların da görüşünün alınması önemli.</p>

<p>Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu oluşturulmuştu, oraya ifadeler verildi ama taslak konusunda da tabii en geniş kamuoyunun bilmesi iyi olurdu. Bu tür sorunları böyle çözmek lazım. Tabii ilk hazırlanmasında, ilk görüşmelerde hemen kamuoyunun bilgilendirilmesi sonuç alınmadığı için, hâlâ yeterince olgunlaşmadığı için yapılmayabilir. Ama belli bir olgunlaştıktan sonra demokratik kurumlarla görüşmek de iyi olabilirdi. Partilerle görüşülüyor. Partiler zaten diyordu, bize bir şey gelmedi. Herhalde şimdi taslakla partilere gidiliyor. Partiler de bu konuda görüş belirteceklerdir. Meclis’e gelince de zaten bütün partiler kendi görüşlerini, düşüncelerini ortaya koyacaklardır. Yine beklentilerini ortaya koyacaklardır. Bu yasa çıktı ama arkasından nelerin gelmesi gerektiğini belirteceklerdir. Bu yönüyle herhalde kamuoyu bu süreçte daha fazla bilgi sahibi olacaktır. Sürecin giderek ilerleme durumu ortaya çıktığında doğal olarak kamuoyu da bu bilgiler doğrultusunda süreci izleyecektir. Biz olumlu gelişmeler olmasını ümit ediyoruz.”</p>

<p>‘SÜRECE HEP NEGATİF BAKMAK SEYİRCİLİK OLUR’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demokratik kamuoyunun, Kürt halkının ve kendilerinin, iktidarın politikalarına eleştirileri olduğunu, fakat sürece ilerlemesi için desteğin de olması gerektiğini belirten Karasu, “Şimdi biz de tabii AKP’nin belli uygulamalarını, politikalarını eleştiriyoruz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde olmaması gereken uygulamalar var. Muhalefete karşı var, çeşitli kurumlara karşı var. Bunlar zaten eleştirilen konular. Fakat biz şöyle yaklaşıyoruz; sürece kaygıyla yaklaşmak, ne olacak diye hep kaygıyla yaklaşmak, hep negatif yönden bakmak doğru değil. Bu sürecin gelişmesine, ilerlemesine, gerçekleşmesine destek olmaz. Bu bir seyircilik olur. Sadece eleştirmek olur. Böyle bir süreç var. Bu süreci nasıl ilerletebiliriz? Nasıl negatif yasalardan pozitif yasalara geçebiliriz? Bu konuda demokratik kamuoyunun irade ortaya koyması lazım. Halkımızın irade ortaya koyması lazım. Türkiye halklarının irade ortaya koyması lazım” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Mezopotamya Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/karasudan-cerceve-yasa-degerlendirmesi-sorun-guvenlik-meselesine-indirgenemez</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/karasu.jpg" type="image/jpeg" length="80153"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Uçum'dan Yeni Parti değerlendirmesi: "Siyasi magazinden öteye gidemez"]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mehmet-ucumdan-yeni-parti-degerlendirmesi-siyasi-magazinden-oteye-gidemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mehmet-ucumdan-yeni-parti-degerlendirmesi-siyasi-magazinden-oteye-gidemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Mehmet Uçum, CHP'de yaşanan ayrışma ve Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti'ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "CHP ve Yeni Parti üzerine kısa bir tespit" başlığıyla yaptığı açıklamada Uçum, yaşanan sürecin Türkiye'nin genel siyasetinde belirleyici bir değişim yaratmayacağını savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP ile Yeni Parti arasındaki ayrışmanın ideolojik ya da politik bir farklılıktan kaynaklanmadığını öne süren Uçum, tartışmaların daha çok kişisel ve grupsal hesaplar etrafında şekillendiğini ifade etti. Bu nedenle kamuoyunda yaşanan gelişmenin ağırlıklı olarak "siyasi magazin" başlığı altında değerlendirildiğini dile getirdi.</p>

<p>Yeni Parti'nin, CHP'den ayrılarak kurulan 13'üncü siyasi oluşum olduğunu belirten Uçum, geçmişte CHP'den ayrılan partilerden yalnızca Demokrat Parti ile DSP'nin belirli bir etki oluşturabildiğini, diğer girişimlerin ise kalıcı bir siyasi karşılık bulamadığını savundu. Aynı sonucun Yeni Parti için de geçerli olacağını öne süren Uçum, ayrışmanın temelinde politika ya da ideoloji değil, kişisel ajandaların bulunduğunu iddia etti.</p>

<p>Açıklamasında, parti kongresi süreci ile özellikle İstanbul başta olmak üzere bazı yerel yönetimlerde yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarına da değinen Uçum, bu süreçlere sahip çıktığını öne sürdüğü isimlerin ayrışmanın öncülüğünü yapmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.</p>

<p>CHP kurultayına ilişkin verilen "mutlak butlan" kararına da atıfta bulunan Uçum, söz konusu kararın çıkmaması halinde bugün Yeni Parti'yi kuran isimlerin CHP'de kalmaya devam edeceğini ileri sürdü. Geçersizlik kararına karşı hukuki sürece direnmenin sonuç vermeyeceğinin anlaşılmasıyla yeni bir parti kurma yolunun tercih edildiğini savunan Uçum, bu nedenle ortaya çıkan yapının özgün bir siyasi çizgi geliştiremeyeceğini iddia etti.</p>

<p>Yeni Parti'nin kişisel ihtiyaçlar doğrultusunda kurulduğunu öne süren Uçum, bu nedenle ülke siyasetinde büyük bir kırılma yaratmasının beklenmemesi gerektiğini ifade etti. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran gelişmenin, kişiler üzerinden yürüyen siyasi tartışmaların ötesine geçmeyeceğini savundu.</p>

<p>Uçum, açıklamasının sonunda ise CHP açısından yaşanan ayrışmanın, partinin kendi ifadeleriyle "arınma" süreci olarak değerlendirilebileceğini belirterek, "CHP sonuçta yine CHP'dir. Sel gider kum kalır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uçum’un açıklaması şu şekilde:</p>

<p>"Türkiye’nin gündeminde CHP ve Yeni Parti ayrışması genel politikanın ihtiyaçları açısından son derece önemsizdir. Çünkü bu ayrılığın dünya görüşü farkıyla hiç bir ilgisi yoktur. Zaten aktüel gündemle ilgilenenler de konuyu siyasi magazin olarak ele alıyor. Bütün tartışmalar kalanların ve ayrışanların kişisel veya grupsal ajandalarına odaklanıyor.</p>

<p>Aslına bakılırsa konu kaynak parti CHP’den 13. partinin çıkmasından başka bir sonuç ifade etmez.</p>

<p>Nasıl geçmişte ayrışanlardan Demokrat Parti ve (Ecevit etkisiyle) DSP hariç diğerleri bir anlam oluşturmadıysa bu Yeni Parti’de bir mana üretemez. Çünkü ayrışma bir genel politika farklılığından değil tamamen subjektif ajandalar üzerinden gerçekleşmiştir.</p>

