Yüksek kolesterol, kişinin kendisini sağlıklı hissetmesine rağmen damar sağlığını yıllar içinde olumsuz etkileyebiliyor. Ağrı, halsizlik veya baş dönmesi gibi belirgin şikâyetler yaşamayan kişilerde de damar duvarlarında kolesterol birikimleri oluşabiliyor. Sağlık Bakanlığı kaynaklarında da hiperlipidemi, yani yüksek kolesterolün genellikle belirti göstermediği ve damar sertliği riskini artırdığı belirtiliyor.
İLK BELİRTİ KALP KRİZİ VEYA FELÇ OLABİLİR
Kolesterol yüksekliği çoğu zaman ağrı, halsizlik ya da baş dönmesi gibi belirtilere neden olmuyor. Ancak özellikle LDL kolesterolün yüksek olması, damarların iç yüzeyinde plak oluşumuna ve zaman içerisinde damarların daralmasına ya da tıkanmasına zemin hazırlayabiliyor. Kalp damarlarındaki tıkanıklık kalp krizine, beyin damarlarındaki tıkanıklık ise felce yol açabiliyor.
Bu nedenle kişilerin herhangi bir şikâyetin ortaya çıkmasını beklemeden kan yağlarını belirli aralıklarla kontrol ettirmesi önem taşıyor. Yüksek kolesterolün uzun süre belirti vermeden ilerleyebilmesi, düzenli kontrolleri daha da önemli hale getiriyor.
TEK BİR KOLESTEROL DEĞERİ YETERLİ DEĞİL
Kolesterol değerlendirmesinde yalnızca toplam kolesterol seviyesine bakılması yeterli görülmüyor. Kişinin yaşı, tansiyonu, sigara kullanımı, diyabet durumu ve ailesindeki kalp-damar hastalığı öyküsü gibi faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan İlyas Öner de takipte önemli değerlerden birinin LDL kolesterol olduğunu belirterek, hedef seviyenin kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çekti.
Kişinin kalp ve damar hastalığı riski yükseldikçe hedef LDL seviyesinin daha düşük belirlenebileceği ifade edilirken, Sağlık Bakanlığı'nın güncel kardiyovasküler risk değerlendirme kılavuzunda da yaş, sigara kullanımı, kan basıncı ve kolesterol değerlerinin birlikte değerlendirilmesi öneriliyor.
Bu nedenle kişilerin kendi kolesterol hedeflerini doktorlarıyla birlikte belirlemesi önem taşıyor.
GENÇ VE ZAYIF OLMAK KORUMUYOR
Yüksek kolesterol yalnızca ileri yaşta veya fazla kilolu kişilerde görülmüyor. Genç ve zayıf kişilerde de özellikle genetik faktörlere bağlı olarak kolesterol yüksekliği ortaya çıkabiliyor.
Sağlık Bakanlığı kaynaklarında yüksek kolesterolün genetik nedenlerle gelişebileceği belirtilirken, ailevi hiperkolesterolemi de yüksek kardiyovasküler riskle ilişkilendiriliyor.
Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan kişilerin genetik kolesterol yüksekliği açısından daha erken dönemde değerlendirilmesi önem taşıyor.
DÜZENLİ KONTROL ÖNEM TAŞIYOR
Kolesterol yüksekliğinin belirti vermemesi, risk olmadığı anlamına gelmiyor. Sağlık Bakanlığı'nın önerilerinde kardiyovasküler risk değerlendirmesinde toplam kolesterol, LDL, HDL, non-HDL kolesterol ve trigliserit gibi değerlerin yanı sıra kişinin diğer risk faktörlerinin de dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.
Bu nedenle kişinin kendisini iyi hissetmesi tek başına yeterli görülmezken, düzenli kan kontrolleri ve kişiye özel risk değerlendirmesi kalp ve damar sağlığının korunmasında önemli bir yer tutuyor.



