Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Suriye, İran başta olmak üzere bölgedeki gelişmeler ve MESS ile Türk Metal Sendikası, Birleşik Metal Sendikası ve Özçelik-İş Sendikası arasında 150 bin metal işçisini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi sürecini, emeklilerle ilgili ücret artışını ve haftanın siyasal gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Aslan, Suriye’de Kürt halkına yönelik saldırıların ateşkes ilanına rağmen sürdüğünü belirterek, Şam yönetimi ve ona bağlı silahlı grupların saldırılarının IŞİD’i aratmadığını söyledi. Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırıların hafızalarda taze olduğunu vurgulayan Aslan, Kürt halkının inkâr edildiğini, anayasal ve demokratik hak taleplerinin yok sayıldığını ifade etti. Aslan, HTŞ’nin işgal ettiği bölgelerden çekilmesi ve başta Rojava olmak üzere tüm ablukaların kaldırılması çağrısı yaptı.
Suriye halkının geleceğini emperyalist güçlerin ve bölgedeki işbirlikçilerin belirleyemeyeceğini belirten Aslan, Kürtler, Aleviler, Dürziler ve bölgedeki tüm halklara yönelik saldırıları kınadıklarını söyledi. Ortadoğu’da kalıcı barışın, emperyalist müdahalelerin son bulmasıyla mümkün olacağını dile getirdi.
İran’a ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aslan, Molla rejiminin son gösterilerde binlerce insanın ölümünden sorumlu olduğunu belirterek, İran işçi ve emekçilerinin mücadelesiyle dayanışma içinde olduklarını söyledi. Aslan, emperyalist güçlerin İran’daki gelişmeleri müdahale gerekçesi haline getirmesine karşı uyarıda bulundu.
METAL İŞÇİSİNE ‘SEFALET ÜCRETİ’ DAYATMASI
Toplantının önemli başlıklarından biri metal işkolundaki toplu iş sözleşmesi süreci oldu. Aslan, MESS ile Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş sendikaları arasında yürütülen ve yaklaşık 200 bin metal işçisini kapsayan TİS görüşmelerinde arabuluculuk sürecinin sona erdiğini, grev kararlarının alındığını hatırlattı. Birleşik Metal-İş’in 30 Ocak’ta greve çıkacağını duyurduğunu belirtti.
Dört aylık sürecin sonunda metal işçisine sefalet ücreti dayatıldığını söyleyen Aslan, MESS’in yüzde 18’lik teklifinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının 98 bin lirayı aştığını belirten Aslan, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının bile altında bir teklif sunulduğunu söyledi.
Metal işçilerinin kira, fatura, gıda ve eğitim giderlerini karşılayamaz hale geldiğini belirten Aslan, metal sanayisinin kâr rekorları kırarken işçilerin yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlandığını dile getirdi. Metal işçisinin sadaka değil hakkını istediğini vurguladı.
Aslan, Ford Otosan, Türk Traktör, Tofaş, Bosch gibi büyük metal fabrikalarının yıllık kârlarının işçilerin yıllarca çalışarak elde edebileceği ücretlere denk geldiğini belirtti. Otomotiv sektörünün 2024 yılında 41,5 milyar doları aşan ihracatla 19’uncu kez ihracat şampiyonu olduğunu hatırlattı.
EMEKLİLER GEÇİNEMİYOR
Emeklilere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aslan, DİSK-AR verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 16,9 milyon emekli bulunduğunu, bunun 7,9 milyonunun çalışmak zorunda kaldığını söyledi. En düşük emekli aylığının 20 bin TL olmasına rağmen milyonlarca emeklinin açlık sınırının altında yaşadığını belirtti.
Aslan, metal işçilerinin ve emeklilerin taleplerinin ortak olduğunu vurgulayarak, insanca yaşayacak ücret, vergi adaleti ve sosyal hakların iyileştirilmesi çağrısı yaptı. Grevlerin yasaklanmaması gerektiğini ifade eden Aslan, “Bu bir ücret meselesi değil, onur ve adalet meselesidir” dedi.