<p>Özellikle parti kongre süreçlerindeki ve başta İstanbul olmak üzere yerel yönetimlerin pratiğindeki usulsüzlük ve yolsuzluk işlerine sahip çıkanların bu ayrışmanın öncülüğünü yapması ibretlik durumu ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malum genel kurulun geçersizliği kararı çıkmasaydı bu ayrılanlar CHP’de kalırdı. Geçersizlik kararına karşı hukuka direnme gibi abes bir tavrın sonuç almayacağı görülünce ayrı bir parti seçeneğine sarılmak tercih edilmiş oldu.</p>

<p>Nerede politik perspektif farkı, nerede ideolojik ayrılık. Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu. O yüzden ülke siyasetinde sanki büyük bir olaymış gibi ele alınan Yeni Parti konusu kişilerle ilgili siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez.</p>

<p>CHP bu ayrışma ile esasında önlerine koydukları arınma perspektifine uygun bir temizlenme sürecine girmiş oldu. CHP sonuçta yine CHP’dir. Sel gider kum kalır.</p>

<p>Bu söylediklerim sadece gözleme dayalı bir tespitten ibarettir. Başka manalar çıkarmak isteyenler olursa yanılırlar. Hiç uğraşmasınlar."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mehmet-ucumdan-yeni-parti-degerlendirmesi-siyasi-magazinden-oteye-gidemez</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/09/mehmet-ucum-2.webp" type="image/jpeg" length="30576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hem Songül Karlı ve Nihat Hatipoğlu programlarında hem de Kılıçdaroğlu'nun töreninde]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/hem-songul-karli-ve-nihat-hatipoglu-programlarinda-hem-de-kilicdaroglunun-toreninde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/hem-songul-karli-ve-nihat-hatipoglu-programlarinda-hem-de-kilicdaroglunun-toreninde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin İstanbul'da düzenlediği yeni üye katılım töreninde yer alan bir kişinin daha önce Songül Karlı'nın ve Nihat Hatipoğlu'nun programlarına da katıldığı ortaya çıktı. Törene çok sayıda kişinin cast ajansları aracılığıyla götürüldüğü aktarılmıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mutlak butlan' kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun katılımıyla dün İstanbul Sarıyer Ayazağa'daki Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde CHP’ye yeni üye katılım töreni düzenlendi.</p>

<p>BirGün muhabiri Ebru Çelik de dizi ve film setlerine figüran sağlayan bir cast ajansı aracılığıyla törene katılıp yaşananları haberleştirdi.</p>

<p>Törende cast ajansından oyuncuların yer aldığı ve bu kişilere tören öncesinde slogan pratiği yaptırıldığı aktarıldı.</p>

<p>Sözcü TV’ye konuşan bir kişi de törene cast ajansı aracılığıyla 950 TL karşılığında katıldığını ve Kılıçdaroğlu'nu desteklemediğini söyledi.</p>

<h2>TELEVİZYON PROGRAMLARINDA BOY GÖSTEREN İSİM DE TÖRENDE</h2>

<p>Öte yandan BirGün muhabiri Ebru Çelik'in tören günü çektiği fotoğrafta arka planda görülen kişinin, daha önce Songul Karlı ve Nihat Hatipoğlu'nun televizyon programlarında da seyirci olarak yer aldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu görüntüler sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Törendeki oyuncunun, geçmiş yıllarda Ali ismiyle Songül Karlı'nın sabah kuşağı programında ve Nihat Hatipoğlu'nun dini programında soru sorduğu videolar peş peşe sosyal medyada paylaşıldı CHP iddiaları reddetmişti</p>

<p>BirGün'ün haberinde, üç farklı cast ajansı üzerinden çok sayıda kişinin törene dahil edildiği belirtilmişti. Habere göre katılımcılar sabah saatlerinde Mecidiyeköy'deki Trump AVM önünde toplandıktan sonra servis araçlarıyla tören alanına götürüldü. BirGün muhabiri Ebru Çelik de kendisine katılım karşılığında 950 TL ödeme yapılacağının bildirildiğini aktarmıştı.</p>

<p>BirGün'ün haberinin ardından CHP yöneticileri iddiaları sert ifadelerle reddetmiş, haberin gerçeği yansıtmadığını savunmuş ve hukuki süreç başlatacaklarını açıklamıştı.</p>

<p>BirGün'den ise "Haberimizin sonuna kadar arkasındayız. BirGün’ü hedef alan iftiralarla ilgili yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna duyururuz. Hak etmedikleri koltuklarda oturanlar alın teriyle, emekle ve fedakarlıkla büyütülen değerlere dil uzatamazlar" yanıtı gelmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Evrensel</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/hem-songul-karli-ve-nihat-hatipoglu-programlarinda-hem-de-kilicdaroglunun-toreninde</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/birgun.jpg" type="image/jpeg" length="14070"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KHK ile ihraç edilen Hülya Kendir ve Cengiz Erçin mahkeme kararıyla görevlerine iade edildi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/khk-ile-ihrac-edilen-hulya-kendir-ve-cengiz-ercin-mahkeme-karariyla-gorevlerine-iade-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/khk-ile-ihrac-edilen-hulya-kendir-ve-cengiz-ercin-mahkeme-karariyla-gorevlerine-iade-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisini imzaladıkları gerekçesiyle 2016 yılında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Kocaeli Üniversitesi'nden ihraç edilen akademisyenler Hülya Kendir ve Cengiz Erçin, mahkeme kararıyla görevlerine iade edildi. Kararla birlikte, yargı süreci sonunda görevlerine dönen ihraç akademisyenlerin sayısı 16'ya yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"Bu Suça Ortak Olmayacağız" başlıklı bildiriyi imzaladıkları gerekçesiyle 1 Eylül 2016 tarihinde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Kocaeli Üniversitesi'ndeki görevlerinden ihraç edilen akademisyenler Hülya Kendir ve Cengiz Erçin, açtıkları dava sonucunda görevlerine iade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara 15. Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen karar doğrultusunda Kendir ve Erçin, yaklaşık 10 yıl aradan sonra yeniden akademideki görevlerine döndü.</p>

<p>MAHKEMEDEN GÖREVE İADE KARARI</p>

<p>Mahkemenin kararıyla iki akademisyen, KHK ile ihraç edilmelerinin ardından sürdürdükleri hukuki mücadeleyi kazandı.</p>

<p>Göreve iade kararı, Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde ihraç edilen akademisyenlerin açtığı davalar kapsamında verilen kararlar arasına eklendi.</p>

<p>İADE EDİLEN AKADEMİSYEN SAYISI 16 OLDU</p>

<p>2016-2018 yılları arasında OHAL kapsamında çıkarılan 10 Kanun Hükmünde Kararname ile toplam 406 akademisyen üniversitelerdeki görevlerinden ihraç edilmişti.</p>

<p>Son mahkeme kararıyla birlikte, açtıkları hukuki süreçler sonucunda görevlerine iade edilen akademisyenlerin sayısı 16'ya yükseldi.</p>

