Güncel

Çerçeve yasa ile birlikte kayyum uygulaması da gözden geçirilecek

TBMM Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilen çerçeve yasanın ardından yeni yasama döneminde hayata geçirilmesi planlanan demokratikleşme adımlarının merkezinde yerel yönetimler, kayyum uygulaması, ifade özgürlüğü, siyasi partiler ve seçim mevzuatına ilişkin düzenlemeler bulunuyor.

Çerçeve yasanın TBMM Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilmesinin ardından, yeni yasama döneminde hayata geçirilmesi planlanan demokratikleşme adımlarının merkezine yerel yönetimler ve kayyum uygulaması yerleşti. Hazırlanan reform taslağında, doğrudan kayyum ataması yerine demokratik temsilin korunmasını amaçlayan yeni bir model üzerinde duruluyor.

KAYYUM YERİNE BELEDİYE MECLİSİNDEN SEÇİM FORMÜLÜ

Demokratikleşme sürecinin en kritik başlıklarından biri olan kayyum uygulamasına yönelik, Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda somut bir öneri sunuldu.

Mevcut uygulamada görevden uzaklaştırılan belediye başkanının yerine merkezi idare tarafından doğrudan atama yapılırken, yeni modelde belediye meclisinin kendi içerisinden bir başkan seçmesi öneriliyor.

Bu düzenlemeyle yerel iradenin devre dışı kalmasının önüne geçilmesi ve seçilmiş belediye meclisi yapısının korunması hedefleniyor.

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, çerçeve yasa henüz doğrudan bir iptal öngörmese de önümüzdeki süreçte yapılacak yasal düzenlemelerle görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının durumu ve yerel yönetim mevzuatının bu doğrultuda yeniden şekillendirilmesi bekleniyor.

YARGIDA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE AYM KRİTERLERİ

Reform paketinin bir diğer ayağını ise ceza mevzuatında yapılması planlanan değişiklikler oluşturuyor.

Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK), ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde revize edilmesi planlanıyor. Özellikle şiddet içermeyen eylemlerin suç kapsamı dışında bırakılması tartışılıyor.

Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının yargı süreçlerinde daha etkin uygulanabilmesi için gerekli yasal zeminin oluşturulması hedefleniyor.

SİYASİ PARTİLER VE SEÇİM MEVZUATI DA MASADA

Demokratikleşme hamlesinin yerel yönetimler ve yargıyla sınırlı kalmayacağı, siyasi partiler ve seçim sistemine ilişkin düzenlemeleri de kapsayacağı belirtiliyor.

Önümüzdeki yasama yılında Siyasi Partiler Kanunu’nun güncellenmesi, demokratik katılım kanallarının genişletilmesi ve seçim mevzuatının günün koşullarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi, Meclis’in öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacak.

Böylece çerçeve yasanın ardından atılması planlanan adımlarla birlikte yerel yönetimlerden yargıya, siyasi partilerden seçim sistemine kadar geniş kapsamlı bir demokratikleşme gündeminin yeni yasama döneminde Meclis’in önünde olması bekleniyor.

{ "vars": { "account": "G-Z64XNY337Y" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }