Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği bir kararın ardından Türkiye’ye yönelik eleştirilerde bulunan Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve bazı isimlere tepki gösterdi.
Uçum, AİHM kararını “siyasi proje olarak verilen bir karar” şeklinde nitelendirirken, Türkiye’deki milli yargının ülke içindeki yasama ve yürütme erklerinin yanı sıra uluslararası merciler karşısında da bağımsız olduğunu savundu.
“Uluslararası sözleşmeler ve merciler ulusal yargının bağımsızlığını ve asli olma özelliğini ortadan kaldıracak yahut ulusal yargıyı zaafa uğratacak şekilde konumlandırılamaz ve böyle yorumlanamaz” ifadelerini kullanan Uçum, ulusal yetkilerin esas, uluslararası düzenlemeler ve kararların ise tali olduğunu ileri sürdü.
“AİHM BİR ÜST YARGI MERCİİ DEĞİLDİR”
AİHM’in bir derece mahkemesi ya da ulusal yargı mercilerinin üzerinde hiyerarşik bir kurum olmadığını belirten Uçum, bu nedenle AİHM denetiminin de hiyerarşik nitelik taşımadığını ifade etti.
Uçum, AİHM kararlarının ulusal yargı mercilerinin hiyerarşik üst makamlarının kararlarıyla aynı sonuçları doğurmasının beklenemeyeceğini savundu.
Açıklamasında, AİHM’in ihlal kararlarının kesinleşmiş mahkeme kararları üzerinde doğrudan ve esastan bağlayıcı bir etkisi bulunmadığını öne süren Uçum, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311’inci ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375’inci maddelerinde yer alan yargılamanın iadesi düzenlemelerine dikkat çekti.
“İHLAL KARARINA UYUP UYMAMA YETKİSİ MİLLİ MAHKEMELERE AİT”
Uçum, AİHM tarafından ihlal tespiti yapılması halinde ilgili mahkemenin dosyayı yeniden ele alabileceğini, ancak bu sürecin her durumda AİHM kararının esası doğrultusunda yeni bir hüküm kurulacağı anlamına gelmediğini savundu.
Uçum’a göre mahkemeler, yeniden yargılama sürecinde AİHM kararını değerlendirerek önceki kararlarını uygun bulabilecekleri gibi, ihlal kararını dikkate alarak yeni bir hüküm de tesis edebilir.
Uçum, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46’ncı maddesinin AİHM kararlarının “esastan kesin bağlayıcılığı” bulunduğu yönünde yorumlanmasının ulusal yargının bağımsızlığına aykırı olduğunu savundu.
“İhlal kararlarına uyup uymama yetkisi ilgili milli mahkemelere aittir” diyen Uçum, hiçbir uluslararası merciin Türk yargısına talimat veremeyeceğini ifade etti.
NACHO SANCHEZ AMOR’U HEDEF ALDI
Uçum, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’un açıklamalarını da sert ifadelerle eleştirdi.
Amor’un açıklamalarını “asılsız” olarak nitelendiren Uçum, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı’na yönelik eleştirilerin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Türk yargısının bağımsızlığı hakkında dışarıdan yapılan değerlendirmelere de tepki gösteren Uçum, Batılı ülkelerin AİHM kararları ve insan hakları konusundaki uygulamalarını eleştirdi.
Uçum, Avrupa’daki ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı ve mültecilere yönelik politikaların ele alınması gerektiğini belirtti.
“TÜRKİYE, AİHM SİSTEMİNİ GÖZDEN GEÇİRMEYE ZORLANIYOR”
Mehmet Uçum, açıklamasının sonunda AİHM’in “siyasi proje kararları” vermeye devam etmesi halinde Türkiye açısından bu kararların önemini kaybedeceğini savundu.
Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkânını yeniden değerlendirmeye zorlandığını ileri süren Uçum, Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla karar verilmesinin sürmesi halinde bu durumun kaçınılmaz hale gelebileceğini söyledi.
Uçum, söz konusu noktaya gelinmesi halinde AİHM sisteminin geleceğinin de tartışmaya açılacağını belirterek, “İş bu noktaya gelirse AİHM sisteminin çöküşü de önlenemez olur” ifadelerini kullandı.