Yenilik Partisi ile Yeni Parti arasındaki isim benzerliği tartışmasında yeni bir aşamaya geçiliyor. Yenilik Partisi’nin başvurusu üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Yeni Parti’ye isim değişikliği yapması yönünde tebligat göndermesinin ardından, partinin nasıl bir yol izleyeceği netleşti. Yargıtay’ın tanıdığı sürenin 18 Eylül’de dolmasına günler kala Yeni Parti yönetimi, isim değişikliği yapmama kararı aldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın siyasi partiler sicilinde Yeni Parti’nin kuruluş tarihi 24 Temmuz 2026 olarak yer alıyor.
“İKİ PARTİ ARASINDA İLTİBAS YOK”
Yeni Parti kurmayları, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesi kapsamında iki parti arasında isim benzerliği nedeniyle “iltibas” oluşmadığını savunuyor.
Parti yönetimi, yalnızca parti adlarının değil, kısaltmaların da farklı olduğuna dikkat çekerek Yargıtay’ın isim değişikliği yönündeki talebini bu aşamada uygulamayacağını belirtiyor.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir de Yargıtay tebligatının ardından yaptığı açıklamada, isim, amblem ve rumuzun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek geçmişte daha yakın benzerlik taşıyan parti adlarıyla ilgili farklı hukuki değerlendirmeler yapıldığını savundu. Emir, nihai yetkinin Anayasa Mahkemesi’nde olduğunu söyledi.
Yenilik Partisi ise başvurusunda, “Yeni”, “Yenilik” ve “Yenilikçi” ifadelerinin toplumda birbirine yakın anlamlarda kullanıldığını ve bu nedenle seçmen açısından karışıklık doğabileceğini ileri sürmüştü.
SÜRE 18 EYLÜL’DE DOLUYOR
Yeni Parti yönetiminin isim değişikliğine gitmemesi halinde süreç bir sonraki hukuki aşamaya taşınacak.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, verilen sürenin dolmasının ardından 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 104. maddesi kapsamında aykırılığın giderilmesi amacıyla ihtar verilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurması bekleniyor.
Bu aşamadan sonra Anayasa Mahkemesi’nin Yeni Parti’ye savunmasını sunması için süre vermesi, ardından dosyayı değerlendirmesi öngörülüyor.
Anayasa Mahkemesi’nin siyasi parti isim ve amblemlerine ilişkin benzer uyuşmazlıkları daha önce de incelediği görülüyor. Mahkemenin yayımladığı kararlarda, Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesi kapsamında isim ve amblem benzerliğine ilişkin değerlendirmeler yer alıyor.
OLASI İHTAR SONRASI İSİM DEĞİŞİKLİĞİ GÜNDEME GELEBİLİR
Yeni Parti yönetimi, Anayasa Mahkemesi’nden ihtar kararı çıkmasını beklemediğini belirtiyor. Ancak Yüksek Mahkeme’nin olası bir ihtar kararı vermesi halinde isim değişikliğine gidileceği ifade ediliyor.
Olası değişikliğin zamanlaması da partinin yaklaşan kurultay takvimine göre şekillenecek.
Buna göre isim değişikliği kasım ayında yapılması beklenen 1. Kurultay’dan önce gündeme gelirse Kurucular Kurulu kararıyla gerçekleştirilebilecek. Değişiklik kurultay sonrasına kalırsa bu kez olağanüstü kurultay toplanması gerekecek.
YENİ PARTİ NEDEN İSİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI ÇIKIYOR?
Parti yönetiminin temel gerekçeleri şöyle sıralanıyor:
İki parti arasında hukuken “iltibas” oluşturacak düzeyde isim benzerliği bulunmadığı görüşü,
Parti kısaltmalarının farklı olması,
İsim, amblem ve rumuzun birlikte değerlendirilmesi gerektiği savunması,
Nihai kararın Anayasa Mahkemesi tarafından verilmesi gerektiği düşüncesi.
Böylece Yeni Parti, Yargıtay’ın tebligatına rağmen 18 Eylül’e kadar isim değişikliği yapmama ve hukuki sürecin Anayasa Mahkemesi aşamasına taşınmasını bekleme yolunu tercih etmiş oldu.