<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Münevver</title>
    <link>https://www.gazetemunevver.com.tr</link>
    <description>Doğru, Güvenilir ve Tarafsız Habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 04 Sep 2026 18:01:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden ihale alan 36 şirket hakkında soruşturma]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesinden-ihale-alan-36-sirket-hakkinda-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesinden-ihale-alan-36-sirket-hakkinda-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinin gerçekleştirdiği ihalelerle ilgili 36 şirket hakkında “örgütlü suçlar” kapsamında soruşturma başlattı. Başsavcılık, söz konusu şirketlerin katıldığı veya kazandığı tüm ihalelerin listesini ABB’den istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ve belediye iştiraklerinin açtığı ihalelerle ilgili 36 şirket hakkında “örgütlü suçlar” kapsamında soruşturma başlattı. Başsavcılık tarafından ABB’ye gönderilen yazıda, soruşturma kapsamında adı geçen şirketlerin katıldığı veya kazandığı tüm ihalelerin listesinin hazırlanarak Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne elden teslim edilmesi talep edildi.</p>

<p>Başsavcılığın talebi, ABB Hukuk Müşavirliği tarafından belediyenin tüm birimlerine ve iştiraklerine iletildi.</p>

<p>İstenen listede, soruşturma kapsamında adı geçen 36 şirketin ABB ve iştiraklerinin açtığı ihalelere hangi tarihlerde katıldığı ve hangi ihaleleri kazandığına ilişkin bilgilerin yer alması bekleniyor.</p>

<p>Dosyada, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek döneminde belediyeden ihale alan şirketlerin de bulunduğu bilgisi paylaşıldı.</p>

<p>Soruşturmayla ilgili resmi kaynaklardan şu ana kadar herhangi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p><strong>SORUŞTURMADAKİ 36 ŞİRKET BELLİ OLDU</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında ihale bilgileri istenen 36 şirketin isimleri şöyle:</p>

<p>Enfest Organizasyon Turizm İthalat İhracat İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Festiva Organizasyon Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Üregen Taahhüt İnşaat Mühendislik Danışmanlık Madencilik Sanayi İç Ve Dış Ticaret Ltd. Şirketi</p>

<p>Sefa Geri Dönüşüm İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Üregen Enerji Elektrik İnşaat Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Y.Y. Yaşar İnşaat Mühendislik Harita Proje Emlak Mobilya Taahhüt Turizm Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.</p>

<p>Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Evren Sahne Teknolojileri Ses Işık Görüntü Sistemleri Elektrik Elektronik Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.</p>

<p>Ege Grup Fidan Peyzaj İnşaat Proje Otomotiv İhracat Ve İthalat Limited Şirketi</p>

<p>Dora Peyzaj Proje Tasarım Danışmanlık Sanayi Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Efe Global Besicilik Hayvancılık Peyzaj İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.</p>

<p>Onur Üretim Yapı Peyzaj Tarımsal Üretim İnşaat İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Genç İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç Marina Yapı İnşaat Sanayi Ve Turizm Ticaret Anonim Şirketi</p>

<p>Gen-Ka İnşaat Elektrik Turizm Nakliye Akaryakıt Madencilik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi</p>

<p>Lilyum Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi</p>

<p>Tasfiye Halinde Öz Emir Metal Makina İmalat İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Tasfiye Halinde Uluçınar Peyzaj Elektrik İnşaat Gıda Taşımacılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>SGS Yapı Elemanları Dekorasyon İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Beta Global Madencilik İnşaat Limited Şirketi</p>

<p>Göray Yapı Elemanları Reklam İnşaat Tesisat Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>İBK Yapı İnşaat Otomotiv Emlak Plastik Gıda Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>İnci SR İnşaat Anonim Şirketi</p>

<p>Kocalar Beton Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi</p>

<p>Mavi Tuğ Yapı İnşaat Temizlik Hırdavat Elektrik Elektronik Turizm Emlak Otomotiv Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Özkan İnşaat Et Gıda Tekstil Sosyal Hizmetler Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Sedat Kalkan-Panel İnşaat Taahhüt Ticaret</p>

<p>Seddar İnşaat Taahhüt Gıda Petrol Temizlik Güvenlik Hizmetleri Turizm Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Tasfiye Halinde Ars Asrın İnşaat Yapı Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Tasfiye Halinde MSN Madencilik İnşaat Yapı Malzemeleri Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Demiryürek Elektrik İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Anonim Şirketi</p>

<p>BME Birleşik Müteahhitler Enerji Üretim Ve Ticaret Anonim Şirketi</p>

<p>Elinta Elektrik İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Limited Şirketi</p>

<p>Erenler Enerji Üretim Ve Ticaret Anonim Şirketi</p>

<p>Kaman Endüstriyel Yapılar Elektrik Taahhüt Ve İnşaat Ticaret Anonim Şirketi</p>

<p>MDC Enerji Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesinden-ihale-alan-36-sirket-hakkinda-sorusturma</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/abb-1.jpg" type="image/jpeg" length="86163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Kupası’nda ilk tur heyecanı başlıyor: İşte maç programı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiye-kupasinda-ilk-tur-heyecani-basliyor-iste-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiye-kupasinda-ilk-tur-heyecani-basliyor-iste-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Futbolda Ziraat Türkiye Kupası 1. eleme turunda 18 maç oynanacak. TFF, 15-17 Eylül tarihleri arasında yapılacak karşılaşmaların programını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ziraat Türkiye Kupası’nda 1. eleme turu maçlarının programı belli oldu. Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) açıkladığı takvime göre takımlar, kupada bir üst tura çıkmak için 15, 16 ve 17 Eylül tarihlerinde sahaya çıkacak.</p>

<p>Üç gün sürecek ilk eleme turunda 18 karşılaşma oynanacak. Program şöyle:</p>

<p><strong>15 EYLÜL SALI</strong></p>

<p>17.00 – 1923 Afyonkarahisar-Ürgüpspor | Zafer Stadı</p>

<p>20.00 – Altay-Söke 1970 | Alsancak Mustafa Denizli</p>

<p><strong>16 EYLÜL ÇARŞAMBA</strong></p>

<p>14.00 – Karaman FK-Kepezspor | Yeni Karaman</p>

<p>14.00 – Osmanelispor-Eskişehirspor | Osmaneli İlçe</p>

<p>14.00 – Kırıkkale FK-Ejderoğlu Kırşehir | Başpınar</p>

<p>14.00 – Tokat Belediyespor-Keşapspor | Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi</p>

<p>14.00 – Adanaspor-Yeni Malatyaspor | Yeni Adana</p>

<p>14.00 – Kilis Birlikgücü Gençlikspor-Kahta 02 Spor | 7 Aralık</p>

<p>14.00 – Dersimspor-Gelecek Siirt 56 Spor | Tunceli Atatürk</p>

<p>14.00 – Cizre Belediyespor-Hakkari Zapspor | Silopi İlçe</p>

<p>14.00 – Gölespor-Kars 36 Spor | Göle Semt Sahası</p>

<p>14.00 – Bayburtspor-Borçkaspor | Bayburt Genç Osman</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>14.00 – Sinopspor-Arıt Kayadibispor | Sinop Şehir</p>

<p>15.00 – Galataspor-Yalova 77 Spor | İBB Beyoğlu</p>

<p>15.00 – İnkılap Futbol-Beykoz Anadoluspor | Ömerli</p>

<p>15.00 – Uzunköprüspor-Kartal Bulvar Kartalimenspor | Ergene Şehir</p>

<p>17.00 – Bucaspor 1928-Gaziemirspor | Yeni Buca</p>

<p>20.00 – Yeni Mersin İdmanyurdu-Bucak Belediye Oğuzhanspor | Mersin</p>

<p><strong>17 EYLÜL PERŞEMBE</strong></p>

<p>14.30 – Amasyaspor FK-Çankırıgücü | 12 Haziran</p>

<p>19.00 – Orduspor 1967-Torul Belediyespor | 19 Eylül</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Spor</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/turkiye-kupasinda-ilk-tur-heyecani-basliyor-iste-mac-programi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/kupa.webp" type="image/jpeg" length="53834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Magnezyum uykuya iyi geliyor mu? Uzmanlardan ‘plasebo’ uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/magnezyum-uykuya-iyi-geliyor-mu-uzmanlardan-plasebo-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/magnezyum-uykuya-iyi-geliyor-mu-uzmanlardan-plasebo-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uyku sorunu yaşayanların takviye arayışında son dönemde magnezyum öne çıkmaya başladı. 2025’te magnezyum içeren uyku takviyelerinin satışları yüzde 17 artarken, melatonin ürünlerindeki artış yüzde 5’te kaldı. Ancak uzmanlar, magnezyumun uyku kalitesini artırdığına ilişkin bilimsel kanıtların henüz kesin olmadığını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uyku sorunlarına çözüm arayanların son dönemde yöneldiği takviyeler arasında magnezyum dikkat çekiyor. Yıllardır uyku takviyesi denildiğinde akla gelen melatoninin ardından magnezyum içeren ürünlere olan ilginin özellikle sosyal medyada hızla yayılması, satış rakamlarına da yansıdı.</p>

<p>Sosyal medya paylaşımlarında magnezyumun sabah sersemliği oluşturmadan daha kaliteli ve derin bir uyku sağlayabileceği öne sürülürken, uzmanlar ise bu iddiaların bilimsel kanıtlarla henüz kesin biçimde desteklenmediğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>MAGNEZYUM TAKVİYESİ SATIŞLARI YÜZDE 17 ARTTI</strong></p>

<p>NBJ verilerine göre, 2025 yılında magnezyum içeren uyku takviyelerinin satışları yaklaşık yüzde 17 arttı. Aynı dönemde melatonin içeren uyku takviyelerindeki artış ise yaklaşık yüzde 5 seviyesinde kaldı.</p>

<p>Florida Uluslararası Üniversitesi’nden klinik psikolog Jennifer Martin, tüketicilerin magnezyuma yönelmesinde yüksek doz melatonin kullanımına ve melatoninin olası sağlık risklerine ilişkin haberlerin etkili olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar, magnezyuma yönelik ilginin artmasına rağmen takviyenin uyku üzerindeki etkisinin henüz kesin olarak kanıtlanmadığını vurguluyor.</p>

<p><strong>MAGNEZYUM UYKUYA İYİ GELİR Mİ?</strong></p>

<p><strong><i>10Haber’de yer alan habere göre</i></strong> Columbia Üniversitesi’nden Dr. Ka Kahe ile Utah Üniversitesi’nden Kelly Glazer Baron, magnezyumun kasları ve sinir sistemini sakinleştirerek uykuya katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Bununla birlikte mevcut araştırmaların, magnezyum kullanımı ile daha iyi uyku arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi bulunduğunu göstermek için yeterli olmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla magnezyumun bazı kişilerde uykuya yardımcı olabileceğine ilişkin bulgular bulunsa da, bunun herkes için geçerli ve kanıtlanmış bir etki olduğu söylenemiyor.</p>

<p><strong>MAGNEZYUMUN ETKİSİ PLASEBO OLABİLİR Mİ?</strong></p>

<p>Duke Health’ten uyku uzmanı Dr. Sujay Kansagra, magnezyum takviyelerine ilişkin beklentilerin zaman zaman mevcut bilimsel kanıtların önüne geçebildiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Kansagra’ya göre kullanıcıların magnezyum aldıktan sonra bildirdiği bazı olumlu etkiler plasebo etkisiyle ilişkili olabilir.</p>

<p>Bu nedenle magnezyumun uykusuzluğa karşı kanıtlanmış bir tedavi yöntemi gibi görülmemesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MAGNEZYUM GLİSİNAT UYKU İÇİN KULLANILIR MI?</strong></p>

<p>Son dönemde özellikle magnezyum glisinat, uyku amacıyla kullanılan takviyeler arasında daha fazla öne çıkıyor.</p>

<p>Kansagra, yan etkilerinin daha az olabileceği düşünülen bu magnezyum formunun tercih edilebileceğini belirtirken, takviyelerin gelişigüzel kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kontrolsüz takviye kullanımı, uyku apnesi veya kronik uykusuzluk gibi altta yatan sağlık sorunlarının teşhis edilmesini geciktirebilir.</p>

<p>Bu nedenle uzun süren veya tekrarlayan uyku problemi yaşayan kişilerin kendi kendine takviye kullanmaya başlamadan önce hekime danışması öneriliyor.</p>

<p><strong>MAGNEZYUM UYKU İÇİN MUCİZE ÇÖZÜM MÜ?</strong></p>

<p>Mevcut bilimsel veriler, magnezyumun bazı kişilerde uykuya katkı sağlayabileceğine işaret etse de, magnezyum takviyesinin uykusuzluğu doğrudan çözdüğünü gösteren kesin kanıtlar bulunmuyor.</p>

<p>Uzmanlar, sosyal medyada hızla yayılan sağlık iddialarının bilimsel araştırmalarla aynı düzeyde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle uzun süren uyku problemlerinde takviyelerin, profesyonel değerlendirme ve tedavinin yerine geçmemesi gerekiyor.</p>

<p><strong>PLASEBO ETKİSİ NEDİR?</strong></p>

<p>Plasebo etkisi, kişinin etkili bir tedavi aldığına inanması sonucunda belirtilerinde iyileşme hissetmesi olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Bu durumda ortaya çıkan değişim, kullanılan ürünün doğrudan biyolojik etkisinden bağımsız olarak kişinin beklentisi, koşullanması ve tedaviye yönelik algısıyla bağlantılı olabilir.</p>

<p>Uyku takviyeleri açısından değerlendirildiğinde, kişi magnezyumun daha rahat uyumasını sağlayacağına güçlü biçimde inanıyorsa uykuya daha kolay daldığını veya uyku kalitesinin arttığını hissedebilir.</p>

<p>Bu nedenle bilimsel araştırmalarda magnezyumun gerçek etkisini ortaya koyabilmek için takviye kullanan kişilerin sonuçlarının plasebo verilen gruplarla karşılaştırılması önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/magnezyum-uykuya-iyi-geliyor-mu-uzmanlardan-plasebo-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/magnezyum-1.webp" type="image/jpeg" length="97080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Demans riskini azaltmanın yolu orta yaştan geçiyor: 13 yıllık fark ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/demans-riskini-azaltmanin-yolu-orta-yastan-geciyor-13-yillik-fark-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/demans-riskini-azaltmanin-yolu-orta-yastan-geciyor-13-yillik-fark-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de yürütülen uluslararası bir araştırma, orta yaş dönemindeki sağlık durumu ve yaşam alışkanlıklarının ilerleyen yıllardaki demans riskiyle güçlü biçimde ilişkili olduğunu ortaya koydu. Yaklaşık 25 yıl takip edilen 12 binden fazla kişinin verileri, yüksek tansiyon, diyabet ve tütün kullanımından uzak duranların ortalama 13 yıl daha uzun süre demans gelişmeden yaşadığını gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de yapılan yeni bir araştırma, demans riskini azaltmada orta yaş döneminin kritik bir öneme sahip olabileceğini ortaya koydu.</p>

<p>New York Üniversitesi (NYU) araştırmacılarının da yer aldığı uluslararası çalışmada, 55 yaşında demans belirtisi bulunmayan 12 binden fazla kişi yaklaşık 25 yıl boyunca takip edildi. Araştırmacılar, özellikle yüksek tansiyon, diyabet ve tütün kullanımı gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin uzun vadede beyin sağlığı üzerindeki etkisini inceledi.</p>

<p><strong>DEMANSSIZ YAŞAMDA 13 YILLIK FARK</strong></p>

<p>Araştırmanın sonuçları, orta yaşta sağlık durumunun ilerleyen yıllardaki demans riski açısından önemli bir fark yaratabileceğine işaret etti.</p>

<p>Buna göre 45-65 yaş arasında yüksek tansiyonu ve diyabeti bulunmayan, aynı zamanda tütün kullanmayan kişiler, bu risk faktörlerini taşıyanlara kıyasla ortalama 13 yıl daha uzun süre demans gelişmeden yaşadı.</p>

<p>Bulgular, özellikle orta yaş döneminde kontrol edilebilen risk faktörlerinin yönetilmesinin ilerleyen yaşlarda beyin sağlığının korunmasına katkı sağlayabileceğini gösterdi.</p>

<p><strong>“VAKALARIN YARISI ÖNLENEBİLİR VEYA GECİKTİRİLEBİLİR”</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya genelinde 57 milyondan fazla kişi demansla yaşıyor. Her yıl yaklaşık 10 milyon yeni demans vakası ortaya çıkıyor.</p>

<p>Oxford Üniversitesi’nden Prof. Sarah Harper, demans vakalarının neredeyse yarısının, yaşam boyunca kontrol edilebilecek risk faktörlerinin yönetilmesiyle teorik olarak önlenebileceğini veya geciktirilebileceğini belirtti.</p>

<p><strong>DEMANS RİSKİ İÇİN ORTA YAŞ KRİTİK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın uzmanlarından Dr. Josef Coresh, 55 yaşından sonra demans riskinin hızla arttığına dikkat çekti.</p>

<p>Coresh, orta yaş döneminde risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının, beyin sağlığının daha uzun süre korunmasında önemli bir rol oynayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar, yüksek tansiyon ve kan şekeri kontrolünün yanı sıra sigaradan uzak durulmasını öneriyor. Bunun yanında dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin de orta yaş döneminden itibaren günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/demans-riskini-azaltmanin-yolu-orta-yastan-geciyor-13-yillik-fark-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/d-e-m-a-n-s.webp" type="image/jpeg" length="81231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş soruşturması: 2 erkek DNA’sı ve 5 nanogram rokuronyum tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/rojin-kabais-sorusturmasi-2-erkek-dnasi-ve-5-nanogram-rokuronyum-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/rojin-kabais-sorusturmasi-2-erkek-dnasi-ve-5-nanogram-rokuronyum-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’da yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bulgular ortaya çıktı. Avukatlar, dosyada iki farklı erkek DNA’sının tespit edildiğini, Rojin’in midesinde 5 nanogram rokuronyum bulunduğunu ve bazı kişilerin olay saatindeki konumlarına ilişkin yeni HTS verilerine ulaşıldığını açıkladı. Avukatlar, soruşturmanın genişletilmesi için savcılığa çok sayıda yeni talep sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van’da üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada dikkat çeken yeni bulgular gündeme geldi.</p>

<p>Kabaiş ailesinin avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç, soruşturmanın geldiği aşamaya ilişkin Van’daki Elit World Otel’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıda dosyada yer alan yeni DNA, HTS, baz istasyonu, kamera ve bilirkişi incelemelerine ilişkin bilgiler paylaşıldı.</p>

<p>Avukatlar, soruşturma kapsamında iki farklı erkek DNA’sı tespit edildiğini, Rojin Kabaiş’in midesinde 5 nanogram rokuronyum bulunduğunu ve bazı kişilerin olay saatindeki konumlarına ilişkin yeni HTS verilerinin ortaya çıktığını belirtti.</p>

<p><strong>“İNTİHAR ALGISI YARATILMAYA ÇALIŞILDI”</strong></p>

<p><a href="https://www.vanhaber.tr/rojin-kabais-sorusturmasinda-yeni-deliller-ortaya-cikti-rokuronyum-bulgusu-icin-yeni-inceleme-talebi" rel="nofollow" target="_blank"><strong><i>VanHaberTR’den Semih Sarma ve Dıldar Güler’in haberine göre,</i></strong> </a>Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut, soruşturmanın başlangıcından itibaren yeterli araştırmanın yapılmadığını savunarak dosyanın cinayet şüphesi üzerinden daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Karabulut, soruşturma sürecinde Rojin’in intihar ettiği yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü. Rojin’in son görüldüğü 27 Eylül saat 19.04’e kadar telefonla sürekli iletişim halinde olduğunu belirten Karabulut, dosyada intihara ilişkin somut bir veri bulunmadığını ifade etti.</p>

<p>Karabulut ayrıca Adli Tıp raporunda Rojin’in bedeninde iki erkek DNA’sı tespit edildiğini, ancak bu DNA’ların nerede bulunduğuna ilişkin bilginin yaklaşık bir yıl sonra açıklanmasının kendileri açısından ciddi soru işareti oluşturduğunu söyledi.</p>

<p><strong>7 BİN 353 ARAÇ YENİDEN İNCELENECEK</strong></p>

<p>Karabulut, soruşturmanın ilk döneminde incelenen 7 bin 353 araca ilişkin de yeni talepler gündeme getirdiklerini açıkladı.</p>

<p>Söz konusu araçların yalnızca camlarından içeri bakılarak kontrol edildiğini öne süren Karabulut, 10 Ekim 2024 tarihli tutanakta Rojin’in kaybolduğu saatlerde sahile inen beyaz, sunrooflu bir araç ile toplam 11 şüpheli aracın tespit edildiğini, ancak bu araçların ayrıntılı şekilde incelenmediğini savundu.</p>

<p>Yeni başvurular sonucunda bu araçların sürücülerinden DNA ve HTS kayıtlarının alınması talebinin kabul edildiğini belirten Karabulut, İHA ve helikopter kayıtlarının Türk Silahlı Kuvvetlerinden istenmesi yönündeki taleplerinin de kabul edildiğini söyledi.</p>

<p><strong>ROKURONYUM BULGUSU İÇİN YENİ İNCELEME</strong></p>

<p>Rojin Kabaiş’in midesinde 5 nanogram rokuronyum tespit edilmesine ilişkin de yeni bir inceleme talep edildi.</p>

<p>Karabulut, maddedeki bulgunun nasıl ve ne zaman vücuda girmiş olabileceğinin araştırılması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda Adli Tıp uzmanları ve profesörlerden alınan görüşlerin değerlendirildiğini ifade eden Karabulut, maddenin vücuttan atılım süresi üzerinden Rojin’in kaybolduğu 27 Eylül ile ameliyat olduğu 11 Eylül tarihleri arasında ne kadar rokuronyum verilmiş olabileceğinin belirlenmesini istediklerini söyledi.</p>

<p>Karabulut, Adli Tıp Kurumu’nun açıklamasının kendilerini tatmin etmediğini, bunun üzerine savcılığa başvurduklarını aktardı.</p>

<p><strong>JASAT TALEBİ REDDEDİLDİ</strong></p>

<p>Avukatlar, soruşturmanın Van Cinayet Büro Amirliği’nden alınarak Ankara JASAT’a devredilmesini de talep etti. Ancak savcılığın bu talebi kabul etmediği belirtildi.</p>

<p>Karabulut, faili meçhul olayların ve cinayetlerin aydınlatılmasında JASAT’ın daha ehil bir birim olduğunu düşündüklerini söyledi. Van Cinayet Büro Amirliği’nde çalıştığını iddia eden bir kişinin Adalet Komisyonu’nun sosyal medya hesabına gönderdiği mesaj ve fotoğrafları da savcılığa sunduklarını belirten Karabulut, buna rağmen dosyanın JASAT’a devredilmesi taleplerinin kabul edilmediğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TELEFON VE KAMERA KAYITLARI İÇİN YENİ TALEPLER</strong></p>

<p>Rojin’in sahilde bıraktığı belirtilen kek, kulaklık, pet şişe, anahtarlık ve cep telefonuyla ilgili incelemelere de değinildi.</p>

<p>Karabulut, diğer materyallerde parmak izi incelemesi yapılmasına rağmen cep telefonu üzerinde parmak izi incelemesi yapılmadığını savundu. Telefon için yeniden inceleme talebinde bulunduklarını ve savcılığın bu incelemenin yapılacağını kendilerine bildirdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca bir kişinin ifadesinde olay yerinde bulunmadığını söylediğini, ancak HTS ve baz istasyonu verilerinin bu kişinin Rojin’in kaybolduğu saatlerde aynı bölgede bulunduğunu gösterdiğini belirtti. Söz konusu kişinin kimliğinin soruşturmanın selameti açısından açıklanmadığı aktarıldı.</p>

<p>Rojin’in kaybolduğu noktayı gösteren 360 derece dönen bir kameranın çalışmadığına ilişkin tutanağın da araştırıldığı belirtildi. Karabulut, söz konusu tutanağın 6 Eylül 2024’te, yani Rojin’in kaybolmasından 21 gün önce düzenlendiğini söyledi ve tutanağın gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, üniversite arşivinde bulunup bulunmadığının ve geriye dönük hazırlanıp hazırlanmadığının araştırıldığını aktardı.</p>

<p><strong>“UCU KİME DOKUNURSA DOKUNSUN KARARLIYIZ”</strong></p>

<p>Soruşturmanın titizlikle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Karabulut, dosyada her ihtimalin araştırılması gerektiğini belirterek, gerekirse tüm ayrıntıların inceleneceğini söyledi.</p>

<p><strong>415 KİŞİNİN DNA’SI İNCELENDİ</strong></p>

<p>Avukat Şahin Cangüleç ise soruşturma kapsamında bugüne kadar 415 kişiye ait DNA çalışmasının tamamlandığını ve sonuçlarda herhangi bir veriye rastlanmadığını açıkladı.</p>

<p>Savcılık tarafından belirlenen 50 kişilik listenin de DNA incelemesine alınacağını belirten Cangüleç, deniz araçlarına ilişkin çalışmanın sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Cangüleç ayrıca Rojin’in cesedinin suda kaldığı sürenin belirlenmesi için suyun sodalı, tuzlu veya tatlı olması, hava ve su sıcaklığı, Rojin’in kıyafetleri ve cesedin durumunun dikkate alınacağı yeni bir çalışma talep edildiğini, savcılığın bu talebi kabul ettiğini aktardı.</p>

<p><strong>CESEDİN BULUNDUĞU NOKTAYA İLİŞKİN YENİ RAPOR TALEBİ REDDEDİLDİ</strong></p>

<p>Cangüleç, Rojin’in cesedinin bulunduğu Mollakasım bölgesine ilişkin yeni bir rapor talep ettiklerini ancak bu talebin reddedildiğini belirtti.</p>

<p>Cangüleç, cesedin bulunduğu bölge ve akıntıya ilişkin mevcut değerlendirmelere katılmadıklarını, yeniden rapor alınmasını istediklerini söyledi. Ayrıca rektör ve yeğeninden tükürük veya kıl örneği alınmasına yönelik taleplerinin de reddedildiğini açıkladı.</p>

<p>Meta’ya gönderilen yazıya daha ayrıntılı yanıt alınması için yeniden yazı yazılacağı belirtilirken, savcılığın cesette bulunan iki farklı DNA’nın sodalı suda kalma ihtimali üzerine araştırma yapacağı aktarıldı.</p>

<p><strong>DARALTILMIŞ BAZ ÇALIŞMASI BEKLENİYOR</strong></p>

<p>Cangüleç, sosyal medyada Rojin Kabaiş ile aynı ad ve soyada sahip dört kişinin tespit edildiğini, bunlardan üçünün farklı illerde görev yaptığının belirlendiğini, dördüncü kişiyle ilgili araştırmanın sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Rojin’in kaybolduğu geceye ilişkin daraltılmış baz istasyonu çalışması talep edildiğini belirten Cangüleç, Adalet Bakanlığı ekibi tarafından yürütülen çalışmanın birkaç gün içerisinde sonuçlanmasının beklendiğini söyledi.</p>

<p><strong>135 SAYFALIK UZMAN RAPORU</strong></p>

<p>Dosyada savcılık listesinde bulunmayan bir bilirkişiden alınan 135 sayfalık uzman görüşü raporunun önemli bir belge olduğunu belirten Cangüleç, raporda Rojin’in telefonu hakkında dikkat çekici tespitlerin bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Rapora göre Rojin’in telefonunun son baz aldığı koordinat ile cesedinin bulunduğu nokta arasında 323 metre mesafe bulunuyor. Telefonda olay akşamı internet veri akışının ve görüntülü görüşmelerin yüksek olduğu, dolayısıyla cihazın aktif kullanıldığı da tespit edildi.</p>

<p>Cangüleç, görüntü tutanaklarında bazı kişi ve plakaların tespit edildiğini ancak soruşturmanın gizliliği nedeniyle bunların şimdilik açıklanmadığını belirtti.</p>

<p>Soruşturma devam ederken avukatların savcılığa sunduğu yeni talepler ile DNA, HTS, baz istasyonu, kamera ve bilirkişi incelemelerinin sonuçları bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Kadın, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/rojin-kabais-sorusturmasi-2-erkek-dnasi-ve-5-nanogram-rokuronyum-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/rojinkabais-6.jpeg" type="image/jpeg" length="17659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Melih Gökçek, yurt dışına kayıt dışı para aktarımı soruşturmasında ifade vermek için adliyede]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/melih-gokcek-yurt-disina-kayit-disi-para-aktarimi-sorusturmasinda-ifade-vermek-icin-adliyede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/melih-gokcek-yurt-disina-kayit-disi-para-aktarimi-sorusturmasinda-ifade-vermek-icin-adliyede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesinin Almanya’da kurduğu şirket üzerinden gayrimenkul yatırımları yaptığı ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktardığı iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında ifade vermek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında bugün Ankara Adliyesi’ne geldi.</p>

<p>Gökçek, “ailesinin Almanya’da kurduğu şirket üzerinden gayrimenkul yatırımları yaptığı ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı” iddialarına ilişkin soruşturmada “şüpheli” sıfatıyla ifade verecek.</p>

<p><strong>HAKKINDA RESEN SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Gökçek hakkında, “yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı” yönündeki iddialar üzerine resen soruşturma başlatılmıştı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında ifade vermek üzere adliyeye gelen Gökçek’in, savcılıkta şüpheli sıfatıyla ifade vermesi bekleniyor.</p>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>Gökçek ailesinin Almanya’daki mal varlığına ilişkin iddiaları gazeteci Murat Ağırel gündeme taşımıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddiaların ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Melih Gökçek hakkında 29 Ağustos Cumartesi günü resen soruşturma başlatmıştı.</p>

<p>Soruşturma haberinin ardından açıklama yapan Melih Gökçek ise “Allah’ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim. Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum” demişti.</p>

<p>Başsavcılık ayrıca Murat Ağırel’i de tanık olarak ifade vermeye çağırmış, Ağırel 31 Ağustos Pazartesi günü Ankara’da ifade vermişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/melih-gokcek-yurt-disina-kayit-disi-para-aktarimi-sorusturmasinda-ifade-vermek-icin-adliyede</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/m-e-l-i-h-1.jpeg" type="image/jpeg" length="27920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mazlum Abdi'den entegrasyon, SDG ve Türkiye açıklaması]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdiden-entegrasyon-sdg-ve-turkiye-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdiden-entegrasyon-sdg-ve-turkiye-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Yaşam gazetesinden Nezahat Doğan’a verdiği röportajda Suriye’de savaşın ardından gelinen süreci değerlendiren Abdi, Kürt halkının yeni Suriye’nin inşasında hak ettiği yeri alması gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi, Türkiye’den gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yeni Yaşam gazetesinden Nezahat Doğan’a konuşan Abdi, Suriye’de yeni bir devletin inşa edildiğini belirterek Kürt halkının bu süreçte kendi kimliğiyle yer alması ve bugüne kadar elde edilen kazanımlarının korunması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>“KÜRTLER DAHA ÖNCE SURİYE’NİN İNŞASINDA YER ALMADI”</strong></p>

<p>Suriye’de son 15 yılda zorlu bir savaş sürecinin yaşandığını belirten Abdi, yeni bir aşamaya geçildiğini söyledi.</p>

<p>Abdi, Kürtlerin Suriye’nin kuruluş ve bağımsızlık süreçlerinde yer almadığını belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Aslında halkımız son 15 yıldır çok zorlu bir süreçten geçti, çok çetin bir savaşın içindeydi. Bugün ise Suriye yeni bir aşamaya girdi, yeni bir Suriye inşa ediliyor. Bizim için en önemli husus, Kürt halkının yeni Suriye'nin inşasında kendi yerini almasıdır. Daha önce Suriye devleti kurulurken Kürtler içinde yer almamıştı. Suriye bağımsızlığını kazandığında da yine Kürtler içinde yoktu. Şimdi yeni bir Suriye kuruluyor, önemli olan Kürtlerin bu inşada hak ettikleri yeri almasıdır.”</p>

<p><strong>“TEMEL HEDEFİMİZ KAZANIMLARIN KORUNMASI”</strong></p>

<p>Yeni Suriye devletiyle Kürtler arasında bir uzlaşma sağlandığını belirten Abdi, bundan sonraki süreçte temel hedeflerinin bugüne kadar elde edilen kazanımların korunması olduğunu söyledi.</p>

<p>Abdi, Kürt halkının kendi kimliğiyle yeni devletin inşasına katılması gerektiğini vurgulayarak açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Eğer yeni Suriye devletiyle Kürtler olarak bir uzlaşma sağlandıysa, temel hedefimiz bugüne kadar elde edilen tüm kazanımların korunmasıdır. Bir diğeri ise Kürt halkının kendi kimliğiyle yeni devletin inşasında yer almasıdır. Şimdiye kadar atılan tüm adımlar, bu hedeflerimiz doğrultusundadır.”</p>

<p>Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi, Türkiye'den gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p><strong>SURİYE'NİN DEMOKRATİKLEŞMESİ: AŞILMASI GEREKEN ZORLUKLAR VAR, KOLAY OLMAYACAK</strong></p>

<p>Suriye’de demokratikleşme sürecinin nasıl gelişeceği üzerine sorulara yanıt veren Mazlum Abdi, “Yeni bir sürece geçtik ancak yeni bir Suriye'nin kurulması kolay olmayacak, birçok sorun var. Temel meselelerden biri demokrasidir, medeni bir devletin inşa edilmesidir. En büyük meselelerden biri bu. Bunun için büyük bir mücadele gerekiyor. Ancak bakıldığında şimdiye kadar Baas otoriterliğinde bir rejim vardı, merkeziyetçi bir rejim vardı, farklılıkları, halkların haklarını kabul etmiyordu, medeni hukuku da kabul etmiyordu. Bugün karşılaştırdığımızda Suriye’de yeni bir zemin oluşmuştur. Yeni hükümet de öncekine göre daha açıktır ama yine de aşılması gereken zorluklar bulunuyor. Şüphesiz kolay olmayacak. Ancak baktığımda medeni bir hukuk, medeni kurumlar, yine, demokrasinin ve hukukun sağlanması için bir zemin oluştu. Bizlere düşen bunun mücadelesini yürütmek” diye konuştu.</p>

<p><strong>'GÜCÜMÜZ SURİYE ORDUSU İÇİNDE RESMİ STATÜYE KAVUŞTU'</strong></p>

<p>Ortadoğu’daki yeni dengelere ilişkin konuşan Mazlum, “Önümüzde hem yeni fırsatlar hem de riskler bulunuyor. Herkesin kendini savunabilmesi, güvenliğini sağlaması gerekiyor. Bizim açımızdan da Suriye'deki Kürt halkı olarak, yeni savunma sisteminin bir parçası haline geldik. Güçlerimiz, SDG tugaylar biçimiyle Suriye ordusuna resmi olarak katıldı. Önemli bir rol oynayacağına da inanıyoruz. Savunma yeni duruma göre sorumluluklarını yerine getirecektir. Gücümüz Suriye ordusu içinde resmi statüye kavuştu. Artık genel savunmayı Suriye halkı, Kürt halkı için birlikte sürdüreceğiz. Savunma konusunda imkanlar var” diye konuştu.</p>

<p><strong>'HEM KÜRT HALKININ HEM DE SURİYE'NİN TAMAMININ SAVUNULMASI İÇİN EN DOĞRU ADIMLAR ATILDI'</strong></p>

<p>SDG'nin Suriye ordusuna entegre olmasına dair yapılan spekülasyonlara yanıt veren Mazlum Abdi, şunları söyledi:</p>

<p>"Bu konuda çok fazla spekülasyon yapılıyor, herkes kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Doğru olanı açıkça ortaya koymak gerekir: Şimdi Suriye Demokratik Güçleri, varılan bir anlaşma ve plan doğrultusunda Suriye ordusuna dahil oldu. Bugün yeni bir Suriye ordusu inşa ediliyor. Biz de bu yapıda yerimizi alma kararı aldık. Gücümüz 15 yıldır bu topraklarda büyük bir tecrübe oluşturdu, büyük bir savaş verdi. Suriye’nin bir parçasını savundu. Kürt halkını savundu ve varlığını gösterdi. Bu güç şimdi tüm imkanlarıyla Suriye ordusuna katıldı. Önemli olan bu gücün Suriye ordusu içindeki rolünün olmasıdır. SDG, şimdiye kadar olduğu bölgelerde entegrasyondan sonra Suriye ordusunun bir parçası oldular ve yöneticileriyle Suriye ordusuna katıldılar. Artık bölgenin savunması birlikte sağlanıyor hem Kürt halkının savunması hem Suriye’nin tamamının savunması açısından gereken en doğru adımın atıldığına inanıyorum.</p>

