TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un ardından, 4 Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın durumu yeniden tartışma konusu oldu. İktidar kanadından gelen farklı açıklamalar karşısında Demirtaş’ın avukatları ise hukuki açıdan tereddüt bulunmadığını savunuyor.
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan kamuoyundaki adıyla “çerçeve yasa”, Selahattin Demirtaş’ın hukuki durumunu yeniden Türkiye gündeminin önemli başlıklarından biri haline getirdi.
Evrensel’de Dilan Temiz’in haberine göre, yasanın kapsamı ve infaz süreçlerine ilişkin farklı değerlendirmeler yapılırken, iktidar kanadından Demirtaş’ın düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağı konusunda birbirinden farklı açıklamalar geldi. Bu durum, tahliye beklentisinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
DEMİRTAŞ KONUSUNDA İKTİDAR CEPHESİNDE FARKLI MESAJLAR
Yaklaşık 9 yıldır cezaevinde bulunan Demirtaş’ın serbest bırakılacağı yönündeki iddialar daha önce de farklı dönemlerde gündeme taşınmıştı. Özellikle Kürt meselesine ilişkin yeni süreçlerde Demirtaş’ın olası tahliyesi, sürecin samimiyeti açısından önemli bir başlık olarak değerlendiriliyor.
Çerçeve yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından da benzer bir tartışma başladı. Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, yasanın kabul edilmesini değerlendirdiği yazısında, “Bu sefer gerçekten geliyor gelmekte olan: Selahattin Demirtaş üç vakte kadar serbest kalacak galiba” diye yazdı.
Buna karşılık Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, 7 Ağustos tarihli yazısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, AKP MKYK toplantısında “Demirtaş düzenlemeden yararlanamayacak” dediğini aktardı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise Habertürk TV’de Demirtaş’ın durumuna ilişkin tartışmalar sırasında yayına gönderdiği notta, “Selahattin Demirtaş yasa kapsamındadır” değerlendirmesinde bulundu.
AVUKATLARI: HUKUKEN TEREDDÜT YOK
Siyasi açıklamalardaki farklılığa karşın Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, hukuki açıdan durumun net olduğunu belirtti.
Karaman, “Demirtaş ve arkadaşları sadece yasa kapsamındaki TCK 302’den tutuklu. Düzenleme yürürlüğe girdiğinde tahliyeleri konusunda hukuken bir tereddüt yok” dedi.
Karaman ayrıca, çerçeve yasa dışında AİHM kararları doğrultusunda da Demirtaş’ın tahliye edilmesi gerektiğini vurguladı.
DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş da düzenlemenin kesinleşmemiş cezalar, durdurulan yargılamalar ve ceza ertelemeleri bakımından Demirtaş’ı kapsam dışında bırakan herhangi bir istisna içermediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise konuya ilişkin “Yasalar kişiye özel yapılmaz” açıklamasında bulundu.
AİHM VE AYM KARARLARI
Demirtaş’ın hukuki durumunda daha önce verilen AİHM ve AYM kararları da önemli bir başlık oluşturuyor.
AİHM Büyük Dairesi, Demirtaş’ın tutukluluğuyla ilgili kararında siyasi saiklere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. ve 18. maddelerinin ihlal edildiğine hükmetti ve serbest bırakılması gerektiğine karar verdi. AİHM, Demirtaş hakkında 2018, 2020 ve 8 Temmuz 2025’te olmak üzere üç kez ihlal kararı verdi.
Anayasa Mahkemesi’nin uzun tutuklulukla ilgili kararlarına rağmen Demirtaş, farklı soruşturmalar ve yeni tutuklama kararları nedeniyle cezaevinde tutulmaya devam etti.
KOBANÊ DAVASINDAKİ KARAR DA GÜNDEMDE
Demirtaş’ın hukuki durumuyla ilgili tartışmalarda Kobanê davası da önemli bir yer tutuyor.
6-8 Ekim olayları gerekçe gösterilerek açılan davada Demirtaş’a toplam 42 yıl hapis cezası verildi. İstinaf ve Yargıtay aşamasındaki dosyada Demirtaş, “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamasından beraat etti. Ancak bu beraat kararı henüz kesinleşmiş değil.
Çerçeve yasadaki bazı düzenlemelerin, “insan öldürmeye azmettirme” suçundan yargılanan veya bu suçtan ceza alan kişileri kapsam dışında bırakabileceği belirtiliyor. Demirtaş’ın söz konusu suçlamadan beraat etmiş olması nedeniyle, bu durumun ilerleyen süreçte nasıl değerlendirileceği önem taşıyor.
DEMİRTAŞ’IN TAHLİYESİ SÜRECİN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ
Çerçeve yasanın ardından Demirtaş’ın serbest bırakılıp bırakılmayacağına ilişkin tartışmalar sürerken, konu yalnızca yeni düzenlemenin kapsamıyla sınırlı değil. AİHM ve AYM kararları da Demirtaş’ın hukuki durumunda belirleyici başlıklar arasında bulunuyor.
Gelinen aşamada Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin atılacak adım, Kürt meselesine yönelik yeni sürecin nasıl ilerleyeceği ve iktidarın demokratikleşme başlığında atacağı adımlar açısından da yakından takip ediliyor.