Cumartesi Anneleri, Mehmet Zeki Doğan'ın akıbetini sordu Cumartesi Anneleri, Mehmet Zeki Doğan'ın akıbetini sordu

CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

KRT TV’de gazeteciler Elif Doğan Şentürk, Zafer Arapkirli, Ali Kemal Erdem ve Atakan Sönmez’in sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, CHP Kurultayı ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, “Beraber yola çıktığınız arkadaşlar, birlikte mücadele ettiğiniz, birlikte kavga verdiğiniz ve ‘İlla sen cumhurbaşkanı adayı ol’ diyen arkadaşlar dönüp tam tersini yaparlarsa ne dersiniz?” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun söylediklerinden öne çıkanlar şöyle:

-Bir kişi uzun süre genel başkanlık yapmamalı ama genel başkan değişecekse güvenli limana partisi taşımalı ve o limanda değişiklik gerçekleşmeli. Parti çalkantılı bir döneme girmeden, iç tartışmalara gebe bir yapı oluşmadan partiyi güvenli limana getiririz ve parti genel başkanını seçer. Düşüncem buydu. Kurultayda da bunu ifade ettim.

Kurultayımızda benim de kabul etmediğim… Bizim partimizin bir özelliği var. Kendi aramızda tartışırız, kavga da ederiz. Ama bu atışmalarda bireysel çıkara dönük hiçbir şey yapmayız. Tartışmanın odağında da parti vardır.

“ÖZGÜR BEY DÜŞÜNCELERİMİ BİLİYOR”

-Tartışmaların sıkıntılı bir sürecin içine sokulmasını asla doğru bulmadım. Özgür Bey’e genel başkanlığı devrederken 1,5 saatlik özel bir görüşme yaptık. Düşüncelerimi kendisine aktardım ama Özgür Bey benim bu konudaki düşüncelerimi biliyor.

Hayatın kendisinde vefa dediğimiz bir kavram var. Bu kavramın ne kadar değerli olduğunu düşünen her insan bilir. Kendi aramızda oturup bu kavram üzerinde çok daha güzel şeyler yapabilirdik. Kırgınlıklar önlenebilirdi. Benim güvenli limandan kastettiğim bu.

Onu benim kalkıp söylemem ne kadar doğru bilmiyorum ama kamuoyunda böyle bir algı var. Vefa dediğimiz şu; kader birliği yapmaktır. Bir ayrışma varsa bu ayrışmanın da objektif zeminde yapılması lazım.

Kılıçdaroğlu, kurultay konuşmasında sarfettiği “Sırtımdan hançerleyenler var” sözleri sorulduğunda ise şunları söyledi:

“Beraber yola çıktığınız, birlikte mücadele ettiğiniz, kavgayı beraber verdiğiniz, illa sen Cumhurbaşkanı adayı ol diyen arkadaşlar sonra dönüp size tam tersini yaparlarsa ne dersiniz? Bunu vatandaşın takdirine sunayım. Sanki ben zorla cumhurbaşkanı adayı olayım dedim, aklımın ucundan bile geçmiyordu. MYK’da da Parti Meclisi ve Meclis grubunda da sizin mutlaka olmanız lazım denildi, her toplantıda bunlar söylendi. Düne kadar bana aday ol diyen sen değil miydin? Hayatım boyunca dayatma kültüründen gelmediğim için böyle bir şey hiç yapmadım.”

DEMİRTAŞ’I VE MIZRAKLI’YI ZİYARET EDECEK

Kılıçdaroğlu, halen Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı’yı yarın ziyaret edeceğini duyurdu.

Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin CHP’nin evet oyu vermesine yönelik eleştirilerle ilgili soruya şöyle yanıt verdi:

“Bir milletvekilin dokunulmazlığının kaldırılması için anayasa değişikliğine gerek yok. AKP’nin grubu yetiyor zaten. Sorun şu, neden bir anayasa değişikliği ile dokunulmazlıklar kaldırılmak isteniyor? Çünkü CHP’ye tuzak kuruyorlar. O dönem terör bir hayli yoğunlaşmış vaziyette. Terör yoğunlaştığına göre, dokunulmazlıkları bir anayasa değişiklikleri halinde getirelim buraya, CHP de buna ‘hayır’ diyecek o zaman seçimlerde meydanlara çıkıp ‘Teröristleri koruyan parti bu’ diyeceklerdi. Aklı başında olan bir politikacı eğer üç adım ötesini göremiyorsa zaten siyaset yapamaz. Biz de ‘Dokunulmazlıkları kaldırın’ kardeşim dedik. Kaldı ki bizim parti programımızda dokunulmazlıkların kaldırılması öngörülmüş. Benim görüşüm değil bu, kurultayın görüşü. Biz de kaldırdık.

“ERDOĞAN, DEMİRTAŞ’I ‘BEN SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIM’  DEDİĞİ İÇİN İÇERİDE TUTUYOR”

Selahattin Bey’in bugün içeride olması, tutuklanması bir hukuk faciasıdır. Erdoğan özellikle onu içeride tutuyor ‘Ben seni başkan yaptırmayacağım’ dediği için. Başka bir şey de yok. Ne yaptı Selahattin Bey? Eline silah mı aldı? Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz bunu? Sadece Selahattin Bey değil Gezi tutukluları var, milletvekili var, Osman Kavala var. Siz mahkeme kararı, AYM, AİHM kararı uygulamıyorsunuz. Yarın, hem Demirtaş’ı hem Mızraklı’yı ziyaret edeceğim. Siz, demokrasiyi koşulsuz savunmak zorundasınız.”

Editör: Selda Manduz