T24 yazarı Tolga Şardan, son günlerde kamuoyunda tartışma yaratan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik adli operasyonlar ile avukatlara yönelik soruşturmalara dair dikkat çekici iddiaları gündeme taşıdı.
Şardan’ın aktardığı kulis bilgilerine göre, avukat Rezan Epözdemir ile ilgili dosyaya Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) destek verdiği öne sürüldü. İddialara göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Epözdemir hakkındaki soruşturmada başlangıçta “çekimser” kaldı. Ancak “yukarıdan” gelen talimat sonrasında dosyanın açıldığı belirtildi.
Bununla birlikte, yine kulislerde dolaşan iddialara göre; Adalet Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkilinin yakını ile Rezan Epözdemir’in İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki bir dosyada birlikte hareket ettiği öne sürüldü. Söz konusu yetkilinin yakınının, mahkeme heyeti ile görüşmek için Bakanlık üzerinden girişimde bulunduğu da iddialar arasında yer aldı.
AVUKAT GÖZALTILARI, YARGI-İKTİDAR GERİLİMİ VE CUMHUR İTTİFAKI’NA YANSIYAN RAHATSIZLIK
“İBB operasyonlarının dışında kalan Avukat Mehmet Yıldırım ve Avukat Rezan Epözdemir ile birlikte, organize suç örgütü lideri olduğu iddiası devlet kayıtlarında yer alan Selahattin Yılmaz’ın gözaltına alınması, siyasette ve yargı kulislerinde “turnusol kâğıdı” niteliğinde bir gelişme olarak değerlendiriliyor” ifadelerini kullanan Şardan, “ Sürecin dikkat çeken isimlerinden biri de, AKP’li siyasetçi ve Avukat Mücahit Birinci oldu. Birinci’nin yaşadıkları da, bu dalganın önemli kilometre taşları arasında gösteriliyor. Özellikle Epözdemir ve Yıldırım’ın gözaltına alınması, kulislere göre, AKP içerisindeki süreci daha da belirgin ve etkin hale getirdi” dedi.
Talga Şardan’ın T24’te, “ AKP’de “turnusol” operasyonlar!” başlığı ile yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:
DİKKAT ÇEKEN “MATRUŞKA” OPERASYONLARI
Süreci, AKP’nin kendi içindeki kaynamalar ve AKP – MHP arasında “aba altından sopa gösterme” atakları şeklinde ayrı ayrı değerlendirmenin, yaşananların daha rahat anlaşılmasını sağlayacağını düşündüm.
Önce AKP içinden başlayayım. Özellikle Avukat Yıldırım ve Avukat Epözdemir’in adli soruşturmaya alınması; parti tabanı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yakın çevresi” arasında bir süredir yaşanan ancak seslendirilemeyip saklanan krizi ortaya çıkardı. Parti içindeki siyasiler, bu tabloyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’la mesai yürüten siyasetçi / bürokrat / danışman grubuna karşı bir kazanım elde etti.
Bu noktada bir parantez açayım.
Parti tabanı ile Erdoğan’ın yakın ekibindeki bazı isimler arasındaki problem yeni değil. Bilhassa İstanbul Adliyesi’ndeki görev değişimi sonrasında oluşan yeni güç tablosu, ekipler arasındaki savaşın kaynağı oldu.
Adliyedeki değişim sonrasında kulislere yansıyan iddialara göre, “Antepli avukatlar” olarak tanımlanan grup başsavcılık yönetimiyle sorun yaşamaya başladı.
Bunun üzerine, Ankara’da yargı camiasında tanınan, hatta hakkında “Ankara Adliyesi’nin sivil başsavcı vekili” tanımlaması yapılan bir avukatın, İstanbul Adliyesi’ndeki değişimden sonra kente giderek faaliyete geçmesi dikkatlerden kaçmadı.
EPÖZDEMİR DOSYASINDA KİM KAZANDI?
İddialar bu kadarla sınırlı değil elbette. İstanbul Adliyesi yönetimi, yeni çalışma sisteminde tercihlerini farklı yönde kullanınca, işler daha da kızıştı.
Bir yandan İBB soruşturmaları devam ederken, diğer yanda ise yargı merkezli AKP içinde sıkıntı baş gösterdi.
