Doruk Madencilik işçileri, 28 Nisan’da hükümet temsilcileri, şirket yöneticileri ve işçi temsilcileri arasında yapılan görüşmeler sonucunda verilen sözlerin yerine getirilmemesini gerekçe göstererek yeniden eylem yapma kararı aldı.
Ankara'ya gitmek için Beypazarı'ndan yürümeye başlayan işçilerin yolu kesildi.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır ve 6 maden işçisi, İçişleri Bakanlığı'ndan yetkililer ile görüştü.
"YÜZ KERE İPTAL ETTİRSENİZ DE GELECEĞİZ"
Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Beypazarı’ndan Ankara’ya gelecek olan işçilere Beypazarı Belediyesi tarafından Doruk Madencilik işçileri için tahsis edilen otobüslerin, "hükümet ve emniyet tarafından yapılan baskılar" sonucu iptal ettirildiği öne sürüldü.
Ardından iptallere dair yapılan açıklamada, "Bugün 3. kez, madencilerin Ankara’ya ulaşabilmesi için sağladığımız otobüsler emniyet ve hükümetin ceza tehditleriyle iptal ettirildi. Yüz kere iptal ettirseniz de geleceğiz. Otobüslerle, cezalarla, tehditlerle uğraşacağınıza gasp edilen haklarımızı verin" denildi.
"MADENCİLERİN ANKARA’YA ULAŞMASINI ENGELLEMEK İÇİN FİİLİ ABLUKA KURULUYOR"
Sendika, Beypazarı ve Ayaş'ta emniyet güçlerinin, geniş çaplı çevirme ve kimlik kontrolü yaptığını paylaştı. Geçen her aracın durdurulduğu paylaşılırken, "Madencilerin Ankara’ya ulaşmasını engellemek için fiili bir abluka kuruluyor. Hakları için yola çıkan tek bir madencinin bile geçişine izin verilmemesi hedefleniyor. Bunlarla uğraşmayın. Ya bizi köle ilan edin, ya da hakkımızı verin! Ankara’ya varacağız. Ses ver Türkiye" ifadeleri kaydedildi.
BAKANLIK GÖRÜŞMESİ BİTTİ
Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, Olgunlar Caddesi'nde bulunan Madenci Anıtı önünde yaptığı açıklamada, 2 sendika avukatı ve 3 madenci ile bugün saat 10.00'dan itibaren İçişleri Bakanlığı'nda; İçişleri Bakan Yardımcısı, Çalışma ve Sosyal Bakan Yardımcısı ve iş yerinden 4 yetkilinin katılımıyla toplantı yaptıklarını belirtti.
ŞİRKETİN PARASI YOKMUŞ!
Madencilerle istişare yapacaklarını vurgulayan Çakır, "Açıklamamızı işçilerle görüştükten sonra yapacağız. Adımımızı ona göre atacağız. Şu anda mesele bu kadardır, arkadaşlar. Söyleyecek başka bir şey yok şimdilik. Çünkü biz sendika olarak her zaman şunu söylemiştik: İşçilerin kararına saygı duyarız. Karar verecek olan biz değiliz. Sendika olarak elbette işçilerin önderiyiz ama kararı işçiler verecek. Biz işçilerle bir istişare yapacağız. Heyet olarak gördüklerimizi, duyduklarımızı işçilere anlatacağız. İşçiler de ne karar verirse biz ona göre hareket edeceğiz" dedi.
Bir gazetecinin, "İş yeri parayı niye yatırmamış" sorusuna Çakır, "Paralarının olmadığını söylediler bize. Bu zamana kadar parayı bulamadıklarını söylediler" yanıtını verdi.
3 BAKANLIK GARANTÖR OLMUŞTU
Çakır, "Protestolar Beypazarı'nda mı devam edecek? Ankara'ya gelecek misiniz" sorusunu şöyle yanıtladı: "Ankara'ya geleceğiz. Şimdilik arkadaşlar, Beypazarı'nda emniyet güçleri önlerine engel barikat kurmuşlar. Biz işçi arkadaşlarımıza vardıktan sonra, işçi arkadaşlar 'Yürüyün' derse yürüyeceğiz. 'Otobüs ile gelelim' derlerse otobüsle geleceğiz. 'Biz burada duralım, eylemi burada yapalım' derlerse burada yapacağız. 'Dağılalım' derlerse de dağılacağız arkadaşlar."