<p>Hülya Kendir ve Cengiz Erçin'in göreve dönüşü, OHAL döneminde ihraç edilen akademisyenlere ilişkin devam eden yargı süreçleri kapsamında verilen son kararlardan biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKE TV</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/khk-ile-ihrac-edilen-hulya-kendir-ve-cengiz-ercin-mahkeme-karariyla-gorevlerine-iade-edildi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/07/baris-18.jpg" type="image/jpeg" length="57514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu'ndan CHP açıklaması: "Yolsuzluk yapan partinin dışında olmalı"]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/kemal-kilicdaroglundan-chp-aciklamasi-yolsuzluk-yapan-partinin-disinda-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/kemal-kilicdaroglundan-chp-aciklamasi-yolsuzluk-yapan-partinin-disinda-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirildiği belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada yolsuzluk iddialarına ilişkin sert ifadeler kullandı. Kılıçdaroğlu, açıklamasında ana muhalefet partisi Yeni Parti'yi de eleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirildiği belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada parti içinde yolsuzluğa yer olmadığını savundu ve ana muhalefet partisi Yeni Parti'ye yönelik eleştirilerde bulundu.</p>

<p>Kılıçdaroğlu, hiçbir CHP üyesinin yolsuzluk yapan kişilerle yan yana duramayacağını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Hiçbir CHP'li yolsuzluk yapanlarla yan yana duramaz. Eğer yolsuzluk yapmak, malı götürmek istiyorsan, derhal partinin dışına çıkacaksın."</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin arınması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında şunları söyledi:</p>

<p>"Cumhuriyet Halk Partisi arınmak zorunda olan bir partidir. Neyse çok şükür o da büyük ölçüde gerçekleşti."</p>

<p>Kılıçdaroğlu, açıklamasında ana muhalefet partisi Yeni Parti'yi de eleştirdi.</p>

<p>Haberde yer alan değerlendirmeler Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını yansıtmaktadır. Açıklamada dile getirilen iddialar ve siyasi değerlendirmelere ilişkin karşı tarafın görüşüne yer verilmemiştir.</p>

<p>Kayyım olarak atanan Gürsel Tekin'in yönettiği CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın üye katılım töreninde konuşan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:</p>

<p>"Bu toplantı önemli bir toplantı. Çünkü partimize yeni katılımlar olacak. CHP nedir? Cumhuriyet Halk Partisi nedir? Temel ilkeleri nelerdir? Nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Bu çerçevede hepimizin dikkatli olması lazım. İç tartışmalardan olabildiğince kaçınmamız lazım. Zorunlu olmadıkça iç tartışmalara girmememiz lazım. Bütün CHP'lilere sesleniyorum. Eskisiyle, yenisiyle, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla bütün Cumhuriyet Halk Partililere. Nedeni şu: Türkiye iyi yönetilmiyor. Türkiye'nin temel sorunları var. Ve bu sorunlar ciddi sorunlar. Milyonlarca kişinin, milyonlarca emekçinin, milyonlarca çalışanın, milyonlarca muhtarın sorunları var. Dolayısıyla bizim temel görevimiz sorunları aklımızla, mantığımızla, deneyimimizle saptamak ve onlara çözüm üretmek.</p>

<p>Mahalle mahalle, ev ev gezeceğiz. Kadın erkek ayrımı yapmadan gezeceğiz. Mahallenin sokaklarını aşındırarak gezeceğiz. Onlara hakkı, hukuku, adaleti ve bu güzel ülkede insanca yaşamak için nelerin yapılması gerektiğini anlatacağız. Temel felsefemiz bu. O açıdan sizden özellikle istirhamım, ülkenin sorunları var biz bu sorunları çözmeye talibiz. Çözmeye; malı götürmeye değil, devleti soymaya değil, beşli çetelere hizmet etmeye değil, bu ülkenin saf ve masum insanlarına hizmet etmek için yola çıkacağız.</p>

<p>Mustafa Kemal şunu söyler. Der ki: 'Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.' Bir daha ifade ediyorum. Cumhuriyet, yani Cumhuriyet Halk Partisi, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Ben dün, yıllardır Ankara'ya gelip tarım işçilerini ziyaret ettim. Çoluk çocuk, kadın, genç, erkek hep beraber çalışıyorlar. Tarım işçileri. 1,5 milyon tarım işçisi yılda çalışır. Bazen Doğu ve Güneydoğu'da çalışır. Bazen gider Antakya'da çalışır. Bazen Adana'da çalışır. Değişik yerlerde. Fındık toplamaya Karadeniz'e gider. Bu insanlarla ilgilenen bir siyasetçi gördünüz mü? Bu insanların derdini dinleyen bir siyasetçi gördünüz mü? Onlarla oturup çay, kahve içen bir siyasetçi gördünüz mü? Biz lüks mahallelerde değil, o insanların yanında olmak zorundayız. Neden? Biz kimsesizlerin kimsesi olmak zorundayız. Onlarla beraber yol yürümek zorundayız. Bunu yaparsak Cumhuriyet Halk Partisi kendi kimliğini geniş kitlelere aktarabilir. Adımız belli. Halk Partisi'yiz. Halkın Partisi'yiz. Cumhuriyet'in Partisi'yiz. Devlet kuran bir partiyiz. Devlete yön veren, istikamet çizen bir partiyiz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Mustafa Kemal'in partisiyiz. İnönü'nün partisiyiz. Ecevit'in partisiyiz. Baykal'ın partisiyiz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Halkın Partisi'yiz biz. O açıdan gideceksiniz, kendisini en sahipsiz hissedenlerin yanında duracaksınız. Onların sorunlarıyla birebir ilgileneceksiniz. Milyonlarca ev gencimiz var. Üniversiteyi bitirmiş, iş arıyor. 'Nerede iş bulacağım?' diye düşünüyor. Anne ve baba hâlâ bakıyor. Ama o istiyor ki ben çalışayım, alın teri dökeyim, kazanç elde edeyim, güzel bir evlilik yapayım, huzur içinde yaşayayım ve ülkeme hizmet edeyim.</p>

<p>"KİMSESİZLERİN KİMSESİYİZ, HALKIN UMUDUYUZ"</p>

<p>Ama gençlerimiz kendi geleceğini nerede buluyor? Yabancı ülkelerde. 'Almanya'ya gideyim, Avrupa'ya gideyim, Amerika'ya gideyim, Kanada'ya gideyim, Avustralya'ya gideyim.' Bu, uzun yıllardır, 25 yılı aşkın süredir Türkiye'yi yöneten iktidarın temel bir ayıbıdır. Eğer bu ayıbı onların yüzüne vuramazsak biz Cumhuriyet Halk Partisi değiliz. Halkın Partisi değiliz. Biz çöpten kâğıt toplayanların partisiyiz. Alın teri için, emeği için çöpten kâğıt toplayan, naylon toplayan, demir parçaları toplayan insanların partisiyiz. Onların sigortaları var mı? Onların gelecek umudu var mı? Hangi siyasetçi gidip onların sofrasına oturdu? Hiç kimse. Ama biz oturduk. Onlarla beraber olduk. Onların derdini dinledik. Dertleri nedir, ona baktık. Sosyal güvenliklerinin olup olmadığına, gelecek kaygısı taşıyıp taşımadıklarına baktık. Biz neyiz? Kimsesizlerin kimsesiyiz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Biz Halkın Partisi'yiz. Halkın, bu milletin, Türk halkının partisiyiz biz. Biz evlere, iş yerlerine temizliğe giden kadınların partisiyiz. Biz alın teri döküp evine, eşine ekonomik katkı sağlamak için temizliğe giden kadınların partisiyiz. Onlarla biz oturduk sofraya. Onları dinledik. Başka hangi genel başkan yaptı? Hiçbir genel başkan yapmadı. Ama bu kardeşiniz onların sofrasına oturdu. Beni sofralarına kabul ettikleri için o temizliğe giden kadınlara, iş yerlerine ve evlere temizliğe giden kadınlara şükran borçluyum.</p>

