Sağlık

70 yaşından sonra bu belirtilere dikkat: Normal yaşlanma ile hastalık arasındaki kritik fark

70’li yaşlarda ciltte incelme, kas gücünde azalma, uyku düzeninde değişiklik ve bazı unutkanlıklar görülebiliyor. Ancak ani zihin bulanıklığı, tekrarlayan düşmeler, açıklanamayan kilo kaybı ve günlük yaşamı etkileyen halsizlik gibi belirtiler yalnızca yaşa bağlanmamalı. Uzmanlara göre sağlıklı yaşlanmada amaç, yılları durdurmak değil; bağımsızlığı ve yaşam kalitesini mümkün olduğunca uzun süre korumak.

Yetmişli yaşlara gelindiğinde vücutta birçok değişiklik yaşanabiliyor. Ancak bu dönem herkes için aynı şekilde ilerlemiyor. Aynı yaştaki iki kişiden biri günlük yaşamını bağımsız biçimde sürdürebilirken, diğeri birden fazla kronik hastalıkla mücadele edebiliyor.

Genetik yapı, geçmişte geçirilen hastalıklar, hareket alışkanlığı, beslenme düzeni, kullanılan ilaçlar ve sosyal yaşam, yaşlanma sürecinin nasıl ilerleyeceğinde önemli rol oynuyor.

Bu dönemde cildin incelmesi, kas gücünün azalması, uykunun daha sık bölünmesi veya yeni bilgileri öğrenmenin daha uzun sürmesi görülebiliyor. Ancak ani unutkanlık, açıklanamayan kilo kaybı, sık düşme, göğüs ağrısı ve günlük işleri yapmayı engelleyen halsizlik gibi belirtilerin “yaşlılıktandır” denilerek geçiştirilmemesi gerekiyor.

YAŞLANMA HERKESTE AYNI ŞEKİLDE İLERLEMİYOR

İleri yaşlarda ortaya çıkan fiziksel ve zihinsel değişiklikler, herkeste aynı hızda ve sırayla gelişmiyor. Bu nedenle takvim yaşı, kişinin sağlık durumunu tek başına göstermiyor.

70 yaşındaki bir kişinin değerlendirilmesinde yalnızca mevcut hastalıklara bakmak yeterli olmuyor. Yürüme, görme, işitme, düşünme, hatırlama ve günlük yaşam aktivitelerini bağımsız biçimde sürdürebilme kapasitesi de önem taşıyor.

CİLT İNCELİYOR, KURULUK VE MORARMALAR ARTABİLİYOR

Yaş ilerledikçe cildin yağ ve nem oranı azalabiliyor. Bunun sonucunda cilt daha ince, kuru ve hassas bir görünüm kazanabiliyor. Küçük darbeler bile daha kolay morarmaya neden olabiliyor.

Terleme kapasitesindeki azalma ise özellikle sıcak havalarda vücudun kendisini serinletmesini zorlaştırabiliyor.

Cilt sağlığını korumak için düzenli nemlendirici kullanmak, çok sıcak suyla uzun süre yıkanmamak, yeterli sıvı tüketmek ve güneşten korunmak önem taşıyor.

Ancak iyileşmeyen yaralar, biçimi veya rengi değişen benler, beklenmedik kanamalar ve uzun süren yaygın kaşıntılar mutlaka değerlendirilmelidir.

KAS GÜCÜ VE DENGE NEDEN AZALIYOR?

Yaşla birlikte kas kütlesi ve kas gücünde azalma görülebiliyor. Sarkopeni olarak adlandırılan bu durum, sandalyeden kalkmayı, merdiven çıkmayı, ağır eşyaları taşımayı ve denge kaybedildiğinde vücudu toparlamayı zorlaştırabiliyor.

Hareketsizlik ise kas kaybını daha da hızlandırabiliyor.

Sağlık durumu uygun olan kişilerde yürüyüş gibi dayanıklılık egzersizleri, haftada en az iki gün kas güçlendirme hareketleri ve denge çalışmaları fayda sağlayabiliyor. Uzun süredir egzersiz yapmayanların ise düşük tempoyla başlaması ve programını sağlık durumuna göre planlaması gerekiyor.

DÜŞMEK YAŞLILIĞIN KAÇINILMAZ SONUCU DEĞİL

İleri yaşlarda düşme riski artabilse de düşmek yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu değil. Görme sorunları, kas zayıflığı, tansiyon düşmesi, bazı ilaçlar, uygun olmayan ayakkabılar ve ev içindeki engeller düşmeye zemin hazırlayabiliyor.

