Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde düzenlenen anma töreninin ardından Zana’nın naaşı, yurttaşlar tarafından omuzlarda taşınarak cenaze aracına götürüldü. Zana’nın cenaze namazı Ulu Cami’de kılındı.
Cenaze namazının ardından Mehdi Zana’nın naaşı, Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verildi. Törene Zana ailesinin yanı sıra siyasetçiler, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, cezaevinden mücadele arkadaşları ve çok sayıda yurttaş katıldı.
BUCAK: “SADECE BİR MAKAM DEĞİL, KENTİN ONURUYDU”
Evrensel’den Elif Ekin Saltık’ın haberine göre, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, törende yaptığı konuşmada Mehdi Zana’nın 1977 yılında bağımsız aday olarak belediye başkanı seçildiğini hatırlattı. Zana’nın belediye başkanlığının yalnızca bir idari görev olmadığını belirten Bucak, şu ifadeleri kullandı:
“Zana sadece bir belediye başkanlığı görevini üstlenmedi; bir kentin sözünü, kimliğini, talebini ve onurunu yerel yönetimin merkezine taşıdı. O karanlık dönemde bu halkın iradesine sahip çıkmak çok ağır bedelleri olan bir görevdi.”
12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Zana’nın görevden alınarak tutuklandığını ve Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nde yıllarca işkence gördüğünü belirten Bucak, Zana’nın yaşamının Türkiye’nin demokrasi tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Bucak, seçilmişlerin iradesinin yok sayılması ve Kürt halkının dil ve kimliğinin inkâr edilmesiyle ilgili sorunların bugün de sürdüğünü savunarak şöyle konuştu:
“Mehdi Zana’nın yaşamı, Türkiye'nin demokrasi tarihindeki büyük yaraların ve Kürt halkının mücadelesinin bir aynasıdır. Seçilmişlerin iradesinin yok sayıldığı, Kürt halkının dilinin ve kimliğinin inkâr edildiği yılların içinden geçti.”
Zana’nın görevden alınmasının ardından yaşananların günümüzde de farklı biçimlerde devam ettiğini söyleyen Bucak, “Bugün de dili, kültürü ve varlığı inkâr edildiği için halkını savunan ve görevden alınan belediye başkanları var” dedi.
Bucak konuşmasını, “O direnç ve umut hiç yitirilmedi. Silvan halkının, Kürt halkının ve ailesinin başı sağ olsun. Diyarbakır seni unutmayacak Mehdi ağabey” sözleriyle tamamladı.
KANAT: “İŞKENCELER DİYARBAKIR HALKININ İRADESİNİ KIRMAYA YÖNELİKTİ”
Mehdi Zana’nın Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nden mücadele arkadaşı Abdullah Kanat da törende konuştu. Zana’nın cezaevinde gördüğü işkencelere değinen Kanat, kendisini ilk gördüğünde ağır işkenceler nedeniyle yürümekte zorlandığını anlattı.
Zana’nın hem halkın oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanı hem de cezaevindeki direnişin öncü isimlerinden biri olması nedeniyle hedef alındığını belirten Kanat, şöyle konuştu:
“Kendisini cezaevinde ilk gördüğümde ağır işkencelerden dolayı ayakları topallıyordu. Ona yönelik bu kadar şiddetli bir yönelimin iki nedeni vardı: Hem halkın oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanı olması hem de direniş içindeki öncü rolü.”
Kanat, Zana’ya yönelik işkencelerin yalnızca bir kişiye yönelik olmadığını, Diyarbakır halkının iradesini kırmayı amaçlayan bir politika olduğunu savundu. Cezaevindeki direnişin sonraki dönemlerdeki demokrasi ve özgürlük mücadelesi açısından önem taşıdığını ifade etti.
BAYINDIR: “MİRASINI SAHİPLENECEĞİZ”
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise Mehdi Zana’nın yalnızca Kürt halkı açısından değil, ezilen halklar bakımından da önemli bir figür olduğunu söyledi.
Zana’nın sosyalist ve demokrat kimliğine vurgu yapan Bayındır, “Mamoste Mehdi Zana, Kürt halkının birliği ve özgürlüğü için nasıl çalıştıysa, mazlum halklar için de çalıştı. Sosyalist ve demokrat bir insandı. Onun karakteri Diyarbakır'a rengini verdi” dedi.
Bayındır, Zana’nın öğrencileri ve mücadele arkadaşları olarak onun mirasını sahiplenmeye devam edeceklerini belirterek, “İsmini kentimizde yaşatacağız” ifadelerini kullandı.