Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, Şam’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüştü.
Bir gün önce Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile yapılan temasın ardından gerçekleşen görüşmenin, SDG’nin Suriye devlet kurumları ve ordu yapısıyla entegrasyonu ile Kürtlerin yeni dönemdeki anayasal konumu açısından kritik önem taşıdığı ifade edildi.
Mazlum Abdi ile Ahmed Şara’nın yaklaşık bir ay içinde ikinci kez yüz yüze görüşmesi de dikkat çekti. Görüşmenin gündeminde SDG’nin Suriye ordusuna hangi modelle dahil edileceği, Kuzeydoğu Suriye’deki mevcut yapıların geleceği ve Kürtlerin kültürel ile siyasi haklarının anayasal güvenceye kavuşturulması başlıklarının bulunduğu belirtildi.
ASKERİ ENTEGRASYONDA YEREL TUGAY FORMÜLÜ
Habere göre görüşmelerin en hassas başlıklarından birini SDG’nin Suriye ordusuna askeri entegrasyonu oluşturuyor.
Mazlum Abdi, daha önce yaptığı açıklamalarda SDG güçlerinin merkezi ordu içerisinde tamamen dağıtılması yerine yerel tugaylar temelinde yeniden yapılandırılmasının gündemde olduğunu belirtmişti.
Bu kapsamda Haseke, Kamışlo, Derik ve Kobani merkezli askeri birliklerin Suriye Savunma Bakanlığı çatısı altında yeniden örgütlenmesi üzerinde durulduğu ifade ediliyor. Afrin’den gelen gençlerden oluşacak ayrı bir tugay kurulması seçeneğinin de masadaki ihtimaller arasında olduğu belirtiliyor.
Söz konusu modelin, SDG’nin mevcut askeri yapısının belirli ölçüde korunması ile Şam yönetiminin merkezi ordu anlayışı arasında bir uzlaşma formülü oluşturmayı hedeflediği değerlendiriliyor.
Mazlum Abdi, 20 Ağustos’ta yaptığı açıklamada askeri, güvenlik ve idari kurumların devlet yapılarıyla entegrasyon sürecinin tamamlandığını söylemişti. Ancak Şam’daki son görüşmede, silahlı güçlerin ordu içindeki statüsü ile yerel yapılanmaların yetki alanlarının ayrıntılı biçimde netleştirilmesinin beklendiği kaydedildi.
KÜRTÇE EĞİTİM BAŞLIĞI GÜNDEMDE
T24’ten Namık Durukan’ın haberine göre, Görüşmelerde ele alınan bir diğer önemli konunun eğitim olduğu belirtildi.
Kürt tarafının, yaklaşık 15 yıldır Kuzeydoğu Suriye’de uygulanan Kürtçe eğitim sisteminin yeni anayasal düzen içerisinde tanınmasını ve Kürtçenin eğitim dili olarak hukuki güvence altına alınmasını talep ettiği ifade ediliyor.
Şam yönetiminin ise Kürtçenin eğitim sisteminden tamamen çıkarılmasına karşılık, dilin seçmeli ders statüsünde değerlendirilmesine daha yakın olduğu belirtiliyor.
İlham Ahmed de Şam ziyareti öncesinde yaptığı açıklamalarda anadilde eğitimin pazarlık konusu olmaması gerektiğini savunmuş ve Kürtçenin anayasal güvenceye kavuşturulması çağrısında bulunmuştu.
Bu nedenle görüşmelerde yalnızca askeri entegrasyonun değil, Kürtlerin kültürel ve siyasi haklarının yeni Suriye devlet yapısında hangi hukuki çerçeveye sahip olacağının da belirleyici başlıklardan biri olduğu ifade ediliyor.
KUZEYDOĞU SURİYE’NİN STATÜSÜ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
Şam ile SDG arasında daha önce varılan mutabakatlar kapsamında askeri güçlerin yanı sıra sivil kurumların, sınır kapılarının, havalimanının ve petrol sahalarının merkezi devlet kurumlarıyla bütünleştirilmesi öngörülüyor.
Planlamaya göre Haseke’deki SDG güçlerinin Suriye ordusuna bağlı üç tugay halinde yapılandırılması, Kobani’deki askeri gücün ise Halep’teki bir tümen bünyesine dahil edilmesi gündemde bulunuyor.