<p>Onlara da gelecek vaat etmek zorundayız. Güvence vaat etmek zorundayız. Bunu yapamazsak biz kimsesizlerin kimsesi partisi olamayız. Bizim görevimiz onların hakkına, hukukuna sahip çıkmaktır. Biz yıllar yılı bu coğrafyada, Türkiye'de kamu kurumlarının neredeyse tamamında sendikadan kaçınmak, hak aramalarını engellemek için çalıştırılan taşeron işçilerin yanında durduk. Önce onları Erzurum'dan başlayarak örgütledim. Bölge bölge örgütledim. Bölge bölge dernek kurmalarını sağladım. Sonra İstanbul'da, Kadıköy'de onların temsilcileriyle bir toplantı yaptık. Ve taşeron işçilerin kadro alması için en büyük mücadeleyi verdik. Sendikaların sahip çıkmadığı o işçilere Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz sahip çıktık ve onlara kadro aldırdık. Kimsesizlerin kimsesiyiz. Biz halkın umuduyuz. Biz halkın umudu olmazsak görevimizi yapmamış oluruz. Cumhuriyet'e karşı görevimizi yapmamış oluruz. Kadına, erkeğe, yaşlıya, gence, engelliye karşı görevimizi yapmamış oluruz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz ve biz kimsesizlerin kimsesi olmak zorundayız.</p>

<p>"KÖŞEYİ DÖNEN SİYASETÇİ İSTEMİYORUZ"</p>

<p>Biz aynı zamanda siyasette ahlakı, siyasette erdemi savunan bir partiyiz. İlk kez Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosu'na, evet ilk kez Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosu'na, Siyasi Ahlak Kanunu teklifi veren bir partiyiz. Siyasette ahlak olmazsa olmaz. Ahlaklı olacaksınız. Erdemli olacaksınız. Kişilikli olacaksınız. Doğru dürüst görev yapacaksınız. Siyaset temiz insanların işidir. Temiz insanların, düzgün insanların, ahlaklı insanların işidir siyaset. Siyaset böyledir. Olmazsa olmaz. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Siyaset köşeyi dönme aracı değildir. Siyaset ev, apartman alma aracı değildir. Eğer siz siyasete girdiyseniz, kendinize mi hizmet edeceksiniz, topluma mı hizmet edeceksiniz? Toplumun zenginleşmesi lazım. Toplumun varlıklı olması lazım. Çalan, çırpan, köşeyi dönen siyasetçi istemiyoruz. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili yolsuzluk yapanlarla yan yana duramaz. Malı götürenlerle yan yana duramaz. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili bunu yapamaz. Eğer yolsuzluk yapmak istiyorsan, malı götürmek istiyorsan derhal ama derhal partinin dışına çıkacaksın. Bu parti kimsesizlerin kimsesidir, bir daha söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi kimsesizlerin kimsesi partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nde ahlak vardır, erdem vardır. Gelenek vardır, töre vardır. Cumhuriyet Halk Partisi devlet kuran bir partidir. Devlete yön veren bir partidir.</p>

<p>"SİYASİ AHLAK YASASI YENİDEN MECLİS'E SUNULACAK"</p>

<p>Evet, bunları bilmek zorundayız değerli arkadaşlarım. Bunları bilmezsek kimliğimizi kaybederiz. Kimliğimizi, kişiliğimizi kaybederiz. Biz kimliği, kişiliği, adabı ve erdemi kendi tarihimizden, başta Mustafa Kemal olmak üzere kendi parti büyüklerimizden aldık. Onların yolundan yürüdük. Toplumu anlamaya çalıştık. Toplumu bilmeye çalıştık. Onların dertlerini dinlemeye çalıştık. Ve sorunlarına çözüm üretmeye çalıştık. Siyasi Ahlak Kanunu olmazsa olmaz. Siyasi Ahlak Kanunu çıkacak. Teklifi yeniden Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri Meclis'e verecekler. Sarayda oturan zata da sesleniyorum. Eğer siyasi ahlakı savunuyorsan, siyasette kirlilik olmasını istemiyorsan o zaman sen de destek vereceksin kardeşim. Bütün partilere sesleniyorum. Destek vereceksin.</p>

<p>Yine Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz insanların kimliğine saygılıyız. Hangi kimlikten olursa olsun her kimliğin bizim başımızın üstünde yeri vardır. Çünkü hiç kimse kendi kimliğini kendisi seçemez. Annesini ve babasını kendisi seçemez. Dolayısıyla kimlik kişinin elinde değildir. Doğuştan gelen bir kazanımdır. Dolayısıyla bu kimliğe her parti, özellikle de bütün Cumhuriyet Halk Partililer saygı gösterecek. Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Hiç kimseyi. Ben uzun süre, bir anlamda toplumun dışlanmış kesimi olarak görülen Roman kardeşlerimle de defalarca toplantı yaptım. Roman kardeşlerimle bir araya geldim. Onların sofrasına da oturdum. Onların müziğini de dinledim. Onların sorunlarını nasıl çözeceğimizi de onlara anlattım. Dediğim gibi toplumun her kesimiyle beraber olmak zorundayız. Bizim eğitimimiz, bizim kültürümüz, bizim tarihimiz, bizim hoşgörümüz, bizim inancımız insanları dışlamayı zorunlu kılmaz. Dahası, dışlamayı doğru bulmaz. Biz kimseyi dışlamıyoruz. Allah'ın yarattığı her canlı bizim için kutsaldır. Her canlı bizim için kutsaldır. İnsanların inancına saygı duyacağız. Bütün insanların. Kim olursa olsun, hangi inançtan olursa olsun. Çünkü hesap vereceğimiz yer yüce Tanrı'dır. Allah'a hesap vereceğiz. Kula hesap vermiyoruz biz. O nedenle herkesin inancı benim başımın üstündedir. Herkesin inancına saygı duyarım ben. İnanç, kimlik siyaset konusu olmaz. Bunlar saygı duyulması gereken alanlardır. Herkesin yaşam tarzına da saygı duyacağız. Herkesin yaşam tarzı bizim için değerlidir. O, siyasetin dışındadır. Başörtüsü mü takarsın? Başımın üstünde. Başın mı açık? Başımın üstünde. Bunlara girilmez. Bunlara girdiğiniz andan itibaren toplumu ayrıştırırsınız. Toplumu bölersiniz. Toplumu birleştireceğiz. Herkesin yaşam tarzına saygı göstereceğiz. Tarlada çalışan kadın da bizim için değerlidir. Fabrikada çalışan kadın da bizim için değerlidir. Dolayısıyla toplumun her kesimine saygı duymak zorundayız. Toplumun her kesimine saygı duyacağız.</p>

