CHP Genel Başkanlığı görevine mahkeme kararıyla dönen Kemal Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğu, İBB soruşturmaları ve kurultay tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, Demirtaş’ın tutuklanmasını doğru bulmadığını ancak dokunulmazlık oylamasında verdiği karardan pişman olmadığını söyledi.

Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Kılıçdaroğlu, özellikle dokunulmazlıkların kaldırılması sürecine ilişkin sözleri nedeniyle gelen eleştirilere yanıt verirken, Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğu ve CHP’de yaşanan kurultay tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde birçok kez ziyaret ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Tutuklanmasını doğru bulmuyorum. Kendisine haksızlık yapıldığını biliyorum. Ancak her olayı kendi döneminin koşulları içinde değerlendirmek gerekir. O dönemde CHP’yi sürekli PKK ile ilişkilendirme çabaları vardı. Bu nedenle o süreçte farklı bir siyasi tablo söz konusuydu” dedi.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada verdiği karardan pişman olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bugün de bir suçlamayla karşı karşıya kalsam dokunulmazlığımın kaldırılmasını ve gidip aklanmayı isterdim” diye konuştu.

“İBB DAVALARI SİYASİ DEĞİL, YOLSUZLUK DAVALARI”

CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yürütülen soruşturmalarla ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, süreçleri siyasi olarak değerlendirmediğini belirtti. Kılıçdaroğlu, “Onlar yolsuzluk davası” ifadelerini kullanırken, iddianamelerin tamamını okumadığını da sözlerine ekledi.

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan'dan NATO Zirvesi öncesi gözaltılara tepki
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan'dan NATO Zirvesi öncesi gözaltılara tepki
İçeriği Görüntüle

“Ben hukukçu değilim. İddianamenin tamamını okudum dersem doğru söylemiş olmam” diyen Kılıçdaroğlu, hukuki sürecin mahkemeler tarafından yürütüleceğini belirtti.

“KAYYIM OLARAK ATANSAYDIM KABUL ETMEZDİM”

Kurultay sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, mahkemenin kendisini kayyım olarak görevlendirmesi halinde bu görevi kabul etmeyeceğini daha önce açıkladığını hatırlattı. Ancak mahkemenin mutlak butlan kararı verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu nedenle görevi hukuki çerçevede devraldığını söyledi.

Program sırasında CHP’deki görev tanımına ilişkin tartışmalara da değinen Kılıçdaroğlu, “Mahkeme kararıyla göreve geldim. 38. Olağan Kurultay iptal edildi ve mahkemenin verdiği karar doğrultusunda görev yapıyorum” dedi.

İMAMOĞLU VE ÖZEL AÇIKLAMALARI

Ekrem İmamoğlu’nun kendisi için kullandığı “saray kayyımı” ifadesine de değinen Kılıçdaroğlu, “Ekrem Bey’in içinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Bu nedenle bu sözlere cevap vermeyi doğru bulmuyorum” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel ve Ali Mahir Başarır hakkında gündeme gelen dokunulmazlık tartışmalarına ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin suçlamalar karşısında yargı önünde hesap vermekten kaçınmaması gerektiğini savundu.

“ADAYLIK TARTIŞMASINI DOĞRU BULMUYORUM”

Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına ilişkin soruları da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı üzerinden yürüyen tartışmaları doğru bulmadığını belirterek, “Ben bu sistemi, bu tek adam rejimini kabul etmiyorum. Bizim hedefimiz anayasal düzeni yeniden inşa etmek ve parlamenter sisteme geçmektir” değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının, CHP’de devam eden kurultay ve yönetim tartışmalarının yanı sıra muhalefet cephesindeki siyasi dengelere ilişkin yeni tartışmaları da beraberinde getirmesi bekleniyor.

Kılıçdaroğlu, dokunulmazlık ve İBB davası konusundaki eleştirilere gazeteci Mustafa Balbay'a açıklama yaparak yanıt verdi.

-Davalar siyasi değil diyorsunuz...

"Yolsuzluk davası onlar."

-Kemal Bey, Allah aşkına Ekrem Bey için 2500 yıl hapis isteniyor. Aynı süreçte diploması iptal edilip tutuklanıyor. Buna siyasi değil derseniz biz nasıl itiraz etmeyiz?

"Tutuklu yargılamaya ben de karşıyım. Ailesini ziyaret ettiğimde söylediğim noktadayım."

-O zaman önceliği tutuksuz yargılamaya vermek gerekmez mi? Türkiye’de infaz peşin, adalet veresiye. Üstelik dünyada da yolsuzluk iddiaları üzerinden siyasete müdahale ediliyor. Brezilya’da Luna, İspanya’da Sanchez...

"Bizim öncelikle ahlaki üstünlüğü yeniden kazanmamız gerekli."

-Bu yargıyla mı?

"Mahkeme bir karar verir, en ağır biçimde eleştirirsiniz ama ona uymanız gerekir."

-Butlana karşı parti içi bütünlüğü koruyarak mücadele edebilirdiniz. Ben partimle mahkeme salonda değil, kurultayda hesaplaşırım diyebilirdiniz. Hâlâ diyebilirsiniz.

"Bu karar verilmiş, benden niçin korkuyorlar? Normalleşmeye karşı çıkarım kızarlar, arınalım derim kızarlar."

-O zaman olağanüstü kurultayı yapın.

"Az sonra olağan kurultay takvimi açıklanacak."

-Sizinle aynı pazaryerine gidiyoruz. Yüzüncüyıl pazarındaki herkes, başta gözlemeci teyze, “Kemal Bey ne yapıyor? Darmadağın etti partiyi” diyor...

"Düzeltiriz."

-Söylemleriniz iktidar hedeflerine uygun çizgide olacak izlenimi var.

"Kim demiş onu?"

-Osmanlı coğrafyası... Özgür Bey için Türkiye’yi dışarıya şikâyet ediyor eleştirisi getirmeniz.

"Osmanlı coğrafyası için söylediğim her şey İsmail Cem’in kitabındandır. Orada Balkanlar da yazar, Türk dünyası da yazar. Kurulmakta olan yeni dünyada yerimizi almalıyız..."

-Bunu böyle açsaydınız.

"İzin vermediler ki soru üstüne soru. (Sözcü TV’yi kast ederek) AB’yi elbette biz de istiyoruz. Özgür Bey’in, “Bizi yalnız bıraktınız” sözüne benim itirazım. Genel başkan o cümleyi kullanamaz."

-Selahattin Demirtaş yanıtınız da tartışılıyor.

"Ben geçmişte Demirtaş’ı ziyaret ettim. Söyledim de tutuklamayı doğru bulmuyorum. Her şeyi zamanındaki duruma göre yorumlamak gerekir. O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti."

-Adalet yürüyüşü yapmış bir Kemal Bey’in önceliği hukukun üstünlüğüne vermesi beklenir. Sizi hayrete düşüren eleştiriler bu kadar çok ise onların doğruluk payını da dikkate alamaz mısınız?

"Ben aynı yerdeyim. Eleştirinizi yapın ama söylemediklerim, benim ufkumda olmayan şeyler üzerinden yazılar olmamalı. Medyanın tutumuna karşı hayretler içindeyim."

Kaynak: Cumhuriyet