Butlan Üzerine CHP ve Sosyal Demokrasi Meselesi...


Butlan hikayesi, ülkede artık hükümsüzlüğün genel geçer bir hal aldığı duruma dönüştü. Bu mesele iktidar için iktidarlığını güvence altına alma ve elde tutma amacı taşısa da, ülkenin tüm kesimlerinin sosyal ve özgürlükçü bir demokrasi kanalında birleşebilmesi adına da siyasal bir fırsata dönüştürülebilir.

Butlan penceresinden baktığımızda görünen o ki Özel liderliğiyle butlan öncesi CHP, günümüz iktidarlığının önündeki son tehdit. Haliyle engellenmeli…

Ancak bu yazının meselesi iktidarların olağan hale getirdiği kılıç sallamaları değil; 76 yıldır bir türlü iktidar olmayı başaramayan sosyal demokrasinin açmazlarından kurtulma fırsatına dönüşmesi… Görünen odur ki butlan öncesi CHP çizgisi bu iktidarsızlık meselesini başta içinde olmak üzere toplumsal bir düzlemde de çözümleyemedi…

***

Yüz üç yıllık kurucu parti ikliminde solun sağı çizgisinde sağ iktidarlar tarafından oldukça ayar ve gölge edilen CHP siyaseti, ülkenin temel gereksinimlerine, çağın özgürlükçü ve sınıfsal çizgisine yaklaşıp iktidarı ele geçiremiyordu...

Partiye sirayet etmiş sermaye kesimleri ve mavi-beyaz yakalı esnafvari politikacılar parti mevzilerini elinde tutarken halktan uzak yaklaşımlarla alternatif bir dil geliştiremediler. Sınıf atlama veya zenginleşme aracı olarak reel politikaya soyunan bu politik figürler halkın ve sol kesimlerin umutlarını uzun yıllar heba etti.

Emekten ve üretimden yana, halkların kültürel ve etnik özgürlüğüne fiilen de saygılı bir sosyal demokrasi çizgisi, bu tarz reel demokratlarla bir türlü çizilemiyordu. Toplum sürekli ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı bir üslupla ötekileştiriliyordu…

Kaba ulusalcıların cenderesinde adeta sağ faşist cephe partileriyle birçok kez Atatürk çizgisiyle de birleşerek ideolojik ayrımını ortaya koyamayan parti, alternatif de oluşturamıyordu. Kendini sözde solda tanımlayan ama daha çok sağla iş birliği eden reel sosyal demokrasi, sosyalistlerle ve Kürt halkıyla da mesafesini incelikle korudu. Artık bu reel popülist sosyal demokrasinin safını belirleyip sağ iktidar bileşkeli ırkçı unsurlarından arınmasının ve ayrıştırıcı dil ve politikalardan sıyrılmasının zamanı gelmişti.

Butlan, bugün bu ayrımı keskinleştiren ve bugüne kadarki 20 yıllık sosyal demokrasi çizgisinin iktidarla derin ilişkisini açığa çıkaran somut bir veri olmuştur. Bugün bu iki uçlu CHP, kendiyle ve toplumla barışma fırsatını değil, kendi aralarındaki kör rekabeti keskinleştirerek politik kulvarın dışına doğru ivmeleniyor.
Bu nedenle CHP reel olarak da sol bir parti olmak için yeni bir sayfa açmak durumunda. Tarih bugün bu yeni pencereyi açma fırsatını partiye sundu ve iktidar buna Mutlak Butlan desteğiyle imkan sağladı. Şimdi kendi içinde düelloya mı tutuşulacak yoksa toplumsal sorumluluk duygusuyla halkın hayallerinin peşinden mi koşulacak?

***

Bir kitle partisi olarak eski CHP ülkemiz sosyalistlerini bünyesinde nicelik ve politik olarak da toparlayamamıştı. İçe dönük ve kendi arasında verdiği azgın rekabet kanalından başını kaldırıp halkların beklentilerine yanıt olamamıştı. Seçim öznelinde de sosyalist çevreler kerhen desteklerini sunmasına rağmen zaman zaman yakalanan seçim başarılarındaki tablo CHP'nin salt kendi başarısıymış gibi yorumlanmıştı.

Ötekilerin, ezilmişlerin, yoksulların ve kültürleriyle, diliyle, renkleriyle yaşamak arzusundan başka amacı olmayan kesimlerin iktidar karşıtındaki bu güçlü desteği yok saymış veya kerhen onların yanında gözükmüştü...

Tüm muhalefet unsurları, işçiler ve sendikalar üzerinde bütün bir kamusal alanla birleşik uygulanan bu baskı ve şiddet ortamının tamamen iktidar destekli ideolojik sağ şiddet, şimdi solcuların güven ve desteğini en azından seçim ortamında güçlü bir şekilde alabileceği bir mevziye dönüşmek adına alternatif bir fırsat doğurmuştur CHP’ye...

İktidar tepkisini tek bir potada birleştirecek ve iktidar basıncını bertaraf edebilecek bu ideolojik hat, reel politik ahlak açısından tarihsel bir arınma fırsatı, gericiliği ve örgütlü şiddeti durdurabilecek önemli bir ideolojik adres olabilir.

İktidar, karşıtını emerek ve yok ederek varlığını bugüne dek dayatırken karşı cephede iktidarın tabancasıyla mücadele etme imkân ve olanakları artık kalmamıştır. Strateji bellidir, tüm halkın umutlarına çözüm üretebilecek, demokratik halk hareketinin merkezi olabilecek birleştirici bir kitle partisi adresi oluşturmak...

Bu yanıyla da butlan bir düşünme, arınma, politik özeleştiri ve ideolojik gerçekçi tutumlar alma konularında düşünme fırsatı koydu önümüze.

Ya bu süreci yine önceki güdük ideolojik argümanlarla Vatan-Millet-Sakarya nidalarıyla süsleyip yine iktidarların kırışmış ve yozlaşmış gömleğini ütüleme yapılacak ya da alternatif, güçlü ve ideolojik bir sosyal demokrasi çatısıyla ülkemiz ve gelecek nesiller için yeni bir yaşamın fırsatına dönüştürülecek...

***

Herkesin eteğindeki taşları dökme zamanı geldi. Bugün zihinlerde kalıplaşmış çağın gerisi argümanlardan kurtulmaya, ezberleri bozup yeni politik ve sınıfsal bir dil kurmaya, güçlü politik bir kulvar oluşturarak çağdaş, bilimsel ve kültürel özgürlüklere dayanan bir ideolojik çimentoyla sosyal demokrasi gemisinin yelkenine rüzgâr olmaya gereksinim vardır.

Sadece halkların da değil, acımasızca ranta teslim edilmiş olan bütün bir ekolojik yaşamın yeniden inşa edilmesi için una ihtiyaç var.

Eğer kitle partisi ve reel demokrasi kanalları, muhalefet ve devrimci bileşenler bu butlandan bir ders çıkarıp politik mevzilerde birleşip bir araya gelemezse, iktidarlar tüm dünyada olduğu gibi gelecek kara günlere doğru daha cüretkâr bir adım atacak…

{ "vars": { "account": "G-Z64XNY337Y" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }