DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, TBMM Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilerek yasalaşan çerçeve yasa sonrasında partisinin ilk değerlendirmesini yaptı.

Doğan, düzenlediği basın toplantısında sürecin gizli bir ajandaya ya da pazarlığa dayanmadığını belirterek, Kürt meselesini yaklaşık 100 yıllık bir sorun olarak tanımladı. Çerçeve yasanın, bu meseleye ilişkin Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez hukuki bir adım oluşturduğunu ifade eden Doğan, düzenlemenin “çatışmadan demokratik siyasete geçiş hukukunu oluşturma yasası” olduğunu söyledi.

“100 YILLIK MESELEDE İLK KEZ HUKUKİ BİR ADIM VAR”

Yasanın hazırlanması ve Meclis’ten geçmesi sürecinde katkı sunanlara teşekkür eden Doğan, düzenlemenin toplumsal barış ve bütünleşmenin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Çerçeve yasanın 467 oyla kabul edilmesini tarihsel bir gelişme olarak değerlendiren Doğan, bunun temsil ettikleri siyasi gelenek açısından da ilk kez böyle bir yasaya oy verilmesi anlamına geldiğini söyledi.

Doğan, düzenlemenin bütün sorunları çözen nihai bir sonuç olmadığını ancak kapsamlı bir çözümün ilk aşaması olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, yasanın eksikleri nedeniyle değersizleştirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Doğan, “100 yıllık meselede ilk kez hukuki bir adım var” diyerek, Türkiye’nin Kürt sorununun demokratikleşmesi açısından somut bir hukuki mekanizmanın işletildiği yeni bir döneme girdiğini ifade etti.

“BU, GİZLİ AJANDALARIN OLDUĞU BİR SÜREÇ DEĞİL”

Sürece yönelik eleştirilere de yanıt veren Doğan, çerçeve yasanın gizli pazarlıkların ürünü olduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti.

Sürecin bir “al-ver” süreci olmadığını belirten Doğan, bunun 86 milyon yurttaşın geleceğini ilgilendiren ve Türkiye’nin önümüzdeki yüzyılını şekillendirebilecek bir süreç olduğunu söyledi.

Yaklaşık 40 yıldır, hatta çatışmanın geçmişi dikkate alındığında 52 yıldır devam eden çatışmalı dönemin Türkiye’yi güçlendirmediğini savunan Doğan, güvenlikçi politikaların demokratik ve ekonomik sorunları ortadan kaldırmadığını ifade etti.

Çatışmalar nedeniyle binlerce insanın yaşamını yitirdiğini ve milyonlarca ailenin acı yaşadığını belirten Doğan, kalıcı çözümün güçlü ve demokratik bir ülke inşa etmekten geçtiğini söyledi.

“EKSİKLERİNE RAĞMEN KALICI ÇÖZÜM İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM”

Doğan, çerçeve yasanın eksik ve yetersiz yönleri bulunduğunu kabul ederken, bu durumun düzenlemenin önemini ortadan kaldırmaması gerektiğini söyledi.

Çatışmaların kalıcı biçimde sona erdirilmesi için atılan her adımın değerli olduğunu belirten Doğan, silahlı mücadeleyi sona erdirdiğini açıklayan ve silahlarını imha eden PKK için yasal bir çerçevenin oluşturulduğunu ifade etti.

Doğan, bu noktada yasanın hangi tavizi içerdiğinin sorgulanması gerektiğini belirterek, geçmişteki “yenme-yenilme”, “bölme-bölünme”, “inkâr-imha” ve “ret” anlayışlarının geride bırakılması gerektiğini söyledi.

“AYRILIKÇI BİR TALEP DİLE GETİRİLMEDİ”

Süreç boyunca ayrılıkçı herhangi bir talebin gündeme getirilmediğini belirten Doğan, Türkiye’nin bölüneceğine ilişkin propagandaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Sadece güvenlikçi yöntemlerle çözüm aranmasının geçmişte uzun yıllar boyunca denendiğini ve bunun çatışmayı sona erdirmediğini ifade eden Doğan, sorunun diyalog, müzakere, hukuk ve siyaset yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtti.

