Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, Kültür Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş.’nin bireysel başvurusunu karara bağladı. Başvuruya konu olay, 2019 Yerel Seçimleri’nde İstanbul seçim sonuçları açıklanırken Anadolu Ajansı’nın veri akışını yaklaşık 13 saat boyunca durdurması oldu.
Dosyadaki bilirkişi raporunda, veri kesintisinin “siber saldırı” iddiasıyla teknik olarak doğrulanamadığı, kesintinin oy sayımının en kritik anlarında yaşandığı ve bunun yayıncılık faaliyetini doğrudan etkilediği belirtildi.
İlk derece mahkemeleri ise “somut zararın kesin ortaya konulamadığı” gerekçesiyle davayı reddetti.
Ancak Anayasa Mahkemesi bu yaklaşımı yeterli bulmadı. Kararda; kesintinin süresi, gerçekleştiği zaman dilimi, seçim sonuçlarının kamuoyu açısından taşıdığı önem dikkate alınmadan verilen ret kararının eksik incelemeye dayandığı vurgulandı.
Yüksek Mahkeme, veri akışının kesilmesinin başvurucunun yayın yapma kapasitesini ve kamuoyunu bilgilendirme görevini doğrudan etkilediğini, bu nedenle ifade ve basın özgürlükleri ile sözleşmeden doğan yükümlülükler arasında adil denge kurulmadığını tespit etti.
Bu gerekçelerle Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verildi.
Karar, özellikle seçim geceleri gibi kritik dönemlerde resmi veri sağlayıcı kurumların kesintilerinin medya kuruluşları ve kamuoyunun haber alma hakkı üzerindeki etkisine ilişkin emsal niteliği taşıyor.