<p>"RÜŞVETİN HER TÜRÜNÜ ORTADAN KALDIRACAĞIZ"</p>

<p>Ve varsa sorunları, çözüm adresi neresidir? Cumhuriyet Halk Partisi. Neden? Çünkü biz kimsesizlerin kimsesiyiz. Sorununu anlatan, sorunu yaşayan kişi gelecek, sizin kapınızı çalacak. 'Ey Kılıçdaroğlu, ey il başkanı, ey ilçe başkanı, ey gençlik kolları, ey kadın kolları başkanı... Böyle bir derdimiz var. Bunu ancak Cumhuriyet Halk Partisi çözer. Onun için geldik.' diyecekler. Bu özgüveni toplumun her kesimine vereceksiniz. Bu özgüveni vereceksiniz toplumun her kesimine. Milyonlarca aile ay başını nasıl getireceğim diye uğraşıyor. Milyonlarca aile. Hepsi dertli. Emeklinin derdi var. İşsizin derdi var. Çalışanın derdi var. Herkesin derdi var. Bunların çözülmesi lazım. Bunun için herkesin bu ülkede akşam sofraya huzur içinde oturabilmesi, bir gelecek güvencesine sahip olması lazım. Biz buna ne diyorduk? Aile Destekleri Sigortası. Hiçbir aile yoksul kalmamalı. Her ailenin asgari bir gelir güvencesi olmalı. Bu taahhüt ne zaman verilmiş? 1980'lerde verilmiş. Nereye verilmiş? Uluslararası Çalışma Örgütü'ne verilmiş. 9. sigorta dalını uygulamıyorlar. 'Efendim ben sana yardım ediyorum, sen de bana oy ver. Ben sana para vereyim, sen bana oy ver.' Bu siyasi rüşvetçiliktir. Siyasi rüşvetçiliği kapatacağız. Rüşvetin her türünü ortadan kaldıracağız. Rüşvet alanlardan bunun hesabını soracağız. Rüşvet alanların, malı götürenlerin hesabını soracağız. O bizim görevimiz. Sormazsak tüyü bitmemiş yetim bize hakkını helal etmez. Söylüyorsan, ağzından bir laf çıkıyorsa hesabını soracaksın kardeşim. Veya hesabını vereceksin. Efendim, biz düşünce özgürlüğünü her yerde savunuruz.</p>

<p>"SELAHATTİN DEMİRTAŞ NEDEN HAPİSTE?"</p>

<p>Benim gibi düşünmeyen insan da saygıdeğerdir. Bakın, bir daha ifade edeyim. Herkes bizim gibi düşünmek zorunda değil. Belki biz eksik düşünüyoruzdur. Belki biz yanlış düşünüyoruzdur. İlla ben her şeyi doğru bileceğim diye bir kural yok ki. O nedenle düşünce özgürlüğü kadar değerli bir şey yoktur. Örnek mi istiyorsunuz? Bir şey anlatayım size. Bir dönem bütün insanlık dünyanın düz olduğuna inanırdı. Sonra birisi çıkıp diyor ki: 'Siz dünya düz diyorsunuz ama dünya yuvarlak.' Bir dönem yerçekimi kanunundan kimsenin haberi yoktu. Ama birisi kalktı, elma ağacının altında yatarken kafasına bir elma düştü. Ne dedi? Newton oldu galiba, değil mi? Ne diyor? 'Ya bu elma niye yukarıya doğru gitmiyor da aşağıya doğru gidiyor?' Bakın, dünyanın en basit sorusunu soruyor ve yüce yaradanın bir sırrını keşfediyor. Düşünce böyle bir şeydir. Düşünce özgürlüğü de bunun için değerlidir. O nedenle her düşünceye otomatik olarak karşı çıkmak yerine, her düşünceye saygı göstermemiz lazım. Düşünen insan bizim için değerlidir. Yüce yaradanın bize akıl vermesinin temelinde düşünme ve sorgulama vardır. Düşünme ve sorgulama sadece insanlara özgüdür. Bizim dışımızdaki bütün canlılar içgüdüleriyle hareket ederler. Ama insanoğlu aklıyla hareket eder. Yüce yaradan kitabında ne diyor? Defalarca, 'Aklınızı kullanmıyor musunuz?' diye soruyor. Aklımızı kullanacağız. O nedenle düşünce kadar, düşünce özgürlüğü kadar değerli bir şey yoktur. O nedenle diyoruz. Neden insanlar düşüncelerinden ötürü hapiste? Buna karşı çıkıyoruz. Selahattin Demirtaş niye hapiste? Buna karşı çıkıyoruz. Can Atalay siyasi düşüncesi nedeniyle neden hapiste? Buna karşı çıkıyoruz. Neden siyasi düşüncesi dolayısıyla insanları hapse atıyorsunuz? Bunları sorgulamak zorundayız. Tayfun Kahraman neden içeride? Değil mi? Neden içeride? İnsanların düşüncelerine saygı duyacaksınız. Hangi görüşten, hangi kimlikten, hangi inançtan olursa olsun insanların düşünceleri, düşünmeleri çok ama çok değerlidir. Onlardan ibret alacağız ve ders çıkaracağız hep beraber. Ne dedik? Cumhuriyet Halk Partisi bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.</p>

<p>"MEDYAYA DA ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ"</p>

<p>Bu toplumun en yoksul kesimi hangisi? Orman köylüleri. Orman köylüleriyle ilk toplantıyı yapan da Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Onların dertlerini dinleyen de Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Orman köylüsünün nasıl yaşadığını, nasıl geçindiğini, hangi sorunlarla karşı karşıya kaldığını siyasetçilerin pek umurunda bile değil. Onları, 'Nasıl olsa ben kandırırım. Din, iman, Allah, peygamber derim; onlar gelir bana oylarını verirler.' diye düşünüyorlar. Biz de din, iman, Allah, peygamber deriz. Ama insana hizmet ederiz biz. Yüce yaradanın bize verdiği akıldan yola çıkarak bütün bu sorunların çözümünü üretiriz. Orman köylüleriyle her türlü birlikteliği sağlamamız gerekir. Düşünce özgürlüğü isterken medyaya da özgürlük istiyoruz. Medyaya da özgürlük istiyoruz. Kutuplaşan bir medya toplumu böler. Kirlenen bir medya toplumu aydınlatmaz. Medyanın özgür, doğru, bağımsız ve ahlaki temelde yayın yapması lazım. Uluslararası kurallar var. O kurallara uyulması lazım. Yerel medyanın sorunları var. Yerel medyayla ilgili olarak ilk kez Türkiye genelindeki bütün yerel medya kuruluşlarıyla geleneksel toplantımızı yapan Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Onlara sahip çıkan Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Onların dertlerini dinleyen Cumhuriyet Halk Partisi'dir. O nedenle biz kimsesizlerin kimsesi olarak yolumuza devam edeceğiz.</p>

