Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, haftalık siyasal gündemi değerlendirdiği basın toplantısında deprem bölgesindeki yaşam koşullarından işçi direnişlerine, çevre ve sağlık sorunlarından ekonomik tabloya kadar geniş bir çerçevede iktidara yüklendi. Aslan, “Saray iktidarı sorunları çözmek yerine yoksulluğu kalıcılaştırıyor” ifadelerini kullandı.
“DEPREM BİTMEDİ, ENKAZIN BİÇİMİ DEĞİŞTİ”
6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bölgedeki temel sorunların çözülmediğini belirten Aslan, milyonlarca insanın hâlâ barınma, sağlık ve eğitim gibi en temel haklara erişemediğini söyledi.
Aslan’a göre yüz binlerce depremzede konteynerlerde ve sağlıksız koşullarda yaşamını sürdürüyor, teslim edilen konutların önemli bir bölümü altyapıdan yoksun bulunuyor. Fahiş kira artışları nedeniyle depremzedelerin kent merkezlerinden dışlandığını belirten Aslan, sağlık hizmetlerinin yetersiz kaldığını, psikososyal destek mekanizmalarının kurulmadığını, özellikle çocukların ve kadınların ağır travmalarla baş başa bırakıldığını dile getirdi.
Eğitim alanında da tabloyu “alarm verici” olarak niteleyen Aslan, hasarlı okullar, konteyner sınıflar, öğretmen açığı ve taşımalı eğitim nedeniyle niteliğin düştüğünü; çocuk işçiliği ile okul terklerinin arttığını söyledi. Küçük esnafın, tarım emekçilerinin ve işçilerin geçim kaynaklarını kaybettiğini, geçici desteklerin kalıcı çözümlere dönüşmediğini ifade eden Aslan, “Bölge genelinde yoksulluk derinleşti” dedi.
Altyapı ve çevre sorunlarına da dikkat çeken Aslan, içme suyu, kanalizasyon ve elektrik hatlarının hâlâ sorunlu olduğunu, molozların gelişigüzel dökülmesi ve hava kirliliğinin halk sağlığını tehdit ettiğini kaydetti. Deprem davalarının ağır ilerlediğini ve sorumluların önemli kısmının cezasız kaldığını da sözlerine ekledi.
Aslan, depremzedeler için güvenli ve ücretsiz konutların hızla tamamlanması, barınma-sağlık-eğitim-istihdam politikalarının bütüncül biçimde planlanması, çocuklara ücretsiz yemek sağlanması, psikososyal desteğin yaygınlaştırılması ve yeniden inşa sürecinin bilimsel, denetimli ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini söyledi.
ESP OPERASYONUNA TEPKİ
Aslan, Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik operasyona da değinerek aralarında Murat Çepni’nin de bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasını “baskıcı ve antidemokratik” olarak niteledi ve gözaltıların derhal son bulması çağrısında bulundu.
“ERKUNT’TA İŞÇİLER ZEHİR SOLUYOR”
Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Erkunt Sanayi tesislerinde döküm işlemlerinden çıkan ağır metalli atıkların önlem alınmadan sahaya döküldüğünü öne süren Aslan, hem işçilerin hem de çevre halkının sağlığının tehlikede olduğunu savundu. Denetim yapılmadığını söyleyen Aslan, sorumlular hakkında soruşturma açılmasını ve yetkililerin istifa etmesini istedi.
TÜİK’E SERT ELEŞTİRİ
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı yüzde 4,84’lük Ocak enflasyonunu “gerçeklikten kopuk” olarak değerlendiren Aslan, “TÜİK artık istatistik kurumu değil, algı yönetim ofisine dönüştü” dedi. Açıklanan rakamların halkın pazarda ve kirada yaşadığı gerçeklerle örtüşmediğini belirterek kurumu sert sözlerle eleştirdi.
PERAKENDE ZİNCİRLERİ VE İŞÇİ DİRENİŞLERİ
Migros ve A101 depolarındaki iş bırakma eylemlerine değinen Aslan, düşük ücret ve ağır çalışma koşullarına karşı direnen işçilerin baskıyla karşılaştığını söyledi. Migros, A101, BİM ve ŞOK Marketler gibi zincirlerin kârlarını artırırken emekçileri yoksulluğa mahkûm ettiğini savundu.
EMEKLİLERE “SİMİT” TEPKİSİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın emeklilere yönelik tutumunu da eleştiren Aslan, “Emekliler geçim derdindeyken simit dağıtarak şov yapmak halkla alay etmektir” dedi.
KAYYIM VE TUTUKLAMALAR
Silivri’de görülen davalara ve tutuklu belediye başkanlarına değinen Aslan, seçilmişlere yönelik operasyonların demokrasiye zarar verdiğini belirterek kayyımların geri çekilmesini ve tutukluların serbest bırakılmasını istedi.
KÜRT SORUNU VE BAHÇELİ’YE YANIT
Aslan, CHP lideri Özgür Özel’in Kürt meselesine ilişkin açıklamalarını olumlu bulduğunu, çözümün halkların eşitliği ve ortak mücadelesinden geçtiğini ifade etti. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin sözlerine atıfla da, Kürt siyasetçilere yönelik tutuklamaların sorumluluğunun iktidarda olduğunu savundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz günlerde düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansında “Kürtleri hedef alan, onurlarını zedeleyen eski, yıkıcı ve dışlayıcı dili açıkça reddediyoruz. Türkiye’deki Kürtleri de Suriye’deki akrabalarını da inciten hiçbir politikaya boyun eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz” sözlerini hatırlatan Aslan, bu tutumun önemli olduğunu vurguladı. Sorunun çözümünün emperyalist güçler ve onların işbirlikçilerinde değil, Türk-Kürt işçi ve emekçilerin birleşik mücadelesinde olduğunu kaydeden Aslan, “Çözüm tam hak eşitliğine dayanan iki halkın eşit koşullarda bir arada yaşamasından geçiyor. Suriye’de yaşayan halklar kendi geleceklerine kendileri karar vermelidir; ABD emperyalizmi ve onunla işbirliği halindeki bölge gericilikleri değil” dedi.
Aslan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün grup toplantısı bitiminde kullandığı “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” ifadelerine dair de değerlendirmede bulundu:
“1 yıldan fazla bir süredir devam eden sürecin kendisi gerek Bahçeli gerek Erdoğan’ın kürsü konuşmalarında çokça dile getiriliyor. Bahçeli ortağıyla bir araya geldiklerinde bunları konuşmuyorlar heralde, çay kahve içip fal bakıyorlar. Bahçeli, sen Cumhur İttifakı’nın dayanağısın. Bugün Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ içerdeyse, Ahmet Türk ve Ahmet Özer görevlerinden alındıysa, Kürt halkının hakları eziliyorsa siz bundan sorumlusunuz.” Aslan, belediye başkanlarının görevlerine dönmesi, Yüksekdağ ve Demirtaş’ın AİHM kararlarının uygulanarak özgürlüklerine kavuşturulması gerektiğinin altını çizdi.
EPSTEİN DAVASI VE ÇOCUKLAR
ABD’deki Jeffrey Epstein davasının servet ve cezasızlık ilişkisini gösterdiğini belirten Aslan, Türkiye’de kaybolan ve akıbeti bilinmeyen çocuklar için Meclis’te araştırma komisyonu kurulması çağrısı yaptı.
Konuşmasını işçi ve emekçilere “birleşme ve mücadele” çağrısıyla bitiren Aslan, ücretlerin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması ve vergide adalet sağlanması gerektiğini söyledi.