Kamışlı Havalimanı’nın sivil havacılık makamlarına devredilmesi, petrol sahalarının Enerji Bakanlığı tarafından işletilmesi ve sınır kapılarında merkezi devlet kurumlarının yetkili hale gelmesi de bu sürecin başlıkları arasında yer alıyor.
Ancak askeri ve ekonomik entegrasyon konusunda bazı adımlar atılmasına rağmen Kuzeydoğu Suriye’nin gelecekteki siyasi ve idari statüsünün nasıl tanımlanacağı henüz çözüme kavuşmuş değil.
İDARİ ENTEGRASYONDA YENİ ADIMLAR
Sahada ise Özerk Yönetim’e bağlı bazı sivil kurumların merkezi devlet yapısıyla bütünleştirilmesine yönelik çalışmaların ilerlediği belirtiliyor.
Cezire bölgesindeki kadın meclisleri ve yerel yönetim birimlerinin Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı bünyesine dahil edilmesi sürecinin büyük ölçüde tamamlandığı aktarılıyor.
Bölgedeki adli dosyaların da merkezi yargı sistemiyle birleştirilmesinin planlandığı, adliye binalarının eylül ayı başında resmen faaliyete geçirilmesinin beklendiği ifade ediliyor.
Bu gelişmelerin, askeri entegrasyonla birlikte Özerk Yönetim’e bağlı sivil kurumların da Şam’ın devlet mekanizmasına dahil edilmesi yönündeki sürecin ilerlediğine işaret ettiği değerlendiriliyor.
İLHAM AHMED’E ÜST DÜZEY GÖREV TEKLİFİ İDDİASI
Görüşmelerde Özerk Yönetim ve SDG kadrolarının yeni Suriye devlet yapısındaki konumlarının da ele alınması bekleniyor.
Erbil merkezli Rûdaw’ın haberinde, İlham Ahmed’e cumhurbaşkanı yardımcılığı veya dışişleri bakan yardımcılığı gibi üst düzey görevlerin önerildiği ileri sürüldü.
Ancak Ahmed’in söz konusu önerileri kişisel bir siyasi makam meselesi olarak değil, Kürtlerin anayasal statüsünün güvence altına alınmasıyla birlikte değerlendirdiği ve bu nedenle teklifleri henüz kabul etmediği iddia edildi.
Bu durumun, Şam ile Kürt tarafı arasındaki görüşmelerin yalnızca kadro ve görev paylaşımına değil, aynı zamanda Kürtlerin yeni Suriye’deki hukuki ve siyasi statüsüne odaklandığını gösterdiği ifade ediliyor.
OCAK ANLAŞMASI ENTEGRASYONUN ÇERÇEVESİNİ BELİRLİYOR
Şam ile SDG arasındaki entegrasyon sürecinin temelinde 29 Ocak 2026’da imzalanan anlaşmanın bulunduğu belirtiliyor.
Anlaşmada kalıcı ateşkesin sağlanması, SDG güçlerinin yeniden konuşlandırılması, Haseke ve Kobani’de Suriye ordusu bünyesinde askeri birliklerin oluşturulması, güvenlik güçlerinin İçişleri Bakanlığı yapısına entegrasyonu ve yerel yöneticilerin atanmasına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı ifade ediliyor.
Mutabakatta ayrıca Rimelan ve Süveyda petrol sahalarının merkezi yönetime devredilmesi, Kamışlı Havalimanı’nın devlet kurumlarınca işletilmesi ve Semalka ile Nusaybin sınır kapılarında merkezi yönetimin yetkili hale gelmesi öngörülüyor.
Buna karşılık Kürtlerin vatandaşlık ve anayasal haklarının güvence altına alınması, yerinden edilenlerin geri dönüşünün sağlanması ve bölgelerdeki yerel yapıların korunmasına yönelik hükümler de anlaşmanın başlıkları arasında bulunuyor.
Şam’da gerçekleşen son görüşmenin, mevcut mutabakatların uygulanmasının yanı sıra SDG’nin Suriye ordusuna hangi modelle dahil edileceği ve Kürtlerin yeni Suriye’deki anayasal statüsünün nasıl şekilleneceği sorularına yanıt aranması açısından kritik bir aşama olduğu değerlendiriliyor.



