Birçok kişi için ince bacaklar estetik açıdan ideal kabul edilirken, bilimsel araştırmalar güçlü ve daha geniş uylukların sağlık açısından bazı avantajlarla bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, “kalın uyluk” kavramını yalnızca vücut görünümü üzerinden değerlendirmemek gerektiğine dikkat çekiyor.
25 bin katılımcının verilerinin incelendiği bir meta-analizde, uyluk çevresindeki her 5 santimetrelik artışın herhangi bir nedene bağlı ölüm riskinde yüzde 18’lik azalmayla ilişkili olduğu bildirildi.
Araştırmacılara göre bu ilişkinin en önemli nedenlerinden biri, daha geniş uyluk çevresine sahip kişilerin daha fazla bacak kasına sahip olması olabilir.
UYLUK KASLARI NEDEN ÖNEMLİ?
King’s College London’da yaşlanma ve sağlık alanında çalışan Prof. Dr. Claire Steves, uyluk bölgesindeki kas kütlesi ile sağlık ve uzun yaşam arasında güçlü bir ilişki olduğuna dair önemli kanıtlar bulunduğunu belirtiyor.
Kas kütlesinin artması, vücudun kan şekeri kontrolüne yardımcı olabiliyor. Bu durum ise diyabet, kalp hastalığı ve diğer bazı kronik hastalıkların riskinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.
2009 yılında British Medical Journal’da yayımlanan bir araştırmada da ince uyluk çevresinin hem kadınlarda hem erkeklerde kalp hastalığı ve ölüm riskinin artmasıyla ilişkili olduğu ortaya konuldu.
Güçlü bacak kasları özellikle ilerleyen yaşlarda büyük önem taşıyor. Uyluk kasları; yürümek, merdiven çıkmak, oturup kalkmak ve günlük yaşamda bağımsız hareket edebilmek için temel görevler üstleniyor.
GÜÇLÜ BACAKLAR BEYİN SAĞLIĞINI DA DESTEKLEYEBİLİR
Bacak kas gücünün yalnızca fiziksel hareket kabiliyetiyle sınırlı olmadığına dair bulgular da bulunuyor.
300’den fazla ikiz kardeş üzerinde yapılan bir araştırmada, başlangıçta daha yüksek bacak kas gücüne sahip olan kişilerin yaklaşık 10 yıl sonra daha iyi bilişsel işlevlere ve daha sağlıklı beyin yapısına sahip olduğu görüldü.
Bilim insanları, aktif kasların vücutta bazı faydalı kimyasallar üreterek iltihabın azaltılmasına ve beyin bağlantılarının korunmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Fiziksel aktivitenin bağışıklık sistemi üzerinde de önemli etkileri bulunuyor. Aktif yaşam süren yaşlı bireyler üzerinde yapılan bazı araştırmalarda, düzenli egzersizin bağışıklık sistemi açısından olumlu sonuçlarla bağlantılı olduğu görüldü.
UYLUKLARI BÜYÜTMEK DEĞİL, KASLARI GÜÇLENDİRMEK ÖNEMLİ
Fitness koçu Elizabeth Davies, insanların uzun yaşam hedefiyle yalnızca uyluk çevresini büyütmeye çalışmak yerine, kas gücü ve fonksiyonel kapasiteye odaklanması gerektiğini vurguluyor.
Davies’e göre uyluk kaslarını geliştirmek için en etkili yöntemlerden biri direnç antrenmanı. Ağırlık ve kuvvet çalışmaları, kasların yanı sıra kemik yoğunluğunun korunmasına da yardımcı olabiliyor.
Uzmanlar, haftada iki veya üç kez kişinin kondisyonuna uygun bacak egzersizleri yapmasının iyi bir başlangıç olabileceğini belirtiyor. Ancak egzersiz programının kişinin yaşı, mevcut sağlık durumu ve fiziksel kapasitesine göre planlanması gerekiyor.
UYLUK YAĞI HER ZAMAN ZARARLI MI?
Uzmanlar, vücuttaki yağın bulunduğu bölgenin de sağlık açısından önemli olduğunu belirtiyor.
Özellikle karın çevresinde ve organların etrafında biriken viseral yağ; tip 2 diyabet, kalp hastalığı ve çeşitli metabolik sorunlarla ilişkilendiriliyor.
Buna karşılık alt vücutta, özellikle kalça ve uyluk bölgesinde bulunan yağın metabolik açıdan karın çevresindeki yağ kadar riskli olmadığı, bazı araştırmalarda ise koruyucu özelliklerle ilişkilendirildiği belirtiliyor.
Alt vücut bölgesindeki yağ hücrelerinin bazı yağ asitlerini depolayarak dolaşımdaki metabolik yükü azaltabileceği düşünülüyor.
YAŞLANMADA KAS VE KEMİK GÜCÜ KRİTİK ROL OYNUYOR
İlerleyen yaşla birlikte kas kütlesi ve kas gücünde azalma görülebiliyor. Sarkopeni olarak adlandırılan bu süreç, hareket kabiliyetini azaltarak yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.
Kasların ve kemiklerin güçlendirilmesi, yaşlılık döneminde düşme ve kırık riskinin azaltılmasına da katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, yalnızca kilo vermeye değil, kas kütlesini ve fiziksel gücü korumaya da önem verilmesi gerektiğini belirtiyor.
ÖNEMLİ OLAN BACAKLARIN GÖRÜNÜMÜ DEĞİL, GÜCÜ
İngiliz koşucu Tasha Thompson ise zamanla bacaklarının görünümüne ilişkin düşüncelerini değiştirdiğini anlatıyor. Ultra maraton ve triatlon deneyimi bulunan Thompson, bacaklarını artık “kalın” ya da “şişman” olarak tanımlamak yerine “güçlü” olarak gördüğünü söylüyor.
Uzmanların ortak mesajı ise net: Uyluk çevresinin tek başına bir sağlık göstergesi olarak değerlendirilmesi doğru değil. Daha önemli olan, bacaklardaki kas gücü, genel fiziksel aktivite düzeyi ve metabolik sağlık.
Vücudun nasıl göründüğünden çok, günlük yaşamda neler yapabildiği ve yaş ilerledikçe hareket kabiliyetini ne ölçüde koruyabildiği sağlık açısından daha büyük önem taşıyor.