Anayasa Mahkemesi (AYM), Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunan Tufan İlbaş’ın yaptığı sarı, kırmızı ve yeşil renkli bilekliğin cezaevinden çıkarılmasına izin verilmemesiyle ilgili başvuruyu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, el işi faaliyetinin bir duygu ve düşüncenin ifade edilme biçimi olabileceğine dikkat çekerek, İlbaş’ın Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.
İlbaş, cezaevinde odasında boncuk işi yapmak amacıyla kargo yoluyla gönderilen malzemelerin kendisine verilmesini talep etti. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu, hobi ve el işi çalışmalarının İlbaş’ın kişisel ve toplumsal gelişimine katkı sağlayacağını belirterek 8 Haziran 2022 tarihli kararıyla talebi kabul etti.
Bunun üzerine odasında boncuklarla bileklikler yapan İlbaş, Temmuz 2022’de ziyaretçisine vermek istediği bilekliklerden sarı, kırmızı ve yeşil renkli olanın cezaevinden çıkarılmasına izin verilmediğini belirtti.
İlbaş, herhangi bir yasal gerekçe gösterilmeden uygulanan kısıtlamanın nedenini sorduğu dilekçesine yanıt verilmediğini ifade ederek, el işi ürününün yalnızca renkleri nedeniyle dışarı çıkarılmasının engellendiğini savundu ve Tekirdağ 2. İnfaz Hakimliğine şikayette bulundu.
İLBAŞ’IN BAŞVURULARI REDDEDİLDİ
İnfaz Hakimliği, Ceza İnfaz Kurumu’nun 19 Ekim 2022 tarihli yazısına dayanarak İlbaş’ın kurumun bilgisi dışında el işi faaliyetinde bulunduğunu kabul etti. Hakimlik, söz konusu eşyanın dışarı çıkarılmasına izin verilmemesi yönündeki kurum uygulamasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayeti reddetti.
İlbaş, bu karara Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde itiraz etti. Cezaevinin hakimliğe yanıltıcı bilgi sunduğunu belirten İlbaş, 8 Haziran 2022 tarihli kararla odasında boncuk işi yapmasına izin verildiğini ve yalnızca sarı, kırmızı ve yeşil renkli bilekliğin renkleri nedeniyle dışarı çıkarılmadığını ifade ederek kısıtlamanın kaldırılmasını istedi.
Ağır Ceza Mahkemesi de itirazı reddedince İlbaş, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.
AYM: EL İŞİ FAALİYETİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA
Yüksek Mahkeme, İlbaş’ın cezaevinde yaptığı sarı, kırmızı ve yeşil renkli bilekliği ziyaretçisine vermesine izin verilmemesini ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi.
AYM’nin gerekçesinde, Anayasa’nın 26. maddesinde düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün kullanımında söz, yazı ve resmin yanı sıra “başka yollar” ifadesine de yer verildiği hatırlatıldı. Bu ifadenin, düşünce ve duyguların aktarılmasında kullanılan farklı ifade araçlarının da anayasal koruma altında olduğunu gösterdiği belirtildi.
İlbaş’ın kültürel önem taşıdığını belirttiği renkleri içeren bileklik aracılığıyla duygularını dışa vurduğuna dikkat çekilen gerekçede, bu kapsamda bir duygunun ifade edilme biçimi olarak gerçekleştirilen el işi faaliyetinin de ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldı.
“CEZAEVİNDE DE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KORUNMAYA DEVAM EDER”
AYM, temel hak ve özgürlüklere yönelik müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerektiğini vurguladı.
Hükümlü ve tutukluların da Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları doğrultusunda temel hak ve özgürlüklere sahip olduğuna dikkat çekilen kararda, ifade özgürlüğünün cezaevinde de korunmaya devam ettiği hatırlatıldı.
İLBAŞ’A EL İŞİ YAPMA İZNİ VERİLDİĞİ BELİRLENDİ
AYM ayrıca, İnfaz Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi’nin İlbaş’ın el işi yapma izninin bulunup bulunmadığını yeterince araştırmadığına dikkat çekti.
UYAP üzerinden yapılan incelemede, İlbaş’a odasında el işi yapma izni verildiğini gösteren resmi belgenin bulunduğu tespit edildi.
AYM, ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin demokratik toplum düzenine uygun olabilmesi için kamu makamlarının ilgili ve yeterli gerekçe sunması gerektiğini belirtti.
Kararda, Ceza İnfaz Kurumu ve yargı mercilerinin, İlbaş’ın ziyaretçisine vermek istediği bilekliğin teslim edilmemesinin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığını yeterli ve ilgili gerekçelerle ortaya koyamadığı ifade edildi.
AYM’DEN YENİDEN YARGILAMA VE TAZMİNAT KARARI
AYM, bilekliğin ziyaretçiye verilmemesinin demokratik bir toplumda gerekli olduğunun gösterilemediğine hükmetti. Müdahalenin dayanağı olarak gösterilen 5275 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile ilgili yönetmelik hükmünün de somut olay bakımından kanunilik ölçütünü karşılamadığı belirtildi.
Yüksek Mahkeme, bu gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.
İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Tekirdağ 2. İnfaz Hakimliğine gönderilmesine hükmeden AYM, Tufan İlbaş’a ayrıca 20 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.