2017’den bu yana Gezi davası nedeniyle cezaevinde bulunan iş insanı ve sivil toplum aktivisti Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin hakkında verdiği ikinci kararın ardından açıklama yaptı.
T24’ün aktardığına göre Kavala, AİHM’in son kararının mahkûmiyet sürecinin incelenmesini kapsadığını belirterek, önceki iki AİHM kararında olduğu gibi bu kararda da suç işlendiğini gösteren ikna edici ve somut deliller olmadan bir kişinin özgürce yaşama hakkının kısıtlanamayacağının vurgulandığını ifade etti.
Kavala, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“AİHM’in benimle ilgili aldığı Büyük Daire kararı, mahkûmiyet sürecinin incelenmesini kapsıyor. Bu kararda da, bundan önceki iki AİHM kararında olduğu gibi, suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan özgürce yaşama hakkının kısıtlanamayacağı vurgulandı. İlk Gezi davası kapsamında 2020 yılında verilen beraat kararında da suç işlediğime dair delil olmadığı gerçeği ortaya konulmuştu.
AİHM son kararıyla mahkemelerin olaylarla ilgili genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında niyet okuma içeren akıl yürütmelerle mahkûmiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtmiş oldu.
Yasalarca suç sayılan bir eylemde bulunmayan insanların özgürce yaşama haklarının kısıtlanamayacağı temel insan hakları ilkesidir. Bu hakkın korunması, kamuda bu ilkeye mutlak biçimde riayet edilmesinin sağlanması da hukuk devletinin yurttaşlara karşı yükümlülüğüdür.
AİHM kararlarına uyulması asıl olarak bu yükümlülüğün yerine getirilmesi ile ilgilidir, bunun için gereklidir.”




