İstanbul’da 1 Mayıs öncesinde düzenlenen ev baskınlarında aralarında sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de bulunduğu 39 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, “eylem gerçekleştirebileceklerine dair bilgiler” bulunduğu öne sürülen 46 kişi hakkında işlem başlatıldığı, toplamda ise 62 kişi için gözaltı kararı verildiği belirtildi.

Bu kapsamda İstanbul’da 25, Kocaeli’de ise bir ilçede olmak üzere toplam 62 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Açıklamada, farklı örgütlerle bağlantılı oldukları iddia edilen kişilere yönelik operasyon gerçekleştirildiği ifade edildi.

Operasyonlarda 39 kişi gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda dijital materyaller ve çeşitli dokümanlara el konuldu. Gözaltına alınanlar arasında DİSK Dev Turizm-İş yöneticileri ile çeşitli siyasi parti, öğrenci oluşumu ve sivil toplum yapılarından isimlerin de bulunduğu aktarıldı. Şüphelilerin 1 Mayıs’ta adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Evine baskın yapılan avukat Serhat Alan, gözaltı işlemlerine ilişkin kendilerine 46 kişilik bir liste gösterildiğini, bunun dışında herhangi bir evrak sunulmadığını belirtti. Dosyada 24 saatlik gizlilik kararı bulunduğu ve avukat görüşmelerine kısıtlama getirildiği ifade edildi.

Rojwelat Kızmaz dosyası için yeni başvuru
Rojwelat Kızmaz dosyası için yeni başvuru
İçeriği Görüntüle

DEM PARTİ’DEN TEPKİ

Operasyonlara ilişkin açıklama yapan DEM Parti, gözaltılara tepki gösterdi. Açıklamada, operasyonların demokratik siyaset alanını daralttığı savunularak, bu tür uygulamaların toplumsal gerilimi artırabileceği ifade edildi. Parti, ifade özgürlüğü ve siyasal faaliyetlere yönelik baskıların sona ermesi gerektiğini vurguladı.

Operasyonlara ilişki sosyal medya hesabından açıklama yapan DEM Parti, şunları kaydetti:

"Bu sabah, 1 Mayıs öncesinde bileşen partilerimiz ESP, SODAP ve SYKP ile Öğrenci Dayanışması, Öğrenci İnisiyatifi, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu, Halkın Hukuk Bürosunun da aralarında bulunduğu sol ve sosyalist kesimlere yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda arkadaşımız gözaltına alındı. Demokratik siyaset alanını daraltmaya yönelik bu tür müdahaleleri kabul etmiyoruz. Daha önce de defalarca denenen ancak sonuç vermeyen baskı ve sindirme politikalarının yeniden devreye sokulması, toplumsal gerilimleri derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır.

Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin devam ettiği, demokratik değerlerin güçlendirilmesi gereken böylesi bir dönemde bu tür operasyonlarda ısrar edilmesi kabul edilemez. İfade özgürlüğüne ve siyasal faaliyetlere yönelik baskılar demokrasiye zarar vermekte, toplumsal barışın inşasını zorlaştırmaktadır. Gerçek bir çözümün yolu, baskı ve gözaltı politikalarından değil; açık, şeffaf ve kapsayıcı bir diyalog ortamının sağlanmasından geçer. Demokratik siyasete yönelik saldırı ve müdahaleler artık son bulmalıdır."