<p>Halkımız doğru anlamalı. Birincisi ‘SDG teslim oldu, artık geriye bir şey kalmadı’ ifadesi SDG karşıtlarının söylemi ve bu doğru değil. Bu barış ve entegrasyon sürecine, sağlanan anlaşmalara zarar veriyor. Diğer taraftar ‘hiçbir şey değişmedi, SDG eskisi gibi kalıyor, anlaşmalar sağlanmadı, Suriye’nin bir parçası olmadı,’ yaklaşımı da gerçeği yansıtmıyor.</p>

<p>Doğru olan şu: Şimdiye kadar bu bölgeleri koruyan güçler, bugün resmi bir şekilde Suriye ordusunun bir parçası oldular. Aynı zamanda kendi kimlikleriyle katıldılar, ordunun yönetiminde yer alıyorlar. Şimdiye kadar bu topraklarda var olan SDG tugaylar şeklinde orduya katıldı. Esas görevi, orduyu güçlendirmek. ‘Teslim oldular, ortada bir şey kalmadı,’ ya da aksi yönde ‘bir şey değişmedi’ diyenler bir yanılgı içindeler. Bunun doğru anlaşılması gerekiyor. SDG varılan mutabakat doğrultusunda planlı ve kademeli bir süreç ile orduya katıldı. Şimdi Suriye ordusu içinde bir güç olarak bu bölgeyi savunmaya devam edecek”</p>

<p>SDG güçlerinin Suriye ordusunun bir parçası olarak Suriye’nin savunma sistemini nasıl güçlendireceği üzerinde durulduğuna işaret eden Mazlum Abdi,“Bu güçlerin haklarının korunması, yine içinde yer alan kişilerin haklarının korunması, diğer yandan yeni bir kimlikle, Suriye ordusu kimliğiyle nasıl bu bölgeyi koruyacağı çerçevesinde bakılmalı” dedi.</p>

<p><strong>'KÜRTÇE İÇİN ATILAN ADIMLAR OLUMLU AMA YETERLİ DEĞİL'</strong></p>

<p>Anadilde eğitime dair kararnameye dair de değerlendirmelerde bulunan Abdî, “Eğer Kürt dili için resmi olarak gelinen aşamaya, Suriye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana bakılacaksa, büyük bir adım atıldı. İlk defa Kürtçe resmi olarak eğitimde kabul edildi ve sadece Kürtçe dersi değil, diğer bazı derslerin de Kürtçe verilmesi müfredata dahil edildi, çocukların eğitimi kabul edildi. Bu, eskiye kıyasla Suriye genelinde ilk kez yapılıyor ve Kürt halkı adına büyük bir kazanımdır. Ancak son 15 yıldır Rojava'da kendi anadilimizde yürüttüğümüz eğitim sistemiyle kıyaslandığında, elbette bir adım geride kalmış görünebilir. Bu nedenle bu bizim için bir mücadele konusudur. Atılan adımlar olumludur, ilktir, ama bizim için yeterli değil, Kürt halkı olarak bunun için mücadele etmemiz gerekiyor. Şam'daki birçok görüşmemizde ve son yapılan görüşmede de temel gündemimiz buydu, bizim için kırmızı çizgimiz Kürt dili meselesiydi. Elbette Kürt dili konusunda istediğimiz her şey sağlanmadı. Büyük bir mücadele verdik. Ancak alınan kararları da kabul etmedik. Sonuçta yeni bir durum gelişti, Kürtçe resmî olarak müfredata girdi. Bir adım atılması önemli ama yeterli değil. Kürt dili için esas hedeflerimize ulaşmak için mücadele gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'ARTIK KÜRTLERİN SURİYE DEVLETİME NASIL KATILACAKLARI SÜRECİ BAŞLIYOR'</strong></p>

<p>Kürtlerin Suriye yönetimindeki yeni rolüne işaret eden Mazlum Abdi, “Artık Kürtlerin Suriye devletine nasıl katılacakları, nasıl güçlü bir aktör olacaklarının süreci başlıyor. Suriye devletinin de buna hazır olduğuna inanıyorum. Bizler de Kürt halkı olarak bu yönde bir adım atmak istiyoruz. Artık yaşanan gelişmeler karşısında hem Şam’da hem Kürt bölgelerinde yeni çalışmalarımız olacak” diye konuştu.</p>

<p><strong>'TÜRKİYE İLE ARAMIZDA DİYALOĞA DAYALI YENİ BİR SÜREÇ BAŞLADI'</strong></p>

<p>Türkiye’de Kürt sorununun çözümüne dair yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Suriye’ye etkisine ilişkin konuşan Mazlum Abdi şunları söyledi:</p>

<p>“Şüphesiz birbirini etkiliyor. Hem Türkiye’nin Suriye’nin genelinde etkisi var. Son 15 yılda Türkiye Suriye’deydi, askeri olarak da Suriye’ydi, aktif bir şekilde yer aldı ve bu devam ediyor. Bu nedenle yaşanan her gelişmede Türkiye’nin tutumu Suriye’ye de etkide bulunuyor. Bu Kürt meselesi için de geçerli… Aynı şekilde Türkiye'deki Kürt meselesine yaklaşım da buraya güçlü bir şekilde etkide bulunuyor. Şunu söyleyebilirim; bizim Suriye devleti ile başlattığımız süreç ve yapılan anlaşmalarda geçtiğimiz yıl 18 Haziran’dan itibaren Türkiye ile yeni bir ilişki gelişti. Artık Türkiye ile aramızda SDG olarak, Kürt halkı olarak savaşsız, diyaloğa dayalı yeni bir süreç başladı. Buradaki varlığımız artık Türk devleti tarafından hedef alınmadı. Bununla bağlantılı gelişmeler yaşandı. Türkiye’nin Suriye genelinde, özellikle buradaki Kürt meselesine dair etkileri olduğunu biliyoruz. Türkiye ile ilişkilerimizin artık normal bir zemine oturmasını istiyoruz ki buradaki süreç doğal bir şekilde sürdürülebilsin…”</p>

<p><strong>'SEREKANİYE HALKININ DÖNÜŞÜ ADIM ADIM DEVAM ETTİRİLECEK, SÜREÇ TAMAMLANACAK'</strong></p>

<p>Geri dönüşlerle ilgili de konuşan Mazlum Abdi, “Efrîn, Serêkaniyê’den biraz daha farklıdır. Çünkü Efrîn halkı topraklarına geri döndü, Efrîn için artık gereken şey, şu anda Cizîrê bölgesi, Kobanê için varılan mutabakatın Efrîn için de geçerli olmasıdır. Örneğin eğitim meselesi, buradaki eğitim sistemi nasılsa Efrîn’de de öyle olmalı. Halkın asayişte, yerel idarede yer alması ile ilgili Efrîn’de bazı sorunlar var, çözülmesi gerekiyor. Mülkiyet hakları, dönen halkın güvenliği ve Suriye devletiyle olan ilişkilerin hukuki ve idari zemine oturtulması lazım. Bizler de bunun üzerinde çalışıyoruz ve bu sorunların çözülmesi gerekiyor. Serêkaniyê’ye henüz bir dönüş gerçekleşmedi. Daha önce bazı gruplar, entegrasyon karşıtı kesimler ve devletle varılan mutabakata karşı olanlar engeller çıkardılar, halkın dönmesini istemediler. Fakat gerekli tedbirler alındı ve Serêkaniyê halkının dönüşü adım adım, planlı bir şekilde devam ettirilecek ve bu süreç tamamlanacak. Kürt bölgeleri için varılan mutabakat, Efrîn, Serêkaniyê ve diğer alanlarının da bulunan Kürtler için de geçerli olması için çalışıyoruz. Bu bölgelerdeki yetkililerle de bu süreci takip ediyoruz ki hedefimize ulaşabilelim” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'ENTEGRASYONUN SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE İLERLEMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLECEK'</strong></p>

<p>29 Ocak Anlaşması'nın büyük bir bölümünün sağlandığını belirten Mazlum Abdi, “Genel hatları hayata geçirildi, askeri, idari ve güvenlik alanında sağlandı. Fakat pratikte çözülmesi gereken çok sayıda detay var, pratiğe dökülmesi gereken hususlar var. Bunlar üzerinde duruluyor. Entegrasyonun sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için bu çalışmalar yürütülecek. Diğer taraftan inşa etmemiz gereken yeni şeyler var. Genel çerçeve 29 Ocak Anlaşması'ydı ancak bu her şeyin bittiği anlamına gelmez. Bu temelde, özellikle Kürt halkının bu devlette nasıl daha etkin bir rol oynayacağı, devletin asli bir parçası haline nasıl geleceği konusunda girişimlerimiz olacak, halkımızın çabaları olacak. Şam’da bulunmamızın temel nedenlerinden biri bu; Kürt halkı bu devlet içinde nasıl daha güçlü yer alacak” diye sordu.</p>

<p><strong>'ŞAM'DA OLMAYI KABUL ETMEMİZİN NEDENİ KÜRTLERİN EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE DEVLETTE YERİNİ ALMASINI SAĞLAMAK'</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına dair yürütülen tartışmaya da işaret eden Mazlum Abdi, “Doğru, açık konuşmak gerekirse yürütülen bu süreçte Şam’da olmayı kabul etmemizin nedeni bu süreci başarıya ulaştırmak, entegrasyonu sağlamak, Kürtlerin en güçlü şekilde devlette yerini almasını sağlamak. Asıl amacımız ve hedefimiz budur. Ancak bizim talebimiz daha kapsamlı bir kapsayıcılıktır, yani sadece Kürt bölgeleriyle sınırlı kalmayıp Suriye genelinde tüm alanlarda pozitif ve yapıcı bir rol oynamak istiyoruz. Bunu uygun gördük ve bu temelde çalışmalarımızı yürütüyoruz” dedi.</p>

<p>Entegrasyonla Kürtlerin yönetime dahil olduğuna işaret eden Mazlum Abdi, “Bugüne kadar bölgesel düzeyde, uluslararası düzeyde, hatta yerel kurumlarla yürüttüğümüz temaslar vardı. SDG olarak, yerel olarak kurumlarımızla yürütülen görüşmeler, artık Suriye devletin bir parçası ve çatısı altında devam edecek. Artık halkımızın çıkarları, Suriye devletinin çıkarları ve yürütülen siyaset çerçevesinde bu ilişkiler resmi bir zeminde devam edecek” diye konuştu.</p>

<p><strong>'TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİMİZ YENİDEN ELE ALINMALI'</strong></p>

<p>Türkiye ile diyaloğun önemli olduğunu dile getiren Mazlum Abdi, “Daha önce de belirttiğimiz gibi Suriye konusu Türkiye için önemlidir ve Türkiye'nin Suriye'deki rolü de bir gerçektir. Özellikle halkımız ve Kürt meselesi açısından, geride kalan 15 yıllık süreç Türkiye’yi yakından ilgilendiriyordu. Ben inanıyorum ki bu yeni süreçte Türkiye ile olan ilişkilerimiz de düzeltilmeli ve yeniden ele alınmalı. Bugün de Türkiye ile aramızda temaslar ve diyalog kanalları mevcuttur. Artık bu sürecin doğal ve yapıcı bir zeminde ilerlemesi gerekir. Bu çerçevede Türkiye ile yürütülecek yapıcı ilişkiler hem tüm Suriye’nin hem de Kürt halkının çıkarına olacaktır. Bu çerçeve bizler de temasların sağlıklı kurulması için çaba sarf ediyoruz. Biz buna açığız, çünkü bunun hem Suriye’ye hem halkımıza fayda sağlayacağına inanıyoruz” ifadesinde bulundu.</p>

<p>Resmi olarak Şam’daki görevine başladığını söyleyen Mazlum Abdi “Ancak pratik olarak sahada tamamlanması gereken işlerimiz var, entegrasyonla ilgili, diğer konularla ilgili çalışmalar var. Bu işleri tamamladıkça Şam'daki çalışmalarımızı da sürdüreceğiz” dedi.</p>

<p><strong>'TÜM BİLEŞENLERİN SURİYE DEVLETİNE KATILMASI GEREKİR'</strong></p>

<p>Suriye'deki tüm toplumsal kesimlerin sorunlarının çözülmesi gerektiğine inandıklarını söyleyen Mazlum Abdi, “Baas rejimi döneminde yanlış bir devlet siyaseti vardı. Maalesef Suriye'nin yeniden inşasında, rejim değiştikten sonra da bu tür sorunlar devam etti. Bu nedenle tüm bileşenlerin Suriye devletine katılması gerekir, herkes içinde yer almalı, bunun yolu açılmalı. Suriye devletinin önündeki en temel görev, Dürzilerin, Alevilerin, Kürtlerin ve diğer tüm halkların devletin içinde güçlü bir şekilde yer almasıdır. Bunun için çalışmalar var ki bunun için çalışılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Sorumluluklarının eskisinden daha ağır olduğunu dile getiren Mazlum Abdi şunları belirtti:</p>

<p>“Gerçekten de sorumluluğumuz eskisinden çok daha ağırdır. Görüyoruz ki halkımız geleceğinin daha şeffaf, açık ve haklarının güvenceye kavuştuğu bir süreç istiyor, bu halkımızın hakkıdır. 15 yıldır Suriye’de Kürt halkı olarak büyük bir savaş ve acı süreci yaşadık. Halkımız büyük fedakarlıklar yaptı ve her zaman yanımızda durdu. Artık yeni bir sürece geçiyoruz. Halkımız da artık sürecin nereye gittiğini anlamak ve ne yapacağını bilmek istiyor. Bu sorumluluk öncelikle bizlere düşüyor. Bu bizim için büyük bir sorumluluk.”</p>

<p><strong>'KÜRTLERİN HALKLARINI SURİYE ANAYASINDAN GÜVENCE ALTINA ALMAK İÇİN ÖNÜMÜZDE UZUN BİR YOL VAR'</strong></p>

<p>Kürtlerin mücadele hattına dair konuşan Mazlum Abdi, “Her şeyden önce Kürtler birliğini sağlamalı ki güçlü bir duruş göstersin. Kürt halkı Suriye’de devlete güçlü bir şekilde katılmak ve haklarını elde etmek için birliğini sağlamalı. Hali hazırda bazı kazanımlar var, korunan kazanımlar var. Kürtler öncelikle bu kazanımlar etrafında bir araya gelmeli. Daha önce de birlik için çalışmalarımız vardı, bu çalışmaları sürdüreceğiz. Tüm siyasi güçler, halkımızla birlikte gelinen aşama etrafında bir araya gelerek birliğini sağlamalı. Kürtlerin haklarını Suriye anayasasında güvence altına almak için önümüzde uzun bir yol var. Suriye’de daha güçlü bir çalışma yürütmek ve yerimizi almak için uzun bir yol var. Bu da halkımızın birlik olmasını, siyasi güçlerin birlik olmasını gerektiriyor. Yaşanan çelişkiler artık son bulmalı. Kimsenin düşüncelerini ifade etmesine, eleştirilerde bulunmasına karşı değilim, ancak daha önemli bir şey var.</p>

<p>Kürt halkının kazanımlarını korumak, Kürt halkının geleceği için birliği sağlamalıyız. Önümüzdeki süreçte hem Şam’da hem burada bunun mücadelesini yürüteceğiz. Halkımız için yeni bir yol var, yeni bir çalışma durumu söz konusu… Halkımız için yeni örgütlenmeler de olacak. Bu temelde önümüzdeki günlerde halkımızla tüm bu durumları paylaşacağız. Birlikte çalışmayı talep edeceğiz ki halkımız için, Suriye’de Kürt halkı için aydınlık bir geleceği oluşturalım” diye konuştu.</p>

<p><strong>‘ARTIK YENİDEN SAVAŞA DÖNMEK İSTEMİYORUZ'</strong></p>

<p>Yeni bir sürece girildiğine işaret eden “Kürt halkı ve genel olarak Suriye halkından talebimiz şu: Artık yeni bir sürece girdiğimizi kabul etmeliyiz. Geride kalan 15 yıl savaşla geçti, bunu geride bıraktık. Artık yeniden savaşa dönmek istemiyoruz, bu halkın yeniden savaş koşullarına girmesini istemiyoruz. Ben kendime bir söz verdim, artık mecbur kalmadıkça halkımızın tekrar savaş koşullarına girmesini istemeyiz. Önümüzde yeni bir süreç var, Suriye’nin inşası, barış süreci, mücadele sürecidir. Halkımız artık bunun üzerinde durmalı, bu yolda nasıl güçlü bir mücadele yürüteceğimiz üzerinde durmalı. Bu yolda mücadele yürütebiliriz. Bizler bu temelde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Birlikte bu çalışmaları yürütelim. Halkımız umutlu ve iyimser olmalı, karamsar olmamalı, umut zaferden daha önemlidir, umut bizim için önemlidir. Bu umut ile birlikte mücadeleye devam edelim. Bir süreçti, bu şekilde sonlandırdık, belki her istediğimize tam olarak ulaşamadık, halkımızın talepleri bu derecede değildi ama yine de kazanımlar var. Bir temel var, bu temel üzerine birlikte yola çıktığımız ve mücadele ettiğimiz amaçlar üzerinden tekrar mücadele etmeliyiz. Halkımız daha önce olduğu gibi yeni süreçte de yöneticilerine inanmalı. Birlikte zafer için yürüyelim” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>'SİYASİ BİR PARTİ, HAREKET YA DA SİYASİ ÇALIŞMA GEREKLİDİR'</strong></p>

<p>Mazlum Abdi, Spot Basın Kooperatif’inden İrfan Aktan’ın “parti kuracağınız ve siyasi mücadelenize bu parti çatısında devam edeceğiniz söyleniyor. Planınız nedir?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Bu ikisi birbirinden farklı. Resmen SDG’nin varlığının sona ermesiyle şu anda bir boşluk oluştu. Bazı siyasi partilerimiz var. Ancak SDG’yi destekleyen, SDG’ye bağlı insanlar var. SDG feshedildikten sonra bu partilerle temsil edemeyiz onları. Binlerce şehitten; Kürt olsun Arap olsun, yüz binlerce insanın desteğinden bahsediyoruz. Bu, partiler üstü bir güçtür. Bir siyasi parti değildir. SDG, askerî bir güç olarak yıllarca halkını korudu. Sadece halkımızın bulunduğu yerle sınırlı da değildi bu. Dolayısıyla bir boşluk oluştu ve bu boşluğun bir şekilde doldurulması gerekiyor. Adı ne olursa olsun, siyasi bir parti, siyasi bir hareket ya da siyasi bir çalışma gereklidir. Bu olacak da. Şam’da sürdüreceğimiz çalışma tüm Suriye için. Kürt halkının Suriye’de layık olduğu yere gelmesi için de elbette çalışacağım. Başından beri amacımız birdir: Suriye Kürtleri için önümüzdeki süreçte daha büyük adımlar atmak. Bu adımları atacağız.”</p>

<p><strong>'13-14 YAŞLARINDAYKEN KÜRTÇE KİTAP OKUDUĞUM İÇİN 1 HAFTA CEZAEVİNE KALDIM'</strong></p>

<p>İlke TV'den Banu Güven'in röportajda Mazlum Abdi, Kürtçe anadili meselesinin salt siyasi bir başlık olmadığı, kendi yaşam öyküsü üzerinden anlattı. Abdi, çocukluk yıllarında Kürtçe kitap okuduğu ve yazdığı için gözaltına alındığını söyledi. Henüz 13-14 yaşlarındayken okulunun Kürtçe kitaplar nedeniyle basıldığını ve yaklaşık bir hafta cezaevinde kaldığını belirtti. Okulda bulunan kitapların Kürt tarihi, Newroz ve Kawa efsanesi anlatısıyla ilgili olduğunu ifade eden Abdi, yıllar sonra Kürtçenin Suriye devletinin eğitim sistemi içerisinde sınırlı da olsa tanınmasını bu nedenle tarihi bir gelişme olarak değerlendirdi. Ancak bunun yeterli olmadığını da özellikle vurguladı. Ona göre mevcut adım bir başlangıç ve Kürtlerin iradesini ortaya koyması halinde hakların zaman içerisinde daha da genişletilmesi mümkün.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdiden-entegrasyon-sdg-ve-turkiye-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/mazlumabdi-2.webp" type="image/jpeg" length="86494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz Göktaş hakkında üç ayrı suçlama: 11 yıl 2 aya kadar hapis talebi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/deniz-goktas-hakkinda-uc-ayri-suclama-11-yil-2-aya-kadar-hapis-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/deniz-goktas-hakkinda-uc-ayri-suclama-11-yil-2-aya-kadar-hapis-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Politik mizah içerikli “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisiyle gündeme gelen komedyen Deniz Göktaş hakkında iddianame hazırlandı. Göktaş’ın “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama”, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlamalarıyla 2 yıl 8 aydan 11 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. 63 gündür tutuklu bulunan Göktaş’ın dosyasında AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan müşteki olarak yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Politik mizah içerikli “Ölü Deniz” adlı gösterisiyle ülke genelinde geniş yankı uyandıran komedyen Deniz Göktaş hakkında iddianame hazırlandı.</p>

<p>Göktaş’ın, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama”, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlarından 2 yıl 8 aydan 11 yıl 2 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 63 gündür tutuklu bulunan Göktaş’ın iddianamesinde AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan müşteki olarak gösterildi. Hazırlanan iddianame İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi tarafından değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>“ÖLÜ DENİZ” GÖSTERİSİ 14 MİLYONDAN FAZLA İZLENDİ</strong></p>

<p>Deniz Göktaş, Harbiye’de sahnelediği “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisini 24 Haziran’da YouTube üzerinden herkesin erişimine açtı. Gösteri kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaşırken bugüne kadar 14 milyondan fazla kez izlendi.</p>

<p>Göktaş’ın özellikle siyasi konular üzerinden yaptığı espriler kamuoyunda uzun süre tartışma konusu oldu. Gösteriden kesilerek sosyal medya platformlarında paylaşılan kısa videolar da milyonlarca kez izlendi.</p>

<p>Gösterinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Deniz Göktaş hakkında önce “dini değerleri aşağılama”, daha sonra ise “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarının da eklendiği bir soruşturma başlattı.</p>

<p><strong>SORUŞTURMAYI BİLEREK DÖNDÜ, HAVALİMANINDA GÖZALTINA ALINDI</strong></p>

<p>Hakkındaki soruşturmayı bilerek 2 Temmuz’da Türkiye’ye dönen Göktaş, İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı.</p>

<p>Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Göktaş’ın burada arkadan kelepçeli şekilde çekilen görüntüleri basına servis edildi.</p>

<p>Geceyi nezarethanede geçiren Göktaş, sabah saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık ifadesi saat 11.20 sıralarında başlayan Göktaş’ın yaklaşık iki saat süren ifadesi 13.10 civarında tamamlandı.</p>

<p>Savcılık, Göktaş’ı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etti. Göktaş, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamalarıyla tutuklandı.</p>

<p>Mahkemenin ardından İstanbul Metris Cezaevi’ne götürülen Göktaş, daha sonra Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne sevk edildi.</p>

<p><strong>TAHLİYE KARARI VERİLDİ, ARDINDAN YENİDEN TUTUKLANDI</strong></p>

<p>Komedyen Deniz Göktaş’ın tutukluluğuna yapılan itirazı değerlendiren İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, 28 Ağustos’ta tahliye kararı verdi.</p>

<p>Ancak tahliye kararının ardından Göktaş, bu kez “suçu ve suçluyu övme” iddiasıyla avukatlarına haber verilmeden sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.</p>

<p>İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, Göktaş’ın “Ölü Deniz” gösterisi sırasında kullandığı bazı ifadeleri gerekçe göstererek hakkında yeniden tutuklama kararı verdi.</p>

<p>Göktaş’ın gösterisinde kullandığı ve dosyaya konu edilen ifadeler şöyle:</p>

<p>“Ben bugünün ön sıra bilet gelirleriyle, gerçi ön sıra belediye davetlisi, oradan bir gelir yok. İkinci sıra diyeyim daha güvenli olur. Bugünün ikinci sıra bilet gelirleriyle Türkiye’de bir tetikçi tutup, rakip bir komedyeni öldürtebiliyoruz. Şu an piyasa bu durumda. Sadece ikinci sıra, bir de Telegram grubu. Oradan Daltonlar yazıyorsunuz, gayet kurumsal bir iletişim var. Bitcoin’den parayı yatırıyorsunuz takip de etmiyorlar. Öldürünce fotoğraf geliyor buydu değil mi abi? Onun ikizi vardı ama benim hatam. Tekrar yatırıyorsunuz muhteşem bir sistem…”</p>

<p>Hakimlik, söz konusu ifadeler üzerinden Daltonlar olarak adlandırılan “suç örgütünün” övüldüğü değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>DENİZ GÖKTAŞ YENİDEN TUTUKLANDI</strong></p>

<p>Göktaş, daha önce tahliye edildiği iki suçlama kapsamında savcılığın yaptığı itirazın ardından 31 Ağustos’ta yeniden tutuklandı.</p>

<p>Hakkında hazırlanan iddianamede ise Göktaş’ın “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama”, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlarından toplam 2 yıl 8 aydan 11 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.</p>

<p>İddianame şu anda İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nin değerlendirmesinde.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Mizah, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/deniz-goktas-hakkinda-uc-ayri-suclama-11-yil-2-aya-kadar-hapis-talebi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/06/deniz-10.webp" type="image/jpeg" length="14943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Oya Lale Arslan gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/gazeteci-oya-lale-arslan-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/gazeteci-oya-lale-arslan-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Oya Lale Arslan "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlamalarından gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Oya Lale Arslan hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözaltı işlemi, Arslan'ın sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda gerçekleştirildi.</p>

<p>Arslan'ın ikametinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konulduğu bilgisi paylaşıldı.</p>

<p>Gazeteci Arslan, Youtube kanalında Erk Acarer'i konuk ettiği konuk ettiği program üzerine sosyal medyada iktidara yakın kişi ve hesaplar tarafından hedef gösterilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Basın Özgürlüğü, Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/gazeteci-oya-lale-arslan-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/lale-2.webp" type="image/jpeg" length="39568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Girne’de 9 kişinin öldüğü gemi kazası: Ulaştırma Bakanı Arıklı görevden alındı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/girnede-9-kisinin-oldugu-gemi-kazasi-ulastirma-bakani-arikli-gorevden-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/girnede-9-kisinin-oldugu-gemi-kazasi-ulastirma-bakani-arikli-gorevden-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs’ın Girne kenti açıklarında 9 kişinin yaşamını yitirdiği gemi kazası sonrası Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı görevden alındı. Başbakan Ünal Üstel, soruşturmanın genişletildiğini açıkladı. Arıklı ise dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis’e başvuracağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs’ın Girne açıklarında meydana gelen ve 9 kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasının ardından hükümette dikkat çeken bir değişiklik yaşandı. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Başbakan Ünal Üstel tarafından görevden alındı.</p>

<p>Başbakan Ünal Üstel, düzenlediği basın toplantısında gemi kazasıyla ilgili soruşturmanın genişletildiğini belirterek, soruşturmanın sağlıklı şekilde yürütülmesi ve kamuoyunun vicdanının rahatlaması amacıyla idari tedbir aldıklarını söyledi.</p>

<p>Üstel, Arıklı’nın görevden alınmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bu çerçevede Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı'mız Sayın Erhan Arıklı'yı görevden aldığımı kendisine bildirdim. Yürütmenin başı olarak görevim, soruşturmanın selameti ve kamu vicdanının rahatlaması için gerekli bütün idari tedbirleri almaktır.”</p>

<p><strong>ARIKLI’DAN DOKUNULMAZLIK AÇIKLAMASI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görevden alınmasının ardından açıklama yapan YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı ise kazayla ilgili herhangi bir hukuki veya adli sorumluluğunun bulunması halinde adli makamların soruşturmayı rahatça yürütebilmesi için dokunulmazlığının kaldırılmasını talep edeceğini açıkladı.</p>

<p>Arıklı, Cumhuriyet Meclisi’ne başvuracağını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Gemi kazasında hukuki ve adli bir sorumluluğumuz varsa, adli makamların bu konuda rahat hareket edebilmesi ve gerektiğinde ifadenin alınıp yargıya taşınabilmesi için Cumhuriyet Meclisine başvurup dokunulmazlığımın kaldırılmasını isteyeceğim.”</p>

<p>Arıklı ayrıca Limanlar Dairesi’nin Başbakanlığa bağlanmasını talep edeceklerini açıkladı.</p>

<p>YDP Parti Meclisi’nin gündeminde bulunan “Hükümetten Çekilme” toplantısının da ileri bir tarihe ertelendiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/girnede-9-kisinin-oldugu-gemi-kazasi-ulastirma-bakani-arikli-gorevden-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 20:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/arikli.webp" type="image/jpeg" length="96203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli’den Amedspor ve “İslami araştırma” açıklaması: “Barış iklimini zehirlemek isteyen dinamikler devrede”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceliden-amedspor-ve-islami-arastirma-aciklamasi-baris-iklimini-zehirlemek-isteyen-dinamikler-devrede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceliden-amedspor-ve-islami-arastirma-aciklamasi-baris-iklimini-zehirlemek-isteyen-dinamikler-devrede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Amedspor taraftarlığı ve Kürt kimliği arasındaki ilişkiyi konu alan araştırmaya sert tepki gösterdi. Bahçeli, çalışmanın “Terörsüz Türkiye’nin oluşturduğu barış ve kardeşlik iklimini zehirlemeye” yönelik olduğunu savunurken, Amedspor’un başarısından memnuniyet duyduğunu ancak kulübün “kirli projelere alet edilmemesi” gerektiğini belirtti. Bahçeli ayrıca İslami araştırma adı altında yayımlanan başka bir çalışmayı da eleştirerek kamuoyu araştırmalarına yönelik ye]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliği ve Friedrich-Ebert-Stiftung’un desteğiyle hazırlanan “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması” hakkında açıklama yaptı.</p>

<p>Bahçeli, partisinin resmi sosyal medya hesabından yayımladığı yazılı açıklamada, araştırmanın “Terörsüz Türkiye’nin oluşturduğu barış ve kardeşlik iklimini zehirlemeye dönük” bir girişim olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Araştırmada, yaklaşık 12,5 milyon yetişkin Kürt nüfusunun üçte birinin Amedspor’u desteklediği, katılımcıların yüzde 38’inin kulübü “kimliğin temsilcisi” olarak gördüğü, yalnızca yüzde 24’ünün ise “salt bir futbol takımı” olarak tanımladığı sonucuna yer verilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçeli, açıklamasında Amedspor araştırmasının yanı sıra İslami inançlara ilişkin yayımlanan başka bir araştırmayı da eleştirdi.</p>

<p><strong>“BARIŞ VE KARDEŞLİK İKLİMİNİ ZEHİRLEMEK İSTEYEN DİNAMİKLER DEVREDE”</strong></p>

<p>Bahçeli’nin açıklamasının Amedspor araştırmasına ilişkin bölümü şöyle:</p>

<p>“Son günlerde hedef kitlesi farklı olsa da maksadı aynı olan, emperyalizmin kuklası sözde araştırmacılar tarafından terörsüz Türkiye’nin oluşturduğu barış ve kardeşlik iklimini zehirlemeye dönük girişimler dikkat çekicidir.</p>

<p>Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliği ve Friedrich-Ebert-Stiftung’un desteğiyle yürütülen çalışma olduğu ifade edilen ‘Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması’ 28 Ağustos 2026 tarihinde açıklanmıştır.</p>

<p>Araştırma, Amedspor taraftarı, futbol ile kimlik arasındaki çizginin nasıl yoğunlaştırdığını iddia etmekte, bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalışmaktadır.</p>

<p>Yine, güvenirliği sıfırlamış, ahlaken iflas etmiş bir araştırma ve danışmanlık şirketince kamuoyuna servis edilen bir başka ankette Türk milletinin Allah’a, Meleklere, Kur’an-ı Kerim’e, Peygamberimize, Kadere, Öldükten sonra dirileceğine ve hesaba çekileceğine olan inancı sözde araştırılmış ve olumsuz sonuçlar ortaya konulmuştur.</p>

<p>Türk milleti Müslüman bir millettir, manevi değerler üzerinde oynamalar, ancak düşmanları sevindirecektir.”</p>

<p><strong>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ ÖNEMLİ BİR AŞAMAYA GELDİ”</strong></p>

<p>Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefinin TBMM’de kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ile önemli bir aşamaya ulaştığını belirtti.</p>

<p>Kanunun 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesini “milli iradenin izdüşümü” olarak nitelendiren Bahçeli, bunun barış, kardeşlik, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik kararlılığın göstergesi olduğunu savundu.</p>

<p>Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Terörsüz Türkiye kardeşlik, barış ve refah ümidi, gelecek Türk asırlarının müjdesidir.</p>

<p>Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten, terör illetinden kurtulmak, kardeşliğimizin yeniden ve daha sağlam biçimde, Anadolu’nun her karışında kavileştirmektir.</p>

<p>Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu terörsüz Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkmış olacaktır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, terörsüz ve istikrarlı bölgeye açılan kapı, Emperyalist senaryolara vurulan darbe, bölge halklarının kendi geleceklerine sahip çıkma iradesidir.</p>

<p>Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında Türk ve Türkiye yüzyılını inşa etme gayretinde ve kararlılığındayız.</p>

<p>Nitekim ülkemiz, bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır.</p>

<p>Türkiye ekonomik ve sosyal hayatın canlandığı, huzur, güven ve refahın artığı, milletçe hep birlikte Türkiye olmanın hazzının alındığı, barış ve kardeşliğin kök saldığı bir iklimdedir.</p>

<p>Emek emek, ilmek ilmek örülen, milli birlik ve dayanışmanın, toplumsal bütünleşmenin güçlendiği böylesi bir ortamda çeşitli araştırma adı altında Türk milletinin milli ve manevi dinamikleriyle oynanmak, hayırlı gelişmeler sabote edilmek istenmektedir.</p>

<p>Barış ve kardeşlik iklimini zehirlemek isteyen dinamikler devrededir.”</p>

<p><strong>“SPOR ALANI KİMLİK SİYASETİNE ALET EDİLMEMELİ”</strong></p>

<p>Bahçeli, açıklamasının devamında sporun toplumsal barış ve dayanışma açısından taşıdığı role dikkat çekti.</p>

<p>“Spor; kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır.</p>

<p>Sporun temelinde rekabetin yanı sıra ahlak, fair-play, karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluk anlayışı bulunmalıdır. Başarı da kuşkusuz bu değerlerden taviz verilmeden elde edilmelidir.</p>

<p>Türkiye’nin toplumsal huzurunu, birlik ve beraberliğini güçlendirmeye yönelik hassasiyet gözetilmeli; spor kulüpleri ve spor organizasyonları, toplumsal barış konularında provokatif girişimlerin aracı hâline getirilmemelidir.</p>

<p>Bu çerçevede Amedspor da dâhil olmak üzere tüm spor kulüplerinin, sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi ve toplumsal gerilimleri artırabilecek tutum ve söylemlerden uzak durması önem taşımaktadır.</p>

<p>Sporun; siyasetin ve ayrıştırıcı kimlik tartışmalarının değil kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve ortak geleceğimizin meşru zemini olması gerekmektedir.</p>

<p>Spor kisvesiyle terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur.</p>

<p>Haddi de olmamalıdır.</p>

<p>Türk milletinin kritik ve hassas dönemini istismara kalkışanlar, zilleti toplumsal zemine indirmeye gayret edenler karşılarında Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Cumhur İttifakı’nı bulacaklardır.”</p>

<p><strong>“AMEDSPOR’UN BAŞARISINDAN MEMNUNİYET DUYUYORUZ”</strong></p>

<p>Bahçeli, Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesinin ardından 4 Mayıs 2026’da kulüp başkanı Nahit Eren’e yönelik yaptığı açıklamayı da hatırlattı.</p>