3 bakanlığın garantör olduğunu hatırlatan Çakır, "Evet arkadaşlar, o sözler aynı yerinde duruyor ama şimdi bizim geldiğimiz nokta şu: Ayın 15'inde paralar yatması lazımdı. Biz, bugüne kadar yatırılması gereken para yatırılmadığı için bugün Ankara'ya geldik. Bize bazı cümleler kullandılar. Biz o cümleleri şu an sarf etmiyoruz. İşçilerle istişare edeceğiz. Ondan sonra sizlere de anlatacağız. Tüm Türkiye'ye anlatacağız. Kamuoyuna anlatacağız. Siyasi partilere anlatacağız. 86 milyona anlatacağız derdimizi" ifadelerini kullandı.
"BAYRAMDA ÜMİTLERİMİZ, HAYALLERİMİZ KIRILMIŞ BİR VAZİYETTE GEÇTİ"
Bakanlıktaki görüşmeye katılan bir madenci ise şöyle konuştu:
"Biz buradaki direnişimizi, eylemimizi üç bakanlığın önünde, huzurunda verilen söze dayanarak, ona güvenerek bitirmiştik. Ama maalesef geldiğimiz noktada sözler gerçekleşmedi. Haliyle birçok arkadaşımız alacaklarının büyük kısmını alamamış durumda. Yani yıllardır süren bir mağduriyet var. Yıllardır zaten biz çalışanlar olarak bütün bayramları, hatta yaşadığımız her günü sorunlu, sıkıntılı olarak geçiriyorduk. Bu bayram da aynı şekilde yine ümitlerimiz, hayallerimiz kırılmış bir vaziyette geçti. Yani buruk olarak geçirdik. Çok üzücü bir tablo bizler için. Çünkü biz buradan sevinerek ayrılmıştık, haklarımız ödenecek diye. Ama maalesef yine sözler havada kaldı. Bizler aslında bu firma sahibinin, yetkililerinin hiçbir sözüne güvenmiyoruz çalışanlar olarak. Çünkü yıllardır bize verdikleri sözlerin hiçbirisini gerçekleştirmediler. Ama biz burada üç bakanlığın huzurunda verilen söze çok güvenmiştik aslında. Sendikamız da aynı şekilde. Üç bakanın huzurunda verilen bir söz... Bakanların da 'Siz bu eylemi bitirin, evlerinize dönün' şeklindeki önerilerini dikkate alarak sendikamız öncülüğünde bu kararı almıştık. Ama maalesef geldiğimiz nokta bu. İşte genel başkanımızın söylediği gibi, bu durumu istişare edip tekrardan ne yapılacaksa ona göre yapacağız. Hak aramamız, mücadelemiz devam ediyor. Vazgeçmiş değiliz."
"AÇIZ, ALACAKLARIMIZI ALAMIYORUZ, ÇOCUKLARIMIZIN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMIYORUZ"
Bir diğer madenci de Kurban Bayramı'nı buruk geçirdiğini belirterek, "2016'dan beri burada türlü sıkıntılar devam ediyor. Biz bu sıkıntıların sonlanması için bu eyleme kalkışmıştık. Dediğimiz gibi verilen sözler yerine gelmedi. Şimdi artık arkadaşlarla istişare ettikten sonra kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bu hakkımızı alana kadar... Yani açız, alacaklarımızı alamıyoruz, çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılayamıyoruz, evlerimiz kira, kiralarımızı ödeyemiyoruz. Sadece mecburi faturaları, onları da ancak gündelik işlerde çalışarak karşılayabiliyoruz" dedi.
Gazetecinin, "İşten çıkarıldığınız için kıdem tazminatlarınız mı içeride" sorusuna madenci, "Kıdem tazminatlarımız var. Ücretsiz izinde geçirdiğimiz sürelerin maaşları var. İhbar tazminatlarımız var. TİS farklarımız var. Bunların hepsi duruyor. Bunların hepsini bugün toplantıda dile getirdik. Dediğim gibi, arkadaşlar istişare edecekler. Daha açıklayıcı, daha geniş kapsamlı bir açıklama yapacağız" diye yanıt verdi.
İŞÇİLERİN TALEPLERİ NEYDİ?
Doruk Madencilik işçileri, TMSF devri öncesine uzanan alacaklar da dahil olmak üzere tüm taleplerini şöyle sıralıyor:
• Ödenmeyen maaşların, ikramiye, yıllık izin ve sendikal haklarla birlikte ödenmesi,
• TMSF öncesi ve sonrasında işten çıkarılan, dava açmış ve açmamış tüm işçilere tazminatlarının verilmesi,
• Çalışanlara rızaları dışında uygulanan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması,
• İş sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uygun çalışma ortamının sağlanması,
• Sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iadesi,
• Madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin garanti altına alınması.