Mutlak butlan kararıyla görevden uzaklaştırılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve destekçileri, yeni siyasi parti kurulması için resmi süreci başlatmaya hazırlanıyor. Edinilen bilgilere göre, kuruluş işlemlerine ilişkin teknik hazırlıklar tamamlanma aşamasına gelirken, kuruluş dilekçesinin önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanlığı'na sunulması bekleniyor.
Yeni partiye ilişkin son değerlendirmeler, Özgür Özel'in katılımıyla gerçekleştirilen "seçilmiş" Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu toplantılarında ele alındı. Toplantılarda kuruluş sürecinin yanı sıra örgütlenme modeli, parti programı ve izlenecek siyasi yol haritası da masaya yatırıldı.
KURULUŞ DİLEKÇESİ BİRKAÇ GÜN İÇİNDE VERİLECEK
Toplantıların ardından açıklama yapan Sözcü Zeynel Emre, yeni partinin kuruluş dilekçesinin birkaç gün içerisinde İçişleri Bakanlığı'na teslim edileceğini söyledi.
DW Türkçe'nin aktardığı bilgilere göre başvurunun, Türkiye Cumhuriyeti'nin "tapu senedi" olarak nitelendirilen Lozan Barış Antlaşması'nın imzalandığı 24 Temmuz tarihinde yapılması planlanıyor. Hazırlıkların tamamlanamaması halinde ise dilekçenin 27 Temmuz Pazartesi günü verilmesi öngörülüyor.
PARTİ İSMİ VE LOGOSU HAZIR
Yeni partinin ismi ve logosuna ilişkin hazırlıkların tamamlandığı belirtilirken, olası hukuki itirazların önüne geçebilmek amacıyla bu bilgiler henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Parti isminin kamuoyunda yaygın şekilde kullanılmaya başlanan "Yeni Parti" olması ihtimali üzerinde durulduğu ifade edildi.
MİLLETVEKİLİ GEÇİŞLERİ PLANLANIYOR
Özgür Özel ve ekibinin hazırladığı yol haritası kapsamında yaklaşık 90 ila 100 milletvekilinin CHP'den istifa ederek yeni partiye katılması bekleniyor.
Buna karşılık, mutlak butlan kararı öncesindeki Parti Meclisi'nde yer alan ancak milletvekili olmayan isimlerin CHP bünyesinde kalmasının planlandığı belirtiliyor. Böylece Yargıtay'ın mutlak butlan kararına ilişkin tedbir kararını kaldırması halinde eski yönetimin yeniden CHP yönetimini devralabilmesinin hedeflendiği ifade ediliyor.
CHP'DEN İSTİFALAR 220 BİNİ AŞTI
Haberde yer alan bilgilere göre, Özgür Özel'in grup toplantısındaki açıklamalarının ardından CHP üyelerinin istifaları hız kazandı. Şu ana kadar 220 binden fazla üyenin partiden ayrıldığı, CHP'nin toplam üye sayısının ise 1 milyon 800 binin üzerinde olduğu belirtildi.
HAZİNE YARDIMI ALAMAYACAK
Yeni kurulacak parti, daha önce herhangi bir seçime katılmadığı için mevcut mevzuat gereği Hazine yardımından yararlanamayacak. Ayrıca CHP'nin mali kaynaklarını da kullanamayacak olan partinin, faaliyetlerini bağış kampanyalarıyla finanse etmeyi planladığı, bu sürecin ise şeffaflık ilkesi doğrultusunda yürütülmesinin hedeflendiği kaydedildi.
Kuruluş dilekçesinin verilmesinin ardından teşkilatlanma çalışmalarının hız kazanması bekleniyor. Seçimlere katılabilmesi için yeni partinin en az 41 ilde teşkilatlanması ve seçim tarihinden en az altı ay önce büyük kongresini tamamlaması gerekiyor.
YENİ PARTİNİN SİYASİ ETKİSİ TARTIŞILIYOR
Yeni parti hazırlıkları sürerken, siyasette nasıl bir karşılık bulacağı da tartışma konusu olmaya devam ediyor. Yargıtay kayıtlarına göre Türkiye'de halen 189 faal siyasi parti bulunuyor. Yeni oluşumun kurulması halinde, başka bir başvuru yapılmaması durumunda Türkiye'nin 190'ıncı siyasi partisi olacak.
İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü (IstanPol) Direktörü Seren Selvin Korkmaz ise seçmenlerin değişim beklentisinin yeni parti için önemli bir fırsat oluşturabileceğini, ancak bunun otomatik olarak belirli bir oy oranına dönüşeceğinin söylenemeyeceğini değerlendiriyor.
Korkmaz, yaptıkları son araştırmaya göre seçmenlerin yüzde 30'luk kısmının böyle bir partiye oy vereceğini ya da oy verme ihtimali bulunduğunu söylerken, yüzde 19'un kararının partinin siyasetine, adaylarına ve kadrolarına bağlı olduğunu belirtiyor. Korkmaz araştırma sonuçlarına dair şöyle konuşuyor:
"Dolayısıyla yüzde 49'a yaklaşan geniş fakat koşullu bir potansiyelden söz ediyoruz. Bu potansiyelin kaynağı Özel'e kişisel desteğin yanında, seçilmiş yönetime müdahaleye karşı oluşan meşruiyet tepkisi. Yapılan araştırmalar ve bizim verilerimiz muhalefet tabanının yeni bir partiye açık ve hazır olduğunu gösteriyor."
