Adana ve Osmaniye çevresinde art arda meydana gelen depremler, bölgede yaşayan vatandaşlarda endişeye neden oldu. Adana’da 4,8 ve 4,9 büyüklüğündeki depremlerin ardından Osmaniye’de 5,2 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.
Halk TV’de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, art arda yaşanan sarsıntıların aynı bölgede meydana geldiğine dikkat çekerek hareketliliğin “deprem fırtınası” görünümü kazandığını söyledi.
“DEPREM FIRTINASI DURUMUNA GELDİ”
Ercan, ilk olarak 4,8 büyüklüğündeki depremi artçı olarak değerlendirdiklerini, ancak ardından 4,9 ve 5,2 büyüklüğündeki depremlerin meydana gelmesiyle tablonun değiştiğini ifade etti.
Ercan, bölgede meydana gelen depremlerin daha büyük bir depremin habercisi olup olmadığının bugün için bilimsel olarak kesin biçimde söylenemeyeceğini belirtti.
“Bunun arkasından büyük bir deprem gelirse deprem bilimcileri için şaşırtıcı bir durum olmaz” değerlendirmesinde bulunan Ercan, bölgede bilimsel çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğine dikkat çekti.
“BÖLGENİN DİNLENMESİ GEREKİYOR”
Ercan, bölgede yaşanan hareketlilik nedeniyle bilimsel gözlemlerin artırılması gerektiğini belirterek, olası gelişmelerin değerlendirilmesi için farklı parametrelerin ölçülmesinin önemine işaret etti.
Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgedeki gerilimin bir bölümünün Adana yönüne kaydığını savunan Ercan, Adana ve çevresinin kendileri açısından potansiyel bir deprem bölgesi olduğunu söyledi.
Ercan, “Büyük deprem olur mu?” kaygısının bölgede bulunduğunu belirterek, mevcut hareketliliğin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini vurguladı.
YIKICI ETKİ İÇİN 6,3-6,4 EŞİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Prof. Dr. Ercan, Adana ve Osmaniye çevresindeki depremlerin yıkıcı etkisi konusunda ise bölgenin eşik değerine dikkat çekti.
Ercan’a göre bölgede 6,3-6,4 büyüklüğüne ulaşmayan depremlerin genel olarak yıkıcı bir etki oluşturması beklenmiyor. Ancak kötü durumdaki yapılarda daha düşük büyüklükteki depremlerin de duvar çatlakları, baca yıkılması veya benzeri hasarlara yol açabileceğini belirtti.
Bu nedenle yalnızca deprem büyüklüğüne bakılarak risk değerlendirmesi yapılmaması gerektiği de vurgulanıyor.
“DAHA BÜYÜK DEPREM OLURSA ŞAŞIRTICI OLMAZ”
Ercan, bölgede daha büyük bir deprem yaşanmasının kendileri açısından şaşırtıcı olmayacağını söyledi.
Kahramanmaraş depremlerinin ardından gerilimin bir bölümünün Adana yönüne kaydığını belirten Ercan, mevcut depremlerin daha büyük bir depremin öncüsü olup olmadığının şu aşamada bilinmediğini ifade etti.
Ercan, “Keşke bilsek de söylesek” diyerek depremlerin önceden kesin biçimde tahmin edilmesinin mümkün olmadığının altını çizdi.
“HİÇBİR ŞEY OLMAZ DEMEK SAVSAKLAMAK OLUR”
Bölgede depremlerin devam edip etmeyeceği konusunda kesin bir öngörüde bulunmanın mümkün olmadığını belirten Ercan, vatandaşların tamamen rahatlatılmasının da doğru olmayacağını söyledi.
Ercan, bölgedeki hareketliliğin bir deprem fırtınası şeklinde sona erebileceğini ancak daha büyük bir depremle sonuçlanması ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Bu nedenle “hiçbir şey olmaz, merak etmeyin” şeklinde kesin bir yaklaşımın bilimsel açıdan doğru olmayacağını belirten Ercan, AFAD'ın bölgede ayrıntılı bir jeofizik çalışma yapmasının önemine dikkat çekti.
Ercan ayrıca, bölgede gerilim dağılımının ve olası kırılma alanlarının daha iyi anlaşılabilmesi için ayrıntılı ölçüm ve izleme çalışmalarının yapılması gerektiğini söyledi.
DEPREM UZMANINDAN KRİTİK MESAJ
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’ın açıklamaları, Adana ve Osmaniye çevresinde peş peşe meydana gelen depremlerin ardından bölgedeki sismik hareketliliğin yakından takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor. Ancak mevcut depremlerin ardından daha büyük bir depremin kesin olarak meydana geleceği yönünde bilimsel bir öngörü bulunmuyor.
Uzmanların temel uyarısı ise depremi önceden kesin biçimde tahmin etmeye çalışmak yerine, bölgedeki sismik hareketliliğin bilimsel yöntemlerle izlenmesi ve yapıların depreme dayanıklılığının artırılması yönünde.



