Altın fiyatlarına ilişkin piyasalarda dikkat çeken bir tahmin gündeme geldi.
Crescat Capital'in kurucusu ve CEO'su Kevin Smith, altının ons fiyatının önümüzdeki dört yıl içerisinde 20 bin dolar seviyesine ulaşabileceğini öne sürdü.
1992 yılından bu yana yatırım yönetimi alanında faaliyet gösteren Smith, bu öngörüsünü altın fiyatını küresel para arzı, altın arzındaki büyüme ve ABD hisse senetleriyle ilişkilendiren iki farklı ekonomik modele dayandırıyor.
Crescat Capital tarafından 22 Temmuz 2026'da yayımlanan araştırmada, altının 20 bin dolara ulaşabileceği iki farklı senaryo ele alındı.
İLK SENARYO: KÜRESEL PARA ARZI BÜYÜMEYE DEVAM EDERSE
Crescat Capital'in ilk modeli, küresel para arzı ile dünyadaki mevcut altın miktarı arasındaki ilişkiye odaklanıyor.
Modelin temel varsayımına göre hükümetler ve merkez bankaları para arzını genişletebilirken, fiziki altın arzı aynı hızda artırılamıyor.
Crescat'in verilerine göre küresel para arzı son 22 yılda yıllık ortalama yaklaşık yüzde 7 oranında büyüdü.
Bu eğilimin devam etmesi ve altın üretiminin sınırlı kalması durumunda, altının küresel likit servet içerisindeki payının yeniden fiyatlanabileceği öngörülüyor.
Şirketin modeline göre bu süreç, yaklaşık dört yıl içerisinde altının ons fiyatının 20 bin dolar seviyesine yükselmesine yol açabilir.
Ancak bu senaryo, dünyanın yeniden altın standardına geçeceği anlamına gelmiyor. Model yalnızca para arzı ile sınırlı altın arzı arasındaki değerleme ilişkisine dayanıyor.
İKİNCİ SENARYO: ABD BORSASINDA BÜYÜK ÇÖKÜŞ
Crescat Capital'in ikinci modeli ise altın ile ABD borsasının önemli göstergelerinden S&P 500 arasındaki tarihsel ilişkiye dayanıyor.
Bu senaryoda ABD borsasının yaklaşık yüzde 50 değer kaybettiği, buna karşılık altının hisse senetlerine kıyasla çok daha güçlü bir performans gösterdiği varsayılıyor.
Crescat'in modelinde altının S&P 500'e oranının 5,25 seviyesine ulaşması halinde ons altın fiyatının yaklaşık 20 bin dolara çıkabileceği öne sürülüyor.
Şirket bu ihtimali, altının finansal kriz dönemlerinde hisse senetlerine kıyasla önemli ölçüde değer kazandığı 1929 Büyük Buhranı ve 1973 petrol krizi gibi tarihsel dönemlerle karşılaştırıyor.
Ancak bu senaryonun gerçekleşmesi hem ABD borsasında büyük bir düşüş hem de altın fiyatında olağanüstü bir yükseliş yaşanmasını gerektiriyor.
KEVİN SMİTH NEDEN ALTININ YÜKSELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR?
Smith'in altın konusunda iyimser olmasının arkasında üç temel gelişme bulunuyor.
ABD'NİN BORÇ YÜKÜ VE BÜTÇE AÇIKLARI
ABD hükümetinin artan borç yükü ve yüksek bütçe açıkları, para politikası açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Smith'e göre faizlerin yüksek tutulması borçlanma maliyetlerini artırırken, faiz indirimleri ise enflasyonist baskıların yeniden güçlenmesine yol açabilir.
Böyle bir ortamda yatırımcıların değer saklama aracı olarak altına yönelmesi, fiyatları destekleyebilir.
MERKEZ BANKALARININ ALTIN ALIMLARI
Merkez bankalarının son yıllarda altın rezervlerini artırması da Smith'in dikkat çektiği gelişmeler arasında.