"YENİ PARTİ" HANGİ SEÇMENE HİTAP EDEBİLİR?
Yeni partinin başarısında en kritik başlıklardan biri ulaşabileceği seçmen kitlesi olacak.
Özgür Özel ve destekçileri her fırsatta "ülkedeki tüm demokratları partiye bekledikleri" vurgusu yaparak, sadece CHP'lileri değil AKP iktidarına karşı olan her eğilimden demokrat seçmenlerin oylarını hedeflediklerini belirtiyorlar.
DW Türkçe'ye konuşan bir yetkili, CHP'nin mirasını ve ideolojik çizgisini reddetmeden, "Cumhuriyetin kurucu şemsiyesi" altında seçmen havuzunu genişletmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Bu arada bazı çevrelerde yeni parti için ortaya atılan "ANAP benzeri olacak" iddiaları da Özel'e yakın isimler tarafından kesin bir dille reddediliyor.
Siyasi analistlere göre, böyle bir oluşumun diğer partilerden ne kadar oy çekebileceği, kararsız seçmenlere ulaşıp ulaşamayacağı önemli sorular.
Korkmaz, yeni partiye ilk desteğin CHP seçmeninden geleceğini; ancak partinin İYİ Parti ve DEM Parti seçmenleriyle birlikte MHP ve AKP tabanlarının belirli kesimlerine de ulaşma ihtimali bulunduğunu belirtiyor. Korkmaz, buradaki zorluğu ve bunun çözüm yolunu ise şöyle aktarıyor:
"En büyük güçlük, CHP tabanı, milliyetçi, Kürt ve muhafazakâr seçmenlerin farklı beklentilerini aynı siyasi dil içinde buluşturmak olacaktır. Parti, dar bir ideolojik partiye ya da kimliksiz bir merkez partisine dönüşmeden kapsayıcı bir merkez oluşturursa başarılı olabilir. Özel'in söylemlerinden partinin cumhuriyetçi ve sosyal demokrat omurgaya sahip kapsayıcı bir merkeze oturma niyeti ile kurulacağını görüyoruz."
BAŞARI İÇİN NASIL BİR SİYASİ SÖYLEM GEREKLİ?
Türkiye'de yeni kurulan partilerin geçmiş deneyimleri, yalnızca yeni bir isim ya da yeni bir kadronun tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Uzmanlara göre belirleyici olacak unsurlardan biri, partinin hangi politik eksende konumlanacağı ve mevcut muhalefetten nasıl ayrışacağı.
IstanPol'un Temmuz araştırmasına göre, seçmenin önemli kısmı yeni partinin CHP'nin başka bir adla devamı olmasını istemiyor.
"Yeni parti, adalet ve demokratik meşruiyetin yanı sıra ekonomik güvence, gelir dağılımı, liyakat, eğitim, gençlerin gelecek kaygısı ve güçlü kamu hizmetleri etrafında bütünlüklü bir gelecek anlatısı kurarsa başarılı olabilir" diyen Korkmaz, seçmenlerin "aynı kadroların taşındığı değil, CHP'nin birikimini içeren fakat onu aşarak yeni isimler ve yeni bir siyaset sunan bir parti" istediğini belirtiyor.
Korkmaz seçmen beklentisine dair şunları da kaydediyor:
"Ancak gelinen noktada yeni parti için bir fırsat alanı da, artık beklenti büyük ideal ve programların ötesinde sadece var olup mücadele edecek bir yapı kurması. Çünkü bu parti olağan koşullarda kurulmuyor, bizzat ana muhalefet partisi CHP'nin kendi iradesinin yargı eliyle yok sayılması sonucu bir mecburiyet ve meşruiyet mücadelesi ile kuruluyor."
MUHALEFETTE DENGELER DEĞİŞİR Mİ?
Yeni bir siyasi partinin ortaya çıkması yalnızca kendi alacağı oy oranıyla değil, mevcut muhalefet partileri üzerindeki etkisiyle de değerlendiriliyor.
Yeni partinin CHP'den istifa edecek yüksek sayıda milletvekili ile TBMM'nin yeni ana muhalefet partisi olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Yeni sandalye dağılımı ile CHP'nin Mecliste dördüncü veya beşinci partiliğe düşmesi bekleniyor. CHP'nin şu anda 135 milletvekili bulunuyor.
Böyle bir girişimin muhalefet içindeki rekabeti artırıp artırmayacağı, olası ittifak senaryolarını nasıl etkileyeceği ve özellikle muhalif seçmenin tercihlerini değiştirip değiştirmeyeceği önemli tartışma başlıkları.
Korkmaz'a göre Özel'le birlikte milletvekillerinin, belediye başkanlarının, örgütlerin ve seçmenin önemli bölümü hareket ederse yeni parti kısa sürede muhalefetin merkezine dönüşürken, CHP adını ve logosunu korusa bile siyasi ağırlığını kaybedebilir.
Araştırmalarına göre mevcut koşullarda 10 CHP seçmeninden yalnızca birinin Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP'de koşulsuz biçimde "logoya bağlı" olduğunu bulduklarını söyleyen Korkmaz, bu bulguyu önemli görüyor.
Bu nedenle yeni parti süreci doğru yönetilirse iktidarın muhalefeti bölme girişiminin terse dönebileceğine işaret eden Korkmaz, son gelişmelerin daha geniş bir muhalefet koalisyonunun kurulmasına yol açabileceğini vurguluyor.


