Güncel

Deniz Gezmiş ve arkadaşları 54. Yılında Dolmabahçe Yürüyüşüyle anıldı

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idamlarının 54. yılında Taksim’den Dolmabahçe’ye yapılan yürüyüşle anıldı.

İstanbul’da Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idamlarının 54. yılında düzenlenen yürüyüş ve anma etkinliğiyle anıldı. Emek Gençliği ve Emek Partisi’nin çağrısıyla Taksim’de bir araya gelen yüzlerce kişi, 6. Filo’nun denize döküldüğü Dolmabahçe’ye yürüdü.

Anma etkinliği kapsamında oluşturulan kortejde, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın yanı sıra hayatını kaybeden diğer devrimcilerin fotoğrafları taşındı. Yürüyüş boyunca katılımcılar çeşitli sloganlar attı.

Yürüyüş sırasında “Denizlerden Erdal’a gençlik emeğin saflarında”, “Katil ABD Ortadoğu’dan defol” ve “Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın” sloganları öne çıktı. Etkinlikte ayrıca NATO’nun bir savaş örgütü olduğu yönünde mesajlar da dile getirildi.

Katılımcılar, anma etkinliğini Dolmabahçe’de sonlandırarak, 6. Filo’nun denize döküldüğü tarihi olaya atıfla üç devrimciyi andı.

Dolmabahçe’ye gelindiğinde Emek Gençliği MYK Üyesi Sude Şener söz aldı. “6. Filo’yu denize döken irade burada doğdu” diyen Şener şöyle devam etti: “Emperyalistlere ve iş birlikçilerine karşı Dolmabahçe’ye koşanlar olduğu gibi bir de 6. Filo’yu kıble belleyip secde edenler vardı. Dün ABD emperyalizmine secde edenler bugün sarayın başında halkların en büyük düşmanlarının peşinde dalkavukluğa devam ediyor. NATO’nun genişleme stratejilerinde figüranlık yapıyor, emperyalistlerin kanlı sofralarından kırıntı topluyor.”

NATO'nun bir savunma örgütü değil, emperyalizmin savaş örgütü olduğunu vurgulayan Şener, “Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren, Irak’tan Libya’ya, Afganistan’dan Yugoslavya’ya kadar her acının, her göçün ve her katliamın arkasında emperyalizm ve onun terör örgütü NATO var, emperyalist-siyonist ittifak var! Ve bu emperyalist güçler, temmuz ayında Ankara’da, NATO 2026 Zirvesi’nde savaş haritaları açmaya hazırlanıyorlar. Dolmabahçe’den haykırıyoruz: Ankara’yı savaş baronlarına dar edeceğiz” dedi.

Bugün gençliğe güvencesizlik, sömürü, geleceksizlik vadedildiğini dile getiren Şener, “Biz bu karanlık geleceği kabul etmiyoruz. Ve çok iyi biliyoruz, bu düzen kendiliğinden değişmeyecek. Bu düzen mücadeleyle değişecek. Örgütlenerek, birleşerek, büyüyerek değişecek. Bu ülkenin gençliğini, uluslararası sermayeye "ucuz emek" diye pazarlayan bu yağma düzenine karşıysanız; topraklarımızın karış karış maden şirketlerine peşkeş çekilmesine, derelerimizin ve ormanlarımızın emperyalist talana kurban edilmesine karşıysanız; ABD ve İsrail’in Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren saldırganlığına, dünya halklarına dönük katliam girişimlerine sessiz kalmayanların safındaysanız; gelin, NATO’ya ve onun yerli işbirlikçilerine karşı anti-emperyalist mücadelede birleşelim! Gelin, bu toprakları emperyalist savaşların üssü haline getirmek isteyenlere “hayır” diyelim” ifadelerini kullandı.

“NATO HALKIN GÜVENLİĞİ DEĞİLDİR”

Şener’den sonra konuşan Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, “Denizler, Yusuflar, Hüseyinler bu memleketin bağımsızlık damarını temsil ediyor” dedi.

Bağımsızlığın sadece bir dış politika meselesi olmadığını vurgulayan Karaca, “Bağımsızlık; sabahın köründe fabrikaya giren işçinin, gece eve ekmek götüremediği düzene itirazıdır. Bağımsızlık; gençlerin gelecek kurabileceği, çocukların okulda karnını doyurabileceği zenginliğin uluslararası tekellerin elinden sökülüp alınmasıdır. Bağımsızlık; bu ülkenin emeğinin, bu ülkenin kaynaklarının, bu ülkenin halkına ait olmasıdır. Bağımsızlık, kardeş halkların canına kast eden değil, yurduna kalkan olmaktır. Sermaye güçleri ve onun saray rejimi bağımsızlığın düşmanıdır” diye konuştu.

“Denizler, Yusuflar, Hüseyinler bu ülkenin gerçek demokrasisinin rotasını, gerçek kurtuluş yolunu, sosyalizmin gerekliliğini ve gerçekliğini temsil ediyor” diyen Karaca şöyle devam etti: “Bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi bugünün kaçınılmaz görevidir. Ve bu görev ertelenemez. Bu görevden kaçarak yeni bir ülke kurulamaz. Bu görevin en kritik eşiği önümüzde: Temmuz ayında yapılacak NATO zirvesi. Bu zirve bu ülkenin toprakları bir kez daha emperyalist savaş planlarının masası olacak demek. Bu ülkenin limanları, üsleri, şehirleri emperyalist paylaşımın parçası yapılacak demek. Bu ülkenin gençliği bir kez daha emperyalistlerin savaşına asker yazılmak istenecek demek. Memleket bölgesel savaş stratejilerinin planlanma masasına dönüşecek, bağımlılık ilişkileri güncellenecek demek. Bununla övünüyorlar. Ama bir şeyi unutuyorlar. Bu topraklardan Denizler geçti. Denizlerin genç yoldaşları, bu ülkenin işçileri, onurlu yurttaşları şunu açıkça söyleyecek: Emperyalist barbarlığın savaş örgütü NATO, halkın güvenliği değildir. NATO, halkın geleceği değildir. NATO, savaş politikalarının, bağımlılığın ve emperyalist yağmanın en adi aparatı, en kanlı oyuncağıdır. Sözümüz söz: Direnerek, birleşerek, örgütlenerek kazanacağımız bir gelecek var."

{ "vars": { "account": "G-Z64XNY337Y" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }