İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası binasına Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından el konulmasının ardından başlatılan protesto eylemleri devam ediyor.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde dün başlayan direnişe, belediye çalışanlarının yanı sıra çok sayıda vatandaş da destek veriyor.
CHP’DEN DESTEK ZİYARETİ
Direnişe bu sabah saatlerinde CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay da katıldı. Atabay, Cemil Tugay ile birlikte fabrika önünde bir araya gelerek oturma eylemine destek verdi.
“HEM VİCDANEN HEM HUKUKEN DOĞRU DEĞİL”
Meslek Fabrikası’nın özellikle gençler ve kadınlar için önemli bir istihdam alanı olduğunu vurgulayan Atabay, şunları söyledi:
“Bu sabah buraya geldim. Başkanımız Cemil Tugay’ın bu sürecinde yanında yer almak istedim. Dayanışma için buradayız. Bu binaların geçmişini ve belediyenin buraya yaptığı yatırımları biliyoruz. Çok faydalı işler için kullanıldı. Genç ve kadın istihdamı yaratıldı. Bu şekilde el konulması hem vicdanen hem de hukuken doğru değil. Hukukun araçsallaştırılmasını doğru bulmuyoruz. Buradayız ve olmaya devam edeceğiz.”
EMEKÇİLER DE SAHADA
Meslek Fabrikası için nöbet tutan belediye çalışanları ve yurttaşlar adına konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin “Bu iş yeri bizim iş yerimiz. İş yerimizi kimseye teslim etmeyeceğiz. Biz buradayız. İş yerimizi geri alana kadar buradan ayrılmayacağız” ifadelerini kullandı.
Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, dün bina önünde başlattığı nöbetini sürdürüyor. Polis ablukası altındaki bina önünde CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve partililerle birlikte bekleyen Tugay, sabah saatlerinde son duruma ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bütün gece bina önünde olduklarını belirten Başkan Tugay, “İl başkanımız, bazı ilçe belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz ve partililerimiz burada. Kararlılığımızı göstermek için buradayız. Bu süreç hepimizi zorluyor ancak birilerinin buna karşı durması gerektiğine inanıyorum. Çünkü tümüyle yanlış ve haksız olan bu tutuma karşı net bir şekilde ‘hayır’ denilmesi gerekiyor. Biz yalnızca bu binanın korunması ve elde tutulması için değil, benzer durumların tekrar yaşanmaması için de çaba gösteriyoruz. Umuyorum ki bir sonuca ulaşırız. Ancak bu kararlı duruşun sürmesi gerekiyor. Daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğumuz da bir gerçek. Buna rağmen, gerekirse tek başıma da devam edeceğim. Gücümüz yettiğince buradayız” dedi.
“YALNIZ BIRAKMAYIN”
Binada yürütülen hizmetlerin, el koyma kararıyla birlikte durduğunu vurgulayan Tugay, “Pek çok hizmet sekteye uğruyor. Bu, yalnızca bir örnek. Vakıfların bu binaya ihtiyacı olmadığından eminim. Ellerinde değerlendirebilecekleri yüzlerce, hatta binlerce mülk var. Oysa burası aktif kullanılan, on binlerce, hatta yüz binlerce kişiye eğitim verilmiş bir binaydı. Şu anda bina polis ablukası altında. Dün sabah erken saatlerde çevrildi ve hâlâ içeri girmemize izin verilmiyor. Bu nedenle daha önce sunulan hizmetler de sürdürülemeyecek. Ancak bu yanlış kararın hukuk kuralları çerçevesinde geri alınmasını bekliyoruz. Haklar bazen kendiliğinden verilmez; onlar için mücadele etmek gerekir. Bizim o binaya ihtiyacımız var. Burası İzmir halkına ait bir bina. Belediye başkanı olarak, İzmir halkına ait her değeri korumakla yükümlüyüm. Bu nedenle sorumluluğu en çok kendimde hissediyorum. Ancak bu süreçte yalnız bırakılmamamız gerekir” diye konuştu.