Güncel

35-50 yaş arası kadınlarda akciğer kanseri alarmı: Meme kanserinden sonra ikinci sıraya yükseldi

Dünya genelinde kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser haline gelen akciğer kanseri, özellikle 35-50 yaş arasındaki kadınlarda dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Uzmanlar, vakalardaki artışın en önemli nedeninin sigara kullanımı olduğuna dikkat çekerek, risk grubundaki kadınlara düzenli tarama çağrısı yaptı.

Dünya genelinde her yıl 2 milyon 600 binden fazla kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, hastalık kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olmayı sürdürüyor. Uzun yıllar erkeklerde daha sık görülen akciğer kanseri, son yıllarda kadınlar açısından da giderek daha büyük bir sağlık sorunu haline geldi.

Akciğer kanseri artık dünya genelinde kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser konumunda bulunuyor.

Türkiye'de de kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Sağlık Bakanlığı'nın ulusal kanser kayıtlarına göre, kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığı 2014 yılında yüz binde 8,7 iken 2018 yılında 10,9'a yükseldi. Bu durum, dört yıllık dönemde yaklaşık yüzde 25'lik artışa işaret ediyor.

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, akciğer kanserinin çoğu zaman ileri evreye kadar belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek, özellikle yüksek risk grubundaki kadınlar için düzenli taramanın hayati önem taşıdığını belirtti.

Prof. Dr. Kaba, “50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara öyküsü bulunan kadınların düşük doz bilgisayarlı tomografiyle akciğer kanseri taraması yaptırmaları önerilmektedir” dedi.

KADIN VE ERKEKLER ARASINDAKİ FARK KAPANIYOR

Akciğer kanseri halen dünya genelinde erkeklerde daha sık görülse de kadınlarla erkekler arasındaki fark birçok ülkede giderek azalıyor.

American Cancer Society'nin 2026 yılı verilerine göre ABD'de yaklaşık 229 bin 410 yeni akciğer kanseri vakası bekleniyor. Bu vakaların yaklaşık 110 bin 910'unun erkeklerde, 118 bin 500'ünün ise kadınlarda görüleceği tahmin ediliyor.

Prof. Dr. Erkan Kaba, bu verilerin kadınlarda akciğer kanserinin dünyanın her yerinde arttığı anlamına gelmediğini belirterek, ABD'de hastalığın görülme sıklığının hem erkeklerde hem kadınlarda düşüş eğiliminde olduğunu aktardı. Ancak 2013-2022 döneminde erkeklerde yıllık düşüş yaklaşık yüzde 3 olurken, kadınlarda bu oranın yüzde 1,3 seviyesinde kaldığına dikkat çekti.

Kadınlarda düşüşün erkeklere göre daha yavaş gerçekleşmesinde, kadınların sigaraya erkeklerden daha geç başlaması ve sigarayı bırakma eğiliminin de daha geç ortaya çıkmasının etkili olduğu belirtiliyor.

35-50 YAŞ ARASI KADINLARDA DİKKAT ÇEKEN TABLO

Akciğer kanseriyle ilgili en çarpıcı bulgulardan biri genç yaş gruplarında ortaya çıktı. ABD'de yapılan geniş kapsamlı bir araştırmada, 35-54 yaş arasındaki kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığının aynı yaş grubundaki erkekleri geçtiği gösterildi.

Uzmanlar, genç kadınlarda akciğer kanserinin erkeklerden daha sık görülmesinin nedenlerinin henüz tam olarak açıklanamadığını belirtiyor. Sigara kullanımının yanı sıra çevresel maruziyetler, biyolojik farklılıklar ve genetik faktörlerin de araştırılması gerektiği ifade ediliyor.

VAKALARIN EN ÖNEMLİ NEDENİ SİGARA

Kadınlarda akciğer kanseri vakalarındaki artışın başlıca nedenini sigara kullanımı oluşturuyor. Tütün ürünleri, akciğer kanseri açısından en önemli önlenebilir risk faktörü olmaya devam ediyor.

American Cancer Society'nin 2026 verilerine göre kadınlarda görülen akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 84'ü sigara kullanımıyla ilişkili.

Prof. Dr. Erkan Kaba, akciğer kanserinden korunmada en etkili yöntemin sigaraya hiç başlamamak ve sigara kullananların bırakması olduğunu vurguladı.

SİGARA İÇMEYEN KADINLAR DA RİSK ALTINDA

Akciğer kanseri riskinin yalnızca sigara kullananlarla sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Kaba, pasif sigara dumanı, hava kirliliği, radon, asbest ve diğer mesleki kanserojenlerin de hastalığın gelişimine katkıda bulunabileceğini söyledi.

Biyolojik ve genetik farklılıkların da özellikle kadınlarda akciğer kanseri riskini etkileyebileceğinin düşünüldüğünü belirten Kaba, “Hiç sigara kullanmamış kadınlarda da akciğer kanseri görülebilir. Bu nedenle ‘Sigara kullanmıyorum, dolayısıyla akciğer kanseri olmam’ düşüncesi doğru değildir” uyarısında bulundu.

Ev ve çalışma ortamında pasif sigara dumanına maruz kalmanın da önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çekildi.

AKCİĞER KANSERİ HANGİ BELİRTİLERLE ORTAYA ÇIKIYOR?

Akciğer kanseri çoğu zaman ileri evreye kadar belirti vermeden ilerleyebiliyor. Hastalıkta görülebilecek belirtiler arasında uzun süren veya niteliği değişen öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik bulunuyor.

Prof. Dr. Erkan Kaba, kadınlarda ve erkeklerde belirtilerin büyük ölçüde benzer olduğunu belirterek, “Asıl önemli nokta, erken evre akciğer kanserinin çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlemesidir. Bu nedenle belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek, erken tanı açısından doğru değildir” dedi.

“HİÇBİR ŞİKAYETİM YOK” DEMEYİN

Erken tanının, akciğer kanseri tedavisinin başarısını ve hastanın yaşam şansını önemli ölçüde değiştirebildiğini belirten Prof. Dr. Kaba, özellikle yaş ve sigara kullanımına bağlı risk faktörleri bulunan kadınların taramadan uzak durmaması gerektiğini söyledi.

“Ben kadınım, akciğer kanseri erkeklerde olur” veya “Hiçbir şikayetim yok” düşüncesinin taramayı ertelememesi gerektiğini vurgulayan Kaba, yüksek risk grubundaki kadınlar için düşük doz bilgisayarlı tomografiyle yapılan taramanın kritik önem taşıdığını ifade etti.

50 yaşın üzerinde bulunan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara içme öyküsü olan kadınların yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranmasının, akciğer kanserinin erken evrede tespit edilmesinde önemli rol oynadığı belirtildi.

ERKEN EVREDE TAM ŞİFA MÜMKÜN

Akciğer kanserinde tedavi, hastalığın türüne, evresine, moleküler özelliklerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanıyor. Erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinde temel tedavi yöntemlerinden biri cerrahi olarak öne çıkıyor.

Prof. Dr. Erkan Kaba, uygun hastalarda ameliyatların robotik cerrahi gibi minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirilebildiğini belirterek, cerrahinin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin de uygulandığını kaydetti.

Kaba, “Günümüzde erken evrede tespit edilen akciğer kanserinde tam şifa mümkün olabilmektedir. Son yıllarda özellikle immünoterapi ve moleküler hedefli tedavilerdeki gelişmeler sayesinde ileri evre hastalarda dahi umut vadeden sonuçlar elde edilmektedir” diye konuştu.

{ "vars": { "account": "G-Z64XNY337Y" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }