İsrail ordusu, İran siyasetinin önemli isimlerinden Ali Laricani’nin düzenlenen bir hava saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. Açıklamada, Laricani’nin İran’ın nükleer programı ve savunma stratejileri dahil birçok kritik kararda belirleyici rol oynadığı ifade edildi.
28 Şubat’ta Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından oluşan yönetim boşluğunda Laricani, sistemin devamlılığını sağlayan en önemli sivil isimlerden biri olarak öne çıkıyordu.
KÖKLÜ BİR AİLEDEN GELİYOR
1958 yılında Irak’ın Necef kentinde doğan Laricani, güçlü bir dini ve siyasi aileye mensuptu. Babası Ayetullah Mirza Haşim Amuli, dönemin önde gelen din adamları arasında yer alıyordu.
Aile içinde önemli görevler üstlenen isimler de bulunuyordu. Kardeşi Sadık Laricani uzun yıllar yargı erkinin başında görev yaptı, diğer kardeşi Muhammed Cevad Laricani ise dış politika ve insan hakları alanında etkili oldu.
ASKERİ VE AKADEMİK GEÇMİŞİ BİR ARADA
Laricani, 1980’li yıllarda İran Devrim Muhafızları saflarında görev aldı ve İran-Irak Savaşı’nda cephede bulundu. Aynı zamanda akademik yönüyle de dikkat çekti.
Tahran Üniversitesi’nde Batı felsefesi üzerine çalışmalar yaptı ve Alman filozof Immanuel Kant üzerine doktora hazırladı. Bu yönüyle İran siyasetinde “entelektüel siyasetçi” olarak tanındı.
MEDYA VE NÜKLEER MÜZAKERELERDE KRİTİK ROL
1990’lı yıllarda Kültür Bakanlığı görevinde bulunan Laricani, daha sonra İran Radyo Televizyon Kurumu’nun başına getirildi ve yaklaşık 10 yıl bu görevi yürüttü.
2005 yılında Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreterliği görevini üstlenen Laricani, İran’ın nükleer programı konusunda Batı ile yürütülen müzakerelerde baş müzakereci olarak öne çıktı.
MECLİS BAŞKANLIĞINDAN “DENGE SİYASETİNE”
2008 yılında İran Meclis Başkanı seçilen Laricani, bu görevini 12 yıl sürdürdü. Bu süreçte hem muhafazakar hem de reformist kesimler arasında denge kurmaya çalışan bir siyaset izledi.
2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma sürecinde de önemli bir rol oynadı.
SAVAŞ SÜRECİNDE ÖNE ÇIKAN İSİMDİ
Son dönemde yaşanan çatışmaların ardından İran’da siyasi dengelerin değişmesiyle birlikte Laricani’nin etkisi daha da arttı.
Bazı uluslararası değerlendirmelerde, yeni lider olarak öne çıkan Mücteba Hamaney’in kamuoyunda görünmemesi nedeniyle Laricani’nin sivil yönetimde fiili lider gibi hareket ettiği iddia ediliyordu.
İsrail tarafından yapılan açıklama henüz İran makamlarınca doğrulanmadı. Ancak Laricani’nin ölümü, bölgede devam eden gerilimin daha da tırmanabileceği yönünde yorumlara neden oldu.