<p>“Amedspor ‘un süper lige yükselme başarısı üzerine 4 Mayıs 2026 tarihinde Amedspor Başkanı Sayın Nahit Eren’e hitaben yaptığım açıklamada; ‘1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor’un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır’ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum.’ demiştim ve aynı kararlılıktayız.”</p>

<p>Bahçeli, ardından araştırmaya ilişkin eleştirilerini sürdürdü:</p>

<p>“Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir.</p>

<p>Spora emek veren insanlara da büyük bir bühtandır.</p>

<p>Siyasi görüşü etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir.</p>

<p>Amed Sporun Süper lige yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır.</p>

<p>Bir Anadolu takımının süper ligde kalıcı olması geçmişte benzer takımlarımızda olduğu gibi büyük bir beklentidir.</p>

<p>Bununla birlikte Amed Spor’u kirli projelerine alet etmek isteyenlerin olduğu anlaşılmaktadır ve bu provokasyona karşı en başta kulüp yetkililerinin ve Diyarbakır halkının tepki göstermesi gerekmektedir.</p>

<p>Bu girişimler terörsüz Türkiye’yi sabote planıdır.</p>

<p>Kardeşlik iklimini ve barışı zehirleme girişimidir.</p>

<p>Amed Spor süper ligdeki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye’nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır.”</p>

<p><strong>“TRİBÜNLER PROVOKASYON ALANI HALİNE GETİRİLMEMELİ”</strong></p>

<p>Bahçeli, futbolun ele alınış biçimine ilişkin değerlendirmelerini de şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Futbol; kaliteli, ahlaklı, milli değerler etrafında dayanışmacı bir anlayışla ve uluslararası düzeyde yükselişlere, milli takım başarılarına odaklanan bir yaklaşımla ele alınmalıdır.</p>

<p>Spor siyasete ve karanlık emellere alet edilmemeli, edenlerden yasalar çerçevesinde hesap sorulmalıdır.</p>

<p>Başta Amed Spor yöneticileri olmak üzere terörsüz Türkiye’den yana olan herkesi bu konuda duyarlı olmaya, acilen tedbir almaya davet ediyoruz.</p>

<p>Tribünler terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir.</p>

<p>Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir.</p>

<p>Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir.</p>

<p>7595 sayılı Millî Dayanışma Ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un uygulama aşamasında bu gibi sabotajların önüne geçmek zorunludur.</p>

<p>Mezkûr kanunla kurulan komisyonlar bu tarz provokasyonları önleme konusunda titizlikle hareket etmeli, gerekli yaptırımlar ilgili kurumlarca uygulanmalıdır.”</p>

<p><strong>BAHÇELİ’DEN “İSLAMİ ANKET” TEPKİSİ</strong></p>

<p>Bahçeli, açıklamasının devamında spor araştırmasıyla eş zamanlı olarak gündeme gelen İslami inançlara ilişkin araştırmayı da eleştirdi.</p>

<p>“Sporla beraber İslami anket adı altında bir başka tahrik, tahribat ve yönlendirme eş zamanlı olarak gündeme sokulmuştur.</p>

<p>Yüzde 99’u Müslüman olan Türk milletini inancıyla, ibadetiyle, değerleriyle olduğundan farklı göstererek köklü medeniyetimizi inkar edecek bir tablo ile zihinler karıştırılmak istenmektedir.</p>

<p>Türk milletini köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır.</p>

<p>Bu asil milleti itikadından, imanından, inanç ve değerlerinden yoksun lanse etmek büyük kötülüktür.</p>

<p>Bunların kime ve hangi amaca hizmet ettikleri ifşa edilmelidir.</p>

<p>İslam milletçe müşerref olduğumuz son dindir.</p>

<p>Kutlu ceddimiz asırlar boyunca İslamın sancaktarı olmuştur.</p>

<p>İki cihan serveri Peygamber Efendimiz rehberimizdir.</p>

<p>Yahya Kemal Beyatlı’nın ‘Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.’ mısralarında vurguladığı gibi Türk milleti zaferlerini şehit ve gaza ruhuyla, imanla, inançla kazanmıştır.</p>

<p>Gelecek Türk asırları da bilimde, ekonomide, dış politikada bu inanç, iman ve sadakatle gerçekleştirilecektir.</p>

<p>İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi gösterme gayreti büyük bir saptırma, önemli bir beşinci kol faaliyetidir.</p>

<p>Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır.</p>

<p>Türk milletinin böylesi bir üslupla itham edilmesi, töhmet altında bırakılması ayıplı ve ahlaksız bir komplodur.</p>

<p>Bu anket şirketlerinin toplumda yapmaya çalıştıkları yönlendirme ve tahribat bütün yönleriyle araştırılmalıdır.”</p>

<p><strong>“KAMUOYU ARAŞTIRMALARINA YASAL DÜZENLEME YAPILMALI”</strong></p>

<p>Bahçeli, kamuoyu araştırmalarına ilişkin yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Milliyetçi Hareket Partisi olarak daha önce gündeme getirdiğimiz üzere, kamu ayu araştırması adı altında bilimsellikten ve gerçeklikten uzak, toplumu yönlendirmeye dönük olarak servis edilen çalışmaların önüne geçmek, bilimsel ve hukuki temelde bunları değerlendirecek ve denetleyecek, uygulamada doğru standartların belirlendiği bir yasal düzenleme yapılmasını öngörüyoruz.</p>

<p>Bu çerçevede kamuoyu araştırma kuruluşlarının ve araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesini, yönlendirme veya etkileme maksadıyla yalan yanlış, yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırımlar getirilmesini gerekli görüyoruz.</p>

<p>Dezenformasyonla ve algı operasyonlarıyla Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durdurmaya, toplumsal mühendislik hesaplarıyla Türkiye’yi kargaşa ve kaos iklimine sokmaya, ülkemizin rotasını değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”</p>

<p><strong>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE’DEN GERİYE DÖNÜŞ OLMAYACAKTIR”</strong></p>

<p>Bahçeli, açıklamasının son bölümünde Terörsüz Türkiye hedefinden geri dönüş olmayacağını vurguladı.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye’den geriye dönüş olmayacaktır.</p>

<p>Muhatapları bilsin ki şer cephesinde kurulmaya çalışılan tuzakların farkındayız.</p>

<p>Türkiye’nin yaklaşık elli yıldır mücadele ettiği, birçok insanımızın canına ve malına sebep olan terörden ilelebet kurtulma fırsatı ihanet şebekelerini rahatsız etmektedir.</p>

<p>Kardeşliğimizin güçlendirilmesi, demokrasinin gelişmesi ve ülkemizin yükselişinin önündeki engellerin kaldırılması Türkiye hasımlarının uykularını kaçırmaktadır.</p>

<p>Terör, şiddet ve bölücülüğün zihinlerden de silinmesinden, birlik ve beraberliğin kök salmasından rahatsız olanlar sözde araştırmalar üzerinden toplumu enfekte etmeye çalışsa da milletimizin feraseti kirli oyunları bozacak güçtedir.</p>

<p>Terörün tamamen tasfiye edildiği bir Türkiye öngörülebilirliği ve yatırımcı güvenini artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel ticaret ağlarının merkezinde vatandaşlarımızın refahını artıracaktır.</p>

<p>Türkiye’nin terör meselesini; iç cephesini kuvvetlendirmiş, milli birliğini, siyasi ve ekonomik istikrarını sağlamış olarak, milli iradesi içinde çözüme kavuşturması, temel arzumuz ve hedefimizdir.</p>

<p>O sebeple gerginlik ve kutuplaşmalara, toplumsal olaylara sebebiyet verebilecek girişimlerden kaçınılmasını hayati önemde görüyoruz.</p>

<p>Emperyalizmin etnik, dini, mezhep temelli ayrıştırıcılık ve kaosu süreklileştirerek siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlık üretme çabası bilinmektedir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, bölgemizdeki benzer tahriklere ve çatışmalara karşı da bölgesel istikrar ve barışı hedeflemektedir.</p>

<p>Milletimiz terörsüz Türkiye’nin yanında duruyor ve terörün bütün unsurlarıyla gündemimizden çıkmasını istiyor.</p>

<p>Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor.</p>

<p>Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor.</p>

<p>İnanıyoruz ki milletçe provokasyonlara gelmeyecek, bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye hedefi, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekün milletimizin eseri olacaktır.</p>

<p>Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/bahceliden-amedspor-ve-islami-arastirma-aciklamasi-baris-iklimini-zehirlemek-isteyen-dinamikler-devrede</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/10/bahceli-1.jpg" type="image/jpeg" length="24658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar Belediyesi’nde yeni operasyon: İki başkan yardımcısı gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/uskudar-belediyesinde-yeni-operasyon-iki-baskan-yardimcisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/uskudar-belediyesinde-yeni-operasyon-iki-baskan-yardimcisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklandığı soruşturma kapsamında belediyeye yönelik yeni operasyon düzenlendi. Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ile Mithat Özdemir ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alınırken, Meclis 1. Başkan Vekili Ali Aral ile Başkan Yardımcısı Nihat Doğan ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından, belediyeye yönelik soruşturma kapsamında Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ile Mithat Özdemir, ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alındı.</p>

<p>Meclis 1. Başkan Vekili Ali Aral ile Başkan Yardımcısı Nihat Doğan ise savcılıkta ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.</p>

<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, Üsküdar Belediyesi’ndeki yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı ve bu süreçte “rüşvet” ile “irtikap” suçlarının işlendiği iddialarına ilişkin olduğu bildirildi.</p>

<p><strong>SEÇİM SÜRECİNDE GÖZALTILAR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üsküdar Belediyesi’ne yönelik operasyonda Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından belediye başkanvekili seçimi yapılmıştı.</p>

<p>5 Ağustos’ta gerçekleştirilen seçimde CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya, dördüncü turda 22 oy alarak başkanvekili seçilmişti. Seçimde AKP’nin adayı Dündar Ziya Gültekin ise 18 oyda kalmış, 4 oy geçersiz sayılmıştı.</p>

<p>Oylama sonucunda bazı oy pusulalarıyla ilgili karşılıklı itirazlar yaşanmış, AKP Grubu seçim sonucuna ilişkin Meclis Divanı’na başvurmuştu.</p>

<p>AKP’nin itirazı üzerine İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediyesi’ndeki başkanvekili seçimi hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Bu karara yapılan itirazın Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmesiyle seçimlerin yenilenmesi kesinleşti.</p>

<p>İstanbul Valiliği de yeni başkanvekili seçilinceye kadar belediye başkanlığı görevini Üsküdar Belediye Meclisi Birinci Başkanvekili Ali Aral’ın yürüteceğini açıklamıştı.</p>

<p><strong>SEÇİM YENİDEN YAPILACAK</strong></p>

<p>Bölge İdare Mahkemesi’nin itirazı reddetmesinin ardından Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçiminin yeniden yapılması kesinleşti. İstanbul Valiliği, yeni seçimin 5 Eylül Cumartesi günü yapılacağını duyurdu.</p>

<p>Üsküdar Belediyesi’nde başkanvekilliği seçim süreci devam ederken, aynı zamanda belediye meclis üyesi olan isimlerin de soruşturma kapsamında gözaltına alınması dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/uskudar-belediyesinde-yeni-operasyon-iki-baskan-yardimcisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 19:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/uskudarbelediyesi-1.webp" type="image/jpeg" length="37163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti’de Alevi tartışması | Şerafettin Halis’ten Bakırhan’a sert tepki: Liyakat, neredesin, yetiş]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partide-alevi-tartismasi-serafettin-halisten-bakirhana-sert-tepki-liyakat-neredesin-yetis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partide-alevi-tartismasi-serafettin-halisten-bakirhana-sert-tepki-liyakat-neredesin-yetis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski BDP Milletvekili Şerafettin Halis, DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın Kürt Hareketi ve Abdullah Öcalan’a yönelik eleştiriler üzerinden yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. Halis, Bakırhan’ı Alevilerin kaygılarını dile getirmeye tahammül göstermemekle eleştirerek sert ifadeler kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski BDP Milletvekili Şerafettin Halis, DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın Kürt Hareketi ve Abdullah Öcalan’a yönelik eleştirilere ilişkin sözlerine yanıt verdi.</p>

<p>Rudaw Türkçe’nin aktardığına göre Halis, Bakırhan’a yönelik açıklamasında sert ifadeler kullanarak, Alevilerin kaygılarını dile getirmesine dahi tahammül edilmediğini savundu.</p>

<p><strong>HALİS’TEN BAKIRHAN’A SERT SÖZLER</strong></p>

<p>Halis, Bakırhan’a yönelik açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Alevilerin kaygılarını dillendirmesine bile tahammül edemeyen, Kars Eliza Sarayı’nda doğmuş büyümüş (sokağı küçümseyen) bu zat, Kürt halkının bedelleriyle ayakta duran bir partinin eş genel başkanı. Liyakat neredesin, yetiş.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BAKIRHAN NE DEMİŞTİ?</strong></p>

<p>DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, Kürt Hareketi ve Abdullah Öcalan’a yönelik eleştiriler üzerinden yaptığı açıklamada, eleştirilerin artık “aydın” olmanın bir göstergesi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>“Kürt Hareketi'ni ve Sayın Öcalan'ı eleştirmek 'aydın' olmaksa valla kusura bakma o dündü. Bugün artık onun alıcısı yok. Üç beş oy uğruna, bir yerde bir makam, bir koltuk kapmak için birlikte oyunu aldığın partiye bari bunu yapma. Bir eleştirin varsa kapımız açık. Milletvekili olmak için o kapıda bir hafta beklediğin kapıyı tanıyorsun. Aç, gel tartışalım.”</p>

<p>Halis’in açıklaması, Bakırhan’ın bu sözlerine yönelik doğrudan yanıt olarak gündeme geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Rudaw</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/dem-partide-alevi-tartismasi-serafettin-halisten-bakirhana-sert-tepki-liyakat-neredesin-yetis</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 19:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/s-e-r-a-f-e-t-t-i-n.png" type="image/jpeg" length="42923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zülfü Livaneli: “Çatışmanın, silahın yerini barışın alması çok sevindirici”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/zulfu-livaneli-catismanin-silahin-yerini-barisin-almasi-cok-sevindirici</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/zulfu-livaneli-catismanin-silahin-yerini-barisin-almasi-cok-sevindirici" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müzisyen ve yazar Zülfü Livaneli, Kürt meselesinin çözümü amacıyla yürütülen sürecin daha güçlü sahiplenilmesi gerektiğini belirterek iktidara somut adımlar atma çağrısı yaptı. Sanatın barışla kopmaz bir ilişki içinde olduğunu söyleyen Livaneli, “Sanatçılar barış kışkırtıcısı olmalı” derken, topluma güven verecek adımlardan birinin de Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması olduğunu ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Müzisyen ve yazar Zülfü Livaneli, Kürt meselesinin çözümü için yürütülen sürecin daha güçlü sahiplenilmesi amacıyla iktidarı somut adımlar atmaya çağırdı.</p>

<p>ANF’nin sorularını yanıtlayan Livaneli, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutlayarak, “Barış Günü bütün barışı özleyen dostlara kutlu olsun ve umarım barış yolunda bir aşama olur” dedi.</p>

<p>Kültür-sanat alanının barışla ilişkisinin önemini vurgulayan Livaneli, sanatın başlı başına bir barış eylemi olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“KÜLTÜR BAŞLI BAŞINA BİR BARIŞ EYLEMİDİR”</strong></p>

<p>Livaneli, kültür ile barış arasındaki ilişkinin kopmaz olduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Kültürle barış ilişkisi zaten kopmaz bir ilişkidir. Kültür, başlı başına bir barış eylemidir. Kültür alanındaki çalışmalar böyledir. Savaşı kışkırtmak, savaş kültürü oluşturmak gibi bir sanat anlayışı zaten olamaz; onu sanattan saymıyoruz. İnsanları ajite edip ölüme yollamak, genç insanları ölüme göndermek sanat değildir. Sanat, bütün dallarıyla birlikte barışa hizmet eder, etmelidir daha doğrusu. Tarihe baktığımız zaman da her zaman barışı savunan şairler, yazarlar, filozoflar kalmıştır bu dünyada; ötekiler kalmamıştır.”</p>

<p><strong>“SANATÇILAR BARIŞ KIŞKIRTICISI OLMALI”</strong></p>

<p>Nefreti körükleyen yaklaşımlara tepki gösteren Livaneli, sanatın insanın içindeki iyilik duygusunu ortaya çıkardığını söyledi. Livaneli, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Sanat, insan yüreğine güvenmek demektir. İnsan yüreğinin derinliklerinde birtakım iyilik kıvılcımları olduğunu görmektir. En kötü insanda bile. Yaşar Kemal’in dediği gibi, en kötü insanın bile yüreğinde bir iyilik tohumu olduğunu görmektir. Sanat bunu bir nevi provoke eder. Yani Charlie Chaplin’in ‘Ben bir barış kışkırtıcısıyım’ dediği gibi, o barışı kışkırtır; barış duygularını, insani duyguları, insan olmayı hatırlatır.</p>

<p>İnsan olmanın birinci şartı da empatidir. Kendi acını duyuyorsun ama karşıdakinin acısını da duyacaksın. Bunu duyamadığın zaman zaten yok olursun. Ama medyanın dilinde bunları duyamıyorsun, politikacıların dilinde bunu duyamıyorsun. Sadece birer rakama indirgeniyor her şey ve ideolojik yorumlanıyor.</p>

<p>Ama sanatçılar, karşıdakinin de bir insan olduğunu, acı çektiğini, düşündüğünü, ailesinin olduğunu sana gösterdiği zaman inanılmaz bir şey ortaya çıkıyor. Yani ‘100 bin kişi öldürüldü’ haberi bir şey ifade etmiyor. Ama bir kişinin, bir ailenin başına gelenleri iyi bir sanat eseriyle gösterdiğiniz zaman herkesin yüreği sızlıyor.</p>

<p>Bu bakımdan sanat ve kültür çok önemlidir. Ve bütün halkların kültürleri, istisnasız bütün halkların dünyadaki kültürleri saygıdeğerdir. Çünkü yüzlerce, binlerce yıldan akıp gelmektedir. Bu kültürlere saygı duyarak ve o insanlara -hangi kültürden olursa olsun- kültürüyle, diliyle, müziğiyle hitap edebilmek bizim dünyadaki en büyük kurtuluşumuz olacaktır herhalde.”</p>

