Gazeteci Alican Uludağ’ın yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Tutuklu bulunduğu Marmara Cezaevi’nden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan Uludağ, savunmasına tutuklu gazetecilere selam göndererek başladı.
Uludağ, yaklaşık 90 gündür cezaevinde bulunduğunu belirterek, “Bu dava, Anayasa’da güvence altına alınmış basın ve ifade özgürlüğünün engellenmesinden ibarettir. Bu, halkın haber alma hakkını engellemektir” dedi.
“GAZETECİLİK YAPTIM”
Gazeteci Özlem Akarsu Çelik’in aktardığına göre, Savunmasında hakkında suçlama konusu yapılan sosyal medya paylaşımlarının yargının siyasallaşmasına yönelik eleştiriler olduğunu ifade eden Uludağ, şunları söyledi:
“Ben bir yargı muhabiri olarak yargıdaki operasyonları sosyal medyada eleştirmişim. Eleştiriler yargının siyasallaşmasına karşı yapılmış paylaşımlar. Yargının bağımsızlığını savunmak amacıyla yapılmış paylaşımlar.”
Savcı tarafından düşüncenin suç haline getirilmek istendiğini savunan Uludağ, “Gazeteci tutuklamak savcılar için hobi haline geldi” ifadelerini kullandı.
Uludağ savunmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Suç işlemedim, gazetecilik yaptım. Hakkımdaki tüm suçlardan beraat talep ediyorum.”
“BUGÜN GAZETECİLER SUSARSA HALK DA SUSAR”
Savunmasında Türkiye’de korku iklimi oluştuğunu söyleyen Uludağ, gazetecilerin susturulmasının halkın haber alma hakkını engelleyeceğini belirtti.
Uludağ, “Bugün gazeteciler susarsa halk da susar” dedi.
AVUKATINDAN “AĞIR HUKUKSUZLUK” TEPKİSİ
Uludağ’ın avukatı Abbas Yalçın ise müvekkilinin hızlı şekilde gözaltına alınıp tutuklandığını belirterek sürecin hukuksuz olduğunu savundu.
Yalçın, “90 gündür gerçeği anlatmaya uğraşıyoruz. Bu ağır hukuksuzluk ve eziyet” ifadelerini kullandı.
MAHKEMEDEN TAHLİYE KARARI
Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, gazeteci Alican Uludağ’ın tahliyesine karar verdi.