TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile çözüm süreci yeni bir evreye girdi. Ancak kulislerde sürecin geleceğine dair tartışmalar hız kesmeden sürüyor. Ankara koridorlarında, “sürecin başarısızlıkla sonuçlanması için özel çaba harcayan isimler” olduğuna dikkat çekilirken, AKP’nin yeterli sorumluluk almadığı, CHP’ye yönelik operasyonlarla süreci birlikte yürütmeye çalıştığı ve demokratikleşme hamlelerinin bu nedenle tıkandığı yönünde eleştiriler öne çıkıyor. Süreci topluma anlatma yükünün büyük ölçüde MHP’nin omuzlarına bırakıldığı yorumu da sıkça dillendiriliyor.
Son haftaların en tartışmalı başlıklarından biri ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suriye Demokratik Güçleri (SDG) hakkında yaptığı sert açıklamalar oldu. YPG’yi hedef alan ve operasyon sinyali içeren bu açıklamalar, DEM Parti’de rahatsızlık yaratırken, “sürecin ruhuna aykırı” olarak değerlendirildi.
T24’ten Ceren Bayar’ın haberine göre, Bazı siyasi çevreler Fidan’ın sürece mesafeli olduğunu öne sürerken, AKP kulislerinde ise sürece dair inancın korunduğu, Suriye’nin toprak bütünlüğü üzerinden diplomatik temasların sürdüğü vurgulanıyor.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un “sürecin başarılı olmasını istemeyenler var” sözleri de bu tartışmaların göbeğinde. AKP içindeki bazı isimlerin sürece mesafeli olduğu bilinse de, parti yönetimi siyasi iradenin çözüm konusunda “tam kararlılık” içinde olduğunu belirtiyor.
Bununla birlikte, sürecin esasının ne olacağı da tartışmalı. CHP, komisyon toplantılarında demokratikleşme adımlarının sürecin temel bir parçası olması gerektiğini ısrarla vurgularken, iktidar partisinin daha çok silah bırakma ve yasal düzenlemelere odaklandığı yönünde endişeler öne çıkıyor. İktidar kanadında ise farklı görüşler mevcut. Bir kesim sürecin temelinin silahsızlanma olduğunu savunurken, diğer bir kesim demokratikleşme adımlarının kaçınılmaz olduğunu ve dünya deneyimlerinden yararlanılması gerektiğini dile getiriyor.
Sürecin topluma anlatılması boyutunda da benzer sıkıntılar yaşanıyor. MHP ve DEM Parti sahada örgütleriyle süreci tabanlarına aktarmaya başlarken, AKP’nin yürüttüğü çalışmaların “yetersiz” olduğu yönünde eleştiriler artıyor. Bu durum, kulislerde “AKP, MHP’yi yalnız bıraktı” yorumlarının yapılmasına yol açıyor.