“GEÇMİŞTEKİ BAŞARISIZ SÜREÇLERDEN DERS ÇIKARILMALI”

Çerçeve yasa ile birlikte kayyum uygulaması da gözden geçirilecek
Çerçeve yasa ile birlikte kayyum uygulaması da gözden geçirilecek
İçeriği Görüntüle

Daha önceki çözüm girişimlerinin başarısız olduğunu hatırlatan Doğan, bütün tarafların geçmiş deneyimlerden ders çıkarması gerektiğini söyledi.

Yeni sürecin kalıcı hale gelmesi için hukuki bir çerçeve oluşturulmasının önemine dikkat çeken Doğan, yasanın uygulanması, takvimin belirlenmesi, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve öngörülen mekanizmaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Doğan, süreçte zaman zaman durağanlıklar ve iniş çıkışlar yaşanabileceğini ancak uygulamanın bir şekilde rayına oturtulması için çaba gösterildiğini ifade etti.

“YASA BEKLENTİLERİMİZİN TAMAMINI KARŞILAMIYOR”

Çerçeve yasanın DEM Parti’nin bütün beklentilerini karşılamadığını açıkça dile getiren Doğan, buna rağmen düzenlemenin değersizleştirilmemesi gerektiğini söyledi.

Doğan, yasanın beklentileri karşılayacak şekilde geliştirilmesi için mücadele edilmesi gerektiğini belirterek, düzenlemenin binlerce kişinin tahliyesinin ve bir o kadar kişinin Türkiye’ye dönüşünün önünü açabilecek potansiyel taşıdığını ifade etti.

Yasanın Türkiye’deki siyasi ve toplumsal atmosferi değiştirme potansiyeline sahip olduğunu belirten Doğan, eksiklerin giderilmesi için ortak mücadelenin artırılması gerektiğini söyledi.

“ÇATIŞMADAN DEMOKRATİK SİYASETE GEÇİŞ HUKUKUNU OLUŞTURUYOR”

Doğan, temel hakların çerçeve yasa kapsamında bulunmadığı yönündeki eleştirilere de değindi.

Düzenlemenin temel haklar başta olmak üzere Türkiye’nin demokratikleşmesine ilişkin bütün sorunları tek başına çözmesinin beklenmemesi gerektiğini belirten Doğan, yasanın esas olarak “çatışmadan demokratik siyasete geçiş hukukunu oluşturma” amacı taşıdığını söyledi.

Uygulama kapsamında bir teyit ve tespit mekanizmasının yanı sıra çeşitli kurulların oluşturulmasının öngörüldüğünü belirten Doğan, bu kurulların nasıl oluşturulacağının ve nasıl çalışacağının önümüzdeki günlerde netleşeceğini ifade etti.

“BARIŞ ARTIK BİR İHTİMALDEN ÇOK DAHA FAZLASI”

Barışın artık yalnızca bir ihtimal olarak görülmemesi gerektiğini belirten Doğan, çerçeve yasanın bu açıdan önemli bir eşik olduğunu söyledi.

Doğan, yasanın ardından barış ihtimalinin somut bir hukuki zemine kavuştuğunu belirterek, sürecin bundan sonraki aşamalarının da aynı doğrultuda ilerletilmesi gerektiğini ifade etti.

“ZAMANA YAYILDIKÇA RİSKLER ARTABİLİR”

Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar arasında gerçekleştirilecek görüşmeye de değinen Doğan, toplantıda son gelişmelerin değerlendirileceğini söyledi.

Yasanın uygulanmasının geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doğan, süreç uzadıkça risklerin artabileceği uyarısında bulundu.

Doğan, “sürecin enfekte olmaması” için gerekli adımların gereken süre içerisinde atılması ve uygulamanın bir an önce başlaması gerektiğini belirtti.

DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ AÇIKLAMASI

Doğan, basın toplantısında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın durumuna ilişkin soruyu da yanıtladı.

Demirtaş ve Yüksekdağ’ın cezaevinde tutulması için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç bulunmadığını savunan Doğan, aynı durumun hakkında AİHM ve AYM kararları bulunan diğer siyasetçiler ve tutuklular açısından da geçerli olduğunu söyledi.

DEM Parti Sözcüsü, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunda da bu konuya ilişkin değerlendirmelerin bulunduğunu belirterek, bağlayıcı yargı kararlarının uygulanması gerektiğini ifade etti.

Doğan, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın bir saniye bile daha fazla cezaevinde tutulmaması gerektiğini savunarak, her ikisinin de çoktan tahliye edilmiş olması gerektiğini söyledi.