Suriye, Mekke İttifakı’na mı katılacak? Ahmed Şara’nın Riyad ziyareti sonrası dikkat çeken gelişme
Suriye, Mekke İttifakı’na mı katılacak? Ahmed Şara’nın Riyad ziyareti sonrası dikkat çeken gelişme
İçeriği Görüntüle

Avrupa Birliği, Libya Temsilciler Meclisi’nin 20 Ekim 2026’da Türkiye ile Libya arasında imzalanan Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı onaylamasına itiraz etti.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, üye ülkeler adına yaptığı yazılı açıklamada, mutabakatın üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve uluslararası deniz hukukuyla bağdaşmadığını ileri sürdü.

AB’nin tutumunun değişmediğini belirten Kallas, Doğu Akdeniz’de istikrar ve güvenliğin korunmasının Birlik açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Kallas, tüm ülkeleri AB hukuku ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) dahil olmak üzere uluslararası hukuk çerçevesinde üye ülkelerin egemenlik haklarına saygı göstermeye çağırdı.

AB açıklamasında, Aralık 2019 tarihli Avrupa Konseyi sonuçları ile Haziran 2025’te yeniden teyit edilen tutuma da atıfta bulunuldu. Açıklamada, Türkiye-Libya mutabakatının üçüncü devletler açısından hukuki sonuç doğuramayacağı savunuldu.

LİBYA TEMSİLCİLER MECLİSİ 2020’DEKİ RET KARARLARINI KALDIRDI

Libya’nın doğusundaki Tobruk ve Bingazi merkezli Temsilciler Meclisi, 20 Ekim’deki oylamada Türkiye ile dönemin Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında 27 Kasım 2019’da İstanbul’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle onayladı.

Meclis, 2020 yılında mutabakatın onaylanmasını reddeden ve Türkiye ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören kararlarını da kaldırdı.

Temsilciler Meclisi Sözcüsü Abdullah Bliheg, oylamanın ardından anlaşmanın oy birliğiyle kabul edildiğini ve önceki ret kararlarının iptal edildiğini açıkladı. Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) ile Devlet Yüksek Konseyi de kararı olumlu karşıladı.

Temsilciler Meclisi, Ocak 2020’de Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatının yanı sıra güvenlik ve askerî iş birliği anlaşmasının onaylanmasını da reddetmişti. O dönemde Türkiye, Trablus merkezli UMH’yi desteklerken Temsilciler Meclisi, ülkenin doğusunda etkili olan Halife Hafter liderliğindeki askerî güçlerle aynı siyasi cephede yer alıyordu.

Türkiye, 2019’da Trablus’u ele geçirmek amacıyla saldırı başlatan Hafter güçlerine karşı UMH’ye askerî danışmanlar, silahlı insansız hava araçları ve diğer askerî teçhizatla destek vermişti.

LİBYA’DA SİYASİ BÖLÜNME DEVAM EDİYOR

Birleşmiş Milletler öncülüğündeki siyasi diyalog sürecinin ardından Abdülhamid Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti, 10 Mart 2021’de Temsilciler Meclisi’nden güvenoyu aldı. Hükümet, 16 Mart 2021’de Ulusal Mutabakat Hükümeti’nden görevi devraldı.

Temsilciler Meclisi’nin Türkiye-Libya mutabakatına ilişkin tutumunu değiştirmesine karşın ülkedeki siyasi ve kurumsal bölünme sürüyor. Trablus ve Bingazi merkezli yönetimler, Aralık 2021’den bu yana ertelenen genel seçimlerin düzenlenmesi ve ülkenin tek bir yönetim altında birleştirilmesi konusunda henüz uzlaşamadı.

Türkiye-Libya mutabakatı ise Doğu Akdeniz’de deniz sınırları ve enerji kaynakları üzerindeki anlaşmazlıkların önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

YUNANİSTAN VE KIBRIS CUMHURİYETİ’NDEN MUTABAKATA İTİRAZ

Yunanistan, Türkiye-Libya mutabakatının başta Girit olmak üzere Yunan adalarının deniz yetki alanlarını dikkate almadığını savunuyor. Atina yönetimine göre, Türkiye ile Libya arasında belirlenen deniz sınırı Yunanistan’ın egemenlik haklarını ihlal ediyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisi’nin 20 Ekim’deki kararının ardından mutabakatı tanımadığını yineledi. Bakanlık, Türkiye ile Libya’nın deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına esas oluşturacak karşılıklı veya bitişik kıyılara sahip olmadığını ileri sürerek Yunanistan’ın haklarını koruyacağını bildirdi.

Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da mutabakata karşı çıktı. Bakanlık, anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ve adaların deniz yetki alanlarına ilişkin haklarını ihlal ettiğini savundu.

MISIR’DAN DA TÜRKİYE-LİBYA ANLAŞMASINA TEPKİ

Mısır Dışişleri Bakanlığı, 21 Ekim’de yaptığı açıklamada Türkiye-Libya mutabakatının uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu ileri sürdü.

Kahire yönetimi, anlaşmanın Mısır’ın münhasır ekonomik bölgesi ve kıta sahanlığındaki egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunarak Libya Temsilciler Meclisi’nin onay kararının Mısır açısından hukuki sonuç doğurmayacağını bildirdi.

Böylece Türkiye-Libya mutabakatına yönelik itirazlar, Libya Meclisi’nin onay kararının ardından Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti, Mısır ve Avrupa Birliği tarafından yeniden gündeme getirildi.

AB’DEN YUNANİSTAN VE KIBRIS CUMHURİYETİ’NE DESTEK

AB, Libya Temsilciler Meclisi’nin kararına yönelik itirazını Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi başkanlarının açıklamalarıyla da sürdürdü.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, 21 Ekim’de yayımladıkları ortak açıklamada, Temsilciler Meclisi’nin kararından derin üzüntü duyduklarını belirtti.

İki isim, mutabakatın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu savunarak anlaşmayı hükümsüz kabul eden AB tutumunu yineledi. Von der Leyen ve Costa, Yunanistan ile Kıbrıs Cumhuriyeti’ne desteklerini de ifade etti.

Avrupa Komisyonu, aynı gün düzenlenen basın toplantısında kararın olası sonuçlarının üye ülkelerle birlikte değerlendirildiğini açıkladı. Komisyon, diplomatik diyaloğa ve bölgesel gerilimin azaltılmasına öncelik verildiğini bildirdi.

DOĞU AKDENİZ’DE BAŞKA DENİZ YETKİ ALANI ANLAŞMALARI DA BULUNUYOR

Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıklar yalnızca Türkiye-Libya mutabakatıyla sınırlı değil.

Kıbrıs Cumhuriyeti ile Mısır, 17 Şubat 2003’te münhasır ekonomik bölgelerini sınırlandıran bir anlaşma imzaladı. Yunanistan ile Mısır da 6 Ağustos 2020’de deniz yetki alanlarının bir bölümünü sınırlandırmak üzere anlaşmaya vardı.

Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin deniz yetki alanlarına ilişkin girişimlerinin Kıbrıslı Türklerin haklarını göz ardı ettiğini savunuyor. Ankara yönetimi, Yunanistan ile Mısır arasında 2020’de imzalanan anlaşmaya da Türkiye’nin kıta sahanlığı haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle karşı çıkıyor.

Türkiye-Libya mutabakatına ilişkin karşılıklı itirazlar, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları, egemenlik hakları ve enerji kaynakları konusundaki anlaşmazlıkların bölgesel diplomasi üzerindeki etkisini sürdürüyor.