İstanbul Barosu’ndan avukat Bahtiyar Kandeğer, meslektaşı Şehnaz Altunkaya ile birlikte İstanbul Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şube'sinde polisler tarafından işkenceye maruz kaldığını öne sürdü.

Yüzüne ve vücuduna aldığı darbeler sonucu oluşan izleri de paylaşan Kandemir, tüm meslektaşlarını bu saldırılara karşı tutum almaya çağırdı.

Kandeğer, yanındaki meslektaşı Şehnaz Altunkaya’nın erkek polislerin saldırısına uğrayıp öldüresiye dövüldüğünü, eşyalarının ve bir miktar parasının yağmalandığını söyledi. Kandeğer, bugün suç duyurusunda bulunacağını aktardı.

'10 KİŞİ DARP ETTİ'

Artı Gerçek’in haberine göre, maruz kaldığı işkenceyi sosyal medya hesabı aracılığıyla paylaşan Kandeğer, paylaşımda yaşananları şöyle anlattı:

Urfa'da aileye polis şiddeti: Coplarla saldırdılar, biber gazı sıktılar Urfa'da aileye polis şiddeti: Coplarla saldırdılar, biber gazı sıktılar

"27.06.2024 saat 01.00 sıralarında İstanbul Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şubede bulunan polisler tarafından öldüresiye dövüldüm. Kafamı yere bırakıp 2-3 kişi beni tutarken yaklaşık 10 kişi ise beni darp etti.

Neden saldırıya uğradık? Bağcılar Kirazlı Mahallesinden alındığı söylenen iki müvekkilimiz için Av.Şehnaz ALTUNKAYA ile beraber Emniyete gittik. Şahısların nezarette olduğu 15 dakika beklememiz ve görüştüreceklerini söylediler. Fakat zaman geçmesine rağmen görüştürmediler.

Yaklaşık 30 dakika geçtikten sonra gözaltına alındığı söylenen ve emniyetin orada olduğunu beyan ettiği müvekkillerimizden bir tanesi aradı, 5 kişinin kendisini yaklaşık 3-4 saattir dövdüğünü ve az önce avukatının geldiği haberi gelince kendisini bıraktıklarını söyledi.

'MÜVEKKİLLERİMİZ ÖLDÜRESİYE DÖVÜLDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ'

Bu şahıs ile dışarıda görüştük, kendisini darp edildiğini ve keyfi şekilde emniyete getirildiğini söyledi. İçeride bulunan diğer müvekkilimizin ise yaklaşık 5-10 kişi tarafından öldüresiye dövüldüğünü söyledi. Şahsin bu beyanı üzerine diğer müvekkilimiz ile görüşmek için yeniden emniyete giriş yaptık.

'KEYFİ BİR ŞEKİLDE BİZLERİ ORADA BEKLETMEK İSTEDİLER'

Girişte bir müddet bekledik akabinde içeride bulunan memur bizi geri göndermek istedi. Daha önce içeride olduğunu söylediği müvekkillerimizin şimdi orada olmadığını ifade etti. Bu memurla bir müddet tartıştık. Ardından içeriden başka bir memur biraz beklemenizi memurların müsait olmadığını memur geldiğinde görüştüreceklerini ifade etti. Şahsin orada olduğunun kabul edilmesi üzerine gözaltı kararına dair bilgi talebinde bulunduk. Ama gözaltı kararı ile ilgili bilgi verilmedi. Müvekkilin neden getirildiği hususu açıklanmadı. Tamamen keyfi bir şekilde bizleri orada bekletmek istediler.

'İLK SALDIRI ALTUNKAYA'YA YAPILDI'

Bu konuşma ve tartışmalar esnasında meslektaşımız Av.Şehnaz ALTUNKAYA durumu kayıt altında tutmak amacıyla görüntü çekmekteydi. Aniden içeriye giren 6-7 kişilik bir grup hiç konuşmadan direkt bizleri tartaklamaya dövmeye ve zorla dışarı çıkarmaya çalıştılar. Bu şiddet eylemleri ilk önce kadın avukat meslektaşımız Şehnaz ALTUNKAYA’ya yönelik oldu.

Kendisini içeride kameraların önünde yere atıp tekmelediler dövdüler. Ayrıca polisler bu esnada beni de darp edip dışarı çıkarmaya çalıştılar. Kameranın görmediği alanda 4 polis beni döverek aşağıya indirdiler. Bu esnada kadın meslektaşımızın bağırmalar yukarıdan geliyordu. Kendisinin aşağı indirilmesi için ne kadar mücadele etti isem de izin vermediler.

'TERS KELEPÇE TAKTILAR, KAFAMI TEKMELEDİLER'

Yaklaşık 10-15 dakika sonra meslektaşımızı merdivenlerden sürükleyerek indirdiklerini gördüm. Ve bunu yapan erkek polislerdir.

Av.Şehnaz Altunkaya aşağı indirildiğinde ise burada erkek polisler kendisini dövüp ters kelepçe taktılar. Bir polisin meslektaşı yerde ters kelepçeli halde dururken teknelemesi üzerine bu defa ben müdahale ettim. Akabinde yaklaşık 10-15 polis beni yere atıp defalarca tekmelediler. Bu esnada kafamı yere bırakıp defalarca kafama tekme ile vurdular. Yüzümün sağ kısmında gördüğünüz morarmalar ve kulağımdaki yırtılma bu tekmelemeler sonrası meydana gelmiştir.

'ALTUNKAYA'NIN PARASI YAĞLAMANDI'

Bu saldırı tamamen müvekkillerimizin hakkını savunmak amacıyla gitmiş olduğumuz emniyet içerisinde AVUKAT olduğumuzu bile bile gerçekleştirilmiştir. Ve bu polisler ısrarla kendilerine bir şey olmayacağını kimsenin kendilerine dokunmayacağını defaaten söylediler.

Günün nöbetçi savcısına ulaşıp durumu ilettiğimde otopsi mi yapacağım ölmedi iseniz sabah gelin diyerek ifademizi almayı ve konu ile ilgilenmeyi reddetti.

Meslektaşımız Av.Şehnaz ALTUNKAYA’nin telefonu ve bir miktar parası yağmalandı, çantası parçalandı muhtelif eşyaları ortada yok.

Bugün çağlayan adliyesinde şikayete bulunacağım.

AVUKATLARA ÇAĞRI

Tüm Avukat meslektaşlarımın bizim şahsımız özelinde Vatan Emniyetinin kronikleşmiş zorbalığına ve yasadışı örgütlenmesine karşı mücadeleye çağırıyorum. Vatan emniyette oluşan bu zorba ve hukuksuz düzene karşı çıkan her meslektaşımızın benzer saldırılara maruz kaldığını biliyorum. Ama artık yeter.

Dün gece kafama aldığım darbelerin tamamı öldürücü idi. Ölmemiş olmam mucizedir.

Yarın siz de aynı şiddete maruz kalmayın."

Editör: Selda Manduz