Gazeteci İsmail Saymaz, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla AKP’li milletvekillerine yeniden ekran izni verildiğini öne sürdü.
Gündem olan iddialara ilişkin AKP cephesinden açıklama geldi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu tartışmalara yanıt verdi.
Acar açıklamasında, Türkiye’nin son çeyrek asırda hem ulusal hem de uluslararası birçok zorlu süreçten geçtiğini belirterek, bu süreçlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde önemli reformlara imza atıldığını ifade etti. Bu başarıların, siyasetçilerden gazetecilere, sivil toplum kuruluşlarından teşkilat mensuplarına kadar birçok kesimin katkısıyla mümkün olduğunu söyledi.
Milli meselelerde tarafsızlığın bir duruş olamayacağını savunan Acar, AK Parti’nin medya ve iletişim politikalarının da bu anlayışla şekillendiğini belirtti. Açıklamada, parti yönetimi, teşkilat mensupları ve milletvekillerinin ülke gündemine ilişkin değerlendirmeleriyle medyada ve sahada her zaman aktif olduğu ifade edildi.
Faruk Acar, gelişen gündeme göre parti mensuplarının daha görünür olmasının doğal olduğunu dile getirerek, bunun dışında AK Parti’ye atfedilen bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Faruk Acar, "ekran izni" tartışmasına ilişkin NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
"Türkiye son çeyrek asırda ulusal ve uluslararası birçok badire atlattı. Çok ciddi reformlara imza attı. Bunlar, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizin ve devletimizin el ele vermesiyle başarıldı. Bu başarıda siyasetçilerden gazetecilere, STK gönüllülerinden teşkilat mensuplarımıza kadar birçok bileşen çok önemli roller üstlendi. Hep birlikte milli bir duruş sergilendi. Zira milli meselelerde tarafsızlık asla bir duruş olamaz. AK Parti medya ve iletişim politikalarında da her zaman bu düsturla hareket etmiş, rutinlerini de buna göre oluşturmuştur.
Bu, dün olduğu gibi bugün ve yarın da aynı şekilde devam edecektir. Bizim tüm kurul üyelerimiz, teşkilat mensuplarımız ve milletvekillerimiz de zaten ülke meselelerine ilişkin değerlendirmeleriyle medyada ve sahada her an etkin olarak bulunmaktadır. Gelişen gündeme göre daha aktif olmalarına ilişkin beklentileri karşılamak tabii olandır. Bunun dışında ortaya atılan ve partimize atfedilen gündemlerin gerçeği yansıtmadığını kamuoyunun bilgisine sunarız."
NE OLMUŞTU?
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, köşe yazısında, "İktidarı savunmak, gazetecilere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir. AK Parti’nin, milletvekillerini ekranlardan uzak tutması akıl alır gibi şey değil. Çoklu tartışma programlarında AK Parti’yi gazeteciler değil AK Parti milletvekilleri savunmalıdır" ifadelerini kullanmıştı.
Bir diğer Hürriyet yazarı Hande Fırat ise köşe yazısında, "siyasetçilerin tartışma programlarına çıkmadığını veya çağırılmadığını" belirterek; "Onların yerine vekalet yayınlarını ne yazık ki gazeteciler yapıyor. Hal böyle olunca da gazeteci siyasi parti sözcüsüne dönüyor. İster muhalefet ister iktidar kanadına yakın medya kuruluşu olsun ne yazık ki hepimiz çizgiyi aştık" demişti.
CNN Türk'te Hande Fırat'la aynı programda yorumculuk yapan Zafer Şahin, "Fetö’nün trollerine, belediye medyasına bizi hedef gösterten, dalga geçmelerine zemin hazırlayan bir yaklaşıma tepkisiz kalamam. Hayat bir duruştur. Ekrana çıkma meraklısı değilim. Bundan sonra kendi YouTube kanalım ve sosyal medyaya ağırlık vererek ülkem ve devletimin lehine olduğuna inandığım doğrultuda gazetecilik yapmaya devam edeceğim. Herkese başarılar dilerim. Allah herkesin yolunu açık etsin" ifadelerini kullanmıştı.