Dünya

SDG feshedildi, Mazlum Abdi danışman oldu; hakkındaki soruşturma ve yakalama kararları ne olacak?

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) feshedilmesinin ardından Mazlum Abdi’nin Suriye Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına getirilmesi tartışılırken, Milletlerarası Hukuk Uzmanı Doç. Dr. Hakan Erkiner, bir kişinin siyasi sisteme dahil edilmesinin geçmişte yöneltilen suç isnatlarını, ceza soruşturmalarını veya yakalama kararlarını kendiliğinden ortadan kaldırmayacağını söyledi.

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) feshedilmesinin ardından örgütün yöneticilerinin Suriye’nin yeni siyasi yapılanmasında üstleneceği görevler gündeme geldi.

SDG lideri Mazlum Abdi’nin Suriye Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına, İlham Ahmed’in ise Suriye Halk Meclisi üyeliğine getirildiği belirtildi.

Görevlendirmelerin hukuki boyutunu değerlendiren Milletlerarası Hukuk Uzmanı Doç. Dr. Hakan Erkiner, bir kişinin siyasi sisteme dahil edilmesinin veya bağlı bulunduğu örgütün feshedilmesinin, geçmişte yöneltilen suç isnatlarını kendiliğinden ortadan kaldırmayacağını ifade etti.

“GEÇMİŞTE İSNAT EDİLEN SUÇLARI KENDİLİĞİNDEN ORTADAN KALDIRMAZ”

Erkiner, siyasi görevlendirmelerin hukuki sonuçları konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bir kişinin siyasi sisteme alınması, atanması veya örgütünün feshedilmesi, geçmişte isnat edilen suçları kendiliğinden aklamaz veya ortadan kaldırmaz.”

Ceza soruşturmaları, yakalama kararları ve uluslararası arama işlemlerinin kendi hukukları ve usulleri içerisinde değerlendirileceğini belirten Erkiner, bu süreçlerin siyasi görevlendirmeyle otomatik olarak sona ermeyeceğini söyledi.

“SİLAHLI YAPILARIN TASFİYE EDİLMESİ GEREKİYOR”

Suriye’de merkezi devlet otoritesinin güçlendirilmesi konusuna da değinen Erkiner, silahlı yapıların siyasi sisteme dahil edilmesinin örgütsel yapıların korunması yoluyla değil, bu yapıların tasfiye edilerek hukuk düzeni içerisinde siyasi alana geçişiyle mümkün olabileceğini savundu.

Erkiner, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Silahlı örgütlerin meşru siyasi aktörlere dönüşmesi, kendi örgütsel yapılarını muhafaza etmelerinden değil; bunların tasfiye edilip hukuk düzeni içinde yer almalarından geçiyor.”

“SİYASİ TALEPLER HUKUK VE SİYASET YOLUYLA DİLE GETİRİLMELİ”

Erkiner, Suriye’de oluşturulacak çerçeve yasa kapsamında siyasi taleplerin silah yerine hukuk ve siyaset yoluyla dile getirilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin Suriye’de merkezi devlet yapısının güçlenmesine verdiği desteğin önemli olduğunu savunan Erkiner, bu katkının bölgedeki siyasi dengeler açısından da sonuçlar doğuracağını ifade etti.

SDG’NİN FESHİ ŞAM’IN EGEMENLİK İDDİASINI GÜÇLENDİRDİ

Erkiner, SDG’nin feshedilmesinin ardından Suriye merkezi yönetiminin ülke genelindeki egemenlik iddiasının güçlendiğini söyledi.

Suriye’de merkezi otorite dışında silahlı yapıların ortadan kaldırılmasının, yalnızca ülke içerisindeki siyasi yapılanmayı değil, bölgesel dengeleri de etkileyebilecek bir gelişme olduğunu belirten Erkiner, Türkiye’nin Suriye’de merkezi devlet otoritesinin güçlenmesine verdiği katkının önemine dikkat çekti.

Erkiner, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik bu katkısının “tarihe geçecek” nitelikte olduğunu savundu.

{ "vars": { "account": "G-Z64XNY337Y" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }