Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Merkezi, yaptığı açıklamada sendikaya ve sağlık emekçilerine yönelik hedef göstermelere karşı tepki gösterdi. SES, barış, demokrasi ve emek mücadelesinden geri adım atmayacaklarını vurguladı.
Açıklamada, sendikanın kuruluşundan bu yana savaşın halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çektiği belirtilirken, Filistin, Suriye ve Ukrayna başta olmak üzere birçok coğrafyada yaşanan savaşlarda hayatını kaybeden halkların sesi olmaya çalıştıkları ifade edildi. SES, IŞİD saldırıları, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet ile insan hakları ihlallerine karşı da sessiz kalmadıklarını belirtti.
Pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının yanında olduklarını hatırlatan sendika, 6 Şubat depremleri sonrası yıkılan kentlerde ve iş kazalarına karşı yürütülen mücadelede de aktif rol aldıklarını vurguladı. Açıklamada ayrıca, sağlıkta şiddet, mobbing ve baskılara karşı emekçilerin yanında olunduğu kaydedildi.
SES, sendikaya yönelik saldırıların ve hedef göstermelerin özellikle trol ve ırkçı çevreler tarafından yürütüldüğünü belirterek, bu girişimlere karşı susmayacaklarını ifade etti. Sendika, kendilerini kriminalize etmeye yönelik söylem ve açıklamalara karşı barışın, demokrasinin ve emeğin sesi olmaya devam edeceklerini duyurdu.
SES’in açıklaması şöyle:
KRİMİNALİZE EDEMEZSİNİZ
SES BARIŞIN VE EMEĞİN YANINDA
SES; savaşsız ve sömürüsüz bir dünya hedefiyle, ülkemizde ve dünyada savaşa karşı kalıcı barışın yaratılmasına katkıda bulunmayı; her tür baskıcı yönetime karşı demokrasinin tüm kurum ve kurullarıyla yerleşmesini sağlamayı amaçlayan, faşizme karşı demokrasi, emperyalizme karşı bağımsızlık, baskıya karşı özgürlük; ırkçılığa ve şovenizme karşı halkların eşitliği, özgürlüğü ve kardeşliği için mücadele eden bir sendikadır.
SES kurulduğu yıldan beri savaşın halk sağlığı sorunu olduğunu dile getirdi. Filistin işgaliyle başlayan Gazze ablukasında, Ukrayna, Suriye savaşlarında katledilen Ezidi, Alevi, Arap, Türk, Kürt, Slav halklarının sesi olduk. IŞİD barbarlarının Türk askerlerine yaptıklarına da, köle pazarlarında satılan, tacize ve tecavüze uğrayan kadınların ve çocukların çığlıklarına da sessiz kalmadık, kalamazdık.
Pandemide iş yerlerimizde, 6 Şubat depremlerinde yıkılan kentlerimizdeydik. İş kazalarına, sağlıkta şiddete, baskı ve mobbinge karşı meslektaşlarımızın yanındayız.
Tüm şube ve temsilciliklerimizle birlikte; trollerin ve ırkçıların sendikamızı ve sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini hedef alan saldırılarına karşı susmadık, susmayacağız.
Üyelerimizle dimdik ayakta; iş yerlerimizde, hayatın içindeyiz. Sendikamızı kriminalize etmeye çalışan gerici ve faşist kişi ya da kurumsal açıklamalara karşı; barışın, demokrasinin, emeğin ve emekçinin sesi olmaya devam edeceğiz.
Yaşasın SES!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!