Başsavcılıktan gerekli desteği bulamayan Antepli avukatlar, iddialara göre farklı bir kanal açarak savcılık üzerinde etkin hale gelmeye başladı.
İşte bunlardan bir tanesi Avukat Rezan Epözdemir dosyası oldu.
İddiaya göre, Epözdemir ile ilgili dosyaya MİT destek verdi. Zira, Epözdemir’in dosyasında yer alan 2021 tarihli mesajlara bakıldığında, ünlü avukatın epeyce zamandır takipte olduğunun ipucu görülüyor haliyle.
Bu aşamada Ankara kulislerine yansıyan bilgilere göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Epözdemir’le ilgili soruşturmayı yürütmekte “çekimser” kaldı. Ancak, “yukarı”dan gelen talimat sonrasında Epözdemir’in dosyası açıldı.
Epözdemir’in gözaltına alınacağı, daha bir hafta öncesinden İstanbul Adliyesi’nde konuşuldu. Adliyeyi yakından takip eden gazeteciler bu gelişmeden haberdarken, Epözdemir’in bilgisinin olmaması hayatın doğal akışına aykırı kuşkusuz.
Parti kanadı, Cumhurbaşkanlığı kanadına karşı şimdilik puanı kazanmış görünüyor.
Epözdemir’in dosyasının açılmasıyla, avukatın bağlantılarının da gün yüzüne çıkması olasıyken, kulislere farklı bir iddia düştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Epözdemir’le bağlantısı gündeme getirildi. Kimi AKP’liler ve iktidara yakın bazı gazeteciler bu iddiayı seslendirdi. Uçum, avukatı aracılığıyla açıklama yaptı, iddianın gerçek olmadığını belirtti.
Fakat bu açıklamaya karşın, İstanbul cenahından ısrarlı biçimde bağlantı vurgusu yapılmaya devam ediliyor. Bu konuda ortaya atılan bir iddia var, ancak taraflarına ulaşamadığım için şimdilik kullanmadım.
Epözdemir’le ilgili bilinen ancak kapalı kapılar ardında konuşulanlar bu kadar değil. İşin bir de Adalet Bakanlığı boyutu var. Yine kulislerdeki iddialara göre; Adalet Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkilinin yakını ile Epözdemir, İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki bir dosyada birlikte hareket etti.
Söz konusu cinayet dosyası 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde. İddiaya göre; bakanlık yetkilisinin yakını mahkeme heyeti ile görüşmek için bakanlığı devreye soktu.
Bu durum, ister istemez Adalet Bakanlığı ile İstanbul Adliyesi arasında bir “zorunlu birliktelik” halini ortaya çıkardı. Kaldı ki, Bakan Yılmaz Tunç’un açıklamalarında bunu görmek mümkün. Ayrıca, oluşan atmosfer bakanlık ile başsavcılık arasında elbette “hat kopmasına” neden olacak yakın zamanda. Sinyaller bunu gösteriyor.
BİRİNCİ’NİN İSTİFASI
Avukat Mücahit Birinci’nin yaşadıkları da yine AKP içindeki kontrol edilmeye çalışılan sürecin önemli parçası.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, İBB soruşturmasında tutuklu iş insanı Murat Kapki’nin şikayetiyle başlattığı İBB Borsası iddiası hem yargıyı hem de AKP’yi sarstı.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Kapki aynı zamanda MHP Genel Merkezi’ne uzak olmayan isimlerden. Hatta gözaltına alındığında soruşturma savcılığınca “fazla bunaltılmaması” yönünde MHP Genel Merkezi’nden telkinlerde bulunulduğu iddia edildi.
CHP Genel Başkanı’nın açıklamaları sonrasında AKP içinde ve iktidar partisine yakın gazeteciler arasında ağır polemik yaşandı. Birinci, ihraç edilmesi yönünde süreç başlatılırken istifa etmeyi tercih etti. Bu tasarruf, Birinci ile karşısındakiler arasındaki henüz ilk raunt.
Bu olayda da parti tarafı, bir puan daha kazanmış görünüyor, şimdilik.
Yazının tamamı burada.