1 Mayıs tutukluları duruşması İstanbul Adalet Sarayı 25. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 8'i tutuklu 12 kişinin yargılandığı davanın duruşmasında savunmalarını yapan tutuklular, haksız yere gözaltında olduklarını vurguladı, anayasal haklarını kullandıklarını söyleyerek tahliyelerini istedi. Duruşmada mahkeme tutuklular hakkında tahliye kararı vererek, adli kontrol kararlarını kaldırdı.

Saraçhane` de gözaltına alınan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Üyesi Çağla Tanışlar, "Taban maaş hakkım ve mesleki güvenliğim için 1 Mayıs'a katıldım." İfadelerini kullandı. Mesleki temel haklarını talep etmesinin ardından şafak operasyonuyla gözaltına alındığını ve İçişleri Bakanı Yerlikaya'nın "kaçtıkları yerden aldık" ifadelerini hatırlatan Tanışlar, "Anayasal hakkını kullanmak isteyen işçi ve emekçileri değil tarikat ve cemaat kurslarında tacize, tecavüze uğrayan çocukların faailleri yakalanmalı" dedi.

Tekstil işçisi olduğunu söyleyen Metin Coşkun savunmasında, "emeğimin hakkını savunmak için Taksim'e gitmek istedim" dedi. Şampiyonluk kutlamaları, Filistin mitingi ve Milli maç kutlamalarının Taksim Meydanında gerçekleştiğini hatırlatan Coşkun, Taksim'in işçi ve emekçilere kapatılmasına tepki gösterdi. Coşkun, "Yerlikaya açıklamasında bizim için marjinal gruplar diyor. 2 işçi 1 esnaf ve 5 üniversite öğrencisi mi marjinal, yoksa Bozdoğan Kemerinin üzerine dizilmiş tam techizatlı kolluk kuvvetleri mi" ifadelerini kullandı.

İşçi olduğunu söyleyen Serkan Uşak, "İşsizlik, geleceksizlik ve güvencesizlik karşısında 1 Mayıs'a katıldım" diye konuştu. Demokratik hakkını kullanarak alana gitmek istediğini söyleyen ve Anayasa Mahkemesi kararını da hatırlatan Uşak, "Emekçilerin 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkmak istemesi ne zamandan beri suç oluyor." dedi.

Üniversite Öğrencisi Öyküm Bozkurt  da savunmasında okuyabilmek için bir yandan da çalışmak zorunda olduğunu söylerken "benim gibi binlerce insan da benzer taleplerle Taksim'e çıkmak istedi" şeklinde konuştu. Gözaltına alınırken işkenceye maruz kaldığını işkence gördüğü polislerin bir kısmının da şikayetçi polisler arasında gördüğünü ifade eden Bozkurt, "bize yapılan işkenceler polisin müdahalesi sonucu gözünü kaybeden arkadaşımız için de soruşturmalar açılacak mı" sorusunu sordu.

TUTUKLU AVUKATLAR POLİSE SORDU: SUÇ OLAN BİR EMRİ NEDEN YERİNE GETİRDİNİZ?

Tutukluların avukatı Erman Öztürk, müvekkillerinin yürüyüş hakkının ve Taksim Meydanına çıkma hakkının anayasa güvencesinde olduğunu hatırlattı. 8 Taksim tutuklusundan hiçbirini tespit edemeyen ve kimin tarafından yaralandıklarını görmediklerini söyleyen müşteki polis memurları, yararlandıklarını belirterek şikayetçi olurken, Avukat Öztürk Polislere, "Arkadaşlar soruyorum siz anayasaya aykırı bir emri neden uyguladınız? Anayasaya aykırı bu emri siz uygulamaya çalışırken eylemci grup tabiki sizi protesto edecek ki bu da yasal hakkıdır" dedi.

Duruşmanın sonunda kararını açıklayan mahkeme 8 tutuklunun tahliyesine karar vererek haklarındaki adli kontrol kararlarını da kaldırdı.

1 Mayıs'la ilgili davalarda Davada 52’si tutuklu olmak üzere toplamda 82 kişi yargılanıyor.

DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Mayıs tutsaklarının görülecek ilk duruşması öncesinde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı.

Tacize sessiz kalmayan öğretmene sürgün Tacize sessiz kalmayan öğretmene sürgün

Açıklamaya çok sayıda siyasi parti, kurum, kuruluş, sendika temsilcisi katıldı. “1 Mayıs’a, Taksim’e tutsaklara özgürlük” pankartının açıldığı açıklamada, “Tutsaklar çıkacak Taksim 1 Mayıs’a açılacak”, “İşçiler, öğrenciler hapiste”, “Özgürlüğümüzü, Taksim’i, arkadaşlarımızı alacağız”, “1 Mayıs tutsaklarına özgürlük” dövizleri taşındı. Açıklamada sık sık, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Her yer 1 Mayıs her yer Taksim”, “Direne direne kazanacağız”, “1 Mayıs'a, Taksim'e, tutsaklara özgürlük” sloganları atıldı.

Kitle adına konuşan Mehmet Çalasın, 1 Mayıs sonrasındaki süreçte de çeşitli eylemler yapmaya devam ettiklerini belirterek, “Sokak hayvanlarının katledilmesine yönelik kanun tartışmaları sürerken, hayvan hakları ve ekoloji örgütlerinin mücadelesiyle teklif daha gelmeden ertelenmiştir. Özel okul öğretmenlerinden Çiğli Belediye işçilerine, Kristal Yağ fabrikasından Lezita’a işçilerine kadar eylemler durmamıştır. Daha geçtiğimiz hafta, tüm Taksim’in ablukaya alınmasına rağmen LGBTİ+’lar Onur Yürüyüşü gününde İstanbul’u direnişin rengine boyamıştır. Hakkari’ye atanan kayyuma karşı her yerde eylemler sürmektedir. 29 Haziran’da Kartal Meydanı’nda 1 Mayıs tutsaklarının, Gezi tutsaklarının, Kobanê tutsaklarının sesi, Hakkâri halkının sesiyle birleşip İstanbul’da buluşmuştur. Bu buluşma kazanmanın yolunu da göstermektedir” dedi.

"DİRENMEK SUÇ DEĞİLDİR"

1 Mayıs tutuklularını alarak, içeride ve dışarıda direnişlerini sürdüreceklerinin altını çizen Çalasın, “1 Mayıs alanı Taksim’e yürümek, iradesini, inancını ve kimliğini savunmak, insanları açlığa, yoksulluğa ve savaşa mahkum eden bu düzene karşı çıkmak, direnmek suç değildir. Asıl suç Bozdoğan Kemeri barikatları, emekliye ölüm dayatmaları, savaş politikaları, göçmen düşmanlığı, insanın insana kulluğu demek olan bu düzenin tamamıdır” diye belirtti.

Editör: Selda Manduz