Crescat Capital'in verilerine göre merkez bankalarının yıllık altın alımları son dört yılda ortalama 1.000 ton seviyesine ulaştı.
Bu rakamın önceki 10 yıllık ortalamanın yaklaşık iki katı olduğu belirtiliyor.
Merkez bankalarının altın talebini sürdürmesi, fiyat üzerinde uzun vadeli destek oluşturabilecek faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
DOLARDAN UZAKLAŞMA EĞİLİMİ
Bir diğer önemli faktör ise ülkelerin rezervlerini çeşitlendirme eğilimi.
ABD dolarının küresel rezerv para birimi konumuna ilişkin tartışmaların artması, bazı ülkeleri rezervlerinde altının payını artırmaya yöneltiyor.
Altın, merkez bankalarının dolar ağırlığını azaltmak için kullanabileceği önemli alternatiflerden biri olarak öne çıkıyor.
Smith'e göre bu üç gelişmenin aynı anda devam etmesi, altının finansal sistem içerisindeki değerini önemli ölçüde artırabilir.
ALTININ 20 BİN DOLARA ULAŞMASI İÇİN YÜZDE 376'LIK YÜKSELİŞ GEREKİYOR
Altının yaklaşık 4.200 dolar seviyesinde olduğu varsayımıyla 20 bin dolarlık hedefe ulaşabilmesi için fiyatın yaklaşık yüzde 376 oranında yükselmesi gerekiyor.
Bu yükselişin dört yıl içerisinde gerçekleşmesi, yıllık ortalama yaklaşık yüzde 46'lık bir getiri anlamına geliyor.
Dolayısıyla 20 bin dolar hedefi, altının geçmiş performansı açısından son derece agresif bir senaryoya işaret ediyor.
Böylesine büyük bir yükselişin gerçekleşmesi için para arzının güçlü biçimde artması, merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi, yatırımcıların altına yönelmesi ve geleneksel finansal varlıklara olan güvenin ciddi biçimde zayıflaması gibi gelişmelerin aynı dönemde yaşanması gerekebilir.
ALTIN 20 BİN DOLARA HANGİ KOŞULLARDA ÇIKABİLİR?
Crescat'in ortaya koyduğu senaryolara göre altın fiyatında çok büyük bir yükselişin önünü açabilecek başlıca gelişmeler şöyle sıralanıyor:
Aşırı para arzı genişlemesi: Küresel likiditenin hızlı biçimde artması ve merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi.
Büyük bir finansal kriz: Hisse senetlerinde sert düşüşlerin yaşanması ve yatırımcıların güvenli liman arayışıyla altına yönelmesi.
Likidite ve jeopolitik kriz: Yüksek enflasyon, artan borç yükü, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının güçlü altın talebinin aynı dönemde ortaya çıkması.
Buna karşılık reel faizlerin yükselmesi, doların güçlenmesi, enflasyonun kontrol altına alınması ve güvenli liman talebinin azalması, altının 20 bin dolar hedefinden uzak kalmasına neden olabilir.
ALTIN 20 BİN DOLARA NE ZAMAN ULAŞABİLİR?
Crescat Capital'in ilk modeli, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde 2030 civarını işaret ediyor.
İkinci modelde ise daha geniş bir zaman aralığı bulunuyor. Büyük bir borsa çöküşünün yaşanması ve altının bu krize vereceği tepkiye bağlı olarak hedefin dört ila yedi yıl içerisinde gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Ancak 20 bin dolar hedefinin kesinleşmiş bir fiyat öngörüsü olmadığı özellikle vurgulanmalı.
Altın fiyatları; merkez bankalarının para politikaları, küresel enflasyon, faiz oranları, doların seyri, jeopolitik gelişmeler ve yatırımcı talebi gibi çok sayıda değişkenden etkileniyor.
Dolayısıyla Crescat Capital'in 20 bin dolarlık hedefi, mevcut ekonomik koşulların belirli bir yönde ilerlemesi halinde ortaya çıkabilecek yüksek fiyatlı bir senaryo olarak değerlendiriliyor.




