İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, salı günü Suriye’nin güneyinde konuşlandırılan İsrail birliklerini ziyaret etti. Katz, bölgedeki askeri varlığın İsrail’e yönelik güvenlik riskleri devam ettiği sürece sürdürüleceğini belirtti.
Katz’ın Suriye topraklarındaki ziyareti, Şam yönetiminin sert tepkisiyle karşılandı. Suriye Dışişleri Bakanlığı, yazılı açıklamasında söz konusu ziyareti “yasa dışı” olarak nitelendirerek kınadı.
Bakanlık, ziyaretin Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik açık bir ihlal olduğunu savundu.
KATZ: “TEHDİTLER SÜRDÜĞÜ MÜDDETÇE VARLIĞIMIZ DEVAM EDECEK”
Katz, Savunma Bakanlığı makamı aracılığıyla paylaşılan video mesajında, İsrail güçlerinin bölgedeki faaliyetlerinin amacının eski yönetimden kalan askeri unsurları etkisiz hale getirmek ve yeni yapıların İsrail açısından tehdit oluşturmasını engellemek olduğunu ileri sürdü.
İsrail Savunma Bakanı, Hermon Dağı çevresindeki askeri varlığa ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Şam’a verilen mesaj nettir: Hermon Dağı’nda İsrail Savunma Kuvvetleri’nin varlığı, sınırlarımızı ve yerleşim yerlerimizi koruma kararlılığımızın göstergesidir. Tehditler sürdüğü müddetçe ordu bölgedeki varlığını sürdürecektir.”
ŞAM: “SURİYE’NİN EGEMENLİĞİ İHLAL EDİLDİ”
Suriye Dışişleri Bakanlığı, Katz’ın ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Şam yönetimi, uluslararası aktörlerin İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri faaliyetlerini ve tekrarlanan ihlalleri durdurmak amacıyla gerekli adımları atması gerektiğini belirtti.
İsrail güçleri, Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te sona ermesinin ardından Suriye’nin güneyinde oluşturulan güvenlik bölgesinde konuşlanmaya başlamıştı.
Söz konusu alan, 1974’ten bu yana İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’nde tarafları birbirinden ayıran ve daha önce Birleşmiş Milletler kontrolünde bulunan tampon bölgenin bir bölümünü de kapsıyor.
EBU ZUHUR SALDIRISINDAN BİR HAFTA SONRA GELDİ
Katz’ın Suriye ziyareti, İsrail’in bir hafta önce Suriye’nin kuzeybatısında bulunan atıl durumdaki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırının ardından gerçekleşti.
İsrail tarafı, saldırının Türkiye’nin bölgede askeri varlık oluşturmasını engelleme amacı taşıdığını öne sürmüştü. Ankara ise Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik herhangi bir ziyaret ya da askeri konuşlanma girişimi bulunduğu yönündeki iddiaları reddetmişti.
Katz da son ziyaretinde saldırıya değinerek, İsrail’in güvenlik çıkarlarını tehdit edebilecek şekilde Türkiye’nin Suriye’de askeri olarak konuşlanmasına izin vermeyeceklerini savundu.
İSRAİL’DEN “TÜRKİYE’NİN SURİYE’DE KONUŞLANMASI” İDDİASI
İsrail Savunma Bakanı, Ebu Zuhur üssüne yönelik hava saldırısının Türkiye’nin Suriye’de askeri varlık oluşturma girişimlerine karşı gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
İsrailli yetkililer de daha önce yaptıkları açıklamalarda, Türkiye’nin söz konusu üste askeri varlık oluşturmasını engellemeyi hedeflediklerini belirtmişti.
Türkiye ise Ebu Zuhur Hava Üssü’nde askeri konuşlanma planladığına ilişkin iddiaları yalanladı.
ABD’DEN SALDIRIYA “GEREKSİZ TIRMANMA” TEPKİSİ
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısını bölgesel istikrara katkı sağlamayan “gereksiz bir tırmanma” olarak değerlendirmişti.
Saldırının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında karşılıklı sert açıklamalar yapılmış, Ankara-Tel Aviv hattındaki gerilim daha da yükselmişti.
Katz, pazar günü yaptığı sosyal medya paylaşımında ise saldırıyı savunarak, operasyonların açık istihbarata ve İsrail ordusunun tavsiyelerine dayandığını ileri sürmüştü.
İsrail’in, Türkiye’nin Suriye’de kalıcı bir askeri varlık oluşturmasına ve bunun kendi güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyeceğini savunan Katz’ın açıklamaları, iki ülke arasında Suriye sahasında son dönemde giderek belirginleşen gerilimi yeniden gündeme taşıdı.
SURİYE SAHASINDA TÜRKİYE-İSRAİL GERİLİMİ
İsrail’in Suriye’de Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından artan askeri faaliyetleri ve Türkiye’nin ülkedeki etkisinin güçlenmesi, Ankara ile Tel Aviv arasındaki gerilimin önemli başlıklarından biri haline geldi.
İsrail yönetimi, sınır hattında daha geniş bir silahsızlandırılmış bölge oluşturmayı hedeflediğini açıklarken, geçen hafta aynı bölgeyi ziyaret eden İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de İsrail sınırlarında herhangi bir tehdit yapısının oluşmasına izin vermeyeceklerini belirtmişti.
Öte yandan İsrail ile Suriye’nin yeni yönetimi, gerilimi düşürmek amacıyla daha önce birkaç kez doğrudan görüşme gerçekleştirmişti. Tarafların Ocak ayında Paris’te yapılan görüşmelerin ardından ABD denetiminde özel bir iletişim mekanizması oluşturulması konusunda uzlaşmaya vardığı belirtilmişti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye ile İsrail arasında bir güvenlik anlaşmasına varılması yönündeki baskısını sürdürdüğü ifade edilirken, İsrail yönetiminin Suriye’deki yeni yönetime karşı güvenlik konusundaki temkinli tutumunu koruduğu belirtiliyor.





