DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Diyarbakır’da düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında Mezopotamya Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
Ortadoğu’daki gelişmeler, Kürtlerin bölgedeki rolü ve çözüm sürecine ilişkin konuşan Çandar, sürecin ağır ilerlediğini ancak geri dönüşünün olmadığını söyledi.
“ORTADOĞU’DA NE SAVAŞ NE BARIŞ DURUMU VAR”
Ortadoğu’nun küresel sonuçlar doğuran bir kriz alanına dönüştüğünü belirten Çandar, Hürmüz Boğazı üzerinden geçen enerji hatlarının dünya ekonomisi açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede “ne savaş ne barış” durumunun oluştuğunu dile getiren Çandar, “Ortadoğu kaos bölgesi olmayı sürdürüyor. Gelecek açısından da ciddi bir belirsizlik söz konusu” dedi.
“BU SAVAŞTAN KİMSE KAZANÇLI ÇIKMADI”
İran-İsrail geriliminin hiçbir taraf için net bir kazanım yaratmadığını savunan Çandar, “Herkesin birlikte kaybettiği bir tablo ortaya çıktı. İran ağır darbe aldı ama çökmemiş durumda. ABD ve İsrail de hedeflerine tam olarak ulaşamadı” ifadelerini kullandı.
“KÜRTLERSİZ BİR ORTADOĞU OLMAYACAK”
Kürtlerin artık Ortadoğu’nun kurucu aktörlerinden biri olduğunu söyleyen Çandar, “Kürtlersiz bir Türkiye yok. Kürtlersiz bir Suriye, Irak ve İran da olmayacak” diye konuştu.
Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu “demokratik entegrasyon” yaklaşımına dikkat çeken Çandar, Kürtlerin artık yalnızca mağdur bir topluluk olarak değil, bulundukları ülkelerde iktidarın ortağı olarak değerlendirileceğini savundu.
“Kürtler bundan böyle Türkiye’de iktidar ortağı olarak konuşulacak. Türkiye’nin geleceğinin inşasında kurucu bir aktör olacaklar” dedi.
“ABDULLAH ÖCALAN STATÜYÜ MUTLAKA KAZANACAK”
Çözüm sürecinin en kritik başlıklarından birinin Abdullah Öcalan’ın statüsü olduğunu belirten Çandar, “Abdullah Öcalan farklı bir rol ve statüyü mutlaka kazanacak. Yoksa süreç olmaz. Bu kadar açık” ifadelerini kullandı.
Çandar, PKK’nin 27 Şubat çağrısına uyarak kendisini feshettiğini ve silahlı mücadele dönemini sona erdirdiğini savunarak, bundan sonraki aşamanın hukuki düzenlemeler olduğunu söyledi.
“GEÇİŞ YASASI GEREKİYOR”
Silah bırakanların, sürgünde bulunanların ve cezaevindeki siyasi tutukluların demokratik yaşama katılabilmesi için özel bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirten Çandar, “Dağdakilerin, sürgündekilerin ve hapistekilerin toplumsal ve siyasal yaşama katılmasını sağlayacak bir geçiş yasası gerekiyor” dedi.
DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ ÇAĞRISI
Çandar, güven ortamının güçlendirilmesi için simgesel adımlar atılması gerektiğini belirterek, kayyımla görevden alınan belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi ile Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Kobani davası tutuklularının serbest bırakılmasının önemli olduğunu söyledi.
“Selahattin Demirtaş çıktığı takdirde toplum, ‘Galiba bu iş olacak’ diye düşünür ve güven artar” ifadelerini kullandı.
“BU İŞ OLACAK”
Toplumda sürece yönelik desteğin yüksek ancak güven seviyesinin düşük olduğunu söyleyen Çandar, buna rağmen sürecin ilerleyeceğini savundu.
“Şu anda sıkışmışlık durumunun zirvesindeyiz. Ama süreç devam edecek. Bu iş olacak” dedi.
“KÜRTLER TÜRKİYE’DE İKTİDARIN PARÇASI OLACAK”
Çandar, Kürtlerin bundan sonraki dönemde Türkiye’nin yeni siyasal düzeninin kurucu ortaklarından biri olacağını ifade ederek, “Kürtler artık mazlum ve mağdur bir unsur olarak değil, Türkiye’de iktidarın bir parçası olarak konuşulacak. Cumhuriyetin eksik bıraktığı bölümleri Kürtler yeni kurucu aktör olarak tamamlayacak” değerlendirmesinde bulundu.
TOPLUMSAL DESTEK ÇAĞRISI
Sürecin ilerleyebilmesi için toplumsal desteğin önemine dikkat çeken Çandar, Kürt toplumunun Newroz alanlarında ortaya koyduğu barış iradesini sürdürmesi gerektiğini söyledi.
“Kürt toplumu barış ve kardeşlik mesajlarını vakarla yükseltmeye devam etsin. Mutlaka karşılığını bulacaktır” dedi.