DEM Parti Suriye'de HTŞ'nin saldırılarına karşı bu haftaki grup toplantısını TBMM yerine Mardin'in Nusaybin ilçesinde yaptı. Grup toplantısı, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan tarafından gerçekleştirildi ve binlerce yurttaş katıldı.
Toplantı öncesi Midyat Yolu Cad. Demiryolu Kavşağı'nda toplanılarak DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan'ın katılımıyla HTŞ'nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye (Rojava) yönelik saldırıları Sınır Parkı’na yürüyüş yapılarak protesto edildi.
Yürüyüş boyunca sık sık "Bijî berxwedana Rojava! (Yaşasın Rojava direnişi)" sloganı atıldı.
HATİMOĞULLARI: MASAYI DEVİRİP SAVAŞIN ÖNÜNÜ AÇTILAR
Yürüyüşün ardından Sınır Parkı’nda grup toplantısını gerçekleştirmek üzere ilk olarak DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları kürsüde konuştu.
Hatimoğulları, "Nusaybin'de sınırın sıfır noktasındayız. Birkaç adım ötede, Kamışlo'da kardeşlerimiz şiddetli bir savaş tehlikesi altındalar. Rojava'da şiddetli bir savaş devam ediyor. 10 Mart Mutabaktı ile ilgili hala görüşmeler devam ederken Suriye'de geçici Şam yönetimi, SDG ve özyönetim arasında görüşmeler devam ederken birden masayı devirip savaş ve çatışmanın önünü açtılar. Halep'te öncelikle Şeyh Maksud ve Eşrefiye'de Kürt halkına yönelik amansız bir katliam başlatıldı" dedi.
Hatimoğulları şöyle devam etti:
"Önce Fırat'ın batısı sonra şimdi de Fırat'ın doğusuna yani Rojava topraklarına bir işgal hareketi başlatılmış durumda. Başta yandaş medya yalan bilgilerle Türkiye ve dünya kamuoyuna yanlış bilgiler veriyor. 10 Mart Mutabakatı'na uymayan HTŞ'nin kendisidir. Suriye'deki operasyon devam ederken Cumhur İttifakı sözcülerinin açıklamalarına bakılacak olursa sanki savaşı ve çatışmayı Türkiye'den yönetiyormuş gibi konuşuyorlar. Bir yandan Türkiye'de Kürt'e "kardeşim" diyecek , "İç barışı tesis edeceğim" diyecek öte yandan oradaki operasyonları yönetecekler."
"Temizlik hareketi başlamalı diyorlar" diyen Hatimoğulları, "Siz neyi neyden temizliyorsunuz? Rojava toprağını Kürtten mi temizlemeye çalışıyorsunuz. Hak ve batıl görüyorsunuz. Ey batılı kıblesi olarak gören iktidar zehirlenmesi yaşayanlar, demokratik demek savaş karşıtlığını istemektir. Asıl darbe bu süreçte HTŞ ile el ele tutuşmaktır. Paramiliter güçleri örgütleyip eğitip donatıp onları Suriye topraklarında Alevileri, Dürzileri, Sünnileri, Kürtleri katlettirmektir. Onların önünü açmaktır. Ve iktidar sözcüsü Ömer Çelik konuşma yapıyor, "SDG sürece darbe yapmak istiyor" diye. Burada asıl darbeyi HTŞ ile el tutuşanlar, oradaki güçleri destekleyenler, bu savaşa onay verenler, göz yumanlar destekleyenler, sınırı ardına kadar bu çete güçlerine açanlar yapıyor. Bu süreci esas olarak sabote edenler bunlardır. HTŞ sözcülüğü yapıyorsunuz Türkiye'den, o yüzden bu süreci sabote etmek isteyenler sizsiniz" ifadelerini kullandı.
'KÜRT KARDEŞLERİMİZ KATLEDİLİYOR DİYE Mİ HTŞ'Yİ TEBRİK EDİYORSUN?'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da seslenen Hatimoğulları, "Kürt kardeşlerimiz katlediliyor diye mi HTŞ'yi tebrik ediyorsun? Ortada bir savaş var neyin tebriği bu?" diye sordu. Türkiye'de iç barışın konuşulduğu günlerde Suriye'de Kürtler katledilirken Türkiye'deki Kürtlerin huzuru olamayacağını ifade eden Hatimoğulları, "İnsanlar gece gündüz uyumuyor, herkes ayakta. Bugün 7'den 90'a herkes bu yürüyüşte sınırın ötesindeki kardeşleri için gözyaşı döküyor. Süreci bozan sizsiniz. Türkiye'de barış sürecine inancı zayıflatan sizlersiniz. Vazgeçin bundan. Düğmeye basılmışçısına kalem oynatanlar var. Saray medyasının kalemşörü eş başkanımız sayın Tuncer Bakırhan ve grup başkanvekilimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit hedef haline getirmek istiyor. Sen kandan savaştan çatışmadan besleniyorsun. Daha kaç Kürt katledilirse senin kalemin yazı yazabilir, vicdanın rahatlar. Hedef haline getirmenize asla müsaade etmeyeceğiz" dedi.
Büyük bir uluslararası komplo olduğunu söyleyen Hatimoğulları, "Paris anlaşmasından sonra Rojava'ya ve Kürtlere dönük bir soykırım startının verildiğinin farkındayız. Türkiye'de hükümet adına konuşanlar 'SDG başka devletlerle iş tutuyor' diyor. Suriye'deki Kürt halkının siyasi iradesiyle Türkiye görüşmeler gerçekleştirsinler dedik. Ama bundan siz imtina ettiniz. Şimdi bahsettiğiniz devletler, komplo geliştirenlerle beraber aynı yerde saf tutup sözüm ona İslam kardeşim dediğin Kürdü katlediyorsun. Rojava halkı yalnız değildir. Bütün dünyaya çağrımızı yineliyoruz; Suriye'deki Kürt soykırımını durdurmaya davet ediyorum" dedi.
BAKIRHAN: ROJAVA'DA KÜRTLER TEK, DÜNYA BİR OLMUŞ
Ardından konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Bugünleri yaratanları kınıyoruz. Kuzey Doğu Suriye'de katliam var. Onlarca Selefi örgüt, onlarca baş kesen, onun uzantıları ve onu destekleyen ulusal, bölgesel, uluslararası güçler var. Rojava'da Kürtler tek, dünya bir olmuş, Kürtlere düşmanlık, soykırım yapıyor. Kürtlerin kimliksiz, dilsiz bir şekilde, statüsüz bir şekilde yaşaması için düşmanlık yapıyorlar. Rojava'da mücadele eden Kürt halkıyla birlikteyiz" dedi.
Bakırhan, Bahçeli'nin "SDG, Kürtleri temsil etmiyor" sözlerine ise şöyle yanıt verdi: "Beyefendiler kimin kimi temsil ettiğine de karar veriyorlar. Dilinizi konuşmayın, statünüz olmasın diyorlar. Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor. Özerk yönetim oradaki bütün halkları temsil ediyor. Bu hükmü siz veremezsiniz. Sandığı koysanız bu toplumun rızasını alabilir misiniz? Alamazsınız. Asıl siz kimi temsil ediyorsunuz? Sayın Devlet Bahçeli, "PKK’nin kurucu önderi" diyor ama onun dediğini yapmıyor, "Her karışı temizlenmeli, kurutulmalı" diyor. Sen kuru temizlemeci misin?"