Güncel

Süleymancılar soruşturması: Arif Ahmet Denizolgun “Boğularak öldürülmüş olabilir”

Süleymancılar olarak bilinen yapılanmanın eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümü, yürütülen soruşturma ve mezarının açılmasının ardından yeniden gündeme geldi. Denizolgun’un ağabeyi Mehmet Beyazıt Denizolgun, kardeşinin boğularak öldürülmüş olabileceğini öne sürerek boyundaki ekimotik alanlara dikkat çekti.

Süleymancılar olarak bilinen yapılanmaya yönelik soruşturmanın ardından, yapılanmanın eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesi de yeniden tartışma konusu oldu.

Denizolgun’un mezarına uygulanan fekk-i kabir işleminin ardından kemikleri Adli Tıp Kurumu’nda incelemeye alındı. Adli Tıp’taki işlemlerin tamamlanmasının ardından Denizolgun’un cenazesi dün Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabrine yeniden defnedildi.

Denizolgun’un ağabeyi Mehmet Beyazıt Denizolgun, kardeşinin ölümünün şüpheli olduğunu savunarak boğularak öldürülmüş olabileceğini ileri sürdü.

“BOĞAZIN SIKILMASI VE NEFESSİZ BIRAKILMASI İHTİMALİ”

Yeni Şafak’ın haberine göre Beyazıt Denizolgun, kardeşinin ölümüne ilişkin daha önce savcılığa sunduğu şikâyet dilekçesinde, ölüm raporundaki bazı bulgulara dikkat çekti.

Denizolgun, kardeşinin ağız ve burnunun poşetle kapatılarak nefessiz bırakılmış olabileceğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:

“Boynun sol alt tarafındaki yaygın ekimotik alanlar, boğazın sıkılması, torba-poşet ile ağız ve burnun kapatılarak nefessiz bırakılması ihtimalini akla getiriyor. Ölümden hemen sonra Alihan Kuriş cemaatin yeni lideri olduğuna ilişkin çeşitli beyanlar ve iddialar ile kamuoyu oluşturmaya başladı.”

Bu ifadelerin, Denizolgun ailesinin ölümün gerçekleşme biçimine ilişkin şüphelerini ortaya koyduğu belirtildi.

OLAYIN BİLDİRİLMESİ İÇİN NEDEN SAATLER BEKLENDİ?

Beyazıt Denizolgun, savcılığa sunduğu dilekçede 8 Eylül 2016 sabahı saat 09.51’de Riva Polis Merkezi’nde ifade veren Türkmenistan uyruklu seyis Rufat Kadyrow’un beyanlarına da dikkat çekti.

Dilekçede, Kadyrow’un ifadesinde çeşitli çelişkiler bulunduğu ileri sürüldü. Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül saat 19.00 sıralarında ölü bulunduğu, ancak olayın Riva Polis Merkezi Amirliği’ne yaklaşık 8 Eylül saat 03.30’da bildirildiği belirtilerek aradan geçen yaklaşık 8,5 saatlik sürenin neden beklendiği sorgulandı.

Bu süre içerisinde olay yerinin derlenip toparlanmış olabileceği öne sürülürken, çiftliğe gelip giden kişilerin tamamının belirlenmesi talep edildi.

“ALİHAN KURİŞ’İN ÇİFTLİĞE GİTTİĞİ İDDİASI ARAŞTIRILMALI”

Beyazıt Denizolgun, kardeşinin ölümünün ardından Alihan Kuriş’in yapılanmanın yeni lideri olduğuna ilişkin çeşitli açıklamalar ve iddiaların gündeme geldiğini söyledi.

Kuriş’in o akşam çiftliğe gittiği ve kapıyı kırarak içeri girdiğinin konuşulduğunu aktaran Denizolgun, bu iddianın doğrulanması halinde soruşturmanın seyrinin değişebileceğini belirtti.

Denizolgun, “Bu iddia gerçekse soruşturmanın seyri değişebilir” ifadelerini kullandı.

MALİ YAPILANMADAKİ MUSTAFA ÇELİK’İN İFADESİ İSTENDİ

Mehmet Beyazıt Denizolgun ayrıca, kardeşinin ölümünden kısa süre önce Mustafa Çelik’i yanına çağırdığını ve şirketlerdeki tüm görev ve yetkilerini bırakması yönünde talimat verdiğini anlattı.

Denizolgun, Arif Ahmet Denizolgun döneminde cemaatin mali yapılanmasının başındaki önemli isimlerden biri olarak gösterilen Mustafa Çelik’in, ölüm ile bu gelişme arasında bağlantı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini savundu.

Beyazıt Denizolgun, yapılanmanın mali işlerini yöneten ve yapılanmanın “2 numarası” olarak tanımladığı Mustafa Çelik’in de ifadesine başvurulmasını istedi.

{ "vars": { "account": "G-Z64XNY337Y" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }