İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi tarafından hazırlanan rapora göre, Gaziantep’te son 13 yılda en az 555 işçi çalışırken hayatını kaybetti. Raporda, işçi ölümlerinin büyük bölümünün önlenebilir olduğuna dikkat çekilerek bu ölümler “iş kazası” değil “iş cinayeti” olarak tanımlandı.
Raporda, Gaziantep’in Türkiye’de tekstil üretiminin merkezlerinden biri olduğu ve üretim ile ihracat temposunun korunması adına işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yetersiz kaldığı vurgulandı. Kentte özellikle tekstil sektöründe yoğunlaşan ölümlerin, Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu belirtildi.
Verilere göre en fazla işçi ölümü; inşaat, tarım, taşımacılık ve tekstil işkollarında meydana geldi. Özellikle tekstil sektörünün ilk sıralarda yer alması Gaziantep’i diğer illerden ayıran önemli bir unsur olarak öne çıktı.
Raporda göçmen işçilerin durumu da dikkat çekti. Son 13 yılda hayatını kaybeden işçilerin 66’sının göçmen olduğu, bunların büyük kısmını Suriyeli işçilerin oluşturduğu ifade edildi. Göçmen işçi ölümlerinin oranının Türkiye ortalamasının iki katından fazla olduğu kaydedildi.
İş cinayetlerinin nedenlerine bakıldığında ise trafik ve servis kazaları, ezilme-göçük ve yüksekten düşmeler ilk sıralarda yer aldı. Bunun yanı sıra Covid-19, patlama ve işyeri şiddeti kaynaklı ölümlerin de ortalamanın üzerinde olduğu belirtildi.
Raporda çocuk işçi ölümlerine de dikkat çekildi. Gaziantep’te çocuk işçi ölümlerinin Türkiye ortalamasının neredeyse iki katı olduğu, özellikle 14 yaş altı ölümlerde bu oranın daha da arttığı ifade edildi.
Ayrıca kentte işçi sınıfının hak arama mücadelesinin baskı altına alınmak istendiği belirtilirken, sendikal faaliyetlerin ve işçi eylemlerinin engellenmeye çalışıldığı vurgulandı.
İSİG Meclisi, Gaziantep’teki tabloyu değerlendirirken, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılması, denetimlerin sıkılaştırılması ve işçi haklarının korunması gerektiğinin altını çizdi. Raporda, hayatını kaybeden yüzlerce işçi anılarak, sorumluların hesap vermesi çağrısı yapıldı.