Evde alınabilecek küçük önlemler riski azaltabiliyor. Halıların sabitlenmesi, merdivenlerin yeterince aydınlatılması, banyoya tutunma aparatları yerleştirilmesi ve sık kullanılan eşyaların kolay ulaşılabilir alanlarda tutulması bunlardan bazıları.

Son bir yıl içinde düşen veya düşme korkusu nedeniyle hareketlerini kısıtlayan kişilerin bu durumu doktoruyla paylaşması gerekiyor.

KEMİK KAYBI KÜÇÜK DÜŞMELERİ BİLE TEHLİKELİ HALE GETİREBİLİR

Yaş ilerledikçe kemik yoğunluğu azalabiliyor. Kemik erimesi bulunan kişilerde basit bir düşme bile kalça, omurga veya el bileği kırıklarına neden olabiliyor.

Daha önce kırık geçirilmiş olması, düşük vücut ağırlığı, sigara kullanımı, bazı ilaçlar ve uzun süre hareketsiz kalmak kemik kaybı riskini artırabiliyor.

Yeterli protein, kalsiyum ve D vitamini almak; güvenli egzersiz yapmak ve gerekli durumlarda kemik yoğunluğunu ölçtürmek koruyucu yaklaşımın önemli parçaları arasında yer alıyor.

Ancak D vitamini ve kalsiyum takviyelerine kişinin sağlık durumu değerlendirilmeden başlanmaması gerekiyor.

YAŞ İLERLEDİKÇE UYKU İHTİYACI ORTADAN KALKMIYOR

Yetmişli yaşlarda uyku daha hafif hale gelebiliyor. Daha erken yatmak, daha erken uyanmak ve gece içinde birkaç kez uyanmak sık görülen değişiklikler arasında bulunuyor.

Buna rağmen ileri yaştaki yetişkinlerin de çoğunlukla gecede yaklaşık 7 ila 9 saat uykuya ihtiyacı bulunuyor.

Gündüz aşırı uyuklama, yüksek sesli horlama, uykuda nefes kesilmesi, uzun süren uykusuzluk ve gece sık sık idrara kalkma gibi durumlar değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında.

Akşam saatlerinde kafein ve alkol tüketimini sınırlamak, gündüz hareketli olmak ve mümkün olduğunca düzenli uyku saatlerine sahip olmak uyku kalitesini destekleyebiliyor.

HER UNUTKANLIK “NORMAL YAŞLANMA” DEĞİL

Bir ismi kısa süreliğine hatırlayamamak veya yeni bir teknolojik cihazı öğrenmek için daha fazla zamana ihtiyaç duymak yaşla birlikte görülebiliyor.

Ancak aynı soruyu sürekli tekrarlamak, tanıdık bir yerde kaybolmak, ilaçları karıştırmak, faturaları ve günlük işleri yönetememek ya da belirgin kişilik değişiklikleri yaşamak normal yaşlanmanın parçası olarak kabul edilmiyor.

Özellikle ani gelişen zihin bulanıklığı daha acil değerlendirme gerektirebiliyor. Enfeksiyonlar, sıvı kaybı, ilaç yan etkileri ve kan şekeri sorunları gibi çeşitli sağlık problemleri ileri yaşlarda ani zihinsel değişikliklere yol açabiliyor.

GÖRME VE İŞİTME SORUNLARI SOSYAL HAYATI DARALTABİLİR

Yaşla birlikte yakını görme güçlüğü, ışığa uyum sağlamada zorlanma ve gece görüşünde azalma ortaya çıkabiliyor. Katarakt, göz tansiyonu ve sarı nokta hastalığı gibi sorunların ise erken dönemde tespit edilmesi büyük önem taşıyor.

İşitme kaybı da yalnızca televizyonun sesini yükseltmek anlamına gelmiyor. Konuşmaları takip etmekte zorlanan kişiler zamanla sosyal ortamlardan uzaklaşabiliyor ve yalnızlık hissi yaşayabiliyor

Sık sık söylenenleri tekrar ettirmek, kalabalık ortamlarda konuşmaları ayırt edememek ve kulak çınlaması işitme değerlendirmesi gerektirebiliyor.

KULLANILAN İLAÇLAR DÜZENLİ OLARAK KONTROL EDİLMELİ

Yetmişli yaşlarda birden fazla ilacın birlikte kullanılması oldukça yaygın. Yaşla birlikte böbrek ve karaciğerin ilaçları işleme biçimi değişebileceği için daha önce sorun yaratmayan bazı ilaçlar zaman içinde baş dönmesi, tansiyon düşmesi, uyku hali ve düşme riskinde artışa neden olabiliyor.

