Sendikal hakları için yaklaşık bir buçuk yıldır grevde olan İzmir’deki Temel Conta işçilerine yönelik gözaltılar, işçilerin ve siyasetçilerin tepkisine yol açtı. Petrol-İş Sendikası’na üye oldukları için toplu sözleşme masasına oturmayan patronlarına karşı anayasal haklarını kullanan işçilerin evlerine, "huzur ve sükuneti bozdukları" gerekçesiyle sabah saatlerinde jandarma ve polis tarafından baskın düzenlendiği ve grevdeki bir işçi gözaltına alındı.
Sendikal hakları için yaklaşık bir buçuk yıldır grevde olan İzmir’deki Temel Conta işçileri hakkında sürekli suç duyurusunda bulunan patron, "Grev çadırında dinlenen müzik yüksek sesli " diyerek “Huzur ve Sükûneti Bozma” iddiasıyla 10 işçi hakkında suç duyurusunda bulundu. İfadeye çağrılan ve giden 8 işçi ve hiçbir bilgisi olmayan 2 işçinin evleri sabah saatlerinde yine polis tarafından basıldı. Evinde olan direnişteki işçilerden Işıl Çalışır gözaltına alındı.
16 Nisan akşamı suç duyurusuna ilişkin telefonla aranan işçiler kalkıp ifadeye gitti, savcılıkta ifade vermek üzere taahhüt imzalayarak karakoldan ayrıldı. Ancak yine sabah saatlerinde evleri polis tarafından basıldı. İşçilerin üç gün içinde ifade verme hakları varken evlerine baskın düzenlendi. İfadeye giden işçiler baskına gelen polise durumu anlatınca gözaltı işlemi yapmadan gitti. Bazı işçiler de grev çadırına gitmek için yola çıktıkları için evde değildi.
'GÖZALTILAR BİZİ YILDIRAMAZ'
Gözaltına alınan işçilerden Işıl Çalışır gazetemize yaptığı açıklamada "Devran dönecek elbet bir gün partronlar hesap vececek. Gelecek nesil korkmasın bizi örnek alsın. Parayla patronlar neler yapabiliyor görsün ama işçiler dimdik ayakta bunu da görsünler. Çapulcu dediği 16 işçi bugün dimdik ayakta. Patron da görsün. Buradayız ne olacaksa olsun gözaltı ile bizi yıldıramaz" dedi.
‘HAK ARAYAN İŞÇİLERDEN ELİNİZİ ÇEKİN’
Grev çadırından seslenen Temel Conta işçisi ve Grev Sözcüsü Sinem Kaya da "Evden erken çıktığımız için bulunamadık. Bizler suç işlemedik. Mahkeme kararıyla belgelenmiş, grev kırıcılığı yapan bir patron var. Bu patron sendikayı ve grevimizi tanımıyor. Savcılığın bu kararı kabul edilemez. Gidin bu ülkede gerçekten suç işleyenleri kovalayın! Hak arayan, dik duran, mücadele eden işçilerden, emekçilerden elinizi çekin! Çadırımızı da, hakkımızı da, emeğimizi de bırakmayacağız. Direne direne kazanacağız!" diye konuştu. Grev Sözcüsü Sinem Kaya daha sonra ifade vermek üzere karakola gitti.
KARACA: ASIL GEREKÇE PATRONUN GAYRİMEŞRU İŞLERİNİ KORUMAK
İşçilere yönelik gözaltılara sosyal medya hesabından (X) tepki gösteren Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ise, "1.5 yıldır grevde olan işçiler 'huzur ve güvenliği bozuyormuş'. Sermaye hukuku lafı eğip bükmesin; asıl gerekçe grev kırıcı patronun huzurunu ve yasadışılığını korumaktır" ifadelerini kullandı.
Karaca açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Temel Conta işçilerinin talepleri anayasada yazan en temel haklar; sendikal hakların tanınması, insanca çalışma koşulları ve toplu sözleşme. Ancak patron 1.5 yıldır sendikayı tanımıyor, fabrikayı taşıyor, grevi kırıyor ve işçileri taciz ediyor. Tüm bunlar bakanlık müfettişleri ve mahkemelerce tespit edilmesine rağmen patron suç işlemeye devam ediyor. Üstelik şimdi de işçiler, patron emriyle 'huzur ve sükûneti bozuyor' diyerek gözaltına alınıyor. Kimin huzuru bu? 25 yıl çalıştırdığı işçiye asgari ücreti dayatan patronun huzuru... İşçi anayasal hakkını kullanınca 'huzur bozucu', patron grev kırınca 'korunacak yatırımcı' oluyor. Bu, bütün işçi sınıfına verilmiş bir gözdağıdır."
EMEP İzmir İl Örgütü ve İl Başkanı Elif Çuhadar'ın işçilerin yanında olduğunu belirten Karaca, tüm kamuoyunu Temel Conta işçilerine ses olmaya çağırdı.
İfadeleri alınan işçiler akşam saatlerinde serbest bırakıldı.