İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Taksim Tünel Meydanı’nda bir araya gelen kitle, ABD emperyalizminin Venezuela’ya dönük saldırgan politikalarını protesto ederek Venezuela halkıyla dayanışma mesajı verdi.
Eylemde “Emperyalizm yenilecek, Venezuela halkı kazanacak” yazılı pankart açılırken, sık sık “Katil ABD Venezuela’dan defol”, “Katil ABD Ortadoğu’dan defol”, “Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filoyu unutmayın”, “NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın”, “Yaşasın halkların ortak mücadelesi” sloganları atıldı.
“SALDIRILAR AÇIK BİR İŞGAL GİRİŞİMİDİR”
Basın açıklamasında, ABD’nin Venezuela’daki halkçı iktidara yönelik uzun süredir sürdürdüğü tehditlerin, son dönemde açık askeri saldırganlığa dönüştüğü vurgulandı. Açıklamada, balıkçı botlarının “uyuşturucu taşındığı” iddiasıyla bombalanması ve Venezuela’ya ait petrol tankerlerine el konulmasının ardından ABD’nin doğrudan askeri harekâta geçtiği belirtildi. 3 Ocak gecesi Venezuela yerel saatiyle 02.00 sularında Karakas yakınlarındaki Fort Tiuna başta olmak üzere çok sayıda askeri üs, havaalanı, liman ve Karakas kent merkezi ABD savaş uçakları ve helikopterleri tarafından hedef alındığının belirtildiği açıklamada, “Onlarca noktanın bombalandığı saldırılar sırasında ABD özel kuvvetlerinin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi, uzun yıllar milletvekilliği ve meclis başkanlığı yapmış, halen PSUV üyesi olan Cilia Flores’in bulunduğu konuta baskın düzenleyerek ikisini alıkoydu.” ifadeleri kullanıldı.
Maduro ve Flores’in ABD’ye götürülerek zorla tutulduğuna dair bilgilerin kamuoyuna yansıdığı hatırlatılan açıklamada, “Bu saldırı dünyanın gözleri önünde, açık tehditlerle gerçekleştirilen bir haydutluktan başka bir şey değildir” denildi.
“VENEZUELA HALKI İKTİDARINI SAVUNMAK İÇİN SOKAKLARDA”
ABD saldırılarına karşı Venezuela’da milyonlarca emekçinin, işçinin ve yoksul halkın sokağa çıktığı belirtilen açıklamada, halkın kaçırılan devlet başkanı ve eşinin ülkeye iadesini talep ettiği, ülkenin egemenlik hakkını savunduğu vurgulandı.
Ancak meselenin yalnızca Maduro ya da son saldırılarla sınırlı olmadığına dikkat çekilerek, emperyalizmin Latin Amerika genelinde kendisine karşı duran tüm ilerici ve halkçı iktidarları hedef aldığı ifade edildi. Hugo Chavez’in iktidara geldiği Bolivarcı süreçten bu yana Venezuela’daki emekçilerden yana politikaların emperyalist merkezlerin hedefinde olduğu hatırlatıldı.
“HEDEF KUKLA BİR HÜKÜMET VE DOĞAL KAYNAKLARIN YAĞMASI”
Açıklamada, ABD’nin Venezuela’daki iktidarı yıkmayı, ülkeyi işgal ederek işbirlikçi bir kukla hükümet kurmayı açıkça hedeflediği belirtildi. Böyle bir senaryonun hayata geçmesi durumunda emperyalist tekellerin Venezuela’nın başta petrol olmak üzere doğal kaynaklarını, nadir elementlerini ve emek gücünü yağmalayacağı, ülkenin ABD’ye bağımlı hale getirileceği ifade edildi.
“Venezuela’yı biz yöneteceğiz, petrolleriyle biz ilgileneceğiz” söylemlerinin açık bir işgal planının itirafı olduğu vurgulanırken, Nobel ödüllü işbirlikçi Machado’nun da bu saldırıyı sevinçle karşıladığı ve işbirlikçi bir iktidar kurulması için fırsat kolladığı belirtildi. Açıklamada, emperyalizmin gölgesinde hareket eden birçok devletin de saldırılara destek verdiği ifade edildi.
Açıklamada, “Bugün hedef Venezuela’dır, yarın Küba olacaktır” denilerek saldırganlığın bölgesel bir tehdit olduğunun altı çizildi.
“UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE YALANI”
ABD’nin yıllardır ekonomik ambargo, diplomatik baskı, tehditler ve darbe girişimleriyle Bolivarcı iktidarı yıkmaya çalıştığı ancak başarılı olamadığı belirtilen açıklamada, bu kez dezenformasyon ve yalanlarla saldırının meşrulaştırılmaya çalışıldığı ifade edildi. “Uyuşturucuyla mücadele” söyleminin bir aldatmaca olduğu, asıl amacın Venezuela’nın kaynaklarını ele geçirmek ve devrimci dinamikleri dağıtmak olduğu vurgulandı.
Ekonomik ablukayla sonuç alamayan ABD’nin son haftalarda saldırganlığını artırarak Venezuela petrol tankerlerine el koyduğu, uçak gemileri, taarruz uçakları ve on binlerce deniz piyadesini Venezuela kıyılarına yığdığı ve Trump’ın emriyle açık saldırıya geçtiği belirtildi.
“EMPERYALİZME KARŞI TEK GÜÇ HALKLARDIR”
Açıklamada, Venezuela’daki Bolivarcı iktidarın ve emekçi sınıfların kritik bir döneme girdiği ifade edilerek, kazanımların korunması için emperyalizme karşı kararlı bir mücadelenin başladığı vurgulandı. Sokaklara çıkan milyonların bu mücadelenin en büyük güvencesi olduğu belirtildi.
ABD’nin temsilciliklerine yönelen protestoların dünyanın dört bir yanında yükseldiği hatırlatılırken, Venezuela’yı işgal girişimi karşısında sessiz kalan ve ülkeyi yalnız bırakan iktidarların tutumunun da eleştirildiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, “Venezuela halkı ve enternasyonalizmi kuşanmış dünya proletaryası ve ilerici güçler saldırının ardından hemen sokakları doldurdu, emperyalist ABD’nin temsilciliklerine yöneldi. Her fırsatta “Kardeşim Maduro, Dostum Maduro” sözlerini sarf eden, ama Amerika işgale girişir girişmez sessizliğe bürünen ve Venezuela’yı yalnız bırakan iktidarın tutumu, bu saldırıları onayladıklarını göstermektedir. Emperyalizmin dünyadaki saldırganlığına karşı duracak tek güç halklardır, Venezuela halkının gerçek dostları ise NATO üyesi devletler değil, Türkiye’li emekçilerdir. Halkların ortak düşmanı emperyalizmdir, kurtuluşumuz da emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı Venezuela’dan coğrafyalarımıza kadar birlikte mücadele etmekten geçiyor.
Gazze’den Venezuela’ya ve oradan emperyalizmin saldırdığı bütün coğrafyalara kadar emperyalizme boyun eğmeyenler, emperyalizme karşı savaşanlar kazanacak! Buradan Türkiye’li işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler olarak bu saldırının karşısında bütün gücümüzle durmaya ve Venezuela halkı ile dayanışmayı büyütmeye ve birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” denilerek enternasyonal dayanışma çağrısı yapıldı.