<p><strong>“TOPLUMA GÜVEN VERECEK ADIMLAR ATILMALI, DEMİRTAŞ BIRAKILMALI”</strong></p>

<p>Süreçte sanatçıların ve aydınların rolüne de değinen Livaneli, iktidara sorumluluklarını hatırlattı.</p>

<p>Livaneli, geçmişte barış için yaptıkları çalışmaları hatırlatarak şöyle konuştu:</p>

<p>“Evet, şimdi mutlaka bir ülkenin aydınları, sanatçıları sorumluluk hissettiği zaman toplumla yakınlaşıyor. Biz tabii yıllarca, biliyorsunuz, bu konularda çok basın toplantıları yaptık, imza kampanyaları yaptık. Duruşma salonlarına gittik; Yaşar Kemal, Mehmet Uzun ve rahmetli bütün dostlarımızla. Yunanlarla apayrı bir şey yürüttük. Ermeni dostlarımızla yaptık ve böylece ezilen herkesin yanında olduk. Bugün de olabilir fakat bugün tabii iş daha karmaşık. Daha siyasi, daha karmaşık. İnsanların kafasında birtakım bulanıklıklar var. Barış elbette hepimizin çok onayladığı, istediği bir şey; bir an önce olsun, silahlar sussun ve analar evlatlarına kavuşsun. Bu, bizim baştan beri dileğimiz, rüyamız hatta.</p>

<p>Ama mesela hepimizi rahatlatacak, topluma güven verecek adımlar olabilir. O adımlardan birisi de şudur: Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması. Şimdi böyle bir şey olduğu zaman toplum daha çok güvenir bu olaylara. Çünkü bir yandan bu görüşler, aflar falan hayata geçerken, Demirtaş gibi barışı savunmuş bir siyasi liderin kaç yıldır içeride olması bir çelişki yaratıyor. Bu çelişkiler de insanların kafalarını bulandırıyor doğrusu.</p>

<p>Ama gene de barış barıştır. Barıştan daha güzel bir söz yoktur dünyada. Ve yani ölüme, öldürmeye dayalı birtakım tedbirler, birtakım çatışmalar, harpler yerine o güzel barış günlerinin gelmesini yüreğimin derinliklerinden istiyorum. Bu benim hayat rüyamdır. ‘Bunu görmeden ölmeyeyim’ diyordum. 80 yaşıma geldim, inşallah göreceğiz.”</p>

<p><strong>“İKİ TARAF DA ACI ÇEKTİ, ÇATIŞMANIN BİTMESİ ÇOK SEVİNDİRİCİ”</strong></p>

<p>Zülfü Livaneli, Abdullah Öcalan’ın çağrısını sevindirici bulduğunu belirterek, Kürt meselesinin çözümünde müzakerenin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Livaneli, İngiltere’de IRA ile, İspanya’da ise Bask bölgesinde yürütülen barış süreçlerini hatırlatarak şunları söyledi:</p>

<p>“Şimdi biliyorsunuz, İngiltere’de IRA ile barış yapıldı, İspanya’da Bask’ta barış yapıldı. Bu böyledir zaten. Yıllarca yazdık: ‘Bunun tek yolu müzakeredir, başka bir şey değildir’ diye. Çok fazla acı çekildi, çok fazla kayıp verildi. Çok insan öldü. İşte o genç çocuklar… Yani askerler, o dağdakiler, diğerleri… Hep böyle evlatları birbirine kırdırdılar.</p>

<p>Şimdi bu noktada elbette ki o şiddetin, çatışmanın, silahın yerini barışın alması çok sevindiren bir şey. Ama dediğim gibi, şu anda kafalarda ve vicdanlarda bir karışıklık var, bunu hissediyorum. Bunun giderilmesi için rahatlatıcı eylemler lazım. Ve dediğim gibi, buna da Selahattin Demirtaş’ı serbest bırakarak başlamak lazım. Şahsi kanaatim budur.”</p>

<p>Livaneli, barışın toplum tarafından daha güçlü sahiplenilmesi için sanatçı ve aydınların sorumluluk alması gerektiğini vurgularken, iktidarın atacağı somut adımların da sürece yönelik güveni güçlendireceği mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/zulfu-livaneli-catismanin-silahin-yerini-barisin-almasi-cok-sevindirici</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/zulfu-livaneli-00.jpg" type="image/jpeg" length="86400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mazlum Abdi “terör listesi”nden çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdi-teror-listesinden-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdi-teror-listesinden-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin, SDG’nin feshedildiğinin duyurulması ve Suriye yönetiminde danışman olarak atanmasının ardından Türkiye’nin “terör listesi”nden çıkarıldığı ortaya çıktı. Abdi’nin “Ferhat Abdi Şahin” adıyla yer aldığı kırmızı listedeki kaydının bugün yapılan aramalarda bulunmadığı görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin (Ferhat Abdi Şahin), 25 Ağustos’ta SDG’nin feshedildiğini resmen duyurmasının ve Suriye yönetiminin lideri Ahmed el Şara’nın danışmanlığına atanmasının ardından dikkat çeken bir gelişme yaşandı.</p>

<p>Mazlum Abdi, Türkiye’de kırmızı kategoride yer alan “terör listesi”nden çıkarıldı.</p>

<p>Türkiye’nin kırmızı kategoride bulunan isimlerin yakalanmasına yardımcı olanlara 20 milyon liraya kadar para ödülü vadettiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>“FERHAT ABDİ ŞAHİN” İSMİ LİSTELERDEN SİLİNDİ</strong></p>

<p>Abdi, ağustos ayının sonunda “Ferhat Abdi Şahin” ismiyle Türkiye’nin arananlar listesinde yer alıyordu.</p>

<p>Ancak bugün yapılan aramalarda “Ferhat Abdi Şahin” isminin tüm listelerden silindiği ortaya çıktı.</p>

<p>Abdi’nin listeden çıkarılması, SDG’nin feshedilmesi ve Suriye yönetiminde üstlendiği yeni görev sonrasında gerçekleşmesi nedeniyle dikkat çekti.</p>

<p><strong>AHMED EL ŞARA’NIN DANIŞMANI OLARAK ATANMIŞTI</strong></p>

<p>Suriye yönetiminin 164 sayılı kararnamesinde, Mazlum Abdi’nin yeni görevine ilişkin, “Cumhurbaşkanı Ahmed Şara 2026 tarihli ve 164 sayılı kararnameyle Mustafa Halil Abdi’yi (Mazlum Abdi) Cumhurbaşkanlığı nezdinde danışman olarak atamıştır” ifadelerine yer verilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece SDG Genel Komutanı olarak görev yapan Abdi, Suriye yönetimi içerisinde Cumhurbaşkanlığı nezdinde danışman olarak görevlendirilmişti.</p>

<p><strong>SİPAN HEMO DA LİSTEDEN ÇIKARILMIŞTI</strong></p>

<p>Mazlum Abdi’nin ardından dikkat çeken bir başka isim de Sipan Hemo (Semir Asu) oldu.</p>

<p>SDG’nin komutanlığını yapan ve YPG’nin kurucu isimleri arasında gösterilen Hemo, Suriye yönetimi tarafından Savunma Bakan Yardımcısı olarak atanmıştı.</p>

<p>Sipan Hemo da ağustos ayının ortalarında Türkiye’deki “terör listesinden” çıkarılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Evrensel</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mazlum-abdi-teror-listesinden-cikarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/mazlum-4.jpg" type="image/jpeg" length="97131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme: Zeinal Abarakov 4 saat sorgulandı]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme-zeinal-abarakov-4-saat-sorgulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme-zeinal-abarakov-4-saat-sorgulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Tutuklu bulunan eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Tunceli Adliyesi’ne getirilerek yaklaşık 4 saat yeniden ifade verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Dosya kapsamında tutuklu bulunan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, yeniden ifade verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><i>Hürriyet’in haberine göre,</i></strong> Erzincan’daki kapalı ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan Abarakov, kolluk kuvvetlerinin oluşturduğu güvenlik konvoyu eşliğinde Tunceli Adliyesi’ne nakledildi.</p>

<p>SORGULAMA YAKLAŞIK 4 SAAT SÜRDÜ</p>

<p>Abarakov’un sorgulaması, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından bizzat yürütüldü. Yaklaşık 4 saat süren sorgulamada şüpheliye, Gülistan Doku’nun kaybolduğu güne ilişkin çeşitli sorular yöneltildi.</p>

<p>İfade işleminde Abarakov’a, olayın gerçekleştiği güne ait HTS ve sinyal kayıtları, dosyaya giren teknik bulgular ile “suç delillerini gizleme ve yok etme” iddialarına ilişkin sorular soruldu.</p>

<p>CEZAEVİNE SEVK EDİLDİ</p>

<p>Sorgulama işlemlerinin tamamlanmasının ardından Zeinal Abarakov, yeniden tutuklu bulunduğu Erzincan’daki cezaevine sevk edildi.</p>

<p>Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Dersim’de kaybolmuş, olayla ilgili soruşturma Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülmüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Kadın, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme-zeinal-abarakov-4-saat-sorgulandi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/04/bassavcidan-talimat-gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme.webp" type="image/jpeg" length="84542"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Keçiören Belediyesi’nde uyuşturucu testi tartışması: Savcılık ve Emniyet karşı karşıya geldi]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/kecioren-belediyesinde-uyusturucu-testi-tartismasi-savcilik-ve-emniyet-karsi-karsiya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/kecioren-belediyesinde-uyusturucu-testi-tartismasi-savcilik-ve-emniyet-karsi-karsiya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Keçiören Belediyesi’nde çalışanlara uygulanan uyuşturucu testleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara İl Emniyet Müdürlüğü arasında yazışma krizine dönüştü. Savcılık konuyla ilgili işlem yapılmasını isterken, Emniyet hakkında herhangi bir şüphe bulunmayan kişilerden zorunlu test alınmasının mevzuata uygun olmadığı değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi’nde çalışanlara yönelik başlatılan uyuşturucu testi uygulaması, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara İl Emniyet Müdürlüğü arasında yazışma krizine dönüştü. Savcılık, Emniyet Müdürlüğü’nden konuyla ilgili işlem yapılmasını isterken, Emniyet ise uygulamanın mevzuata aykırı olabileceğine ilişkin tereddütlerini savcılığa bildirdi.</p>

<p><strong><i>Sözcü’de yer alan habere göre</i></strong> süreç, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den ayrıldığı dönemde belediyedeki tüm personele uyuşturucu testi uygulanacağını açıklamasıyla başladı. Özarslan, test yaptırmayı kabul etmeyen çalışanların görevden çıkarılacağını ve haklarında savcılığa başvurulacağını söylemişti.</p>

<p>Belediyede gerçekleştirilen testlerde bazı çalışanların sonuçlarının pozitif çıktığı, testi kabul etmeyen bazı personelin ise istifa ettiği veya işten çıkarıldığı yönündeki bilgiler kamuoyuna yansıdı.</p>

<p>Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Mart 2026’da Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne yazı göndererek kamuoyuna yansıyan iddiaların araştırılmasını istedi.</p>

<p><strong>SAVCILIK YAZI YAZDI, EMNİYET İTİRAZ ETTİ</strong></p>

<p>Ankara Emniyet Müdürlüğü, savcılığın yazısına verdiği yanıtta kamuoyuna yansıyan haberlerin araştırıldığını bildirdi. Ancak Emniyet, hakkında herhangi bir şüphe bulunmayan kişilerden zorunlu uyuşturucu testi alınmasının mevzuata uygun olmadığı değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Emniyet ayrıca savcılığın yazısında kendilerinden açıkça hangi adli işlemin gerçekleştirilmesinin istendiğinin belirtilmediğine dikkat çekti.</p>

<p>Bu yanıtın ardından savcılık ikinci kez Emniyet Müdürlüğü’ne yazı gönderdi. Savcılık, daha önce talep edilen işlemlerin yerine getirilmediğini belirterek konunun yeniden ele alınmasını istedi. Yazıda, aksi halde ilgililer hakkında adli işlem başlatılabileceği bildirildi.</p>

<p>27 Temmuz 2026 tarihli belgeye göre Ankara Emniyet Müdürlüğü, Ankara Adli Tıp birimine gönderdiği yazıyla bir uyuşturucu soruşturması kapsamında listede bulunan kişilerden örnek alınmasını talep etti.</p>

<p><strong>ÇALIŞANLAR ŞİKAYETÇİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Süreçle ilgili konuşan bazı belediye çalışanları ise uyuşturucu testlerinin belediye içerisinde oluşturulan bir alanda toplu şekilde gerçekleştirildiğini öne sürdü.</p>

<p>Çalışanlar, uyuşturucu kullanmadıklarını belirten bazı kişilerin testlerinin pozitif çıktığını iddia ederken, test sonuçlarının personele şeffaf biçimde açıklanmadığını savundu.</p>

<p>Belediye içerisinde ayrıca bazı pozitif test sonuçlarına rağmen ilgili çalışanların görevlerini sürdürdüğü ve bu kişilerin belediye yönetimine yakın olduğu yönünde iddiaların dile getirildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/kecioren-belediyesinde-uyusturucu-testi-tartismasi-savcilik-ve-emniyet-karsi-karsiya-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/k-e-c-i-o-r-e-n.jpg" type="image/jpeg" length="60422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vertigo sanılıyor ama nedeni farklı olabilir: Ağrısız migren belirtileri neler?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/vertigo-saniliyor-ama-nedeni-farkli-olabilir-agrisiz-migren-belirtileri-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/vertigo-saniliyor-ama-nedeni-farkli-olabilir-agrisiz-migren-belirtileri-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baş dönmesi ve denge kaybı denildiğinde akla ilk olarak vertigo gelse de uzmanlara göre her baş dönmesi kulak kaynaklı olmayabiliyor. Tekrarlayan baş dönmesi, hareket illüzyonu, bulantı, ışık ve ses hassasiyeti yaşayan kişilerde baş ağrısı olmadan seyreden vestibüler migren görülebiliyor. Uzmanlar, 5 dakika ile 72 saat arasında süren ve en az 5 kez tekrarlayan ataklarda nöroloji değerlendirmesinin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Baş dönmesi ve denge kaybı yaşayan birçok kişi ilk olarak vertigodan şüpheleniyor. Ancak baş dönmesinin altında her zaman kulak kaynaklı bir sorun bulunmayabiliyor. Özellikle kişinin kendisinin ya da çevresindeki cisimlerin döndüğünü hissetmesi, tekrarlayan baş dönmesi, bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyeti gibi şikayetler vestibüler migrenin, yani baş ağrısı olmadan seyreden migrenin belirtisi olabiliyor.</p>

<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Nevin Çokpınar, baş dönmesi denildiğinde ilk olarak vertigonun akla geldiğini ancak bu şikayetlerin altında ağrısız migrenin de yatabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>HER BAŞ DÖNMESİ VERTİGO DEĞİL</strong></p>

<p>Vertigonun bir hareket illüzyonu olduğunu belirten Dr. Çokpınar, şikayetin bazen pozisyonla veya baş hareketiyle tetiklenebildiğini, bazen de ani şekilde ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Çokpınar, vertigonun kişinin kendisinin ya da çevresindeki cisimlerin döndüğünü hissetmesi olduğunu belirterek, nedenlerinin farklı olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Vertigonun kulak hastalıklarından, nörolojik rahatsızlıklardan veya damar tıkanıklıklarından kaynaklanabileceğini belirten Çokpınar, nedenlerden birinin de “vestibüler migren” olduğunu söyledi. Uzman, bunun migren hastası olan ya da olmayan kişilerde görülebilen bir baş dönmesi türü olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>“HASTALARIN NÖROLOJİ HEKİMİNDEN GÖRÜŞ ALMALARI UYGUN OLACAK”</strong></p>

<p>Kulak burun boğaz bölümünde herhangi bir bulgu tespit edilmediğinde doktorların genellikle nörolojiden görüş istediğini kaydeden Çokpınar, hastaları nörolojik açıdan değerlendirdiklerini belirtti.</p>

<p>Çokpınar, beyinde herhangi bir patoloji bulunmadığında migren tanı kriterlerinin sorgulandığını söyledi. Ancak bazı hastaların kulak burun boğaz polikliniğine başvurduktan sonra nörolojiye gitmeyebildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Uzman, geçmeyen baş dönmesi ve hareket illüzyonu yaşayan hastaların şu tür şikayetler tarif edebildiğini belirtti:</p>

<p>“Sürekli teknede sallanıyor gibiyim.”</p>

<p>“Yer ayağımın altından kayıyor.”</p>

<p>“Yürürken başımı vitrinlere çevirdiğimde etraf sallanıyor gibi hissediyorum.”</p>

<p>Bu tür şikayetler yaşayan kişilerin nöroloji hekiminden de görüş almasının son derece uygun olacağını ifade etti.</p>

<p><strong>BAŞ DÖNMESİ YAŞAM KALİTESİNİ ETKİLEYEBİLİYOR</strong></p>

<p>Baş dönmesinin kişilerin yaşam kalitesini ciddi şekilde kısıtlayabildiğini belirten Dr. Çokpınar, ağrısız migren tanısı konulabilmesi için vertigo şikayetinin orta veya ileri şiddette olmasının beklendiğini söyledi.</p>

<p>Günlük hayatı aksatan durumların şiddetli vertigo olarak değerlendirildiğini belirten Çokpınar, hareket illüzyonunun kişiyi günlük yaşamında oldukça zorlayabildiğini ifade etti.</p>

<p>Çokpınar, migren tedavisinde kullanılan koruyucu ve atak tedavisine yönelik yeni ilaçlarla bu şikayetlerin azaltılabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>5 DAKİKA İLE 72 SAAT ARASINDA SÜREN ATAKLARA DİKKAT</strong></p>

<p>Baş ağrısı bulunup bulunmamasından bağımsız olarak tanı kriterlerine göre ağrısız migren tanısının değerlendirilebildiğini söyleyen Çokpınar, özellikle atakların süresine ve tekrarlama sıklığına dikkat çekti.</p>

<p>Uzman, hastada vertigo ile birlikte migrende görülebilen bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtiler varsa ve ataklar en az 5 dakika, en fazla 72 saat sürüyorsa, ayrıca bu durum en az 5 kez tekrarladıysa ağrısız migren ihtimalinin bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Kişide klasik migren tipi baş ağrısının bulunmasının şart olmadığını vurgulayan Çokpınar, bazı migren ataklarının yalnızca baş dönmesi belirtileriyle seyredebildiğini söyledi.</p>

