Avrupa Birliği (AB), İran Devrim Muhafızları Ordusunu terör listesine aldığını duyurdu. Karar, AB dış politika çevrelerinde önemli bir dönüm noktası olarak yorumlanırken, Brüksel’den yapılan açıklamalar sert mesajlar içerdi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, baskının cezasız kalamayacağını vurguladı. Kallas, AB dışişleri bakanlarının İran Devrim Muhafızları Ordusunu terör örgütü olarak tanımladığını belirterek, bunun kararlı bir adım olduğunu ifade etti. Kallas, “Kendi halkından binlerce kişiyi öldüren her rejim, kendi sonunu hazırlamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Brüksel’de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde de konuya değinen Kallas, İran Devrim Muhafızları Ordusunun terör listesine alınmasının, bu yapıyı El Kaide, Hamas ve IŞİD ile aynı kategoriye yerleştireceğini söyledi. Kallas, “Terörist gibi davranırsanız, terörist gibi muamele görmelisiniz” ifadelerini kullandı.

New York Times: ABD bölgeye yığınak yaptı, Irak'ı uyardı
New York Times: ABD bölgeye yığınak yaptı, Irak'ı uyardı
İçeriği Görüntüle

Karara AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de destek verdi. Von der Leyen, İran’a yönelik yeni yaptırımlar konusunda varılan siyasi mutabakatı memnuniyetle karşıladığını belirterek, İran Devrim Muhafızları Ordusunun terör örgütü olarak tanımlanmasının çok daha önce yapılması gerektiğini savundu. Von der Leyen, kendi halkının protestolarını şiddetle bastıran bir rejim için “terörist” nitelemesinin yerinde olduğunu ifade ederek, Avrupa’nın özgürlük mücadelesi veren İran halkının yanında olduğunu vurguladı.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar da AB’nin kararını “tarihi ve önemli” olarak nitelendirdi. Sa’ar, kararın İran rejimine ağır bir siyasi ve ekonomik darbe vuracağını savunarak, Avrupa’da İran Devrim Muhafızları’nın faaliyetlerinin engelleneceğini ve bu yapı üzerinde ciddi bir baskı oluşacağını söyledi. İsrail’in uzun süredir bu yönde diplomatik girişimlerde bulunduğunu belirten Sa’ar, özellikle son dönemde bu çabaların yoğunlaştığını dile getirdi.

İran Devrim Muhafızları’nı bölgesel istikrarsızlığın başlıca aktörlerinden biri olarak tanımlayan Sa’ar, alınan kararın örgütün Avrupa’daki faaliyetlerini suç kapsamına alacağını ifade etti. Sa’ar ayrıca, İran Devrim Muhafızları’nın İran ekonomisinin önemli bir bölümünü kontrol ettiğini savunarak, kararın bu yapıya ciddi bir ekonomik darbe vuracağını ileri sürdü. Kararın, İran’da özgürlük mücadelesi verenlere güçlü bir mesaj olduğunu da sözlerine ekledi.

Sa’ar, açıklamasının sonunda söz konusu kararın İran’daki yönetimin meşruiyetine yönelik önemli bir darbe olduğunu iddia etti.