<p>"YOLSUZLUĞU, HIRSIZLIĞI VARSA YANINDA DURMAM"</p>

<p>Siyaset hesap verme sanatıdır. Hesap verme sanatıdır. Hesap verebiliyorsanız siyaset yapacaksınız. Hesap veremediğiniz andan itibaren size hesap soracak kişinin esiri olursunuz. Bir daha ifade edeyim. Hesap verecek konumda değilseniz, iyi de meydana çıkıp herkesten hesap soruyorsanız sizden değerli kimse yoktur. Ama hesap soran, açığınız varsa, açığınızı keşfeden insanın esiri olursunuz. Tutsak olursunuz. Söz edemezsiniz, konuşamazsınız. Olmaz. Siyasetçi öyle değil. Siyasetçi temiz ve ahlaklı olmak zorunda. Yolsuzluklara karşı çıkacağız. Ben siyasette yolsuzluklara karşı çıktığım için, yolsuzluklarla mücadele ettiğim için tanındım. Bana bir ara dediler ki, 'Ya şu adam çok değerli. Bak, hapse atıldı. Sen de bunun yanında dur.' Yolsuzluğu varsa durmam. Hırsızlığı varsa durmam. Durmam. Ahlaklı insanın başımın üstünde yeri vardır. Temiz insanın başımın üstünde yeri vardır. Düzgün insanın başımın üstünde yeri vardır. Peki, siyaset ne için yapılır? Halk için yapılır. Halkın sorunlarını çözmek için yapılır. Halkın dertlerini dile getirmek için yapılır. Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık şerefli, onurlu, dik duran, hiç kimseye boyun eğmeyen bir partidir.</p>

<p>"BEŞLİ ÇETELERLE NEDEN MÜCADELE EDİLMİYOR?"</p>

<p>Biz mücadele alanlarımızda yolsuzluklarla mücadele ettik, değil mi? Beşli çeteleri Allah aşkına niye dillendirmiyorlar? Niye 'beşli çeteler' demiyorlar? Devleti soyanlarla niye mücadele etmiyorlar? Üzerine yürüdüm. Her türlü mücadeleyi yaptım. Onların dağıttıkları paralarla, onların satın aldığı gazetelerle, onların satın aldığı televizyon kanallarıyla birebir mücadele ettim. Etmeye de devam edeceğim. Hiç kimse endişe etmesin. Eğer bugüne kadar susuyorsak edebimizden susuyoruz. Edebimizden. Edebimizden susuyoruz.</p>

<p>"UYUŞTURUCU BARONLARININ HESABINI SORACAĞIZ"</p>

<p>Türkiye'nin en temel sorunlarından birisi de uyuşturucu. Uyuşturucu baronlarıyla mücadele edeceğim. O baronların kimliğini de, adını da, soyadını da şirketlerini de hepsini açıklayacağız. Yeri geldiğinde. Devletin içine çöreklenen, siyasetten destek alan uyuşturucu baronları var. Uyuşturucu... Çocuğu uyuşturucu kullanan ailelerle ilk toplantıyı yapan gene Cumhuriyet Halk Partisi. Gene o aileleri dinleyen Cumhuriyet Halk Partisi. O mücadeleyi yapan Cumhuriyet Halk Partisi. Türkiye'nin önündeki işsizlikten çok daha büyük bir sorun olarak önümüze doğuyor. İşsizlikten çok daha büyük. Uyuşturucunun nereden geldiğini biliyoruz. Nerede gemilerin değiştirildiğini biliyoruz. Hangi limanlara getirildiğini biliyoruz. O baronların adını biliyoruz. Ne kadar uyuşturucunun Türkiye'de, ne kadarının da Türkiye üzerinden Avrupa'ya gittiğini biliyoruz. Kim biliyor? CHP biliyor. Ama devletin bütün duyarlı organları biliyor. Ama siyasi otorite onlara mahkum. Paralarına mahkum. Çünkü istediği kişiyi satın alabiliyor. Parayla satın alınmayacak adamların Cumhuriyet Halk Partisi'nde olması lazım. Bir daha ifade edeyim. Parayla, pulla, rüşvetle satın alınmayacak adamların Cumhuriyet Halk Partisi'nde olması lazım. Bizim görevimiz budur. Biz bunu yapacağız. İster uyuşturucu baronu olsun, ister bakan olsun, ister milletvekili olsun, kim olursa olsun. Hesabını sormazsam bana da Kılıçdaroğlu demesinler. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yargı bağımsızlığı olmazsa olmaz diyoruz. Yargı bağımsızlığı olmazsa olmaz. Tek adam rejiminde demokrasi olmaz.</p>

<p>"TEK ADAM REJİMİYLE MÜCADELE EDEN KILIÇDAROĞLU'DUR"</p>

<p>Tek adam rejimiyle mücadele eden Kılıçdaroğlu'dur. Hiç kimse unutmasın. Tek adam rejimi olmaz. Yürümez. Devleti, koca devleti bir kişiye teslim edemezsiniz. Parlamentonun güçlü olması lazım. Güçlü bir parlamentoya ihtiyacımız var. Bu Meclis, Mustafa Kemal Atatürk'e Başkomutanlık yetkisini sınırlı süreyle vermiş. Süre tamamlandığında bir daha yetki istemiyor. 600 milletvekilliğinden söz etmiyorum. İşi gücü olmayan 600 milletvekilliğinden söz etmiyorum. Bu ay Meclis'te oylama yapılıyor. 74 milletvekili AK Parti'den, milletvekili yok ama onlara sahte oy pusulası götürdüler. 74 milletvekili... Kendisi nerede? Ya bir kahvede, ya başka bir yerde, ya Ankara dışında. Ama hem Meclis'te görünüyor hem de bunun için olumlu oy kullanıyor. Sahtekarlığın dik alası. O sahtekarlığın dik alasıyla mücadele edeceğiz. Meclis Başkanına söyledim. Televizyonda da söyledim. Sen onurlu bir Meclis Başkanıysan o 74 kişiye hesap sorarsın. Hesap sormuyorsan sen de aynı yolun yolcususun. Kim hesabı soracak? Cumhuriyet Halk Partisi soracak. Sahtekarlık yapan bir milletvekilinden bu memlekete hayır mı gelir ya? Hayır mı gelir ya? AK Partili kardeşlerime de sesleniyorum. Diğer kardeşlerime de sesleniyorum. Sahtekarlık yapanlara oy vermeyin. Onların size bir faydası olmaz. Onların memlekete de faydası olmaz. Onurlu insan, yiğit insan, temiz insan, düzgün insan sahtekarlık yapmaz. Niye sahtekarlık yapıyor? Hangi gerekçeyle sahtekarlık yapıyor? Bunlarla mücadele edeceğiz. Kim? Cumhuriyet Halk Partisi mücadele edecek. Atatürk'ün partisi mücadele edecek.</p>

<p>"TEK ADAM REJİMİNİ DE DEĞİŞTİRECEĞİZ"</p>

<p>Dolayısıyla biz tek adam rejimini de değiştireceğiz. İnşallah göreceksiniz, değiştireceğiz. Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz. Gerçek anlamda. Türkiye gündeminden son 2,5 yıldır koptuk. Türkiye gündeminden, halkın gündeminden koptuk. Halkın gündemiyle siyasetin gündemi farklı olur. Bizim gündemimiz halkın gündemi. Bizim kavgamız ekmek kavgasıdır. Bizim kavgamız ahlak kavgasıdır. Bizim kavgamız devlette liyakat kavgasıdır. Bizim kavgamız iş bulamayan üniversite mezununa iş bulma kavgasıdır. Bizim kavgamız helal lokmanın, helal sofranın her evde kurulması kavgasıdır. Bizim kavgamız budur. Biz siyasetten başka bir şey istemiyoruz. Zenginleşme gibi bir niyetimiz yok. Çok şükür öyle bir niyetimiz de yok. Dünyada hiç kimse bugün sahip olduğu mal varlığının gerçek sahibi değil. Hepimiz faniyiz, hepimiz faniyiz. Önemli olan nedir? Geride hoş bir seda bırakmak. Bu ahlak demek. Bu erdem demek. Her gittiğiniz yerde bunları konuşacaksınız. Yok bu oldu, yok şöyle oldu... Bunları bırakın kardeşim. Türkiye'nin gerçek gündemine dönün kardeşim. Türkiye'nin gerçek gündemine dönün. Ona bakın kardeşim. Çocuğu işsiz, uyuşturucu belası, tefeciler, kumarhaneler... Ya Türkiye'yi kumarhaneye çevirdiler. Türkiye bütün bunları aşma kapasitesine sahip.</p>

<p>Bunları gerçekleştirecek olan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, halkın partisi. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi geleceğin partisi. Dünyada 100 yılı aşkın süredir ayakta kalan 4-5 partiden birisi de Cumhuriyet Halk Partisi. Şerefli bir partidir. Onurlu bir partidir. Kirlenmemiş bir partidir. Arınmak zorunda olan bir partidir. Neyse, çok şükür o da büyük ölçüde gerçekleşti. Biz bunları yapmak zorundayız. Ahlaklı, erdemli insanların partisiyiz. Biz bunları yapmak zorundayız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/kemal-kilicdaroglundan-chp-aciklamasi-yolsuzluk-yapan-partinin-disinda-olmali</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/09/kilicdar.jpg" type="image/jpeg" length="33108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan cezaevi ve hastane sevki iddialarına açıklama]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligindan-cezaevi-ve-hastane-sevki-iddialarina-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligindan-cezaevi-ve-hastane-sevki-iddialarina-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Kadın Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu ve hükümlülerin hastane sevklerine ilişkin sosyal medyada yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Açıklamada, Ahbap soruşturması kapsamında tutuklu bulunan E.G.'ye ayrıcalık tanındığı yönündeki iddiaların da kamera kayıtlarıyla çürütüldüğü belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 23 Temmuz 2026 tarihinde bir sosyal medya hesabından Marmara Kadın Ceza İnfaz Kurumu'ndaki hastane sevkleri ve Ahbap soruşturması kapsamında tutuklu bulunan E.G.'ye yönelik uygulamalara ilişkin paylaşımlar üzerine yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Başsavcılık açıklamasında, söz konusu paylaşımlarda hastane randevularının haftalar sonrasına verildiği, tutuklu ve hükümlülerin sevk sırasında havasız araçlarda kelepçeli şekilde taşındığı, uzun süre kelepçeli bekletildikleri, kendilerine su verilmediği ve E.G.'nin ise ayrı bir araçla, kelepçesiz ve sıra beklemeden hastaneye götürüldüğü yönündeki iddiaların yer aldığı hatırlatıldı.</p>

<h2>"SEVKLER ÖNCELİK VE GÜVENLİK ESASINA GÖRE YAPILIYOR"</h2>

<p>Açıklamada, ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin hastane sevklerinin, kurum aile hekimleri tarafından belirlenen öncelik ve aciliyet sıralaması esas alınarak, devlet hastanelerinin hasta kabul kapasitesi doğrultusunda planlandığı belirtildi.</p>

<p>Başsavcılık, sevk ve nakil işlemleri sırasında güvenlik tedbirlerine azami ölçüde riayet edildiğini ifade etti.</p>

<h2>"KAMERA KAYITLARI İNCELENDİ"</h2>

<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamera kayıtlarının incelendiğini belirterek, Ahbap soruşturması kapsamında tutuklu bulunan E.G. hakkında şu bilgiyi paylaştı:</p>

<p>"Kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde, tutuklu E.G.'nin kelepçesinin araca bindirilmeden önce takıldığı ve ceza infaz kurumuna teslim edilmeden önce çıkarıldığı tespit edilmiştir."</p>

<h2>"İAŞELER EŞİTLİK İLKESİ GÖZETİLEREK SAĞLANIYOR"</h2>

<p>Açıklamada ayrıca, hükümlü ve tutukluların hastane sevkleri sırasında iaşelerinin eksiksiz şekilde ve eşitlik ilkesi gözetilerek karşılandığı ifade edildi.</p>

<p>Başsavcılık, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sonuç olarak, söz konusu sosyal medya paylaşımlarında yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır."</p>

<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuna yaptığı açıklamada, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaların ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek sosyal medyada yer alan iddiaları yalanladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligindan-cezaevi-ve-hastane-sevki-iddialarina-aciklama</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/11/cezaevi-2.jpg" type="image/jpeg" length="18263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Gülistan Doku açıklaması: "Dosyanın peşini bırakmayacağız"]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/adalet-bakani-akin-gurlekten-gulistan-doku-aciklamasi-dosyanin-pesini-birakmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/adalet-bakani-akin-gurlekten-gulistan-doku-aciklamasi-dosyanin-pesini-birakmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku'nun akıbetinin aydınlatılmasına yönelik yürütülen soruşturmalarda yeni bir operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı. Gürlek, 32 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığını, 15 kişinin tutuklandığını ve kırmızı bültenle yakalanan bir şüpheli için Türkiye'ye iade sürecinin başlatıldığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet başsavcılıklarınca Gülistan Doku'nun akıbetinin ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen soruşturmalara ilişkin açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmaların İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde çok yönlü ve kapsamlı şekilde sürdürüldüğünü belirten Gürlek, bu hafta düzenlenen yeni dalga operasyonlarda önemli adımlar atıldığını ifade etti.</p>

<p>Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre operasyon kapsamında 32 şüpheli hakkında adli işlem gerçekleştirildi. Bu kişilerden 15'i tutuklanırken, 14 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Ayrıca kırmızı bülten kapsamında yakalanan bir şüphelinin Türkiye'ye iadesi için süreç başlatıldı, 2 şüphelinin ise gözaltı işlemleri sürüyor.</p>

<p><strong>DELİLLER ÇOK YÖNLÜ İNCELENİYOR</strong></p>

<p>Gürlek, soruşturma kapsamında HTS kayıtları, daraltılmış baz kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, dijital materyaller, mali hareketler, hastane kayıtları, araç incelemeleri ile DNA ve diğer kriminal bulguların titizlikle değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Silindiği veya değiştirildiği değerlendirilen dijital kayıtların yeniden elde edilmesine yönelik teknik çalışmaların da sürdüğünü belirten Gürlek, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için tüm delillerin eksiksiz şekilde toplanmasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<p><strong>SORUŞTURMAYA KATKI SUNAN KURUMLARA TEŞEKKÜR</strong></p>

