Kuyruk mu Köpeği Sallıyor? Savaşın Gölgesinde Algı Yönetimi

“Neden köpek kuyruğunu sallar? Çünkü köpek kuyruktan daha akıllıdır. Eğer kuyruk köpekten daha akıllı olsaydı, kuyruk köpeği sallardı.”

Bu söz, orijinal adı Wag the Dog olan ve Türkiye’de Başkanın Adamları adıyla bilinen filmde geçen çarpıcı bir repliktir. Seçime iki hafta kala başkanın karıştığı büyük bir skandalın üzerini örtmek isteyen Beyaz Saray, medya stratejisti Conrad Brean’i görevlendirir. Brean, halkın dikkatini dağıtmak için sahte bir savaş kurgulayarak medya aracılığıyla tüm ülkeyi olmayan bir savaşa inandırır. Film, burjuva medyasının manipülasyon gücünü ve iktidarların kriz anlarında gündemi nasıl yönlendirdiğini anlatırken, bugün sahtesi bir yana gerçek bir savaşın yaşandığı düşünüldüğünde oldukça güncel bir anlam kazanıyor.

Ortadoğu’da Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından İran’a yönelik saldırı ve savaş politikaları yalnızca askeri bir mesele olarak değil, aynı zamanda küresel ölçekte yürütülen bir propaganda ve algı yönetimi süreciyle birlikte ilerliyor. Uluslararası medya aracılığıyla oluşturulan söylemler, kamuoyunun olayları belirli bir çerçevede görmesini sağlıyor; savaşın nedenleri, sorumluları ve sonuçları çoğu zaman tek taraflı bir anlatı içinde sunuluyor.

Türkiye’de ise bu savaşın yarattığı atmosferin iç politikada farklı biçimlerde kullanıldığı görülüyor. AKP yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, emeklilere ödenen bayram ikramiyesine zam yapıl(a)mamasının gerekçelerinden biri olarak savaş koşulları gösteriliyor. Oysa ülkede başta gıda ürünleri olmak üzere uzun süredir yaşanan hayat pahalılığının sorumluluğunu savaşın üzerine yıkmaya çalışmak, gerçekleri perdelemekten başka bir anlam taşımıyor.

Petrol fiyatlarının yükselmesi gerekçe gösterilerek akaryakıt zamlarının etkisini kısmen azaltmak amacıyla uygulanan eşel mobil sistemi ise adeta “merhametli bir iktidarın halka sunduğu bir lütuf” gibi sunuluyor. Yüksek Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarının bile yapılan zamlar karşısında tüketiciyi koruduğu yönünde bir algı yaratılması da saray rejiminin propaganda maharetlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Oysa ortada haksız bir savaş vardır ve bu savaşın sorumluluğunu yalnızca “köpeğin kuyruğuna” yüklemek gerçeği açıklamaya yetmez. Kuyruk, köpeğin bir parçasıdır; köpek olmadan kuyruğun da bir anlamı yoktur. Emperyalizm ile siyonizm arasındaki ilişki de tam olarak böyle bir ilişkiye benzer. Kuyruğun hareketi kadar köpeğin varlığı da bu tablonun belirleyici unsurudur.

Savaş her zaman kötüdür; insanlığın düşmanıdır. Nitekim ABD ve İsrail saldırılarında ilk kurbanların siviller, hatta yüzlerce çocuk olması bunun en acı göstergelerinden biridir. Buna karşılık İran’daki molla rejiminin gerici ve baskıcı karakterinin sürekli olarak dünya kamuoyunun gözleri önüne serilmesi ise çoğu zaman İran halklarının özgürlüğü için yapılmış bir çaba değildir. Çünkü özgürlük ve demokrasi, ne ABD’nin ne de İsrail’in gerçekten önceliği olmuştur.

İran’daki baskıcı rejim gerçeği inkâr edilemez. Ancak bu rejimden kurtulma arzusu ve mücadelesi başta emekçiler olmak üzere İran halklarının kendi meselesidir. Dış müdahalelerle dayatılan “özgürlük” söyleminin tarih boyunca nasıl sonuçlar doğurduğu Ortadoğu’nun yakın geçmişinde fazlasıyla görülmüştür.

Öte yandan yaşanan gelişmeler, ABD ve İsrail cephesinin de sanıldığı kadar güçlü ve sorunsuz bir pozisyonda olmadığını gösteriyor. Başta İspanya olmak üzere bazı müttefiklerin ikna edilememesi ve Kürtlerin doğrudan bir kara savaşının parçası hâline getirilememesi, bu savaşın hiç de kolay yürütülebilecek bir süreç olmadığını ortaya koyuyor.

Görünen o ki bu kez “Başkanın Adamları”nın yazdığı senaryo eskisi kadar kusursuz işlemiyor. Ve belki de ilk kez, kuyruğun köpeği salladığı o büyük gösteri tökezliyor. Köpeğin acımasızlığıyla kurulan bu düzen, yalnızca İran’ın direnişi karşısında değil; dünya halkları üzerinde yarattığı ekonomik baskı ve yıkım nedeniyle de giderek daha fazla sorgulanıyor. Çünkü tarih gösteriyor ki, savaşların gerçek bedelini ödeyen halklar bir gün mutlaka bu oyunu kuranlara “artık yeter” demeyi bilir.

{ "vars": { "account": "G-Z64XNY337Y" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }