DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile uzun süre Abdullah Öcalan’la birlikte İmralı’da bulunan Veysi Aktaş, medya temsilcileriyle İstanbul Taksim’de bir otelde bir araya gelerek Çerçeve Yasa’nın ardından gelinen aşamayı değerlendirdi. Toplantıda yasanın siyasi ve hukuki sonuçları, oluşturulacak kurullar ve sürecin önümüzdeki dönemde nasıl ilerleyeceğine ilişkin açıklamalarda bulunuldu.
“BİZİM İÇİN ÖNEMLİ BİR EŞİK”
Faik Özgür Erol, Aralık 2024’ten bu yana devam eden süreçte önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek Çerçeve Yasa’nın sürecin hukuki dayanaklarından biri olacağını uzun süredir ifade ettiklerini söyledi.
Erol, yasa öncesinde “önce teyit mi olacak, sonra mı yasa çıkacak, önce silah bırakma mı olacak” tartışmalarının yaşandığını belirterek, bu aşamanın aşıldığını ifade etti. Yasanın, sürecin kendi dinamikleri içinde gerekli düzenlemeleri içeren bir formülle ortaya çıktığını söyledi.
Erol, yasanın içeriği ve hazırlanma yöntemi konusunda kendilerinin de eleştirileri bulunduğunu belirtti. Yasanın Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt meselesinin çözümü konusunda daha kapsamlı bir çerçeve içermesini, neden ve sonuçları daha açık biçimde tanımlamasını ve karşılıklılık esasına daha fazla dayanmasını arzu ettiklerini söyledi. Ancak mevcut koşullarda ortaya çıkan hukuki zeminin önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
“4 BİN TUTUKLU SERBEST KALABİLİR”
Faik Özgür Erol, Çerçeve Yasa’nın yaklaşık 4 bin siyasi tutuklunun serbest kalmasının önünü açabileceğini, ayrıca 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının yasadan etkilenebileceğini belirtti.
Erol, söz konusu dosyaların yüz binlerce insanın yaşamına dokunabilecek nitelikte olduğunu belirterek, yasayla birlikte kurulacak mekanizmaların da önemli olduğunu söyledi.
“YASA, ÖCALAN’IN SÜRECİ DAHA İYİ YÖNETEBİLECEĞİ KOŞULLAR OLUŞTURUYOR”
Erol, yasada yer alan kurulların aynı zamanda Abdullah Öcalan’ın süreç içerisinde daha etkin rol üstlenebilmesine yönelik bir zemin oluşturabileceğini savundu.
Yasanın ilerleyen dönemde, sorundan etkilenmiş daha geniş kesimleri kapsayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Erol, yeni hukuki zeminin yalnızca mevcut düzenlemelerle sınırlı görülmemesi gerektiğini belirtti.
“O KAPIYA YÜKLENECEĞİZ”
Erol, Çerçeve Yasa’yı bir kapının aralanması olarak değerlendirdi. Bu hukuki alanın demokrasi ve hukuk alanına açılması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Erol, yasanın uygulanma sürecinin Kürt meselesinin çözümü ve demokratikleşme adımlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini söyledi.
“KOLAY OLMAYACAĞINI BİLİYORUZ”
Sürecin kolay ilerlemeyeceğini de ifade eden Erol, mevcut demokratik dinamiklerin yeni dönemin gelişmesi açısından önemli bir potansiyel taşıdığını savundu. Erol, yaşanan süreci “demokrasi çarkının dönüşü” olarak nitelendirdi.
“YASANIN ÇIKACAĞI GÜNÜN SABAHI TASLAĞI GÖREBİLDİK”
Pervin Buldan ise Çerçeve Yasa’nın hazırlanması sırasında taslağı Abdullah Öcalan’a götürmek istediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini anlattı.
Buldan, Öcalan’la yaptıkları son görüşmede yasanın nasıl olması gerektiğine ilişkin ilkeleri ve Öcalan’ın görüşlerini konuştuklarını belirterek, iktidarın hukukçu kurmaylarıyla yapılan görüşmelerin ardından yasa taslağını ancak Meclis’ten geçeceği günün sabahında görebildiklerini söyledi.
ÖCALAN’IN YASAYA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMESİ
Buldan, Abdullah Öcalan’ın yasaya ilişkin yaklaşımını da aktardı. Buna göre Öcalan’ın, kavramlardan çok yasanın çıkmasına önem verdiğini, düzenlemeyi “ilk”, “kilit”, “kök yasa” ve “kabuk” olarak değerlendirdiğini söyledi.
Buldan’ın aktardığına göre Öcalan, mevcut düzenlemenin Kürt meselesi açısından bir başlangıç noktası olduğunu ve ilerleyen dönemlerde yasanın nasıl geliştirileceğinin tartışılması gerektiğini ifade etti. Buldan ayrıca Öcalan’ın, silahlı mücadelenin sona erdiği ve siyasal mücadelenin öne çıkacağı yeni bir dönemin oluşturulması için çaba gösterdiğini söyledi.
“BARIŞA DAHA YAKIN BİR DÖNEM”
Buldan, geçmişteki çözüm süreciyle mevcut dönemin farklı olduğunu belirterek, bugünkü sürecin daha umutlu ve barışa daha yakın bir aşamada bulunduğunu savundu.
Buldan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mevcut dönemde sürece yönelik katkılarının da takdir edilmesi gerektiğini söyledi.
“SİLAHSIZLANMA VE SİYASALLAŞMA ALT KURULUNDA ÖCALAN DA OLACAK”
Çerçeve Yasa sonrasında oluşturulacak kurullara ilişkin bilgi veren Buldan, 24 Ağustos’ta üst kurulun ilk toplantısını yapacağını, ardından alt kurulların oluşturulması için sürecin başlayacağını söyledi.
Buldan, bu alt kurullardan birinin “silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu” olacağını ve Abdullah Öcalan’ın da bu kurulda yer alacağını belirtti. Kadınların sürece daha etkin katılımı için ayrı bir kadın kurulunun oluşturulması yönündeki taleplerini de daha önce devlet yetkililerine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilettiklerini söyledi.
Buldan ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının bir an önce uygulanması gerektiğini Erdoğan’a ilettiğini belirtti. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu tutukluların durumunun, teyit ve tespit sürecinin ilerleyişine bağlı olarak yeniden değerlendirilebileceğini ifade etti.
DEM PARTİ’DE YENİ YAPILANMA HAZIRLIĞI
Buldan, DEM Parti Kongresi’nin 6 Eylül’de gerçekleştirileceğini hatırlatarak bunun yasal zorunluluk nedeniyle yapılacak bir kongre olacağını söyledi. Asıl kapsamlı kongrenin ilerleyen dönemde gerçekleştirilebileceğini ifade eden Buldan, Abdullah Öcalan’ın yeni bir partiden söz ettiğini belirtti.
Buldan’a göre yeni yapılanma sürecinde tüzük, program ve kadro değişikliği dahil olmak üzere geniş kapsamlı bir çalışma yürütülecek ve bu çalışmalar 6 Eylül’deki kongrenin ardından başlayacak.
“ÖNEMLİ BİR EŞİK ATLATILDI”
Toplantıda konuşan Veysi Aktaş da sürecin geçmişten bu yana aşmaya çalıştığı hukuki ve siyasi eşikten söz etti.
Aktaş, Çerçeve Yasa’nın 10 Ağustos’ta Meclis’ten geçmesiyle Kürt meselesinin çözümüne ilişkin yeni bir hukuki zeminin oluştuğunu söyledi.
“DİYALOGDAN MÜZAKEREYE GEÇİLDİ”
Aktaş, sürecin bundan sonraki aşamasının müzakere dönemi olduğunu savunarak, mevcut gelişmenin Türkiye açısından tarihi bir eşik oluşturduğunu belirtti.
Sürecin üç aşamalı olduğunu ifade eden Aktaş; ilk aşamanın Çerçeve Yasa ile tamamlandığını, ikinci aşamada demokratikleşme sürecinin ilerleyeceğini, devamındaki süreçte ise demokratik toplum örgütlenmesi, Cumhuriyet’in demokratikleşmesi ve yeni bir toplumsal sözleşme tartışmasının gündeme gelebileceğini söyledi.
Aktaş, barış sürecinin toplumdan kopuk yürütülmemesi gerektiğini belirterek, barışın ve sürecin toplumsallaşmasının kalıcı bir çözüm açısından önemli olduğunu ifade etti.