<p>Çokpınar, tanının mutlaka bir nörolog tarafından konulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“TEDAVİDEN SONRA ATAKLARIM ÇOK SEYREKLEŞTİ”</strong></p>

<p>Baş ağrısı ve baş dönmesi şikayetiyle hastaneye başvurduğunu belirten 21 yaşındaki Buse Sarıoğlu, tedaviyle birlikte şikayetlerinin azaldığını söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 3 aydır tedavi gördüğünü belirten Sarıoğlu, daha önce sık ve yoğun baş dönmeleri ile göz kararmaları yaşadığını ifade etti.</p>

<p>Sarıoğlu, hekim kontrolünde uygulanan ilaç tedavisinin ardından baş dönmelerinin ve ataklarının durduğunu belirterek şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hastaneye başvurduğumda hekimimle tanıştım ve hemen bir tedaviye başladık. Yaklaşık 3 aydır tedavi görüyorum ve şikayetlerim şu anda oldukça azaldı. Daha öncesinde çok sık ve yoğun baş dönmeleri ile göz kararmaları yaşıyordum. Hekimimin kontrolü altında bir ilaç tedavisi gördüm. Tedaviyle birlikte baş dönmelerim ve ataklarım durdu, farkı bu şekilde hissetmeye başladım.”</p>

<p>Hastaneye başvurmadan önce böyle bir hastalığın varlığından haberdar olmadığını dile getiren Sarıoğlu, ağrısız migrenin doğrudan baş dönmesi ve göz kararmasıyla ortaya çıkabildiğini belirtti.</p>

<p>Sarıoğlu, yaşadığı ataklar sırasında gözlerini açamadığını, konuşamadığını ve sese tahammül edemediğini ifade ederek tedavi sonrasında ataklarının oldukça seyrekleştiğini söyledi:</p>

<p>“Tedaviden sonra ataklarım çok seyrekleşti. Daha öncesinde iki üç günde bir atak yaşarken, şu anda bu kadar sık olmuyor.”</p>

<p><strong>“GÖZ KARARMALARINI ESKİSİ GİBİ HİSSETMİYORUM”</strong></p>

<p>Göz kararmaları nedeniyle çok fazla ışıkta duramadığını ve ekrana bakmakta zorlandığını belirten Sarıoğlu, tedavi sonrasında bu şikayetlerinin de azaldığını söyledi.</p>

<p>Sarıoğlu, yaşadığı değişimi şöyle anlattı:</p>

<p>“Artık bunların önüne geçtik, ekrana daha rahat bakabiliyorum ve göz kararmalarım bu kadar yüksek şiddette olmuyor. Eskiden ani hareketlerden kaçınırken, şimdi farkında olmadan ani hareket yapsam bile o göz kararmalarını eskisi gibi hissetmiyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNN TÜRK</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/vertigo-saniliyor-ama-nedeni-farkli-olabilir-agrisiz-migren-belirtileri-neler</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/09/basagrisi.webp" type="image/jpeg" length="37228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Karasu’dan süreç açıklaması: “Artık doğrudan Önder Apo’yla yüz yüze görüşmelerin olmasını bekliyoruz”]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/mustafa-karasudan-surec-aciklamasi-artik-dogrudan-onder-apoyla-yuz-yuze-gorusmelerin-olmasini-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/mustafa-karasudan-surec-aciklamasi-artik-dogrudan-onder-apoyla-yuz-yuze-gorusmelerin-olmasini-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Medya Haber TV’ye yaptığı değerlendirmelerde Kürt meselesinin çözümü için yürütülen sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Sürecin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ekim ayındaki çağrısıyla başladığını belirten Karasu, PKK Kongresi’nde Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin sonlandırılması yönünde karar alındığını söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Medya Haber TV’ye yaptığı değerlendirmelerde Kürt meselesinin çözümü için yürütülen sürece dair açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Sürecin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ekim ayındaki çağrısıyla başladığını hatırlatan Karasu, Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine PKK Kongresi’nin toplandığını ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin sonlandırıldığını belirtti.</p>

<p>Karasu, bu süreçte çeşitli adımlar atıldığını ancak sürecin bekledikleri hızda ilerlemediğini ifade etti. Karasu, “Bu aşamada bazı yaptıklarımız oldu” diyerek KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat’ın öncülüğünde 30 kişinin silah yakması ve Bakur’dan çekilen askeri güçlerin çekilmesine yönelik Sabri isimli kişinin yaptığı açıklamayı hatırlattı. Sürecin kendi adımlarına karşı AKP-MHP ittifakı ve iktidarın gereken karşılığı vermemesi nedeniyle gecikme yaşandığını söyledi.</p>

<p><strong>YOĞUN BİR GÖRÜŞME TRAFİĞİ</strong></p>

<p>Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmelere de değinen Karasu, süreç boyunca Öcalan ile kendileri arasında gidip gelen heyetlerin olduğunu, devlet heyetiyle de bazı kişilerin belli yerlerde görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti.</p>

<p>Karasu, sürecin devamında çerçeve yasanın çıkarılmasının gündeme geldiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Yine Önderlikle bizim aramızda gidip gelen heyetler oldu. Yine devlet heyetiyle bizden bazı arkadaşların belli yerlerde görüşmeleri oldu. Yani böyle yoğun bir trafik olduğunu söyleyebilirim. Daha sonra bu çerçeve yasanın çıkması gündeme geldi.”</p>

<p>Abdullah Öcalan ile tartışmaların da yürütüldüğünü belirten Karasu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Aslında bir yol haritası da ortaya çıktı. Fakat daha sonra işte artık neler yaşandıysa, tabii biz biraz bunu NATO toplantısına bağladık. İşte İran’daki gelişmelere bağladık. Türkiye biraz bunların sonucunu görerek mi acaba adım atacak yaklaşımıyla, bu gecikmeyi, çünkü yol haritası vardı, tartışılmıştı. İşte Önderlikle belli bir uzlaşmaya varacaklardı. Bir ortak görüş ortaya çıkacaktı bu yasa konusunda. Daha sonra bizim görüşümüz de alınacak ve bu yasa Meclis’e sunulacaktı. Böyle bir süreç bekleniyordu fakat olmadı. Daha sonra bir görüşme oldu Önderlikle.”</p>

<p>Abdullah Öcalan ile gecikmeli olsa da görüşmelerin olduğunu hatırlatan Karasu, “Orada yine bu yasa konusu tartışıldı” dedi ve şöyle devam etti:</p>

<p>“Fakat bu da yine pratikleşmedi. Gecikmeli bir durum ortaya çıktı. Erkenden Önder Apo belli görüşlerini sunmuştu. 6-7 maddelik görüşlerini sunmuştu. Bu tartışılacaktı hükümet tarafından. Ondan sonra İmralı’ya gelecekti. O da biraz gecikmeli oldu. Bu süreçte basına çerçeve yasanın içeriği konusu yansıdı. Buna karşı biz bir açıklama yaptık. Yine düşüncelerimizi belirli aracılarla devlet yetkililerine ilettik.”</p>

<p><strong>ÇERÇEVE YASA DEĞERLENDİRMESİ</strong></p>

<p>Meclis’te gündeme gelen çerçeve yasaya da değinen Karasu, yaşanan süreci şöyle aktardı:</p>

<p>“Bu sürede Önderlikle bir görüşme oldu. Bu görüşmede yasa tartışıldı. Fakat bu yasada Önderliğin görüşleri de bizim görüşlerimiz de çok fazla dikkate alınmadı. Bunu belirtebilirim. Bir süreç var. Bu açıktan bellidir. Kürt sorunudur. Kürt sorununu çözme, demokratikleşme temelinde tartışmaların yapıldığı bir süreçtir. Biliyorsunuz, o Meclis Komisyonu olmuştu. Meclis Komisyonu’nun yaptığı tartışmalar, Meclis’teki görüşmelerin çoğu Kürt sorunu ve demokratikleşme üzerine yapılan tartışmalardı. Bu açıdan Önder Apo bu yasayı bir başlangıç olarak, bu sürecin bir yasaya kavuşması olarak, çatışmasızlığın kalıcılaşacağı ve bunun arkasından da demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümünün gerçekleşmesinin bir başlangıcı olarak değerlendirdi, itiraz etmedi. Bir başlangıçtır, dedi. ‘Bin adım, bir adımla başlar’ dedi. Ve en önemlisi de Önder Apo bu tartışmalar sırasında şunu belirtti: ‘Önemli olan bu yasa çıktıktan sonra bana rol verilecek mi? Ben rolümü oynayabilecek miyim? Benim toplumla, örgütle ilişkilerim gelişebilecek mi? Bu benim için önemlidir. Bu olursa bu yasa bir başlangıç olur. Gelişmeler olur’ dedi. Şimdi bu noktadayız.”</p>

<p><strong>DEMOKRATİKLEŞME SORUNU</strong></p>

<p>Eksikliklerin giderilmesi meselesine dair de konuşan Karasu, sürecin yalnızca silahsızlanma üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti:</p>

<p>“Şimdi şu açıktır. Bu sorun bir silahsızlanma sorunu değil. Evet, silahsızlanmanın da olması gerekiyor. Diyelim siyasal mücadele, siyasal çözüm açısından bu gerekli. Evet, biz bu nedenle silahlı mücadeleyi sonlandırdık. Ama süreci sadece bununla ele almak tıkar. Sorunu çözmez. Bu açıdan zaten Meclis’teki tartışmalarda da, yasa tartışmalarında da herkes dedi, bu bir demokratikleşme sorunu. Bunu CHP de söyledi, Yeni Parti de söyledi. Diyelim işte Yeni Yol Grubu var. Onlar da söyledi. Zaten DEM Parti sürekli söylüyor. Bu bakımdan bu sorunu silahsızlanmaya indirgememek ve demokratikleşme adımları atmak gerekiyor. Yoksa sürecin ilerlemesi söz konusu olmaz. Demokratikleşme olmasa nasıl sorun çözülecek?”</p>

<p>Karasu, sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin soru işaretleri bulunduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Diğer taraftan gerçekten bunu kategorize etmek sorundur. Sen şimdi diyorsun, şu kadar gelecek, 2 bin kişi, 3 bin kişi gelecek, yöneticiler kalacak, 800 kişi kalacak. Nasıl olacak? Bu sorun değil mi? Bu yöneticiler ve 800 kişi ne yapacak? Kendisini nasıl koruyacak? Kendisini koruyacak. Kendisini korumak için silahlı güvenliği de olacak. Bu yönüyle işte şunlar gelecek, geldikten sonra Milli Güvenlik Kurulu teyit edecek. Peki, yöneticilerin durumu ne olacak? 800 kişinin durumu ne olacak? Bu böyle olabilir mi? Hadi bunlar da silahsızlandı, geldi. Tamam. Öyle mi düşünüyorlar? Bilemiyorum. Örgütün altını boşalttık zaten. Diyelim savaşçılarını da getirdik. Artık herhangi bir konuda adım atmaya gerek yok mu? Böyle bir yaklaşım mı var? Kuşku duyanlar çıkar. Çıkabilir. Biz illa da böyledir demiyoruz.”</p>

<p>Öcalan’ın İmralı’daki çalışma koşullarının belirlendiğini ancak henüz tamamen pratiğe geçirilmediğini ifade eden Karasu, devletin atacağı adımlarda daha ciddi ve hızlı olması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>“DOĞRUDAN GÖRÜŞME ZAMANI”</strong></p>

<p>Sürecin ilerlemesi ve taraflar arasındaki mutabakatın tam anlamıyla sağlanabilmesi için aracılarla yürütülen iletişimin ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Karasu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Gelinen aşamada artık sadece böyle kanallarla değil, kanallar üzerinden değil. Yani doğrudan Önderlikle hareketimizin görüşmesi gerekiyor. Biz artık önümüzdeki süreçte doğrudan Önder Apo’yla yüz yüze görüşmelerin olmasını bekliyoruz.”</p>

<p><strong>KAMPLARDA BEKLETİLME İDDİASI</strong></p>

<p>Kategorizasyon ve yöneticilerin kamplara alınması yönündeki tartışmalara dair de değerlendirmelerde bulunan Karasu, böyle bir şeyi kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Mümkün değil. Dünyada her şey olur, böyle bir şey olmaz. Biz öyle bir hareket değiliz. Biz irademizi götürüp belli kamplarda sınırlayan, kontrol altında olan bir hareket olamayız. Biz Kürt sorununu çözmek istiyoruz. Türkiye’ye gidip demokratik siyaset yapmak istiyoruz. Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin parçası olmak istiyoruz. Böyle bir devrimci demokratik hareketiz. Bize böyle işte gidecekler, şurada kamplarda bekleyebilirler gibi yaklaşımı kimse düşünmemeli. Fakat ben şunu düşünüyorum, Türk devleti de bizi tanıyor. PKK’yi tanıyor, hareketi tanıyor. Bizim böyle bir şeyi kabul etmeyeceğimizi onlar çok iyi biliyor.”</p>

<p><strong>ABDULLAH ÖCALAN İLE TEMASLAR</strong></p>

<p>Abdullah Öcalan ile temaslarına dair soruları yanıtlayan Karasu, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bizimle, Önderlik, İmralı arasında bir temas var. Karşılıklı görüşlerin gidip geldiği bir kanal var. Böyle bir ilişkimiz var. Böyle bir ilişki var. Yoksa nasıl olacak? Bu sorun bizi ilgilendiriyor. Bizi ilgilendiren sorun konusunda bizim devletle hiç ilişkimiz olmayacak, bizim Önder Apo’yla hiç ilişkimiz olmayacak, bu süreç nasıl yürüyecek? Mümkün mü? Akıllı olan sıradan bir insan bile başka türlü olmayacağını düşünür. Tabii ki kanal da var. Zaman zaman bazı devlet yetkilileriyle bizim bazı arkadaşlarımızın belli mekanlarda, yerlerde oturup tartışmaları var, görüşmeleri var. Bazı konularda pratik adımlar atılıyor. İşte devletin rahatsızlıkları oluyor belli konularda. O iletiliyor. O konu tartışılıyor. Ya da bizim rahatsızlıklarımız oluyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karasu, temasların nasıl yürüdüğüne ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Diyelim işte devlet yetkilileriyle bizim arkadaşlar bir araya gelip tartışıyorlar. Bu normaldir. Bu niye böyle oluyor demenin hiçbir anlamı yok. O zaman nasıl çözülecek? Eğer İmralı ile bizim aramızda hiçbir ilişki olmayacaksa, hiçbir görüşme olmayacaksa, karşılıklı görüş alışverişi olmayacaksa, yine bizim devletle karşılıklı ilişkimiz, görüş alışverişimiz olmayacaksa, zaman zaman belli konularda bir araya gelmeyeceksek bu sorun nasıl çözülecek? Bu devasa sorun, 50 yıllık bir mücadele, işte 42 yıllık savaş sorunu nasıl çözülecek? Bu bakımdan yani siz sordunuz da yani sormadan da bunların hepsinin kamuoyu tarafından, halk tarafından, herkes tarafından bilinmesi gerekiyor.”</p>

<p>Devlet ile Abdullah Öcalan arasında görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Karasu, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“Evet, hem Önderliğin konumu konusunda görüşmeler devam ediyor. Devletle Önderlik arasında ilişkiler var. Devletle bizim aramızda kanallar var. Bizim de Önder Apo’yla aramızda kanallar var. Bunları tartışıyoruz. Özellikle Önderliğin konumu konusunda biz hassasız. Çünkü biz kongrede şu kararı aldık; Önderlik devreye girmeden bu süreç yürümez. Önderliğin bizzat yürütmesi gerekiyor. İşte silahsızlanma olacaksa da onun Önderlik tarafından yürütülmesi gerekiyor. Şöyle olamaz, hadi silahları bırakın, gelin. Böyle bir şey yok. Biz böyle bir silah bırakmaktan söz etmiyoruz. Biz Türkiye’ye dönüş olacaksa orada demokratik siyasal mücadeleyi yürütmek istiyoruz. Şöyle değil. Biz gideceğiz Türkiye’ye, düşüncemizi bırakacağız. Demokrasi mücadelesini bırakacağız.”</p>

<p><strong>MAHMURLULARIN DÖNÜŞÜ</strong></p>

<p>Mahmur Mülteci Kampı’nın durumuna dair de değerlendirmelerde bulunan Karasu, şunları söyledi:</p>

<p>“Bunlar şuan tartışılan konular yani, İmralı’da da zaman zaman bu konular tartışılıyor. Yani evet, Mahmur da ciddi bir sorun. Bu savaşın sonucu topraklarını bıraktılar, geldiler. Cennet gibi köyleri var. Gerçekten kaldıkları yeri de, çölü cennet yapmışlar ama asıl kaldıkları yer cennettir. Ama şu anda durum nedir? Birçok köylerini korucular işgal etmiş. El koymuşlar. Bu sorunların çözülmesi lazım. Bir de şimdi bunların hepsi Kürtçe eğitim yaptı. Hepsi Kürtçe okuyor, Kürtçe düşünüyor. Ana dilde eğitimini böyle yaptı. Bu sorunlar nasıl çözülecek?”</p>

<p>Karasu, dönüş koşullarına ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bunlar da tartışılıp çözülmesi gereken konular. Tabii ki Mahmurlular yani demokratik bir çözüm olursa, gittiklerinde özgür olacaklarsa, baskı görmeyeceklerse, kendi kimlikleriyle, kültürleriyle yaşayacaklarsa tabii ki o cennet köylerine gitmek isterler. Haklarıdır ve doğrusu da odur. Bir süreç ilerler, gerçekten demokratikleşme ortaya çıkar. Kürtler üzerinde, dili, kimliği, kültürü üzerinde baskı ortadan kalkarsa, baskının ortadan kalktığı bir Türkiye ortaya çıkarsa tabii ki Maxmûrluların gidişi olabilir ama yani hemen olmaz yani. Belirli bir ilerleme olursa düşünülebilir, tartışılabilir.”</p>

