Ankara Dayanışma Akademisi, “Barış akademisyenleri ve hukukun şiddeti: İhraçlar, göreve dönenler, yeniden ihraçlar” başlıklı bir panel düzenledi.

Panelde, farklı hukuki süreçler yaşayan barış akademisyenleri Nilgün Erdem, Can Irmak Özinanır ve Merve Fidan yaşadıkları deneyimleri paylaştı. Eğitim Sen avukatı Asuman Tokgöz de hukuki süreci anlattı.

Akademisyenler, KHK ile ihraç edilmelerinin üzerinden yaklaşık 7 yıl geçtikten sonra hukuk mücadelelerinin halen devam ettiğini, farklı mahkemelerin açıkladığı farklı kararlar nedeniyle birçok akademisyenin görevine dönemediğini söyledi.

NİLGÜN ERDEM: 12 EYLÜL'DE DAHİ İZLENMEYEN YOL İZLENİYOR

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeki görevine iade edilen Doç. Dr. Nilgün Erdem, Barış için Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildirisini imzalayan 2212 akademisyenin 1223’ünün Türkiye’deki üniversitelerde görev yaptığını ve bunların yüzde 42’sinin OHAL döneminde KHK ile ihraç edildiğini söyledi.

Erdem, Ankara Üniversitesi gibi bazı üniversitelerde imzanın hemen ardından açılan soruşturmalar sonucunda YÖK’e kamu görevinden çıkarma talebiyle dosyaların gönderildiğini, OHAL’in ilan edilmesinin ardından ihraçların gerçekleştiğini söyledi. Erdem, hem ihraç öncesinde hem de sonrasında barış akademisyenleri için eşit bir süreç işletilmediğini belirtti.

OHAL döneminde KHK ile ihraç edilen 406 barış akademisyeni için hukuk mücadelesinin aradan geçen 7 yıla rağmen devam ettiğini belirten Erdem, OHAL komisyonunun dosyalarını 5 yıl gibi uzun bir süre beklettikten sonra bütün barış akademisyenleri için ret kararı vermesinin ardından başvurulan idare mahkemelerinde bugüne kadar 154 ret, 157 iade kararı çıktığını söyledi.

İade kararı verilen akademisyenler için dahi sürecin henüz tamamlanmadığına dikkat çeken Erdem, üniversitelerin istinaf mahkemesine yürütmeyi durdurma talebiyle başvurduğunu, bunun 12 Eylül döneminde üniversitelerden uzaklaştırılan akademisyenler için dahi izlenen bir yol olmadığını belirtti.

CAN IRMAK ÖZİNANIR: KOSKOCA BİR REJİM KARŞIMIZA DİKİLMİŞ DURUMDA

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinden ihraç edildikten sonra görevine geri dönmesine rağmen istinaf mahkemesi kararıyla yeniden ihraç edilen Can Irmak Özinanır, Hrant Dink cinayetinin tetikçisi Ogün Samast’ın serbest bırakılmasının da gösterdiği gibi hukukun herkes için aynı şekilde işlemediğini söyledi.

Özinanır, Çiğdem Mater, Osman Kavala, Can Atalay, Selahattin Demirtaş, Selçuk Kozağaçlı ve bir dizi politik tutuklu için işlemeyen hukuk prensiplerinin katiller için ivedilikle devreye sokulduğunu belirtti.

Barış akademisyenlerinin içinde bulunduğu durumu “Yaşadığımız şey bir şiddet” sözleriyle özetleyen Özinanır, meselenin bir grup akademisyenle sınırlı olmadığının altını çizerek “Koskoca bir rejim karşımıza dikilmiş durumda, bu bir rejim sorunu” dedi.

MERVE FİDAN: YARGI SÜRECİNİN KENDİSİ İKİNCİ BİR CEZALANDIRMAYA DÖNÜŞTÜ

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümünden ihraç edilen ve bölge idare mahkemesinde dosyası bir yıldır bekletilen Merve Fidan, Anayasa Mahkemesinin (AYM) ifade özgürlüğü kararına rağmen barış akademisyenlerinin dosyalarında farklı mahkemelerin, farklı kararlar almasının ikinci bir cezalandırmaya dönüştüğünü vurguladı.

Barış akademisyenlerinin OHAL Komisyonu’nun dosyaları beş yıl bekletmesi sebebiyle mahkeme yoluna gitmelerinin dahi engellendiğinin altını çizen Fidan, “Yedi senenin sonunda hâlâ beklemedeyiz” dedi.

Fidan, “Mahkemelerin AYM kararını tanımadığı bir politik ortamda, bizim de başımıza aynısı gelmiş oldu, hukuki süreç lehimize tamamlandığında rektörlükler de mahkeme kararını tanımazsa ne olacak” diye sordu.

Barış bildirisiyle bir hak ihlaline dikkat çektiklerini belirten Fidan, getirdikleri eleştirinin, imzacı akademisyenler içinden seçilen bir grubun telafi edilmez hak ihlallerine uğramasıyla sonuçlandığını söyledi.

Fidan, aradan geçen 7 yılın ardından, hâlâ görevlerine dönemeyen akademisyenlerin önünde uzun bir hukuki sürecin olduğunu, bu sürecin sonunda göreve iade edilmiş olsalar bile, aradan geçen zaman sebebiyle kariyerinin farklı aşamalarında olan akademisyenler için yaşadıkları hak ihlallerinin telafisinin mümkün olmayacağını belirtti.

ASUMAN TOKGÖZ: FARKLI KARARLARLA BİR KEZ DAHA MAĞDUR EDİLDİLER

Eğitim Sen avukatı Asuman Tokgöz, hukuki süreci anlatırken 95 barış akademisyeninin dosyasını takip ettiğini belirtti. Hukuk Fakültesinde öğretilmeyen, literatürde bulunmayan, hukukun dışında kavramlar ve uygulamalarla karşılaştıklarını söyleyen Tokgöz, aynı gerekçeyle ihraç edilen insanların farklı kararlarla bir kez daha mağdur edildiklerini belirtti.

İmamoğlu, 15 Temmuz üzerinden AKP’ye yüklendi: Önünü açanlar yeterince hesap vermedi İmamoğlu, 15 Temmuz üzerinden AKP’ye yüklendi: Önünü açanlar yeterince hesap vermedi

Tokgöz, idare mahkemelerinden çıkan kararların Danıştay 5. Dairesinde görüşüleceğini, bu daireden ret kararı çıkarsa dosyaların AYM önüne gideceğini söyledi.

Kaynak: Evrensel

Editör: Selda Manduz