İktidara yakın Türkiye gazetesi, Adalet Bakanlığının tutuklu-avukat görüşmelerine yönelik yeni düzenleme hazırlığında olduğuna dair iddiaları gündeme taşıdı. Haberde, özellikle örgütlü suç ve terör dosyalarında görüşmelere süre, yer ve güvenlik sınırlamaları getirilmesinin değerlendirildiği öne sürüldü.
Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve başlamasının ardından katıldığı ilk televizyon yayınında mevcut uygulamalarda “yasal mevzuat boşluğu” bulunduğunu savunmuş ve tutuklu-avukat görüşmelerini kısıtlamaya yönelik düzenleme yapılması talimatı verdiğini açıklamıştı. Cezaevlerinde avukatların tutuklularla sabah erken saatlerden geceye kadar görüşme gerçekleştirebildiğini söyleyen Gürlek, görüşmeler ve not alışverişi konusunda yeni bir yasal çerçeve hazırlanması gerektiğini dile getirmişti.
AVUKATLARA RANDEVU ZORUNLULUĞU MU GELİYOR?
Türkiye gazetesinin haberine göre, Adalet Bakanlığı avukat görüşmelerine süre, yer ve güvenlik sınırı getirmek için çalışma başlattı. Haberin dayandırıldığı bakanlık kaynakları, avukatların tutuklularla diledikleri zaman görüşemeyeceği bir model üzerinde çalışıldığını belirtti.
Kaynaklar, ABD ve bazı Batı ülkelerindeki uygulamaları örnek gösterdi. Buna göre söz konusu ülkelerde terör ve örgütlü suçlar kapsamında cezaevinde bulunan tutukluların avukat görüşmeleri kural olarak gizli kabul edilse de, kamu güvenliği gerekçesiyle bazı sınırlamalar uygulanabiliyor. Bu kapsamda görüşmelerin zamanı ve yerinin kurum idaresi tarafından belirlenebildiği, randevu zorunluluğu getirilebildiği ve kimlik doğrulama ile ek güvenlik kontrollerinin uygulanabildiği ifade edildi.
Haberde, yeni düzenlemelerin önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılmasının beklendiği aktarıldı.
BAROLARDAN TEPKİ GELMİŞTİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tutuklu-hükümlü avukat görüşmelerine ilişkin açıklamalarına 80 baro ortak bildiriyle tepki göstermişti. Barolar, savunma hakkının sınırlandırılmasının hukuk devletine zarar vereceğini vurgulayarak, “Bağımsız savunmanın temsilcisi avukatları yok sayan ve adeta hedef alan açıklamaları kabul etmediğimizi ifade etmek isteriz” açıklamasında bulunmuştu.