<p>Dönüş sürecinin PKK’lilerle başlayacağını söyleyen Karasu, “Çünkü sorun esas olarak o eksende tartışıldığı için orada başlayacak. Gerilla da diyor, Önderlik çağırırsa gideriz ama Önderliğin belirttiği çerçevede böyle gitmeyecekler. Gidip orada örgütlenecekler. Demokratik siyaset yapacaklar. Tabii ki Mahmur da bu savaşın sonucu. Bu savaşın sonucu olduğuna göre o ortak sebeplerin ortadan kalkması lazım. Eski ortamın değişmesi gerekiyor. Yoksa niye gidecekler?” diye konuştu.</p>

<p><strong>AVRUPA’DA SÜRGÜNDE OLANLARIN DÖNÜŞÜ</strong></p>

<p>Karasu, Avrupa’da sürgünde olanlara dair ise şunları ifade etti:</p>

<p>“Avrupa’da da bir kere çok şey var. Bu baskılardan dolayı çok dışarı çıkan var. Belediye başkanı var, siyasetçiler var. Çünkü Kürtlük adına siyaset yapmak suç haline getirildi. Bu öyle Kürt Avrupa’ya gitti, siyasetçi Avrupa’ya gitti. Şimdi bunlar tabii ki dönmek ister. Evet, herkes dönmeyebilir. Ama önemli bir bölümü Avrupa’dan Türkiye’ye gelmek ister. Özellikle bu işçi olarak gitmemiş, siyasi olarak gitmiş, mülteci olmuş olanların önemli bölümü de döner. Ki evet, demokratik siyasal mücadele olacaksa tabii ki onların da ne yapması lazım? Gelip katkı sunarlar. Tecrübeleriyle, birikimleriyle siyasal mücadele içine girerler. Örgütlenme içine girerler.”</p>

<p><strong>“SİYASALLAŞMA KURULU”</strong></p>

<p>Kurul ve alt komisyonlara ilişkin de konuşan Karasu, 24 Ağustos’ta oluşturulan dört kuruldan birinin daha önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin belirttiği Barış ve Siyasallaşma Kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Karasu, kurulun adının farklı ifade edildiğini, konunun devlet yetkilileriyle yapılan görüşmelerde de ele alındığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“24 Ağustos’ta oluşturulan dört kuruldan biri, daha önce Bahçeli’nin belirttiği Barış ve Siyasallaşma Kuruludur. Şimdi ismini tabii farklı ifade ediyorlar. Bunu devlet yetkilileriyle yapılan görüşmede de bunlar konuşulmuştur. Onlar da Devlet Bahçeli’nin önerdiği bu kurulun uygun olduğunu kabul etmişlerdir. Fakat bu kurul yasaya girmedi. Aslında yasaya girmesi için Önderliğin de isteği oldu, bizim de isteğimiz oldu. Fakat yasada bu kurulun adı açıkça ifade edilmedi. Sadece alt kurullar oluşturulacağı söylendi. Şimdi böyle bir alt kurul oluştu. Tabii ki bu komisyon içinde, yani bu kurul içinde Önder Apo olacak. Önder Apo o kurulun içinde etkin olmazsa bu süreç yürümez. Silahsızlanma süreci de, diğer bütün süreçler de yürümez.”</p>

<p>Karasu, kurulun nasıl çalışması gerektiğine ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu bakımdan bizzat Önder Apo’nun o kurulla birlikte süreci yürütmesi gerekiyor. Yine Önder Apo’nun bu süreci yürütürken diğer kurullarla sürekli ilişki içinde olması gerekiyor. Bu yasaya açık yazılmadı ama bu kabul edildi. Hem Devlet Bahçeli açıkça söyledi hem de devlet yetkilileri kabul etti. Bu bakımdan zaten daha Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlığında kurul toplanmadan kamuoyuna yansıdı zaten. Bu doğrudur. Evet, Önderlik onun içinde olacak. O kurulda çalışacak. Silah bırakma nasıl olacak, hangi yöntemde olacak, ne zaman olacak, biçimi ne olacak, Türkiye’ye dönerlerse bunlar nasıl örgütlenecekler, bunların hepsi Önder Apo’nun içinde olduğu kurul tarafından konuşulacak ve diğer kurullarla diyalog içinde olacak. Bu olmazsa zaten süreç yürümez. Bunu açık söyleyelim.”</p>

<p>Karasu, “Abdullah Öcalan bu çalışmaya başladı mı ya da diğer kurullar henüz çalışmadığı için süreç beklemede mi?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Şunu söyleyebilirim. Eski tartışmalara göre, devlet yetkilileriyle tartışmalarına göre, diyelim bunun işte pratiğe geçmesi, çalışması konusu artık süreçle bağlantılı. O kurulu ilgilendiren bir konu gündeme gelirse o kurul çalışacak. Örneğin diyelim bazı grupların silah bırakma konusu gündeme gelirse ki gelmesi bekleniyor, o zaman Önder Apo bu kurulda çalışacak. Ama şunu söyleyebiliriz, biz böyle söylüyoruz, böyle olması gerekiyor. Şu anda Önder Apo o kurulun içindedir. O kurulun aktif, en etkin, en belirleyici üyesidir. Böyle değerlendirmek gerekiyor.”</p>

<p><strong>“ÖNDER APO’NUN ÇALIŞMA KOŞULLARI BELİRLENDİ”</strong></p>

<p>Abdullah Öcalan’ın koşullarında henüz bir değişiklik olmadığını söyleyen Karasu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Şu anda daha değişiklik olmadı. Olacak. Şunu belirtelim, orada bazı tartışmalar oldu. Bize de yansıdı, orada bazı kararlar alındı. İşte Önder Apo’nun çalışma koşulları orada belirlendi. Önder Apo’nun kimlerle çalışacağı belirlendi. Önder Apo’nun yanına kimler gidecek? Bunlar tartışıldı, konuşuldu, belirlendi. Bu yönüyle, bu süreçte Önder Apo’nun çalışma koşulları nasıl olacağı, hangi yol ve yöntemle çalışacağı, kimlerle çalışacağı, bunların hepsi belli oldu. Fakat şunu belirtelim, şimdi bize gelen bilgilere göre İmralı’da yapılan tartışmalar, kararlaşmalar vardı. Sanki bu konuda bir ayak sürüme var. Yani bu doğru değil. Şimdi uyulmuyor demeyelim de fakat hâlâ pratiğe geçirilmiş değil. Geçmişte de oldu. Bazı yol haritaları oldu. Sonra gerçekleşmedi. Bunlar doğru değil. Eğer gerçekten devletin bir ciddiyeti var, Önder Apo da ciddi yaklaşıyor, devletin ciddiyeti varsa, Önder Apo da ciddi yaklaşıyorsa, orada bazı tartışmalar varsa, bazı kararlaşmalar olmuşsa o zaman bunların pratikleşmesi gerekir. O zaman ne diyeceğiz yani eğer pratikleşmezse bu tartışmalar boş mu diyeceğiz? Alınan kararlar boş mu diyeceğiz? Öyle olmaz ki. O zaman niye tartışıyoruz, niye karar alıyoruz? Bu yönüyle biz inanıyoruz ki Önder Apo’yla yapılan tartışmalar önemli. Özgür çalışma imkanı biraz doğuyor. Gazetecilerle görüşecek, aydınlarla görüşecek, orada bir çalışma yapacak. Önderliğin bir ekibi olması lazım. Böyle bir süreci tek başına nasıl yürütecek? Devlet tek başına mı yürütüyor?”</p>

<p>Karasu, devlet yöneticilerinin de süreci tek başına yürütmediğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Diyelim Devlet Bahçeli veyahut Erdoğan tek başına mı yürütüyor? Ne kadar kurulu vardır? Diyelim çalışanı vardır. Onlarla birlikte bu süreci yürütüyor. Önderliğin de, tamam yanında dört arkadaş var. Bunlarla tartışıyor, konuşuyor ama daha başka arkadaşların da olması gerekiyor. Böyle kararlar vardı. Umarız bunlar uygulanır ve Önderlik daha aktif hale gelir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/mustafa-karasudan-surec-aciklamasi-artik-dogrudan-onder-apoyla-yuz-yuze-gorusmelerin-olmasini-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2025/09/ocalan-7.jpg" type="image/jpeg" length="80627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku'nun ailesinin avukatından Tuncay Sonel'e yanıt]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-dokunun-ailesinin-avukatindan-tuncay-sonele-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-dokunun-ailesinin-avukatindan-tuncay-sonele-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku'nun ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturmada tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in açıklamalarına yanıt verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gülistan Doku'nun ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturmada tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in sosyal medyadan yaptığı açıklamalara yanıt verdi.</p>

<p>X hesabından açıklama yapan Çimen, şöyle dedi:</p>

<p>'Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü iki ayrı soruşturma da bir çok suçtan tutuklu şüpheli Tuncay SONEL’in alıntıdaki uzunca paylaşımından gereksiz sözcükler, hezeyanlar ve dezenformasyonlar süzüldükten sonra geriye kalan;</p>

<p>a-“Dostlar”</p>

<p>b-“UCU nereye Dokunursa Dokunsun”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>c-Aleyhinize yorum yapanlara karşı hukuk süreç başlatılmasıdır.</p>

<p>'İLLEGAL TİPLERİN DOSTLUKLARI KELEPÇEYİ GÖRÜNCEYE KADARDIR'</p>

<p>Paylaşımda kullanılan bu kavramlara ilişkin değerlendirmemiz ise;</p>

<p>a-“DOST” dediğiniz şey kurduğunuz karanlık ilişki ağına yabancı bir kavramdır. Zira, illegal tiplerin dostlukları kelepçeyi görünceye kadardır. Örneğin hayırsever dostunuz Mehmet ACA ile olan durumunuz gibi… Kısaca DOST’luklar bitti.</p>

<p>b-Aleyhe yorum yapan ve yayın yapan kişiler hakkında hukuki süreç başlatacağınız kısmı, kabul edeyim bu kısım beni çok şaşırttı. Normalde siz böyle bir durumla karşılaştığınızda hemen siber çeteye işi havale eder vatandaşın işkence ettirip sonra da evine böcek koyardınız. Örneğin; tutuklanma sebebiniz olan, sizi X platformunda eleştiren vatandaşa yaptığınız olay da olduğu gibi…</p>

<p>'UCUNDA SİZ VARSINIZ, TAM DA İŞİN SON UCUNDAYIZ'</p>

<p>c-UCU nereye Dokunursa Dokunsun demişsiniz. Bu temenni cümlesinin doğru ifade ediliş biçimi 'UCU Nereye Giderse Gitsin'di. Zaten tüm bu organize örtbasın ve kamu zırhının araçsallaştırarak kurduğunuz karanlık ilişki ağının merkezinde yani UCUNDA siz vardınız. Bu nedenle iki ayrı Cumhuriyet Başsavcılığı size dokundu. Sizde derdest edildiğiniz için bu gerçekleşmiş temenniyi yenilemiş olmanıza bir anlam veremedik. Zaten tam da işin SON-UCUNDAYIZ. Aleni yargılamada sorgunuzu yaptığımız sırada kaldığımız yerden devam ederiz.</p>

<p>Not: Sn ULAK şüpheli konumunda olan Tuncay SONEL’e bundan sonraki mektuplarında imza kısmına şüpheli sıfatını veya illa Vali diyecekse de Ma’zul Vali ifadesini derç etmesinin daha münasip olacağını tembih edersiniz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Artı Gerçek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Politika</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/gulistan-dokunun-ailesinin-avukatindan-tuncay-sonele-yanit</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2026/04/gulistan-2.webp" type="image/jpeg" length="93180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erken emeklilik geliyor: Kimleri kapsıyor, detaylar ne?]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilik ile ilgili yapılacak yeni düzenleme ile Bağ-Kur prim gün sayısının, SSK'lılar gibi 7200 güne düşürülmesi gündemde. Böylece 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emeklilik sistemi için önemli bir değişiklik yolda. Geçtiğimiz yıl duyurulan Bağ-Kur prim eşitleme planı somut adımlarla hayata geçiriliyor. Bu düzenlemeyle yaklaşık 1 milyon kişinin erken emekli olması öngörülüyor.</p>

<p><img alt="20 Eodz.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/20-eodzjpg.webp" / width="750" height="421"></p>

<p>İktidara yakın medyaya yansıyan haberlere göre; planlanan düzenleme ile Bağ-Kur'luların prim gün şartının 9 binden 7 bin 200'ye indirilmesi bekleniyor. Bu değişiklikten etkilenecek olan yaklaşık 1 milyon Bağ-Kur'lu, emeklilik sürecinde büyük bir beklenti içinde.</p>

<p><img alt="10 K0Qp.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/10-k0qpjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenleme kapsamında, bakkal, kasap, berber, kuaför ve ayakkabı tamircisi gibi küçük esnaf işletmelerinin prim gün şartının 7 bin 200'e düşürülmesi hedefleniyor. Bu adımın, küçük esnafın emeklilik sürecinde önemli bir iyileştirme sağlaması bekleniyor.</p>

<p><img alt="03 P7O3.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/03-p7o3jpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<p>Ancak, küçük esnaf kategorisine hangi işletmelerin gireceği, henüz hazırlanacak olan kanun teklifiyle netlik kazanacak. Bu konuda konuşulan kriterler arasında 10 ve altında personel çalıştıran işletmelerin düzenlemeden yararlanabileceği belirtiliyor. Kanun teklifinin detayları ve içeriği, gelecek süreçte netlik kazanacak.</p>

<p><img alt="37 Kyav.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/37-kyavjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Düzenleme kapsamına girecek olan Bağ-Kur'lular, 7 bin 200 prim gününü tamamladıklarında ve diğer koşulları da sağladıklarında emekli olabilecekler. Eğer reform tüm süreleri kapsarsa, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek Bağ-Kur'lu erkekler 60, kadınlar ise 58 yaşında emekli olabilecekler. Ayrıca, son 3.5 yıl içinde Bağ-Kur'dan SSK'ya geçenler de 7200 günü tamamlamışlarsa Bağ-Kur kapsamında emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="22 B3Ym.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/22-b3ymjpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Düzenlemeyle birlikte yaş şartının da göz önüne alındığı, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartının bin 800 gün azalacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="39 Pko8.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/39-pko8jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Ancak, bu kişilerin emekli olabilmeleri için 7 bin 200 prim gününü tamamlamalarının yanı sıra belirlenen yaş şartını da karşılamaları gerekecek. 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecekler.</p>

<p><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"><img alt="49 29W4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/49-29w4jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<p>Bu düzenleme, son 3.5 yıl içinde SSK'lı çalışma durumunu ortadan kaldırarak, daha esnek bir emeklilik imkanı sağlayacak.</p>

<p>1 Ekim 2008'den önce sigortalı olanların emekli olacakları kurumu belirleyecek olan düzenleme, son 7 yıllık sigortalılık süresinin yarısından bir fazlasını hangi statüde gerçekleştirdiyse o statüden emekli olmalarını sağlayacak. Bu kural, emeklilik kurumunu belirlemede geçerli olacak ve sigortalının en çok prim ödediği dönemi esas alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="48 1J3J.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/48-1j3jjpg.webp" / width="864" height="486"></p>

<p>Bu gelişmelerle birlikte, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle Bağ-Kur'lular arasında emeklilikle ilgili süreçlerde önemli değişiklikler yaşanması bekleniyor.</p>

<p><img alt="02 Vzij.jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/02-vzijjpg.webp" / width="640" height="362"></p>

<h2>KİMLERİN YAŞI DA TAMAMLAMASI GEREKECEK?</h2>

<p>Düzenleme kapsamında, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olan ve düzenlemeden etkilenecek kadın ve erkek Bağ-Kur'luların prim gün şartı bin 800 gün azalacak. Ancak, emekli olabilmeleri için yaş şartını da tamamlamaları gerekecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte, bu kişilerin prim gün şartı 7 bin 200'e indirilecek, ancak emekli olabilmeleri için yaş şartını da karşılamaları gerekecek. Dolayısıyla, 7 bin 200 prim gününü tamamlayanlar, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre belirlenen yaş şartını doldurmuşlarsa emekli olabilecek.</p>

<p><img alt="89 Tcn6.Jpg" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/89-tcn6jpg.webp" / width="1280" height="720"></p>

<h2>5 YIL ÖNCE EMEKLİ OLUNABİLECEK</h2>

<p>Bağ-Kur'lular, EYT yasasından faydalanamadıkları için 9000 prim günü şartıyla emekli olamıyordu. Ancak, Bakanlık tarafından başlatılan bir çalışma hayata geçerse, Bağ-Kur'luların emeklilik için gereken prim günü şartı 7200'e düşecek ve böylece 5 yıl önce emekli olabilecekler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/erken-emeklilik-daha-geliyor-kimleri-kapsiyor-detaylar-ne</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2023/12/emekli-10.jpg" type="image/jpeg" length="12277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surlarında 75 meşale ile Newroz kutlaması]]></title>
      <link>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde Newroz ateşiyle sembolleşen Diyarbakır surlarında Newroz kutlaması yapıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p><a href="https://artigercek.com/kultur-sanat/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi-287847h" rel="nofollow" target="_blank"><strong><em>Artı Gerçek’ten Refik Tekin’in haberine göre</em></strong>,</a> kutlamada erbane eşliğinde Kürtçe Newroz şarkıları seslendirildi.</p>

<p><img alt="D S C F6528" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6528.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Diyarbakır surları erbane ve meşalalerin eşlik ettiği Newroz kutlamasında tarihi anlara ev sahipliği yaptı.</p>

<p><img alt="D S C F6440" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6440.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Tarihi surlarda akşam saatlerinde gerçekleştirilen kutlamada ikonik görüntüler ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="D S C F6547" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6547.jpeg" / width="1068" height="712"></p>

<p>Kutlamaya DEM Parti Diyarbakır il eşbaşkanları, milletvekili Adalet Kaya, DEM Parti büyükşehir belediye eşbaşkan adayları ve çok sayıda kişi katıldı.</p>

<p><img alt="D S C F6669" class="detail-photo img-fluid" src="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/d-s-c-f6669.jpeg" / width="1068" height="712"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kutlamada 75 erbane ve meşale kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.gazetemunevver.com.tr/foto-galeri/diyarbakir-surlarinda-75-mesale-ile-newroz-kutlamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 01:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetemunevvercomtr.teimg.com/crop/1280x720/gazetemunevver-com-tr/uploads/2024/03/newrozzz.jpg" type="image/jpeg" length="56049"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