<p>Adalet Bakanı, soruşturmayı yürüten Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet başsavcılıkları başta olmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, JASAT ekipleri, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı, MASAK ve Adli Tıp Kurumuna teşekkür etti.</p>

<p><strong>"MADDİ GERÇEĞİN ÜZERİNİN ÖRTÜLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ"</strong></p>

<p>Gürlek, açıklamasında soruşturmanın kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ucu nereye giderse gitsin, maddi gerçeğin üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz. Gülistan Doku'nun akıbeti bütün yönleriyle aydınlatılıncaya, sorumlular adalet önünde hesap verinceye kadar bu dosyanın peşini bırakmayacağız."</p>

<p>Bakan Gürlek'in açıklaması, kamuoyunun yakından takip ettiği Gülistan Doku soruşturmasında adli sürecin devam ettiğini ve yeni delillere ulaşılması amacıyla çalışmaların sürdüğünü ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/adalet-bakani-akin-gurlekten-gulistan-doku-aciklamasi-dosyanin-pesini-birakmayacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/06/akingurlek-6.webp" type="image/jpeg" length="52678"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erken emeklilik geliyor: Kimleri kapsıyor, detaylar ne?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilik ile ilgili yapılacak yeni düzenleme ile Bağ-Kur prim gün sayısının, SSK'lılar gibi 7200 güne düşürülmesi gündemde. Böylece 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emeklilik sistemi için önemli bir değişiklik yolda. Geçtiğimiz yıl duyurulan Bağ-Kur prim eşitleme planı somut adımlarla hayata geçiriliyor. Bu düzenlemeyle yaklaşık 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.</p>

<p><img alt="20 Eodz.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/20-eodzjpg.webp" / width="750" height="421"></p>

<p>İktidara yakın medyaya yansıyan haberlere göre; planlanan düzenleme ile Bağ-Kur'luların prim gün şartının 9 binden 7 bin 200'ye indirilmesi bekleniyor. Bu değişiklikten etkilenecek olan yaklaşık 1 milyon Bağ-Kur'lu, emeklilik sürecinde büyük bir beklenti içinde.</p>

<p><img alt="10 K0Qp.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/10-k0qpjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenleme kapsamında, bakkal, kasap, berber, kuaför ve ayakkabı tamircisi gibi küçük esnaf işletmelerinin prim gün şartının 7 bin 200'e düşürülmesi hedefleniyor. Bu adımın, küçük esnafın emeklilik sürecinde önemli bir iyileştirme sağlaması bekleniyor.</p>

<p><img alt="03 P7O3.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/03-p7o3jpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<p>Ancak, küçük esnaf kategorisine hangi işletmelerin gireceği, henüz hazırlanacak olan kanun teklifiyle netlik kazanacak. Bu konuda konuşulan kriterler arasında 10 ve altında personel çalıştıran işletmelerin düzenlemeden yararlanabileceği belirtiliyor. Kanun teklifinin detayları ve içeriği, gelecek süreçte netlik kazanacak.</p>

<p><img alt="37 Kyav.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/37-kyavjpg.webp" / width="864" height="486"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenleme kapsamına girecek olan Bağ-Kur'lular, 7 bin 200 prim gününü tamamladıklarında ve diğer koşulları da sağladıklarında emekli olabilecekler. Eğer reform tüm süreleri kapsarsa, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek Bağ-Kur'lu erkekler 60, kadınlar ise 58 yaşında emekli olabilecekler. Ayrıca, son 3.5 yıl içinde Bağ-Kur'dan SSK'ya geçenler de 7200 günü tamamlamışlarsa Bağ-Kur kapsamında emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="22 B3Ym.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/22-b3ymjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenlemeyle birlikte yaş şartının da göz önüne alındığı, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartının bin 800 gün azalacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="39 Pko8.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/39-pko8jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Ancak, bu kişilerin emekli olabilmeleri için 7 bin 200 prim gününü tamamlamalarının yanı sıra belirlenen yaş şartını da karşılamaları gerekecek. 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Bu düzenleme, son 3.5 yıl içinde SSK'lı çalışma durumunu ortadan kaldırarak, daha esnek bir emeklilik imkanı sağlayacak.</p>

<p>1 Ekim 2008'den önce sigortalı olanların emekli olacakları kurumu belirleyecek olan düzenleme, son 7 yıllık sigortalılık süresinin yarısından bir fazlasını hangi statüde gerçekleştirdiyse o statüden emekli olmalarını sağlayacak. Bu kural, emeklilik kurumunu belirlemede geçerli olacak ve sigortalının en çok prim ödediği dönemi esas alacak.</p>

<p><img alt="48 1J3J.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/48-1j3jjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Bu gelişmelerle birlikte, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle Bağ-Kur'lular arasında emeklilikle ilgili süreçlerde önemli değişiklikler yaşanması bekleniyor.</p>

<p><img alt="02 Vzij.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/02-vzijjpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<h2>KİMLERİN YAŞI DA TAMAMLAMASI GEREKECEK?</h2>

<p>Düzenleme kapsamında, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartı bin 800 gün azalacak. Ancak, emekli olabilmeleri için yaş şartını da tamamlamaları gerekecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte, bu kişilerin prim gün şartı 7 bin 200'e indirilecek, ancak emekli olabilmeleri için yaş şartını da karşılamaları gerekecek. Dolayısıyla, 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecek.</p>

<p><img alt="89 Tcn6.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/89-tcn6jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<h2>5 YIL ÖNCE EMEKLİ OLUNABİLECEK</h2>

<p>Bağ-Kur'lular, EYT yasasından faydalanamadıkları için 9000 prim günü şartıyla emekli olamıyordu. Ancak, Bakanlık tarafından başlatılan bir çalışma hayata geçerse, Bağ-Kur'luların emeklilik için gereken prim günü şartı 7200'e düşecek ve böylece 5 yıl önce emekli olabilecekler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/emekli-10.jpg" type="image/jpeg" length="20895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surlarında 75 meşale ile Newroz kutlaması]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p><a href="https://artigercek.com/kultur-sanat/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi-287847h" rel="nofollow" target="_blank"><strong><em>Artı Gerçek’ten Refik Tekin’in haberine göre</em></strong>,</a> kutlamada erbane eşliğinde Kürtçe Newroz şarkıları seslendirildi.</p>

<p><img alt="D S C F6528" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6528.jpeg" / width="1068" height="712"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyarbakır surları erbane ve meşalalerin eşlik ettiği Newroz kutlamasında tarihi anlara ev sahipliği yaptı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Tarihi surlarda akşam saatlerinde gerçekleştirilen kutlamada ikonik görüntüler ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="D S C F6547" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6547.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamaya DEM Parti Diyarbakır il eşbaşkanları, milletvekili Adalet Kaya, DEM Parti büyükşehir belediye eşbaşkan adayları ve çok sayıda kişi katıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6669" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6669.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamada 75 erbane ve meşale kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 01:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/newrozzz.jpg" type="image/jpeg" length="86730"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