Bu nedenle reçeteli ilaçların yanı sıra kullanılan ağrı kesiciler, vitaminler, bitkisel ürünler ve diğer takviyelerin de tek bir ilaç listesinde toplanması gerekiyor.

İlaçlar doktor önerisi olmadan bırakılmamalı ancak düzenli kontrollerde dozları, gereklilikleri ve birbirleriyle etkileşimleri gözden geçirilmeli.

KALP VE DAMAR SAĞLIĞI DAHA YAKINDAN İZLENMELİ

Damarların zamanla sertleşmesi kalbin çalışma yükünü artırabiliyor. Yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği ise kalp hastalığı ve inme riskini yükseltebiliyor.

Bu hastalıkların bazıları uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için düzenli takip büyük önem taşıyor.

Yeni başlayan göğüs ağrısı, dinlenirken ortaya çıkan nefes darlığı, bayılma, yüzde ani kayma, konuşma bozukluğu veya kol ve bacakta ani güçsüzlük acil yardım gerektiren belirtiler arasında yer alıyor.

İŞTAH VE SUSAMA HİSSİ AZALABİLİR

İleri yaşlarda tat ve koku duyusundaki değişiklikler, diş sorunları, yalnız yaşama, bazı ilaçlar ve çeşitli hastalıklar iştahın azalmasına yol açabiliyor.

Susama hissinin zayıflaması ise kişinin fark etmeden yetersiz sıvı tüketmesine neden olabiliyor.

İstenmeden kilo vermek, kıyafetlerin kısa sürede bollaşması, sık öğün atlamak, çiğneme güçlüğü ve sürekli halsizlik beslenme yetersizliğinin işareti olabilir.

Yeterli protein tüketimi kasların korunmasına yardımcı olurken, kalp veya böbrek hastalığı bulunan kişilerin sıvı ve protein miktarını kendi tedavi planlarına göre düzenlemesi gerekiyor.

SOSYAL BAĞLAR DA SAĞLIĞIN BİR PARÇASI

Emeklilik, eş veya arkadaş kaybı, işitme sorunları ve hareket kısıtlılığı sosyal çevrenin daralmasına yol açabiliyor.

Aile ve arkadaşlarla düzenli görüşmek, yürüyüş gruplarına katılmak, eski hobileri sürdürmek, yeni beceriler öğrenmek veya gönüllü faaliyetlerde bulunmak günlük yaşama amaç ve düzen kazandırabiliyor.

Uzun süren isteksizlik, yoğun kaygı, belirgin uyku ve iştah değişiklikleri ise depresyon açısından değerlendirilmesi gereken durumlar arasında.

70’Lİ YAŞLARDA SAĞLIĞI KORUMAK İÇİN NE YAPILMALI?

Sağlıklı yaşlanmayı tek bir besin, ilaç veya egzersiz sağlamıyor. Asıl önemli olan küçük ancak sürdürülebilir alışkanlıkları bir araya getirmek.

Yaşa ve sağlık durumuna uygun şekilde hareket etmek, kas ve denge çalışmaları yapmak, yeterli protein içeren dengeli beslenmek, tütün ürünlerinden uzak durmak ve alkol tüketimini sınırlamak sağlıklı yaşlanmayı destekleyebiliyor.

Görme, işitme, ağız ve diş kontrollerinin yanı sıra tansiyon, kan şekeri ve kolesterol takibinin de ihmal edilmemesi gerekiyor.

Kullanılan tüm ilaçların güncel bir listede tutulması ise hem karışıklığı hem de olası ilaç etkileşimlerini azaltabiliyor.

BU BELİRTİLERİ “YAŞLILIKTANDIR” DİYEREK GEÇMEYİN

Yetmişli yaşlarda görülen her değişiklik doğal yaşlanmanın sonucu değil. Bazı belirtiler acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Özellikle şu durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor:

Ani zihin bulanıklığı

Yeni başlayan konuşma bozukluğu

Tek taraflı güçsüzlük veya yüz felci

Göğüs ağrısı

Belirgin nefes darlığı

Bayılma

Tekrarlayan düşmeler

Hızla artan unutkanlık

Açıklanamayan kilo kaybı

Dışkıda veya idrarda kan görülmesi

İyileşmeyen yaralar

Sürekli veya giderek artan ağrı

Günlük işleri yapmayı engelleyen halsizlik

70’li yaşlarda sağlıklı yaşlanmanın amacı, vücuttaki her değişimi durdurmak değil. Asıl hedef; kişinin hareketliliğini, karar verme ve düşünme kapasitesini, sosyal ilişkilerini ve günlük yaşamındaki bağımsızlığını mümkün olduğunca uzun süre koruyabilmesi.

{ "vars": { "account": "G-Z64XNY337Y" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }